Sie sind auf Seite 1von 1799

1

1 ALAK [EMBRIYON]
SURESI


ALAK SURESI'NE GIRIS
Adini ikinci ayetinde geen alak szcgnden alan bu sure, Mekkede inen ilk suredir.
Alak suresini btn incelikleriyle anlamak, onun indirilen ilk sure oldugunu bilmek ve bunu
dikkate almakla mmkndr. Edebiyattaki "mukaddime usulne kiyas edilerek bu sureye
"Kuran'in nsz" de denilebilir. Bu zelligi dikkate alindiginda, surenin ibaresinden,
isresinden, delletinden ve iktizasindan hareketle Kuran'in btnne ulasmak; Kuran'da ne-
ler bulundugu, Kur'an'in neler ierdigi hakkinda genel bir kanaate varmak mmkndr.


Bu sure ile Yce Allah, Muhammed'i muhatap alip ona konusmustur. Tek tarafli bir hitap olan
bu konusmayla, Muhammed b. Abdullahi tm insanliga gnderdigi Islam Dininin son
peygamberi olarak grevlendirmistir. Bu sure ile ona ilk mesajlarini vahyetmis, bu mesajlarin
geregini yerine getirme konusunda peygamberinin zihninde olusan bazi sorulari da
gidermistir. Ierigini daha iyi anlayabilmek iin surenin yukarida sayilan zelliklerini
dikkatten uzak tutmamak gerekir.

Ayetlerin Inisleriyle Ilgili Meshur Rivayet

Peygamberimize ilk vahyin gelisiyle ilgili rivayet syledir:
Bize, Yahya b. Bkeyr, ona Leys, ona Ukayl, ona Ibni Sihap, ona Urve b. Zbeyr, Urve de
mminlerin annesi Ayse'den tahdis etti. Mminlerin annesi Ayse syle dedi:
Raslllah'a ilk vahyin baslayisi, uykuda dogru rya grmekle olmustur. Her grdg rya
sabah aydinligi gibi ortaya ikardi. Sonralari ona yalnizlik sevdirildi. Hira dagindaki magaraya
yalnizliga ekilir, belirli gecelerde ailesinin yanina gelinceye kadar ibadet ederdi. Tekrar yiyecek
iecek alir, yine giderdi. Tekrar Hadice'nin yanina dner, yiyecek iecek tedarik edip yine giderdi. Ta
ki vahiy gelene kadar...
Birgn Hira magarasinda iken melek ona geldi, '' oku dedi. O da ,'-- '-' '- Ben
okuyucu degilim dedi. Peygamber buyurdu ki: O zaman melek beni alip takatim kesilinceye kadar
sikistirdi. Sonra beni birakip yine, '' oku dedi. Ben de ona, Ben okuyucu degilim dedim. Yine
beni alip ikinci defa takatim kesilinceye kadar sikistirdi. Sonra beni birakip yine, '' oku dedi. Ben
yine, Ben okuyucu degilim dedim. Sonra beni nc defa sikistirdi. Sonra birakip:
Yaratan Rabbinin adiyla oku! Insani kan damlasindan yaratti. Oku! Rabbin en byk
cmertligin sahibidir.
Bunun zerine Rasulllah, bu ayetlerle yregi titreyerek Hadice'ye dnd. _-,' - _-,' - Beni
sarip rtnz, beni sarip rtnz! dedi. Korkusu gidinceye kadar vcudunu sarip rttler. Ondan
sonra, olanlari Hadice'ye haber verdi. Kendimden korktum dedi. Hadice de:
Hayir, vallahi. Allah seni ebediyen rsva etmez. nk sen, yakinlarina sila yaparsin,
acizlerin isini grrsn, fakire yardim eder, kimsenin kazandiramayacagini kazandirirsin. Misafiri
agirlarsin. Hak vekillerine yardimci olursun dedi. Ve hemen Peygamberi alip amcasinin oglu
Varaka'ya gtrd. Bu kisi cahiliye dneminde Hiristiyan olmus bir kisi idi. Ibranice yazi yazmasini
bilir, Incil'den Allah'in diledigi kadar bazi seyleri Ibranice yazardi. Ve krd. Hadice, Varaka'ya:
Amcaoglu dinle! Kardesinin oglu ne sylyor? dedi. Varaka:
Ne var kardesimin oglu? diye sorunca, Rasulllah, grdg seyleri ona haber verdi. Bunun
zerine Varaka:
2
O grdgn, Allah'in Musa'ya indirdigi Namus'tur. Ne olurdu, senin davetin gnlerinde ben
de gen olsaydim. Kavminin seni ikaracaklari/hicrete zorlayacaklari zaman sag olsaydim. Bunun
zerine Rasulllah:
Onlar beni ikaracaklar mi? diye sordu. O da:
Senin gibi bir sey getirmis [vahiy teblig etmis] bir kimse yoktur ki dsmanliga ugramasin.
Sayet senin davet gnlerine ulasirsam sana son derecede yardim ederim dedi. Ondan sonra ok
gemedi, Varaka ld. Ve bir mddet vahy kesildi.
1

Alak suresi simdiye kadar bu rivayet dogrultusunda anlasilmaya alisilmistir. Oysa
ayetleri anlamanin en iyi yolu, onlari Kuranin diger ayetleriyle aiklama ilkesinden hareket
ederek sureyi Kuranin genel erevesi iinde anlamaya alismaktir. Bu ilke, ncelikle
vahyin baslangicini anlatan ve yukarida zeti verilen meshur rivayetin Kuran isiginda
dikkatle incelenmesini gerektirir. Bu incelemenin bizi ilk elde ulastiracagi sonular sunlardir:
Ilk vahiylerin uyku esnasinda inmedigi Kuran ile sabittir.
(Necm/11-13) Rivayette iddia edildigi gibi ilk vahiyler ryada inmis ise, bunun Alak
suresinden nce vuku bulmus olmasi ve o ryada inen vahye ait baska ayetlerin de bulunmus
olmasi gerekir. Byle bir seyin kabul ise vahyin eksik toparlandiginin kabul olur ki, bu hem
tarih belgelere hem de Rabbimizin kitabini koruma vaadine ters dser. Ayse'den rivayet
edilenler dogru ise, rivayette sz edilen vahiyler ancak Ayse'nin olaylari hatirlayabilecegi
aga ve peygamberimizin evine dhil oldugu dneme ait olabilir.
Rivayet, Ayse'nin agziyla, sanki Ayse olaylara tanik olmus ve anlatmis gibi aktarilmis,
genis bilgi verilmemistir. Hlbuki herkes tarafindan bilinmektedir ki, ilk vahiyler geldiginde
Ayse kk bir ocuktur.
Peygamberimiz, kendisine ilk vahiy geldiginde korkmamis, rpermemistir. (Necm/13-
17) Varaka gaybi bilmez, bilemez. Bu rivayette Varaka, tahminin de tesinde, kehnette
bulunmaktadir. Rivayetin peygamberlerin z yurtlarindan ikarilmasiyla ilgili bu blm
Ibrahim suresinin 13. ayetinden alinmis gibi grnmektedir. Bylece Rabbimizin degismez ve
sphe gtrmez beyani Varaka'ya isnat edilmistir.


13,14
Ve kfirler; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden kimseler, elilerine: Ya sizi
kesinlikle yurdumuzdan ikaracagiz, ya da kesinlikle bizim dinimize/ yasam tarzimiza
dneceksiniz! dediler. Rableri de elilerine: Biz sirk kosarak yanlis; kendi zararlarina is yapanlari
kesinlikle degisime/ yikima ugratacagiz ve onlardan sonra sizi kesinlikle o yere yerlestirecegiz. Bu,
makamimdan ve tehdidimden korkan iindir diye vahyetti.
(Ibrahim/ 13,14)


88,89
Toplumundan byklk taslayan ileri gelenler dediler ki: Ey Suayb! Ya seni ve seninle
beraber inananlari kentimizden kesinlikle ikaririz, ya da bizim dinimize/ yasam tarzimiza
dnersiniz! Suayb, dedi ki: Istemesek de mi! Allah bizi ondan kurtardiktan sonra tekrar sizin
dininize/yasam tarziniza dnersek, kesinlikle Allah'a karsi yalan uydurmus oluruz. Rabbimiz Allah'in
dilemesi disinda ona geri dnmemiz bizim iin olacak sey degildir. Rabbimiz bilgisi ile her seyi
kusatmistir. Biz sadece Allah'a gvenip dayandik. Ey Rabbimiz! Bizimle toplumumuz arasinda hak
ile hkmet. nk Sen hkmedenlerin en hayirlisisin!
(Araf/ 88, 89)


86
Ve sen Kitab'in sana vahyedilecegini/indirilecegini ummuyordun. O, ancak Rabbinden bir
rahmet olarak verildi. yleyse sakin kfirlere; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddedenlere
arka ikma/ yardimci olma.

1
(Sahih-i Buharinin Vahy Kitabinda nakledilen 3 numarali rivayet)

3
(Kasas/86)

Kuran'a gre ilk vahiy Hira Magarasi'nda degil, Mescid-i Aksa'da; Cennetul-Me'v
denilen yerde gelmistir. Hira magarasi ile ilgili rivayetler, hem Peygamberimizi hem de vahyi
rencide eder.
Bu rivayet dogruysa, Kuran'da tam tane "ikra" szcgnn eksik oldugunun kabul
edilmesi gerekir.
Eger bu rivayet dogru sayilirsa, ilk mmin, ilk mslman Peygamberimiz degil,
En'm/l4, l63 ve Zmer/12'nin hilfina Hatice olur.

Rivayetteki "bir mddet vahiy kesildi" ifadesi karsimiza bir de "fetret" problemini
ikarmaktadir. Szlk anlami olarak, "bir eviklikten sonra gevseme, sertlikten sonra
yumusama, gllkten sonra gelen zayiflik, aralik, bosluk" demek olan fetret,konumuz
itibariyle "tebligsiz dnem" anlamina gelir. Bu "tebligsiz dnem"in ne kadar srdg ri-
vayetten rivayete degismektedir; 12, 15, 25, 40 gn, hatta 3 sene srdgn iddia eden
rivayetler vardir. Bu rivayetler, Fetret'in sebepleri konusunda da birbirleriyle eliskili bir
esitlilik arz ederler. Fetret'e, yani vahyin kesildigine ve bunun sebebine dair rivayetler
gvenilir olmaktan ok uzaktir.
Fetretin nedenlerine dair Raz'nin naklettigi su grsler, konuyla ilgili rivayetlerin
neden gvenilir olmadigini gsterecek niteliktedir:
1- Ehl-i Beyt iinde tirnagi uzun olanlar varmis.
2- Peygamberimiz bir savasta ayagini tasa vurup kanatmis, bunun zerine Sen,
kanayan ve karsilastigi sey Allah yolunda sayilan bir parmak misin? diye sizlanmis. Allah da
buna kizmis, vahyi kesmis.
Oysa bu olay, Sahih-i Buhari'de baska konular dolayisiyla yer alan ve ilk vahiylerin
gelmesinden yillar sonrasina ait bir olaydir.
3- Peygamberimizin evinde, torunlari Hasan ile Hseyin'e ait kpek yavrulari varmis.
Bu nedenle, bir melek olan Cebrail peygamberimizin evine girememis.
Oysa peygamberimizin kizi Fatima, Ehli Snnet kaynaklarina gre vahyin
baslangicinda henz bes yaslarinda bir ocuktu. Sia kaynaklarina gre ise peygamberimizin
nbvvetle grevlendirilmesinden bes yil sonra dnyaya gelmistir. Esi Ali ile evlenmesi ise
hicretin ikinci yilinda gereklesmistir. Ilk vahiyler sirasinda ocuk olduklari iddia edilen
Hasan ve Hseyin, gerekte hicretin ikinci yilindan sonra dnyaya gelmislerdir.
4- Yahudiler peygamberimize Zlkarneyn ve Ashab-i Kehf hakkinda sorular
sormuslar, peygamberimiz de yarin cevap vereyim demis fakat Insaallah dememis.
Halbuki Zlkarneyn ve Ashab-i Kehf'ten Kur'an'da ilk defa 69. sure olan Kehf
suresinde sz edilmektedir. Alak suresi ile Kehf suresinin inisleri arasinda en az on yillik bir
zaman farki vardir.
Gerekte fetret denen byle bir dnem yasanmamis, vahiy kesintisiz olarak devam
etmistir. Aslinda Duh/3 ayeti, fetret konusuna malzeme yapilmistir. Birok evirmen ve
yorumcu bu ayeti, Rabbin seni terk etmedi ve sana darilmadi seklinde anlamis ve ilk vahiyle
bu ayet arasinda bir fetret dneminin bulundugu kanisina varmistir. Oysa Duh suresi, inis
sirasi olarak 11. suredir. Eger bu kabulleri dogru olsaydi, ilk vahiyden sonra -bu ayete kadar-
hi vahiy gelmemis olmasi veya Duh suresi'nin 2. sure olmasi gerekirdi.
Sz konusu ayetin dogru anlami, Rabbin sana darilmayacak ve seni birakmayacak
(Duh/3) seklindedir. Yani, bu ayetle Peygamberimiz ve misyonu kesin bir dille teminat
altina alinmistir. Bu ayetteki ifadeler, ayetin ierigine kesinlik kazandirmak [olacagin kesinli-
gini tembih] maksadiyla gemis zaman kipiyle gelmistir. Kuran'da bunun, -Ay'in yarilmasi
gibi- yzlerce rnegi vardir. Duh suresi'nin sz akisi da buna dellet etmektedir.
4
Bu surenin inis sebebi, Rabbimizin rahmet ve hidayeti kendine yazmis [farz kilmis]
olmasidir. Daha sonraki ayetlerden grenecegiz ki Rabbimiz, Rahman ve Rahm olmasinin
bir geregi olarak rahmeti kendi zerine bor kilmistir (En'm/12, 54); hidayeti zerine
yazmistir (Leyl/12, Nahl/9); her canliya rizik vermeyi zerine bor kilmistir (Hd/6).

Yeryznde zgrlkler ortadan kaldirilarak insan onuru ayaklar altina alinip
birtakim ilhlar, rabler olusturuldugu, sirk, haksizlik, yanlis isler ve kargasa
yayginlastigi, dogadaki denge bozuldugu dnemlerde Allah, rahmeti geregi
mdahale edip o toplumlara eli gnderip kitap indirir. Allah, rahmeti zerine bor
kabul etmistir. Iste Mekke'de bu kosullar altinda Muhammed eli seilip vahye
muhatap olmustur.

Bu isleri kendine farz kilan Rabbimiz, insanlara hidayet etmeyi [dogru yola
kilavuzlamayi]; onlara akil ve vicdan vermek, peygamber gndermek ve kitap indirmek
suretiyle yerine getirmistir.
Yce Allahin hangi sartlarda toplumlara peygamber gnderdigi, Kuran'in birok
suresinde dogrudan ya da dolayli olarak dile getirilmektedir.
Allahin yozlasmis toplumlara peygamberler gndermesi konusundaki ilah snneti
geregi, tm insanlik genel bir hidayet agrisina muhta bir durumdaydi. O gnn
Mekke'sinde de din inan yozlasmis, bu yozlasma ve bozulmalar sonucu yzlerce tanrisi
bulunan msrik bir kitle olusmustu. Bu kitlenin giderek tgt bir sistemle kaynasmasi,
dogrudan sirk inancinin bir sonucuydu. Her tgt sistemde oldugu gibi, orada da alt
kesimdeki insanlari hor ve hakir gren yeni firavunlar ve kstah asilzadeler tremisti. Bunlar
kendi rabliklerinin ve kurduklari dzenlerin sarsilmamasi iin ihtirasla gayret
gstermekteydiler.
Byle bir ortamda dogmus ve byms olan Muhammed b. Abdullah, o toplumdan biri
olmasina ragmen farkli bir uygulamaya tbi tutulmus, Rabbinin zel nimetine mazhar
olmustu. Onun henz peygamber olmadan mazhar oldugu bu nimet, Allah'in tektanrici bir
mslman olan Ibrahim (as)e de verdigi "dogruyu bulma yetenegi"nin ona da bahsedilmis
olmasiydi (Enbiya/51).
O, kendisine bahsedilen bu anlama ve kavrama yetenegi sayesinde dalletten kurtulmus,
tevhd mcadelesi veren, bu ugurda toplumuyla terslesen bir kimlige brnmst. Artik
onlardan biri degildi, aksine onlarin sirkini ve tgt dzenlerini protesto ediyordu.
O tarihte Kbe, Mekkelilerin halka aik parlamentosu, ibadet merkezi idi. Kbede
yaptiklari ibadetler; beytin iriliplak tavaf edilmesi, islik alarak ve el irparak gsterisle
salat ikame edilmesi seklindeki yozlasmis ibadetlerdi (Enfl/35). Kbenin ii ve evresi,
sahte tanrilarin yzlerce heykeliyle doluydu. Idare ise yresel firavunlar mesabesindeki
Darun-Nedve yelerinin kontrolndeydi. Ne var ki, artik aralarinda onlara karsi koyacak
kimsesiz bir adam vardi: Muhammed b. Abdullah.
Kbenin Arablar arasindaki islevini de dikkate alarak, bir karsilastirma ve tespit yapmak
iin nce o gnn Mekke'sinin emiri, kermi Ebu Cehl'i, sonra da yine Mekke'de dogmus-
byms Muhammed b. Abdullah'i dsnmek gerekir.
Bu hal ve sartlar iinde, Muhammed b. Abdullah bir gece Kabe'de salat etme; birin
aydinlatma, sosyal destek saglama girisiminde bulunmus fakat bu arzusu Eb Cehl tarafindan
engellenmisti. (Alak/9-10). Bakara/185'e gre Ramazan ayi iinde yer alan bu gece,
Duhn/3'teki adiyla "Mbarek Gece", Kadr suresi'ndeki adiyla "Kadr Gecesi"dir. Alak/9-
10'da bahsedilen "kul", ittifakla Muhammed b. Abdullah'tir.
5
Bu tartisma ve salattan engelleme sonrasinda Muhammed b. Abdullah, bulundugu
Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya yrr. Nitekim bu olay Isr/1'de, "Yrten... Allah
tarafindan yrtlen" ifadeleriyle anlatilir,
Mescid-i Haram'i biliyoruz, ama Mescid-i Aksa neresidir?
Kuran'da geen Mescid-i Aksa, bugnk bildigimiz Kuds'teki Mescid-i Aksa degildir.
Kuran'da geen Mescid-i Aksa, Mekke'de; Haram blgenin kenarinda, Taif yolu zerinde,
Cirne vadisinin yamacinda eski bir mesciddir. Islm'in ilk yillarinda Kuds'te bulunan -bu
gnk Mescid-i Aksa'nin yerindeki- mescidin adi Beytl-Makdis'tir. Beytl-Makdisin
insasi Hz. Sleyman'a dayanir. Hicretten 90 yil sonra Abdlmelik b. Mervan, Beytl-
Makdis'in yikintilari zerine bugnk mescidi yapmis ve adini da "Mescid-i Aksa"
koymustur. Kuranda adi geen mescitle ilgisi bulunmamakla beraber Abdlmelikin
yaptirdigi bu mescid de ayni isimle meshur olmustur. Konuyla ilgili daha ayrintili bilgi
insaallah Isra suresi'nin tahlilinde verilecektir.
Muhammed b. Abdullah'in geceleyin yrtlsnn nedeni, Isril'den grendigimize
gre, Rabbimizin, ayetlerinden bir kismini ona gstermeyi irade etmesidir:



Kulunu, bir gece, yetlerimizden/ almetlerimizden/ gstergelerimizden gsterelim diye, Mescid-i
Haram'dan bir kenarini mbarek kildigimiz Mescid-i Aksa'ya yrten Zat, her trl noksan
sifatlardan ariniktir. Sphesiz O, en iyi isitenin, en iyi grenin ta kendisidir. (Isr/1)

Orada neler oldu?

6,7
Ve mthis kuvvetleri olan, stn akil sahibi olan ve egemenlik kurmus olan, en yksek
ufukta idi.
8,9
Sonra yaklasti ve hemen sarkti. Iki yay uzunlugu kadar, ya da daha yakin olmustu.
10
Hemen de kuluna,
14
son kiraz agacinin yaninda
15
ki yaninda oturmaya deger konaklama yeri
vardir vahyettigini vahyetti.
16
O zaman kiraz agacini kaplayan kapliyordu.
11
Gnl, grdgn
yalanlamadi.
12
Onun grdg seyden kusku mu duyuyorsunuz?/Onun grdg sey hakkinda o'nunla
mcdele mi ediyorsunuz?
13
Andolsun onu, baska bir iniste daha grd.
17
Gz sasmadi ve azmadi.
18
Andolsun, Rabbinin
almetlerinin/gstergelerinin en bygn grd.
(Necm/7-18)

Evet, en byk ayeti grd: Vahiy aldi, peygamber oldu. Ilk aldigi vahiy ikra!dir.
Muhammed b. Abdullah artik bir peygamberdir. Bundan sonra sadece Rabbi adina
hareket edecektir.
Musa (as) ve Muhammed (as)'in ilk vahiy alislari arasinda benzerlik vardir. Musa bir ates
grr, atesten bir para kor almak iin atese dogru yrr ve daga ikar. Orada bir agatan
tecelli [grnt ve ses] etmesiyle vahye muhatap olur. Muhammed de Mescid-i Haram'dan
Mescid-i Aksa'ya yrr ve orada son sidre agacindan bir tecelli ile vahye muhatap olur.
(Kasas/30 ve T-H/9-24. ayetleri tetkik ediniz.)

6




1 (96). ALAK SURESI
Rahman, Rahm Allah Adina

MEAL:



1-2
Oluyturan; insan embriyondan oluyturan Rabbinin adna gren-gret!
3-5
gren -gret!
Senin Rabbin ise kendilerini stn biri sayan o kiyilerden daha stn olandr.
Senin Rabbin ki kalemle gretti. O, insana bilmedigini gretti.

6-8
Kesinlikle senin dyndgn gibi degil! Dny Rabbine olmasna ragmen
insan, kendisini yeterli grdgnde, kesinlikle azar.
9,10
Salt ettigi [ml ynden ve
zihinsel adan destek oldugu; toplumu aydnlatmaya alytg] zaman bir kulu
engelleyen kiyiyi grdn m?
11,12
Hi dyndn m, eger o salt eden kul, dogru
yol zerinde idiyse ya da takvy [Allah'n korumas altnda olmay]
emrettiyse!...
13
Hi dyndn m, eger salt edeni engelleyen o kiyi, yalanlamy ve
yz evirmiy ise!...
14
Salta engel olan o kiyi, bilmedi mi, Allah'n kesinlikle
grmekte oldugunu?

15,16
Kesinlikle senin dyndgn gibi degil! Eger salt edene; ml
ynden ve zihinsel adan destek olan; toplumu aydnlatmaya alyan
kimseye engel olan o kiyi, salt; ml ynden ve zihinsel adan destek
olmay; toplumu aydnlatmaya alymay engellemesine son vermeyecek
olursa, andolsun, peremden; yalanc, gnahkr peremden; sandan tutup
srkleyecegiz.
17
O zaman o, meclisini/rgtn agrsn.
18
Biz zebanileri;
defedicileri, engelleyicileri agracagz.
19
Kesinlikle senin dyndgn gibi degil! Sen salt eden; ml ynden
ve zihinsel adan destek olmay; toplumu aydnlatmaya alymay
engelleyen o kiyiye itaat etme. Sen Rabbine boyun egip teslim ol ve
yaklaytrl/Rabbin seni Kendine yaklaytrsn.



Ayetlerin Tahlili

7
1-2
Oluyturan; insan embriyondan oluyturan Rabbinin adna gren-gret!

Ayein orijinalindeki Ikra szcg, karae fiilinin emir kipidir. Bu szck Ibranice ve
Sryanice'de de mevcuttur. Mesel, su anda bile Sryanice'de "okumak" szcg iin
kiryono kullanilir. Ikri szcg de "adimla, oku" anlamindadir. Arastirmacilar "ikra"
szcgnn hangi dilden digerine gemis oldugu konusunda kesin bir kanaat sahibi
degildirler.
Henz defter-kitap ortada yokken karae szcg, "hayiz kaninin rahimde toplanmasi ve
disari atilmasi" anlamina retilmis [vaz edilmis] ve zaman ierisinde de kadinlarin hayizli
gnleri ile hemen arkasindan gelen kanamasiz gnleri kapsayan dnemlerin adi olarak
kullanilmistir. Nitekim szcgn Bakara/228'deki kullanimi da bu anlamdadir.
Daha sonra szck, istiare [dn alma] yoluyla "bir seyleri biriktirip onu dagitmak,
baska yerlere nakletmek" anlaminda kullanilmaya baslanmistir. "Develerin hamile kalarak
yavruyu rahimde tasiyip sonra da dogurmasina" karaet'in-nqatu denilirdi.
2

Ayni szck, yukaridakilere ek olarak "harfleri, kelimeleri, cmleleri ya da bilgileri bir
araya getirip bir baskasina nakletme" eylemi iin de kullanilmaktadir. Zaten bu szcgn
"okumak" anlaminda kullanilma nedeni de budur.
Ne var ki, karae szcgn "okumak" diye evirmek yeterli olmadigi gibi,
byle evrilmesi onun Kuran'da neden kullanildigini anlamak bakimindan da yanlis
sonu verir. nk Trke'de kullanilan "okumak" szcgnn karsiligi, Araba'da
"tilvet"tir. Buna, hazirdaki bir metni okumak diyebiliriz. Ancak Kuran'in ikra
szcg ile bu anlamda bir okumayi kasdetmedigi aiktir. Nitekim
6-8
Bundan byle
sende bilgi birikimi saglayip onu baskalarina ulastirtacagiz sonra da sen
unutmayacaksin/ terk etmeyeceksin. Ancak Allah dilerse baskadir. Kuskusuz ki O,
aigi da bilir, gizliyi de. Ve sana En Kolay Olani/ seni en ok mutlu edecek olan
seyleri kolaylastiracagiz
3
ayeti gstermektedir ki, kiraat, "nce bir seyleri zihinde,
kitapta vs. toparlayip-hazirlayip, sonra baskalarina szl ya da yazili olarak
aktarmaktir. Bir gazeteyi, dergi veya kitabi sessizce okuyup bir seyler grenmek,
kiraat szcgnn ifade ettigi "okumak" degil; tilvet szcgnn ifade ettigi
"okumak"tir. Grldg zere ikra szcgnn temel anlami tek bir szckle ifade
edilememektedir. Meal ve tahlilde ikra szcgne "oku" diye anlam vermis olsak
bile, dogrusu aikladigimiz gibidir. Bu husus dikkatten kairilmamalidir.
Bu durumda, konumuz olan ikra emrinden, Peygamberimizde bir seylerin
biriktirileceginin ve sonra da bunlarin yine ona dagittirilacaginin anlasilmasi gerekir. Diger
bir ifadeyle, Peygamberimiz Allah'tan bir seyler grenecek; grendiklerini de insanlara szl
veya yazili olarak gretecektir. Kendisine ikra ile emredilen [verilen grev] iste budur. Bu
konuda su ayetlere bakilabilir: Isr/14, 45, 93, 106; Nahl/98; Su'ar/199; A'rf/204;
Insikak/21; A'l/6 ve Mzzemmil/20.
Ancak unutulmamalidir ki, bu ayetler kendisine vahyolundugu zaman Peygamberimiz
henz neyi okuyacagini, zihninde neyi toparlayacagini, neyi depolayacagini, neyi tasiyacagini
ve neyi dagitacagini bilmemekteydi.

2
(Lisanl Arab, k r e mad. )


3
(A'l/6-8)
8
Hd/1de belirtildigi gibi, Kuran'in nce ihkam [yasalastirma], sonra tafsil [detay,
ayrinti] slbu dogrultusunda olmak zere, Kuran'in nsz mahiyetinde olan bu surede
isaret edilenler, ileriki ayet ve surelerde detaylandirilacaktir,
Kuran szcg de bu kkten tretilmis "furkan" kalibinda mastar ve isimdir. Allahin
son vahyine isim olarak koydugu bu szck, "emir, nehiy, kissa, toplanip dagitilan [Allah'tan
alinip, kullara teblig edilen], Allah'tan grenilip kullara gretilen" anlamina gelmektedir.
zetle, ikra emri, toplamak ve dagitmak anlami ekseninde "vahyolunacaklari zihninde
toparla/oku/dagit, teblig et" anlamina gelir. Bu nedenle biz burada ikra emrini, gren
gret diye ifade etmeyi uygun grdk.

Verilen grev, Yaratan Rabb adina olup yerine getirilecek grevde kisisel bir ama ve
ikar sz konusu degildir.
Peygamberimiz bundan byle Rabbini de yavas yavas taniyacaktir: Yaratan, ekrem [en
stn olan], kalemle greten... Daha sonra Rabblalemin [tm yaratiklarin programcisi],
Rahman [ok merhametli], Rahm [hep merhametli], Mlik-i yevm'id-dn [karsilik gnnn
hkmdari], Rabb'ul-felk [atlamanin programcisi], Rabb'un-ns [insanlarin programcisi],
Habr [her seyden haberi olan]... Vahiy geldike Rabbimizin "Esma-i Husn" dedigimiz gzel
isim ve sifatlari da yavas yavas grenilecek ve Rabbimiz kendisine layik bir sekilde
taninacaktir.

Rabb, terbiye edip egiten, yarattiklarini belirli bir programa uygun olarak
birtakim hedeflere gtren, gelismeyi programlayip yneten demektir. Bu szck,
mutlak anlamda sadece Allah iin kullanilir. Insanlar iin, evin rabbi, isyerinin
rabbi seklinde kullanilir. Bu ifadeye en yakin anlamli szck, Fransizca'dan
Trke'ye gemis olan patron szcgdr. Bu szck, her ne kadar yakin anlam
ifade etse de, sadece ticarete zg bir ifade olmasi nedeniyle rabb kelimesinin
birebir anlami sayilmaz. Bu nedenle, rabb kelimesini bir iki szckle ifade imkni
olmadigindan Mealimizde szcg Arapa haliyle birakmak zorunda kaldik. O
nedenle okurlarimiz, yukaridaki tanimi belleklerinde iyi tutmalidirlar.

Rabb kavrami, "yaratan" ve "ilh" gibi kavramlarla karistirilmamalidir.
Allah'in rabb zelligi zerreden krreye her nesne zerinde ilk var olusundan itibaren
baslayip son asamaya kadar devam eder. Hibir varlik bu programdan ayri degildir. Rabb
sifati Kuran'da en ok yer alan sifattir. yle ki, tam 903 kez yer alir.




Ayetin orijinalindeki Alak szcg, kelimenin szlk anlamlarinin disinda olarak eski
tefsirlerde "kan pihtisi" seklinde karsilanmistir. Bunun nedeni, ya ilk Yunan hekimi Hipokrat
ve takipilerinin etkisi, ya da dsk yapan bir kadinda, dsk halindeki ceninin rahim kaniyla
karisik grntsnn kabaca izlenimiydi.
Alak szcg, "birlesmek, bitismek, asili olmak, cezp etmek, gnlden sevgi ve ask"
4

anlamlarina gelir.

4
(LISAN)
9
Insanin yaratilisindaki "alak" evresi, "nutfe" evresinden sonradir (M'minn/14, Hacc/5).
Nutfe tarafindan dllenen yumurta, rahime yapisir. Bylece embriyon, rahim zerinde bir kk
olusturarak rahime engelle asilmis gibi bir grnm arz eder ve o kk ile beslenir. Rahime
asili bu dllenmis yumurta adeta bir parazit pozisyonunu andirir. Baska bir ifadeyle aslinda
bu "larva", yani embriyon kurtugu, parazitin bizzat kendisidir. Cenin, hamilelik sresince bir
parazit olarak anneden beslenir.
Bu ayetten su anlamlari ikarmak mmkndr:
Allah en basit, en olmadik seyden mkemmel insani yaratandir veya kibirli olani [Ebu
Cehl'i ve benzerlerini] pis bir seyden yaratandir. Insanin evveli cife [igren sey], ahiri lsedir
[les]. yleyse bu kibir niyedir?
Esasen, sadece insan degil, canlilarin birogu da alak'tan yaratilmistir. Ayette sadece
insanin zikredilmis olmasi, biyolojik canlilar iindeki tek akil sahibi olup teklife muhatap
alinmasi sebebiyledir.
Ayetten isaret anlami olarak koskoca insani kck bir hcreden yaratan Rabbin, bir
Muhammed'den de koskoca bir mmet yaratacaktir mesaji da alinabilir.
Alak/embriyonun mahiyetinin bu ayetin indigi dnemde henz tam bilinmedigi dikkate
alinirsa, bu ayet ierigi itibariyle bugn mucize niteligi de tasimaktadir.
Anlatimlar Ebu Cehilin sahsinda tekil insana ynelik olmasina ragmen tm insanligi
iine almaktadir.
Alaktan oluyturma

'= halq szcg, Allah'a ait olan yoktan var etme eylemi degil, terzinin kumastan
elbise yapmasi, marangozun keresteden dolap yapmasi gibi bir nesneden baska bir sey
yapma veya uydurma; olusturma demektir.
5


'= halq szcg Kur'an'da sadece Allah'in yaratmasi iin kullanilmaz.
Mesel, Fecr suresinin 8. ayetinde Rabbimiz lkelerde benzeri yaratilmamis olan
stun sahibi Irem'e demek suretiyle Babil bahelerini/kulelerini tanimlarken '+'`- '=, '
Lem yuhlaq mislha [benzeri yaratilmamisti] ifadesini kullanmistir. Bizler biliyoruz ki,
Irem'i yapan, Kur'an'daki ifadesiyle halq eden [yaratan] insanlardir.
Bundan baska, Rabbimiz l-i Imran suresinin 49. ayetinde ' '=' _

-' enni ehlqu


lekm [sizin iin yaratirim] ve Maide suresinin 110. ayetinde '=- -', ve iz tahlqu
minet-tini [hani sen amurdan yaratiyordun] diyerek yaratma szcgn Isa Peygamber
iin, Ankebut suresinin 17. ayetinde '' ,-'=-, ve tahlqne ifken [iftira
yaratiyorsunuz] diyerek msrikler iin kullanmistir.

Halq szcgnn yedinci yzyilda inen bu ayette m-i mevsule ile kullanilisi ise,
biyoloji bilimi aisindan tam bir mucize mahiyetindedir. Bu konuda daha fazla detay, Necm
suresinin 45 ve 46. ayetleri ile Abese suresinin 18-20. ayetlerinde karsimiza ikacaktir.


3-5
gren -gret!

5
(Lisanl Arab, h l k mad. )

10
Senin Rabbin ise kendilerini stn biri sayan o kiyilerden daha stn olandr.
Senin Rabbin ki kalemle gretti. O, insana bilmedigini gretti.

Bu suredeki "rabbike" [senin Rabbin] ifadesi, Fatiha suresinde "Rabbil-lemn"
[lemlerin Rabbi] olacaktir.
Ayet mealinde karsiligi [ise] olarak verilen vav, ayetin anlami aisindan son derece
nemlidir. nk vav szcgnn oradaki kullanilisi, cmlede bir mukayese yapildigini
gstermektedir. Ebu Cehl'in Kabe'de salat eden, sosyal faaliyetlerde bulunan Muhammed
(as)'i engelleyisi ve hezeyanlari, mukayese edilenin Ebu Cehl oldugunu gsterir. Yani, "o
[Ebu Cehl] kerm [cmert, saygin] ise, senin Rabbin ekrem'dir [en cmert, en saygin, en
stn olandir] anlami ortaya ikar.
Ayetdeki vav ihmal edildigi iin meal ve tefsirlerin ogunda "ise" szcg
bulunmamaktadir. Bu yzden de ayetin isaret ettigi Eb Cehl'in kerimligi akildan
uzaklasmakta ve cmle saglikli olarak anlasilamamaktadir.

Allah, Kendisini Peygamberimize tanitmaya basliyor: Rabb, yaratici, en cmert, en stn
ve bilgilendirici...
Kullar aisindan en nemli, en gerekli sey ilimdir. Demek istenmektedir ki, bundan sonra
Allah ilim akitacak, vahyedecek ve Peygamber de onlari toparlayacak; ezber edecek,
yazdiracak ve insanlara teblig edecektir.
Peygamberimiz tgtla, tugyanla, simdilik ilimle mcadele etmeli; yani herkesi
bilgilendirmeye alismalidir.
Kalem ilmin semboldr. Isaret anlamiyla, gnderilecek vahiylerin kalemle yazilmasinin,
zapturapt altina alinmasinin geregine isaret eder. Zaten Peygamberimiz de her ayeti ktipler
eliyle yazili hle getirmistir.
Kalem mecaz bir ifadedir. Kalem insanligin gelisiminde ve ycelmesinde rol oynamis
en nemli alettir. Kalemden ama bilgidir, egitimdir, okuldur, her trl egitim malzemesidir.
Buradan, egitimin tm alt ve st yapisinin hazirlanmasi geregini de anlamaliyiz.
Kalem, mecaz olarak ele alinmaz ise, uydurma rivayetler n plana ikiverir, Ars`in
etrafina melekler oturtulur, nlerine hokkalar konur, peygamberimiz de mirata kalemlerin
gicirtisini dinler ve gelir anlatir.

6-8
Kesinlikle senin dyndgn gibi degil! Dny Rabbine olmasna ragmen
insan, kendisini yeterli grdgnde, kesinlikle azar.
9,10
Salt ettigi [ml ynden ve
zihinsel adan destek oldugu; toplumu aydnlatmaya alytg] zaman bir kulu
engelleyen kiyiyi grdn m?
11,12
Hi dyndn m, eger o salt eden kul, dogru
yol zerinde idiyse ya da takvy [Allah'n korumas altnda olmay]
emrettiyse!...
13
Hi dyndn m, eger salt edeni engelleyen o kiyi, yalanlamy ve
yz evirmiy ise!...
14
Salta engel olan o kiyi, bilmedi mi, Allah'n kesinlikle
grmekte oldugunu?

Ayetin orijinalindeki Kell [hayir, hayir] szcg, muhataptaki bir dsnce veya eylemi
inkr ve ret iin kullanilir. Szcgn ierdigi itiraz anlami, babanin ocuguna veya
gretmenin grencisine mdahalesi anlamindaki bir itirazi ifade eder; herhangi bir soruya
verilen "hayir" anlamindaki olumsuz cevapla bir ilgisi yoktur. Eger ayette neye itiraz edilip
11
neyin reddedildigi dogru tespit edilmezse, sure anlamsizlasir; edeb mucize olan Kuran'in
garabetle, anlam bozukluklariyla dolu meal ve anlatimlari ortaya ikar.
Bazi tefsirciler bu sz "Ebu Cehl ve benzerlerinin yaptiklarina ret" olarak algilayip
"Hayir, onun zannettigi gibi degil" seklinde anlamislardir. Oysa muhatap Ebu Cehl veya
benzeri kimseler degildir. O anda, ilk vahiy esnasinda Allah'in karsisinda sadece Peygamberi-
miz vardir ve Allah Peygamberimize kell [hayir, hayir] demektedir. Yani, Allah,
Peygamberimizin yaptigi veya dsndg bir seye mdahale etmektedir.
Kellnin anlami birok meal ve tefsirde maalesef ya ihmal edilmis ya da yanlis
verilmistir.
Peygamberimiz kendisine vahiy geldigi esnada hibir sey yapmadigina ve sylemedigine,
sadece vahyedileni dinledigine gre, Allah neye mdahale etmektedir? Tabi ki
Peygamberimizin zihninde olusan seylere... nk Allah, akillardan geenleri bilendir.
Kalem, A'l, Mddessir ve Mzzemmil gibi ilk inen surelerdeki ayetlerin isaretinden
greniyoruz ki, bu olay karsisinda Peygamberimizin aklina ok sey geldi: Peygamber
seilisinden sphelendi (Ynus/94); kendini buna uygun bulmadi; verilen grevi zor,
mcadele edecegi kitleyi ise gl ve acimasiz grd; hakkinda ikabilecek "delirdi, cinlendi"
gibi sylentileri dsnd. Rabbimiz bu dsncelerin yersizligini belirtip resulnn kafasindan
bunlari ikarip atmasini istedi ve ona kell [hayir, hayir!] dedi. Iste buradaki kellninanlami
budur.
Yani, iste insanligin tugyani, firavunlasmasi, zalim bir sistem olusturmasi nedeniyle...
seni peygamber yapiyorum. Bundan sonra sana vahyolunanlari toplamali, baskalarina
tasimali, teblig etmelisin.
Ayette bahsedilen tugyan/azma; mahallede, sokakta simarik davranislarla yapilan siradan
bir azma degildir. Bu nedenle tugyan ve onun temsilcisi tgt ile ilgili biraz daha ayrintili ve
kavramsal bilgi vermenin faydali olacagini dsnyoruz:
Tugyan, "haddi asma, zulm, azginlik, sapiklik, isyan, kfr" demektir. (LISAN)
Tugyan kelimesi, tag [azdi, tasti, zulmetti] fiilinin mastari olarak Kuran'da dokuz yerde
geer. Ayrica "haddi asip azginlik yapan kisi ve topluluklar" manasinda [tag] alti yerde;
insanlari yoldan ikaran, azdiran "seytan", "put" ve "khin" anlaminda [tgt] sekiz yerde
geer. Mastar ve diger trevleriyle birlikte bu kelime Kuran'da toplam otuz dokuz yerde
zikredilir.
Tugyan, insanin tabiatinda vardir. Vahye kulagini tikayan, kendi aklini yegne rehber
kabul ederek kendini begenen bencil insan, bir de ok mal sahibi olup kendini ihtiyatan uzak
grmeye basladi mi, tugyan iine dsms olur.
Insan, kendisinde istedigini yapabilecek bir g, bilgi ve yetenek hissettigi zaman artik
Allah'i unutur; gerek kudret, gerek ilim, gerek dileme, gerek g ve irade sahibinin
yalnizca Allah oldugunu aklindan ikarir. Bu durum insan iin tugyana ailan bir kapidir; ar-
tik diledigini yapar, hak-hukuk ve sinir tanimaz. Allah'a ortak kosmaya, nefsini O'nun yerine
geirip hev ve heveslerinin pesinden gitmeye baslar. Iste bu hl, tugyan hlidir ve bu tr
insanlar da Kuran'in diliyle "tag'dir.
Kuran'da Firavun, tugyanin simgesi olarak takdim edilmistir. O, btn gcn kendi
elinde olduguna inaniyor, insanlari kk gryor, ldryor ve en kt iskenceye maruz
birakiyordu (Bakara/49, Ibrahim/6). Firavun mantigina gre btn insanlar onun kulu-klesi,
Misir ve nehirler onun mlk idi (Zuhruf/51).
Eger Musa (as) ile Harun (as) ona tugyanini hatirlatmasa ve onu Allah'a agirmasa idiler,
Firavun da hirette Allah'a karsi bir bahane retebilir, "Rabbim! Bana bir uyarici gelmedi ki!"
12
diyebilirdi. nk azginliginin farkinda degildi; insanlari kle olarak alistirmayi, onlara
iskence etmeyi ve ldrmeyi tabi hakki olarak gryordu. Saltanati onu magrur etmisti.
Tugyan'in temelinde kibir ve bencillik yatar. Seytanin da azginliginin sebebi kibir ve
bencillikti. Bu bakimdan Nis/51'de tgt, seytani [Iblisi] da kapsamaktadir.
Tgt, "azgin, sapik, ktlk ve sapiklik nderi, zorba, seytan, put, puthne, khin,
sihirbaz, Allah'in hkmlerine sirt eviren kisi ve kurulus" anlamlarina gelir.
Tugyan ile ayni kkten gelen tgt kelimesi; "azgin, insanlara zorla hkmeden, kfir,
zorba kisi"yi ifade eder.
Kuran'da Allah mminlerin dostu ve yardimcisi; tgt ise kfirlerin dostu ve yardimcisi
olarak gsterilmis, mminlerin "Allah yolunda savastiklari", kfirlerin ise "tgt yolunda
savastiklari" ifade edilmistir:
Allah, inananlarin yardimci, yol gsterici, koruyucu yakinidir; onlari karanliklardan aydinliga
ikarir. Kfirlere; Allah'in ilhligini, rabligini bilerek reddeden kimselere gelince; onlarin yardimci,
yol gsterici, koruyucu yakinlari tgttur ki kendilerini aydinliktan karanliklara ikarir. Bunlar,
cehennem ashbidir. Onlar, orada srekli kalicidirlar.
(Bakara/257)
Iman etmis kimseler, Allah yolunda savasirlar. Kfirler; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek
reddetmis kisiler de tgut yolunda savasirlar. O hlde siz seytanin yakinlari, yardimcilari ile savasin.
Sphesiz seytanin tuzagi ok zayiftir.
(Nis/76)

Allah'in indirdigi hkmlere muhalif olan ve onlarin yerine gemek zere hkmler icat
eden her kisi ve kurum, tgttur.
Tgt, Allah'a karsi isyan etmesinin yanisira, O'nun kullarini kendisine kul edinmek
gayretinde olandir. Bu isleviyle o, seytn, papaz, dn veya siyas bir lider olabilir.
Yce Allah Kuran'da,

Ve andolsun ki Biz her mmete, Allah'a kulluk edin ve taguttan


sakinin diye bir eli gnderdik. Artik Allah, bu mmetlerden bir kismina dogru yolu gsterdi, bir
kismina da sapiklik hak olmustur. Simdi yeryznde bir gezip dolasin da bakin yalanlayanlarin sonu
nasil olmus;
6

76
Iman etmis kimseler, Allah yolunda savasirlar. Kfirler; Allah'in ilhligini ve rabligini
bilerek reddetmis kisiler de tgut yolunda savasirlar. O hlde siz seytanin yakinlari, yardimcilari ile
savasin. Sphesiz seytanin tuzagi ok zayiftir
7
ayetleriyle m'minlere tgt hakkinda bilgi
vermekte ve tgta karsi takinmalari gereken tavri aiklamaktadir.
Her ne sekilde olursa olsun, insanlar tarafindan Allah'in hkmlerine muhalefet edecek
sekilde konulan hkmler, "tgt hkmler" olarak isimlendirilirler. Yce Allah buyuruyor
ki:
Kesin olarak, inanmamakla emrolunduklari tgutu aralarinda hakem yapmak isteyerek
kendilerinin, sana indirilene ve senden nce indirilene inandiklarini ileri sren su kisileri grmedin
mi/hi dsnmedin mi? Seytan da onlari uzak/geri dnlmez bir sapiklikla sapittirmak istiyor.
(Nis/60)
Kendisinde byle yetkiler grp, Allah'in indirdikleriyle hkmetmeyip hev ve hevesleri
dogrultusunda hkmler koyanlar, ayni zamanda "ilhlik" iddiasindadirlar. Dolayisiyla
Allah'in hkmleri disinda hkm koyanlar ve o hkmlere tbi olanlar, tevhd akidesinin
disina ikip kfir, zalim ve fasik olurlar. Allah Tel, Allah'in indirdigi ile hkmetmeyenleri
kafir, zalim ve fasik olarak nitelemistir. (Mide/44-47).

6
(Nahl/36)
7
(Nis/76)
13
Konumuz olan ayetten de anlasildigi zere Yce Allah, Nh (as)'dan Muhammed (as)'e
kadar btn peygamberleri, insanligi tevhide, yani Allah'in birligine, ortagi olmadigina
inanmaya; O'nun koydugu hkmleri kabullenmeyip hev ve heveslerine gre hkm koyan
tgta karsi savasmaya ve tgt kapsamina giren seylere kulluk etmekten kainmaya
agirmalari iin gndermistir.
Bu tgtlar, Ibrhm (as) dneminde Nemrut, Ms (as) dneminde Firavun, Muhammed
(as) dneminde de Eb Cehl ve Eb Leheb gibi toplumun ileri gelenleri ve puta tapan
sahsiyetleridir; diger peygamberler dneminde de, kendilerine gnderilen tevhd akidesi-
ni/inancini inkr edip, atalarindan kalan inanlar zerinde inat gsteren puta tapan
kavimlerdir.
Tgtlarin devri kapanmis degildir. Peygamber bulunsun veya bulunmasin, her dnemde
tgtlar var olmaya devam etmistir. Onlar sadece eski kavimlerde ortaya ikip yasama imkni
bulan gler degil; bugn de mslmanlara en azim dsmanligi ve en yikici propagandalari
reva gren kisi, odak veya organizasyonlardir. Tgt, ekonomik, sosyal ve kltrel g
kaynaklarini ele geirmis, ahlk degerleri [dini], toplumlarin gznde itibarsiz ve taraftari
olmaktan ekinilen bir duruma dsrmeyi gze alacak kadar dsmanligini ilerletmistir.
Ayrica dogrudan yaptiklarinin disinda, insanligin ortak degerleri adi altinda pek ok kavrami
da mslmanlara zarar verecek bir ierige dnstrmstr. Kisaca tgt, mslmanlari drt
bir yanindan kusatmis bulunmakta ve mslmanlara hayat hakki tanimamaktadir.
yleyse anliyoruz ki, Peygamberimizin grevi sokaktaki simariklarla degil, tgt
dzenin kuruculariyla mcadele etmekti. Ilk isi, toplumun hidayet yolu zerinde oturup
hayduta engellemeler yapan bu azgin gruhu uyarmakti.
Gerek ayetin orijinalindeki "inne" ve "lam" gibi edatlardan ve gerekse cmlenin isim
cmlesi olmasi gibi tekitlerden anlasilmaktadir ki, Peygamberimizin karsisindaki dsman ok
etindir. Musa'nin dsmani Firavun ile Peygamberimizin dsmanlari mukayese edilecek
olursa, ayetteki tekitten hareketle, Peygamberimizin dsmanlarinin azginliginin
Firavun'unkinden de daha fazla oldugu sylenebilir.
Insanin tugyanina, diger bir ifadeyle tgtlasmasma iki sebep gsterilmistir. A) hireti
inkr, B) Istigna. Istigna; "insanin, (ister gerek olsun, ister yle oldugunu zannetsin)
zengin/kendi kendine yeterli olduguna inanmasi" demektir. Szck, Istif'al babindandir. Bu
bab, Araba dilbilgisi kurallari geregi, kendisine sokulan kk harfli herhangi bir fiile "talep",
"sual", "tahavvl", "itikat", "vicdan", "inkilab", "isabet", "ziyade", "nazar" ve "teslim" anlamlari
kazandirir. Bu kelimeye itikat/inan anlami kazandirmistir.
Kendisini zengin, yeterli grenlerin simarikliklari, azginliklari Hmeze sresinde de
vurgulanmistir.
9,10
Salt ettigi [ml ynden ve zihinsel adan destek oldugu; toplumu
aydnlatmaya alytg] zaman bir kulu engelleyen kiyiyi grdn m?

Bundan sonraki ayetlerde, azmis insan somut olarak gsterilmekte, Peygamberimizin
niin peygamber seildiginin gerekeleri rneklerle aiklanmaktadir. Kuran'in bir zelligi de
rneklemeli olusudur. Yce Rabbimiz, anlayisi en alt seviyede olanin bile Kuran'i
anlayabilmesi iin rnekler sunmus ve bundan ekinmedigini ifade etmistir. (Bakara/26)
Ayetteki sall szcg meal ve tefsirlerde genellikle "namaz kildi" anlamiyla yer alir.
Aslinda anlami "namaz kilmak" degildir. Bu anlam kesinlikle Islam dinini yozlastirmak
amaciyla ortaya konulup zaman ierisinde zihinlere iyice yerlestirilmistir. Salat szcg
Kuranda ilk olarak burada yer aldigi iin gerekli tahlili burada yapip bundan sonrakilerde
buraya atifta bulunacagiz.
14

[SALT]
Anlam:

-,' -'' [salt] szcgnn yapi olarak, , . [saly] ve , . [salv]
kklerinden tremis olmasi mmkn grnmektedir. Dilbilgisi kurallarina gre her
iki kkten de tremis olabilir. Zira hem , . [saly] hem de , . [salv]
szckleri, son harflerinin harf-i illet olmasi sebebiyle nkistirlar ve bu
kklerden bir szck trediginde, kklerin sonundaki harf-i illetler dserek baska
harfe dnsr. Bu durumda, treyen yeni szcgn, bu kklerin hangisinden
tredigi konusunda ciddi bir arastirma yapilmadigi takdirde ortaya bazi karisikliklar
ikabilmektedir. Nitekim , . [salv] kknden olan kaliplarin birogunun
ekimlerinde , [vav] harfi, galb [degisim] neticesi , ]ya]ya dnsmekte ve bu
sekilde treyen szckler, ilk bakista , . [saly] kknden tremis gibi
grnmektedir.
Bu gibi durumlarda Kurn'in mesajini dogru anlamak iin yapilacak ilk is,
szcgn tremis olabilecegi kklerin anlamlarina bakmaktir. Bu sebeple biz de
tahlilimize, -,' -'' [salt] szcgnn tremis olabilecegi , . [saly] ve , .
[salv] kklerinin anlamlari ile basladik.
_'- [saly, sila]; pisirmek, yakmak, atese atmak-atese girmek, yaslamak
anlamina gelir. Szck bu manada Hkka sresi'nde gemektedir:

Sonra cehenneme [,

'-/sallh] yaslayin onu. (Hkka/31)


Bundan baska, szck Kurn'da birok kez, bu kkten tremis olan ','-'
[islavh], _'-, [yesl], ,'-,-, [veseyeslavne], ,'-'- [seslhi], '`-,` [l
yeslh] gibi farkli kaliplar hlinde yine ayni anlamda yer almistir. Mesel, _'- [s-
l-y] kknden tremis olan ,

'--'' [musalln] szcg, destek veren, yardim eden


anlaminda degil, hayvaninin sirtina, uyluguna yaslanan anlaminda
kullanilmaktadir.
8

_'- [saly] szcg, Trke'deki sallamak ve yaslamak szcklerinin de
kaynagidir.
Ancak, konumuz olan salt szcgnn kknn saly oldugu varsayilirsa,
Kurn'da geen tm -,' -'' [salt] szcklerinin ve trevlerinin atese atmak,
yaslamak anlaminda oldugunu kabul etmek gerekecektir ki bu durumda, mesel
Kevser sresi'ndeki .- [salli] emrinden, onu atese at veya Ahzb/56'daki ,'=',

'-
[sall aleyhi] ifadesinden, onu [Muhammed'i] atese sallayin/atin anlamini
ikarmak gerekecektir. Sonu olarak, yardim, destek, aba, gayret anlamlarina
gelen -,' -'' [salt] szcgyle, atese atmak, atese yaslamak, pisirmek, yakmak
anlamindaki _'- [saly] szcg arasinda herhangi bir mana iliskisi kurma imkni
yoktur.
, . [salv]: Isim olarak uyluk, sirt demek olan szck syle aiklanir: ,'-
[salv], insanin ve drt ayakli hayvanlarin sirti, kala ile diz arasi anlamina gelir.
9

Bu anlam dogrultusunda fiil olarak kullanildiginda szck; uyluklamak,
sirtlamak anlamina gelir ki, uylugun [bacagin, diz ile kala arasindaki blmnn]
yatay duruma getirilerek bir ykn altina uzatilmasi seklinde bir hareket olan
uyluklamak da, bir yk sirta almak demek olan sirtlamak da, yk altina
girmeyi, yke destek vermeyi ifade eder.

8
Lisn, 5/387; Tc, 19/606.
9
Lisn, 5/387; Tc, 19/606.
15
Bize gre salt szcgnn kk saly degil, salv'dir. Szcgn asli ise -,'-
[salvet] olup, kk szck nkis [son harfi illetli] oldugundan, genel dilbilgisi
kurallari geregi -,'- [salvet] szcg,-,' -'' [salt] sekline dnsmstr. Nitekim
szcgn ogulu olan -','- [salavt] szcgnde, kk szcgn asil harfi olan ,
[vav] aika ortaya ikmaktadir. Bu durum, baska birok szck iin de geerlidir.
Mesel, gaz [savasti] szcgnn mastari -,= [gazve]dir ve gazve'nin ogulu
-',= [gazevt] olarak gelir. Diger fiil ekimlerinde de gaz'nin vavi, ya , [ya]ya
dnsr yahut da dser. Zaten salt szcgnn, s-l-v kknden tredigi hususunda
ittifak oldugu iindir ki, bir anlam karisikligi olmasin diye mushaflarda salt
szcg, `-'' - seklinde ' [elif] ile degil, ' -'' -, seklinde, [vav] ile yazilir.
Diger taraftan, ,'- [s-l-v] kknden tremis olan _

'- [sall] (mastari salt)


szcgnn anlami, Kiymet/31-32'de, hibir yanlis anlamaya meydan vermeyecek
sekilde net olarak aiklanmistir:
, -

- `, _

'- `, -- ` - _

', [fel saddaqa vel sall velkin kezzebe ve


tevell (
31
Fakat o, ne onayladi, ne destekledi.
32
Fakat o, yalanladi ve geri durdu.
33
Sonra da gerine gerine yakinlarina gitti.].
Grldg gibi yukaridaki cmlede drt eylem zikredilmis, bu eylemlerden
ikisi diger ikisinin karsiti olarak gsterilmistir. Syle ki: -- [saddaqa]nin karsiti
olarak -

- [kezzebe], yani tasdik etmenin karsiti olarak tekzib etme, yalanlama


fiili kullanilirken, _

'- [sall] fiilinin karsiti olarak da _

',- [tevell] fiili


kullanilmistir. Kalibi itibariyle sreklilik anlami tasiyan tevell szcg; srekli
geri durmak, srekli yz dnmek, lakayt kalmak, ilgisizlik, pasiflik ve yapilmakta
olan girisimleri ksteklemek demek olduguna gre, _

',- [tevell]nin karsiti olan


_

'- [sall] da; srekli olarak destek olmak, seyirci kalmamak anlamina
gelmektedir.
Anlami Kurn'da bu kadar aik olarak belirtilmesine ragmen salt szcg,
nl bilgin Rgib el-Isfehn'nin Mfredt adli eserinde, Lgat ehlinin ogu, salt:
dua, tebrik ve temcittir demistir ifadesiyle deta geistirilmistir.
Sonu olarak -,' -'' [salt] szcgnn anlamini; destek olmak, yardim etmek,
sorunlari sirtlamak; sorunlarin zmn zerine almak seklinde zetlemek
mmkndr. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, buradaki sorunlar, sadece bireysel
sorunlari degil, ayni zamanda toplumsal sorunlari da kapsamaktadir. Dolayisiyla
-,' -'' [salt] szcgnn anlamini, yakin evrede bulunan muhtalara yardim
boyutuna indirgemek dogru olmayip, topluma destek olmak, toplumu aydinlatmak,
toplumun sorunlarini sirtlamak, stlenmek ve gidermek boyutunu da iine alacak
sekilde genis dsnmek gerekir. Yapilacak yardimin, saglanacak destegin
gereklestirilme seklinin ise zihn ve ml olmak zere iki yn bulunmaktadir:
Zihn yn ile salt; egitim ve gretimle bireyleri, dolayisiyla da toplumu
aydinlatmak, rsde erdirmek; en saglam yola iletmek;
Ml yn ile salt; is imknlari ve gvence sistemleri ile ihtiya sahiplerine
yardim etmek, onlari zor gnlerinde sirtlamak, bylece de toplumun sikintilarini
gidermektir.

11,12
Hi dyndn m, eger o salt eden kul, dogru yol zerinde idiyse ya da
takvy [Allah'n korumas altnda olmay] emrettiyse!...

Ayet, dogru yol stnde olan, evresine takvayi [cennete gidisin bedelini] emreden,
greten bir kulun (yani, peygamberin) bile haksizliga ugradigini dile getirerek bu durumun
acayipligine dikkat ekmektedir.
16
'Insanin kendisini Allah'in korumasi altina koyarak iyiliklere sarilmasi,
gnahlardan uzak durmasi, dolayisiyla hirette kendisine zarar ve aci verecek
seylerden sakinmasi demek olan takv, Kurn'da ilk nce sirkten kainmak ve
hirete inanmak anlaminda ortaya konmus, daha sonra da imanin yansimasini
tasiyan tm amelleri iine alacak sekilde genisletilmis bir kavramdir. O nedenle biz
takv'yi, Allah'in korumasi altina girmek, muttak'yi de Allah'in korumasi altina
giren kisi olarak aktardik.

Dilbilgisi kurallarina gre, yukarida meli verilen 11 ve 12. ayetler iki sart cmlesinden
olusmaktadir. Bilindigi zere sart cmleleri, sart ve ceza denilen iki blmden olusurlar.
Burada sart cmlelerinin birinci blmleri mevcut olmakla beraber ceza yani sonu blmleri
bulunmamaktadir. Edebiyat kurallari n plna alinip "icaz'ul-hazf' yapilarak cmlelerin sonu
kisimlari dsrlmstr. Bu edeb yntem cmleye zenginlik kazandirmak iin uygulanir.
Buna gre cmlelerin sonu blm syle takdir edilebilir: "O kimseye hi engel olunur mu?
O kimseye hi zulmedilir mi? Aksine dl verilmez mi?"
13
Hi dyndn m, eger salt edeni engelleyen o kiyi, yalanlamy ve yz evirmiy
ise!...

Yani, dikkat ediyor musun? Bu engelleyen kisi dn gnn yalanlamakta ve yz
evirmektedir.
Bu cmle de sart cmlesi olup bunda da sonu blm yoktur. Burada da icaz'ul-hazf
yapilmistir. Bu cmlenin sonu blm de syle takdir edilebilir: "O insan hi basibos
birakilir mi? Hi onlarin yalanlamasina, azmasina seyirci kalinir mi? Onlarin bilgilenmeleri,
egitilmeleri iin ugrasilmaz mi? Onlari inzar [uyarmak] iin bir peygamber gnderilmez mi?
Onlar cezalandirilmazlar mi? Mazlumlar zulmden kurtarilmaz mi?"


14
Salta engel olan o kiyi, bilmedi mi, Allah'n kesinlikle grmekte
oldugunu?

Yani, o insan [engelleyen kisi], kendi yaptiklarini Allah'in grdgn bilmemektedir.
Iste, btn bunlarin degismesi gerekir. Insanlar zulmden kurtarilmali, kimse
yalanlamamali, yz evirmemeli... Herkes, Allah'in her seyi grdgn bilmeli, grenmeli...
Bunlari olusturma grevi sana verildi; sen peygamber seildin. Sana vahyedilecekleri
zihninde toparla ve yaratan Rabbinin adina oku: teblig et, baskalarina ulastir!

15,16
Kesinlikle senin dyndgn gibi degil! Eger salt edene; ml
ynden ve zihinsel adan destek olan; toplumu aydnlatmaya alyan
kimseye engel olan o kiyi, salt; ml ynden ve zihinsel adan destek
olmay; toplumu aydnlatmaya alymay engellemesine son vermeyecek
olursa, andolsun, peremden; yalanc, gnahkr peremden; sandan tutup
srkleyecegiz.
17
O zaman o, meclisini/rgtn agrsn.
18
Biz zebanileri;
defedicileri, engelleyicileri agracagz.
Surenin bu kismi, peygamberlik grevinin bilgi ve bilgilendirme boyutundan baska bir
boyutuna dikkat ekiyor: Eger insanlar, Allah'a dnecek olmalarina ragmen kendilerini
mstagni grerek [hi kimseye, Allah'a bile ihtiyaci olmadigina inanarak], tgtlasmis ve hi-
17
dayet zere olanlara, takvayi emredenlere saldiriyor ve zulmediyorlarsa
cezalandirilacaklardir; hem dnyada hem de hirette...
Bu ayetteki kell [hayir, hayir] ifadesi de, yine Peygamberimizin, bu tgtlar [varhkli,
gl, ogullu-usakli organize msrik tayfasi] ile bas edemeyecegine dair dsncesinin
reddidir. Bylece bu dsncenin yersizligine dikkat ekilmis ve bu tip problemleri bizzat Al-
lah'in zecegi mesaji verilmistir. Ileriki surelerde bunlarin hem detayi, hem de somut
rnekleri grlecektir.
Ayetteki, peremden veya alindan tutup srklemek, "bir insani toplum nnde rencide
etmek, basina esitli belalar amak, burnunu srtmek" anlaminda bir Arap deyimidir. 21
Yukarida deyimin lfz manasi verilmistir. Ayetteki ifadede mecaz, mecaz-i akl kullanimi
sz konusu olup perem ile peremin sahibi kastedilmistir. Mecaz anlami, "sahibi yalanci
ve gnahkr olan perem" demektir.
Yukarida meali verilen ayette zimnen bu isin kolay olmayacagi, kfrle savasilmasi
gerektigi vurgulanmaktadir. yle ki, o azgin tm meclisini [Dr'un-Nedve'yi], kongresini,
kurultayini, tm isbirlikilerini ve adamlarini toplasin, karsi koysun.
"Ndiye" ve "nedve" ayni kkten tremis olup kaliplari farkli olsa da anlamlari aynidir.
Peygamberimiz dnemindeki Mekke'nin idar, siyas, sosyal ve iktisad durumu bilinirse,
konu daha iyi anlasilir ve Islm dninin neleri tasvip ettigini, nelere karsi iktigini grenmek
mmkn olur.
M.S. 400'lerde dogdugu tahmin edilen ve Peygamberimizin besinci atasi olan Kusay b.
Kilab, Mekkede yaslari kirkin zerinde olanlarin katilabilecegi Darun-Nedve adinda bir
sra [danisma kurulu] kurmustu. Idar, siyas ve iktisad islerin ynetimi iin ayri birimler
tesis etmis, bu birimler eliyle yrtlen Mekke sehir devletinin ynetimini kabileler arasinda
taksim etmisti. Kusayin kurdugu bu idari sistemin birimleri ve yetki alanlari syleydi:
Sidanet ve hicabet: Kbenin bakimi ve korunmasi. Sikayet: Mekke'nin su isleri. Rifade:
Fakir hacilarin yiyeceklerinin temini. Liva: Savas isleri. Kiyade: Asker isler. Nedve: Halk
meclisi. Meveret: nemli olaylarin tartisildigi kurul. Sefaret: Diger lkeler ile olan iliskiler.
Hkmet: Halk arasindaki anlasmazliklarin giderilmesi ve davalarin karara baglanmasi.
Inak: Ticaret mahkemesi. Kubbe: Silh ve mhimmatin depolanmasi. sr: Falcilik, by-
clk gibi islere bakan kurul. Emval-i Muhacere: Putlara adanan mal ve esyaya bakan kurul.
Imare: Ibdet esnasinda asayisi temin eden kurul. Ainne: Savas esnasinda atlarin bakimini
stlenen kurul.
"Mnafere" diye adlandirilan ynteme gre, kabile reisligi hususunda bir anlasmazlik
iktiginda veya yeni bir kabile reisi seilmesi gerektiginde, reis adaylari bir hakemin
gzetiminde halk huzurunda tartisirlar, hakemin stn grdg kisi kabile reisi olurdu. Bu
sistem, ynetimde veraset [veliahtlik, babadan ogula geis] sistemini devre disi
birakmaktaydi.
Muhammed b. Abdullah peygamber oldugunda, Mekke, Kusay'in kurdugu bu sistemle
ynetilmekteydi. Ynetim tek kabilenin ve tek kisinin elinde degildi. Idar isler bir nevi
istisar bir danisma kurulu olan Drun-Nedve eliyle yrtlmekteydi. Diger toplumlarda
mevcut olan otoriter ve egemenligi mutlak idar sistemler Mekkede bulunmadigi gibi,
statleri bakimindan sadece esitler arasinda birinci olan idar sefler de bu sivil tabiatli istisar
gelenege uygundu. Nitekim Islm'in ortaya ikisindan nce kurulan ve Peygamberimizin de
yesi oldugu "Hilful-Fudul" [saygin kimselerin olusturdugu bir sosyal yardim kurulu]
Mekkedeki bu yerlesik sivil anlayisa iyi bir rnektir. Gnlllg esas alan bu dernegin
faaliyetleri, Islm'in ortaya ikisina kadar devam etmistir. Islm ise bu faaliyetleri
kurumlastirmistir.
18
Dikkatten uzak tutulmamasi gereken noktalardan biri de, Kuranin byle idare edilen bir
topluma gelmis oldugudur. Islm'in idar, siyas ve iktisad sistemini anlayabilmek iin,
Kuran'in geldigi toplumun davranislarinin bilinmesi ve hangi davranislarin Kuran tarafindan
onaylandiginin ya da kaldirildiginin belirlenmesi gerekir.
Ayette geen Zebn (tekili; zibniye), defediciler demektir. Araplar bu szcg polis
anlaminda kullanirlar.
10
burada konu edilen zebanileri cehennemdeki iskenceci, gl, kaba
melekler olarak anlamak yanlis olur.

Ilerideki surelerde hireti yalanlayanlarin dnya ve hirette nasil cezalandirilacaklari
detaylariyla anlatilacak ve kendilerine tm uyarilar yapilacaktir. Burada, yukarida adi
verilmeyen ve sadece kisilikleri nitelenerek kinanan bazi kimselerin ve dnyada tm
zamanlardaki benzerlerinin isledikleri sulardan dolayi cezalarinin bir kismini bu dnyada
ekecekleri; defedicilerin onlarin hakkindan gelecekleri bildirilmektedir.
Nitekim Ebu Cehl de hak ettigi ilh cezanin bir kismini daha dnyada iken ekenlerden
biridir: Afra adli kadinin ogullari Mu'az ve Mu'avviz tarafindan Bedir savasinda agir
yaralanisi, ld diye savas alaninda birakilisi, daha nce trl ktlkler ettigi Ibni Mes'd
tarafindan canli olarak bulunusu, ggsnn zerine ikan bu sahabe tarafindan hakarete
ugrayisi, yine onun tarafindan kafasi koparilip pereminden srklenerek Peygamberimize
getirilisi hatirlanirsa, Rabbimizin byle nice zorbayi daha dnyada iken cmle leme rezil
ettigi iyi anlasilmis olur.

19
Kesinlikle senin dyndgn gibi degil! Sen salt eden; ml ynden
ve zihinsel adan destek olmay; toplumu aydnlatmaya alymay
engelleyen o kiyiye itaat etme. Sen Rabbine boyun egip teslim ol ve
yaklaytrl/Rabbin seni Kendine yaklaytrsn.
Peygamberimizin zihninde yine sorular olusmus olmali ki, Rabbimiz kell [hayir, hayir]
diye bunlari reddediyor. Buradaki kell [hayir, hayir] ifadesiyle neyin reddedildigini
Kalem/5-l4'den anliyoruz. Peygamberimiz, karsitlarinin zengin, gl, nfuzlu ve kalabalik
olduklarini, onlarla mcadelenin zorlugunu, basarisiz olacagini dsnms olmali ki, Allah
kell [hayir, hayir] diye reddetmekte; yani, "l, maglp ol, ama msriklere sakin boyun
egme!" demektedir. Secde szcg ile ilgili detay, insallah Necm suresinde verilecektir.
Ikinci derste [vahiyde] bu dsnceler su ayetler ile iyice aiga vurulmustur:

9-16
Onlar arzu ettiler ki, sen onlara yag ekesin, onlar da hemen sana yag eksinler. ok yemin eden,
asagilik, alayci, gammaz; arkadan ekistiren, arabozucu, kovuculuk iin gezip duran, mal ve ogullari
var diye hayri engelleyen, saldirgan, gnaha batmis, kaba/obur, sonra da ktlkle damgali su
asalaklarin hibirine itaat etme. hireti yalanlayan o kisi, yetlerimiz kendisine okundugu zaman:
Daha ncekilerin masallari dedi. Yakinda Biz onun burnunu srtecegiz.
(Kalem/9-16)

Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir.




10
(Lisanl Arab, z b n mad. )

19
KALEM SURESINE GIRIS

Kalem suresi inis sirasina gre Kuranin ikinci suresidir. Adini birinci ayetteki
kalem szcgnden almistir. Ayetlerin genis bir zaman araliginda indigi iddia edilse de,
Muhammed Izzet Derveze (1884-1984) Et-Tefsirl-Hadis adli eserinde ayetlerin slp ve
ieriginden yola ikarak surenin tamaminin farkli araliklarla Mekke'de inmis olabilecegini
ifade etmektedir. Biz de ayni kanaatteyiz.
Sureyi dogru anlayabilmek iin din adina, Kur'an adina ne biliniyorsa bir kenara
birakilmali, tipki peygamberimiz gibi tm dikkat Alak suresine verilmelidir. nk sure
ancak Alak suresinden yola ikilarak anlasilabilir. Unutulmamalidir ki, Kalem suresinin
ayetleri indiginde peygamberimizin elinde Alak suresinden baska bir vahiy yoktu.
Kalem suresi vahiyce Alak suresinin bir devamidir. Alak suresinde yapilan kisa ve z
deginiler bu surede detaylandirilmistir. Alak suresi grenilmeden bu sureyi anlamak mmkn
degildir.
Vahiyle peygamberimize verilen egitim bu surede de devam etmektedir. Bir
antrenrn sporcusunu msabakaya hazirladigi gibi, Rabbimiz de peygamberini; kfre sirke
karsi; Ebu Cehillerle, Velid b. Mugrelerle mcadeleye hazirlamakta, ona talimatlar ve
taktikler vermektedir.
Surede Abdullah oglu Muhammed'e peygamberlik verildigi, bu grevin niye bir
baskasina degil de kendisine yklendigi, bundan sonra nasil davranmasi lzim geldigi gibi
konular anlatilmaktadir. Ayrica karsitlarinin akibeti ile Allah'a saygili davranan muttaki
kullari bekleyen nimetlere de deginilmektedir.




























20

2/ KALEM SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin Meli :

1
Nn/50. Kalem'i ve onlarn satr satr yazp
sylediklerini/efsaneleytirdiklerini kant gsteriyorum ki;
2
Sen Rabbinin nimeti
sayesinde, mecnun [gizli glerce desteklenen/deli bir kiyi] degilsin.
3,4
Ve
kesinlikle senin iin minnete bulaymamy ok mal var. Ve kesinlikle sen, ok
byk bir ahlk zerindesin.
5-8
Artk, yaknda hak dinden karak kendini ateye atmy olan hanginizmiy
greceksin, onlar da grecekler. Sphesiz Rabbindir, yolundan sapan en iyi
bilen. Yine O'dur klavuzlanarak dogru yola ermiy olanlar en iyi bilen. O hlde
hiret gnn yalanlayan o kiyilere itaat etme!
9-16
Onlar arzu ettiler ki, sen onlara yag ekesin, onlar da hemen sana yag
eksinler. ok yemin eden, ayaglk, alayc, gammaz; arkadan ekiytiren,
arabozucu, kovuculuk iin gezip duran, mal ve ogullar var diye hayr
engelleyen, saldrgan, gnaha batmy, kaba/obur, sonra da ktlkle damgal
yu asalaklarn hibirine itaat etme. hireti yalanlayan o kiyi, yetlerimiz
kendisine okundugu zaman: Daha ncekilerin masallar dedi. Yaknda Biz
onun burnunu srtecegiz.
17-24
Sphesiz Biz, o iftlik sahiplerine bel verdigimiz gibi onlara bel
verecegiz: Hani onlar, sabah olunca kesinlikle iftligin rnlerini
devyireceklerine yemin etmiylerdi. Bir istisna da yapmyorlard. Ama onlar
uyurken Rabbin tarafndan bir tayfun iftligin zerinden dolayverdi. Sabaha,
iftlik, biilmiy/devyirilmiy gibi oluverdi. Sabahladklar vakit birbirlerine
seslendiler: Haydi, devyirecekseniz sabahleyin erkence gidin! dediler. Hemen
yola koyuldular, aralarnda fsldayyorlard: Sakn bugn aranza bir yoksul
sokulmasn!

25-29
Sadece engelleme gcne sahip/yiddete gleri yeten bir tavrla
erkenden gittiler. Ama iftligi grdklerinde: Biz yphesiz biz yayirmiyiz/ yanliy
yere gelmiyiz; yok yok, biz yoksun birakilmiyiz; Allah bizi cezalandirmiy! dediler.
En hayrl olanlar: Ben size Allah'i noksanliklardan arindirmiyor musunuz?
dememiy miydim? dedi. Onlar: Rabbimiz Seni tenzih ederiz, dogrusu bizler
yanly; kendi zararlarna iy yapan, haksz davranan kimselermiyiz! dediler.
30-32
Sonra dndler, birbirlerini knyorlard: Yaziklar olsun bizlere!
Bizler gerekten kendini firavun gibi gren azginlarmiyiz, umariz ki Rabbimiz bize
onun yerine daha hayirlisini verir; gerekten biz btn midimizi Rabbimize
eviriyoruz.
33
Dnyadaki azap iyte byledir! Elbette hiret azab daha byktr, keyke
bilenlerden olsalard!
34
Sphesiz ki Allah'n korumas altna girmiy kiyiler iin Rableri
yannda nimetleri bol cennetler vardr.
35
Ya artk, Mslmanlar
gnahkrlar gibi yapar myz?
36
Neyiniz var, nasl hkmediyorsunuz?
37,38
Yoksa iinde, ders aldgnz
yeyler: Siz bu lemde neyi seerseniz/begenirseniz o kesinlikle sizin olacak
garantisi verilmiy olan size ait bir yazl belge mi var?
39
Ya da size kary
21
kymet gnne kadar srecek, Siz her ne hkm verirseniz kesinlikle yle
olacak diye zerimizde yeminler/taahhtler; stlenmeler mi var?
40
Sor bakalm hireti yalanlayan o kiyilere, ilerinden byle bir yeyi
hangisi garanti etmektedir?
41
Yoksa onlarn ortaklar m var? O hlde
ortaklarn getirsinler, eger dogrulardan iseler.
42
Geregin btn plaklgyla ortaya konulup iyin bymeye bayladg,
iyin ciddleytigi ve boyun egip teslim olmaya davet edildikleri gn artk gleri
yetmez.
43
Gzleri yere egilmiy, kendilerini bir horluk, dyknlk sarmy
bulunur. Oysa onlar, sag-salim iken de boyun egip teslim olmaya davet
ediliyorlard.
44
O hlde bu sz/Kurn' yalanlayanlar Bana brak! Biz onlar
bilmedikleri yerden yakalayacagz.
45
Ve Ben, onlara mhlet veririm; sre
tanrm, nk Benim plnm zordur/saglamdr.
46
Yoksa sen onlardan bir cret istiyorsun da bu yzden onlar agr bor
altnda m eziliyorlar?
47
Yoksa grmedikleri, bilmedikleri yeyler, gelecekte
olacak olaylar yanlarnda da onu onlar m yazyorlar?
48
yleyse Rabbinin karar iin sabret, bunalan kiyi gibi olma. Hani o, bir
kez ayr bunaldgnda Rabbine seslenmiyti.
49
Eger Rabbinden o'na bir iyilik
ulaymasayd, knanmy bir durumda, boy bir yere atlacakt.
50
Ancak, Rabbi
o'nu seti, sonra da iyilerden biri yapt.
51
Kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini bilerek reddeden kimseler, o
gd/Kurn' iyittikleri zaman az daha seni bakylaryla gerekten
devirecekler; sana yiyeceklermiy gibi bakacaklar ve O yphesiz bir
delidir/gizli glerin destekledigi biridir diyecekler.
52
Hlbuki Kurn, btn lemler iin bir gtten bayka bir yey degildir.







Ayetlerin Tahlili

1. Ayet:


1
Nn/50. Kalem'i ve onlarn satr satr yazp sylediklerini/efsaneleytirdiklerini
kant gsteriyorum ki;

Nun harfi, Huruf-u Mukattaa denilen harflerden biridir ve inis sirasina gre
Kur'an'in ilk mukatta harfidir. esitli kimselerce bu harfin de digerleri gibi mtesabih
kapsami ierisinde oldugu, bir sifre oldugu, bir szcgn kisaltilmis sekli oldugu, bazi
szcklerin ilk harfi veya son harfi oldugu, divit oldugu, hokka oldugu, byk balik oldugu,
dnyayi boynuzunda tasiyan kzn ayaklarini zerine bastigi balik oldugu gibi grsler ileri
srlmstr.
Bize gre Nun harfi de `' El! szcg gibi bir uyari isaretidir ve telefon
konusmalarindaki Alo! nlemi gibi dikkati okunacak ayetlere ekmektedir.
Nun harfinin 50 sayisini ifade ettigini sylemek de mmkndr. nk Kuran
indigi dnemde 50 sayisi bu harfle ifade edilmekteydi.
22
Yeri gelmisken Ebced Hesabi hakkinda kisaca bilgi vermek yararli olur. Asil
gelismesini Hindistan'da tamamladigi anlasilan Hint-Arap rakamlari, Islm lemine bilim
adami ve nl matematiki Harizmi (M. 780-850) tarafindan tanitilmistir. Dolayisiyla
Kur'an'in indigi dnemde Araplar sayilari rakamlarla degil, harflerle ifade etmekteydiler " -=-'
Ebced Hesabi (E B C D)" denilen bu uygulamaya gre Arap alfabesindeki harflerin temsil
ettigi sayilar asagidaki gibiydi:

Elif ' ( ) :1 ye , ( ) :10 kaf ( ) :100
be - ( ) :2 kef = ( ) :20 ri ( ) :200
cim _ ( ) :3 lam . ( ) :30 sin ( ) :300
dal - ( ) :4 mim ( ) :40 te - ( ) :400
he ( ) :5 nun ( ) :50 se- ( ) :500
vav , ( ) :6 sin ( ) :60 hi _ ( ) :600
ze ( ) :7 ayn _ ( ) :70 zel - ( ) :700
ha _ ( ) :8 fe - ( ) :80 dad ( ) :800
ti = ( ) :9 sad () :90 zi = ( ) :900
gayn _ ( ) :1000

Bu konuda henz doyurucu bir alisma yapilmamis olup mevcut eserlerde de eskilerin
aktarimlarindan baska bir bilgi bulunmamaktadir. Bu meselenin tam aydinliga kavusmasi da,
diger birok mesele gibi yine drst, samim ve gnll Kur'an erlerini beklemektedir.

Kalem'i

Ayette kendisine kasem edilen yani Muhammed (as)in peygamber seilisine kanit
gsterilen kalem, rivayetlerde tutarsiz olarak yer alan Arstaki kalem, Levh-i Mahfuzdaki
kalem veya kudret kalemi degil, Alak suresinde geen '-''-

'= Alleme bil-kalem [kalemle


greten] ifadesindeki kalemdir. Kasem edilen/dikkat ekilen/kanit gsterilen nesne veya
olay, muhatap tarafindan iyi bilinen bir nesne veya olay olmalidir. Mehul bir nesne veya
olaya dikkat ekilmez. Burada kalem ile dikkat ekilen Alak suresidir. Mecaz-i mrsel
[parasi sylenip btn kastedilerek yapilan edebi sanat] ile Alak suresine ve ilk vahiylere
dikkat ekilmektedir. Bir bakima, peygamberlik egitimine kalindigi yerden devam edilmekte,
'Ilk derste sana vahyettiklerimizi bir hatirla, dsn! anlamina gelecek bir mesaj
verilmektedir.

...ve onlarn satr satr yazp sylediklerini/efsaneleytirdiklerini kant
gsteriyorum ki;

Bir ok alim ayeti rivayet dumani altinda anlamaya alisarak Ve ma yesturn
blmn meal ve tefsirlerinde kalemin yazdiklarina, kalemle yazilanlara, kalem ehlinin
yazdiklarina, Levh-i Mahfuzdaki kalemin yazdiklarina seklinde anlamlandirmis ve izah
etmislerdir. Oysa bu anlam isabetli degildir.
Ayetteki =- satr szcg yazili satirlar anlamina geldigi gibi, siir satirlari,
sylenenler, olusmus kanaatler ve efsaneler anlamlarina da gelmektedir. Nitekim ayni fiilin
trevlerinden biri olan esatr szcg Kur'an'da onlarca kez yer almaktadir.
Ayetlerin konu akisi dikkate alinirsa, kasem edilen hususlarin takip eden ayete
kanit teskil ettigi grlr. Bu durum gz nne alinarak ayete onlarin efsanelestirdiklerini
kanit gsteririm ki seklinde anlam verilmesi uygun olur.
Alak suresinde, peygamberimizin zihninde olusan bazi sorularin

` Hayir, Hayir!
seklindeki kesin ifadeyle reddedildigini grmstk. Bu sorularin bir tanesi de Neden ben
23
peygamber seildim? sorusuydu. Bu sorunun neden reddedildiginin aiklamasi Kalem
suresindeki bu ayetlerde yapilmaktadir: Sen, henz hayatta olmana ragmen onlar
[Mekkeliler] tarafindan efsanelestirilecek kadar stn olan zelliklerin sebebiyle peygamber
seildin.



2
Sen Rabbinin nimeti sayesinde, mecnun [gizli glerce desteklenen/deli bir kiyi]
degilsin.

Ayette sz edilen nimet, Rabbimizin Abdullah oglu Muhammede peygamber
olmadan nce verdigi akil, zek, cesaret, gzel ahlk gibi zellikler ile onu hanif ve msrik
olmayan Ibrahim'in dinine tbi kilisidir. Daha nce Enbiya suresinin 51. ayetini bu konuda
delil olarak gstermistik.
Bu nimetlerden anliyoruz ki, tipki Musa peygamber gibi Abdullah oglu Muhammed de
peygamberlik iin hazirlanmistir. Kuran bize Musa'nin dogumundan itibaren yasadigi
olaylari ve geirdigi egitim srecini ayrintilariyla anlatmaktadir. Ama peygamberimiz
hakkinda onun kadar detayli bilgiye sahip degiliz.
51. ayette de grecegimiz gibi, peygamberimizin bazi msriklerce ,-=- mecnun
[delirmis], ,--- meftun [fitneye ugramis] gibi densizce yakistirmalarla itham edilmesi
ancak peygamberligini iln etmesinden sonra olmustur.



3
Ve kesinlikle senin iin minnete bulaymamy ok mal var.

Bu ayet, surenin dogru anlasilmasi bakimindan kilit bir ayettir. Bu nedenle ayetin
dogru anlasilmasi ncelikle gereklidir.
Ayetin orijinal metninde geen '=' ecran szcg Trke'de de kullandigimiz
cret szcgnn anlamdasidir. =' ecr ile -=' cret szcklerinin anlam bakimindan
birbirlerinden farki olmayip ikisi de hizmet karsiligi verilen para ve mal anlamina
gelmektedir. Terimler zerinde byk bir otorite olan Ragib el-Isfehan'ye gre bu bedel
madd olabilecegi gibi, manev de olabilir. '=' Ecran szcgnn ayette nekre/belirsiz
nesne olarak yer almasindan mal varliginin oklugu da anlasilabilir.
Yine ayetin orijinalinde geen ,--- memnun szcg, kesilmis anlamina geldigi
gibi, minnete bulanmis, minnet borcu altina girmis anlamlarina da gelir. Ayni kelime ,=
Gayr edatiyla kullanildiginda kesilmemis, kesintiye ugramamis veya minnete
bulanmamis, minnet borcu bulunmayan anlamlarini ifade eder.
Bazi meal ve tefsir yazarlari bu ayette kastedileni peygamberimize ahirette verilecek
sinirsiz, kesintisiz cret olarak anlamislar ve kitaplarina da bu sekilde yansitmislardir.
Ancak bu isabetsiz bir anlayistir. ncelikle bu ayetin kasem ederim/ dikkatini
ekerim/ kanit gsteririm szleriyle biten nceki ayetin bir devami oldugu unutulmamalidir.
Bir nceki ayette Allah peygamberimize dikkatini ekerim dedikten sonra szlerine devam
etmekte, bu ve bunu takip eden iki ayette de dikkat ektigi hususlari aiklamaktadir. Bu akis
iinde, dikkat ekilen hususun ahiretteki sinirsiz, kesintisiz cret oldugunu dsnmek,
Allah'in o an iin var olmayan bir seye dikkat ektigini kabul etmek olur ki, bu da anlamli
olmaz. nk ancak mevcut olan bir seye dikkat ekilebilir. Bu durumda ayeti su sekilde
anlamak daha isabetlisi olacaktir: Ve muhakkak ki, senin iin minnete bulasmamis [basina
kakilmayacak] ok mal var.
Byk alimlerden Mcahid, Mukatil ve Kelb de bu anlamlari tercih etmislerdir.
Bu ayetten sunu anliyoruz ki, peygamberimiz sahip oldugu mal, mlk, para, pul
nedeniyle kimseye minnet borlusu degildir. Elindekilere kimseden yardim, ltuf alarak sahip
24
olmamis, her seyi kendi elinin emegi, alninin teriyle kazanmistir. Kisaca kimseye minnet
borlu degildir. Bundan dolayi yznn akligiyla, alninin aikligiyla herkesin karsisina
ikabilir, tebligde bulunabilir. Iste, Abdullah oglu Muhammed'in peygamber seilisinin
nedenlerinden biri de bu zelligidir.
Rasulullah, peygamberligi boyunca bu konuya ok nem vermistir. Minnet borcu
olanlarin alacaklilari karsisinda boynu bkk olacagindan, kendisi ile beraber soyundan da hi
kimsenin sadaka ve zekt almamasi konusunda duyarlilik gstermistir.
Peygamberimizin zenginligi ve servetinin temizligi Kur'anin ve tarihin tanikligiyla
sabit olmasina ragmen fakir oldugu, fakirligi vdg ve fakirligiyle vndg yolunda birok
sylenti ikarilmistir. Hatta borlu yasadigi ve borlu ldg bile ileri srlmstr.
Alacaklisinin bir Yahudi olarak gsterilmesi bu sylentilerin dzls amacinin ne oldugu
yolunda bize ipucu vermektedir. Bunlardan kayda deger olanlarini ibret maksadiyla
naklediyoruz:
1-Aise anlatti: Peygamber, Ebu Sahn adinda bir Yahudiden veresiye yiyecek satin
aldi ve demirden zirhini ona rehin verdi
11

2- Katade, Enes'ten rivayet etti: Raslllah Medine'de bir Yahudinin yanina zirhini
rehin birakti ve ondan aile fertleri iin arpa satin aldi.
12

3- Esma bint Yezid anlatiyor: Raslllah, zirhi bir Yahudide bir miktar zahire
karsiligi rehine birakilmis olarak vefat etti.
4- Sabit b. Yezid anlatiyor: Raslllah vefat ettigi zaman, zirhi otuz sa' arpa mukabili
bir Yahudiye rehin birakilmisti.
13

ve drdnc rivayetler aslinda birbirinin ayni olup biri Yezidin oglu digeri de kizi
tarafindan piyasaya srlmstr. Bu rivayetler hadis srihleri/aiklayicilari tarafindan
elestirilmistir.

Muhtelif rivayet kitaplarinda ise peygamberimizin Veda Haccinda hedy olarak yz
deve kurban edecek kadar zengin oldugu anlatilmaktadir. Ayrica siyer ve tarih kitaplari da
Fedek'te bir hayli arazisinin oldugunu ve bu arazinin Peygamberimizin vefatindan sonra
problem haline getirildigini kaydetmektedir.
Btn bunlar gz nnde tutuldugunda, peygamberimizin rehin karsiliginda bir
Yahudiden bor almasi da, o parayla evine arpa satin alacak kadar fakir olmasi da dogru bir
haber olarak grnmemektedir.


Ve kesinlikle sen, ok byk bir ahlk zerindesin.


Yani; Evet, sen, iste bu yzden Bizim katimizda peygamberlige lyik birisin. Sen,
onlarin nazarinda da akilli, zek, stn ahlkli, efsanelesmis bir kimsesin. Bugne kadarki
hayatinda gsterdigin stn yasam tarzin ve sahip oldugun stn zellikler nedeniyle bu ise
en uygun kisisin. Rabbinin ltfettigi nimetlere kavusturuldun ve seilerek peygamber
yapildin.

11
(Buhari, Istikraz,1; Byu,14)

12
(el Cessas, Ahkaml-Kur'an, 11. 258)

13
(Ktb Sitte, Ibrahim Canan tercmesi cilt 17, sayfa 303)

25
Bu ayetler, isaret yoluyla peygamberimizin de Musa peygamber gibi zel nimetlere
mazhar oldugunu, hanif olarak yasadigini, zihnen gayet saglikli bulundugunu, stn ahlkiyla
toplumda saygi kazanmis biri olarak peygamberlige hazirlandigini anlatmaktadir.

2, 3 ve 4. ayetler kasemin cevabi olan cmlelerdir. 2. ayet isim cmlesi olup
olumsuzluk eki almistir. 3 ve 4. ayetler ise olumlu isim cmlesidir. Genel kural geregi '
inne ve . lam ile birlikteligi saglanmistir.
Meal ve tahlil yapilirken bu teknik durum kesinlikle gz nnde bulundurulmali ve
ayetlerin orijinal cmle yapisina sadik kalinarak anlam ikarilmalidir. 2. ve 4. ayetleri
birbirinden bagimsiz cmleler kabul ederek anlamlandirmak hem ayetlerin hem de pasajin
yanlis anlasilmasina neden olur.
Ilkini burada grdgmz kasem cmlesi, bundan sonra sik sik karsimiza ikacaktir.
Geleneksel tefsir ve meallerde kasem cmlesinin islevi ihmal edilmis grldgnden, asagida
kasem cmlesine ait genel bir aiklama sunulmustur. Bundan sonraki kasem ayetlerinde bu
aiklamaya atifta bulunulacaktir.

Kasem/Yemin Cmlesi

" --'' Kasem/Yemin" szcgnn esas anlami "g, kuvvet" demektir. Terim olarak
"iddia edilen tezi somut kanitlar ile glendirmek" anlamina gelmektedir. "Kasem cmlesi"
ise ileri srlen tezlerin kanitlarla ve gl bir sekilde ortaya konulmasi iin kurulan
cmledir.
Kasem cmlesi iki blmden olusur: Birincisi, yemin edilen [kanit, tanik gsterilen]
"kasem blm"; ikincisi ise sylenmek istenen asil tezin ileri srldg "kaseme cevap
blm" dr. Yemin blmnde ikinci blmde ileri srlecek tezi desteklemek zere,
kisiler, olaylar veya nesneler kanit gsterilir. Kaseme cevap blmnde ise asil sylenmek
istenen yargi belirtilir.

Muhataplar tarafindan anlasilabilmesi ve kabul edilebilmesi iin, kasem edilen seyin
mutlaka somut ve akil sahibi herkes tarafindan ulasilabilir zellikte olmasi gerekir. "Yemin
ederim" veya buna benzer szckler yemin sayilmadigi gibi, bu ifadeleri tasiyan cmleler de
yemin cmlesi sayilmazlar. Yemin somut kanitlardan, yemin cmlesi de Rabbimizin
Kur'an'da ifade ettigi sekilde somut kanitlarla glendirilmis yargilardan olusmalidir.


Kasem Cmlesinin Yaps ve Belirgin zellikleri:

Kasem cmlesinin birinci blm olan "kasem blm", kasem edatlari olan [vav, be,
te] harflerinden birinin ilk szcgn basina getirilmesi ile olusturulur. Cmlenin ikinci
blm olan "kaseme cevap blm" ise mutlaka bagimsiz bir cmle hlindedir ve istenildigi
gibi degil, bazi kurallara tbi olunarak kurulur:
Kaseme cevap olan cmle;
Isim cmlesi ve ayni zamanda olumlu ise, basina mutlaka " . lam" veya " ' inne"
tekit edatlarindan birisi veya her ikisi birden getirilir.
Yok, eger fiil cmlesi ise, asagidaki kurallar uygulanir:
Fiil cmlesi olumlu ise;
a - Fiil gemis zaman kalibinda oldugu takdirde fiilin basina " - kad" ve " . lam" edatlari
birlikte getirilir. Istisna olarak bazi durumlarda "lam" hazfedilebilir/gsterilmeyebilir. Fiil
genis zaman kalibinda ise fiilin basina "lam" sonuna da "tekit nunu" getirilir.
b- Cmle olumsuz ise, fiilin basina ma veya la nefy edatlarindan birisi getirilir.
26
Kur'an'da kasem edilen seylerin tm, ileri srlen tezlerin kanitlari olarak islev
grmektedir. Rabbimiz bir ok olaya, sisteme veya "sey"e kasem etmekte ve bunlari belirttigi
yargiya kanit gstermektedir. Mevcut meal ve tefsirlerde bu nemli kural ihmal edilmekte,
kasemler cevapsiz kalmakta, dolayisiyla Rabbimizin mesajlari kullarina dogru olarak
ulasamamaktadir.




5-8
Artk, yaknda hak dinden karak kendini ateye atmy olan
hanginizmiy greceksin, onlar da grecekler. Sphesiz Rabbindir, yolundan
sapan en iyi bilen. Yine O'dur klavuzlanarak dogru yola ermiy olanlar en iyi
bilen. O hlde hiret gnn yalanlayan o kiyilere itaat etme!


Alak suresinde peygamberimize karsi olanlar, insan, salati engelleyen kisi, o
bilmedi mi? eger o son vermeyecek olursa, and olsun, onu yalanci, gnahkr
pereminden tutup srkleyecegiz!, o zaman o meclisini agirsin!, ona boyun egme! gibi
tekil ifadelerle anilmislardi. Bu surede ve bu ayette grdgmz ve bundan sonra da
grecegimiz gibi, bu kimseler artik ogul olarak ifade edilmeye baslandilar. Artik kfirler,
msrikler tm meclisleriyle, yandaslariyla, evreleriyle birlikte ilahi hitabin muhatabidirlar.



Ilk vahiy sirasinda peygamberimizde olusan endiselerden birisi de, herkesin kendisini
deli zannedecegi endisesi idi. Alak suresinde Kell [Hayir, hayir!] szleriyle toptan
reddedilen endiseler, bu surenin ikinci ayetinden itibaren detaylandirilmaya baslanmistir. O
ayette peygamberimize inen vahiyler nedeniyle delirdigini dsnmemesi gerektigi
bildirilmekte, bu ayette ise baskalarinin ayni yndeki dsncelerinden endise duymamasi
gerektigi vurgulanmaktadir.



Ne enteresandir ki, Mekkeli kodamanlar kendilerinin dogru yolda olduklarini
zannediyorlar, peygamberimizin ise sapkin biri oldugunu ileri sryorlardi.



9-16
Onlar arzu ettiler ki, sen onlara yag ekesin, onlar da hemen sana yag
eksinler. ok yemin eden, ayaglk, alayc, gammaz; arkadan ekiytiren,
arabozucu, kovuculuk iin gezip duran, mal ve ogullar var diye hayr
engelleyen, saldrgan, gnaha batmy, kaba/obur, sonra da ktlkle damgal
yu asalaklarn hibirine itaat etme. hireti yalanlayan o kiyi, yetlerimiz
kendisine okundugu zaman: Daha ncekilerin masallar dedi. Yaknda Biz
onun burnunu srtecegiz.




Ayetlerdeki ifadeden, uzlasma iin bile olsa, yag ekmenin/yaltaklanmanin Rabbimiz
tarafindan tavsiye edilmeyen bir davranis oldugu anlasilmaktadir.
27



,--, .'- '- Z mlin ve benn ifadesi mal ve ogul sahibi demektir. Bu, ok
sayida taraftari olmak, genis evreli olmak anlaminda bir Arap deyimidir.
Alak suresinde Insan kendini yeterli grdgnde [zengin olduguna inandiginda]
kesinlikle azar seklinde ifade edilen zdeyisin ayrintilari burada aiklanmaktadir.
Bu ayetlerde dine karsi savasanlarin nitelikleri sayilmistir:
-

`= Hallaf: Olur olmaz her seye yemin eden.


,+- Mehin: Asagilik.
' - Hemmaz: Alayci, baskalarini kk gren.
,-- Nemim: Insanlar arasinda lf getirip gtren.
_'

-- Mennain lilhayr: Hayirlara engel olan.


--- Mu'ted: Haddi asan, azgin.
,`' Esim: Alabildigine gnahkr.
.-= Utull: Kaba, obur, ahlksiz
,- Zenim: Asalak

Bu nitelemelerle, Mekke'nin Halk Meclisi yeleri olan Velid b. Mugre, Ahnes b.
Serik, Esved b. Yegus ve Ebu Cehilin kt kisilikleri anlatilmaktadir. Gerekten de
biyografileri incelendiginde bu tgutlar etesinin yukaridaki ayetlerde belirtilen nitelikleri
tasidiklari grlmektedir.

Bazi yorumcular ,- zenim szcgyle Velid b. Mugre'nin soysuzlugu, piligi
yzne vuruluyor gibi aiklamalar yapmislardir. Bizce bu grs isabetsizdir. nk bir
kimsenin zina ocugu olmasi o kimsenin suu degildir. Byle bir durumdan onun ana-babasi
sorumludur. Baskalarinin suundan dolayi bir kimsenin itham edilmesi Islam anlayisa gre
dogru degildir.


Alak suresinin 15 ve 16. ayetlerinde: Kesinlikle senin dsndgn gibi degil! Eger
salt edene; ml ynden ve zihinsel aidan destek olan; toplumu aydinlatmaya alisan
kimseye engel olan o kisi, salti; ml ynden ve zihinsel aidan destek olmayi; toplumu
aydinlatmaya alismayi engellemesine son vermeyecek olursa, andolsun, peremden; yalanci,
gnahkr peremden; saindan tutup srkleyecegiz! denilmisti. Hortum zerine damga
basmak da gnahkr peremden tutup srklemek gibi, bir kimseyi toplum nnde rencide
etmek, basini beldan belya tasimak, burnunu srtmek anlamlarina gelmektedir.


17-24
Sphesiz Biz, o iftlik sahiplerine bel verdigimiz gibi onlara bel
verecegiz: Hani onlar, sabah olunca kesinlikle iftligin rnlerini
devyireceklerine yemin etmiylerdi. Bir istisna da yapmyorlard. Ama onlar
uyurken Rabbin tarafndan bir tayfun iftligin zerinden dolayverdi. Sabaha,
iftlik, biilmiy/devyirilmiy gibi oluverdi. Sabahladklar vakit birbirlerine
seslendiler: Haydi, devyirecekseniz sabahleyin erkence gidin! dediler. Hemen
yola koyuldular, aralarnda fsldayyorlard: Sakn bugn aranza bir yoksul
sokulmasn!



28
Surenin bu ayetinde deta bir parantez ailip simariklarin ve sapkinlarin nasil
cezalandirilacagi ile ilgili rnekler verilmekte, bu rneklerle peygamberimizin karsitlari
siddetle ikaz edilmektedir. Ana konuya 48. ayet ile devam edilecektir.

Ayette geen bel kelimesinin szlk anlami yipratmak, bitkin dsrmek
demektir. Sinanmak veya denenmek insani yipratan bir sre oldugu iin bu szck de
zamanla bel szcg yerine kullanilir olmustur.
Yce Allah kisileri ve toplumlari bazen sikinti iinde birakabilir, zorluklara ve
darliklara dsrebilir. Bunlar bir bakima insana verilen bel hkmndedir. Bu
sinamanin/denemenin nedeni, insanlarin akillarini baslarina almalarini, yanlis yolda olanlarin
istikametlerini dzeltmelerini, isyan ierisinde olanlarin Allah'a itaate dnmelerini saglamak
iindir. Dinin emir ve yasaklari da bir anlamda beldir. nk bazi emirler insan bedenine
zorluk verir, bazi yasaklar ise nefisleri disiplin altina alir. Byle durumlarda insanlarin iyileri
ve ktleri aiga ikar, skredenlerle nankrler belli olur. Bel szcg ile ilgili olarak
asagidaki ayetler incelenebilir:
Bakara 49, 155-156, 249; Saffat 106; Duhan 33; Maide 48, 94; En'm 165; l-i Imran
152, 154, 186; A'rf 141, 163, 168; Enfal 17; Yunus 30; Hud 7; Mlk 2; Muhammed 4, 31;
Enbiya 35; Kehf 7; Neml 40; Fecr 15, 16; Nahl 92; Insan 2; Ahzab 11; Ibrahim 6.
Surenin 8-14. ayetlerinde belirtilen zellikleri tasiyanlara da tipki iftlik sahiplerine
verilenler gibi bellarin verilecegi belirtilmektedir. iftlik sahipleri ile kastedilenler ise
inansiz, izansiz, Allah'in verdigi fazlaliklarla simarmis, kendilerinin ve ellerindekilerin asil
sahibinin Allah oldugunu unutarak azmis zenginlerdir. Bu profili tasiyan kimselerin bugn de
hl degisik sifat ve isimlerle varliklarini srdrdkleri bilinen bir gerektir.


Bir istisna da yapmyorlard.

Bu ayetle ne kastedildigi hakkinda kimileri Yapacaklari is iin insallah demediler
seklinde, kimileri de Kazanlarindan yoksullara pay ayirmadilar, ayirmayi dsnmediler
seklinde aiklama yapmislardir. 28. ve 29. ayetlerle beraber Kalem suresinin btn dikkate
alindiginda, ayetin Hibir terslikle karsilasmayacaklarina inanarak, yapacaklarini kesin ve
garantili grerek, herhangi bir srprize hazir olmadan, Allah'tan bir mani olacagini
dsnmeden anlamlarina geldigini sylemek mmkn olur. Yaraticinin destegini yok sayip
zamana, mekna, paraya, piyasaya hkim oldugunu dsnerek bir gn sonraki kazanlari iin
korkusuzca ve emin olarak pln yapanlar, her an aci bir hayal kirikligiyla, hayatlarini alt st
edecek bir kirilma ani ile karsilasabilirler.


Ama onlar uyurken Rabbin tarafndan bir tayfun iftligin zerinden dolayverdi.

Ayette geen --'= tif szcgnn kk -,= tavfdir. Anlami bir seyin
evresinde yrmek demektir. Bir seyin etrafinda dolanmak da ayni szckle ifade edilir. Bu
anlamindan dolayi Kbe'nin etrafinda dolanmaya -',= tavaf denir.
Tayf, taife, tayfa, tayfun, tufan szckleri de bu kkten tremedir.
Ayetteki --'= Tif/dolasan ifadesi rzgr gibi hareketli bir seyi agristirmaktadir.
Bahenin basina gelen durumun lkal/kism olusu, dolasan seyin hortum denen bir rzgr
oldugu izlenimini vermektedir. Tayfun ve kasirga tipi bir rzgar olsaydi, sadece sz edilen
kimselerin bahelerine degil tm evreye zarar vermis olurdu.
Bahe sahiplerinin elde ettikleri seyler, doganin, insan toplumlarinin ve ellerinin
rettigi seyler degil midir? Peki, dogayi yaratan, insanlari yaratan ve dzenleri yaratan yok
29
mudur? Yaratmak kadar yok edivermek de O'nun iin bir gz kirpmasi kadar kolay degil
midir? Allah'i unutanlara Allah kendini mutlaka hatirlatir. Bu hatirlatma genellikle Onu
unutturan seylerin insanlarin ellerinden alinmasiyla olmaktadir. Baheyse bir dolu yagar,
gemiyse gn gelir batar, evltsa ellerinden alinir.
Dnyadaki hibir varligin Allah'i bize unutturmamasi gerektigi asla hatirdan
ikarilmamalidir. Iste bu pasajda, sahip olduklari iftlik nedeniyle kendilerini ok gl
gren, kendilerini Allah'a ihtiyalari olmayacak kadar zengin zanneden, kendilerinden baska
hi kimseyi dsnmeyecek kadar bencil insanlarin nasil bir anda kolayca kendilerine
getiriliverdigi anlatilmaktadir.



Sabaha, o bag, biilmiy/devyirilmiy gibi oluverdi.

, -'' es Sarim kelimesinin kk anlami ekin bimek demektir. Genel bir tarim
terimi olarak rn toplamak anlaminda kullanilir. Sarm szcg edilgin olarak kullanilir ve
rn toplanmis, hi rn kalmamis anlamini tasir. Szcgn baska anlamlari da olmakla
birlikte 22. ayette zellikle ekin bimek, rn toplamak anlami daha uygun dsmektedir.
Anlasiliyor ki, hortum dedigimiz rzgr bagda, bahede, tarlada ne varsa kknden skms,
gtrms, tarla bir kum yiginina dnsmstr.


Sabahladklar vakit birbirlerine seslendiler: Haydi,
devyirecekseniz sabahleyin erkence gidin! dediler. Hemen yola koyuldular,
aralarnda fsldayyorlard: Sakn bugn aranza bir yoksul sokulmasn!

Kur'an'in daha ilk gnden zerinde durdugu ana ilkelerden biri de miskine/yoksula is,
g ve yiyecek temin edilmesidir. Bu ilkenin kalplere yerlestirilmesi baglaminda bahe
sahiplerinin tutumu ele alinmakta, bu simge kisilerin sosyal adalet aisindan kt bir zihniyete
sahip olduklari ve byk bir su isledikleri beyan edilmektedir.
Zenginligin en byk tehlikelerinden birisi de malini kiskanmaktir. Yoksullarin
zenginler iin bir kurtulus vesilesi oldugunun unutulmasi, yoksullarin ellerindekinden kolayca
vazgeebilmelerine karsilik zenginlerin mallarina siki sikiya sarilmalari bir ok anlatinin
konusu olmustur. Anlatilar bir kenara, Kuranin bu konudaki duyarliligini iyi degerlendirmek
gerekmektedir. Zekat ibadeti, Allah'in bizim iin ngrdg yasam biiminin en nemli
eylemlerinden biridir. Sosyal hayatin herkese bilinen bir geregidir ki, toplumun kimi yeleri
digerlerine gre maddeten daha stn bir durumda bulunurlar. Ekonomik bakimdan gl
olanlar, ellerindekileri Rablerinin verdigi nimetler olarak grp bu nimetlerde yoksullarin da
payi oldugunu hatirlamali, ellerindeki imkanlardan yoksullari da yararlandirmayi asla ihmal
etmemelidirler. Yce Allah, malca stn kildigi kullarina ellerindeki varliklardan yoksullar
iin de pay ayirmalarina hkmetmistir. Konuyla ilgili daha detayli bilgi Fecr, Duha ve Mn
surelerinde verilecektir.



25-29
Sadece engelleme gcne sahip/yiddete gleri yeten bir tavrla
erkenden gittiler. Ama iftligi grdklerinde: Biz yphesiz biz yayirmiyiz/ yanliy
yere gelmiyiz; yok yok, biz yoksun birakilmiyiz; Allah bizi cezalandirmiy! dediler.
En hayrl olanlar: Ben size Allah'i noksanliklardan arindirmiyor musunuz?
dememiy miydim? dedi. Onlar: Rabbimiz Seni tenzih ederiz, dogrusu bizler
yanly; kendi zararlarna iy yapan, haksz davranan kimselermiyiz! dediler.
30

Bu pasaj, Allah'i unutma hatasina dsp stne bir de cimrilik ekleyenlerin basina
neler geldigini anlatmaktadir.
_,--- Tesbih kavrami, _-- Sebh kknden tremis bir kelimedir. Sebhin
szlk anlami havada ve suda hizli hareket etmek, geip gitmek, yzerek uzaklara gitmek
demektir.
Tesbih ise Allah'i O'na yakismayan seylerden tenzih etmek/uzak tutmak, yani Allah'i
yceltmek, O'nun her trl kemal sifatlarla donanmis oldugunu iyi kavramak ve bunu her
vesile ile ilan etmek demektir. Bunun detayi insaallah Ala ve Kaf surelerinde verilecektir.
Ayni kkten gelen '=-- Sbhan Allah'in bir ismi olup ok tenzih edilen, her
trl kusurdan uzak olan demektir.
Kur'an'da birok ayette, yerde ve gkte olan her seyin Allah'i tespih ettigi bildirilir.
Bunun anlami, en kgnden en byk olanina kadar evrendeki tm varliklarin Allah'in her
trl kusurdan uzak oldugunun delili olmasi demektir. Yoksa var olan her sey, elde tespih,
Sbhanellah! Sbhanellah! Sbhanellah! der demek degildir. Tesbihin otuzlk ya da
doksan dokuzluk imameli tespihlerle namazlardan sonra otuz kere Sbhanellah demeyle
bir ilgisi yoktur. Tesbih, Yaratan'i tm nitelikleriyle tanimak ve tanitmaktir. Bu da herkesin
yapacagi bir is olmayip, Allahi hakkiyla takdir eden bilge kisilerin yapabilecegi bir istir.
Tesbih kelimesiyle ayni kkten gelip Allah'i tesbih etmeyi ve Onu yceltmeyi ifade
eden kelimeler, Kur'an'da yze yakin yerde gemektedir.




30-32
Sonra dndler, birbirlerini knyorlard: Yaziklar olsun
bizlere! Bizler gerekten kendini firavun gibi gren azginlarmiyiz, umariz ki
Rabbimiz bize onun yerine daha hayirlisini verir; gerekten biz btn midimizi
Rabbimize eviriyoruz.


Musbetlerden ibret almak, verilen gtlerden ders ikarmak ve yapilan uyarilarla
dogruya ynelmek byk bir erdemdir. Yapilan bir hatadan sonra Ben zaten cehennemligim,
artik yapacak bir sey yok seklinde dsnmek, Allah'a teslim olmaya dayali bir yasam
biiminde asla sz konusu olamaz. Tvbe, yapilan hatalarin tekrarlanmayacagina dair Allah'a
sz vermek, her seye yeniden baslamak iin Ondan yeni bir firsat dilemektir. Zaten Allah da
sirk hari btn gnahlari affedendir, bagislayandir, Rahm'dir. (Zmer; 53) Ilerideki
surelerde bu hususla ilgili detaylar rnekleriyle yer almaktadir.



33
Dnyadaki azap iyte byledir! Elbette hiret azab daha
byktr, keyke bilenlerden olsalard!

Rabbimiz, simarik insanlari Rabblerini hatirlamalari ve yola gelmeleri iin yukarida
aikladigimiz gibi esitli bellarla sinar. Bu sinama Kuranin esitli yerlerinde pek ok kez
vurgulanir. Buna paralel olarak yaygin bir zdeyisle de insan iin bir musibetin bin nasihatten
daha etkin oldugu dile getirilir.

41
Insanlar dnerler diye; kendilerinin elleriyle kazandiklari seyler yznden, yaptiklarinin bir
kismini onlara tattirmak iin karada ve denizde kargasa ortaya ikti.
(Rum/ 41)

31
20,21
Ve yoldan ikanlara gelince, onlarin varacagi yer de Ates'tir. Her ikmak istediklerinde
oraya yeniden evrilecekler ve onlara, Yalanlayip durdugunuz Ates'in azabini tadin denilecektir.
Hi kuskusuz, dnerler diye onlara, byk cezanin biraz hafifinden, en yakin cezadan da tattiracagiz.
(Secde/ 20,21)

Bu ayetin mucizeligi ilk kez Mekke msriklerinin Bedir'e gitmesi esnasinda ortaya
ikmistir. Mekkeli msrikler Bedir'e peygamberimizi ve arkadaslarini ldrmeye yemin
ederek gitmislerdi. Kendilerine ok gveniyorlar, herhangi bir tersligin olabilecegini asla
hesaba katmiyorlardi. Yola ikmadan nce Kbe'yi tavaf etmisler, ikiler iip kazanacaklari
zaferi nceden kutlamislardi. Fakat Yce Allah tm mitlerini tersine eviriverdi, hayalleri
yikildi, perisan oldular. Bir kismi da ibret alip Mslman oldu. Dnya tarihi buna benzer
rneklerle doludur.



34
Sphesiz ki Allah'n korumas altna girmiy kiyiler iin Rableri
yannda nimetleri bol cennetler vardr.
35
Ya artk, Mslmanlar
gnahkrlar gibi yapar myz?

Otuz besinci ayetten sonraki (35-41) ayetlere zellikle dikkat edilmelidir. Zira bu
ayetler byk mucizeler iermekte ve akilli insanlara yol gstermektedir.


36
Neyiniz var, nasl hkmediyorsunuz?
37,38
Yoksa iinde, ders aldgnz
yeyler: Siz bu lemde neyi seerseniz/begenirseniz o kesinlikle sizin olacak
garantisi verilmiy olan size ait bir yazl belge mi var?
39
Ya da size kary
kymet gnne kadar srecek, Siz her ne hkm verirseniz kesinlikle yle
olacak diye zerimizde yeminler/taahhtler; stlenmeler mi var?
40
Sor bakalm hireti yalanlayan o kiyilere, ilerinden byle bir yeyi
hangisi garanti etmektedir?
41
Yoksa onlarn ortaklar m var? O hlde
ortaklarn getirsinler, eger dogrulardan iseler.
42
Geregin btn plaklgyla ortaya konulup iyin bymeye bayladg,
iyin ciddleytigi ve boyun egip teslim olmaya davet edildikleri gn artk gleri
yetmez.
43
Gzleri yere egilmiy, kendilerini bir horluk, dyknlk sarmy
bulunur. Oysa onlar, sag-salim iken de boyun egip teslim olmaya davet
ediliyorlard.



Ahireti yalanlayanlara sesleniliyor: Ne oluyor size? Bu inanca, bu karara nasil
variyorsunuz? Ahirette hesap vermeyeceginize nasil inaniyorsunuz?



geleri itibariyle bu ayet yukaridaki sekilde birlestirilebilir.
Bu ayetlerde inkrcilarin inan ve kanaatlerinin hibir aslinin olmadigi, bu inan ve
kanaatlerin hibir kitapta yer almadigi, Allah tarafindan verilmis bir yemine ve taahhde
dayanmadigi, byle bir inanca kimsenin garantr olmadigi ve kendilerine destek verecek
ortaklarinin da bulunmadigi, kisaca ahireti yalanlamalarinin hibir kanita dayanmadigi,
kuruntudan teye gemedigi belirtilmektedir.
Bu pasaj, gnmzde kendilerine gre bir din algisi gelistiren Mslmanlarin ibretle
dsnp anlamasi gereken mesajlar tasimaktadir. Bugnn Mslmanlarinin da kendilerine
32
zg yzlerce dini ierikli kitabi vardir. Onlari okurlar, onlardan ders alirlar; iman ve
amellerini onlara gre belirleyip onlara gre yasarlar. Kur'an'da Allah yzlerce kez sefaati
kendi iznine baglamisken o kitaplardaki peygamber ahirette onlara kefil olmustur. Hem de
Benim sefaatim mmetimden byk gnah isleyenleredir demek suretiyle onlarin her trl
yanlis isini deta tesvik etmistir. Bu da yetmemis, Berat gecesi diye uydurduklari gecede,
mmetten Ben Kelb kabilesinin koyunlarinin ynleri sayisinca gnahkrin affedilecegi
garantisini vermistir. Kisacasi o kitaplarda canlari ne istiyorsa hepsi vardir. Var olan o seyler
arasinda, sadece mritlerine himmet edecek, son nefeslerinde imanlarini kurtaracak ortaklari,
seyhleri, statlari vardir.


44
O hlde bu sz/Kurn' yalanlayanlar Bana brak! Biz onlar
bilmedikleri yerden yakalayacagz.
45
Ve Ben, onlara mhlet veririm; sre
tanrm, nk Benim plnm zordur/saglamdr.

Bu ayetler ileride yalanlayicilarin basina neler gelebilecegine isaret etmektedir. Bu,
bizzat kendilerine verilecek bel/ceza olabilecegi gibi, soylarindan mminlerin gelmesi de
olabilir. Velid b. Mugre ile Halid b. Velid rneginde oldugu gibi. Buna benzer daha onlarca
rnek verilebilir.

46
Yoksa sen onlardan bir cret istiyorsun da bu yzden onlar agr bor
altnda m eziliyorlar?
47
Yoksa grmedikleri, bilmedikleri yeyler, gelecekte
olacak olaylar yanlarnda da onu onlar m yazyorlar?
48
yleyse Rabbinin karar iin sabret, bunalan kiyi gibi olma. Hani o, bir
kez ayr bunaldgnda Rabbine seslenmiyti.
49
Eger Rabbinden o'na bir iyilik
ulaymasayd, knanmy bir durumda, boy bir yere atlacakt.
50
Ancak, Rabbi
o'nu seti, sonra da iyilerden biri yapt.




Bu ayetlerle ana konuya dnlerek egitime devam edilmektedir. Bu ve bundan sonraki
ayetleri 16. ayetin devami olarak degerlendirebiliriz.

Yce Rabbimiz burada peygamberimizi uyararak isinin cidd, etin ve zor
oldugunu, Yunus ve Musa peygamberin yaptigi hatayi yapmamasi gerektigini ihtar
etmektedir.


SABR
Esas anlami habsetmek, ierde tutmak olan sabir, aklin ve dinin gsterdigi
yolda sebat etmek, kararli olmak, gevsememek; yani insanin elinde olmadan
basina gelen ve ona byk zntler veren musibetlere karsi koymak, onlarin
stesinden gelmek iin mcdele etmektir. Sabrin ne oldugunu incelerken ne
olmadigini da belirlemek gerekir. Iyi bilinmelidir ki, haksiz yere mahkmiyete
boyun egmek, miskinlige, uyusukluga ve asagilanmaya razi olmak, zillete, haksiz
tecavzlere, insan onuruna glge dsrecek saldirilara katlanmak, bunlara karsi
33
sessiz ve pasif kalmak, dayanmak, disini sikmak, sabretmek degildir. nk mesru
olmayan seylere karsi sessiz kalmak, o davranisa ortak olmak demektir. Aksine
sabir, bu tarz ktlklerle mcdele etmek, bunlara karsi ikmak, bir hakki
savunmak ve korumak iin aba gstermek, bu srete kararli olmaktir. Rabbimiz,
Sabri l-i Imran/ 146da Nice peygamberler de vardi ki kendileriyle beraber
birok Allah erleri savastilar; Allah yolunda kendilerine isabet eden seylerden
gevsemediler, zaafa dsmediler ve boyun egmediler. Ve Allah, sabredenleri sever.
seklinde beyan buyurmustur Insanin kendi gc ve iradesiyle stesinden
gelebilecegi ktlklere katlanmasi ya da karsilayabilecegi ihtiyalari temin etme
konusunda gevseklik gstermesi sabir degil, cizlik, tembellik ve korkakliktir. Tm
peygamberlerin de ortak zelligi olan sabrin, Islm'da ok nemli bir yeri vardir.
Bunu tek kelimeyle veya birka szckle ifadeye alismak szcgn anlamini
yansitmamaktadir. O nedenle szcg Arapa'dan Trke'ye gelis sekliyle
birakiyoruz. Okurlarimiz sabir szcgnn anlamini iyi bilmelidirler.
Kur'an'in yetmisten fazla ayetinde geen -- Sabr kelimesi, halk
arasindaki kullanimiyla aciya katlanma, sikinti ve zorluklara karsi sogukkanlilikla
direnme anlamlarina gelmektedir. Ancak Allah'in Kur'an'da sabirli insanlari vmesi
ve onlari hesapsizca dllendirecegini bildirmesi, bu kelimenin daha derinlikli
olarak incelenmesini zorunlu kilmaktadir. Bu nedenle kavram daha detayli bir
sekilde aiklanmaya alisilacaktir. Sabir, aklin ve dinin gsterdigi yolda sebat
etmek, kararli olmaktir. Insan psikolojisi zorluga degil kolayliga, aciya degil haz
almaya, feragate degil bencillige egilimlidir. Bu nedenle bazi ibadetler ve ahlk
davranislar insana zor gelebilir. Mesel, cebindeki parayla bir yoksula yardim
etmektense onu kendine harcamayi, alisip yorulmaktansa eglenmeyi, gezip
tozmayi daha ok isteyebilir. Varini yogunu tm vaktini Allah rizasini kazanmak
iin harcamasi yerine sicacik yatakta uykusuna devam etmeyi daha cazip bulabilir.
Bu gibi durumlarda insani erdeme ve iyi olmaya sevk eden, zor sartlari kolayca
kabul edip geregini yapmaya ynelten, sogukta senmeden kalkip namaz kilmasini,
uzun yaz gnlerinde bitkinlik duymadan oru tutmasini, ikarina olmasa da iyi ve
dogru davranislarda bulunmasini saglayan g, sabirdir.
Sabir, aklin ve dinin gsterdigi yolda, nefsin asiri istek ve arzularina
direnmektir. Akil, din ve toplum kurallari dogru bulmasa da, insanlar ogu zaman
nefislerine hos gelen arzularini tatmin etmek isterler. Sabir, insan psikolojisinin bu
kuvvetli ekim gcne ragmen kisinin hi tereddt etmeden erdemli davranislari
semesini saglayan gtr.
Sabir, insanin elinde olmadan basina gelen ve ona byk zntler
veren musibetlere karsi koymak, onlarin stesinden gelmektir. Bazi sikintilarin
insanin irade gcn astigi bir gerektir. Dogal afetler, savaslar, savas ortami iinde
karsilasilabilecek lm korkusu, yokluklar ve iskenceler, kendisinin veya
yakinlarinin basina gelen felketler, insanin istese de engelleyemeyecegi mutsuzluk
ve aci duyma nedenleridir. Bylesi olaylar insan psikolojisinin hoslanmadigi ve
daima kainmak istedigi durumlardir. Bu durumlar insanda madd yikimlar kadar
manev yikimlara da yol aarlar. Iste, bu gibi durumlarda insanin metanetini ve
hayata bagliligini kaybetmesini nleyen, ektigi acilara ragmen Allah'a isyan
etmeden mcadelesine devam edebilmesini ve ayakta kalabilmesini saglayan g,
sabirdir.
Sabir, btn peygamberlerin de ortak bir ahlak niteligidir.
Peygamberlerin tevhit mcadelelerini dile getiren Kur'an ayetleri, bize onlarin sabir
ve sebatlarini rnek olarak gstermektedir. nk Allah'in dinini teblig ederlerken
34
esitli sikintilara ugramislar, eziyet grmsler, yurtlarindan ikarilmislar, zindanlara
atilmislar fakat daima sabretmislerdir. Dolayisiyla her Mslman Allah'in elilerini
rnek almali, kurtulusun sabirda oldugunu dsnerek sabirli olmali ve bu konuda
Allah'tan yardim dilemelidir.
Ancak sabrin ne oldugunu incelerken ne olmadigini da belirlemek gerekir. Iyi
bilinmelidir ki, haksiz yere mahkmiyete boyun egmek, miskinlige, uyusukluga, hor
grlmeye ve asagilanmaya razi olmak, zillete, haksiz tecavzlere, insan onuruna
glge dsrecek saldirilara katlanmak, bunlara karsi sessiz ve pasif kalmak,
sabretmek degildir. nk mesru olmayan seylere karsi sessiz kalmak, o davranisa
ortak olmak demektir. Aksine sabir, bu tarz ktlklerle mcadele etmek, bunlara
karsi ikmak, bir hakki savunmak ve korumak iin aba gstermek, bu srete
kararli olmaktir.
Insanin kendi gc ve iradesiyle stesinden gelebilecegi ktlklere
katlanmasi ya da karsilayabilecegi ihtiyalari temin etme konusunda gevseklik
gstermesi sabir degil, acizliktir, tembelliktir, korkakliktir. Sabir konusuna Asr
suresinde de deginilecektir.


HUT

Hut szcg Kuranda Kehf suresinin 61. ve 63. ayetleri ile Kalem
suresinin 48. ve Saffat suresinin 142. ayetlerinde tekil olarak, bu ayette de ogul
olarak yer almistir.
-,= Hut szcg, dil bilimcilerinin bir kismina gre balik, bir kismina
gre de byk balik demektir. Bu anlamiyla szck, tatli ve tuzlu sularda yasayan
sogukkanli omurgalilarin genel adi olmakla beraber, eski aglardan beri bilinen
burlar kusagindaki bir takimyildizin adi olarak da kullanilmaktadir.
Ancak Kurani dogru anlamak iin szcklerin teamldeki kullanimini degil,
gerek anlamlarini bilmek gerekmektedir.
Bu szcgn kk olan -,= hvt, Arap dilinde hut ve havt olmak zere
iki trl okunur. Bu okunuslara gre ortaya ikan iki szcgn Bedeviler arasindaki
kullanimi ise su anlamlara gelmektedir:
Hut szcg, Ve Sahip l hayre fi sebabihi / Hten, iz m zden /
misralari olan bir siirde tespit edilmistir. Szck burada agir agir da yutsa, abuk
abuk da yutsa kendisine kfi gelmeyen [doymayan, doyma duygusu olmayan]
anlaminda kullanilmistir.
Havt szcg ise kusun suyun evresinde veya vahs hayvanin bir seyin
evresinde dnp durmasi, oradan ayrilmamasi anlamindadir. Buna da Islm ncesi
ve sonrasi dnemden birok rnek mevcuttur.
14

Bu temel aiklamadan anlasildigina gre, hut szcg aslinda doyma hissi
olmadigi ve doydugunu bilmedigi iin baliklara yakistirilmis bir sifattir, balik demek
degildir. Nitekim herkesin bildigi gibi, sularda yasayan baligin esas adi semektir.
Baliklarda doyma hissinin olmamasi, yemelerine ara verme sebebinin doymalari
degil de tikanmalari olmasi bugn artik bilimsel bir bilgidir. Baliklarin bu
zelliklerini bilmeyen amatr akvaryumcularin, gnlk ihtiyacin zerinde yemleme
yaptiklari takdirde atlayarak len baliklarla karsilastiklari, gnlk hayata yansimis
bir gerektir. Balik oburlugunun balik cinsleri itibariyle gsterdigi zellikler ise Su
rnleri Fakltelerinin arastirma raporlarina da girmis durumdadir.

14
(Lisanl-Arab; c:2, s:644)
35
Buna gre, hut ve havt szcklerinin anlamlarini hirs, doyumsuzluk olarak
ifade etmek mmkndr.
Hut szcgnn Kuranda yer aldigi pasajlardaki anlatim dikkate alindiginda,
szcgn daima sebebiyet mecaz-i mrseli seklinde kullanildigi grlmektedir.
Yani, sebep olan hirs ve doyumsuzluk zikredilmekte fakat hirsin insanda sebep
oldugu bunalim ve karamsarlik kastedilmektedir.
Hut szcg Kuranda bir yerde de zimnen kullanilmistir. Bu yer Enbiya
suresinin 87. ayetidir. Burada Ynus peygamberden Znnun [kili sahibi, yani
Ninovali] ifadesi ile bahsedilmektedir. Bu ifade ile zimnen Ynus (as)dan
bahsedilmis olmasi, daha nce [inis sirasina gre 2. sure olan Kalem suresinde]
Ynusun (as) peygamberimize Sahibul-Ht [Htun Arkadasi) olarak tanitilmis
olmasi dolayisiyladir. Sahibl-Htun Yunus peygamber oldugu ise Saffat
suresindeki ifadelerden aika anlasilmaktadir. Kalem sresinde Yunus (as)dan ilk
kez bahsedilmis ve peygamberimize onun gibi olmamasi bildirilmistir:

48
yleyse Rabbinin karari iin sabret, bunalan kisi gibi olma. Hani o, bir kez asiri bunaldiginda
Rabbine seslenmisti.
49
Eger Rabbinden o'na bir iyilik ulasmasaydi, kinanmis bir durumda, bos bir
yere atilacakti.
50
Ancak, Rabbi o'nu seti, sonra da iyilerden biri yapti. (Kalem/ 4850)

Ancak peygamberimiz, muharref Tevrati okumayan ve Yahudi din
adamlariyla da herhangi bir iliskisi bulunmayan bir kisi oldugu iin, Kalem suresinin
indigi tarihte kendisine yukaridaki ayetler ile bildirilen Sahibl-Htun kim
oldugunu byk bir ihtimalle bilmemektedir. Kalem suresindeki bu ayetler ile
dikkati ekilip meraki celp edilen peygamberimiz, Sahibl-Htun yani Yunus
peygamberin kissasini Saffat suresinden grenmistir. Daha sonra inen Enbiya
suresindeki Znnn ifadesiyle zimnen Sahibl-Htun [Yunus peygamberin]
kast edildigi de bu bilgiler isiginda anlasilmaktadir:

87
Ve Znnn'u [kili sahibini, Ninovali'yi], hani fkelenerek gitmisti de kendisini sikintiya
sokmayacagimizi sanmisti. Sonra da karanliklar iinde, Senden baska ilh diye bir sey yoktur! Seni
tenzih ederim. Sphesiz ben yanlis; kendi zararlarina is yapanlardan oldum! diye seslenmisti.
88
Sonra da Biz, o'na cevap verdik ve o'nu, gamdan/zntden kurtardik. Ve iste, inananlari Biz
byle kurtaririz.
(Enbiya/ 87, 88)


Yunus peygamber ile ilgili olarak Kuranda verilen bilgiler, Kalem, Saffat ve
Enbiya surelerinde verilen yukaridaki bilgilerden ibaret olmasina karsilik, Kitab-i
Mukaddeste YUNUS adli bir blmle bir hayli ayrintili bir Yunus peygamber
hikyesi yer almistir.


Kitab- Mukaddeste yer alan Yunus peygamberin hikyesi, Kuran ile
yetinmeyen bazi Mslmanlar tarafindan maalesef asagidaki sekilde bir
ansiklopedik bilgi hline getirilmistir:

YUNUS

Gemis zamanlar Asurlular diye bir kavim vardi. Bu kavim Ninova sehrinde yasardi. Ninova o
vakitler en byk sehirlerden biriydi. Hz. Yunus da Allah tarafindan bu kavme peygamber olarak
gnderildi. Hz. Yunus peygamber oldugu zaman 30 yasindaydi.
36
Ninova halki ticaret ile ugrasan zengin bir ahaliydi. Bu zenginlik halkin gzn kamastirip
dogru yoldan ayrilmalarina neden oldu. Artik putlara tapiyorlardi. Ahireti dsnmez olmuslardi.
Hz. Yunus Ninovalilari Allah yoluna davet etti. Hz. Yunusa oka kfrler edildi. Ancak O,
yilmadan, yorulmadan, sabirla tam33 sene boyunca herkesi dogru yola agirdi. Allahin emri ile belli
zaman sonra baslarina bir felaket gelecegini anlatti.
Hz. Yunusun sylediklerine inananlar da inanmayanlar da olmustu. Hz Yunus Allahtan izin
almadan kavminden ayrildi. Felaket gn yaklasiyor, herkes Hz. Yunusu ariyordu. Fakat kimse
bulamiyordu.
Hz. Yunus Dicle kiyisinda bir gemiye bindi. Kendisi ile birlikte gemiye binen baskalari da
olmustu. Denize aildilar.
Bu arada Ninova ok hareketliydi. nk Hz. Yunusun syledigi gn gelip atmisti.
Gndz aniden gnes yok oldu. Her taraf karanliga brnd. Etrafta ok korkun sesler vardi.
Herkes birbirine Hz. Yunusu soruyordu. Sehirdeki putlari kirdilar. Allaha dualar ettiler, yalvardilar.
Allah dualari kabul etti. Beklenen felaketi yaratmadi.
Hz. Yunus ise gemideydi. Nasil olduysa gemi gitmiyordu. stelik hibir sebebi de yoktu.
Gemi batmak zereydi. Aralarinda bir karar aldilar. Kura ekilecek ve bir kisi gemiden atilacakti.
Kura ekildi. Hz. Yunus ikti. Kurayi yenilediler, tekrar Hz. Yunus ikti.
Hz. Yunus kalkti ve gmlegini ikardi. Allahin izni olmaksizin kavminden ayrilmisti. Bu
hatasi hi aklindan ikmiyordu. Gn batiminda Allaha tvbe ederek kendini engin sulara atti.
Yaptigi tvbeyi Yce Allah kabul etti. Hz. Yunusu kurtarmasi iin byk bir balik gnderdi.
Hz. Yunus denizin sularina gmldgnde, balik Hz. Yunusu yuttu, Hz. Yunusu karninda
muhafaza etti. Daha sonra kiyiya geldiginde Hz. Yunusu kiyiya birakip uzaklasti.
Hz. Yunus ok yorgundu, yryemiyordu. Srnerek kumsala dogru ilerledi. evreye bakindi.
Bcekleri ve zararli hayvanlari grd. Oraya yigilivermisti. ok yakici bir gnes vardi. Yce Allah
bir bitki yaratti. Bu bitkinin adi Yaktin idi. Yaktin ok abuk byd. Hz. Yunusu gnesten ve
bceklerden korudu
Artik Hz. Yunus kendine gelmisti. Fakat nerede oldugunu biliyordu. Yola koyulmak iin
hazirliklar yapti. Sonra yola ikti. ok uzun bir yolculuktan sonra Ninovaya vardi.
Hz. Yunus nihyet kavminin yanina varmisti. Ninovada Hz. Yunus byk bir sevgi ve
saygiyla karsilandi, Hz. Yunus grd ki putlar yok olmus, kavmi yalniz ve yalniz Yce Allaha
ibadet ediyordu. Ninovalilar, dogru yolu bulmustu. Hz, Yunus ok sevindi. Grdkleri onu ok
etkilemisti. Skretti. Hz. Yunus uzun yillar kavmi ile beraber Allaha ibadet ederek yasadi.
lmnn yaklastigi zaman Ninovadan ayrildi. Kimse nereye gittigini bilmiyordu. Daha
sonra bilinmeyen bir tarihte, bilinmeyen bir yerde ld.
Hz. Yunus'un Asurlulardan ayri kalmasi ile beraber, kavim yeniden dinden uzaklastilar. Bunun
zerine Allah Ninova sehrini dsmanlarin isgaline izin verdi. Bylece Asurlular devleti yikildi.

Bunlardan baska, yasinin 1000in stnde oldugu, 950 sene peygamberlik
yaptigi gibi Yunus peygamberle ilgili retilmis daha birok Kuran disi senaryo
mevcuttur. Biz bu rneklerin sayisini arttirmakta yarar grmemekle beraber, bu
hikyelerdeki tutarsizliklari grmezden gelmek de istemiyoruz.
Mesel cograf bilgiler ve o gnn teknolojik seviyesi dikkate alinarak
dsnldgnde, Tevratta Yunus peygamberin kama tesebbsyle ilgili olarak
anlatilanlarin gerek olmasi mmkn grnmemektedir. nk Tevratta geen
Ninova, Yafa ve Tarsis ile ilgili cograf ve tarih bilgiler syledir:

Ninova: Asur kralliginin bakenti. Diclenin sol kivisinda, irmagin Hoser ile birletigi
yerde
15

Yafa: Israil devletinde ehir. Tel Avivin varou. Akdenize hkim yksek bir burunda.
Sayfiye yeri
16

Tari: Esk cog. Tartessos lkesinin adlarindan biri. Endls blgesine o sirada
Tartessos (Tharsis) lkesi adi veriliyordu
17


15
(M. Laorusse c:9, s:362)

16
(M. Laorusse c:12, s:686)

17
(M. Laorusse c:11, s:911-913)

37

Bazi eserlerde Tarsis szcg Tarsus olarak degistirilse bile Tevrattaki
szck Tarsistir. Bu bilgilere gre Yunus peygamberin gemisinin Dogu
Akdenizde bir liman kenti olan Yafadan kalkip Akdenizi bir utan bir uca geerek
Ispanyaya kadar gidebilecek bir gemi olmasi gerekmektedir ki, o aglardaki
gemilerin bu kadar uzun bir yolculugu yapabilmesi imknsizdir.
Yunus peygamberin Kitab-i Mukaddeste anlatilan hikyesindeki bir baska
mantiksiz olay da, bir insani bir btn olarak yutabilecek bir baligin mevcudiyeti ve
o insanin bu baligin karninda gn sreyle kalmasidir. Bir insani paralamadan
yutabilecek bir balik hayal edilse bile sindirim sistemi alismayan bir balik
dsnlemez. Kaldi ki, byle bir baligin var olamayacagi konusunda Kuranda da
bir isaret vardir. Syle ki; Saffat suresinin 143, 144. ayetleri, -eger tesbih edenlerden
olmasaydi- Yunus peygamberin dirilis gnne kadar baligin karninda kalacak
oldugunu bildirmektedir. Yani, szcklerin hakikat manalari ile degerlendirilmesi
durumunda, ayetten bu baligin Yunus peygamberi karninda tasiyarak kiyamet
gnne kadar yasayacagi anlami ikar ki, byle bir sey mmkn degildir. Kuran
mantiksiz, akil disi bir husus iermedigine gre, Yunus peygamberin balik
tarafindan yutulmasi, olsa olsa bir kinayedir.
Bu mantiksizliklar bir yana, Kitab-i Mukaddeste Yunus peygamber hakkinda
yazanlar ve bunlara dayanarak uydurulan hikyeler Kuran ile de uyusmamaktadir:
*Yunus peygamberin kaisi Kuranda ibak szcg ile ifade edilmistir. Bu
szck; Klenin efendisinden kaisi demek olup Kitab-i Mukaddesteki gibi
Rabbin nnden kamak anlamina gelmez. Zaten Kalem suresinin 50. ve Saffat
suresinin 147, 148. ayetlerine gre elilik grevi Yunus peygambere bu kamaya
alisma macerasindan sonra verilmistir.
*Kuran Yunus peygamberin dopdolu bir gemiye dogru katigini
bildirmektedir. Yani, Yunus peygamber gemiye dogru kamis ama ona binmemistir.
nk ayetteki ifadede yaklastirma edati olan ila harf-i cerri kullanilmistir. Eger
zarfiyyet edati olan fi harf-i cerri kullanilsa idi, bundan Yunus peygamberin
dopdolu gemiye bindigi ve dopdolu gemide katigi anlasilirdi.
*Yolculuk esnasinda geminin firtinaya yakalanmasi ve Yunus peygamberin
denize atilmasi gibi olaylar ise Kuranda hi yer almamaktadir.
Yunus peygamberin Kuran disi hikyesindeki akil disi olaylari mucize kabul
ederek Allahin kudretinin bunlari yapmaya yetecegini ileri srmek, bize gre
yanlistir. nk Yunus peygamber kissasi gibi kissalarin Kuranda yer alma sebebi,
Rabbimizin bir g gsterisi veya muktedir oldugu mucizelerin beyani degildir.
Ayrica bu olaylar bir mucize de degildir. Mucize olabilmesi iin sz konusu
olaylarin bir peygamber tarafindan, getirdigi mesajin dogrulugunu ispat etmek zere
ve herkesin gzleri nnde yapilmis olmasi gerekir.
Sphesiz ki Yce Allah her seye kadirdir. Fakat buradaki konu Rabbimizin
kudreti degil, Yunus peygamber hakkinda anlatilanlarin gerekten meydana gelip
gelmedigidir. Yani burada su soruya cevap aranmalidir: Acaba, Saffat 143, 144.
ayetlerde sz edilen olay, szcklerin hakikat manalari dogrultusunda gerekten
meydana gelmis midir, yoksa bu szckler ayetlerde mecaz anlamda mi
kullanilmistir?
Kuranin anlatim zellikleri ve ayet esitleri dikkate alindiginda, bazi
szcklerin mecaz anlamlarda kullanildigi, dolayisiyla da Yunus peygamber ile ilgili
ifadelerin mtesabih oldugu anlasilmaktadir:

38
1- Kalem suresinin 48. ayetindeki makzum szcg aslinda bogazin
tikanmasi, sikintidan nefes alamamak demektir. Szcgn bu anlami Trkeye
nefes nefese, soluk soluga, havasizliktan bogulacak hlde deyimleriyle
evrilebilir. Ancak bu nefes darligi, iinde bulunulan dertten, sikintidan, istiraptan da
kaynaklanabilir. Nitekim Yunus peygamberle ilgili diger ayetler gz nne
alindiginda, bu nefes darliginin szcgn hakikat anlamina uygun olarak
havasizliktan degil, sikintidan kaynaklandigi anlasilmaktadir.
2- Enbiya suresinin 87. ayetinde Yunus peygamberin karanliklar iinde
oldugu bildirilmistir. Buradaki karanlik da yine szcgn hakikat anlamina uygun
olan isiksizlik degil, zihinsel bunalimdir. Bunu anlamak iin Bakara suresinin 257.
ayetine bakmak gerekir:

Allah, inananlarin yardimci, yol gsterici, koruyucu yakinidir; onlari karanliklardan aydinliga
ikarir. Kfirlere; Allah'in ilhligini, rabligini bilerek reddeden kimselere gelince; onlarin yardimci,
yol gsterici, koruyucu yakinlari tgttur ki kendilerini aydinliktan karanliklara ikarir. Bunlar,
cehennem ashbidir. Onlar, orada srekli kalicidirlar.
(Bakara/ 257)


Grldg gibi ne Yce Allah karanlikta kalanlari kurtarmak iin onlara isik
tutacagini sylemekte, ne de tagut saptirdiklarini isiklarini sndrmek suretiyle
karanliga srklemektedir. Dolayisiyla nur manev aydinlik, mutluluk; karanlik da
zihinsel karanlik, bunalim anlamina gelmektedir.
3- Enbiya suresinin 88. ayetinde Rabbimiz Yunus peygamberi gammdan
kurtardigini bildirmektedir. Gamm szcg ve trevleri hakikat manasinda
bulut demektir. Fakat szck mecazen keder, znt, sikinti, bunalim, karanlik
anlamlarinda da kullanilir. Nitekim Trkeye de bu anlamiyla gemistir. Dolayisiyla
'gamm szcg bu ayette Yunus peygamberin buluttan kurtarildigini degil,
zntden, sikintidan kurtarildigini ifade etmektedir.

4- Saffat suresinin 142. ayetindeki onu hut yutmustu ifadesi, Yunus
peygamberle ilgili diger ayetler gz nne alindiginda Yunus peygamberin zntye
boguldugu, sikintiya dstg, bunalima girdigi anlamina gelmektedir. Yunus
peygamberin dopdolu [ykn tami tamina almis] bir gemiye dogru katigi [gittigi]
hatirlanacak olursa, dopdolu olmasi sebebiyle gemiye binememesi onu zms,
bunalima dsrms olmalidir. nk Yunus peygamber, gemiye binmek isteyen
birok yolcu arasinda, kimin gemiye binecegini belirlemek iin ekilen kurada
kaybetmis, gemiye binip kaamamis, bu yzden de zlms, sikilmis ve bunalmistir.
Yunus peygamberin -eger tesbih edenlerden olmasaydi- dirilis gnne kadar baligin
karninda kalacak oldugunun bildirilmesi ise Yunus peygamberin sikintisinin,
bunaliminin uzun sreceginden kinayedir.
Gerek -,= hut szcgnn esas anlami, gerekse Yunus peygamber ile ilgili
ifadelerin mtesabih olmasi, Yunus peygamber ile ilgili ayetlerdeki hut
szcgnn balik anlaminda kullanilmadigini gstermektedir.


Yunus peygamberin verilen vazifeyi agir grp grev alanindan uzaklasmasiyla baslayan
serveni Araplarca biliniyor olmali ki, peygamberimize bu hatirlatma yapiliyor. Yunus
peygamber ile ilgili olarak Saffat/ 139-148, Enbiya/ 87-88. Neml/10, Kasas/31. ayetleri
incelenebilir.

39

51
Kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini bilerek reddeden kimseler, o
gd/Kurn' iyittikleri zaman az daha seni bakylaryla gerekten
devirecekler; sana yiyeceklermiy gibi bakacaklar ve O yphesiz bir
delidir/gizli glerin destekledigi biridir diyecekler.


Inkarcilar peygamberimize o kadar kin duyuyorlardi ki, Kur'an'i isittikleri zaman ona
yiyecekmis gibi bakiyorlardi. Ayetin halk kltrndeki nazar denilen inanisla herhangi bir
ilgisi yoktur. Bu nedenle ayetin nazar duasi diye okunmasi temelsiz ve yanlis bir davranistir.
nk dua, Allah'tan bir sey istemektir. Bu ayette ise Allah'tan istenen herhangi bir sey
yoktur. Allahin peygamberimize yaptigi bir aiklamayi iermektedir.




52
Hlbuki Kurn, btn lemler iin bir gtten bayka bir yey degildir.


Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir

3 MZZEMMIL [RTYE BRNEN] SURESI



MZZEMMIL SURESINE GIRIS

Adini, birinci ayette geen rtsne brnen anlamindaki . -

-'' el-Mzzemmil
szcgnden alan sure Mekk olup Kuranin inis sirasina gre 3. suresidir. Ancak resm
mushafta 73. sirada yer almaktadir. Bunun sebebi, resm Mushafta 72. sirada yer alan Cin
suresinin 19. ayetinde geen ' ' -' lemma kame [kalkinca] ifadesindeki ' kame
szcg ile bu surede geen kum [kalk] szcg arasinda baglanti kurulmasidir. Bu
suretle Mzzemmil suresi Cinn suresinin arkasina siralanmistir.
Bazi rivayetlerde surenin 20. ayetinin Medine'de indigi de iddia edilmektedir.
Gerekten de ayetin ierigine bakildiginda, Medine dneminde kanunlasan hkmlerden
bahsetmesi sebebiyle bu grsn aklen kabul edilebilir oldugu grlmektedir. Ancak
Kuranin ileride gereklesecegi kesin olan bazi olaylari sanki gereklesmis gibi anlatan
slbuna dikkat eken bazi bilginler, bir ayetin sirf Meden hkmler ierdigi iin Meden
sayilamayacagini, bu hkmlerin ileride yrrlge girmesi kesin oldugu iin bu ayette yer
almis olabilecegini ileri srmslerdir.
Klasik kaynaklarda
18
surenin inis sebebi olarak ileri srlen iki uydurma rivayet
syledir:
1- Gya peygamberimiz Hira magarasinda Cebrail'den korkmus, dehsete dsms,
hemen Hadice'nin yanina kosmus ve ona _-,' - _-,' - beni rtnz, beni rtnz demistir.
Bu ayetler de kendisine st rtl iken inmistir.
2- Bezzar ve Teberani kaynakli rivayetlerde tamamen farkli bir neden ileri srlr:
Gya Kureys'in ileri gelenleri Darn-Nedve'de toplanmislar ve Su adama bir isim takin da
halk ona gre hareket etsin demisler. Sonra da peygamberimizin khin, mecnun, sihirbaz

18
Razi; el Mefatihul Gayb, Kurtubi; el Camiu li Ahkamil Kuran, Ibni Kesir
40
gibi szlerle nitelendirilmesini kararlastirmislar. Bu olup bitenler kulagina gidince
peygamberimiz zlms, zerine giyeceklerini rtnp kaftanina sarinmis. Cebrail vahyi
getirdiginde onu bu halde grnce, ona Ey rtsne brnen demis.
Klsik tefsirlerde yer alan bu rivayetler hem dayanaksiz, hem de akil ve Kur'an'a
terstir. Daha nce Alak suresinde de aikladigimiz gibi, ilk vahyin Hira magarasinda gelmesi
ve peygamberimizin korkuya kapilip beni rtnz demesi Kur'an'a aykiridir. Necm ve Isra
surelerinde ilk vahyin gelis sekli aiklanmistir. Ikinci olarak; Alak ve Kalem surelerini
dikkatle okuyup anlayanlarin hemen tespit edebilecekleri gibi, peygamberimiz vahiy aldigini
ve peygamber seildigini o dnemde henz kimseye sylememistir. Kisacasi, olup bitenlerden
henz kimsenin haberi yoktur. Dolayisiyla Darn-Nedve'de toplanilip peygamberimize isim
takmak zere tartisilmis oldugu iddiasi dogru degildir. Peygamberimiz gerekli duyuruyu
Mddessir suresinden sonra yapacaktir.
Surenin asil inis sebebi, peygamber seilen Abdullah oglu Muhammed'in Allah
tarafindan egitilmesine devam edilmekte olusudur. Mzzemmil suresi, nc gecede verilen
nc derstir. Dersler arasindaki zaman araligi maalesef bilinmemektedir. Surenin dogru
anlasilabilmesi iin ondan nce inmis olan Alak ve Kalem sureleriyle birlikte ele alinmasi
gerekmektedir. Bu sure indiginde Alak ve Kalem sureleri disinda peygamberimize inmis
herhangi bir vahiy yoktu.


























3/ MZZEMMIL [RTYE BRNEN] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:

41
1-4
Ey evine kapanan kiyi! Geceleyin kisa bir sre hari; bazen gecenin
yarisi bazen bundan biraz eksilt bazen de buna biraz ekle kalk grev yap.
Kendine indirilmekte olan Kurn' da teblig ederken dzgnce dzene koy!
5
Sphesiz Biz, senin zerine ok agr bir sz/Kurn' brakacagz.
6
Gecenin yeni oluyum etkinligi, rahat rahat alyabilme bakmndan daha
gl, sz bakmndan daha etkilidir.
7
Sphesiz gndzde senin iin uzun bir
ugray vardr.
8
Rabbinin adn an ve tm benliginle O'na ynel!
9
O, dogunun ve
batnn; tm ynlerin Rabbidir. O'ndan bayka, tanr diye bir yey yoktur. Bu
nedenle O'nu vekil et; tm varlklar belirli bir programa gre ayarlayan ve
bu program koruyarak, destekleyerek uygulayan olarak tan!
10
Onlarn
sylediklerine/ syleyeceklerine de sabret. Ve gzel bir ayrlyla onlardan ayrl,
11
Beni ve o nimet sahibi yalanlayclar baybaya brak! Birazck sre tan
onlara.
12
Kesinlikle Bizim yanmzda bukaglar; ayaklarndan baglayacagmz
demir halkalar ve cehennem var.
13
Bogazdan zor geen bir yiyecek, can yakc
bir azap var.
14
O gnde ki; yer ve daglar sarslr ve daglar eriyip akan bir kum
ygnna dnyr.
15
Sphesiz Biz, Firavun'a bir eli gnderdigimiz gibi, size, stnze tank
olan bir eli gnderdik.
16
Ama Firavun, eliye isyan etti de Biz de onu
korkun bir tutuyla tutuverdik.
17
Buna ragmen eger kfrederseniz; Allah'n
ilhlgn ve rabligini bilerek reddederseniz, ocuklar ak sal ihtiyarlara
eviren o gnden nasl korunacaksnz?
18
Gk bile o gnn yiddeti ile
paralanr. O'nun yerine getirmek iin verdigi sz gerekleymiytir.
19
Sphesiz
ki yukarda anlatlanlar, Kurn bir gt vericidir/ dyndrcdr. Onun
iin, dileyen Rabbine dogru bir yol edinir.
20
Hi kuykun olmasn, Rabbin senin gecenin te-ikisinden daha azn,
yarsn, te-birini ayakta geirmekte oldugunu biliyor. Seninle beraber
olanlardan bir grup da yledir. Allah, geceyi de gndz de lye baglar.
Sizin bu iyi kolaylkla yapamayacagnz bildi de sizin iin bu grevi hafifletti. O
hlde Kurn'dan kolay geleni grenin-gretin! Sizden hastalar olacagn bildi.
Bir ksmnn yeryznde dolayp Allah'n fazlndan bir yeyler isteyeceklerini,
diger bir ksmnn da Allah yolunda arpyacaklarn bildi. O hlde ondan
kolay geleni grenin-gretin! Salt' [mli ve zihinsel destek; toplumu
aydnlatma kurumlarn] kurun/ayakta tutun, zekat' verin! Gzel bir dnle
Allah'a dn verin! z benlikleriniz iin nden gnderdiginiz iyiligin, Allah
katnda hayrn daha ok, dln daha byk olarak bulacaksnz. Allah'tan
af dileyin! Hi kuykusuz Allah ok affedici, ok merhamet edicidir.





Ayetlerin Tahlili

1.Ayet:


1
Ey evine kapanan kiyi!

42
Ayetteki, . --- Mtezemmil szcgndeki - Tenin Zeye idgam edilmesi
[dnstrlmesi] ile olusan . -

- Mzzemmil szcgnn anlami, elbiseye veya herhangi


bir seye brnen demektir.
Deyim olarak szck;
1. Uykuya hazirlik, i amasirlarini giyip yataga yatmak, yorgani stne rtmek,
2. Kendi halinde yasamak, kimsenin etlisine stlsne karismamak demektir.
19


Peygamberimizin zellikleri itibariyle ayette ikinci anlam n plna ikmaktadir.
nk kisiler toplumdaki davranislarina gre imaj kazanirlar. Rabbimizin tabiriyle, zihinsel
ynden saglikli, mal ynden varligi minnete bulasmamis, yce bir ahlka sahip Abdullah
oglu Muhammed, Darn-Nedve yeleriyle Alak suresinin 9-10. ayetlerinde yer alan
tartismayi yaptiktan sonra evine kapanmis, kimsenin etlisine stlsne karismaz olmustu.
Allah da bu surede ona Ey rtsne brnen! diye seslenmistir. Yani Ey iine kapanan,
toplumsal meselelere karismaz olan, salti/sosyal aktiviteyi, sosyal destekiligi birakan
Muhammed!

2 - 4. Ayetler:

Geceleyin kisa bir sre hari; bazen gecenin yarisi bazen bundan biraz eksilt bazen
de buna biraz ekle kalk grev yap. Kendine indirilmekte olan Kurn' da teblig
ederken dzgnce dzene koy! Geceleyin kalk! Kisa bir sre hari,


Tertil

Tertil szcg; Bir seyin tertibinin gzelligi demektir. Bu szck bedevnin
dilinde Bir seyden birinin digerine karismamasi, tarak disi gibi birbirine karismamis,
karismayan anlamina gelir. Bu durum, muhkem, kuvvetli, simsiki olmanin ziddidir. Mesel
dislerin tertili, dislerin seyrek bir sekilde dzene konulmus, dizilmis olmasi demektir ve
bu szck Arapada gzel dizilmis disler manasinda da kullanilir.
20

Sosyal alanda tertil ise konusma esnasinda szn, yazarken ise kelimelerin,
paragraf veya pasajlarin birbiri ardinca, tek tek, yavas yavas, agir agir, tane tane dizilmesi,
birbirine karistirilmamasi demektir. Buna gre Kuranin tertili, Kuranin indigi sekilde
tertibinin korunmasi, bir necmin bir baska necme karistirilmamasi anlamina gelmektedir.
Kuranin nasil indirildigi ve nasil okunmasi gerektigi Kuranda syle aiklanmistir:

106
Ve Kurn'i, Biz onu insanlara agir agir grenip gretesin diye para para ayirdik ve Biz
onu indirdike indirdik! (Isra/ 106)

Demek ki Kuran, konularina gre, necmlere gre, inis sirasina gre bir tertip ve tasnif
yapilmak suretiyle okunmali ve okutulmalidir.
Furkan suresinin 32. ayetinde de Rabbimiz Kurani tertilledigini, yani her seyi yerli
yerinde, bir birine karistirmadan, bir dzen iinde indirdigini beyan etmektedir.
Peygamberimize ilk gelen vahylerde de [Mzzemmil; 4], Kuranin tertillenmesi, yani
necmlerin gayet dzenli tutulmasi, birbirine karistirilmamasi emredilmistir. Ama tm bunlara
ragmen maalesef elimizdeki mushaf tertilli degildir. Biz, samimiyetle ve drste birok kez
dile getirdigimiz bu hususta, Kurana gnl verenlerin Kuran ile derin alismalar yapip

19
Lisanl Arab, zml mad.
20
Lisanl Arab, rtl mad.
43
Kurani necm necm dizmeleri ve onu bugnk sure anlayisindan te, gerek sureleriyle
mushaflastirmalari gerektigine inaniyor ve bu gayreti onlardan bekliyoruz.

5. Ayet:


5
Sphesiz Biz, senin zerine ok agr bir sz/Kurn' brakacagz.

Agir sz ile Kur'an ayetleri kastedilmistir. Kur'an ayetlerinin neden bu szcklerle
nitelendirildigi bir ka sekilde aiklanabilir: Zor grev, inecek ayetlerle amel etmenin zor
olmasi, gelecek hkmlerin agir olmasi, peygamberimize agir gelecek olmasi, hafif ve
degersiz olmayan, inkrcilara ve ikiyzllere ok agir gelecek, kalici, kiyamette
lde/tartida agir basan.

6. Ayet:

6
Gecenin yeni oluyum etkinligi, rahat rahat alyabilme bakmndan daha gl,
sz bakmndan daha etkilidir.


Ayette geen '-=, vat'en kelimesi, yeri igneme anlamina geldigi gibi, derin derin
dsnmek zere konsantre olma, ruhen yogunlasma, dikkati yapilan is zerinde
yogunlastirma gibi eylemler iin de kullanilir.
21
Bu yogunlasmayi saglayabilmesi iin
peygamberimize geceleyin kalkmasi nerilmektedir. nk birka saat uyku ile gnn
yorgunlugu giderilmis, zihin kendini yenilemis, akildaki problemler de uykudan nceki
zamanda kalmistir. Ayrica gecenin sessizligi dikkatin bir noktaya toplanmasinda ok etkili bir
faktrdr. Ayette Kur'an'in grenilmesi ve gretilmesi srecinde dingin bir ortam ve ruh
hlinin olmasi gerektigine isaret edilmektedir.



7
Sphesiz gndzde senin iin uzun bir ugray vardr.


Geceler, zihni toparlayabilmek ve konsantre olabilmek iin gndzlerden daha uygun
zamanlardir. Gndzleri insanin yorucu mesgaleleri ve yogun telslari vardir. evrenin
grnts ve grlts akli ve zihni karistirir, dikkatleri dagitir. Gecenin dinginligi sayesinde
akil ve zihin duru olur, dikkat dagilmaz, her sey daha iyi anlasilir. grencilik yapmis olanlar
bu geregi hayatlarinda bizzat yasayarak tecrbe etmistir. Ezberlerini gece yapmis, derslerine
gece alismistir.




8
Rabbinin adn an ve tm benliginle O'na ynel!

Ayette geen .

--- tebettl, yalnizca Allah'i dikkate almak, sadece Ona kulak verip
baskasina itibar etmemek demektir. Bu anlam En'm suresinin 91. ayetinde _ - `

- .
,-', +-,= Sen, Allah de! Ve sonra onlari birak, kendi batakliklarinda oynaya
dursunlar! ifadesiyle yer alir.

21
Lisanl Arab, vte mad.
44
.

--- tebettl szcgnn asil anlami kesmek demektir. Araplar -_

-'' -'--
betelts-seye/o seyi kestim derler. Esinden ayrilan, onunla iliskisini tmyle kesen kisi iin
de '--

-- '+-

'= tallekaha betteten betleten/onu kesin olarak talkla bosadi ifadesi


kullanilir. Yine Araplar verilmis sadaka iin de '--

-- -- -, ve hazihi sadakatn
bettetn beteletn/bu sahibi ile iliskisi tamamen kesilmis bir sadakadir seklinde bir tabirleri
vardir. Bu tabirde de iliskisi tamamen kesilmis anlaminda betlet szcg kullanilir.
22
Her
seyle iliskisini kesip sadece Allah'a yneldigi iin Meryem Valideye .,--'' ,- Meryem el-
Betl denmistir. Insanlarla her trl beseri iliskiyi koparip tek basina ibadete ynelen rahibe
de .

---- mtebettil denir. Yani tebettl bir bakima ruhbanlik anlaminda da


kullanilmaktadir. Islm dininin ibadet anlayisi yozlasmis dinlerden farkli oldugundan, basta
Maide suresinin 87. ayeti, Hadid suresinin 27. ayeti ve diger bazi ayetlerle ruhbanlik ve
ruhbanlik anlamindaki tebettl yasaklanmistir. Bazi evrelerin zahite bir hayat yasama
arzusuyla dnya ile iliskilerini kesmeleri, bu dogrultuda mal, mlk ve es gibi nimetlerden
uzaklasmalari Islma ters bir anlayistir.
Buradaki tebettl yalnizca Allah'i dikkate almak, ondan baska otorite tanimamak,
Allah'in belirledigi yolda yryp kimsenin dmen suyunda gitmemektir.



9
O, dogunun ve batnn; tm ynlerin Rabbidir. O'ndan bayka, tanr diye bir yey
yoktur. Bu nedenle O'nu vekil et; tm varlklar belirli bir programa gre ayarlayan ve
bu program koruyarak, destekleyerek uygulayan olarak tan!


Kesin bir ynelis, ynelinen varligi tanimak, onu sevmek ve ona hayranlik duymakla
mmkndr. Allah bu ayette kendi zelliklerinden birini daha tanitmakta, mkemmel ve
mkemmellestirici oldugunu belirterek ynelinecek tek varligin kendisi oldugunu ihtar
etmektedir.




10
Onlarn sylediklerine/ syleyeceklerine de sabret. Ve gzel bir
ayrlyla onlardan ayrl,
11
Beni ve o nimet sahibi yalanlayclar baybaya brak!
Birazck sre tan onlara.

Peygamberimiz greve baslayinca, Mekke toplumunun msrik ileri gelenleri daha
nce duyduklari saygiyi birakip ona mecnun, sihirbaz, sair, ebter gibi irkin nitelikler
yakistirmaya baslayacaklardir. Bu ayette ona bu tr irkin ithamlarda bulunanlardan nezaketle
uzaklasmasi emredilmektedir. nk peygamberimiz onlarla tekrar karsilasacak, yz yze
bakacak ve tebligine devam edecektir. Eger ayrilis nezaketle olmazsa, aradaki iletisim
kopabilir ve sonraki karsilasmalarda hi dinlenmeme riski ortaya ikabilir. Bu emir ilerideki
surelerde de (Kaf 39-40 ve Ta Ha 130) tekrarlanacak ve yine peygamberimizden onlara karsi
sabretmesi istenecektir.
Ancak bu emir hibir zaman davetten bunalarak davadan vazgemesi istendigi
anlamina gelmez. Ondan istenen, itham edenlere sert degil yumusak cevap vermesi, kaba
davrananlara aldirmamasi, simariklari kendi hallerine birakip davetini kitlelere nezaketle
iletmesidir.


22
Lisanl Arab, btl mad.

45

Yani; Onlari bana birak, sen aradan ekil, Ben onlarin hakkindan gelirim.
Dikkat edilirse, bu ayette nimet sahibi olarak nitelenen Mekke'nin ileri gelenleri, ilk
vahiy olan Alak suresinde kendini zengin gren, ikinci vahiy olan Kalem suresinde ise mal
ve ogullar sahibi olarak nitelenmislerdi. Mzzemmil suresinin bu ayetinde de yine ayni
nitelikteki azginlara dikkat ekilmektedir. Tagutlasanlar, servetle simarmis, fukarayi ezen elit
kadrolardir. Bu elit zmreler toplumlari ynlendirir ve onu istedikleri yne srklerler.
ikarlari elden gidecek korkusuyla mevcut sttkoda bir degisiklik istemezler, hak ve
adaletin yasayan degerler haline gelmemesini saglamaya alisirlar. Zayiflar da onlardan
korktuklari iin onlarin istedikleri yne giderler. Bu tagutlar yznden hakka ulasamayan nice
zavalli topluluklar vardir. Bu azginlar grubu kendilerini varlikli grerek her seyi maddeye
baglar, ahireti de inkar ederler. Ahirete inanmadiklari iin dnyada ne yapabilirlerse onlari kr
sayarlar.
Bu yalanlayicilardan bir kisminin imana gelmesi muhtemeldir. Onlara sre
verilmelidir. Sreyi iyi kullanmadiklari takdirde Allah tarafindan mutlaka cezalandirilacaklari
unutulmamali, bu konuda aceleci davranilmamalidir.
Nitekim baslangita bu yalanlayicilarin en serlisi olan Velid b. Mugre'nin oglu Halid
daha sonra iman etmis, Islm'in bayraktari olmustur



12
Kesinlikle Bizim yanmzda bukaglar; ayaklarndan baglayacagmz
demir halkalar ve cehennem var.
13
Bogazdan zor geen bir yiyecek, can yakc
bir azap var.
14
O gnde ki; yer ve daglar sarslr ve daglar eriyip akan bir kum
ygnna dnyr.

Bu ayetlerde sayilan azap malzemeleri, genel davranis tarzlari yukarida aiklanmis
olan tagutlar iindir.


Ondrdnc ayet ahiret gnn anlatan ilk ayet olup o gnn nasil baslayacagini
bildirmektedir. O gn arz ve daglar siddetli bir deprem ile sarsilir, daglar kum gibi savrulur,
un ufak olup dagilir. Arz dmdz olur, ne tmsek kalir, ne de alak bir vadi...

15- 19. Ayet:


15
Sphesiz Biz, Firavun'a bir eli gnderdigimiz gibi, size, stnze
tank olan bir eli gnderdik.
16
Ama Firavun, eliye isyan etti de Biz de onu
korkun bir tutuyla tutuverdik.
17
Buna ragmen eger kfrederseniz; Allah'n
ilhlgn ve rabligini bilerek reddederseniz, ocuklar ak sal ihtiyarlara
eviren o gnden nasl korunacaksnz?
18
Gk bile o gnn yiddeti ile
paralanr. O'nun yerine getirmek iin verdigi sz gerekleymiytir.
19
Sphesiz
ki yukarda anlatlanlar, Kurn bir gt vericidir/ dyndrcdr. Onun
iin, dileyen Rabbine dogru bir yol edinir.

Bu pasajda, Misir ile Musa arasindaki iliskiye gnderme yaparak Mekke ileri
gelenlerine hitap etmekte ve onlara kendi ilerinde yetismis Abdullah oglu Muhammed'in bir
eli olarak grevlendirildigini aiklamaktadir. Musa'nin eliliginin rnek gsterilmesi,
Misir'da dogup byyen ve onlarin iinden biri olan Musa gibi, Muhammed'in de Mekke'de
dogup byyen ve Mekkelilerin iinde yasayan biri oldugunun hatirlatilmasi nedeniyledir.
46
Peygamberimizin Mekkelilere tanikligi iki anlama gelebilir:
1. Peygamberimiz, ilerinden biri olmasi mnasebetiyle Mekkelileri yakindan
tanimakta ve onlar hakkinda taniklik yapabilecek bir konumdadir.
2. Bakara suresinin 143. ayeti gz nnde tutularak peygamberimizin Mekkelilere
tanikliginin ahirette gereklesecegi.
Biz, ayetin devaminda verilen Musa ve Firavun rneginin de dellet ettigi gibi,
kastedilen tanikligin birinci siktaki anlamiyla bir taniklik oldugu kanisindayiz. nk
peygamberimiz ile Mekkeliler arasindaki iliski, Musa ile Firavun arasindaki iliskiye
benzetilmistir. Musa nasil Firavun'un yaninda byms ve yetismis ise, peygamberimiz de
Mekkeliler arasinda byyp yetismistir.

Bu ayetlerde Mekke msrikleri, Allah'in gnderdigi eliye karsi ikmasi
yznden cezalandirilan Firavun rnek gsterilerek tehdit edilmektedir. Ayrica ceza gnnn
dehseti ok etkili bir biimde tasvir edilmektedir. ocuklarin bile korkudan salarinin
beyazlasmasi ve gklerin yarilip atlamasi seklindeki tasvirler, daha sonra inecek olan Hakka
suresinin 14., Ta Ha suresinin 105-107., Neml suresinin 87., Nebe suresinin 20., ve Karia
suresinin 5. ayetlerinde detaylandirilmistir. Kiyametin korkunlugunun degisik sahnelerle
anlatilmasinin amaci, insanlari korku faktr ile dogruya yneltmektir.


Bu ayette insanin dogruyu ve yanlisi semekte zgr oldugu vurgulanmakta ve okunan
ayetlerin dsnenler iin uyari oldugu, dileyenin bu ayetlerden gt alarak Rabbine varan
dogru yolu bulacagi belirtilmektedir.


20
Hi kuykun olmasn, Rabbin senin gecenin te-ikisinden daha azn,
yarsn, te-birini ayakta geirmekte oldugunu biliyor. Seninle beraber
olanlardan bir grup da yledir. Allah, geceyi de gndz de lye baglar.
Sizin bu iyi kolaylkla yapamayacagnz bildi de sizin iin bu grevi hafifletti. O
hlde Kurn'dan kolay geleni grenin-gretin! Sizden hastalar olacagn bildi.
Bir ksmnn yeryznde dolayp Allah'n fazlndan bir yeyler isteyeceklerini,
diger bir ksmnn da Allah yolunda arpyacaklarn bildi. O hlde ondan
kolay geleni grenin-gretin! .


Surenin basinda da deginildigi gibi, bu ayetin Mekk oldugunu ileri sren rivayetler
oldugu gibi, Meden oldugunu ileri sren rivayetler de vardir. Bu ayet, teknik ve ierik;
Peygamberimizle birlikte bir grup mminin gece egitimine katilmasi, Kur'an'in olusmuslugu,
dis ticaret, Allah yolunda savas, Allah'a gzel bir dn verme, salati ikame etme ve zekt
verme gibi konulardan bahsediyor olmasi Itibariyle kesin olarak Medenidir. Bizim
kanaatimize gre de Tevbe suresinin 106. Ayetinden sonra inmistir.

Bu ayet, bazilarinin ileri srdg gibi, surenin 2-4. ayetlerini nesh edip hkmlerini
kaldirmamakta, aksine o ayetleri farkli bir slp ile pekistirmektedir. Peygamberimize 2-4.
ayetlerle verilen talimatlarin onun tarafindan yerine getirildigi beyan edilmekte ve toplum
yapisina dikkat ekilmektedir. Buna gre; Kur'an grenme ve gretme ile mesgul olanlar tipki
peygamberimiz gibi 2-4. ayetlerle amel edecekler, bunlarin disinda [esnaf, tccar, avci, ifti,
asker, hasta] olanlar ise geceleri dinlenecekler, gndzleri islerine bakacaklar, sadece
Kur'an'dan kolay geleni grenip greteceklerdir.
47
Genellikle okumak diye evirilen giraat szcgn salt okuma anlamina
gelmedigini, toparlayip dagitmak, [grenip gretmek] anlamini da ierdigini Alak suresinin
tahlilinde aiklamistik.
Ayette bahsedildigine gre Mslmanlar artik egitim-gretim dnemlerini bitirmisler,
grendiklerini yasar duruma gelmislerdir. Byle durumlarda Kur'an'dan kolaylarina geleni,
bilebildiklerini, ulasabildiklerini imkanlari nispetinde okuyup baskalarina da gretmeleri
istenmektedir.
Ayette iki kez geen O halde Kur'an'dan kolay geleni grenin gretin ifadesinin
namazla bir ilgisi yoktur. Ayette ifade edilen salt Kur'an okumak ve gretmektir. Kur'an'dan
kolay gelenin okunmasi konusunda farkli fikirler ileri srlms ve esitli ayet sayilari
verilmistir. Ayetin konu ettigi kolayligin lsn sayisal olarak degil, mantiksal olarak
degerlendirmenin daha dogru oldugu kanisindayiz.
Bu ayetin ibadetleri hafiflettigi yolunda grsler de ileri srlmstr. Ancak bize gre
bu grsler isabetli degildir. Ayette bilgilenmis olanlarin mcadeleye ikmalari, cepheye
kosmalari, mcadele esnasinda da ellerinde Kur'an, ondan islerine engel olmayacak kadarini
ve bilebildikleri kisimlari okumalari ve okutmalari emredilmektedir.
Ayrica bu ayette insanlarin ne kadar abalarlarsa abalasinlar mkemmellige
ulasamayacaklari ve tvbe etme yolunun aik oldugu ima edilmekte, Allah'tan af dileyin!
Hi kuskusuz Allah ok affedici, ok esirgeyicidir denilmektedir. Tvbe ile ilgili detay
ilerideki surelerde verilecektir.

Salt' [mli ve zihinsel destek; toplumu aydnlatma kurumlarn]
kurun/ayakta tutun, zekat' verin! Gzel bir dnle Allah'a dn verin!


Alak suresinde Salat kavramini aiklamis idik. Burada Rabbimiz salatin
ikamesinden bahsetmektedir. Salatin ikamesi, ngzul sirasina gre mushafta ilk olarak burada
yer aldigi iin, bu konunun ayrintisini da burada verip bundan sonra buraya atifta bulunacagiz.

|IQMI'S-SALT=SALT'IN IKMESI]


Kuranin birok ayetinde Saltin Ikmesinden bahsedilir.
Salt'in ikmesi ile ilgili emir ve haber cmlesi niteligindeki ifadeler
genellikle namazi dogru kilin, namazlarini dosdogru kilarlar seklinde
evirilegelmistir. Bizim, szcklerin anlamlari zerinden yaptigimiz tahlil ise bu
evirilerin ve bu anlayislarin yanlisligini gstermektedir.
'Iqmis Salt ifadesi, '' [iqm] ve -,' -'' [es-salt] szcklerinden
olusmaktadir. Salt szcgnn ne anlama geldigi yukarida aiklandigi iin, burada
'' [iqm] szcgn tahlil edecegiz.
, [q-v-m] harflerinden olusan '' [iqm] szcg, oturmak fiilinin karsiti
olan qiym szcgnn ifl babindan mastaridir ve lgatlerde bu kalibin anlami;
ayaga kaldirmak, dikmek, ayakta tutmak olarak belirtilmistir.
Buna gre -,' -'' '' [iqmi's-salt] tamlamasinin anlami da; zihn ve ml
ynlerden yaplan yardm ve destekle sorunlarn stlenilerek giderilmesi
iylerinin gerekleytirilmesi ve bunun srdrlmesi, yani ayakta tutulmas
demektir. Bunu somutlastirarak ifade etmek gerekirse saltin iqmesi:
Zihn yn ile , egitim ve gretimin yapilmasi iin okullar, halk evleri, halk
egitim merkezleri ailmasi ve bunlarin ayakta tutulmasi,
48
Ml yn ile , is alanlari ailmasi, Emekli Sandigi, Bagkur, SSK gibi sosyal
gvenlik sistemlerinin teskil edilmesi, yoksul ve yetimlerin desteklenerek -bekr ve
dullarin evlendirilmesi de dhil- sorunlarinin sirtlanmasi, dertlerine deva olunmasi
iin kurumlar olusturulmasi ve bunlarin yasatilarak ayakta tutulmasi demektir.
Isin geregi olan Saltin bu anlamina gre, Saltin neden dinin diregi oldugu
daha iyi anlasilmis ve kabullenilmis olacaktir.

Zekt


Burada gzel bir dn ile kastedilen, zektin disinda verilecek sadakalar, infaklar;
muhtalara yapilacak diger yardimlardir. Ancak gzel vurgusu, yapilacak yardimlarin malin
iyisinden ve ise yarayanindan olmasi gerektigini hatirlatmakta, Allah'a dn verin vurgusu
ise yapilacak yardimlarin sanki bizzat Allah'a bor veriliyormus gibi degerlendirilerek en
lyik olanlara yapilmasi gerektigine isaret etmektedir.

z benlikleriniz iin nden gnderdiginiz iyiligin, Allah katnda hayrn
daha ok, dln daha byk olarak bulacaksnz.



Kisinin lmeden evvel maliyla mlkyle hayirli isler yapmasi, onlari lene kadar
elinde tutmasindan ve mirasa birakmasindan Allah katinda daha degerlidir.
Allah'tan af dileyin! Hi kuykusuz Allah ok affedici, ok merhamet
edicidir.


Ayetin sonunda da, Islm'i yasarken hata yapanlarin Allah'tan af dilemeleri istenmekte
ve Allah'in affediciligi bildirilmektedir.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir.




MDDESSIR SURESINE GIRIS

Mddessir suresinin ilk ayetleri drdnc ders olarak Mekke dneminin baslarinda
inmistir. Ancak diger ayetler, peygamberimizle msrikler arasinda bazi srtsmelerin
yasandigi izlenimini vermektedir. Dolayisiyla surenin son blmnn peygamberimiz
tarafindan yapilan davetin ilk safhalarinda degil de, srtsmelerin ortaya ikmaya basladigi
daha sonraki safhalarda indigini dsndrmektedir.
Bundan nceki surede oldugu gibi, bu surede de peygamberimizin egitimine devam
edilmektedir. Egitime devam edilmekle beraber artik toplumun nne ikma zamaninin
geldigi de ilk kez bu surede aiklanmistir.
Surenin tahliline girmeden nce, kitabimizin giris kisminda dile getirdigimiz bir
konuyu hatirlatmakta yarar gryoruz. Bu konu, Kur'an'in Mucizl-Beyan [Ifade Mucizesi]
olusudur. Bu nedenle, ayetlerin daha iyi anlasilabilmesi iin Kur'an'in mucize niteligindeki
edeb sanatlarinin bilinmesi gerekmektedir. Mesela bu surenin 3. ayetinde, cmlenin tersten
de aynen okunabilmesi demek olan Kalbl-Mstevi Cinasi yapilmistir. Ayetin Arapasi
- =- Rabbeke fe kebbirdir. Ayetin yaziya temel olan harfleri ise sirasiyla R B K F K B
49
R harfleridir. Bu siralama ister sagdan ister soldan okunsun, cmle iki halde de Rabbeke fe
kebbir okunur. Bu, gerekten olaganst bir ifade sanatidir.

Surenin Inis Sebebi

Bir nceki surenin tahlilinde de ifade edildigi gibi, kaynak olarak kabul edilen eserler
Mddessir ile Mzzemmil surelerinin ayni sebeple indirildigini belirtmektedirler. Bu grse
gre Darn-Nedve yeleri peygamberimize karsi itham edici kararlar almis, peygamberimiz
de bu srete esitli sikintilar yasamistir. Belirtmek gerekir ki, surelerin genel muhtevasi bu
grs dogrular nitelikte degildir. Surelerden ilk anlasilan, peygamberimizin henz kimseye
bir sey sylemedigi, dolayisiyla Darn-Nedve yelerinin henz risaletten haberdar olmadigi
geregidir. Mddessir suresinin basinda Kalk! Hemen uyar! emrinin verilmesi bunu
gstermektedir. Dolayisiyla msrik toplumun ilahi vahiyden haberdar olmasi ancak bu ayetin
gelmesinden sonra gereklesmistir.
Iyi tefekkr edilirse, Mddessir suresinin de kendinden nceki Alak, Kalem ve
Mzzemmil sureleriyle ayni inis sebebini paylastigi grlr: Yeni eli olarak grevlendirilen
Raslllah As., hl peygamberlige hazirlanmaktadir. Toplumun bir peygamberin
rehberligine ihtiyaci vardir ve kendisi bu grev iin seilmistir, baskaca zel bir sebep yoktur.
Furkan suresinin 32. ve 33. ayetlerinden Kur'an ayetlerinin zel problemleri zmeye ynelik
olarak geldigini ve onlari zdgn grenmekteyiz. Ancak su da bilinmelidir ki, ayetlerin
zel sebeplere dayali olarak inmesi, hkmlerinin genel olmasina engel degildir.
Bu aiklamalar, ayet ve sureleri iyi anlamamiz ve peygamberimizi uydurma
rivayetlerle stne rtlen ipek abadan disari ikarmak iin yapilmistir.



4/ MDDESSIR SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin Meli:

1,2
Ey greve hazr kiyi! Kalk! Hemen, uyar!
3
Ve hemen Rabbinin en byk
oldugunu iln et,
4-7
kiyiligini lekeleme; temiz tut, yaibeden hemen uzaklay,
pisligi hemen uzaklaytr, yaptgn iyiligi ok bularak baya kakma! Ve yalnz
Rabbin iin sabret!
8-10
nk, o boruya flendiginde, iyte o, o gn, ok zorlu, ok etin bir
gndr. Yalnz o, kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini bilerek reddetmiy
kimseler iin hi de kolay degildir.
11-14
Tek olarak yarattgm, kendisine hesapsz bir mal verdigim, yhitler
olarak ogullar verdigim, kendisi iin alabildigine imknlar dyedigim kiyiyi
Benimle baybaya brak!
15
Tm bunlardan sonra hrs ile Benim daha da arttrmam istiyor.
16
Kesinlikle onun dyndg gibi degil! Sphesiz o, Bizim yetlerimize/
almetlerimize/ gstergelerimize kary bir inat kesildi.
17
Ben onu sarp bir
yokuya sardracagm.
18-25
Sphesiz o, dynd ve l koydu. Artik o
mahvoldu. Nasil bir l koydu! Yine o mahvoldu. Nasil bir l koydu! Sonra
bakt. Sonra yzn buruyturdu, kaylarn att. Sonra, arkasn dnd ve
bbrlendi de: Bu, sylenti hlinde gelen bir byden bayka bir yey degil. Bu,
beyer sznden bayka bir yey degil dedi.
50
26-30
Ben, Kurn beyer szdr diyen kimseyi yaknda Sekar'a
yaslayacagm. Bilir misin nedir Sekar? O, ortada tutmaz, yok da etmez. O,
insan/deri iin olaganst levhalar yapandr/susayandr/uzaktan
grnendir/bir gsterge olandr. Sekar'n zerinedir on dokuz.
31
Biz, cehennem yrnn da hep melekler yaptk. Saylarn da,
kendilerine Kitap verilen kimseler iyice ve apak bilsinler, iman etmiy olan
kiyilerin iman artsn, kendilerine Kitap verilmiy olan kimseler ve iman
sahipleri kuykuya dymesin diye ve de kalplerinde hastalk olan kimseler ve
kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini bilerek reddedetmiy kimseler, Allah
bununla neyi kastetti? desinler diye, kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini
bilerek reddeden kimseler iin bir snamadan bayka yey yapmadk. yte byle.
Allah diledigini/dileyeni saptrr, diledigini/dileyeni de klavuzlar. Rabbinin
ordularn da ancak Kendisi bilir. Bu, beyer iin bir gt verici ve
dyndrcden bayka yey degildir.
32-37
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Eli'nin durumunu, gitmekte
olan cehaleti, baylamy olan toplumsal aydnlanmay kant gsteriyorum ki
Sekar, beyer iin; sizden, ne gemek/ilerlemek veya arkaya kalmak/geride
kalmak isteyen kiyiler iin, bir uyarc olarak, gerekten en byk yeylerden
biridir.
38,39
Her benligini bulmuy kimse sagin yarani hari kazancnn
karylgnda bir rehindir.
40,41
Sagn yaran, bahelerdedirler. Sululardan soruyur dururlar:
42
Sizi
Sekar'a srkleyen nedir?
43
Sulular, Biz, saltlardan [mli ynden ve
zihinsel adan destek verenlerden; toplumu aydnlatmaya alyanlardan]
degildik,
44
miskini de yiyeceklendirmiyorduk; iysiz gsze de kendi ekmegini
kazanacak frsat ve imkn vermiyorduk.
45
Ve biz boya ugrayanlarla beraber
boya ugrayrdk.
46, 47
Ve de biz, tartylmaz ve kary klmaz olan lm, kymet
bize gelene kadar Din Gn'n yalanlyorduk dediler.
48
Artk onlara
yardmclarn, kayrclarn yardm, kayrmas yarar saglamaz.
49
Peki, ne oluyor onlara da gt verip dyndren yeyden yz
eviriyorlar?
50,51
Onlar, sanki saga-sola kayan; aslandan rkmy yaban
eyekleri gibidirler.
52
yin aslnda ilerinden her kiyi, kendisine alp salmy
sayfalar verilsin istiyor.
53
Kesinlikle onlarn dyndg gibi degil! Aslnda
onlar, hiretten korkmuyorlar.
54
Kesinlikle onlarn dyndg gibi degil! O,
bir gt verici/dyndrcdr.
55,56
yleyse dileyen onu dynr, gt
alr. Ve onlar, Allah'n diledigi dynda, gt alamazlar. O, sakndrmaya
ehildir ve affetmeye ehildir.





Ayetlerin Tahlili

1. Ayet:


1
Ey greve hazr kiyi!

Mzzemmil suresinde . -

-'' '+,' ', Ya eyyhel-mzzemmil [Ey rtsne brnen]


ifadesi kullanilmisti. Burada ise - --'' '+,' ', Ya eyyhelmddessir [Ey dis giysisine brnen]
51
ifadesi kullanilmistir. Birok eserde her ikisine de ayni anlam verilmistir. Oysa iki kelime
arasinda ince bir anlam farki vardir. Bu ayrinti dikkate alinmazsa ayetin mesaji geregi gibi
anlasilamaz.
Mzzemmil szcg, elbise, battaniye, ul-uval gibi gerelerle genel bir rtnmeyi
ifade eder. Mddessir ise sadece arsida, pazarda yani toplum iinde giyilebilen bir dis
elbiseyle rtnmeyi ifade eder.
Mddessir szcgnn asli ---- mtedessirdir. '-- Desar, cppe, palto,
pardes, kaftan gibi gmlegin stne giyilen veya rtlen giyecek demektir.
Kur'an'da var oldugunu syledigimiz edeb sanatlardan bu ayette kullanilmis olani,
kinaye sanatidir. Dis elbisesinin giyilmesi, kinaye olarak arsiya-pazara, ise-gce gitmek iin
disari ikma hazirliginin yapilmis olmasi anlamina gelmektedir. Bu kinaye ile artik
Muhammede peygamberlik niformasinin giydirildigi ve toplumu uyarmak iin greve hazir
oldugu mesaji verilmektedir. Bu hazirlik daha nceki Alak, Kalem ve Mzzemmil sureleriyle
yapilmis, bylelikle vahyin ilani asamasina gelinmistir. Nitekim Ikrime, mddessir
szcgn mddesser olarak okumustur ki, bu da dis elbisesi giydirilmis olan demektir.
Her iki kiraate gre de ayetin mesaji, Ey peygamberlik elbisesini giyinen! Ey
peygamberlik niformasini giyinmis, tehizatini kusanmis olan Muhammed! olmaktadir.

2. Ayet:

Kalk! Hemen, uyar!

Ayetten Kalk! Haydi is basina! Hemen uyarmaya basla! mesajini almak
mmkndr.
Bazi meal ve tefsirlerde Kum [kalk] emri yozlastirilarak, namaz kil denilmek
istendigi ileri srlmstr. Ancak bu anlayis yanlistir. Burada geen kiyamin/kalkisin anlami,
Kehf suresinin 14. ayetinde oldugu gibi, Kalkip dikilmek, greve gitmek demektir.

nzar

'--' Inzar kavrami adakta bulunma, zerine bor olmayan bir seyi herhangi bir
mnasebetle kendi zerine bor kilma manasina gelen -- nezera kknden tremis bir
szcktr. Szlk anlami, bir seyin sonucundaki tehlikeyi haber verip sakindirmak, dikkati
ekmek, korku verip uyanik kilmak demektir. Bu anlamiyla inzar, sevin haberi vermek,
mjdelemek anlamina gelen tebsirin ziddidir.
23

Din aidan inzar, Allah'in peygamberleri araciligi ile kullarini uyarmasi, onlari
korkutarak, bilgilendirerek ve bilinlendirerek ekindirme demektir bilgilendirme ve kt sonu bildirerek korkutup
kt akibetten sakindirmasidir.
lemlerin Rabbi olmasi sebebiyle kullarini en iyi taniyan ve onlara nasil hitap
edilmesi gerektigini en iyi bilen Allah, insanlik tarihi boyunca hak yoldan saparak sirk ve
inkr batakligina saplanan kavimleri uyarmalari iin peygamberler gndermis, o
peygamberlerin uyarilarina kulak asmayanlari kendilerinden sonraki nesillere ibret olacak
sekilde cezalandirmistir. Kur'an'in pek ok suresinde bazen ayrintili, bazen de kisa
deginislerle anlatilan bu durum, Allahin insanlara uyguladigi bir yasasi olarak
nitelendirilmistir.
Ayetteki Hemen uyar emrinin mteaaliki, Fatiha suresi olarak bilinen yedi ayettir.
Rabbimiz: Ey greve hazir kii! Kalk! Hemen, Yarattigi btn canlilara nimet veren,
yarattiklarina ok merhametli Allah adina gretiyorum, uyariyorum: Tm vgler,

23
Lisanl Arab, nzr mad.
52
lemlerin Rabbi, yarattigi btn canlilara nimet veren, yarattiklarina ok merhametli olan,
herkesin iyi ya da kt yaptigi tm edim ve eylemlerin kariligini grecegi hiret gnnn
sahibi, yneticisi Allah'adir; Allah diinda kimse vgye layik degildir. Yalniz Sana kulluk
ederiz ve yalniz Senden yardim isteriz. Bizi, zerlerine gazap dklmlerin ve akinliga
saplanmilarin yolunun diindaki, kendilerine nimet verdiklerinin yolu olan dosdogru yola
ilet! diye uyar! buyurmaktadir. Bu durumda aslinda Fatiha suresi diye adlandirilan yedi
ayet bagimsiz bir sure olmayip Mddessir suresinin pasajidir.

Dikkat edilirse, Alak suresinden bu yana srekli ahiret inanci ve sosyal destek
zerinde durulmaktadir. Bilindigi gibi, ahirete iman insanin bir dl ve ceza gnnn
varligini kabul edip bu dnyada islediklerinden dolayi Allah'in huzurunda sorguya
ekilecegine inanmasi demektir.
Bu inanca sahip kimseler kendi yapip ettiklerinin yanlarina kr kalmayacagi bilinciyle
hareket ederler. Gerek zel ve ailev hayatlarini, gerekse sosyal davranislarini dnyanin
ekiciligine ve aldaticiligina kapilmadan ahireti dsnerek dzenlerler. Dolayisiyla
ktlklerden uzaklasarak stn zellikler kazanirlar. Bu zellikteki bireylerin bir araya
gelmesiyle de zulmden, haksizliktan, her trl ktlk ve irkinlikten uzak kalan; adaleti,
dogrulugu, drstlg, her trl iyiligi ve gzelligi temsil eden toplumlar meydana gelir.
Byle toplumlarla dnyanin ehresi degisir; dnya da, hayat da gzellesir.
yleyse insanlarin dikkatlerinin ekilmesi gereken ilk greti, ahirete inanmak ve
inandirmak olmalidir. Ahirete iman, Kur'an'da zikredilen en nemli iman prensiplerinden
biridir. Birok ayette Allah'a iman ile birlikte zikredilmesi, bu prensibe verilen nemi gsterir.
Bu prensip Kur'an'in her suresinde mutlaka yer alir.

3. Ayet:


3
Ve hemen Rabbinin en byk oldugunu iln et,

Ilk vahiyden bu ayete kadar Rabbimiz kendisini Ekrem, Yaratan ve Kalemle
greten olarak tanitmisti. Simdi de Ekber [En byk] olarak tanitmaktadir. Allahin
kendisini tanitmasi sreci bundan sonra da devam edecektir.

4-7. Ayet:


4-7
kiyiligini lekeleme; temiz tut, yaibeden hemen uzaklay, pisligi
hemen uzaklaytr, yaptgn iyiligi ok bularak baya kakma! Ve yalnz Rabbin
iin sabret!


Ayetin szel anlamindan, herkese bilinen giysilerin temizlenmesi gerektigi
anlasilmaktadir. Zaten ogu da ayeti byle anlamistir. Ancak burada da sanatsal bir anlatim
sz konusudur. Szel olarak elbise zikredilmekte fakat mecazen kisiligiyle, kalibiyla, ruhuyla,
davranislariyla elbisenin iindeki kisi kastedilmektedir. Dolayisiyla peygamberimizden
kisiligiyle, kalibiyla, ruhuyla ve davranislariyla tertemiz olmasi istenmektedir.


Ayet peygamberimize su mesaji vermektedir: Onlar seni efsanelestirmislerdi. Sen
onlarin gznde de saglikli, varlikli ve yce ahlkli birisin. Bu niteliklerin nedeniyle seni
vahye muhatap kilip peygamber setik. Sakin pislige bulasma! Karizmani, imajini lekeleme!
Seni lekeleyecek her trl isten, davranistan uzak dur, saibeden kain!
53
Ayetin mesajini alan peygamberimiz, kendisine verilen bu emirden sonra ticareti ve
kendisine amur atilabilecek her trl isi terk etti. Aksi halde karsitlari onun hakkinda bir
takim iddialar, iftiralar dzerek insanlarin zihinlerini bulandirabilirlerdi. Peygamberimizin
Allah'tan gelen bu emre uymasiyla msriklerin amur atma yollari tamamen tikanmis oldu.
Toplumsal rolleriyle nde olanlarin altina girdikleri risklerden biri de karsitlari
tarafindan retilen imaj sarsici iddialara maruz kalma olasiligidir. agimizda birok
yneticinin usulszlk ve yolsuzluk iddialariyla itham edilmesi, hatta gerek disi sulamalarla
yargi nne getirilmesi bize bu sosyolojik yasanin nasil isledigini gstermektedir. Yce Allah
yukaridaki emriyle peygamberini uyarmakta, onu kendi toplumu nnde bu tr ithamlarla
yipratilmasini nleyecek bir ahlakla donatmaktadir.



Yani Sen topluma bir hizmet vereceksin. Bu hizmetlerini, iyiliklerini ok grerek
basa kakma!
Bu ayet, Ibn-i Mes'ud kiraatinde vela temnn en testeksira olarak okunmaktadir. -
Menne szcg vermek ve verdigini basa kakmak anlamina geldigi gibi, bazen zaaf
gstermek anlaminda da kullanilmaktadir.
24
Bu nedenle ayetin Yaptigini ok grerek zaaf,
gevseklik gsterme! seklinde anlasilmasi da mmkndr.
Konunun akisi iinde Ibni Mes'ud'un kiraatinin ve bu kiraatin sagladigi anlamin daha
tercih edilebilir oldugu grlecektir.





Sabir konusu Kalem suresinde ayrintili olarak verilmistir.




8-10
nk, o boruya flendiginde, iyte o, o gn, ok zorlu, ok etin
bir gndr. Yalnz o, kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini bilerek
reddetmiy kimseler iin hi de kolay degildir.

Bu ayetlerde de ahiret temasi islenmekte ve insanlar ahirete iman etmeye
yneltilmektedir.



11-14
Tek olarak yarattgm, kendisine hesapsz bir mal verdigim,
yhitler olarak ogullar verdigim, kendisi iin alabildigine imknlar dyedigim
kiyiyi Benimle baybaya brak!


On nc ayetin orijinalindeki -,+- shd szcg -'- sahid szcgnn
oguludur. Ogullarin tanik olusu, hepsinin sag, babalarinin yaninda ve onun emrinde olmalari
demektir. Byle bir durum, o gnn sartlarinda kisiler iin en byk g kaynagiydi.

5 25. Ayetler:

24
Lisanl Arab, mnn mad.
54


15
Tm bunlardan sonra hrs ile Benim daha da arttrmam istiyor.
16
Kesinlikle onun dyndg gibi degil! Sphesiz o, Bizim yetlerimize/
almetlerimize/ gstergelerimize kary bir inat kesildi.
17
Ben onu sarp bir
yokuya sardracagm.
18-25
Sphesiz o, dynd ve l koydu. Artik o
mahvoldu. Nasil bir l koydu! Yine o mahvoldu. Nasil bir l koydu! Sonra
bakt. Sonra yzn buruyturdu, kaylarn att. Sonra, arkasn dnd ve
bbrlendi de: Bu, sylenti hlinde gelen bir byden bayka bir yey degil. Bu,
beyer sznden bayka bir yey degil dedi.

Son ayette sz konusu edilen zihinsel eylem tefekkr degil, gelisi gzel fikirdir.
Tefekkr fikirden farklidir. Eger inkarci tefekkr edebilseydi byle yapmazdi. Gelecegi ile
ilgili inanlar ve prensipler belirledi. Ileride Necm suresi islenirken de aiklanacagi gibi, bu
gelisi gzel dsnceler ahiretin yoklugu, eger varsa bile mali-mlk ve ogullari sayesinde
ondan yakasini kurtarabilecegi, hatta en kt sartlarda nasil olsa ahirette gnahlarinin cezasini
ektirecegi bir kimse satin alabilecegi seklindeki temelsiz planlariydi.


Alak, Kalem ve Mzzemmil surelerinde mal, mlk ve evltlarina gvenerek
tagutlastiklari/azip sapkinlastiklari anlatilan sembol kisilikler, benzer nitelikleriyle bu
ayetlerde de anlatilmaktadir. Ilk vahiy dneminde bu sembol kisiler muhtemelen Velid bin
Mugre, Ebucehil, Abdl-Uzza gibi insanlardi. Kur'an bunlarin isimlerini aik aik vermez,
isimleri yerine karakterlerini, sifatlarini zikrederek ugrayacaklari fena akibeti aiklamakla
yetinir. Bu yaklasim ve konuyu ele alis biimi, verilen rnegin her zaman, her agda ve her
yerde geerli oldugunu gsterir. Kisacasi, Velid b. Mugreler, Ebucehiller, Abdl-Uzzalar ve
bunlarin gruplari, yandaslari, arkadaslari, ortaklari ve isbirlikileri her zaman vardir ve
kiyamete kadar da var olacaktir. Ugrayacaklari kt akibet de hep ayni olacaktir.
Mesaji genel olmakla beraber, yukarida nitelikleri sayilan kisinin Velid b. Mugre
oldugu kabul edilir. Biyografisine bakildiginda gerekten de dogdugunda kimsesiz oldugu,
hibir varligi olmadigi, sonradan mal-mlk sahibi oldugu, Mekke ile Taif arasinda deve ve
koyun cinsinden srlerce hayvani oldugu, Taif'te yaz-kis meyve veren baheleri bulundugu,
ayrica yedisi Mekke ve besi Taif dogumlu olmak zere on iki evlt sahibi oldugu grlr ki,
bu zellikleri suredeki anlatima olduka uygundur.
On birinci ayette Benimle tek olarak yarattigim kisiyi bas basa birak yani sen onu
bana birak, onunla ugrasma denmektedir. Bir baska ifade ile, peygamberimizden uyarinin
diger insanlara yapilmasi istenmektedir. Uyariya nce kimden baslanacagi daha ilerdeki
ayetlerde belirtilecek ve ailim yapilacaktir.




26-30
Ben, Kurn beyer szdr diyen kimseyi yaknda Sekar'a
yaslayacagm. Bilir misin nedir Sekar? O, ortada tutmaz, yok da etmez. O,
insan/deri iin olaganst levhalar yapandr/susayandr/uzaktan
grnendir/bir gsterge olandr. Sekar'n zerinedir on dokuz.


Bu ayetler, ierdigi szcklerin es anlamli olusu, mecaz anlamlarinin da bulunusu ve
Rabbimizin yeni bir anlam yklemesi sonucu mtesabih kabul edileceginden dogal olarak
55
tefsir ve meallerde farkli yorumlari yapilmistir. Ayni nedenle gelecekte de farkli yorumlarin
yapilacagi muhtemeldir.
Bize gre bu ayet grubunun farkli sekillerde tevili de mmkndr. Bunun nedeni
ayetlerde geen beser, sekar, levvahatn szcklerinin sestes oluslari ve Rabbimizin Sakar
szcgne yeni bir anlam yklemesidir.
nce bu szcklerin anlam ve delaletlerini tanitalim:

Sekar

Sekarin kk anlami Sicaklik beyne aci verme demektir. Nitekim Araplar asiri
sicaklarda -

-'' --- Sekareths-sems [Gnes onu siddetle yakti] derler.


Ayrica asiri sicak bir gn anlamina gelen ---- ,, Yevmn msemkirun
deyiminde de ayni fiilden tretilen msemkirun szcg kullanilir. Sekar
tasidigi bu anlamlardan dolayi cehennemin zel isimlerinden birisi olmustur. Bu
szck, disil ve zel bir isimdir.
25



Levvahatn

Levvahatn szcg de sestes bir szcktr.
Levvahatn szcgnn kk szcg olan levh, tahta demektir. Gemiyi
olusturan tahtalarin her birisi bu szckle ifade edilir. Levh szcg ayrica
'simsek akmasi, parlamak, uzaktan grnme, yakip kavurma, deriyi
siyahlastirma, susamislik anlamlarina da gelmektedir.
26



Kamer suresi 13. ayette Nuh'un gemisindeki tahtalar iin ogul olarak
kullanilmistir. Szck ayrica ister aga cinsinden isterse baska bir
nesneden olsun, zerine yazi yazilan her sey iin de kullanilmistir. Buruc
suresi 22. ayetteki =,-=- _,' _ Fi levhin mahfuz [korunmus bir
levhadadir] ifadesinde bu anlamiyla yer almistir.

yleyse levha szcg, bu gnk ortama gre, yazi yazilan, bilgi saklanan her sey,
levha, tablet, parsmen, tablo; agdas aralardan ise ekran, plk, teyp bandi, CD, disket veya
hard disk gibi zerine kayit yapilabilen her trl ara-gereci ifade edebilir. Szcgn
Levvha seklindeki kullanilisi ise isimden tretilerek elde edilen ve mbalaga anlami
kazandirilan etken isim kalibinda bir kelimedir ve fevkalde levhalar yapan anlamina gelir.



Sekar szcgne Rabbimiz 28-30. ayetlerde yeni bir anlam yklemiytir:

Sekar, zerine on dokuz konulmus, beser iin fevkalde levhalar yapan, srekli
tutmayan, yok da etmeyen bir seydir. Bu tanima gre biz bu nesneye bu gn iin
Bilgisayar diyebiliriz.

25
Lisanl Arab, sgr mad.

26
(El Mfredat ve Lisanl-Arab; Levh maddeleri)

56
Sekarin bu anlama da gelebilecegi o gn iin Araplarca da Peygamberimizce de
bilinmemekteydi. Szcgn bu anlamini bizzat Rabbimiz belirlemistir. Bu anlam 27-30.
ayetler iyi dsnldgnde anlasilmaktadir. Bu, bugne kadar gzden kairilmis bir husustur.

Kur'an'da aynen -- Sekar gibi anlamlari ilk kez bizzat Rabbimiz tarafindan
belirlenen bir ok szck vardir. Mesel:
, -'' ,, Yevmiddin, Infitar 17, 18;
.--'' ,, Yevml fasl, Mrselt 14;
, =- Siccin, Muttaffifin 8;
,,

'= Illiyyun, Muttaffifin 19;


'= Tarik, Tarik 2;
--= Akabe, Beled 12;
,,' Haviye, Karia 10;
'-== Hutame, Hmeze 5;
--'' ',' Leyletl-kadr [Kadir gecesi] Kadr 1, 3;
=' Karia, Karia suresi 1;

'= Hkka, Hkka suresi 3;




Beyer

Beser szcg halk, insan demektir. Tekildir, eril-disil ayirimi yapilmadan tekil
ve ogul iin kullanilir. Anlami, insanin zerinde kil biten yz, kafa ve vcudunun st
derisidir.
27

Beser szcg, el-beseret szcgnn oguludur.





Bu aiklamalar dogrultusunda pasajin tevillendirilimis anlami (meali), syle
olmaktadir:

a- 26-30. Ayetler:

Onu [Kur'an beser szdr diyeni] yakinda Sekar'a [cehenneme]
yaslayacagim.

Bilir misin, nedir Sekar [cehennem]?

O (Sekar/cehennem), birakmaz (baki kilmaz) ve de terk etmez (yok
etmez).
O [sekar/cehennem], deriler iin yakip kavurandir.

Onun [Sekar'in/cehennemin] zerinedir on dokuz.


27
(Lisanl-Arab, beser mad.)

57
Bu ifadeler cehennemi ve cehennemdeki azabi anlatmaktadir. Buna benzer cehennem
tasvirleri asagidaki ayetlerde de grlmektedir:

11
En mutsuz olacak olan kisi de ondan kainacaktir.
12
O kisi, en byk atese yaslanacaktir.
13
Sonra onun iinde ne lecek ne de hayat bulacaktir.
(A'la 11-13)

56
Sphesiz ki yetlerimize inanmamis su kisileri Biz, yakinda atese atacagiz. Derileri pistike,
azabi tatsinlar diye, derilerini baska deriler ile degistirecegiz. Sphesiz Allah, ok gldr, en iyi yasa
koyandir.
(Nisa/ 56)



b- 26- 30. Ayetler:

Onu [Kur'an beser szdr diyeni] yakinda Sekar'a yaslayacagim
[bilgisayarla yzyze getirecegim].

Bilir misin nedir Sekar [bilgisayar]?

O [Sekar/bilgisayar], birakmaz [baki kilmaz] ve de terk etmez [yok etmez].

O, beser [insan] iin fevkalde levhalar yapandir.

Onun [Sekar'in/bilgisayarin] zerinedir on dokuz.

Levhalari/tablolari insanlar iin saglayan, srekli gstermeyen ama yok da etmeyip
hafizasinda saklayan sey Bilgisayar; bilgisayar zerindeki On Dokuz ise Kur'an'in 19
sayisi ile sifrelenisi olabilir.
Bu durumda pasajdan syle bir anlam ikarmak mmkn hale gelir:
Kur'an'a beser sz diyenler, yakinda zerine on dokuz konulmus, beser iin
fevkalde levhalar yapan, srekli tutmayan, yok da etmeyen Sekar denilen seyle tanisacaklar.
Baksinlar, dsnsnler bakalim, Kur'an beser sz olabilir mi?
Iste, 26. ayette yakinda diye ifade edilen gn gelmis ve insanlar bilgisayari
bulmustur. Bilgisayarla birlikte Kur'an'la ilgili 19 mucizesi gndeme gelmistir. Bu yle bir
mucizedir ki, bir beser tarafindan becerilme ihtimali matematiksel olarak imknsizdir.
Beser, Sekar ve Levvha szckleriyle surede birka kez cinas sanati yapilmistir.
Cinas, edebiyat terimi olarak manalari farkli, yazilis ve sylenisleri ayni veya benzer olan iki
veya daha fazla kelimenin nazim veya nesirde bir arada kullanilmasidir. Cinasin faydasi
muhatapta dinleme arzusu uyandirmasidir.
Levh szcgnn diger anlamlari dikkate alindiginda 29. ayet asagidaki anlamlar ile
de aiklanabilir:
1-Besere susamis
2-Besere uzaktan grnen
3- Beser iin bir gsterge


c- Sekar vicdan azabidir. Paragrafta yapilan tanimlamalar, insan hafizasini ve
insanin vicdan azabi ekisini bildirmektedir. Ki Rabbimiz, Kuranin hak kitap
oldugunu kabul etmeyenlerin ruh hallerini bize aiklamistir:
58

Hicr:
2
Zaman zaman kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini bilerek
reddetmiy olan kiyiler, Keyke Mslman olsaydk! temennisinde
bulunacaklar.
12
Bylece Biz Kurn', sulularn kalplerine sokarz.


200,201
Bylece onu gnahkrlarin kalplerine soktuk. Onlar acikli azabi
grnceye kadar ona iman etmezler.
(Suara/200,201)

Bu ayet grularinda, kfirlerin Kuran karsisindaki akilsiz ve inati tutumlari ile
akibetleri bildirilmektedir. Bu spheci akilsizlar her ne kadar tehdit edildikleri
azabin hemen getirilmesini isteyerek inanmaz grnseler de, kafalarinin iinde
daima bir acaba? tasimaktadirlar. Yani, grnste inanmaz bir tavir sergileseler
de, ilerinden Ya dogruysa, ya varsa? diye spheye dsmekte ve huzursuz
olmaktadirlar:
Bu nedenle, Suara/200deki Bylece onu gnahkrlarin kalplerine soktuk
ifadesini su sekilde takdir etmek mmkndr: Biz Kurani kendi dillerinde
indirmek suretiyle gayet iyi anlasilir kilmakla onlarin kalplerine yle bir soktuk ki...
Bu ayetlerde, o gnn zorlu kfirlerinin gn gelip pisman olacaklari
bildirilmektedir. Bu pismanliklari lm anindaki ve ahiretteki pismanliklari degil,
dnyadaki pismanliklaridir. nk her ne kadar inanmamis olsalar bile, Allahin
afak ve enfsteki ayetlere dikkat ekerek bu mucizeleri Kuran ile deta tm gzlere
sokmasi karsisinda zaman zaman Keske ben de mslman olsaymisim!" diye
temennide bulunmaktadirlar.
Gerekten de Kuranin etkin mesajinin cigerlerine islemesi sonucu srekli
tedirgin olan Mekkeli msriklerin birogu, hicretten nce veya sonra pisman
olmuslardir.
Inkarcilarin dnyada duyacaklari bu pismanliktan baska, lm anindaki ve
ahiretteki pismanliklari da birok ayette konu edilmistir:

44,45
Ve sen insanlari, azabin gelecegi gn ile uyar. Artik sirk kosarak yanlis;
kendi zararlarina is yapan o kimseler, Ey Rabbimiz! Bizi yakin bir sreye kadar
ertele de senin davetine uyalim ve elilere tbi olalim. derler. Daha nce siz, sizin
iin bitiin/tkeniin/yok oluun olmadigina dair yemin etmemi miydiniz? Hem siz,
irk koarak kendilerine haksizlik edenlerin yurtlarinda oturdunuz. Onlara nasil
yaptigimiz size apaik belli olmutu. Ve size rnekler de vermitik.
(Ibrahim/44, 45)

Kfirlerin pisman olacaklarini bildiren bu ayetler, sikinti iinde yzen
mminler iin de kfirlerin baskilarindan kurtulacaklari ve kfre karsi galip
gelecekleri anlamina gelmesi sebebiyle bir mjde niteligindedir.


On Dokuz
On dokuz ifadesine gelince: Kimine gre bu rakam cehennemdeki grevli meleklerin
[zebanilerin] sayisidir. Kimine gre haftanin yedi gn ve senenin on iki ayi [7+12] olmak
zere azaptaki srekliligin anlatimidir. Kimine gre on sayisi, 0n, yirmi, otuz, .. gibi
59
guruplarin ilkidir; dokuz sayisi da sira sayilarin sonuncusudur. Bunlar okluktan kinaye
olarak kullanilirlar.
Bize gre ise bu ayetler mtesabihtir; birbirine benzer birden ok gzel anlamlari vardir. Bu
anlamlarin tevili [nceliklenmesi], kendini Kur'an'a veren gayretli ilim adamlarini
beklemektedir.

Resmi mushaftaki 30 ayetteki on dokuz ifadesi, Kuran zerinde on dokuz var seklinde
anlasilinca, bazi insanlar Kuran zerinde matematiksel zellikler arama cihetine gitmislerdir.
Yapilan arastirmalar sonucunda sasirtici matematiksel zellikler, uyumlar ve iliskiler ortaya
ikmistir.

rnegin:
Aylarin sayisinin 12 oldugunu bildiren Kur'anda ay anlamina gelen +- sehr
kelimesi de 12 defa tekrarlanmaktadir.
Dnya etrafindaki eliptik turunu 27 gnde tamamlayan Ay, Arapadaki karsiligi olan
- Kamer ismiyle Kuranda tam 27 defa gemektedir.
Gn anlamina gelen ,, yevm kelimesi Kuranda 365 defa, gnler anlamina
gelen ,-,, yevmeyn ve ',' eyyam kelimeleri ise 30 defa tekrarlanmaktadir. Bu sayilar,
Dnya'nin Gnes etrafindaki bir turunda geen 365,25 gn sayisinin ve Ay takvimindeki bir
aya karsilik gelen 29,53 gn sayisinin yuvarlanmis hline esittir.
Sicak-soguk, dnya-ahiret, mit-korku, sikinti-huzur, adalet-zulm, yarar-zarar gibi
bazi zit anlamli kelimeler de Kur'an'da esit sayilarda tekrarlanmistir.
Yil anlamina gelen sene kelimesi, Kuranda tekil haliyle 7, ogul hliyle 12 kez
olmak zere toplam 19 defa tekrarlanmistir. Bu rakam, Gnes, Dnya ve Ay'in ayni hizaya
geldigi ve Meton Devri ya da Ay evrimi adi verilen bir dnemdeki yil sayisi olan 19'a
esittir. 19 yillik bu dnemde, ay takvimine gre 355 gn sren 7 artik yil ve 354 gn sren 12
tam yil vardir. Bunlara ilve olarak Kur'an'da Gnes ve Ay'in ayni ayette zikredildigi ayet
sayisi da 19'dur.
Bilgisayar yardimiyla yapilan bu tarz arastirmalar, Kur'an tarafindan dikkat ekilen 19
sayisi zerinde de yogunlastirilmis, 19 rakamina dayali pek ok rnek tespit edilmistir. Bu
rnekler birok eserde detayli olarak yer almis durumdadir.
Matematik bilimcileri, Kur'an'in kelime yapilari, harf sayilari ve harf gruplarindan yola
ikarak Kuranda matematiksel birok olaganst yapilar ve kurgular tespit etmislerdir. Bu
tespitler, gemisteki Huruflik ve Batinlik ekollerinin bu meseleye yaklasimlarindan
farklidir. Bilindigi gibi Hurufiler ve Batiniler, ayetlerin gerek anlamindan uzaklasip
ayetlerden kendi sistemlerine gre anlam ikarmaya ugrasirlar; ayetlerin zahiri/aik
anlamlarina itibar etmezler.


Bu zellikle itibariyle de, Bakara suresinin 23 ve 24; Yunus suresinin 38; Hud
suresinin 13; Isra suresinin 88 ve Tur suresinin 33, 34. ayetlerindeki Kur'an'in bir tek
suresinin bile asla benzerinin meydana getirilemeyecegi hakkindaki iddia, bu zellikler ile de
kimsenin itiraz edemeyecegi matematiksel bir ispata dnsmstr. Bylece Hicr suresinin 9.
ayetinde verilen Kur'an'in korundugu hakkindaki ilahi teminatin mahiyeti de anlasilmis
olmaktadir. Buna gre Kur'an matematiksel bir sisteme sahiptir ve en ufak bir tahrif girisimi
bile sistemi bozmakta, bu nedenle de derhal fark edilmektedir. Bilgisayar yardimiyla bile olsa
sistemin bir insan tarafindan plnlanmasi mmkn olmadigi gibi, girisilebilecek herhangi bir
tahrif islemiyle yeni ve sahte bir sistemin kurulmasi da imknsizdir.


60
Bu aiklamalardan sonra bu pasajla ilgili olarak sunu da diyebiliriz ki, Arapa dilbilgisi
kurallarina gre ismi adetlerin (sayilarin), mdudunun da sayiyla birlikte verilmesi gerekir.
Ama ondokuz ifadesinin devaminda teknik olarak ondokuz ifadesinin mdudu
bulunmamaktadir. 31. Ayetin teknik zellikleri dikkate alindiginda bu ayetin Medeni oldugu,
bu ayetin buraya sehven veya kasitli tertip edildigi de anlasilir. Surenin devamina gz
atildiginda, otuz altnc ayetin teknik olarak otuzuncu ayetin devami yani ismi adedin
madudu; temyizi oldugu grlr.
Bu durumda paragrafin tertibi Sekar'n zerinde, beyer iin; sizden, ne
gemek/ilerlemek veya arkaya kalmak/geride kalmak isteyen kiyiler iin, on dokuz
uyarc vardr seklinde olacaktir. Bizim kanaatimiz de bu yndedir. Bu aiklamadan sonra
Kuran erlerini, Kurandaki ondokuz uyariciyi tespit etmeye davet ediyoruz. Bir de on
dokuz sayisinin okluktan kinaye oldugu kabulnden hareketle Sekar'n zerinde, beyer
iin; sizden, ne gemek/ilerlemek veya arkaya kalmak/geride kalmak isteyen kiyiler
iin, nice uyarclar vardr anlami elde edilecektir.








31. Ayet:


31
Biz, cehennem yrnn da hep melekler yaptk. Saylarn da,
kendilerine Kitap verilen kimseler iyice ve apak bilsinler, iman etmiy olan
kiyilerin iman artsn, kendilerine Kitap verilmiy olan kimseler ve iman
sahipleri kuykuya dymesin diye ve de kalplerinde hastalk olan kimseler ve
kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini bilerek reddedetmiy kimseler, Allah
bununla neyi kastetti? desinler diye, kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini
bilerek reddeden kimseler iin bir snamadan bayka yey yapmadk. yte byle.
Allah diledigini/dileyeni saptrr, diledigini/dileyeni de klavuzlar. Rabbinin
ordularn da ancak Kendisi bilir. Bu, beyer iin bir gt verici ve
dyndrcden bayka yey degildir.


Bu ayet ile Kur'an ayetlerinin bir kisminin birden ok anlam tasiyan ayetler olacagi
mesaji verilmektedir. Bu ayetler, tevilleri zamanla uzmanlari tarafindan yapilacak olan,
uzman olmayanlarin ise Rabbimizin bu ayetinde mutlaka bir hikmet var diye teslimiyet
gsterecekleri mtesabih ayetlerdir (l-i Imran 7 ve Zmer 23) Yukaridaki ayette ifade edilen
hususlar, Isra; 60 ve Bakara; 26, 27'de de sz konusudur.
Melek kavrami ile ilgili genis aiklama, insallah Necm ve Kadr surelerinde yer
alacaktir. Yine Allah diledigini/dileyeni saptirir, diledigini/dileyeni de dogruya ve gzele
kilavuzlar ifadesi ile ilgili detay Tekvir suresinin 28 ve 29. ayetlerinin tahlilinde verilecektir.



32-37
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Eli'nin durumunu,
gitmekte olan cehaleti, baylamy olan toplumsal aydnlanmay kant
gsteriyorum ki Sekar, beyer iin; sizden, ne gemek/ilerlemek veya arkaya
61
kalmak/geride kalmak isteyen kiyiler iin, bir uyarc olarak, gerekten en
byk yeylerden biridir.

32-34. ayetlerin lafzi manalari; gece ile gndz ve gerekse de Gnes ile Ay, kasem
cmlesindeki cevabin referansi olma aisindan mmkn olmadigindan, bu szckler mecazi
anlamlariyla meallendirilmislerdir.

37. ayet ise, insanlarin tam bir inan ve fikir zgrlgne sahip kilindigini ifade
etmektedir. Buna gre her insan kendi deger yargilari dogrultusunda iyiyi veya kty seme
zgrlgne sahiptir. Kuran iyinin ve ktnn gerek kriterlerini vererek Allah nezdindeki
iyiyi ve kty tanitmakta, tercihi insana birakmaktadir. Ne var ki, insanlar bazen Kur'an
tarafindan kt olarak tanitilan is ve davranislari kendi deger yargilarina gre kt
saymamakta, Allaha gre iyi olani degil, kendi yargilarina gre iyi olani semektedirler.
Ahiret hayati, deney ve gzlem laboratuarina sokularak ispatlanacak bir olgu degildir.
Kiyamet ve ahiret halleri tamamen gaypla ilgili konulardir. Bu konudaki bilgilerimizin
kaynagi Allahin peygamberlerine vahyettigi kitaplardir. Bu nedenle ahirete inanmayan kisiye
onu ispatlamak mmkn degildir. ncelikle kisinin kendi akil ve vicdaninin sesine kulak
vermesi, Allah'a ve Allah'in peygamberler gnderdigine inanmasi gerekir. Bununla birlikte
Kur'an, insani ahiretin gerekligine yneltecek gayet ikna edici deliller ileri srmektedir. Bu
deliller tamamen insan aklina hitap etmektedir. Yukarida mealleri verilen 32-37. ayetler bu tr
ayetlerdendir. Bu konuda ayrica su ayetlere de bakilabilir: Mmin 57; Ahkf 33; Ya Sin 78-
82; Rum 19; Bakara 28; Kiyamet 36-40; En'm 60, 95; Mminun 115; Kalem 35, 36; Casiye
21, 22; Tegabn 7.

Bu ayetlerde ok canli sahneler anlatilmaktadir.



38,39
Her benligini bulmuy kimse sagin yarani hari kazancnn
karylgnda bir rehindir.


Rehin olmak, baglanmak, tutuklanmak ve ipotek altinda olmak demektir. Bu ayet, her
insanin bizzat kendi eliyle isledigi amel [is ve davranis] ile ipotek altina girmis oldugunu
bildirmektedir.


Bu ayetten de anliyoruz ki, mminlerin kusurlari onlari ipotek altina sokmayacaktir,
Rabbimiz mminlerin kusurlarini affedecektir.
Ilerideki surelerde birok kez yer alacak olan sagin yrani deyimi ilk kez bu ayette
kullanilmistir. Araplar sag tarafi ugurlu, sol tarafi ugursuz sayarlardi. Bu bakimdan Kur'an'da
iyi insanlarin amel defterlerinin sag taraflarindan, kt insanlarin amel defterlerinin ise sol
taraflarindan verilecegi bildirilmistir. Ayetteki sagin yrani ifadesi ile amel defteri sag
tarafindan/sag eline verilmis mminler kastedilmektedir. Bu konunun bir baska anlatimi iin
Vakia suresinin 27-40. ayetlerine bakilabilir.




40,41
Sagn yaran, bahelerdedirler. Sululardan soruyur dururlar:
42
Sizi Sekar'a srkleyen nedir?
43
Sulular, Biz, saltlardan [mli ynden
ve zihinsel adan destek verenlerden; toplumu aydnlatmaya alyanlardan]
62
degildik,
44
miskini de yiyeceklendirmiyorduk; iysiz gsze de kendi ekmegini
kazanacak frsat ve imkn vermiyorduk.
45
Ve biz boya ugrayanlarla beraber
boya ugrayrdk.
46, 47
Ve de biz, tartylmaz ve kary klmaz olan lm, kymet
bize gelene kadar Din Gn'n yalanlyorduk dediler.
48
Artk onlara
yardmclarn, kayrclarn yardm, kayrmas yarar saglamaz.



Buradaki ,

'-- musalln szcg namaz kilanlar anlaminda olmayip szlk


anlamiyla desteki, sosyal yardim iin kosan, alisan demektir. -`- Salat ve bunun
trevlerinden olan musallin szcg ile ilgili genis bilgi Kevser suresinde verilecektir.

Miskini de yiyeceklendirmiyorduk.

,-- Miskin szcg fikih kitaplarinda Fakirden daha da yoksul kimse
seklinde tanimlanir. Szcgn kk anlamindan yola ikilirsa, miskin ve meskn
szckleri ile kastedilenin hareket kabiliyetini kaybetmis, is yapma imkn ve firsatlari
kalmamis kimseler oldugu anlasilir.
Bu durumda ayetin anlami, imknlari olmadigi iin muhta durumda bulunan
[miskinlerin] karinlarini doyurmalarini, ekmeklerini kazanmalarini saglamaya yanasmiyor,
buna karsi bir istek duymuyor, birbirimizi bu konuda tesvik etmiyorduk demektir ki, bu konu
ileride, Fecr suresinde detaylandirilmistir.


Din Gn, Infitar suresinin 14-19. ayetlerinden anlasildigi zere ahiretteki hesap
gndr. Hesap Gn, iyilerin iyiliklerinin, ktlerin de ktlklerinin tam karsiliginin
verilecegi gndr.

14-16
Din-iman tanimayip ktlge batmis olanlar da kesinlikle cehennemdedirler. Din Gn
ondan kaybolmamak zere oraya yaslanacaklardir.
17
Din Gn'nn ne oldugunu sana ne bildirdi?
18
Sonra bir kere daha, Din Gn'nn ne
oldugunu sana ne bildirdi?
19
Din Gn, kimse kimseye efendilik yapamaz. Ve o gn;
Insikak 1-5
gk
yarildigi, Rabbine kulak verdigi ve gereklestirildigi zaman; yeryz de dmdz oldugu, iinde ne
varsa attigi, bosaldigi ve Rabbine kulak verdigi ve gereklestirildigi zaman
19
buyruk, Allah'a aittir.
(Infitar/ 14-19)

Pismanlik iindeki inkarcilar szlerini syle baglarlar:

Is isten getikten sonra geri dns yoktur. Akillar basa toplanmali, Kur'an'in kiymeti
bilinmeli, gerekli uyari mesajlari vaktinde alinmali ve geregi yapilmalidir.


Sulularin ahiretteki korkun durumlari sahnelenip gsterildikten sonra sz
hayattaki msriklere getirilmekte, gt almaktan ve uyarilmaktan kamalarinin anlamsizligi
vurgulanmaktadir. Ayette geen sefat kavramiyla ilgili detay Necm suresinde verilecektir.



49
Peki, ne oluyor onlara da gt verip dyndren yeyden yz eviriyorlar?
50,51
Onlar, sanki saga-sola kayan; aslandan rkmy yaban eyekleri gibidirler.
52
yin
aslnda ilerinden her kiyi, kendisine alp salmy sayfalar verilsin istiyor.
53
Kesinlikle
63
onlarn dyndg gibi degil! Aslnda onlar, hiretten korkmuyorlar.
54
Kesinlikle
onlarn dyndg gibi degil! O, bir gt verici/dyndrcdr.

Yukaridaki ayetlerde ktlk yapanlar bazen siddetle kinanmakta, bazen de ahiret
azabiyla uyarilmaktadir.


.
55,56
yleyse dileyen onu dynr, gt alr. Ve onlar, Allah'n
diledigi dynda, gt alamazlar. O, sakndrmaya ehildir ve affetmeye ehildir.


Allah'in dilemesi ile ilgili ayrintili bilgi insallah Tekvir suresi 28, 29. ayetlerde
verilecektir.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir





[AIS]

SURESI




FATIHA SURESINE GIRIS


Fatiha suresi olarak adlandirilan bu yedi ayet ile ilgili, nl tefsircilerimizden Imam-i
Razi 250, Ibn-i Kesir 114, Elmalili Hamdi Yazir ise 104 sayfa aiklama yapmistir. Bu
aiklamalarda:
- Surenin nerede indigi ve bir kez mi yoksa iki kez mi indirildigi,
- Basindaki Besmelenin ayet olup olmadigi ve Besmelenin nemi,
- Kiraat [okunus] farkliliklari,
- Okunusunda istiazenin gerekip gerekmedigi,
- Namaz ile iliskisi, olursa olmazlari ve olmazsa olmazlari,
- Okunmasinin fazilet ve sevabi,
- Diger isimleri,
- Ism-i A'zamin [Allah'in en byk isminin] neler olabilecegi ya da neler olamayacagi
gibi konularda bin bir rivayete dayali yorumlarda bulunmuslardir. Sonuta Kur'an'i anlamak
ve anlatmak zere yazilmis olmasi gereken bu eserlerde, Fatiha suresinin Kur'an ve Islm'daki
gerek yeri ve temel mesaji yukaridaki konular arasinda kaybolup gitmistir. Dolayisiyla bu
eserler, insanlarin Kur'an'i anlamalari aisindan deta birer engel konumuna gelmislerdir.
Oysa Kur'an'i anlamak isteyen herkesin ilk Mslmanlar gibi dogrudan Kur'an'i okumasi ve
anlamasi gerekir. nk Kur'ani en iyi tefsir edenin yine Kur'an oldugu akildan
ikarilmamasi gereken bir gerektir.

Fatiha Suresine Verilmis Olan Isimler

64
Tasidigi zellikler dikkate alinarak sureye asagidaki isimler verilmistir:

- Mushaflar ve namazdaki okuma bu sure ile basladigindan, -'-'' =-' Fatihatl-
Kitap suresi ya da kisaca =-'-'' Fatiha suresi. Fatihanin szlk anlami ais, baslayis
demektir.
- Yedi ayetli oldugundan ve hem Mekke'de hem de Medine'de indigi rivayet
edildiginden, _-'`-'' _- -'' es-Seb'ul-Mesani suresi.
- Basinda --='' Hamd szcg bulundugu iin Hamd suresi.
- Namazda okunurken diger sureler gibi blnmediginden, ,','' el-Vafiye [Tam
olan] suresi.
- Baska surelerin yerini tuttugu, ama diger surelerin onun yerini tutamadigi
gerekesiyle, ,''' el Kfiye [Yeten] suresi.
- Islm inancinin temelini olusturan ilkelerden bahsettiginden, el-Esas [Temel]
suresi.
- Skr manasi ierdiginden,

-'' Skr suresi.


-Gerek iinde istekler mevcut oldugundan ve gerekse Mslim ve Tirmizde geen
Allah syle buyurdu: Beni zikretmesi benden bir sey istemesine engel olan kimseye,
isteyenlere verdigimin en iyisini veririm rivayetine (Mslim, Salt 38; Tirmizi, Tefsir 2)
uygun dstgnden, .'- -'' es-Sl [Istek] suresi.
- Bir kismi dua mahiyetinde oldugundan, -'= -'' Dua suresi.
- En saglam hadis derlemecisi oldugu kabul edilen Buhari'nin Sahihinde bile yer alan;
okundugunda yilan ve akrep sokmasi sonucu meydana gelen zehirlenmelere sifa oldugu ve
bayilanlara okundugunda ayilttigi yolundaki rivayetlere dayanilarak, -'-

-'' Sifa veya , ''


Rukye [Muska] suresi.
- Namazin Fatiha'siz olamayacagina ve asagida belirtilen Ebu Hreyre rivayetine
dayanilarak, -` -'' es-Salt [Namaz] suresi.
- Kur'an'in btn iinde yer alan iman, amel [kisisel isler], muamelt [toplumsal
isler], ahlk, peygamber kissalari, inzar/uyarma ve tebsir/mjdeleme gibi konulari z olarak
ierdiginden, '-'' ' mml-Kur'an [Kur'an'in Anasi] suresi.
Ne zcdr ki, yukaridaki isimlere ek olarak bugn neredeyse l suresi,
Mezarlik suresi, Trbe suresi denecek kadar Fatihaya yanlis islevler yklenmistir.
.

Fatiha Suresini Anlamak Iin nerdigimiz Yol

Surenin peygamberimiz, peygamberimizin arkadaslari ve hatta
Mekke msrikleri tarafindan anlasildigi gibi anlasilabilmesi iin sureyi Kur'an ile
anlama yntemine basvurulmalidir.
Kilasik anlayisa gre bu ayetler Mekke'de, besinci sure olarak
nazil olmustur. Bu ayetler indigi sirada Kur'an ve Islm adina iman edilecek Alak,
Kalem, Mzzemmil ve Mddessir olmak zere sadece drt sure mevcuttu.
Daha evvel Rabbimizin Alak suresiyle Muhammed b.
Abdullahi muhatap setigi, onu peygamber yaptigi ve ona Rabbi adina okumasini
emrettigi; Kalem ve Mzzemmil sureleriyle onu egittigi ve hizmete hazirladigi;
Mddessir suresiyle de ona niformasini giydirip tehizatini kusandirdigi ve onu
Kalk, hemen, rahman rahiym Allah adina .. diye uyar ve Rabbinin en byk
oldugunu iln et! diyerek greve agirdigi anlasilmaktadir.
Rabbimizin bu drt surede sadece peygamberimizi muhatap
aldigi ve Peygamberimizin de kendisine verilen talimatlari henz teblig amaciyla
kimseye sylemedigi zellikle hatirlanmalidir.
65
Ancak; Alak, Kalem, Mzzemmil ve Mddessir surelerinin giris
ayetlerinden sonraki blmlerde msrikler ile tartismalarin varligi izlenmektedir. Bu
durum, sz konusu ayetlerin giristeki ilk ayetlerden daha sonra indigini
gstermektedir. Bu da, adi geen surelerin bir btn halinde inmediginin bir
gstergesidir. Maalesef ayetlerin ogunun kronolojik sirasi bilinmemektedir.

Fatiha suresi, diye adlandirilan bu yedi ayetin teknik ve semantik aidan
bagimsiz bir sure olmasi mmkn degildir. Fatiha sresi olarak bilinen 7 yet, aslinda
Mddessir sresi'nin 2. yetinin tmleci olup bagimsiz bir sre degildir. Bu ayetlerin
bagimsiz bir sre yapilmasi ve Mushaf'in basina yerlestirilmesi, adinin da Ftiha
[ais, giris, nsz] yapilmasi, Kurn'in Peygamber tarafindan derlendigi veya bu
yetlerin vahiy olmayip Peygamber tarafindan yapilan bir bildirge oldugu ve bu
bildirgenin de Kurn'a nsz olarak kondugu kanaatini dogurmaktadir.
Biz bu ayetleri Mddessir suresinin ikinci ayetine baglamak suretiyle,
tertipten kaynaklanan kusurlari gidermis bulunuyoruz.


Peygamberimiz bu uyari metnini (Rahman Rahiym Allah adina, .
diye uyar), almis, Rabbi adina insanlari uyarmistir.
Genel prensip olarak bu alismada sadece Kur'an ayetleri ile yetinilmeye ve hangisinin
dogru hangisinin dzmece oldugu kesin olarak bilinemeyen rivayetlerden uzak durulmaya
zen gsterilmistir. Ancak tevhit inanci bakimindan herhangi bir sakinca iermeyen ya da ele
alinan konunun daha iyi anlasilmasina katki saglayacagi dsnlen tarih belge niteligindeki
rivayetlerin kullanilmasindan da kainilmamistir. Bu temel prensibe bagli olarak Fatiha
suresiyle ilgili asagidaki rivayetin aktarilmasinda yarar grlmstr:
Rivayete gre; Kalk, hemen, Rahman Rahym Allah adina uyar! Ve Rabbinin en
byk oldugunu iln et! emrini alan peygamberimiz Safa tepesine ikmis ve insanlara Ya
sabahh! Ya sabahh! diye seslenmistir. Bu ifade, o gnk toplumda Dikkat! Dikkat! Beni
dinleyin! anlamina gelen bir esit anons olup savas gibi nemli duyurular yapilacagi zaman
kullanilirdi. Peygamberimiz, bu agriya uyup oraya gelenlere Ey Abdlmuttalib Ogullari! Ey
Fihr Ogullari! Ey Leyy Ogullari! Su dagin arkasinda size saldirmak isteyen bir svari birligi
var desem, bana inanir misiniz? diye sordu. Gelenlerden Evet! cevabi alarak kendisine
duyulan gveni teyit ettirdikten sonra topluma su mesaji iletti:
Ey insanlar!
Yarattg btn canllara nimet veren, yarattklarna ok merhametli Allah adna
uyaryorum:
Tm vgler, lemlerin Rabbi, yarattg btn canllara nimet veren,
yarattklarna ok merhametli olan, herkesin iyi ya da kt yaptg tm edim ve
eylemlerin karylgn grecegi hiret gnnn sahibi, yneticisi Allah'adr; Allah
dynda kimse vgye layk degildir.
Yalnz Sana kulluk ederiz ve yalnz Senden yardm isteriz.
Bize, zerlerine gazap dklmylerin ve yayknlga saplanmylarn yolunun
dyndaki, kendilerine nimet verdiklerinin yolu olan dosdogru yolu, gster, bildir!


Bylece peygamberimiz Rabbi adina uyarida bulunmus, Rabbinin en byk oldugunu
iln etmis ve insanlari uyararak ilk grevini tamamlamistir. Surenin Kur'an'daki yeri ve
dinimizdeki islevi byle anlasilmalidir. Aksi halde Fatiha suresinin ne mesaji, ne de islevi
dogru anlasilmis olur.

66



5/ FATIHA [AIS] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:

1-7
Yarattg btn canllara nimet veren, yarattklarna ok merhametli Allah
adna: Tm vgler, lemlerin Rabbi, yarattg btn canllara nimet veren,
yarattklarna ok merhametli olan, herkesin iyi ya da kt yaptg tm edim ve
eylemlerin karylgn grecegi hiret gnnn sahibi, yneticisi Allah'adr; Allah
dynda kimse vgye layk degildir.
Yalnz Sana kulluk ederiz ve yalnz Senden yardm isteriz. Bize, zerlerine gazap
dklmylerin ve yayknlga saplanmylarn yolunun dyndaki, kendilerine nimet
verdiklerinin yolu olan dosdogru yolu gster, bildir! diye uyar!






Ayetlerin Tahlili

1. Ayet:

Yarattg btn canllara nimet veren, yarattklarna ok merhametli Allah adna
(Uyar)
Alak suresinin 1. ayetiyle peygamberimizden Allah adina okumasi istenmisti.
Mddessir suresinde de Allah adina uyarida bulunmasi istenmektedir. Bu talimatla zel
hayatinin bittigi, artik yapacagi alismalarin Allah adina olacagi mesaji verilmisti. Ayrica bu
isten madd ve manev ikar saglamasi da sz konusu degildi. Gemisteki tm peygamberler
de ayni grev bilinciyle donatilmis, tebliglerini ve davetlerini Allah adina yapmakla
emrolunmuslardir. Mesela; gnese tapan Sebe halkini bu sapkinliktan kurtarmak isteyen
Sleyman peygamber de kralieye yazdigi mektubuna Rahman Rahm Allah adina diye
baslamis ve isteklerini bildirirken Allah adina hareket ettigi bilinciyle davranmistir.
(Neml;30).

2 - 4. Ayetler:

Tm vgler, lemlerin Rabbi, yarattg btn canllara nimet veren,
yarattklarna ok merhametli olan, herkesin iyi ya da kt yaptg tm edim ve
eylemlerin karylgn grecegi hiret gnnn sahibi, yneticisi Allah'adr; Allah
dynda kimse vgye layk degildir.


Hamd

67
--='' Hamd, bir nimetin ve gzelligin kaynagi ve sahibi olan gc, vg ve
yceltme szleriyle anmaktir. Bu anlamiyla hamd, verilen bir nimetten yararlanma veya
yapilan bir yardimla feraha ikma karsiligi olmaktan ok, o nimeti verenin veya o yardimi
yapanin, yani Yaraticinin sonsuz g ve kuvvetine, yarattigi nimetlerin okluguna, Onun
Rabbligine duyulan hayranlik sebebiyle dile getirilen bir vgdr.
Bu ieriginden dolayi hamd skrden farklidir: Skr bir nimete karsilik ve bir
eylemle yapilirken, hamd bir nimetten yararlanmadan da, sadece sz ile de yapilir. Hamd, ilk
bakista methetme olarak tanimlanabilirse de her methiye [vg] hamd degildir. nk
methiyenin riyakrlik, dalkavukluk saibesi tasimasina karsilik, hamd tam bir samimiyet
gerektirir. Dolayisiyla hamd, nimetleri, ikramlari ve iyilikleri sonsuz olan Yce Rabbimiz
disinda hi kimseye yapilmaz.
Kuranda geen tm Elhamd lillah veya Lehl hamd ifadeleri, haber cmlesi
olup insa cmlesi degildir. Bunu anlami sudur; Rabbimizin, kullardan, srekli olarak
elhamdlillah deyin diye bir istegi yoktur. Rabbimizin istegi, Tm vglerin sadece
Kendisi iin oldugunun bilinmesi ve Kendisinden baskasina vgler dzlmemesidir. Allah
disinda birilerine dzlen vgler, taraflar; vgy dzen ve vg dzlen arasinda ifrata
kaarak insanlarin sirk batakligina gmlmelerine sebep olur.
Insanliga yapilan ilk uyari da iste budur.
Hamd ve nemi konusunda su ayetlere bakilabilir: Enm 1, Arf 43, Yunus 10, Ta
Ha 130, Kasas 70, Zmer 74.

lemlerin Rabbi: er-Rabb

Kur'an'daki .,-, Mevl kelimesinin es anlamlisi olan - '' Rabb, su zellikleri
tasir:
1. Rabb; emri ve kudreti altindaki varliklarin yegne sahibi ve yneticisi olup onlar
zerinde kendi istek ve ilmine uygun tasarruflarda bulunandir.
2. Rabb; itaat edilerek kendisine boyun egilecek, emirlerine uyulup yasaklarindan uzak
durulacak yegne efendidir.
3. Rabb; her seyi dzelten, sivrilikleri tesviye eden, varliklari hlden hle geirerek
dzenleyen, aritip saflastiran, yetistirip olgunlastiran, islah ve terbiye edendir.
Yukarida sz edilen zellikten de kolayca anlasilabilecegi gibi, Rabb kelimesi
sadece ve sadece Yce Allah iin kullanilabilir. Fakat Arap dilinde isim tamlamasinin bir
gesi olarak insanlar iin de kullanilmistir. Mesel; rabbul-beyt [evin sahibi] gibi.
zetle Rabb; terbiye edip egiten, yarattiklarini belirli bir programa uygun olarak bir
takim hedeflere gtren, tekml programlayip yneten demektir.

er-Rahman, er-Rahm

-= '' Rahman ve ,= '' Rahm isimleri Allah'in En Gzel Isimlerindendir.
[Esmul-Hsn]
Ibran kkenli oldugu da ileri srlen Rahman kelimesi; rikkat [sevecenlik], karsiliksiz
yardim ve iyilik, bagislama, aciyip esirgeme anlamlarina gelen -= rahmet kelimesinden
tretilmistir. Rahman kelimesi, Arapada szn anlamini failin o iste tam yetkin oldugunu
vurgulamak iin kullanilan mbalga kalibinda bir kelimedir ve rahmetin en yce
derecesine sahip varlik anlamina gelmektedir. Bu anlamiyla Rahman, rizklari, ihtiyalari ve
her trl iyilikleri bagislama hususunda, rahmetini yarattigi varliklardan hi esirgemeyen
demektir.
Kur'an'da insanlar iin hi kullanilmayan er-Rahman ismi, elli yedi yerde Allah iin
kullanilmaktadir. Ayrica Kur'an'daki bir sure de er-Rahman ismini tasimaktadir. Bu surede
68
Yce Allah, rahmetinin bir sonucu olarak grnen, grnmeyen; bilinen bilinmeyen varliklar
iin yarattigi nimetleri saymakta, insan ve diger sorumlu varliklarin bu nimetlerin kiymetini
bilip nankrlk etmemeleri gerektigini tekrar tekrar vurgulamaktadir.
Rahm kelimesi, -= rahmet, -=- merhamet ve = ruhm mastarindan hem etkin
hem de edilgin anlamli, ok merhametli, merhamet olunan anlaminda bir sifattir. Kk
anlami acimak, merhamet etmek ve bagislamak demektir. Rahm'in ogulu -'-= ruhamdir.
Merhamet, iyilik ve nimet anlamina da gelir. Kur'an'da, 114' Allah, bir tanesi de
peygamberimiz iin (Tvbe 128) olmak zere toplam 115 kez yer alir. Rahm sifati Kur'an'da
genellikle ok bagislayici anlamina gelen ,-= Gafr sifati ile birlikte kullanilmistir. Bu
durum, Allah'in ne kadar bagislayici ve merhametli olduguna bir delil teskil eder. Bu sifat,
Kur'an'in drt ayetinde de ,-=' '' =' Erham'r-rahimn [Merhametlilerin en merhametlisi]
seklinde kullanilmistir.
Allah'in Rahman ve Rahm sifatlarinin her ikisi de -= rahmet mastarindan tremis
olmasina ragmen, aralarinda anlam farkliliklari vardir.
Rahman sifati ezel ile, Rahm sifati ise daha ok ebet ile ilgilidir. Bu yzden Allah iin
dnyanin Rahman'i, fakat ahiretin Rahmi'dir denilmistir. nk Allahin tm varliklari
yaratmasi ve yasatmasi, insanlar arasinda mmin-kfir, adil-zalim, aliskan-tembel ayrimi
yapmadan hepsine rizklarini vermesi, inkrcilari alisma ve gayretlerinden dolayi dnyada
mahrum birakmamasi, zulme ve ktlklere mdahale etmeksizin insanlarin kendi tercihlerini
kullanmalarina firsat vermesi hep Rahman sifatinin sonucudur.
Rahm sifatinin sonulari ise daha ok ahirette grlecektir. Kur'an'in pek ok ayetinde
Allah'in mminleri Rahm sifati ile bagislayacagi belirtilmistir.
Fatiha suresinde verilen Allaha ait isim ve sifatlar, daha nceki surelerde gretilmeye
baslanan Allah telakkisinin bir devami niteligindedir. zellikle Fatihada verilen sistematik
ifadelerle Mekke ve Arap toplumundaki Islm disi Allah anlayisi ters yz edilmistir. Syle ki:
Bu ayetler indiginde insanlik esitli fikir akimlari, vehimler, efsaneler ve felsef grsler
zerine oturmus yanlis tanri telakkilerine sahip idiler. Insanlarin bir kismi Aristo'nun
'Sphesiz Allah kinati yaratti. Ondan sonra onu kendi haline birakti. Zira Allah, daha asagi
olan bu lemle ugrasmaktan mnezzehtir. O ancak kendi zatini dsnr seklindeki grsn
benimsemisti. Baska bir kismi da kullarina karsi fkeli, onlara srekli hileler hazirlayan ve
onlardan intikam almak iin firsat kollayan bir tanriya inaniyorlar ve bu tanrinin fkesinden
kurtulabilmek iin Yunan mitolojisindeki Olimpos tanrilari gibi, araci ve sefaati ilhlar
ediniyorlardi. Alt tabaka ise, Darn-Nedve [Halk Meclisi] yelerinin disinda bir Rabb
taniyamamisti.
Sonu olarak; insanlar ancak Kuran ile gerek ilh ve Rabbi, Rahman Rahm Allah'i
geregi gibi taniyabilmistir.

Din Gn'nn Sahibi

Mliki Yevmid-Dn ifadesi, Alak, Kalem, Mzzemmil ve Mddessir surelerinde de
konu edilen Din Gn'n yalanlayanlara bir uyaridir. , -'' ,, Din Gn, Karsilik Gn
demektir. Bu szle herkesin iyi ya da kt, yaptigi tm edim ve eylemlerin karsiligini
grecegi ahiret gn kast edilmektedir. Kavramin asil ailimi bizzat Rabbimiz tarafindan
Infitar suresinin 15- 19. ayetlerinde yapilmaktadir.

5. Ayet:

Yalnz Sana kulluk ederiz ve yalnz Senden yardm isteriz.


69
Ibadet (KULLUK)

--'-= Ibadet szcg, dilimize fonetik olarak Arapa orijinaliyle girmesine ragmen
kk anlami olan kulluk, klelik etme konusundaki insanin tarz ve tavriyla ilgili asil
anlamini byk oranda kaybetmis ve sadece bir takim ritel, ayin ve davranislar iin
kullanilan bir kavram haline dnsmstr.
A-be-de kk fiilinin mastari olan ibadet szcg, kulluk yapmak, klelik etmek
anlamina gelir. Bu anlamlar bir insanin kayitsiz sartsiz teslim olmasini, itaat etmesini, boyun
egmesini ifade eder.
'Ibadetin din terim olarak anlami ise; kulun sahibine/yaratanina karsi,
sahibi/yaratani tarafindan verilen grevleri kayitsiz sartsiz kabullenip yerine getirmesi
demektir.
Her seyin yaraticisi olan Allah, yarattigi kullari iin belirledigi davranis ve yasam
tarzini kullarina esitli sekillerde bildirmis ve en son olarak btn bu bildirileri Kur'an'da
toplamistir.
Bu gerekler isigi altinda ibadet, Allah tarafindan bir talimatname [Kur'an] ile
kullara bildirilen grevlerin kullar tarafindan kayitsiz sartsiz itaat edilerek ve teslimiyet
gsterilerek [boyun egilerek] yerine getirilmesidir.
yleyse ibadet, halk arasinda yayginlastigi gibi sadece -bes ameli yapmaktan
ibaret degildir. Ibadet, Allah'in kulluk talimatnamesinde vermis oldugu grevlerin tmn
yapmaktir, hepsini uygulamaktir. Bu durumda kullarin ilk grevleri arasinda okumak,
yazmak, temiz olmak, evredekileri uyarmak, yetimleri himaye etmek, yetimlerin mallarini
yememek, daima helal kazanip-yemek, marufu emredip mnkerden nehyetmek [toplumda
aktif olup iyi ve gzeli emretmek, ktlklere de engel olmak], dogru, drst ve gvenilir
olmak, l ve tartida hile yapmamak, rsvet almamak-vermemek, zina ve fuhustan uzak
durmak gibi grevler sayilabilir.
Hl byleyken, Allah'in vermis oldugu grevlerin yzlercesini arka plna atip halk
arasinda sloganlasan sekliyle Islm'in sarti bestir gibi kabullere sarilmak dogru bir Islm
algisi degildir. nk kulluk talimatnamesi olan Kur'an'daki her emir ve yasak, her gt ve
neri birinci derecede nemli ve birbirleriyle es degerde olan grevlerdir. Islm dininde
sloganlasmis herhangi bir sart ve kabul olmayip Islm'in tek sarti Allah'a teslim olmaktir.
Allaha teslim olmak ise, Onun gnderdigi kulluk talimatnamesindeki grevlerin tmn,
emirlerini, yasaklarini, nerilerini aynen kabul edip uygulamaktir.
Ibadet [kulluk] etmenin amaci sosyal bir varlik olan insani olgunlastirmak; bylece
bilgilendirilmis, egitilmis, olgunlasmis ve asiriliklarindan arindirilmis insanlarla toplumda
huzur ve barisi temin etmektir. Insan denen varlik, zalim, cahil, nankr, zayif, cimri, aciz,
hirsli, huysuz, sehvet ve mal dskn, egoist, tembel, vahs, sadist gibi fitri zelliklere sahip
olarak yaratilmistir (Ibrahim 34, Hud 9, 10, Isra 67, 100, Nahl 4, Rum 54, Fussilet 49, Mearic
19, Adiyat 6, l-i Imran 14). Bu fitri zellikleri onun baskalarinin hak ve hukukuna tecavz
etmesine, toplumda zulmn, fesadin, kavganin olusmasina, dolayisiyla da barisin bozulmasina
neden olmaktadir. Yce Allah insanin bu olumsuz zelliklerini ortadan kaldirip onun lim,
adil, vefakr, gl, cmert, erdemli, iffetli, paylasimci, barissever birisi olmasini saglamak
ve onu kendisine, ailesine ve toplumuna yararli bir birey haline getirmek iin ona
ibadet/kulluk grevi vermistir. Bu grevlerin Allah'a herhangi bir yarar veya zarari yoktur.
Onun insanlarin yapacagi bu kulluga ihtiyaci da yoktur. Verilmis bu grevler insanlarin
kendi iyiliklerine ve mutluluklarina yneliktir.
Ibadet/kulluk grevinin z bu olmasina ragmen uygulamada ok sapmalar olmus,
Yce Allah da ibadetin z hakkindaki bu sapmalari Kur'an'da belirterek insanlarin dikkatini
ekmistir. Ibadet hakkindaki sapmalar meleklerin, peygamberlerin, cinlerin, evliyalarin veya
Allahtan baska herhangi bir varligin sahte ilhlar edinilip Allah'a ortak kosulmasi seklinde
70
ortaya iktigi gibi, hev, para, kadin, makam, mevki, ideoloji gibi tagutlarin farkinda olarak
ya da olmayarak yedek ilh edinilmesi seklinde de ortaya ikmistir. Gemiste byle oldugu
gibi, bugn de byledir.
Su bir gerek ki, bireysel ve toplumsal hayatin saglikli srdrlmesi iin ortada belirli
kurallar ve prensipler olmalidir. Aksi halde kargasa meydana gelir. Bu kurallar ve prensipler
insanlar tarafindan konulacak olursa, insanin yukarida bahsedilen negatif zellikleri ve
zaaflari nedeniyle kusursuz bir ana kural, mkemmel bir sistem konulamaz. Bu da topluma
saglam, kusursuz bir yasama rejimi oturtulamayacagi anlamina gelir. Insan denen varlik
yetkisini daima kendi ikari dogrultusunda kullanarak baskalarini ezme, zulmetme, smrme
gibi toplumsal barisi bozacak eylemlerde bulunur. Ama Allah, ezelden ebede her seyi en iyi
bilen ve en iyi gren olduguna gre, kullari arasinda hibir ayirim ve kayirma yapmayacagina
gre, kullarindan herhangi bir ikari olmayacagina gre, her trl noksanliktan mnezzeh
olduguna gre, Onun koyacagi kurallar ve prensipler hem mkemmel hem de evrensel olur.
Onun iindir ki, kullarinin yapacagi grevleri/ibadetleri bizzat kendisi belirlemis ve
peygamberleri araciligi ile insanlara bildirmistir.


Insanlarin belirli kisilere, glere, ideolojilere, otoritelere gsterdikleri mutlak itaat ve
teslimiyet bu kapsamdadir. Mminn suresinin 45-47. ayetlerinde anlatilan Firavun ile Israil
ogullari arasindaki iliski de bu anlami teyit eder niteliktedir.
Kisacasi ibadet, kulun sahibine/yaratanina itaat etmesi, sahibi/yaratani tarafindan
verilen grevleri kayitsiz sartsiz kabul edip yerine getirmesi demektir. Allah Kuran adindaki
talimatnameyle kullarina bir takim grevler bildirmis ve bu grevlerin kayitsiz sartsiz bir itaat
ve teslimiyet iinde yerine getirilmesini istemistir. Setigi peygamber, bir usta, bir gretmen
gibi verilen grevleri nce kendisi uygulamis, sonra diger insanlara greterek nasil
uygulanacagini bizzat gstermistir.


Ibadetin sadece Allah'a yapilmasi gerektigi Kur'an'da tekrar tekrar vurgulanmis,
peygamber bile olsa Allah'tan baskasina yapilacak ibadetin sirk olacagi belirtilmistir.

Sirk

=

-'' Sirk, szlkte mlk ve saltanatta ortaklik demektir. Din aidan ise Allah'in
yetki ve imtiyazlarindan, zat ve sbut sifatlarindan, en gzel isim ve sifatlari arasinda yer
alan sifat ve tasarruflarindan birinin ya da bir kainin Allah'tan baska somut ya da soyut
herhangi bir varliga yakistirilmasi, verilmesi ya da uyarlanmasidir. Bu sifatlarla ilgili detay
Ihlas suresinin tahlilinde verilecektir.
Bu inan ve eylemde bulunana =-- msrik denir. Msrik sadece tanri ikidir, tr
diyen degildir. Allah'a inanip da bu inanla birlikte yedek ve yardimci bir takim ilhlar kabul
edenler de msriktir.

Tevhit

-,=,

-'' Tevhidin szlk anlami birlemektir. Din anlami ise Kelime-i Tevhitte
ifade edildigi sekliyle nce tm ilhlari reddetmek, sonra da ilh olarak sadece Allah'i kabul
etmektir. Pek tabi ki bu kabul yalnizca szde kalmamali, tm dsnce ve eylemlerde de
kendini gstermelidir.
Kelime-i Tevhit'in sz dizimine dikkat edildiginde nce tm ilhlarin reddedildigi
grlr. Tm ilahlari reddedebilmek iin insanin nce sahte ilhlari veya ilh yerine
71
konulanlari iyi tanimasi gerekir. Onlari iyi taniyip reddettikten sonra, sira gerek ve tek olan
ilahi kabul etmeye gelir. Tek ve gerek ilah Allahtir, Ondan baska ilah/tanri yoktur. Allah'in
tek ilh olarak kabul edilmesi, Onu geregi gibi tanimadan, sadece kabul ettim demekle
mmkn olmaz. Allah'i geregi gibi taniyabilmek ise Kuran ile mmkndr. Allahin zat ve
sbut sifatlarinin ve gzel isimlerinin Kur'an'dan grenilmesi ve bunlara inanilmasi gerekir.
Aksi takdirde; ne sahte ilhlar taninmazsa reddedilmeleri mmkn olur, ne de Allah
geregi gibi taninmazsa tevhit/tek ilah inanci kalplere yerlesebilir.
Tevhit kelimesi Kur'an'da dogrudan kullanilan bir kavram degildir. Buna karsilik Bir
ve tek olan Allaha iman seklinde zetlenebilecek olan tevhit inanci pek ok ayette tekrar
tekrar dile getirilir. zellikle Mekke'de inen sureler, tevhit inancini insa etmeye ynelik bu
ierikteki ayetlerle doludur. esitli meseller ve akl nermelerle insani ikna etmeye
yogunlasan bu ayetler, tevhit inancini Allah'in zati, sifatlari, evren ve insanla olan iliskileri
baglaminda ele alir ve tevhit nitelikli olmayan her trl inan ve davranisin bosa ikacagini
esitli boyutlariyla ortaya koyar.

6 ve 7. Ayetler:

Bize, zerlerine gazap dklmylerin ve yayknlga saplanmylarn yolunun
dyndaki, kendilerine nimet verdiklerinin yolu olan dosdogru yolu gster, bildir!

Hidayet

Hidayet szcgnn tm anlamlarinin burada siralanabilmesi mmkn degildir. zet
olarak hidayetin iyiye, gzele nderlik etmek, hak ve batili ayirt etmeye yarayan bilgi ve
belgeler vermek, yol gstermek, peygamber yollamak ve kitap indirmek gibi anlamlar tasidigi
sylenebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, ktlge yol gstermek hidayet anlamina gelmez.
Hidayet Allah'a aittir. Peygamberler de dhil, hibir insanin hidayet etme gc ve
yetkisi yoktur. Kur'an'da bunun byle oldugunu bildiren tam 304 adet ayet vardir.

Sirat-i Mstakim

Bu tamlama Kur'an ayetleri isiginda degerlendirilirse; anlaminin Allah'in yolu, Hak
yol, Allah'in kitabi, Islm dini, Islm milleti oldugu grlr. Dosdogru Yolun en
gzel tanimi da bu surede yapilmistir: zerlerine gazap dklmslerin ve saskinliga
saplanmislarin yolunun disindaki, kendilerine nimet verdiklerinin yolu olan dosdogru giden
yol
Sirat-i Mstakim ile ilgili su ayetlere bakilabilir: l-i Imran 51, En'am 126, 153, Hicr
41, Nahl 76, Meryem 36, Ya Sin 61 ve Zuhruf 64.

Ayette konu edilen kendilerine nimet verilmis olanlar ileride Nisa/69da aiklanmis
bulunmaktadir.
Nisa/69:

69
Kim de Allah'a ve Eli'ye itaat ederse artik onlar, Allah'in, peygamberlerden, dosdogru
kimselerden, yehitlerden ve slihlerden kendilerine nimet verdigi kiyilerle beraberdir. Ve bunlar
arkadas olarak ne gzeldir!
70
Bu, Allah'tan bir armagandir. En iyi bilen olarak Allah yeter.

Meryem/58
41
Kitap'ta Ibrhm'i de an/hatirlat. Sphesiz ki o, z-sz dogru biri idi, peygamberdi.
42-45
Bir zaman o, babasina: Babacigim! Isitmeyen, grmeyen ve sana hibir yarari olmayan
seylere niin kulluk ediyorsun? Babacigim! Sphesiz sana gelmeyen bir bilgi bana geldi. O hlde
72
bana uy da, sana dosdogru bir yolu gstereyim. Babacigim! Seytana kulluk etme. Sphesiz seytan
Rahmn'a [yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden Allah'a] si oldu. Babacigim!
Sphesiz ben, sana Rahmn'dan [yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden Allah'tan]
bir azap dokunur da seytan iin bir yol gsteren, koruyan, yardim eden bir yakin olursun diye
korkuyorum demisti.
46
Babasi: Ey Ibrhm! Sen benim ilhlarimdan yz m eviriyorsun? Eger vazgemezsen,
andolsun seni taslayarak ldrrm. Haydi, uzun bir mddet bana uzak ol/defol! dedi.
47,48
Ibrhm: Selm sana olsun, senin iin Rabbimden bagislanma dileyecegim. Sphesiz O,
bana ok armagan verendir. Ve ben, sizden ve Allah'in astlarindan kulluk ettiginiz seylerden ekilip
ayriliyorum. Ve Rabbime dua edecegim. Rabbime yalvarisimda mutsuz olmayacagimi umuyorum
dedi.
49
Sonra Ibrhm, toplumundan ve onlarin Allah'in astlarindan kulluk ettikleri seylerden
uzaklasinca, Biz o'na Ishk'i ve Yakb'u ihsan ettik. Hepsini de peygamber yaptik.
50
Ve Biz onlara rahmetimizden armaganlarda bulunduk. Ve onlar iin yce bir dogruluk dili
yaptik.

51
Ve Kitap'ta Ms'yi da an/hatirlat. Sphesiz o aritilarak saflatirilmi idi. Ve bir eli, bir
peygamber idi.
52
Biz o'na en ugurlu Tr'un yan tarafindan seslendik ve o'nu zel bir konumada bulunmak
zere yaklatirdik.
53
Ve rahmetimizden o'na, kardei Hrn'u bir peygamber olarak ihsan eyledik.
54
Ve Kitap'ta Isml'i an/hatirlat. Sphesiz o, vaadine sadik idi, bir eliydi, bir peygamberdi.
55
Ve o ailesine/evresine salti [ml ynden ve zihinsel aidan destek olmayi; toplumu
aydinlatmayi] ve zekti/vergiyi emrederdi. Ve o Rabbinin katinda honutluga ermiti.
56
Ve Kitap'ta Idris'i an/hatirlat. Sphesiz O, z-sz dogru biriydi, bir peygamberdi.
57
Ve Biz
O'nu yce bir mekna ykselttik.
58
Ite bunlar, dem'in soyundan, Nh ile beraber taidiklarimizdan, Ibrhm ve Isrl'in
soyundan, kilavuzluk ettigimiz ve setigimiz peygamberlerden Allah'in kendilerine nimetler verdigi
kimselerdir. Onlar kendilerine Rahmn'in [yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden
Allah'in] yetleri okundugu zaman aglayarak ve boyun egip teslimiyet gstererek yere kapanirlardi.


Allahin gazabina ugrayan kesimleri de su ayetlerden tespit edebiliriz:

Nisa; 93:
93
Ve kim bir mmini kasten [bile bile, isteyerek] ldrrse, iste onun cezasi, iinde srekli
kalmak zere cehennemdir. Ve Allah, ona gazap etmis, onu dislamis, rahmetinden mahrum birakmis
ve onun iin ok byk bir azap hazirlamistir.


Fetih; 6:
8,9,5,6
Sphesiz Biz, Allah'a ve Elisi'ne iman etmeniz, O'na yardim etmeniz, O'na saygi
gstermeniz ve her zaman O'nu her trl noksanliktan arindirmaniz iin;
mmin erkekler ve mmin kadinlari, iinde srekli kalanlar olarak, altlarindan irmaklar akan
cennetlere girdirmesi ve onlarin ktlklerini rtmesi iin ite bu, Allah katinda byk bir
kurtulutur;
ve Allah hakkinda kt zanda bulunan o mnfik erkekler ve mnfik kadinlari, Allah'a ortak
kosan erkekleri ve ortak kosan kadinlari azaplandirmasi iin ktlk onlarin zerine olmutur. Allah
onlara gazap etmi, onlari dilami; rahmetinden mahrum birakmi ve kendileri iin cehennemi
hazirlamitir. Orasi ne kt bir yerdir!; seni, shit, mjdeleyici ve uyarici olmak zere eli yaptik.

Mcadele; 14:

73
14
Allah'in kendilerine gazap ettigi bir toplulugu yardimci, koruyucu; ynetici yapanlari
grmedin mi/hi dsnmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Ve onlar bilerek yalan yere
yemin ediyorlar.

Mmtehine; 13:
13
Ey iman etmis kimseler! Allah'in gazap ettigi toplumu vellestirmeyin [ynetici, gzetici
yapmayin]. Kfirlerin; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddedenlerin mezarlik halkindan mit
kestigi gibi, kesinlikle onlar, hiretten mit kesmislerdir.


Bakara; 61:
61
Ve hani bir zamanlar siz, Ey Ms! Biz, tek yemege asla dayanamayiz, artik bizim iin
Rabbine dua et de bize yerin yetistirdigi seylerden; sebzesinden, acurundan, sarmisagindan,
mercimeginden ve soganindan ikarsin demistiniz. Ms da size, O, stn olani daha asagi olanla
degistirmek mi istiyorsunuz? Bir kasabaya/ Misir'a inin, o vakit istediginiz seyler sizin olacaktir
demisti. Ve zerlerine asagilik ve meskenet damgalandi ve sonunda Allah'tan bir gazaba ugradilar.
Iste bu, kfretmis; Allah'in yetlerini bilerek reddetmis olmalari ve peygamberleri haksiz yere
ldrms olmalari nedeniyledir. Iste bu, isyan etmeleri ve asiri gitmeleri nedeniyledir.


Araf; 71:
71
Hd dedi ki: Artik size Rabbinizden bir azap ve bir hisim inmistir. Haklarinda Allah'in
hibir delil indirmedigi, sadece sizin ve atalarinizin taktigi isimler hakkinda mi benimle
tartisiyorsunuz? Bekleyin yleyse, sphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!


Araf; 152:
152
Sphesiz o altina tapanlara Rablerinden bir gazap, dnya hayatinda bir asagilik erisecektir.
Iste Biz, uydurmacilari byle cezalandiririz da.


Nahl; 106:

106
Her kim imanindan sonra kfreder; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeder, kalbi
iman ile yatimi hlde iken, baskiyla zorlanan hari olmak zere ve de kfre; inanmamaya
ggsn aarsa, artik kendilerinin zerine Allah'tan bir gazap vardir. Bunlar iin byk bir azap da
vardir.

Sura; 16:

16
Ve kendisine karsilik verildikten sonra Allah hakkinda tartisanlar; onlarin kanitlari Rableri
katinda iptal edilmistir. Ve onlarin zerinde bir gazap vardir, etin azap da onlar iindir.


Fatiha Suresindeki Edeb Sanatlar

Surede birok edeb sanat mevcuttur. Ebu Hayan, el-Bahrl-Muhit adli eserinde
Fatihada on edeb sanatin mkemmelen uygulandigini ifade etmektedir. Bu sanatlar; Beraat-
i Istihll [Gzel Baslangi], Istigrak Lmi, Hitap Seklini Zenginlestirme, Lm-i
Tahsis, Hazf, Kasr, Leff- Nesr, Iltifat, Seci ve Var Olan Bir Seyi Yokmus Gibi
Kabul Ederek Devamini Istemek sanatlaridir.
Bu sanatlardan tanesi surenin anlasilmasi bakimindan ok nemli ve dikkat
ekicidir:
74
1. Hitap Seklini Zenginlestirme: Bu sanatta haber cmlesi, cmledeki szck
anlamindan ikip dilek kipli cmle halini alir. Surede Elhamd lillhi Rabbil-Alemin
cmlesi ile inkrci muhataplara sanki inkr etmiyorlarmis gibi hitap edilerek inkr
etmeyenlerden olmalari temenni edilmistir.
2. Iltifat: Bu sz sanati, gaipten muhataba [nc sahistan ikinci sahisa], muhataptan
gaibe [ikinci sahistan nc sahisa], gaipten mtekellime [nc sahistan birinci sahisa] ve
mtekellimden muhataba [birinci sahistan ikinci sahisa] geis suretiyle yapilir. Surede haber
cmlesi Hamd, lemlerin Rabbi, Rahman, Rahm, Din Gn'nn sahibi Allah'adir diye
gaibe [nc sahisa] ynelik baslamisken buradan sonra sz akisi Yalniz sana ibadet ederiz
ve yalniz senden yardim isteriz diye muhataba [ikinci sahisa] ynelmektedir. Bu tarz bir
anlatim Trke'de anlam bozuklugu kabul edilmesine karsilik Arapa'da edeb bir ifade
seklidir.
3. Kasr: zgelestirmek demektir. Suredeki Iyyake na'bud ve iyyake nestan
cmlesinde, tmle ve fiil arasinda takdim tehir [ne almak, arkaya atmak] suretiyle
zgelestirme sanati yapilmistir. Bu sanatin uygulanis nedeni, anlatilanin daha kolay kabul
edilmesini saglamak, dinleyenin tepkisini azaltmak, dinleme gcn tazelemek, szn daha
zevkle dinlenmesini saglamaktir.
Bu edeb sanatlar gzden kairildiginda surenin geregi gibi anlasilmasi zorlasir. Sureyi
daha iyi anlama ihtiyaciyla Ebu Hreyreden syle bir rivayet nakledilmektedir:
Yce Allah buyurdu ki: Namaz [Fatiha] suresini benimle kul arasinda ikiye ayirdim.
Yarisi benim iin, yarisi kul iindir. Kulumun diledigi kendisine verilecektir. Kul 'Elhamd
lillhi Rabbil-lemin' dedigi zaman Allah 'Kulum bana hamd etti' der. Kul 'Er-
Rahmanirrahm' dedigi zaman Allah 'Kulum benim serefimi andi' der. Kul 'Maliki yevmid-
din' dedigi zaman Allah 'Kulum isimi bana havale etti' der. Kul 'Iyyake na'bud ve iyyake
nestan' dedigi zaman Allah 'Bu, benimle kulum arasinda bir sirdir, kulumun istedigi
kendisine verilecektir' der. Kul 'Ihdinas-siratal-mstakim' dedigi zaman Allah 'Kulumun
diledigi verilecektir' der. (Ebu Davud, Salt 132; Tirmizi, Tefsir: Nesai. Iftitah 23; Ibn-i
Mace, Edep 52)
Bu rivayetle surenin daha iyi anlasilacagi kanaatine varilsa bile, bizzat rivayetin
kendisi problemlidir. Her seyden nce, dogrudan Allaha isnat edilen byle bir aiklamanin
nerede oldugunun ciddiyetle arastirilmasi ve incelenmesi gerekir. Ayrica Ebu Hreyre'nin
Fatiha suresinin inisinden yirmi bir yil sonra ortaya ikmis bir sahabe oldugu da en az bunun
kadar nemli bir ayrintidir.
Geleneksel yaklasim, sureyi bu rivayet dogrultusunda anlamak ve Trke kurallara
gre anlam bozuklugu sayilan sz akisini gz ardi etmek ynndedir. Oysa iindeki sanatsal
anlatimlar dikkate alinarak okundugunda surede su anlamlar ortaya ikmaktadir:

Ey insanlar! Rahman Rahm Allah adina uyari yapiyorum.
Tm hamdler/vgler, lemlerin Rabbi, Rahman, Rahm, Din Gn'nn sahibi olan
Allah'a mahsustur. Sakin O'ndan bakasina hamd etmeyiniz! O'ndan bakasini vmeyiniz!
Ibadet yalnizca O'na yapilir ve yardim sadece O'ndan istenir. Sakin O'ndan bakasina
ibadet etmeyiniz, kul-kle olmayiniz!
O bizi zerlerine gazap dklmlerin ve akinliga saplanmilarin yolunun diindaki,
kendilerine nimet sunduklarinin yolu olan dosdogru giden yola iletsin! nk hidayet eden
sadece O'dur.

Mesaj bu sekliyle verilseydi, fazlaca tepki dogurabilirdi. Edeb sanatlar marifetiyle
mesaj yumusak bir tarzda iletildi.
Bylece peygamberimiz Fatiha suresi diye adlandirilan yedi ayet ile yapilan ilk uyariyi
insanliga teblig ederek toplum karsisinda ilk grevini yerine getirmis oldu. Fatiha suresiyle
75
verilen mesajin toplumda yol atigi sonular altinci sure olan Tebbet suresinde tahlil
edilecektir.
Bu uyari metninde dikkat edilmesi gereken bir husus da Kur'an'in icazidir [kisa ve z
anlatimidir]. Bu kisa uyari metni, imaniyla, ameliyle ve kissasiyla tm Kur'an'i temsil eder
mahiyettedir.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir.



6 TEBBET SURESI

[KURUDU]

SURESI



LEHEB SURESINE GIRIS

Tebbet ya da diger adiyla Mesed suresinin, Mekke'de altinci sirada indigi kabul edilir.
Bes ayettir. Adini surede geen --- Tebbet ve --- Mesed szcklerinden almistir. Bu
sure, peygamberimiz iin bir teselli, Ebuleheb ve tm din dsmanlari iin de bir uyari
mahiyetindedir. Bu surede peygamberimize ve insanliga verilen mesajlar edeb sanatlar ile
ifade edilmistir. Bu edeb sanatlari surenin Trke meallerini okuyarak fark etmek mmkn
degildir. Oysa Kur'an, mucize niteligindeki sanatsal yapisiyla o gnn tm aydinlari
[edipleri, sairleri] tarafindan begeni kazanmis ve kabul grmstr.

Birinci Uyari

Mddessir suresi iyi anlasilmadan Tebbet suresi okunmamalidir. Okundugu takdirde
yeterince anlayamama ihtimali yksektir. Mevcut meal ve tefsirler, Kur'an'in temel
taslarindan biri olan bu sureyi geregi gibi anlamlandirma bakimindan ok basarili degildir.
Sureyi okumaya baslamadan nce hem surede adi geen Ebulehebi ve esini tanimak,
hem de surenin indigi gnlerde yasananlarla ilgili olarak bazi n bilgilere sahip olmak gerekir.
Bu nedenle surenin daha iyi anlasilmasini saglayacak bu iki konu hakkinda kisa bir aiklama
yapmak yararli olacaktir.

Ebuleheb

Surede Ebuleheb olarak tanitilan sahsin Kureys esrafindan Abdluzza b.
Abdlmuttalib b. Hasim; karisinin da mm Cemil [Avr] oldugu herkes tarafindan
tartismasiz kabul edilmistir.
Ebuleheb peygamberimizin hem z amcasi, hem de komsusu ve dnrdr.
Peygamberimizin mm Glsm ve Rukiyye isimli kizlari, Ebuleheb'in Uteybe ve Utbe
isimli ogullariyla evli idiler. Ne var ki, Tebbet suresinin inisi zerine Ebuleheb'in baskisiyla
iki oglu da eslerini bosamistir.
Tarihi kayitlar Ebulehebin son derece zengin, iri csseli, kirmizi suratli, abuk
hiddetlenen birisi oldugunu belirtmektedir. Hayatinin sonuna kadar hep Islm'a karsi
savasmis, her zaman msriklerin basinda veya yaninda yer almistir. Bedir savasina bizzat
istirak etmemis olsa da, kendi yerine cretli bir asker gndermekten geri de durmamistir.
76
Msrik ordusunun hezimetini grendiginde asiri derecede kederlendigi btn tarihilerce
ifade edilmektedir
Dogum yili bilinmeyen Ebuleheb, 624 yilinda Mekke'de Kara Kizil denilen vebaya
benzer bir hastaliga yakalanmis ve yedi gn iinde lmstr. Hastaligin bulasici olmasi
sebebiyle cesedine ogullari dhil hi kimse yaklasamamis, ls gn ortada kalmistir.
Cesedinin kokmaya baslamasi zerine, uzun siriklarla bir ukura itilip st kapatilmis,
kendisine herhangi bir defin merasimi yapilmamistir.

Ebuleheb'in Karisi

Ebuleheb'in karisi, Harb'in kizi mm Cemildir. Diger ismi Avrdir. mm Cemil
ayni zamanda Ebu Sufyn b. Harb'in kiz kardesi, Muaviye'nin de halasidir.

Surenin Inis Sebebi

Peygamberimiz, Kalk, hemen, Rahman ve Rahiym Allah adina uyar! Ve Rabbinin en
byk oldugunu iln et! emrini aldiktan sonra bir sabah Safa tepesine ikarak Mekkelilere
agrida bulunmustu. Peygamberimiz yaptigi agriya uyarak etrafina toplanan kalabaliga
Fatiha suresi diye adlandirilmis olan yedi ayeti okumustu.
Safa tepesindeki toplantiya katilip peygamberimizi dinleyenler arasinda Ebuleheb de
vardi. Ancak, peygamberimizin tebligini duyunca, siyer ve diger rivayet kaynaklarinin
belirttigine gre, peygamberimize Helk olasi, kahrolasi, bizi buraya bunun iin mi
topladin? diye bagirarak onu taslamis ve ayagindan yaralamistir.
Onun bu kaba ve dsmanca davranisi, Ebuleheb gibi azgin, kibirli ve mstagni
kisilerin peygamberimizin yaptigi tebligden hi hosnut kalmadiklarini gstermektedir. nk
halk bu teblige itibar ederse, bundan sonra yalnizca Allah'tan yardim isteyecek, Rahman ve
Rahm sifatlari olan Allah'a siginacak ve Din Gn'nn sahibi olan Allah'a kulluk edecekti.
Bu durum ise klelerini ve mallarini kaybetme korkusuna kapilan azgin ve kibirli msrik
nderlerin sonu demekti.
Peygamberimiz, grevi geregi, pazar pazar, panayir panayir dolasip Hakk'i teblige
ugrasirken Ebuleheb de onu bir glge gibi takip ediyordu. Onu etkisiz hle getirebilmek iin
her yolu deniyordu. Toplantilarini sabote ediyor, Bu benim yegenim mecnundur, ona kulak
asmayin diyerek herkesi etkilemeye alisiyordu. Bu szl tacizlerini bazen fiil saldiriya
kadar gtryordu. Yaptiklari bunlarla da sinirli degildi. Bazi yerlerde de Eger kardesimin
oglunun dedikleri dogru ise, oluk ocugumu ve malimi fidye olarak verip kendimi azaptan
kurtaririm diye peygamberimizle alay ediyordu.
Ebuleheb'in peygamberimize karsi duydugu kinin bir baska sebebi de, genliginde z
kardesi Ebu Talib ile yaptigi bir kavga esnasinda onun kendisine degil de diger amcasina
yardim etmis olmasidir. Eskilere dayanan kisisel dsmanligi yillar sonra ikarlarini kaybetme
korkusuyla byms, mahiyeti itibariyle din dsmanligina dnsmstr.
Ebuleheb peygamberimize olan dsmanligini szl ve fiili tacizlerle her platformda
srdrrken karisi da bos durmuyor, peygamberimizin oturdugu sokaga ve evinin etrafina
dikenler sererek ve aleyhinde dedikodular yayarak kocasina destek veriyordu. Bu destegi o
kadar iten veriyordu ki, ok sevdigi ve devamli boynunda tasidigi gerdanligini bile bu
ugurda, peygamberimize yapilacak ktlklerin dl olarak harcadi. Birok mfessir, 6.
ayette geen boynunda liften bir ip ifadesinin bu meshur gerdanligi temsil ettigini
dsnmektedir.
Byle bir engellemenin en yakin akrabalari tarafindan yapilmasi peygamberimizi ok
zyordu. nk onlarin engellemeleri ve menfi propagandalari nedeniyle istedigi basariyi
77
gsteremiyordu. Amcasinin verdigi zarar baskalarinin verdiginden kat kat fazlaydi. Mesela
bazi kimseler Kendi amcasinin bile inanmadigina biz niin inanalim? diyordu.
Leheb suresi, byle bir ortamda peygamberimizi teselli etmek, desteklemek, ona moral
ve g vermek iin inmistir.
Daha nce inmis olan Alak, Kalem, Mzzemmil ve Mddessir surelerinde, herhangi
bir isim verilmeden, mal, mlk, evre ve g sahibi olduklarindan dolayi simarip azan
kimselerden bahsedilmis, ahiret gnn de yalanlayan bu kisilerin Allah'a havale edilmesi
gerektigi, onlarin cezalarinin Allah tarafindan verilecegi bildirilmisti. O surelerde sifatlari ve
karakterleri ile konu edilenler, bu surede Ebuleheb'in kisiliginde somutlastirilmistir.
Kur'an'in adlarini aika andigi, helklerini ve ebed lnete srklendiklerini haber
verdigi kisiler yalnizca Ebuleheb ve karisidir. Bu onlarin dsmanca davranislarinin
peygamberimizin tebligine ne denli zarar verdigini gstermektedir.

Ikinci Uyari

Kur'an zaman ve meknlar st evrensel bir mesaj oldugu iin, bu mesajin sadece belli
bir tarih araligina ve belli bir cografyaya ait oldugunu dsnmek yanlistir. Kur'an bir konu
hakkinda rnek verirken tarih, yer ve isim belirtmez. Ele aldigi kisileri, o kisilerin
davranislari, sifatlari ve karakterleri zerinden tanitir. Byle yaparak verdigi rnegin her
zaman ve her yerde geerli olmasini saglar.
Bu surede de, gnmze zerreleri bile ulasmayan Abdluzza [Ebuleheb] ve karisi
mm Cemil sembolize edilerek onlar gibi olanlarin da ayni akibete ugrayacaklari
vurgulanmaktadir. Onlar gibi olmanin temel parametresi ise, onlarin ortaya koyduklari
yakisiksiz ve densizce tavirlari bire bir taklit etmek, zenginlikleri ve toplumsal itibarlariyla
simarip azmak, Kur'an'in davetine hakaretle cevap vermek, Kuran davetilerini istihfaf ve
istiskal etmeye kalkismaktir. Bu tavir ve davranislariyla onlar, Kur'an'in gsterdigi dosdogru
yol zerine dikenler serpen agdas Abdluzzalar, agdas mm Cemiller olmaktadirlar. O
halde onlari bekleyen kt son da, prototipleri olan Ebuleheb ve mm Cemilin akibeti gibi
olacaktir. Ebuleheb lmstr ama Ebuleheblik her yerde ve her zaman var olacaktir.
Surenin diger bir mesaji da, peygamberimizin z amcasi iin bile herhangi bir kayirma
sz konusu olmadigina gre, krallik, klelik, zenginlik ve fakirlik gibi sosyal mevkilerin ya da
seyitlik ve seriflik gibi soy zelliklerinin de insana ahirette hibir imtiyaz kazandirmayacak
oldugudur.
Leheb suresi, gelecege ynelik olarak verdigi bir haberle de ayri bir mucize
sergilemektedir. Surede Ebuleheb ve karisinin iman etmeyecekleri ve cehennemlik olduklari
bildirilmistir. Surenin inisinden sonra on bes sene daha yasayan Ebuleheb, gerekten de
lnceye kadar iman etmemistir. Kur'an'in inmeye devam ettigi yillarda herkes tarafindan
grlen bu mucize, Muhammed'in peygamberliginin de apaik delillerinden biridir.



6/ TEBBET [KURUDU] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1
Eb Leheb'in iki gc yok oldu.
2
Kendisi de yok oldu. Mal ve
kazandg yeyler kendisine yarar saglamad.
3-5
Yaknda o ve boynunda liften bir
ip odun tayycs olarak kars, alevli ateye atlacaklar.
78









Ayetlerin tahlili

1 ve 2. Ayetler:


1
Eb Leheb'in iki gc yok oldu.
2
Kendisi de yok oldu. Mal ve
kazandg yeyler kendisine yarar saglamad.


Birok tefsir ve mealde birinci ayet beddua anlami verilerek Ebuleheb'in iki eli
kurusun! diye aiklanmistir. Bunun sebebi klsik Arap dilinde haber cmlesinin insa veya
dilek kipi olarak da anlasilabilme zelligidir. Bylece haber cmlesi, asil anlami yaninda dua
ya da beddua anlami da kazanabilmektedir. rnek olarak, -=

- _- Radiyallah anhu
ifadesinin asil anlami Allah ondan razi oldu demek iken, Arap dilinin yukarida aiklanan
zelligi geregi Allah ondan razi olsun seklinde anlasilir. Yine

- -= Rahimehullahu
ifadesi de Allah ona rahmet etti demek olmasina ragmen Allah ona rahmet etsin seklinde
anlasilir ve bu anlam kast edilerek sylenir. Beddua anlamina ise

- -' Leanehullahu
ifadesi rnek olarak verilebilir. Esas anlami Allah ona lnet etti demek olan bu ifade de
Allah ona lnet etsin anlamiyla sylenir ve anlasilir.
'--- Tebbet kelimesinin kalip anlami kurudu, yok oldu, helk oldu demektir. Bu
kelime de haber cmlesi iinde kullanildiginda yukaridaki rneklerdeki gibi Kurusun, yok
olsun, helk olsun anlaminda beddua olarak kullanilabilir. Ancak burada tebbet szcgn
beddua manasiyla alip gerekeni yapmaktan acizmis gibi Allah'in Ebuleheb'in iki eli kurusun
diye beddua ettigini dsnmek anlamli degildir. Ltuf da kahir da kendisine ait olan Allah,
bunlari kimden isteyecektir? Allah'in dua ya da beddua etmesi, iyi ya da kt bir sey istemesi
sz konusu olamaz. O, her seyi kendisi yapar. Dolayisiyla ister dua, ister beddua anlaminda
olsun, bu tr szcklerin Allah iin kullanilmasi akil ve mantik disidir.
Burada tutulacak yol, Kur'an'in birok ayetinde oldugu gibi bu ayette de, anlatilan
olayin ileride mutlaka gereklesecegini vurgulama amaciyla fiilin gelecek zaman kipi yerine
gemis zaman kipiyle kullanildigini dsnmektir. Bundan dolayidir ki, Ebuleheb'in glerinin
ileride kesinlikle yok olacagi, kendisinin de ayni kesinlikle helk olacagi kastedilerek ayet
Ebuleheb'in iki gc yok oldu, kendisi de helk oldu seklinde gemis zaman kipiyle
indirilmistir.
Bu anlatim tarzinin Kur'an'da yzlerce rnegi vardir. Bunlardan biri de Kamer
suresinin 1. ayetindeki --' insekka [yarildi] fiilidir. Bu fiil Gelecekte muhakkak
yarilacak anlaminda kabul edilmedigi iin, daha sonraki dnemlerde bir takim rivayetler
ortaya ikmis ve Islm tarihine Sakk-i Kamer [Ay'in yarilmasi] Mucizesi diye bir mucize
kaydedilmistir.
Bu konuya rnek olarak Rahman 37, Hakka 14-16, Insikak 1-5, Infitar 1-4, Nahl 1,
A'rf 38, 39, 44, 50, Duha 3, Neml 87 ve Zmer 68-74. ayetleri gsterilebilir.
zellikle Zmer suresinin 68-74. ayetlerine dikkat edilecek olursa vurgulu fillerin
tmnn gemis zamanli oldugu grlr.
79


68
Ve sra flenmistir _-- de Allah'in diledigi hari, gklerde kim var, yerde kim varsa -
arpilip yikilivermistir. Sonra ona baska bir daha _-- flenmistir de onlar kalkmislar karsida bakip
duruyorlar.
69
Ve yeryz Rabbinin nruyla --' aydinlanmis, kitap _-, konulmus, peygamberler ve
taniklar -_= getirilmis ve aralarinda hak ile _- karar verilmistir. Ve onlara haksizlik edilmez.
70
Ve Allah, ne amel yaptiysa herkese karsiligini kesinlikle -,

, tam olarak deyecek. Ve Allah,


onlarin yaptiklarini en iyi sekilde bilendir.
71
Ve kfirler; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddetmis olanlar, kesinlikle blk blk
cehenneme ,- sevk olunacak. Sonunda oraya ','= vardiklarinda kapilari -=- ailacak. Ve
onun bekileri onlara: Iinizden size Rabbinizin yetlerini okuyan, bu gnnzle karsilasacaginiza
dair sizi uyaran eliler gelmedi mi? .' diyecekler. Onlar: Evet ','' geldi diyecekler.
Velkin kfirler; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden zerine azap kelimesi -

-= hak
oldu.

72
Srekli olarak iinde kalmak zere girin cehennemin kapilarindan ., denildi. Byklk
taslayanlarin yeri ne ktdr!
73
Rablerine karsi Allah'in korumasi altina girmis olan kisiler de kesinlikle cennete blk blk
,- sevk edilecek. Sonunda oraya ','= vardiklari, kapilari aildigi ve bekileri onlara: Selm
sizlere, tertemiz geldiniz! .' dedigi zaman Sonsuz olarak iinde kalmak zere haydi girin oraya!
.' denilecek.
74
Onlar da: Tm vgler, bize vaadini dogru ikaran ve bizi bu arza vris yapan ve cennette
bizi istedigimiz yerde konup grten o Allah'adir ','' dediler. Ite, alianlarin dl ne
gzeldir!
(Zmer 68-74)





Yukaridaki ayetlerde orijinalleri de verilen fiiller, flenecek, yikilacak, parlayacak,
konacak, sevk edilecek, diyecekler seklinde gelecek zamanli olarak anlasilmalidir. Bu
anlatim teknigi, tembih [uyari] amaciyla uygulanir.
Gelecekteki bir olayi byle ifade etmenin gerekesi, anlatilan olayin mutlaka ve
mutlaka gereklesecegini beyan iindir. Bilindigi gibi, bazi Trke ifadelerde de gelecek
zaman kipi yerine gemis zaman kipi kullanilmaktadir. rnek: Gereklestirilmesine kesin
karar verilmis seyler iin bazen henz o ise baslanmadan bile yaptim gitti denir. Oysa kisi o
isi ileride yapacaktir. Ya da hata etmis, su islemis birisi iin simdi belsini buldu denir.
Hlbuki o kimse henz yaptigi hatanin, isledigi suun cezasini tatmamistir, ileride tadacaktir.
Bu ifade teknigi Leheb suresinin ilgili ayeti iin de sz konusudur. Oradaki gemis
zamanli fiil de gelecek zamanli olarak anlasilmalidir. Bu takdirde ayetin anlami syle olur:
Ebuleheb'in iki gc ve kendisi kesinlikle yok olacak, kuruyup gidecek. Mali ve
kazanci [edindigi g, kurdugu teskilt] ona yarar saglamayacak.
Ibn-i Mes'ud'un --, ve tebbe kelimesini -- -, ve kad tebbe olarak okumasi da bu
manayi teyit etmektedir.
Ayette geen ve tebbe ifadesi aslinda kendisi de kurudu anlamindadir. Yani
Ebuleheb'in iki eli kuruyacak, kendisi de kuruyacak, yok olacak demektir.
Ayette geen '-, Iki el ifadesinin Cziyyet Mecaz-i Mrseli olarak anlasilmasi,
yani iki elin zikri ile bizzat ellerin sahibinin kastedilmesi ikinci plndadir.
'-, Iki el ifadesi Ebuleheb'in iki gcn temsil etmektedir. Surenin 2. ayeti bu
gleri -- '-, ''- onun mali ve kazandigi seyler olarak aiklamaktadir. Ebuleheb'in
varlikli bir kisi oldugu gz nnde tutuldugunda, kazandigi seyler ile kastedilenin de
evresi, kurdugu teskilt, ogullari, usaklari ve yetistirdigi militanlar oldugu akil yoluyla
80
ikarilabilir. Kur'an'da -, el szcgnn mecaz kullanimi ile -- gn kastedildigi bir
ok rnek vardir: Fetih 10, l-i Imran 73, Hadid 29, Ya Sin 83, Mlk 1 ve Sad 75. ayetler.

3. Ayet:


3-5
Yaknda o ve boynunda liften bir ip odun tayycs olarak kars,
alevli ateye atlacaklar.
Szlk anlami itibariyle alev babasi demek olan -+' ,-' Ebuleheb, sahis iin
kullanilan bir knye niteligindedir. Knyeler aslinda zel isim olmakla beraber, yerine gre
sifat haline de gelebilirler. Bu nedenle ates babasi anlamina gelen Ebuleheb szcg,
kinaye yolu ile cehennemlik sifatini kazanmis herkes iin kullanilabilen meshur bir rnek
haline gelmistir.
Ebuleheb knyesi Abdl Uzza'ya baslangita vg maksatli olarak yznn canliligi,
yanaklarinin kirmiziligi ya da hiddet ve siddeti sebebiyle verilmisti. Zaten ayetteki Cinas
sanatindan da bu anlasilmaktadir. Bu sure ise bize Abdl Uzza'nin peygamberimize ve davet
ettigi Islm'a karsi adeta ates pskrmek suretiyle cehennemdeki yerini hazirladigini
bildirmektedir. Bylece ates kaynagi olmak, atesi sevmek vasiflarini da ieren Ebuleheb
ismi cehennemlik unvani ile zdeslestirilmis, ortaya koydugu is ve davranislari itibariyle bu
unvani hak edenler iin cehennemin babasi anlaminda bir zl sz olarak kullanilmistir.


odun tayycs

Bizim toplumumuzda oldugu gibi, Araplarda da odun hamalligi fakir ve sefil
insanlarin yaptigi bir istir. Bu sebeple mm Cemil gibi izzet ve servet iinde byms bir
kadinin odun hamalligi yapmasi, acikli bir sefaleti simgelemektedir.
-=='' '' -= odun tasiyicisi tabiri ayrica kogucu, ona buna lf tasiyan bozguncularin
zelliklerini dile getirirken mecazen de kullanilir. Bunun nedeni, bozguncularin insanlar
arasinda ates yakmak, serre sebep olmak gibi fiillerle nitelendirilmis olmasidir. Nitekim
Zemahser, Kessaf adli eserinde bu zellikteki insanlar iin Aralarinda odun tasiyor
deyimini kullanmistir.
Ancak ayet, mm- Cemil'in cehennemde odun tasiyacagini sylemektedir.
Cehennemin odunu ve irasi kfirler oldugu iin, kfre ve kfirin arzusuna hizmet etmek de
bir anlamda cehenneme odun tasimak demektir. Buna gre mm Cemil'in cehennemde odun
tasiyicisi olmasi, gerek dnyadaki kfr nedeniyle cehennem odunu olan kocasini sirtinda
cehenneme tasiyacagi, gerekse kocasinin cehennemdeki azabina hem hizmet hem de istirak
edecegi anlamlarina gelmektedir.
Ebuleheb ve karisi iin verilen rnekler Kur'an'da Firavun ve avenesi iin de dile
getirilmektedir: Mmin 41, 45, 46. ayetler.

Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir




7 TEKVIR SURESI

[DRME]

SURESI
81



TEKVIR SURESINE GIRIS

Bu sure Mekke'de 7. sirada inmistir. Adini birinci ayetteki - , kvviret
szcgnden almistir. Bu szcgn mastari ,,- tekvirdir.
Tebbet suresinin tahlilinde, peygamberimizin halki Safa tepesine davet ederek onlari
uyardigini; buna karsilik basta Ebuleheb olmak zere bazi azgin msriklerin ilah mesaja karsi
ikarak o ana kadar aralarinda ahlkiyla, drstlgyle ve zihinsel sagligiyla efsanelesmis
olan Muhammed'e mecnun seklinde ithamlarda bulundugunu; bununla da yetinmeyerek
arsida, pazarda onu takip ve taciz ettiklerini; bu hareketleriyle asil yapmak istediklerinin
peygamberimizin grevini engellemek oldugunu grenmistik.
Rabbimiz Ebuleheb'in sahsinda bize bu tip yalanlayicilarin akibetini, mallarinin ve
teskiltlarinin bu davaya zarar veremeyecegini bildirmisti. Bu aiklamalar sphesiz
peygamberimizin ve etrafindaki bir avu Mslmanin maneviyatini ykseltmisti. Ama bir de
Ebuleheb ve onun gibilerin bulandirdigi akillar vardi. Bu akil sahiplerinin de ikna edilmesi
gerekmekteydi.
Tekvir suresinde akillari din dsmanlari tarafindan bulandirilmis bu trdeki insanlarin
tereddtleri giderilmekte, gerekli uyarilar yapilarak onlara gtler verilmektedir.
Sure pasajdan olusmustur:
Birinci pasaj, kiyamet ve mahser sahnelerinin yer aldigi inzar [uyari] mahiyetindeki 1-
14. ayetlerdir.
Ikinci pasaj, Kur'an ve peygamberimizin konumunun belirtildigi 1525. ayetlerdir.
nc pasaj, gtlerden olusan 2629. ayetlerdir.




7/ TEKVIR [DRME] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

1
Gney katlanp drldgnde,
2
yldzlar bulandgnda,
3
daglar
yrtldgnde,
4
karlar ve en iyi gelir kaynaklar iye yaramaz olduklarnda,
5
canllar yaratly zelliklerini yitirdiklerinde,
6
denizler kaynatldgnda,
7
insanlar inan ve amellerine gre gruplandgnda,
8,9
inim inim inletilenlere,
Hangi gnahtan dolay ldrldg/hayat mahvedildigi? soruldugunda,
10
amel defterleri alp yaynlandgnda,
11
gk syrlp aldgnda,
12
cehennem
kzytrldgnda
13,14
ve cennet yaklaytrldgnda herkes ne hazrladgn anlar.
15-21
Kurn' dinlememek iin saklananlarn, kaanlarn durumunu,
geregi rtbas etmenin-cehaletin gidiyini, aydnlgn- reyitligin geliyini kant
gsteririm ki kuykusuz bu, gl, Ary'n/en byk tahtn sahibi'nin yannda
ok deger verilen, itaat edilen, gvenilen degerli bir eli szdr.
22
Arkadaynz
delirmiy/ gizli gler tarafndan desteklenen biri degildir.
23
Andolsun O, O'nu
ak ufukta grd.
24
O kimsenin grmedigi, duymadg, sezmedigi, kendisine
verilen vahiyler hakknda cimri de degildir.
25
Bu, kendi dynce yetisinin
rn olan sz de degildir.
82
26
Durum byleyken siz nereye gidiyorsunuz?
27,28
Bu, lemler iin; sizden
dogru gitmek isteyenler iin gtten bayka bir yey degildir.
29
lemlerin Rabbi
olan Allah, sizin dynmenizi, gt almanz dilemeyince siz dileyemezsiniz.





Ayetlerin tahlili

1. Ayet:


1
Gney katlanp drldgnde,

,,- Tekvir szcg, - , kvvirat fiilinin mastari olup , kevr
szcgnden tremistir. Tekvir; yuvarlak sekle sokmak, toplamak, sarik sarar gibi sarmak,
bohalamak anlamlarina geldigi gibi, devirmek, krmek, yikip atmak anlamlarina da gelir.
28

Bu szck Arapa'dan Farsa'ya ve Farsa'dan da Trke'ye kr olmak anlaminda
gemistir. Szcgn yapisi [tef'il babindan olusu] okluk, peklik anlamlarini ierir. Bu kalip
isin ok yapildigini ifade ederek fiile ok sarilmis, ok yuvarlanmis anlamini kazandirir.
Bu hususlar dikkate alindiginda Kvviret szcg ayette Gnes iyice kreltildiginde
anlamini ifade eder.

2 - 4. Ayetler:


2
yldzlar bulandgnda,
3
daglar yrtldgnde,
4
karlar ve en iyi gelir
kaynaklar iye yaramaz olduklarnda,

yildizlar bulandiginda,
daglar yrtldgnde,
on aylik gebe develer umursanmadiginda,

drdnc ayetin orijinalinde geen '-= isar szcg on aylik gebe develer iin
kullanilmaktadir. Araplar on aylik gebe develere doguruncaya kadar bu adi verirler.
29
Bu
develer hem st hem de yavru vermeleri bakimindan ok kiymetlidirler.
Bu nitelikteki develerin basibos birakilmasindan maksat, obansiz ve
bakimsiz birakilarak umursanmamalaridir. Zira korkun kiyamet olaylari iinde,
develerin sahipleri byle en kiymetli mallarini bile basibos birakip kaisacaklardir.

yetin orijinalindeki szcklerin lafz anlami, on aylik gebe develer
umursanmadiginda seklindedir. On aylik gebe deve, iftlik, fabrika, maden ocagi,
han, hamam vs. gibi o gnn insanlarinin ikarlarini ve sahip olduklari en iyi gelir
kaynaklarini ifade eder.

Bu ayetin mesajinin dnyanin esitli yerlerindeki sosyal evrelere farkli
farkli anlatilmasi gerekir. Ayetin esas mesaji, o an geldiginde herkesin ok deger
verdigi seyleri terk edeceklerini, birakacaklarini, unutacaklarini bildirmesidir. Bu

28
Lisanl Arab, kvr mad.
29
Lisanl Arab, asr mad.
83
durumda ayetteki mesaj, bir sanayi lkesinde Fabrikalar birakilip kaildiginda...,
bir finans evresinde Bankalar aik birakilip kaildiginda..., denizciligin
nemsendigi bir yrede ise Kaptan gemisini terk edip katiginda seklinde
anlasilmalidir.



5. Ayet:


5
canllar yaratly zelliklerini yitirdiklerinde,

yetteki orijinal ifadelerin lafz manasi, vahs hayvanlar bir araya
toplandiginda seklindedir. Burada bu ifade ile kiymetin dehsetiyle vahsi
hayvanlarin bile, koyun ve kuzu gibi bir arada toplanacaklari, dolayisiyle bunlarin,
kendi z benliklerini yitirecekleri bildiriliyor.

Normal sartlarda vahs hayvanlarin bir araya toplanmasi mmkn degildir. Ama kiyamet
sartlarinda her sey alt st olacak, her sey asl niteligini yitirecektir. Korkunlugun verdigi
dehset ile vahs hayvanlar bile sasirip kalacaklar, yaratilis zelliklerinin aksine
davranacaklardir.

6. Ayet:


6
denizler kaynatldgnda,

Surenin ilk alti ayetinde kiyametin ilk asamalari anlatilmistir. Bu ilk asamalarin nasil
gereklesecegi ile ilgili olarak degisik bilim dali mensuplarinca birok teori gelistirilmistir.
Bu teorilerin ngrdg asamalar birbirinden farkli da olsa, gereklesecegini dsndkleri
son, ayetlerde aiklandigi gibi her seyin normal akisindan ikacagi, evrenin dzeninin
bozulacagi, kisaca kiyametin kopacagi seklindedir. Bu teoriler henz birer ngr
mahiyetinde olduklari iin daha fazla aiklanmalarina gerek yoktur. Belirtilmesi gereken en
nemli yanlari, Kur'an'in bildirdigi kainilmaz sonun hepsi tarafindan da kabul ediliyor
olmasidir.
Kiyamete ait sahneler baska detaylar verilerek ileride pek ok ayette karsimiza
ikacaktir. Mesel Ibrahim suresinin 48. ayetinde bu sahne syle anlatilmistir:
O gn yerkre baska bir yerkreye dnstrlr. Gkler de yle. Hepsi o Vhid
[Sifatlarinda, zelliklerinde tek ve biricik olan; kullarinin ibadet ve ynelislerinde kendisine
herhangi bir varligi es ve araci tutmalarini istemeyen] ve Kahhar olan [Kfirleri kahri altinda
ezen] Allah'in huzurunda dikilir.

7. Ayet:


7
insanlar inan ve amellerine gre gruplandgnda,

yetin orijinalindeki ifadenin lafz anlami, nefisler eslestirildiginde
seklindedir. Vkia/7'ye (127. necm) gre buradaki eslestirme, sagcilar, solcular ve
ncler seklinde insanlarin kendi aralarindaki eslestirmedir, birlestirmedir, yani
grup grup toplamadir.

84
Bu ayetten itibaren kiyamet sahneleri bitmis, mahser sahneleri anlatilmaya
baslanmistir.
Ayetteki Nefislerin eslestirilmesi ifadesi hakkinda esitli yorumlar yapilmistir.
Ruhlar bedenleriyle birlestirildiginde, Herkes amellerinde kendi benzerleriyle
birlestirildiginde, Mminler hurilerle birlestirildiginde, Yahudi Yahudi ile, Hiristiyan
Hiristiyan ile birlestirildiginde, Canlar amelleriyle birlestirildiginde seklindeki yorumlar
bunlardandir.
Ayetteki -= , zvvicet kelimesi, bir araya getirmek demektir. Ama her hangi iki
seyi bir araya getirip bir ift olusturmak degil, bir seyi misliyle, simetrik esiyle bir araya
getirmek, bir takim olusturmak demektir. Ayni kelime, Sra suresinin 50. ayetinde bir
batindaki/ana karnindaki birden ok ocugu ifade etmek iin, Vakia suresinin 7. ayetinde ise
mahserde diriltilen insanlarin grupta toplanmalarini ifade etmek iin de kullanilmistir.
Tekvir suresinin bu ayetinde de mahser sahnelendigine gre, Vakia suresinin 7. ve
sonraki ayetleri bu ayetin detayi olarak dsnlebilir. Bu durumda, ayette geen eslestirmenin
Vakia suresindeki sagcilar, solcular ve ncler seklinde kendi aralarindaki eslestirme ile
ayni oldugu sylenebilir.

8, 9. Ayetler:


8,9
inim inim inletilenlere, Hangi gnahtan dolay ldrldg/hayat
mahvedildigi? soruldugunda,




Ayetin orijinalinde geen --,,- Mev'ude, --, Ve'd kknden tremistir. --,
Ve'd, siddetli, yksek, gr ses, avaz, uzaktan duyulan ugultu demektir.
30


Mevude iin genellikle cahiliye Araplarinin kiz ocuklarini diri diri topraga gmme
seklindeki insanlik disi detlerine denmektedir.
Araplarin kimisi bunu kizlari yznden ileride baslarina utan verici bir olay gelebilir
korkusuyla, kimisi de melekler Allah'in kizlaridir inanisina uygun olarak kizlarini meleklere
katmak zere yaparlardi. Fakat onlari bu zulme iten baslica nedenin fakirlik ve ocugu
besleyememek korkusu oldugu daha gl bir olasiliktir. Bu konu En'm 151 ve Isra 31 gibi
baska ayetlerde de yer almaktadir.
Bununla beraber Araplar iinde kiz ocuklarini bu sekilde topraga gmmeyi tasvip
etmeyenler de vardi. Mesel nl Arap sairi Farazdak'in dedesi olan Sa'sa'a b. Naciye el-
Mcasi adli sahis, kendi kavmi olan Beni Temim'den topraga gmlecek kiz ocuklarini fidye
ile kurtarirdi.
Bu ayetlerde dikkat edilmesi gereken bir diger nokta da, diri diri gmmek suretiyle
islenen cinayetin nedeni hakkinda ldrene degil de ldrlen susuz kizcagiza soru
yneltilmis olmasidir. Hesap gnnde sorunun susuz, koruyucusuz, mazlum kiza sorulacak
olmasi, cinayeti isleyen katile hi sz hakki verilmeyecek olmasi anlamina gelmektedir ki, bu
ifade ile hem Tariz sanati sergilenmis, hem de bu katillere mahserde dsecekleri durumla
ilgili olarak arpici bir uyari yapilmistir.
Ayetlerde, diri diri gmmek suretiyle islenen cinayetler rnek gsterilerek aslinda
sekli ne olursa olsun, ocuklarin kasten ldrlmelerinin byk bir gnah oldugu
anlatilmaktadir.

30
Lisanl Arab, v e d mad.
85
yetteki ve iza'l-mevudeti silet ifadesini diri diri topraga gmlen kiza soruldugunda diye
evrilir, ki bu, yetin mesajini daraltmaktir. Ifadenin gerek anlami, baski, eziyet sonucu
imknlari kisitlanan; egitim-gretimden, is imknlarindan ve firsatlarindan mahrum edilen, bu
nedenle de sikintili, seviyesiz bir hayat srmek zorunda kalan, mr ah-vah ile inim inim
inleyerek, feryad- figan ile geen, kiz, oglan ve eriskin herkes demektir. Bu tip sosyal
cinayetlerin de ayni su kapsaminda oldugu unutulmamalidir.






10
amel defterleri alp yaynlandgnda,

Bu ayet amel defterlerinin sadece ailmakla kalmayip ayni zamanda nesrinin de
yapilacagini, yani gazete, dergi, kitap gibi veya radyo ve televizyon programi gibi
yayinlanacagini da ifade etmektedir. Bu durumda, amel defterlerinde yazili olan hem iyi hem
de kt amellerin, sahibi ile Allah arasinda kalmayip tm mahser halki tarafindan grenilmesi
sz konusudur. Bunun detayi ilerine Neml suresinde gelecektir.



11
gk syrlp aldgnda,
12
cehennem kzytrldgnda
13,14
ve cennet
yaklaytrldgnda herkes ne hazrladgn anlar.



Mahserle ilgili olarak izilen bu kompozisyonla inzar [uyari] yapilmakta, insanlardan
akillarini baslarina almalari istenmektedir. Bu kisa sahneler ve uyarilar ilk yapilanlardir. Daha
sonraki surelerde detayli olarak grlecektir.


15-21
Kurn' dinlememek iin saklananlarn, kaanlarn durumunu,
geregi rtbas etmenin-cehaletin gidiyini, aydnlgn- reyitligin geliyini kant
gsteririm ki kuykusuz bu, gl, Ary'n/en byk tahtn sahibi'nin yannda
ok deger verilen, itaat edilen, gvenilen degerli bir eli szdr.
22
Arkadaynz
delirmiy/ gizli gler tarafndan desteklenen biri degildir.
23
Andolsun O, O'nu
ak ufukta grd.
24
O kimsenin grmedigi, duymadg, sezmedigi, kendisine
verilen vahiyler hakknda cimri de degildir.
25
Bu, kendi dynce yetisinin
rn olan sz de degildir.


yetin orijinalindeki ifadelerin hakikat manasi, Simdi o sinenlere, o
akip akip yuvasina gidenlere, yneldigi an geceye, nefeslendigi an sabaha kasem
ederim ki seklindedir. Biz mecz anlamlari verdik.



Surenin 15-25. ayetleri ayri bir necmdir. Ayrica bu ayetler Kuranin zelliklerini kanit
gsteren birer kasem cmlesidir. Ayetlerin her birinde mtesabih ifadeler vardir. Bize gre
ayetlerdeki;
- sinenler ile Kurandan kaanlar,
86
- akip akip gidenler ile Islma kosanlar,
- ynelen gece ile kfrn bitmesi,
- nefeslenen sabah ile de toplumun mutluluga ermesi kastedilmektedir.
Bundan sonra da byle mtesabih ifadeler ile sika karsilasilacaktir.
Kanaatimize gre, 15-25 ayetleri kapsayan bu necm, Fecr suresinden sonra ve Duha
suresinden nce inmis olmalidir. Zira fecrden sonra sabah, sabahtan sonra da kusluk [duha]
olur.
Tebbet suresinin tahlilinde peygamberimizi engellemeye alisanlarin tepkilerine
deginilmis, Rabbimizin bu kisileri ve tepkilerini Ebuleheb'in sahsinda somutlastirdigi
anlatilmisti. Rabbimiz bu necmde Ebuleheb ve teskilti tarafindan olusturulmaya alisilan
kt kanaatleri bertaraf etmek iin Kuranin mucizev niteliklerini gstermekte ve elisinin
kendi katindaki konumunu aiklamaktadir. Ancak bu aiklamasina da yine kasem ile yani
dikkat ekerek, kanit gstererek baslamaktadir.

Ayetlerin lfz anlamlarina gre de evrendeki yildizlara, gezegenlere, muhtesem sistemlerine
ve btn bunlari yaratan gce dikkat ekilmekte ve Iste, bu gcn sahibi size aikliyor ki...
denilmektedir.
15 ve 16. ayetler ile ilgili olarak syle bir yorum yapmaktadir:
15. ayette 'sinenler' diye evirdigimiz kelimenin Arapasi 'hunnes'tir. Hunnes'e, akisin
tersi, pusma, bzlme, sinme, gerileme anlamlari verilmektedir. 16. ayette 'yuvalarina girenlere' diye
evirdigimiz deyim ise Arapa 'kunnes'tir. Kunnes szcgne belli gzergh, yuvaya girme, hareket
halindeki cismin yuvasi anlamlari verilmektedir. 16. ayetteki 'akis'i ise 'cereyan' kknden treyen
'cariye' kelimesi karsilamaktadir. Bilim ancak 1700'l yillarda ekim gcnn nemini fark
etmistir. ayetler incelenirse, bu ayetlerin ekim gcne, ekim ile hareket arasindaki dengeye isaret
ettikleri anlasilir. Gerek atomun ekirdegi, gerek gezegenlerin ortasindaki Gnes, sinmis, bzlms bir
hlde bulunmakta, atomdaki ekirdek elektronlari ve Gnes sistemindeki Gnes ise gezegenleri kendi
iine ekerek onlari da sindirmeye, bzdrmeye alismaktadir. Biz bu gce ekim, yerekimi diyoruz.
Merkezdeki sinmis ekirdekler (Gnes), etraflarindaki elektronlari (gezegenleri) kendileriyle
birlestirmek, btnlestirmek isteyerek onlari da bzmeye, kendileri gibi sindirmeye ynelik kuvvet
uygularlar. Bylelikle Tekvir suresinin 15. ayetinde geen 'hunnes' kelimesinin ekim gcn ifade
ettigi hibir zorlama yapilmadan anlasilmaktadir.
Atomun ekirdeginin ekimine ragmen elektronlar ekirdege yapismaz. Gnes'in ekimine
ragmen de gezegenler Gnes'e yapismaz. Elektronlari ekirdege yapismaktan, gezegenleri Gnes'e
yapismaktan kurtaran, elektron ve gezegenlerin hareketidir. Tekvir suresi 16. ayette geen 'cariye'
kelimesi akisi, hareketi ifade eder ki, ekimden kurtaran unsuru ifade etmesi bakimindan bu nemlidir.
Bu iki ayri olusum sayesinde elektronlar kendi yuvalarinda, yrngelerinde, gezegenler de kendi
yuvalarinda, yrngelerinde hareket ederler. Bu yuvada olmayi da 16. ayetteki 'kunnes' kelimesi
mucizev bir sekilde ifade etmektedir. Kur'an, yerekimindeki merkeze ekisi 'hunnes' kelimesiyle, bu
ekimden kurtulmayi saglayan hareket unsurunu 'cereyan' kelimesiyle, her iki unsur sayesinde olusan
yrngede olmayi da 'kunnes' kelimesiyle ifade etmektedir. Bylece Kur'an, yerekimi ile ilgili
terminolojinin var olmadigi bir dnemde, yerekimine bagli olusumlari aiklamistir.
31


19 - 21. Ayetler:

Sphesiz bu, gl, Ars'in Sahibi'nin yaninda ok itibarli, itaat edilir,
gvenilir bir eli szdr.


31
(Kuran arastirmalari gurubu; Kuran hi Tkenmeyen Mucize)

87
Ar, en byk, en yksek makam koltugu/taht demektir. Kurn'da 26
kez geer. Bunlardan drd Neml sresi'nde Sebe melikesinin tahti, biri de Ysuf
sresi'nde Ysuf peygamberin tahti olmak zere kullar iin geerken, 21 tanesi
mecz olarak Allah'in tahti olarak geer. Burada arsin, meczen Allah'a izafe
edilmesi, Allah'in en yksek makam sahibi olusunun, O'ndan stn bir idarecinin
bulunmayisinin beyanidir.



Ayette geen

-' o zamiri Kur'an'a isaret etmektedir. Kur'an, bir elinin szleriyle teblig
edildigi iin .,- ., Eli szdr. Ama Eli sz, elilik yapan kisinin kendi sz
degildir. Eli sz; elilik yapan kisinin, eli yollayan otorite tarafindan kendisine emanet
edilen mesajdir, yani eli yollayan otoritenin szdr. Ama pek ok meal ve tefsirde, ayette
geen Eli sz ifadesi ile Cebrail'in kastedildigi yazilidir. Bunun sebebi, Eli sz ile
Muhammed'in sz arasindaki inceligin fark edilemeyisidir. Eli Muhammed (as),
kendisinin degil, kendisini eli olarak seen otoritenin mesajini aktarmaktadir. stelik bu eli,
Allah katinda itibar edilen, gvenilecek ve itaat edilecek bir eli oldugu iin, Eli sz
olarak aktardigi mesajlara da itibar edilmeli, gvenilmeli ve itaat edilmelidir. Nitekim Alak
suresinde Yaratan Rabbinin adina oku! emrini alan peygamberimiz, tebligine Fatiha
suresinin ilk ayeti olan Rahman ve Rahm Allah'in adina cmlesiyle baslamistir. Yani
elinin szleri, Allah'in kendisine vahyettigi szlerden baska bir sey degildir.

22, 23. Ayetler:

Arkadasinizi cin arpmis degildir.
Andolsun o, O'nu aik ufukta grd.

Birok tefsir ve mealde, bu ayetle ilgili olarak da Kurandaki diger sure ve ayetlere
uygun olmayan aiklamalar grmek mmkndr. Ayetteki ' hu [o] zamiri hayal
Cebrail'e gnderilerek byk bir hata yapilmistir. Halbuki bu ayette bahsedilenler, Necm
suresinin 1-18. ayetlerinde detaylandirilmistir.

1
Gurup gurup inmis yetlerin her bir inisini kanit gsteririmki
2
arkadasiniz sapmamistir,
azmamistir.
3
O, bos igreti arzusundan da konusmuyor.
4
Onun size syledikleri; inen o ayet guruplari,
kendisine vahyedilen vahiyden baska bir sey degildir.
5
Arkadasiniza o konustuklarini mthis
kuvvetleri olan, stn akil sahibi, egemenlik kurmus olan gretti.
6,7
Ve mthis kuvvetleri olan, stn akil sahibi olan ve egemenlik kurmus olan, en yksek
ufukta idi.
8,9
Sonra yaklasti ve hemen sarkti. Iki yay uzunlugu kadar, ya da daha yakin olmustu.
10
Hemen de kuluna,
14
son kiraz agacinin yaninda
15
ki yaninda oturmaya deger konaklama yeri
vardir vahyettigini vahyetti.
16
O zaman kiraz agacini kaplayan kapliyordu.
11
Gnl, grdgn
yalanlamadi.
12
Onun grdg seyden kusku mu duyuyorsunuz?/Onun grdg sey hakkinda o'nunla
mcdele mi ediyorsunuz?
13
Andolsun onu, baska bir iniste daha grd.
17
Gz sasmadi ve azmadi.
18
Andolsun, Rabbinin
almetlerinin/gstergelerinin en bygn grd.
(Necm; 1-18)

Anlasilmaktadir ki, peygamberimizin grdg Cebrail degil, Rabbimizin byk bir
tecellisi, byk bir ayetidir. Bu husus Necm suresi tahlilinde detaylandirilacaktir.

24. Ayet:

O gayb hakkinda cimri de degildir.
88

Ayette geen zann szcgnn birinci anlami, sahip olduklarini baskalarina
vermekten, baskalariyla paylasmaktan kainan demektir. Biz de bu anlami tercih ederek
szcg cimri olarak evirmeyi uygun grdk. Szcgn ikinci anlami ise itham edilen,
sulu grlen, thmet altinda tutulan, sanik demektir.
Szcgn birinci anlami esas alindiginda ayet, peygamberimizin gayb hakkinda cimri
olmadigi yolunda bir hkm ifade etmektedir. Bu durum, ilk bakista gaybin Allah disinda hi
kimse tarafindan bilinemeyecegi yolundaki Kur'an gretisine ters gibi grnyorsa da,
peygamberimizin bu gayb bilgilerini Allah'tan vahiy yoluyla edinmis oldugu geregi bu
tersligi ortadan kaldirmaktadir. nk Yce Allah eski toplumlara ait bazi haberleri,
peygamberimizin evresinde olup bitenleri, kiyamet, cennet ve cehennem ile ilgili bazi
sahneleri peygamberimize vahyetmis, o da bu vahiyleri ayetler halinde insanliga teblig
etmistir.
Ayette peygamberimizin vahiy yoluyla kendisine bildirilen gayb haberlerini insanliga
teblig ederken cimrilik etmedigi anlatilmakta ve Arkadasiniz Muhammed, kendisine vahiyle
bildirilen gaybe ait bilgilerde cimri degildir. O haberleri kendine saklamaz, sizlerle paylasir
mesaji verilmektedir.
Szcgn ikinci anlami esas alindiginda ise ayet syle aiklanabilir: Arkadasiniz
Muhammed (as), kendisine vahiyle bildirilen gaybe ait konularda, 'sen bu bilgileri khinlik
ederek, khinin birinden ya da Tevrat veya Zebur'dan alarak bize sylyorsun' gibi bir ithamla
sulanmis da degildir.
Bu anlamlarin ikisi de dogrudur ve her ikisi birden ayetin evirisinde kullanilabilir.

25. Ayet

Bu kovulmus seytanin sz degildir.

Ayette geen ,= '=,- kovulmus seytan, kisinin iindeki dsnme yetisidir. Bu
yeti ayni zamanda Iblis diye de adlandirilir. Ayette bu mesajlari/vahiyleri Muhammed'in
kendisinin uydurmadigi vurgulanmaktadir. Bu konuda tatmin olunabilmesi iin Iblis [Seytan-i
Racim] ile ilgili asagidaki yazimizin iyi anlasilmasi gerekir.

Iblis Nedir ya da Kimdir?

Iblis'i tanimanin yolu seytani tanimaktan geer. Bu nedenle seytan szcgnn Kur'an
baglaminda dogru anlasilmasi gerekir. Seytan ile ilgili genis aiklama Kur'an'da Seytan adli
alismamizda verilmistir. Burada zet olarak su bilgiyi vermekle yetiniyoruz:
'=,- Seytan, szlk anlami olarak Hakk'tan uzak olan demektir. Kavram olarak
ise, Hakka ve akla aykiri hareket eden her trl kisi, g ve kurumun ortak ve karakteristik
adidir.
Seytanin kimler veya neler olabilecegi, zellikleri ve ayirt edici nitelikleri Kur'an'da
detayli olarak mevcuttur. Kur'an'a gre seytan:
- Haram yemeyi, haksiz kazan elde etmeyi neren/emreden,
- Ktlk, haysizlik ve Allah'a karsi bilmedigimiz seyleri sylememizi
telkin eden,
- Bizi fakirlikle korkutan,
- Bizi kuruntulara dsren,
- Allah'in yarattiklarini degistirmeyi emreden,
- Kandirmak iin bize yaldizli szler fisildayan,
- Vesvese verip kiskirtan, zihin bulandiran,
89
- Yaptigimiz amellerimizle bizi simartan,
- Bizi azdiran,
- Iki/uyusturucu ve kumarda, aramiza dsmanlik ve kin sokmak
isteyen,
- Bizi Allah'i anmaktan ve O'na kulluk etmekten geri birakmak
isteyen kisiler ve glerdir.

Bu tanimlamalara gre seytan, yani basimizda yasayan, grdgmz, bildigimiz
birileri olabilecegi gibi, gremedigimiz ama iimizde hissettigimiz bir sey de olabilir. Zaten
Rabbimiz de seytanin insanlar ve grnmez glerden [enerjiden] oldugunu bildirmektedir.
Seytan-i Racim [Iblis] de onlardan biridir.

Bylece Biz, her peygamber iin gizli-aik seytanlarini dsman yaptik
(En'am 112)

Enfal suresinin 48. ayetinde geen '=,- seytan szcg ise o gn iin Mekkelileri
kiskirtan Beni Kenne kabilesine bagli Mdlic Ogullarindan Srka b. Malik b. Cu'sum isimli
biri iin kullanilmistir.

48,49
Hani o mnfiklar ve kalplerinde hastalik bulunan; zihniyeti bozuk kimseler, Su adamlari
dinleri aldatti dedikleri sirada, Seytan (o kt niyetli komutan), onlara amellerini ekici gstermis
ve onlara, Bugn sizi insanlardan bozguna ugratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardimcinizim
demisti. Sonra da, ne zaman ki iki topluluk birbirini grr oldu, o, iki topugu stnde geri dnd ve:
'Sphesiz ben sizden uzagim. Sphesiz ben, sizin grmediginizi grmekteyim, sphesiz ben,
Allah'tan korkmaktayim dedi. Ve Allah, sonulandirmasi/ cezalandirmasi pek siddetli olandir. Ve
her kim Allah'a isin sonucunu havale ederse bilsin ki sphesiz Allah, en stn, en gl, en serefli,
maglp edilmesi mmkn olmayan/mutlak galip olandir, en iyi yasa koyan, bozulmayi iyi
engelleyen/saglam yapandir.

(Enfal; 48, 49)


Tarih ve siyer kitaplari arastirilarak Bedir savasinin ayrintilari dikkatle incelendiginde
adi geen kisinin ayette belirtildigi gibi nce msriklere cesaret ve destek verdigi, sonra da
onlari yzst biraktigi grlecektir.
Bazi eski tefsirciler, ilgili ayette geen seytan szcg ile Srka'nin kastedildigini,
ancak Bedir savasindaki Srka'nin gerek Srka olmayip Sraka kiligina girmis seytan
oldugunu, dolayisiyla da Kur'an'in aslinda Srka kiligina girmis olan seytani isaret ettigini
ileri srmslerdir. Iddialarini dayandirdiklari delil ve gereke, gerek Srka'nin savasa
gitmedigi, hatta savastan haberi bile olmadigi yolunda kendisinin yaptigi bir aiklamadir.
Ancak; ileri srlen bu iddianin ne delili ne de gerekesi inandiricidir. nk asker bir
otorite olan Srka'nin, o gnk Mekke'nin birka bin hanelik nfusu iinde yasayip da
gnmzdeki askeri mizika veya bando takimina benzeyen gruplarca alinan cenk havalarini
ve sair kadinlarca sergilenen savasa tahrik edici siir ve gsterileri duymamasi, kisacasi
savastan bihaber olmasi mantik disidir.
Seytan zellikleri olan insanlari seytan olarak isimlendiren Kur'an'dan bir diger
rnek de Bakara suresinin 14. ayetidir:

14
Onlar, inanmis kimselere rastladiklari zaman da, Inandik dediler. Seytanlariyla (Kt
niyetli elebaslariyla) basbasa kaldiklarinda ise, Sphesiz biz sizinle beraberiz, biz sadece alay
edenleriz dediler.
(Bakara/ 14)

90
Bu ayette sz konusu edilen seytanlar da mnafiklarin [ikiyzllerin] akil hocalari
olan insanlardir.
Bir diger rnek de l-i Imran suresinin 175. ayetinde geen seytan ifadesidir ki,
klsik eserlerde bu kisinin Nuaym b. Mes'ud adli bir msrik oldugu belirtilmektedir.

Seytan-i Racm

Pek ok kimse seytan ile ,= '' '=,

-'' Seytan-i Racimi birbirine karistirmakta ve


ikisinin de ayni oldugunu dsnmektedir. Bize gre ise Seytan-i Racim; genel anlamdaki
seytan kavramiyla ifade edilen zelliklerin disinda baska zellikler de gsteren zel bir
seytanin sifatidir. Bu zelligi sebebiyle Kur'an tarafindan kendisine Seytan-i Racim adi
verilen bu seytanin zel ismi ,'-' Iblistir. Baska bir ifadeyle Iblis, yaptigi seytanliktan
dolayi Rabbimiz tarafindan Seytan-i Racim [Kovulmus Seytan] olarak adlandirilan bir
varliktir. [Hicr 34, Sad 77, Tekvir 25 ve Nahl 98. ayetlere bakilabilir.]
Kur'an seytan zellikler gsteren insanlari seytan diye niteledigi gibi, ayni seytan
zellikleri gsterdigi iin Bakara 36, A'rf 14, 15, Isra 64. ayetlerde oldugu gibi Iblis'i de
'seytan olarak nitelemistir. Ancak Kuran Bakara 34, A'rf 1127, Hicr 2844, Isra 6165,
Kehf 50, Ta Ha 116123, Sad 7185, Suara 94, 95, Sebe 1521. ayetlerde oldugu gibi
Iblis'ten kendi zel ismiyle de bahsetmistir. Saffat suresinin 7. ayetinde ise Iblis boyun
egmeyisi, itaat etmeyisi ve inati olusu nedeniyle -'- '=,- Seytan-i Marid olarak
nitelenmistir.

Racm

,= Racim szcgnn mastari = recm olup bu szcgn ilk anlami .-
ldrmek demektir. ldrmeye recm denmesinin sebebi, Araplarin ldrecekleri kimseyi
taslamak suretiyle ldrmeleridir. Sonralari her ldrme isine recm denilir olmustur.
Kur'an'da yeri olmamasina ragmen zina sulularina verilen cezanin adi da buradan
gelmektedir. Ne var ki, Recm ve trevleri Kur'an'da 14 kez yer almasina ragmen hibir
yerde bu anlamda kullanilmamistir.
ldrmek anlami disinda recm szcg su anlamlarda da kullanilir olmustur:
Tas atmak, lnet etmek, svmek, yermek, hicran, tart etmek, kovmak, zan ve
zanna dayali sz sylemek.
32
Bu anlamlarin hepsi de uygun grlerek Seytana -Ism-i
Mef'ul anlamiyla- taslanmis seytan, lnetlenmis seytan, kovulmus seytan, svlms
seytan denilmistir.
Ancak; Recm szcgnn yukaridaki anlamlarindan biri olan ve seytanin tarzini en
iyi ifade eden zan ve zanna dayali sz syleme anlami bize gre en tercih edilebilir olanidir.
Bu anlamdan yola ikarak Racm kelimesine verilebilecek en uygun karsilik, szcg Ism-i
Fail olarak anlamlandiran katil seytan, asli astari olmayan sz syleyen seytan, karanliga tas
atan seytan, kafadan atan seytan, palavraci seytan ifadeleridir.

Mrid

-'- Mrid szcg, azgin, karsi ikan, inat ve isyanda benzerlerinden ok ileri
giden demektir. Szcgn mbalga kalibina sokulmus olan -,- merid seklindeki bir
baska trevi seytan-i merid olarak Hacc suresinin 3. ve Nisa suresinin 117. ayetlerinde

32
(Lisanl Arab, rcm mad. )


91
gemektedir. Szcgn gemis zaman kipiyle farkli bir kullanimi da '-

-'' _'= ',-- Mered


alen-nifaki [Mnafiklik zerine inatlarini srdrdler] seklinde Tvbe suresinin 101.
ayetinde yer almistir. Marid szcgnn mastari olan -- merd szcgnn trevleri,
kendi z anlami ekseninde olmak zere, farkli kaliplarda degisik anlamlar kazanmistir.
Bunlardan en nemlisi, , - soymak, soyunmusluk anlamidir. Araplar, yapraktan
soyunmus, yapragi olmayan agaca --' =- secern emred, bitki bitmeyen kumluklara
-'-- '- remletin merdai, sakali bitmeyen kseye de --' emred derler.
33
-- -
Temerrt [uzun bir sre inat etme] szcg de ayni kkten tremedir.
Marid szcg soymak, soyunmusluk, iplaklik anlamiyla degerlendirildiginde
'seytan-i marid; ism-i mef'ul anlamiyla hayirlardan, gzelliklerden soyunmus seytan; ism-i
fail anlamiyla da hayirlardan, gzelliklerden soyan seytan demek olur. Bu anlam A'rf
suresinin 27. ayetinde farkli bir slp ile kullanilmistir.
Marid szcg ile Iblis'e yakistirilan inat ve isyanda ok ileri gitme sifati,
Kur'an'da anlatilan olaylardaki Iblis'in [Seytan-i Racim'in] davranislari ile birebir
rtsmektedir. Iblis'e dem'e secde et! [boyun eg!] denildiginde secde etmeyerek isyan
etmis, kendisine yapma denileni yapmis, yap denileni yapmamis, dem'i yaklasilmasi
yasaklanan agaca yaklastirmistir.
,'-' Iblis szcgnn anlami, hayirdan son derece mitsiz olan, Allah'in
rahmetinden umudunu kesen demektir. Arastirmacilar bu szcgn ayni dem szcg
gibi Arapa olmadigini, Arapaya baska dillerden getigini belirtmisler ve Yunanca
Diabolos szcgnn degismis hli oldugunu ileri srmslerdir.
'Iblis nedir? sorusuna eski dsnrlerin birogu Iblis'in asil adinin Azzil oldugu,
meleklerin ileri gelenlerinden biri iken dem'e secde etmedigi iin Allah'in rahmetinden
uzaklastirildigi seklinde bir aiklama getirmislerdir.
Simdi Kur'an ayetleri dogrultusunda Iblis'i anlamaya alisalim.

Iblis'in zellikleri

a- Iblis cinlerdendir.

50
Ve hani Biz dogal glere, dem'e boyun egip teslimiyet gsterin demistik de Iblis/
dsnce yetisi disinda hepsi boyun egip teslimiyet gsterdi. Iblis, cinlerdendi (grnmez
varliklardandi/ enerjidendi). Sonra da kendi Rabbinin emrine ters dst. Simdi siz, Benim astlarimdan
onu ve onun soyunu yardimci, yol gsterici, koruyucu yakinlar mi ediniyorsunuz? Hemde onlar sizin
dsmaninizken. Sirk kosarak yanlis; kendi zararlarina is yapanlar iin ne kt bir degistirmedir bu!
(Kehf/ 50)


='' Cinn szcg, kapali, gzkmez varlik ve g demektir. Detayi Ns suresi
tahlilinde verilecektir.

b- Iblis atesten yaratilmistir.

12
Allah, Sana emrettigim zaman, seni boyun egip teslimiyet gstermekten ne alikoydu? dedi.
Iblis, Ben, ondan hayirliyim; beni atesten/enerjiden olusturdun, onu da amurdan/maddeden
olusturdun dedi.
(A'raf/ 12)


33
(Lisanl Arab, mrd mad. )


92
Iblis'in yaratildigi '

-'' ates gnmzde enerji olarak isimlendirilen ge karsilik


gelmektedir. dem'in yaratildigi -'- toprak, ,= balik ise madde diye adlandirilan
varliga karsilik gelmektedir. Bilindigi gibi ates, Pythagoras tarafindan ortaya atilan kurama
gre, evreni olusturan drt ana maddeden [hava, su, toprak, ates] birisidir ve gnmzdeki
enerji kavrami ile rtsmektedir. Bir baska ifade ile ates, Kur'an'in indigi dnemdeki
insanlar iin, bilinmezleri de temsil eden bir ilk maddedir. nk insanlar havayi solumakta,
suyu imekte, topragi islemektedirler ama yildirim ve simsegin atesini yakindan
tanimamaktadirlar. Dolayisiyla Kur'an'da Iblis'in yaratildigi seyin ates olarak
aiklanmasi, konuya bugnk bilgiler isigi altinda bakanlar tarafindan yadirganmamalidir.

c- Iblis, insanlarin sudrundadir [ggslerdedir; beyinlerindedir, zihinlerindedir].

Gzkmeyen varliklardan, bilinen varliklardan; hepsinden, insanlarin akillarinda ktlk
Iisildayan sinsi dsmanin kt fisiltilarinin ktlgnden, insanlarin ilhina, insanlarin hkmdarina
ve insanlarin Rabbine siginirim de!
(Ns suresi)

d- Iblis vesvese verir.

120
Sonunda seytan ona vesvese verdi. Dedi ki: Ey dem! Sana sonsuzlugun agaci ve
eskimez/kmez mlk/saltanat iin rehberlik edeyim mi?
(Ta Ha/ 120)


20
Derken Iblis, onlarin kendilerinden gizli kalan irkinliklerini kendilerine gstermek iin onlara vesvese verdi.
Ve Rabbiniz, baska bir sebepten dolayi degil, sirf ikinizin de birer melek/iradesiz g olmaniz ya da sonsuz
olarak kalicilardan/gelismeyen, degismeyen birer varlik olmaniz iin sizi girift, ekismenin kaynagi olan su
seyden; maldan-mlkten, paradan-puldan men etti/ bunlari size yasakladi dedi.
(A'raf/ 20)

16
Ve andolsun insani Biz olusturduk. Nefsinin kendisine neler fisildadigini da biliriz. Ve Biz ona sah damarindan
daha yakiniz.
(Kaf/ 16)

-,-, Vesvese, Gizli bir sesle/fisiltiyla dsnce asilamak, bir ise veya eyleme
yneltmek demektir. Iblis'in yani Seytan-i Racim'in neler fisildayacagini, neleri gizlice telkin
edecegini konuya girerken belirttigimiz seytan karakterleri gz nne alarak grenebilmek
mmkndr.

e- Iblis bir melektir.

Bakara 34, Hicr 31, Ta Ha 116 ve Kehf 50:



Iblis'in dem'e secde etmeyisini anlatan ayetlerde Iblis'in meleklerin iinden istisna
edildigi grlmektedir.
'Istisna, terim olarak Bir ismi istisna edatlarindan biriyle cmledeki yargidan
ikarmak demektir. Arapa dil bilgisi kurallarina gre sekil olarak esidi olmasina ragmen
anlam olarak istisna iki esittir.
Birincisi Muttasil Istisnadir. [Mstesnanin mstesna minh cinsinden oldugu istisna].
93
Ikincisi Munkati Istisnadir. [Mstesnanin mstesna minh cinsinden olmadigi
istisna].
Melek, cin ve seytan kavramlarini zmseyememis yorumcular ayette yapilmis
istisnayi Munkati Istisna kabul edip Iblis'i [Seytan-i Racim'i] melekten saymamislardir.
Halbuki Iblisi konu alan Ta ha 116, Sad 73 ve Hicr 31'de Meleklerin hepsi, toplu halde
ifadeleri yer almaktadir. Bu vurgular ayetteki istisna cmlesinin kesinlikle Muttasil Istisna
oldugunu gsterir. Bunun anlami, Iblisin diger hemcinsleri gibi dem'e secde etmedigidir.
Iblis, melek grubundan secde yargisinda istisna edilmistir. yleyse Iblis kesin olarak
melektir.
Burada ortaya bir baska sorun ikmaktadir: Iblis melektir ama acaba melek nedir?
nk Iblisin bir melek oldugu yargisi klsik melek anlayisi erevesinde kesinlikle kabul
edilemez.
Detayi Melek Kavrami alismamizda olmakla birlikte burada kisa bir aiklama
yapmak yararli olacaktir.

Melek

Arap dilbilimi uzmanlari ='- melek szcgnn kkeni ile ilgili alti farkli tespitte
bulunurlar. Bu tespitleri ayrintilariyla belirtmek sayfalar dolusu aiklamayi gerektirir. Bu
nedenle en isabetli iki tespiti dikkate almakla yetinecegiz. Konu hakkinda daha genis bilgi
iin Kitabl-Ayn, Tehzib, Cam, Kessaf, Mecma', Garaib, Lbb, Rh, El-Bahrl-Muht,
Mfredat gibi kaynaklara basvurulabilir.
Birincisi: Melike ve bunun tekili olan melek szckleri =,', lk kknden
tremistir. Bu szck eli gndermek anlamini tasimaktadir. Kelimenin asli =''- me'lek
dir. Ism-i zaman, ism-i mekn ve mastardir. Dolayisiyla basindaki M harfi ektir. Sonra
elifle lm yer degistirmis, =-'- mel'ek yapilmistir. Allah'tan gelen eli anlaminda isim
olarak kullanilmaya baslayinca hemze terk veya tahfif yoluyla kalkmis, szck ='- Melek
seklini almistir.
Ikincisi: Basindaki M harfi kelimenin aslindandir, ek degildir. Kuvvet/ynetim
gc anlamindaki ='- melk kknden tremistir. Mlk, milk, malik ve melik szckleri
bu kkten tremedirler. Anlamlari da bu kk anlamina gredir.
Genellikle eski tefsirciler birinci sikki tercih etseler de, bize gre melek szcg her
iki kkten de tremis ve ayri kk ve ayri anlamlarda kullanilmistir. Syle ki: Bazi ayetlerde
geen melike szcg birinci siktaki anlam kapsamina, bazi ayetlerdekiler ise ikinci
siktaki anlam kapsamina girmektedir. Bunlarin ne anlamda kullanildiklarini pasaj ierisindeki
sz akisindan kolayca ayirt edebiliriz.
Yukaridaki aiklamalar dogrultusunda ='- melek kelimesinin Kuvvet, ynetim
gc, eli ve haber verici demek oldugu anlasilmis olmalidir.
Kur'an'i iyi anlayip dini dogru yasayabilmek iin bu kavramin Kur'an'daki
anlamlarinin iyi bilinmesi gerekmektedir.
Grldg zere melek szcg anlamlari farkli olan iki degisik kkten de
gelebilmektedir. Buna paralel olarak; melek kavrami lk kkndeki anlamina gre
eliler/haberciler, melk kkndeki anlamina gre ise ynetim gleri anlamina
gelmektedir. Ne yazik ki, bu ayirim yapilmadan Kur'an'daki btn melek ve melike
szckleri ayni anlamda kabul edilmistir. Hlbuki konu akisi dikkate alinarak bu ayirim
kolaylikla yapilabilir. Zaten byle de yapilmalidir; zira konu ierisinde her biri farkli anlamlar
iermektedir.
Bu aiklamalar dogrultusunda, dem'e secde eden/boyun egen melekler ile deme
secde etmeyen Iblis adli melekten bahseden ayetlerdeki -`- melike szcgnn melk
kknden treme oldugu ve gler anlamina geldigi anlasilmis olmalidir.
94

f- Iblis, dem'e [insana] secde etmez [boyun egmez, kontrole girmez].

Konu ile ilgili ayetler bilindigi iin tekrarlama geregi duymuyoruz. Ancak zellikle su
ayrintilar gzden kairilmamalidir: Iblis Rabbine boyun eger, O'na yalvarir, ondan dileklerde
bulunur. Kuranin ilgili pasajlari btn olarak okundugunda bu durum aika grlr.

g- Iblis insan var olduka vardir, insandan baska bir varlikla iliskisi yoktur.

79
Iblis, Rabbim! O hlde tekrar diriltilecekleri gne kadar bana sre ver dedi.
80,81
Allah, Haydi, sen belirli bir vakte kadar sre verilenlerdensin dedi.
(Sad/ 79-81)

14
Iblis, Yeniden diriltilecekleri gne kadar bana sre ver dedi.
15
Allah, Sen sre verilmislerdensin dedi.
(A'raf/ 14, 15)


Bu dogrultuda baska ayetler de vardir.
Kur'an'a dayali btn bu ipularini degerlendirdigimizde acaba hangi yargiya variriz?
Konunun daha iyi ortaya konulabilmesi iin soru su sekilde de sorulabilir:
Gzkmeyen, insanlarin iinde [beyinlerinde] bulunan, srekli vesvese veren,
kiyamete kadar bu islevini srdrecek olan, insandan baska bir varlikla iliskisi bulunmayan,
insana boyun egmeyen ve enerjiden yaratilmis olan bu g nedir?
Bu soruya herkesin ama zellikle de psikolojiden anlayanlarin verebilecegi tek bir
cevap vardir: Insanin dsnme yetisi... Istenirse bu nitelikli gce bir baska ad da konulabilir.
Psikoloji biliminde dsnce, beynin dolayli yaptigi bir tepkidir diye tanimlanir. Bu
yeti canlilardan sadece insanda vardir.
Yukarida Kurana dayali olarak siralanan Iblis'e ait zellikler, tek tek insandaki
dsnme yetisine uygulanabilir. Buna gre dsnme yetisi:
- Gze gzkmez,
- Insanin zihninde srekli vesvese verir,
- Sadece insana zgdr, varligi onun varligina baglidir,
- Insana secde etmez [insana boyun egmez, insanin kontrolne girmez],
- Enerjiden ibarettir [atesten yaratilmistir, madde halinde varligi yoktur],
- Bir gtr [melektir].

Ana Britannica'nin dsnce maddesiyle ilgili su blm dikkat ekicidir:
Psikanalize gre, 'birincil sre dsncesi' bilin disi ve szck tesi bir sretir.
Yani szcklerle simgesellesmemistir. rnegin bir istegin bir insani baski altinda birakmasi
szcklere dklemez. Bu dsnce trnde karsitlar bir arada bulunabilir; byle dsnce
mantik kurallarina uymaz, zaman ve yer tanimaz, neden-sonu bagintisi tasimaz ve btnyle
haz ilkesi dogrultusunda gereklikle bagintisi olmayan bir biimde gelisebilir. Oysa 'ikincil
sre dsncesi' gereklik ilkesine bagli olarak dis nesnelerin gerekligini gzetir, sze
dklr, dil ve mantik kurallarina uyum gsterir.
34

Bu aiklamalardan da anlasilmaktadir ki, insanin akil, irade, bellek, dikkat, merak,
korku, dsnce gibi zihinsel melekleri/gleri arasinda tam kontrol edemedigi tek
melek/meleke, psikoloji bilimince birincil sre dsncesi diye de tanimlanan dsnce

34
Anabiritanica; (Dsnce maddesi, Cilt: 11 s: 20)

95
melegi/melekesidir. Birincil sre dsncesi adi verilen bu zihinsel yeti, bilin disi, insanin
tam olarak kontrol edemedigi bir olgudur.
Iste, igvalarindan [drtlerinden] Allah'a siginmamiz gereken Seytan-i Racim [Iblis]
de budur.
Asagidaki ayetler tetkik edildiginde, Seytan-i Racimin insanin kendi iinde oldugu
grlecektir. Bu insan bir peygamber de olsa durum aynidir.

15-21
Kurn'i dinlememek iin saklananlarin, kaanlarin durumunu, geregi rtbas etmenin-
cehaletin gidisini, aydinligin- resitligin gelisini kanit gsteririm ki kuskusuz bu, gl, Ars'in/en
byk tahtin sahibi'nin yaninda ok deger verilen, itaat edilen, gvenilen degerli bir eli szdr.
22
Arkadasiniz delirmis/ gizli gler tarafindan desteklenen biri degildir.
23
Andolsun O, O'nu aik
ufukta grd.
24
O kimsenin grmedigi, duymadigi, sezmedigi, kendisine verilen vahiyler hakkinda
cimri de degildir.
25
Bu, kendi dsnce yetisinin rn olan sz de degildir.
(Tekvir/ 19-25)



3
O, bos igreti arzusundan da konusmuyor.
4
Onun size syledikleri; inen o ayet guruplari, kendisine vahyedilen
vahiyden baska bir sey degildir.
(Necm; 3, 4)

38-43
Artik grdklerinize ve grmediklerinize kasem olsun ki sphesiz Kurn, serefli bir Eli
szdr. Ve o, bir sair sz degildir. Siz ne az inaniyorsunuz! Bir khin sz de degildir. Siz ne az
dnyorsunuz/gtleniyorsunuz! Kurn, lemlerin Rabbinden indirilmedir.
44-47
Eger Eli/Muhammed, bazi szleri Bizim szlerimiz olarak ortaya srseydi, kesinlikle
O'ndan tm gcn alirdik. Sonra O'ndan can damarini kesinlikle keserdik. Artik sizden hi biriniz
O'na siper de olamazdiniz.
(Hakka/ 38-47)


Ancak; Dsnme Yetisi Islm'in zerinde hassasiyetle durdugu Tefekkr ile
karistirilmamalidir. Ikisi farkli seylerdir. Fikr [Dsnce Yetisi] Islm'da kinanirken
(Mddessir 18-25), Tefekkr emredilir, zorunlu grev haline getirilir. Detay Tefekkr
adli alismamizdadir.
Bu aiklamalarimizdan dolayi zihinlerde gerek Iblis'in sayisiyla ilgili ve gerekse
Iblis'in yaratildigi boyut hakkinda bazi soru isaretleri olusabilir. Bu istifhamlarin giderilmesi
iin su aiklamalar yapilabilir: Onlarin giderilmesine gelince:
Iblis ve Seytan-i Racim'i konu alan ayetler incelendiginde ikisinin de ayni sey oldugu
grlr. Iblis ayrica Seytan-i Marid ve Hannas olarak da nitelenir.
Her insanin bir Iblisi vardir ve herkesinki birbirinden farklidir. Iblis, yukarida yapilan
aiklamalardan da anlasilacagi gibi, tedbir alinmaz ve serrinden Allah'a siginilmazsa, insani
dnyada ve ahirette felakete srkler. Insani felakete srkleyen bu gcn uzakta degil,
insanin bizzat kendi boynunda asili oldugu asagidaki ayette de ifade edilmistir:

13,14
Ve her insanin kendi yaptiklarinin karsiliklarini, ayrilmayacak sekilde boynuna doladik. Ve
Biz, kiymet gn ailmis bulacagi kitabi onun iin ikaririz: Oku kendi kitabini! Bugn kendi
zatin, kendine karsi hesap sorucu olarak sana o yeter!
(Isra/ 13, 14)


96
Seytan-i Racim asagidaki ayette de . Kll kelimesiyle birlikte kullanilmis ve
bylece Iblis'in/Seytan-i Racim'in tek bir tane olmadigi aiklanmistir:

17,18
Ve uzayi, az da olsa vahye kulak veren, kendilerini alev stunu takip edenler/roketlerle uzaya gidenler hari
tmdsnce yetilerinden koruduk.
(Hicr/ 17)

Tek bir Iblis'in ilk insandan son insana kadar yeryzndeki herkesi etkiledigini ve
etkileyecegini kabul etmek Iblis'e Allah'a ait nitelikleri vermek olur. Bu da bazi eski dinlerde
iyilik ve ktlk tanrisi olarak ortaya ikmis olan batil inanlar dogrultusunda bir kabul olur.
Iblis bizim yasadigimiz evrenin bir parasidir, yani boyutlu lemdendir. Insanin
ayrilmaz bir parasidir. Aksi bir durum Allah'in adaletine uygun dsmezdi. Kimse
hissedemeyecegi, tedbir alamayacagi, baska bir boyuttan olan bir yaratikla basa ikma
imknina sahip degildir. Byle bir yaratigin insanlara musallat edilmesi adil bir davranis
olmazdi. Ayrica bu Snnetullah'a da aykiri olurdu. nk Allah hi kimseye gcnn
stnde ykmllk vermez. (Bakara 233, 286, En'am 152, A'raf 42, M'minun 62, Talak 7)
Kfirler kendilerine peygamber olarak bir melek gnderilmesini istemisler, Rabbimiz
de onlarin beklentilerine syle cevap vermistir.

95
De ki: Eger yeryznde huzur iinde yryp duran melekler olsaydi, elbette Biz onlara
gkten eli olarak bir melek indirirdik.
(Isra/ 95)


Ayetin de dogrudan ifade ettigi gibi, peygamberler insanliga ayni boyutta yasayan
kendi hemcinsleri arasindan seilerek gnderilmislerdir. Zira farkli bir boyutun yaratigi ile
iletisim sz konusu edilemez.

Iblise Mhlet Verilmesinin Nedeni

Iblis'in yaratilmasinda ve Iblis'e kiyamete kadar sre verilmesinde birok hikmet ve
yarar vardir. Allahtan kendisine sre verilmesini isteyen Iblis, insanlara yapacaklarini syle
dile getirmektedir:
16,17
Iblis, yleyse, beni azginliga itmene karsilik, andolsun ki ben, onlar iin Senin dosdogru
yoluna oturacagim, sonra yine andolsun ki onlarin nlerinden, arkalarindan, saglarindan, sollarindan
onlara sokulacagim ve Sen, oklarini kendilerine verilen nimetlerin karsiligini deyenler
bulmayacaksin dedi.
(Araf/16, 17)




39,40
Iblis dedi ki: Rabbim! Sen beni, insanlari azdirmam iin yarattigin nedenle kesinlikle ben
de yeryznde, her seyi onlara ssleyecegim ve aritilmis kullarin hari onlarin hepsini kesinlikle
azdiracagim!
(Hicr/39, 40)



Iblis dedi ki: Su benden stn tuttugun su kisiyi grdn m? Yemin ederim ki, eger beni kiymet
gnne kadar ertelersen, pek azi disinda onun soyunu kendi buyrugum altina alacagim.
(Isra/62)


97
Kuranin Iblisin agzindan verdigi bu szlerden alinmasi gereken mesaj, Iblisin
btn gcyle dnyayi insana sevdirmeye alisacagidir. yle ki, bu isleviyle o insanlarin
zihninde ihtiraslar, tutkular olusturacaktir. Bu tutkular sayesinde insanlar arasinda
mcadeleler, rekabetler, yarismalar, bir birlerinden stn olma gayret ve abalari artacaktir.
Hayatin Allah'in koydugu llere uygun srmesi ve insanlarin sinanmasi iin insanin iinde
byle alternatif bir gcn/enerjinin olmasi lzimdir. Insan bu g sayesinde dilerse imani ve
taati, dilerse kfr ve isyani seebilecektir. Seebilmek robot olmamak demektir. Insanin Iblis
sayesindeki bu seiciliginin sonucunda Rabbimizin stnlk ifade eden Kahhr, Mntekm,
Adl, Dll, Sedid'l-ikb, Serul-hisb, Hfid, Rafi', Muizz, Mzill isim ve sifatlari; hifz, afv,
magrifet, rahmet, gnahlari rtme ve bagislama gibi ycelik sifatlari tecelli edecektir. Onun
iin Iblis yaratilmis ve kendisine byle bir mehil verilmistir.
Bu aiklamalarla Seytanin cennette dem ve esini nasil kandirmis olabilecegi,
dolayisiyla seytanin cennette ne isinin oldugu, Allah'tan baskasina secde edilemezken bizzat
Allah'in melekleri dem'e secdeye zorlamasi, meleklerin dem'e msrik olmadan nasil secde
ettikleri gibi konularda bir n bilgiye sahip olunmus olmalidir. Ayrica dem'e secde eden
meleklerin, dsnce yetisi disindaki enerjik gler ve dogadaki canli cansiz tm gler
oldugunu da vurgulayalim ve konuyu ilgin bir rnekle kapatalim: Bakara suresinin 248.
ayetinde, yk tasiyan manda, kz, esek, katir gibi hayvanlar melaike olarak ifade
edilmistir.

26-28. Ayetler:


26
Durum byleyken siz nereye gidiyorsunuz?
27,28
Bu, lemler iin;
sizden dogru gitmek isteyenler iin gtten bayka bir yey degildir.



Kur'an, inmeye basladigi dnemden itibaren gnmze kadar gelen zaman dilimi
ierisinde, tipki ilk indigi gnlerdeki gibi bir kisim muhataplari tarafindan esitli bahanelerle
siddetli yalanlamalara maruz kalmistir. Tarihin her dneminde hakikatin karsisinda Ebuleheb
ve yandaslari gibi inkrcilar hep olagelmistir. Ilah vahiy ve onu insanlara ulastiran
peygamberler yalanlanmis, bunlara inanmis olanlar da zaman zaman sert mdahalelerle
karsilasmislardir. Kendini yeterli grp azan insan ilah uyariya kulaklarini tikamis,
dolayisiyla Allah'a gvenip O'na iman eden kalbin duydugu hazdan mahrum kalmistir.
Allah, vahyi karsisinda duran ve gnderdigi peygamberlere ftursuzca saldiran bu tr
insanlari ok yakin ve aci bir azapla uyarmistir. Peygamberimizin gvenilir bir eli oldugunu
her firsatta dile getiren Kur'an, azginlari bekleyen aci azabin baslangici olan Kiyamet Gn
ile ilgili pek ok ayet iermektedir. Insallah sirasi geldike bu ayetler de grlecektir.

29. Ayet:


29
lemlerin Rabbi olan Allah, sizin dynmenizi, gt almanz
dilemeyince siz dileyemezsiniz.

Ayette yer alan -' - se fiili mteaddi [geisli] bir fiildir. Geisli fiillerin cmle
iinde tmlelerinin de bulunmasi lzim gelirken, yukaridaki cmlede byle bir tmle/meful
yer almamistir. Bu sebeple cmlenin tmleci konu akisina gre takdir edilmeli ve cmle bu
sekli ile tam olarak anlasilmalidir. Bylece hem Allah'in neyi diledigi, hem de kulun neyi
diledigi belirlenmelidir. Aksi halde cmle tam olarak anlasilmaz. Buraya kadar ki tahlillere
baktigimizda mesiet ile ilgili Mddessir suresinin 54- 56. Ayetleri bize rehber olacaktir:
98

54
Kesinlikle onlarin dsndg gibi degil! O, bir gt verici/dsndrcdr.
55,56
yleyse
dileyen onu dsnr, gt alir. Ve onlar, Allah'in diledigi disinda, gt alamazlar. O, sakindirmaya
ehildir ve affetmeye ehildir.
(Mddessir/54-56)


26. ayeti de dikkate aldigimizda cmlenin takdiri syle olabilir: lemlerin Rabbi
Allah size zgrlk vermeseydi; sizin kfir olmanz, myrik olmanz dilemeseydi, siz
kfirligi de myrikligi de dileyemezdiniz, dolaysyla da iyleyemezdiniz.
Dikkat edilirse ayette insanin dilemesi, [Insan suresinin 29-31. ayetinde de grlecegi
gibi] Allah'in dilemesine baglanmistir. Gerekten de Allah dilemedikten sonra hi kimse,
herhangi bir sey yapabilme irade ve gcne sahip degildir. Her trl n hazirligin yapildigi ve
gereklesmesi iin gerekli uygun kosullarin bulundugu nice plnin bosa ikmasi sika
karsilasilan bir durumdur. Bu demektir ki, hayalini kurdugumuz herhangi bir arzumuzun,
dsncemizin, plnimizin gereklesebilmesi ancak Allah'in dilemesiyle, ya da bir baska
deyisle ancak Allah'in izni ile mmkn olabilir. Eger Allah'in dilemesi/izni sz konusu
degilse, hayallerimiz iin harcanan zaman da, sarf edilen aba da bosunadir.
Ayette verilen mesaji iyi anlayabilmek iin ncelikle -,-- mesiet kavraminin
Kur'an baglaminda dogru anlasilmasi gerekir. Aksi takdirde birok noktada eliskiler ortaya
ikar, ikmaza girilir. Nitekim gemiste bu konuda birok grs ortaya atilmis ve bunun
sonucu olarak da Cebriye, Kaderiye, Mutezile, Esariye ve Maturidiye gibi birok
mezhep/ekol ortaya ikmistir. Mezhepler arasi tartismalari Kelm kitaplarinda birakip konuyu
sadece Kur'an'dan grenmek amaciyla dikkatimizi konunun daha iyi anlasilmasini
saglayacagina inandigimiz basliklar altinda topladigimiz ayetlere evirmeyi uygun buluyoruz.

Meset

-,-- Meset, Trkeye de aynen Arapa'daki anlamiyla gemis olan bir
szcktr. Szlk anlami Bir sey zerinde karar vererek onu yapmaya azmetmek olup --''
irade szcg ile es anlamlidir. Bu durumda nasil Irade Allah'in sifatlarindan biri ise,
Meset de Allah'in ilim ve kudret sifatlarindan baska ayri bir sifatidir. Ancak din gelenekte
Allah'in bu sifati belirtilirken Mesiet degil de daha ok Irade kullanilmis ve
kullanilmaktadir.
Irade sahibi bir varligin, elindeki seeneklerden birini tercih etmesi, elindeki
seeneklerden biri zerinde karar vermesi demek olan irade/meset sifati, Allah iin syle
ifade edilebilir: Meset, Allahin olabilecek veya olmayabilecek her seyi, diledigi zamanda
ve diledigi niteliklerde yapmasi veya yapmamasidir. Bu tanim, evrendeki olmus veya olacak
her seyin Allah'in dilemesiyle oldugunu ve olacagini, O'nun her dilediginin mutlaka olacagini,
dilemediginin ise asla olmayacagini bildiren su ayetlerle de Kur'an'dan destek almaktadir:

47
Meryem: Rabbim! Bana bir beser dokunmamisken benim iin ocuk nasil olur? dedi. Allah: yledir! Allah
diledigi seyi olusturur; O, bir ise karar verdigi zaman onun iin Ol! der, o da hemen olur dedi.
(l-i Imran/ 47)

82
Sphesiz ki O, bir seyi dilediginde, O'nun buyrugu/isi o seye Ol! demektir; o da hemen
oluverir.
(Ya Sin/ 82)

Allah Insanlara Inan zgrlg Tanimistir

99
Nitelikleri yukarida aiklanmaya alisilan llerde bir Mesiet/Irade sahibi olan Allah,
bu sifatindan kapasiteleri nispetinde insanlara da bahsetmis ve insanlara zgr iradeleri ile
seme hakki tanimistir. Inan zgrlgnn temeli Allahin bu konudaki mesietidir.
Herkese bilinen bir gerektir ki, insanlarin baskiyla bir seye inandirilmalari veya
inanmaktan vazgeirilmeleri mmkn degildir. Inan bir gnl isidir. Bundan dolayidir ki,
insanlarin ne kalplerine nfuz etmek, ne de beyinlerini kontrol etmek mmkndr. Inan
konusunda insanlari zorlamanin ikiyzl kimseler retmekten baska bir ise yaramadigi da
insanlik tecrbeleriyle sabittir. Ayrica -= cebr/zorlama ve baski imtihan esprisine de
aykiridir. O nedenle Yce Rabbimiz insanlari bu konuda zgr birakmistir. Bakara; 256, Hud;
15, 28, Kfirun; 6,Yunus; 99, Tegbn; 2, Kehf; 29, Zmer; 7, Zmer; 15, Fussilet; 40, Insan;
2, 3, Nahl; 9, Secde; 13, Maide; 48, Nahl; 93, Yunus; 108, Isra; 15, Nahl; 36, Sra; 20, Isra;
18, En'm 35, Rad 31, Suara 3, 4de grlebilir.

Saptiran da, Hidayete Erdiren de Sadece Allah'tir

Allah'in insani zgr biraktigi Kur'an ile tespit edildikten sonra, bir baska konunun da
iyi anlasilmasi gerekir. Bu, saptiran da hidayete erdiren de sadece Allah oldugu konusudur.
Zira Mesiet kavramini tm boyutlari ile incelememis olanlar, saptirma ve hidayet
konusunda yanilmakta ve dallet ve hidayetin herhangi bir esasa ve kurala bagli olmadigini,
Allah'in rasgele birilerini saptirdigini, kimilerini de rasgele hidayete erdirdigini ileri
srebilmektedirler. Oysa Allah'in durup dururken bir kimseyi saptiracagini iddia etmek,
Allah'a zulm yakistirmak olur ki, Allah hakkinda byle bir sey dsnlemez. Zaten konu
detayli arastirildiginda isin yle olmadigi anlasilacaktir. nce iki rnek verelim:

8
Onun iin, kt ameli kendisine ssl gsterilen sonra da onu gzel gren kisi mi? Sphe yok
ki Allah diledigini/dileyeni sasirtir, diledigine/dileyene de kilavuzluk eder. Onun iin canin onlara
karsi hasretlerle/ zntlerle sikilip gitmesin. Sphesiz Allah, onlarin yapmakta olduklarini ok iyi
bilir.
(Fatir/ 8)

(Benzer ayetler: En'm 39, Ibrahim 4, Nahl 93, Mddessir 31)

46
Andolsun ki Biz, aika ortaya koyan yetler indirdik. Ve Allah, dileyen kimseyi dosdogru
yola iletir.
(Nur; 46)

(Benzer ayetler: Bakara 142, 213, 272, En'm 88, Yunus 25, Hacc 16, Nur 35,
Kasas 56, Fatir 22, Zmer 23, Sra 13)

Grldg gibi, bu ayetlerde Allah'in kudret sifati ne ikarilarak her seye g yetiren
Allah'in diledigini saptirdigi, diledigini de dogru yola ilettigi ifade edilmistir. Ancak dikkat
edilirse bu ayetler rasgeleligi degil, bir seimi [mesieti/iradeyi] ifade ederler.
Dogru bakilirsa, Yce Allah'in saptirma ve hidayete erdirmeyi rasgele dilemedigi
Kuranda aika grlr:

Allah'in Hidayet Edecegi Kimseler

- Kendilerini degistirmek isteyenler (Ra'd 11, Enfal 3)
100
- Mminler (Muhammed 46, Meryem 76, Hacc 54, Tvbe 124, Ibrahim 27,
Mddessir 31, Hucurat 7, 8, Bakara 26, Enfal 2, Nahl 102, Nur 55, Zmer 23, Fetih 4,
Zariyat 55)
- Taguttan kainanlar (Zmer 17, 18)
- Allah'a ynelip O'na sarilanlar (Sra 13, Zmer 17, Ra'd 27, l-i Imran 101)
- Salih amelde bulunanlar (Sra 23)
- Fakirlere yardim edenler (Leyl 5-7)
- Cihat edenler (Ankebut 69)
- Sz dinleyip en gzeline uyanlar (Zmer 18)

Allah'in Saptiracagi Kimseler

- Kfirler (Mmin 74, Nisa 155, Tvbe 37, Nahl 107, Meryem 83, Mddessir 31)
- Ahirete inanmayanlar (Isra 45)
- Ayetlere inanmayanlar (Nahl 104)
- Zalimler (Ibrahim 27, Tvbe 109, En'm 129)
- Mnafiklar (Nisa 82)
- Fasiklar (Saff 5, Bakara 26, Maide 108, Tvbe 80, Mnafikun 6)
- Kalplerinde hastalik olanlar (Bakara 10, Tvbe 124, 125, Mddessir 31, Hacc 53)
- Mcrimler (Hicr 11-13)
-Dsnmeyenler, grenmeyenler (Tvbe 127, Rum 59, Yunus 100, A'rf 179)
- Dnya hayatini tercih edenler (Nahl 107)
- Haddi asanlar (Mmin 10, 12, 28, 34, Yunus 74, 20, 125-127)
- Kur'an'dan yz evirenler (Zhruf 36, 37)
- Allah'i unutanlar (Hasr 19)
- Cimriler (Tvbe 76, 77)
- Kibirliler (Mmin 35)
- Mstagniler (Leyl 8-10, Abese 5-7, Alak 6, 7)
- Zorbalar (Mmin 35, Ibrahim 13 16)
- Yalancilar (Zmer 3, Bakara 10, Tvbe 77, Nahl 36, Mmin 28, Leyl 8-10)
- Nankrler (Bakara 276, Hacc 38, Lokman 32, Sebe 17, Fatir 36, Kaf 24, Isra 27,
Zmer 3)
- Spheciler (Mmin 34)

Allah Evrendeki Her Seyin ve Her Isin Yaraticisidir

95,96
Ibrhm: Elinizle yonttugunuz seylere mi tapiyorsunuz? Oysaki sizi ve yaptiginiz seyleri
Allah olusturmustur dedi.
(Saffat; 95, 96)

102
Iste Rabbiniz Allah! O'ndan baska ilh yoktur. Her seyin olusturucusudur. yleyse, O'na
kulluk edin. O, hersey zerine belirli bir programa gre ayarlayan ve bu programi koruyarak,
destekleyerek uygulayandir.
(En'm/ 102)


16
De ki: Gklerin ve yerin Rabbi kimdir? De ki: Allah'tir. De ki: Allah'in astlarindan o
kendi kendilerine yarar saglamaya ve zarar vermeye gc olmayanlari yardimci, yol gsterici,
koruyucu yakinlar mi ediniyorsunuz? De ki: Hi kr ile gren bir olur mu? Ya da karanliklarla
aydinlik bir olur mu? Ya da Allah'a, O'nun gibi olusturan birtakimortaklar buldular da, bu
olusturma kendilerince birbirine benzer mi grnd? De ki: Allah, her seyin olusturucusudur. Ve
O, birdir, her seye stn ve kahredicidir.
101
(Ra'd/ 16)

62
Allah, her seyin olusturucusudur. O, her seyin belirli bir programa gre ayarlayan ve bu
programi koruyarak, destekleyerek uygulayanidir.
(Zmer; 62)

62
Iste, her seyin olusturucusu Rabbiniz Allah budur. O'ndan baska ilh diye bir sey yoktur. O
hlde nasil oluyor da dndrlyorsunuz!
(Mmin/ 62)


Btn bu ayetler, Allahin her seyin ve her isin asil yaraticisi oldugunu aika ifade
etmektedir. Bu Onun ilhliginin olmazsa olmaz geregidir. Su hlde dalleti yaratan da,
hidayeti yaratan da Allah'tir. Bu ikisinden [dallet ve hidayetten] herhangi birini isteyen ve o
ynde meyil gsteren ise kulun kendisidir.
Sonu olarak sunu syleyebiliriz: Hidayet ve dalletin Allah'a izafesi yaratma
aisindan, insana izafesi ise seme aisindandir.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir



8 AL SURESI

[EN YCE]

SURESI






AL SURESINE GIRIS

Sebbih suresi de denilen A'l suresi, inis sirasina gre sekizinci, Mushaf tertibine gre
seksen yedinci siradadir. Mekke'de inmistir.
Bir nceki sure olan Tekvir suresinde;
- Peygamberimizi engellemek isteyen Ebuleheb ve yandaslarinin bu girisimlerini
etkisiz kilmak iin kiyamet ve mahser sahneleriyle uyarilar yapildigi,
- Peygamberimizin Allah katinda ok itibarli oldugu,
- Dogruya gitmek isteyenler iin bir yol gsterici ve gt olan Kur'an'in Muhammed
(as)'in kendi sz olmayip eli sifatiyla; allain kendisine vahyettiklerini Allah adina
syledigi szlerden olustugu ve dolayisiyla zerinde tartisilmamasi gerektigi grenilmisti.
Rabbimizin sifatlarindan birka tanesinin n plna ikarildigi Al suresinde ise
peygamberimizin egitimine devam edilmekte, bunun yani sira insanlara uyarilar yapilip
gtler verilmektedir.





102
8/ A'L [EN YCE] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:

1-5
Oluyturup dzene koyan, lmlendirip sonra yol gsteren, otlag
karp sonra da onu kapkara bir sel atg hline getiren Rabbinin yce adn
temize kar.
6-8
Bundan byle sende bilgi birikimi saglayp onu baykalarna
ulaytrtacagz sonra da sen unutmayacaksn/ terk etmeyeceksin. Ancak Allah
dilerse baykadr. Kuykusuz ki O, ag da bilir, gizliyi de. Ve sana En Kolay
Olan/ seni en ok mutlu edecek olan yeyleri kolaylaytracagz.
9,10
Bundan dolay sen hemen gt ver, eger gt yarar saglyorsa/
saglayacaksa; saygs olan gt alacaktr.
11
En mutsuz olacak olan kiyi de
ondan kanacaktr.
12
O kiyi, en byk ateye yaslanacaktr.
13
Sonra onun iinde
ne lecek ne de hayat bulacaktr.
14-17
Arnan, Rabbinin adn anp da salt eden; ml ynden ve zihinsel
adan destek olan; toplumu aydnlatmaya alyan kimse kesinlikle kendini
kurtarmytr. Fakat siz yu basit dnya hayatn tercih ediyorsunuz. Oysa hiret
daha hayrl ve devaml kalcdr.
18,19
Sphesiz bu kurtuluy reetesi, ilk sahifelerde; brhm ve Ms'nn
sahifelerinde vard.





Ayetlerin Tahlili

1 - 5. Ayetler:


1-5
Oluyturup dzene koyan, lmlendirip sonra yol gsteren, otlag
karp sonra da onu kapkara bir sel atg hline getiren Rabbinin yce adn
temize kar.

Bu ayetlerde, Rabbimizin bazi sifatlari ile birlikte Onun yce adinin tesbih edilmesini
bildiren bir emir vardir:
Rabbinin yce adn temize kar.

Ayetin asil mesajinin odaklandigi tesbih szcg ile ilgili aiklamalara girmeden
nce bir hususa deginmekte yarar vardir. Bu husus, ayette geen Yce sifatinin Rabbe mi,
yoksa Rabbin adina mi yneltildigidir. Cmle yapisi olarak bu sifatin Rabbe ait oldugunu
sylemek yanlis degildir. Bu takdirde ayetin Yce Rabbinin adini tesbih et seklinde
evrilmesi gerekir. Ancak asagida daha ayrintili olarak aiklanacagi gibi, Rabbimizi bir takim
yanlis ve irkin yakistirmalardan arindirmak ve Onu yceltmek, Rabbimizin sifat ve
isimlerini arindirmak ve yceltmek yolu ile yapildigindan, biz de tercihimizi Yce sifatinin
Rabbimizin adlarina ynelik oldugu yolunda kullandik.
_,--- Tesbih kelimesinin szlkte hava veya suda hareket etmek, geip gitmek,
yzerek uzaklara gitmek anlamina gelen _-- sebh kknden tremis bir kelime oldugu,
103
Kur'an'daki anlaminin da Allah'i O'na yakismayan seylerden uzak tutmak, Allah'i yceltmek,
O'nun her trl kemal sifatlarla donanmis oldugunu iyi kavramak ve bunu her vesile ile ilan
etmek oldugu Kalem suresinin 29. ayetinin tahlilinde belirtilmisti.
_,--- Tesbih, en zl ifadeyle, yaratani tm nitelikleriyle tanimak ve tanitmak
demektir. Bu nedenle; Tesbihin Ebu Hreyre'den gelen ve namazlardan sonra otuz kere
Sbhanellah demeyi neren rivayet de dahil, otuz lk veya doksan dokuzluk imameli
tespihlerle Allahin adinin tekrarlanmasiyla herhangi bir alkasi yoktur. Daha ayrintili bilgi
Kaf suresinin tahlilinde verilecektir.

Ismin Tesbihi

Bir ismi _,--- tesbih etmek [noksanliklardan uzak tutup yceltmek] demek,
aslinda o ismin sahibini tesbih etmek demektir. nk bir ismin sahibinin yceligi ve
kutsalligi, o ismin yceligi ve arinmisligi ile ifade edilir. Bir kisim limler Isim ile sahibi
aynidir demislerse de, ismin arindirilmasindaki maksadin o ismin szlk anlamlarinin degil,
o sifat ve isimlerin sahibinin arindirilmasina ynelik oldugu hepsi tarafindan kabul edilmistir.
Dolayisiyla ismin tesbih edilmesinden maksat, kendisine yakismayan isim ve sifatlarin
Rabbimizden uzak tutulmasi ve adina srlms karalarin temizlenmesidir.
Ilk dnem Kuran bilimcilerinden olan Zemahseri, ismin tesbihini syle aiklar: Yce
Allah'in ismini tesbih etmek demek, Allah hakkinda dogru olmayan sifatlari O'na yakistirmak
ve Allah'i bir seye benzetmek gibi, onun isimlerini inkr etmeye gtren manalardan onu uzak
tutmak, o ismi hafife almak ve saygi disinda bir maksatla anmaktan sakinmaktir.
35


Kur'an'in indigi dnemde Araplar arasinda:
- Meleklerin Allah'in kizlari oldugu,
- zeyir'in ve Isa'nin Allah'in oglu oldugu,
- Bazi melek ve putlarin Allah'a yaklastirici oldugu,
- Cinler ile Allah arasinda bir nesep [soy bagi] iliskisi bulundugu
gibi yanlis ve sama inanislar yaygindi.
O gnden sonra da Allah adina, cahili dnemin binlerce kati, Kuranda olmayan birok grs
ve anlayis uydurulmustur. Bu nedenle; ismin tesbihi emri ile yapilmasi gereken, bu tarz
inanlari yansitan isim ve sifatlarin Rabbimizin isim ve sifatlari arasindan derhal ikartilip
atilmasidir.


ki O, yaratti

O, her seyin yaraticisidir. Allah, her seyden nce, yaratma fiili ve yaratici olma
sifatiyla bilinir. Kusku yok ki, yaratan [Hlik], yaratilan mahlktan yksek ve stndr.
Allah, yaratilanlarda bulunan imkn [olurluk-olmazlik], sonradan olma ve bir illete ihtiya
duyma gibi noksan sifatlardan uzaktir. Dolayisiyla yaratici ile yaratilmis olanin isim ve
sifatlari karistirilmamali, yaraticinin ismi her seyden stn tutulmalidir. Bylelikle ismi tesbih
edilerek Yce Allah her trl eksiklikten uzak tutulmalidir.

ve sonra dzene koydu,


35
(Ze Mahseri; el Kessaf)

104
Evet, Yce Yaratici yaratti ve yarattiklarini esitli sekiller iinde fiziksel ve zihinsel
donanimlarla dzene koydu. Sadece basit bir yaratma ile birakmadi, birok yaratislar yapti.

ve O, takdir etti ve hidayet etti,

Insanoglunun anlayabildigi ya da henz kavrayamadigi, bilmedigi tm sistemler,
atomdan gezegenlere kadar tm evrenin dzeni, Rabb'in sonsuz iradesinin tecellisidir O,
yarattigi her seye sonsuz ilim ve iradesi ile bir - kader [l] tayin etmektedir. Yaratilmis
olan tm canlilar, kendilerini kusatan fiziksel, kimyasal ve biyolojik yasalarla i ie
bulunmakta, cinsleri, trleri, zellikleri, yapabildikleri ve yapamadiklari isler, yasam sartlari
ve yasam sreleri bakimindan degisik sinirlara ve llere tabi bulunmaktadir. Ayni evrensel
yasalar cansiz varliklari da ihata etmekte, mahiyet ve biim itibariyle birbirlerinden farkli
zellikler gsteren tm yaratilmis cansiz varliklar da islevlerini Yaraticinin evrene koydugu
lye gre srdrmektedir.
Yaratilanlarin hepsi de, gerek kendilerine verilmis olan dogal zellikleriyle, gerekse
disaridan gelen etkilerle ortaya ikan zellikleriyle, Yaratici tarafindan kendilerine belirlenen
islev ve amalara ynlendirilmislerdir.

ve O, otlagi ikardi,

Naziat suresinin 27-33. ayetlerinde Oluturulua siz mi daha
etinsiniz yoksa gk m? Gg, Allah yapti; boyunu ykseltti, sonra da onu dzene
koydu, gecesini karartti ve iigin parlakligini ikartti. Ve ondan sonra, sizin ve
hayvanlariniz iin bir yararlanma olmak zere yeryzn dedi/ yeryznden
suyunu ve otlagini ikardi, daglari da demirledi/saglam bir ekilde yerletirdi
buyrulmustur. Yce Allah, ilh kudreti ile insanlarin ve hayvanlarin faydalanip
yararlanmasi iin meralari, yaylalari, agalari, ormanlari, meyveleri taptaze yetistirip
ikarmistir. Otlak, o aglarda geimlerini genellikle hayvancilikla saglayan Araplar
aisindan hayat neme sahip bir kavramdir. Insanlarin geimlerini saglayan
hayvanlarin varligi ancak otlak ile mmkndr. Dolayisiyla bu ayet, varliklarini
otlaklar sayesinde srdren Araplara, o otlaklari da ikaranin Allah oldugunu
bildirmektedir.

sonra da onu kapkara bir sel atigi haline getirdi.

Ayette geen -'`= Gus kelimesi kusma anlamina geldigi gibi, lgat ve tefsirlere
gre sel suyunun otlaklardan srkledigi ve derelerin etrafina firlattigi ot, p, yaprak ve
kpkten olusan karisim anlamina da gelmektedir. Ayette Allah'in otlaklari, agalari,
ormanlari kurutacagi, nce hayat verdigi gibi sonra da ldrecegi anlatilmaktadir.
Ayeti, Allahin otlari-bitkileri yeraltinda baskalasarak kmr ve petrol gibi fosil
yakitlara dnstrdgg seklinde anlamak mmkndr. Bu hususla ilgili bir yaziyi
aktariyoruz:

Petrol, daha ok egrelti ve algler gibi yeilliklerin [otlagin] kaya tabakalari arasinda eitli
bakteri ilemleri grmesiyle ve uzun bir zaman srecinin gemesiyle olumutur. Gnmzde petroln
temel kaynaginin organik maddeler oldugu kabul edilmektedir. Insan yaratilmadan nce yaratilan
otlaklar, Dnya'nin ekolojik dengesindeki ilevlerinin yani sira, ileride petrole dnmek zere de
grevlendirilmitir. Organik kalintilar deniz yataginda milyonlarca yil boyunca rm ve geriye
yalnizca yagli maddeler kalmitir. Yagli maddeler amur altinda kalmi ve zamanla amur sikiip
kaya katmanlarina, alttaki yagli maddeler de petrole dnmtr. Petrol aynen ayette getigi gibi
105
'sel suyu' zelligini gstermektedir. ogunlukla petrol, olutugu yerden baka yerlere g etmitir.
Yani petrol olutugu yerin dibine direkt ken bir yapida degildir. Petrol, bir sel suyu gibi hareket
eden, g eden, gzeneksiz sert kayalarla karilainca da oralarda toplanan bir yapiya sahiptir.
Kisacasi petrol, ayetlerde getigi gibi; 1- Bitki gibi organik madde kkenlidir. 2- Siyahimsi bir
renktedir. 3- Sel suyu gibi hareket eder. Petrol aginin balamasi ile petroln kullanildigi alanlar
srekli artmitir. Allah bu maddenin iine yle kimyasal zellikler koymutur ki, bu madde ilenerek
yeni yapilarda, yeni kiliklarda hayatimi:in farkli ynlerinde bize hizmet eder. Bir otun rmesiyle
balayan hikye, yerin altinda sel gibi akan petrol yataklariyla, ya da bir deterjanla, bir tirtle, bir
tirnak cilsiyla devam etmektedir. Kur'an'in A'l suresinin 4. ve 5. ayetlerinde petrole iaret
edilmektedir. Bunlardan nceki ayette ise, Allah'in her eyi bir lye bagladigi, her eye bir dzen
koydugu vurgulanir.
36


6- 8. Ayetler:


6-8
Bundan byle sende bilgi birikimi saglayp onu baykalarna
ulaytrtacagz sonra da sen unutmayacaksn/ terk etmeyeceksin. Ancak Allah
dilerse baykadr. Kuykusuz ki O, ag da bilir, gizliyi de. Ve sana En Kolay
Olan/ seni en ok mutlu edecek olan yeyleri kolaylaytracagz.

Klsik mfessirlere gre bu szler zel olarak peygamberimize yneliktir ve Allah'in
diledikleri hari ondan hibir seyin unutturulmayacagini bildirmektedir. Muhammed Esed'in
de belirttigi gibi, Allah'in diledigi seklindeki istisna mfessirleri sikintiya sokmustur. nk
peygamberimize Kur'an'i vahyeden Allah'in ona Kur'an'in herhangi bir kismini unutturmak/
terk ettirmek isteyecegini dsnmek pek makul degildir. Bu nedenle ilk dnemlerden
gnmze kadar bu konuya tatminkr olmayan birok aiklama getirilmistir.
Ancak yukaridaki pasajin grnste peygamberimize hitap etmesine ragmen, genel
olarak insana ynelik oldugu ve Alak suresinin ilk bes ayetini ieren ilk vahiydeki Allah'in
insana bilmedigini grettigi ifadesiyle baglantili oldugu kabul edilirse, sz konusu yorum
zorlugu ortadan kalkar.
Burada, insani yaratis amacina uygun olarak sekillendiren ve ona dogru yolu
gsterecegini vaat eden Allah'in, ona [insana] insanligin biriktirecegi, kaydedecegi ve
ortaklasa hatirlayacagi bilgi unsurlarini elde etme yetenegi verecegi, dolayisiyla gretecegi
bildirilmektedir. Ancak; insana gretme gc olan Allah'in, grettiklerini unutturabilme
gcnn de oldugu sphesizdir. Mesel Allah, insanlik iin gereksiz veya yararsiz hle gelmis
bilgileri unutturabilir ya da terk ettirebilir.



8. ayetteki ,-,'' el-ysra/en kolay olan sey ile ilgili hayirdir, mutluluktur, rahat
yasamdir diye farkli yorumlar yapilmistir. Ancak el-ysra szcgnn yapisal anlami
dikkate alindiginda bu yorumlar yetersiz kalmaktadir. Szcgn tam anlami Her seyden daha
kolay olan demektir. Bu anlam, kendisinden daha kolay hibir seyin olamayacagi zirve bir
kolayligi ifade eder. Byle bir kolaylik ancak cennet yasami olabilir. Buna gre ayetin manasi
Biz ona cennet iin her kolayligi saglayacagiz demektir.


36
(Kuran arastirmalari gurubu; Kuran hi Tkenmeyen Mucize)


106
9, 10. Ayetler:


9,10
Bundan dolay sen hemen gt ver, eger gt yarar saglyorsa/ saglayacaksa;
saygs olan gt alacaktr.

Yani, oku, unutma da hatirlat, Kur'an'in ierdigi hkmleri ve bilgileri insanlara
ulastirip greterek vaaz ve nasihat et, dsndr ki, herkes iin olmasa bile muhakkak faydasi
olur.
Tefsircilerin hemen hepsi, buradaki sart cmlesinin herhangi bir baglayiciligi olmadigi
grsndedir. Yani yapilacak hatirlatma, verilecek gt sadece bunlardan fayda greceklere
degil, peygamberimizin asl grevi geregi istisnasiz herkese ynelik olacaktir. Ya da herkesin
bu gt ve hatirlatmadan yararlanmasi zorunlu olmayip Allah'in insana bahsettigi zgr
iradenin bir sonucu olarak sadece isteyenin yararlanabilmesi sz konusudur. Bu durum ise
peygamberimizin grevini bir dereceye kadar hafifletmektedir. Nitekim Yunus suresinin 99.
ayetindeki Rabbin dileseydi yeryzndekilerin hepsi inanirdi. yleyse sen mi halki
inanmalari iin zorlayacaksin? ifadesi ile belirtildigi gibi, peygamberimizin grevi insanlari
ikna etmek degil, sadece teblig etmektir.
Diger taraftan, bu sart cmlesiyle aik ve dzgn bir gdn mutlaka faydali olacagi
vurgulanmaktadir. gde muhatap olanlarin bundan faydalanmak isteyip istememeleri ayri
bir konudur. Ayet, gt ver, nk gdn bir faydasi oldugu muhakkaktir seklinde bir
ngry belirtmektedir. gt vermekle ilgili ok arpici bir rnek ileride, Abese suresinde
grlecektir.



Hasyet

,-= Hasyet szcgnn Trkeye basit korku anlamindaki -,= havf
szcgyle esanlamli olarak evrilmesi yanlistir. Hasyet, bilgi ve idrakin bir sonucu olarak
ortaya ikan hayranlik ve sayginin dogurdugu bir hasret kalma, uzak dsme korkusudur. Bu
ynyle kesinlikle basit korkuya benzemez. Nitekim Ra'd suresinin 21. ayetinde her iki
szck de farkli anlamlarda kullanilmistir:

19-24
Peki, sphesiz Rabbinden sana indirilenin gerek oldugunu bilen kimse, kr olan kimse
gibi midir? Sphesiz ancak kavrama yetenekleri olan kisiler;
Allah'a verdigi szleri yerine getiren ve antlasmayi bozmayan,
Allah'in birlestirilmesini istedigi seyi; iman ve ameli birlestiren,
Rablerine saygiyla, sevgiyle, bilgiyle rperti duyan ve hesabin ktlgnden korkan kisiler,
Rablerinin rizasini kazanmak arzusuyla sabretmis,
salti ikame etmis [ml ynden ve zihinsel aidan destek olma; toplumu aydinlatma kurumlari
olusturmus, ayakta tutmus],
kendilerine verdigimiz riziklardan gizli ve aik Allah yolunda harcamis
ve irkinlikleri gzelliklerle ortadan kaldiran kisiler gt alip dsnrler. Iste onlar, bu yurdun
kibeti; adn cennetleri kendilerinin olanlardir. Onlar, atalarindan, eslerinden ve soylarindan slih
olanlar Adn cennetlerine gireceklerdir. Grevli gler/ haberci yetler de her kapidan yanlarina
girerler: Sabretmis oldugunuz seylere karsilik size selm olsun! Bu yurdun sonu ne gzeldir!
(Ra'd; 19-24)


Ayetteki +- ,-=, yahsevne ibaresi hasyeti [hayranlik ve saygi duyup ondan
uzaklasmaktan korkmayi], ,'=,, yehfne ibaresi ise bilinen sade ve basit anlamli
korkuyu ifade etmektedir.
107
Havf denen basit korku duygusu bir yaradilis zelligi olarak herkeste var olmasina
karsilik, ierdigi saygi ve hayranlik duygulari ancak aba gsterilerek elde edilebilen hasyet
duygusu herkeste olmaz. Basit korkuya [havfa] kapilan kisi, korktugundan uzak durmaya
alisir. Mesel: Atesten korkan atesin yanina yaklasmaz, hastaliktan korkan hasta olmamak
iin gerekli tedbirleri alir, cehennemden korkan isyan etmez, dsmanindan ya da vahs
hayvandan korkan onlarla karsilasmamaya, onlara yaklasmamaya gayret eder. Ama hasyet
sahibi yle degildir. O, hasyet duyduguyla hep yakin olmayi arzular. Ondan uzak kalmaktan
korkar. Ona derin bir sevgi, saygi ve hayranlik duyar. Onun darilmamasi, gcenmemesi iin
gayret eder. Daima kendisini ona sevdirmeye, begendirmeye alisir.
Hasyet, havf gibi yaradilistan gelen bir duygu degildir. Hasyet duygusu sonradan
olusur. Bilgi ve idrake dayanir, bilgi ve idrak ile dogru orantilidir.
Hasyet hakkinda Kur'an'daki rneklerden bazilari asagidadir:

28
Insanlardan, diger canli varliklardan ve davarlardan da byle trl trl renkte olanlar vardir.
Kullari arasinda Allah'tan ancak bilginler saygiyla, sevgiyle, bilgiyle rperirler. Hi sphesiz Allah
ok gldr, ok bagislayicidir.
(Ftir; 28)


Ayette Kasr sanati yapilmistir. Ancak bilgi sahiplerinin Allah'a karsi hasyet
duygusuna sahip olduklari ifade edilerek onlarin bilgileri sayesinde Allah'i bilgisizlerden daha
iyi taniyip idrak edecekleri, O'nun gc karsisinda sonsuz bir hayranlik ve saygi duyacaklari
anlatilmak istenmistir. Gerekten de, atomun iini gren bir fizik bilgini, maddenin
yapisindaki akil almaz incelikleri bilen bir kimyaci, hcrelerin yapisini iyi bilen bir biyolog,
tm evreni incelemeye alisirken sonsuz ahenkleri kesfeden bir astronomi veya astrofizik
uzmani ile siradan bir kimsenin Allah'i idraki ve Allah'a karsi duydugu saygi ve hayranlik
ayni degildir.
Allah'in sonsuz gcn ve programini [Rabb olma zelligini] gren ve bilen bilginler,
hissettikleri saygi ve hayranliktan dolayi Ona uzak kalmaktan da, saygisizlik etmekten de
korkarlar.
Allah'a saygi ve hayranlikta peygamberler ve melekler n plndadirlar. Zira onlarin
Allah'i tanima ve idrakleri, baskalarinin tanimasindan daha ileri dzeydedir.

38,39
Allah'in kendisine farz kildigi seyde Peygamber zerine, daha nce gelip geen kimselerde;
Allah'in verdigi elilik grevini teblig eden, O'na saygiyla, sevgiyle, bilgiyle rperti duyan ve
Allah'tan baska kimseye saygiyla, sevgiyle, bilgiyle rperti duymayan kimselerle ilgili Allah'in
uygulamasi olarak bir glk yoktur. Allah'in emri, ayarlanmis, belirlenmis bir kaderdir. Hesap
grc olarak Allah yeter.
(Ahzab/ 38, 39)


57-61
Sphesiz Rablerine duyduklari derin hayranlik ve saygi sonucu O'ndan uzaklasma
korkusundan tir tir titreyen su kimseler, Rablerinin yetlerine inanan kimseler, Rablerine ortak
tanimayan kimseler, sphesiz kendileri, Rablerine dnecekler diye verdiklerini kalpleri rpererek
veren kimseler; iste onlar, iyiliklerde yarisanlardir ve iyilikler iin nde gidenlerdir.
(Mminun; 57-61)


26-28
Ve onlar: Rahmn [yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden Allah], ocuk
edindi dediler. Rahmn, bundan ariniktir. Aksine onlar armaganlar verilmis kullardir. Onlar, O'nun
sznn nne geemezler; onlar, yalniz O'nun emriyle is yaparlar. O, Rahmn'in ocuklari
saydiklari seylerin nlerinde olani ve arkalarinda olani bilir. Ve onlar, O'nun hosnut oldugu
108
kimselerden baskasina yardimda/destekte bulunmazlar. Bununla birlikte onlar O'na duyduklari derin
saygi ve sevgiden dolayi ondan uzaklasma korkusundan tir tir titrerler.
(Enbiya/ 26- 28)

Iste, Islm'daki Allah korkusu bu hasyet duygusudur, siradan bir korku degildir.
Surenin 10. ayetinde gt alacaklari belirtilenler de bu zellige sahip olanlardir. Bu
zellikteki kimseler, Ibrahim suresinin 52. ayetinde de Ull-elbab [akil ve vicdani temiz
olanlar] olarak nitelenmislerdir.
Hasyet konusu ile ilgili olarak su ayetlere bakilabilir: Ya Sin 11, Naziat 45, Ta Ha 3,
44, Enbiya 49, Fatir 18, Kaf 33, Maide 44, 52, Tvbe 18, Nur 52, Beyyine 8, Zmer 23,
Ahzab 37, Bakara 74 ve Hasr 21.

11-13. Ayetler:


11
En mutsuz olacak olan kiyi de ondan kanacaktr.
12
O kiyi, en
byk ateye yaslanacaktr.
13
Sonra onun iinde ne lecek ne de hayat
bulacaktr.

Bu ayetlerde hem cehennemin srekliligi, hem de azaba karsi herhangi bir
bagisikliligin olmayacagi vurgulanmaktadir.
Kimlerin cehenneme girecegi, cehennemin srekliligi ya da geiciligi gibi konular
ilerideki surelerde detayli olarak gelecektir.

14- 17. Ayetler:


14-17
Arnan, Rabbinin adn anp da salt eden; ml ynden ve
zihinsel adan destek olan; toplumu aydnlatmaya alyan kimse kesinlikle
kendini kurtarmytr. Fakat siz yu basit dnya hayatn tercih ediyorsunuz.
Oysa hiret daha hayrl ve devaml kalcdr.

Kendini fenaliklardan kurtarip tezkiye edenler kesinlikle mutluluga ereceklerdir.

Islm dininin temel unsurlarindan olan -,'' Zektin szck olarak kk olan
, = zkv/, reme ve artma, aritma demektir. Meyve ve tahil cinsinden
Allahin verdigi; artip ogalan her seye -' zek denir. Bu kkn trevlerinden
olan -,'' Zekt szcg, _`- Salh; bir seyin en iyi, en temiz, en dzgn
hali demektir. Malin zekti demek, malin temizlenmesi, saf; ari-duru hale
getirilmesi demektir.
37

Bu szcgn mastarlarindan olan ,-'' tezkiye, Temizlemek, gelistirmek,
feyizlendirmek, bytmek ve temize ikarmak demektir. Bir Kuran kavrami
olarak tezkiye, nefsini temizlemek, onu sirk, gnah, nifak [ikiyzllk], rics
[pislik], cehalet, kt duygular ve benzeri seylerden temizlemek, ona itaati ve
takvayi [Allahin korumasi altina girmeyi] gretmek demektir. Bu anlami, su
ayetlerde grmekteyiz.


37
(Lisanl Arab, Tacl Arus; zkv mad)

109
14-17
Arinan, Rabbinin adini anip da salt eden; mali ynden ve zihinsel aidan destek olan;
toplumu aydinlatmaya alisan kimse kesinlikle kendini kurtarmistir. Fakat siz su basit dnya
hayatini tercih ediyorsunuz. Oysa ahret daha hayirli ve devamli kalicidir.
(Al/1417)

14-16
Iste bu nedenle, yalanlayan, yz eviren, en ok mutsuz olacak olan kisiden baskasinin
girmedigi, alevlendike alevlenen bir atese karsi Ben sizi uyardim.
17-21
Kimseden karsilik beklemeden, sadece Yce Rabbinin rizasini umarak, arinmak iin malini
veren oka Allah'in korumasi altina girmis kisi ondan uzak tutulacaktir. Ve yakinda o kisi,
kesinlikle hosnut olacaktir.
(Leyl/1421)

1-10
Kurn'i ve onun yaydigi sosyal aydinligi, Kurn'i izleyen eli ve mminleri, Kuran isigi
ile aydinlanan toplumlari, Kuran isigindan yoksun kalan toplumlari, bilginleri ve bilginleri ycelten
bilgileri, kara cahilleri ve kara cahilleri bu hle getiren ilke ve anlayislari, benligini bulmus kimseleri
ve benlik bulduran etmenleri ki O, ona takinlik yapma ve kendini koruma igdlerini/gnah
ileme ve Allah'in korumasi altinda olma yeteneklerini ilham etti kanit gsteririmki, benligini
arindiran gerekten kurtulmustur. Onu bilerek reddedende kesinlikle zarara ugramistir.
(Sems/ 110)

Insanin nefsini arindirmasi ancak iman etmesi ve salihti islemesi ile mmkn
olan bir durumdur. Kisiyi kirleten, kfr ve sirktir. nk sirkin necis [pislik],
msrikin de neces [pis] oldugunu Kuran bildirmektedir (Tvbe 28). Iman sahibi
olan kiside imanin disa yansimasi olan takva ortaya ikacak ve her ynyle
tertemiz bir nefs sz konusu olacaktir. Inansiz bir kimsede ise inansizliginin
disa yansimasi olan fcur ortaya ikacak ve her trl sosyal pisligi barindiran bir
nefs sz konusu olacaktir.

31,32
Gklerde ne var, yerde ne varsa; yaptiklariyla ktlk sergileyenleri cezalandirmasi,
iyiletiren-gzelletiren kimseleri; bazi kk srmeler diinda gnahin byklerinden ve
igrenliklerden ekinip kainan kimseleri de En gzel ile dllendirmesi iin Allah'indir. Hi
kukusuz, senin Rabbin bagilamasi geni olandir. Sizi, hem topraktan oluturdugu zaman, hem de
annelerinizin karninda ceninler hlinde bulundugunuz zaman, en iyi bilen O'dur. O hlde
nefislerinizi temize ikarmayin. Allah'in korumasi altina girmi kimseyi O daha iyi bilir.
(Necm/31,32)


15. ayetinn orijinalinde geen _

'- sall szcg ile ilgili kisa bir aiklama Alak


suresinde verilmistir.

16. Ayetteki Fakat siz yu basit dnya hayatn tercih ediyorsunuz diye bir uyari
yapilmistir. Yani, Fakat siz ey gafil insanlar, temizlenmeye alisarak kurtulusa erecek
yerde, yle yapmiyorsunuz da o kurtulusa her seyi tercih ederek basit hayati, dnya hayatini
istiyorsunuz. Onun ssn, yemesini-imesini, kadinlarini, lezzetlerini ne aliyor, bunlara
ncelik taniyor, bunlarla mesgul olmaktan ve o yolda mal harcayip tketmekten
hoslaniyorsunuz da ahirette esenlik ve mutlulugu hazirlayacak temiz ve gzel amelleri arkaya
atiyorsunuz.
Kur'an'da birok yerde geen el-haytd-dnya tamlamasi, meal ve tefsirlerin
ogunda Trkeye dnya hayati olarak evrilmistir. Yapilan bu eviri insanlarin
yeryznde yasadiklari hayat olarak anlasildigi ve bu nedenle de yanlis anlamaya yol atigi
iin hatali bir eviridir. Buradaki dnya szcg, zerinde yasadigimiz gezegen olan Dnya
degil, Arapa'da en asagi, en ad, en basit anlamlarina gelen bir sifattir. Dolayisiyla bu
tamlama da bir isim tamlamasi degil, bir sifat tamlamasidir. Bu noktalar gzetilerek dogru
110
evrildiginde, el-haytd-dnya ifadesinden, ne kadar ihtisamli olursa olsun, yeryzndeki
hayatin en asagi, en ad, en basit oldugunun vurgulandigi anlasilacaktir.



Insan psikolojisi, para, mal, mevki, shret gibi ancak lme kadar elde kalabilen
kazanimlar konusunda olduka tatminsizdir. Hele bu insan ahirete inanmiyor da hayatini
sadece bu dnyadaki varligindan ibaret saniyorsa, hissettigi tatminsizlik de yerini daha derin
bir huzursuzluga birakacaktir. nk giderek lme yaklasma duygusu ona daha fazla
tatminsizlik getirecek, nceden belirlenen hedefler gereklestike yeni ve daha yksek
beklentilere kapilacaktir. Elindekileri muhafaza etmek iin hep ktmser senaryolar retecek
ve ona gre nlemler almaya alisacak, elde edilemeyen beklentiler ise giderek istirapli birer
hayal kirikligina dnsecektir.
Oysa ahirete inanci olan insan, gerek basarinin Tegabn suresinin 16. ayetinde
bildirildigi gibi, nefsin bencillik ve cimriliginden korunmak oldugunu bilir ve para, mal,
mevki, shret gibi geici basarilarin bile yok edemeyecegi tatminsizlik hastaligina
yakalanmaz. Dolayisiyla tatminsizligin insani adim adim srkledigi huzursuzluk ukuruna
da dsmez. Hatta bu dnyada sikinti ve znt ekse bile mitsizlige dsmez, ktmserligin
batakligina saplanarak psikolojisini bozmaz. nk byle bir insanin temel amaci dnyada
birakip gidecegi geici tatmin vasitalari saglamak degil, Allah'in rizasina ulasarak srekli
kalici olan kazanimlar elde etmektir.

18, 19. Ayetler:


18,19
Sphesiz bu kurtuluy reetesi, ilk sahifelerde; brhm ve
Ms'nn sahifelerinde vard.

Ahiretin dnyadan daha hayirli ve devamli oldugu, daha nceki peygamberlere
verilmis olan sahife ve kitaplarda da vaat edilmistir.

Yukarida belirtilen vaat, zellikle de Ibrahim (as) ve Musa (as)ya indirilen
vahiylerde de yapilmisti. Bu iki peygamber ve sahifeleri sadece gemis vahiylerin birer rnegi
olarak verilmis ve bylece insanoglunun din tecrbesinin devamliligi ve btn peygamberler
tarafindan teblig edilen temel hakikatlerin ayni olusu geregi bir kez daha vurgulanmistir.
Tekil hali sahife olan ve lfzen [bir kitabin] yapraklarini veya kagit tomarlarini
gsteren -=- suhuf szcg, en genis anlamiyla kitaptaki her bir necmin [vahy
parasinin] yazili oldugu nesneyi belirtmektedir.
Ileride grlecegi gibi, Necm suresinin 36-54. ayetlerinde, Ibrahim ve Musa'nin
sahifelerinde bulunanlardan somut rnekler verilmistir.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir


9 LEYL SURESI

[GECE]

SURESI



111
LEYL SURESINE GIRIS

Adini birinci ayetteki el-Leyl szcgnden alan sure, Mekkede 9. sirada inmistir.
Daha nce inen sekiz surede genellikle ahiret inanci zerinde durulmus ve bu inanca
sahip olmayanlar cehennem ile tehdit edilmisti. Rabbimizin benzer uyarilari bu surede de
devam etmektedir. Ancak bu uyarilar insanlarin ahiretle ilgili tutumlarindan dnyadaki
davranislarina dogru ynelmeye baslamis ve detaylandirilmistir.

Surenin Inis Sebebi

Surenin inis sebebi hakkinda bir ok rivayet ortaya atilmis ve zellikle 17-20.
ayetlerinde tasvir edilen karakter zellikleri, Ebu Bekir, Ali, Bill, Ebu Dahdah, meyye b.
Halef gibi o gnlerde yasamis olan kisilerle zdeslestirilmek istenmistir. Oysa Tebbet
suresindeki Ebuleheb rneginde oldugu gibi kisi adlari verilmemis, kisilerin genel karakter
zellikleri dile getirilmistir.
Edeb sanatlar bu surede de zirve noktadadir. Ortaya konan bu edeb mucizenin ileri
dzeydeki etkisi ile insanlar adeta imana ve Islm'a ekilmektedir. Bu sanatlarin hangi
szckler ve ifade biimleriyle ortaya iktigini Trke eviride gstermek mmkn
olmamakla birlikte, surelerin hakkiyla anlasilmasini saglamak iin Trke anlamlari
zerindeki bazi tezahrleri gsterilmeye alisilacaktir.




9/ LEYL [GECE] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:
1-4
Kara cahilligi, vahyin aydnlgn; bilgiyi ve genetik zellikleri kant
gsteriyorum ki sizin emek ve gayretiniz kesinlikle dagnk ve para paradr.
5-7
Bu nedenle kim maln/ kazancn verir, Allah'n korumas altna girer
ve en gzeli dogrularsa, Biz ona, o en kolay olan iin kolaylk saglayacagz.
8-11
Kim de cimrilik ederse ve kendisini tm ihtiyalarn stnde grrse
ve en gzeli yalanlarsa, Biz ona en zor olan iin kolaylk verecegiz. Ayag
yuvarlanp degiyime, ykma ugradgnda/ldgnde mal onu
kurtaramayacaktr.
12
Dogruya ve gzele klavuzlamak sadece Bizim zerimizedir.
13
Sonras da
ncesi de sadece Bizimdir.
14-16
yte bu nedenle, yalanlayan, yz eviren, en ok mutsuz olacak olan
kiyiden baykasnn girmedigi, alevlendike alevlenen bir ateye kary Ben sizi
uyardm.
17-21
Kimseden karylk beklemeden, sadece Yce Rabbinin rzasn
umarak, arnmak iin maln veren oka Allah'n korumas altna girmiy kiyi
ondan uzak tutulacaktr. Ve yaknda o kiyi, kesinlikle hoynut olacaktr.





112
Ayetlerin Tahlili

1, 2. Ayetler:


1-4
Kara cahilligi, vahyin aydnlgn; bilgiyi ve genetik zellikleri
kant gsteriyorum ki sizin emek ve gayretiniz kesinlikle dagnk ve para
paradr.

Not: yetteki szcklerin hakikat manasi, bryp rttg zaman geceye,
parildadigi zaman gndze ve erkegi, disiyi yaratan seye andolsun ki, sizin emek ve gayretiniz
kesinlikle daginik ve para paradir seklinde olup biz mecz anlamlarini verdik.

Yce Rabbimiz sureye yemin ile baslamaktadir. Bir sonraki sure olan Fecr suresinin 5.
ayetinde Rabbimizin yeminlerinin biz insanlarinkinden farkli oldugu grlecektir. Biz
insanlar muhatabimizi szlerimize inandirmak iin yemin ederiz Rabbimiz ise akil
sahiplerinin dikkatini ekmek, onlari arastirmaya sevk etmek ve kanit gstermek iin yemin
eder [kanit gsterir, referans verir]. Kasem cmlesiyle ilgili detay Kalem suresinin girisinde
verilmistir.
Rabbimizin yemin etmek suretiyle dikkatimizi ektigi, zerinde dsnmemizi istedigi
geler gece ve gndzdr. Ancak; gece ve gndzn gnn sadece birer blm oldugunun
disinda baska zellikleri zerinde de dsnmemiz isteniyor olsa gerektir. nk ayetlerde
bryp rttg zaman geceye ve parildadigi zaman gndze denilerek gecenin bryp
rttg, gndzn de parildadigi belirtilerek dikkatimiz ekilmektedir.
Gece, edeb metinlerin hemen hepsinde bilinmeyenin, grnmeyenin, matemin ve
hznn simgesi olarak kullanilmistir. Bryp rten gece deyimi ise karanligi, karanlik ise
gvensizlik ve korkuyu agristirmaktadir. nk karanlik, insanin evresinden en fazla veri
topladigi duyu organinin, gzlerinin islevini engellemektedir. Gzleri ile evresinden yeterli
bilgi alamayan insan ne ile karsilasacagini bilmedigi iin korkmakta, hareketlerini
kisitlamakta, hatta hatali davranislarda bulunabilmektedir.
Gndz ise aydinligi ve parlakligi sayesinde her seyin tm aikligiyla grnmesini
sagladigi iin insanlar tarafindan geceye stn tutulmustur. Gndzn serri gecenin
hayrindan iyidir zl sz bu yargiyi ifade etmektedir.
Karanlik ile bilgisizlik arasindaki baginti aslinda tek ynl degildir. Yani, Karanlik
insanlarin bilgilenmesini engeller saptamasi nasil dogru ise, bilgisizlik insanlari karanlik
iinde birakir saptamasi da o derece dogrudur. Bu noktadan bakildiginda, ayetlerde geen
gece szcgnn cehaleti ve toplumsal karanligi, gndz szcgnn ise vahyin
aydinligini ve sagladigi i huzurunu, mutlulugu, gveni, kisaca Rabbin rizasini isaret eden
birer kinaye oldugu sylenebilir. Bu durumda ayetlerin meali syle yorumlanabilir:
Cehaletin her seyi bryp rttgn bir dsn, insanlik nice olur? Iste bu cehaletin
korkunlugundandir ki,
Vahyin aydinliginin her tarafi sarip sarmaladigini; ilmin, irfanin her yerde paril paril
parladigini bir dsn, insanlik nice olur? Iste vahyin isiginin gzelligindendir ki,

3. Ayetteki erkegi, disiyi yaratan (olusturan) sey

Ayetin orijinalindeki haleka (olusturdu ifadesi ile ilgili Alak suresinde bilgi
verilmistir.)

Suredeki nc yemin, erkegi ve disiyi yaratan '- seye yapilmistir. Bu durum bizi iyice
dsnmeye zorlamaktadir. Maalesef ayetteki bu incelik ihmal edilerek tefsir ve meal
113
hazirlanmistir. Ayetin gerek anlamina kafa yorulmamis, mevcut incelik yuvarlak bir ifade ile
geistirilmistir. Simdi ayetin orijinalini Ltin harfleriyle de inceleyelim, vurgu yapilan
szcge dikkat edelim ve isin geregini anlamak iin zihnimizi yoralim:

_`-`', -'' '= '-, Ve m haleqaz-zekera vel-ns
Ayette alti izili m ifadesine Arapada Ism-i Mevsul denir.
'- Ma ve Q- men: edatlarnn kullanm.
Arapa dilbilgisi kurallarina gre, ismi mevsul ve soru edati olarak, cansiz
varliklar ve akilsiz hayvanlar ve akilli varliklarin sifatlari iin "ey" anlaminda '- -
m szcg kullanilir; Allah, ve akilli varlik olan insan iin de "kii" anlaminda -
- men szcg kullanilir.

Rabbimiz burada '- ma edati getirerek, burada Kendi zatini degil, sifatlarina
dikkat ekmistir. Kisacasi burada '- ma kastedilen Allahin zati degil,
Rabbliginin tecellisi; koydugu kurallar ve sistemler ve sistemleri olusturan
etmenlerdir.




Ma ile Allah'in kastedilmesi durumunda Rabbimiz sifatlarinaa dikkat ekmis
olmakta, erkek ve disi yaratmanin kendi tekelinde oldugunu bildirmektedir. Ayni mesele
Sems suresinde de grlecektir.
Ayetteki ma ile akilsiz varliklarin kastedilmesi durumunda ise erkek ve disinin
'sey olarak tanimlanan, akil sahibi olmayan bir madde tarafindan yaratildigi anlasilmaktadir.
Tm evren iindekilerle beraber Rabbimiz tarafindan yaratildigi iin dogal olarak o sey de
Rabbimizin yarattiklarindandir. Ancak gerek hayatta grmekteyiz ki, Rabbimiz bazi
'seylerin yaratilmasinda, yine kendisinin yarattigi baska seyleri vesile kilmaktadir. Mesel
basit bir otun bitmesi su olmadan mmkn degildir. Nasil ki Rabbimiz nce suyu
yaratmis ve suya otu yaratma grevi vermis ise, burada da erkegi ve disiyi yaratma
grevini yine kendi yarattigi bir baska seye vermistir. Buna gre ayetin hakikat manasi
aynen Ve erkegi, disiyi yaratan seye yemin olsun ki seklindedir.
Fakat Kuran zerine alisan pek ok meal ve tefsir sahibi, bu '- m edatinin
zelligini ihmal ederek ayeti muglk olarak erkegi ve disiyi yaratana diye evirmis,
okuyanlar da bu evirilere uygun olarak ayetteki yaratanin Allah oldugunu zannetmislerdir.
Birok kaynakta bu ayetle ilgili olarak, '- mya anlam kazandirabilmeye ynelik
ilgin hususlar ileri srlmstr. Genelde m-i mevsul'e m-i masdariyye manasi verilmek
suretiyle yapilan bu izahlarin altinda, aslinda ayeti saglikli anlama gayretleri yatmaktadir.
rnek olarak: Sahih-i Buhar, Tefsir Kitabi, 342 ve 343. baplarda yer alan 466 ve 467
numarali rivayetlerde bu ayetin Vezzekeri vel-nsa [erkege ve kadina and olsun ki]
seklinde oldugu iddia edilmistir.
Ikinci rnek: Ibni Mes'd kiraati, Vellez haleqaz-zekere vel-nsa [erkek ve disiyi
yaratan kisiye andolsun ki] seklindedir.
nc rnek: Kiss kiraati, Ve ma haleqahz-zekere vel-nsa [onu erkek ve disi
olarak yaratan seye] seklindedir.
114
Bunlardan baska farkli kiraat ve grsler de vardir.


nsan Yaratan (oluyturan) Sey

Insanin genetik sifresi, her hcrede bulunan 46 tane kromozomdadir. Bu
kromozomlardan iki tanesi cinsiyet kromozomudur. Erkekteki kromozomlar XY olarak,
kadinlardaki kromozomlar XX olarak tanimlanmaktadir. Kadinlarda yumurtlama aninda ikiye
ayrilan kromozomlarin her biri X kromozomu tasir. Erkekte ise spermlerin kimisi X, kimisi Y
kromozomlarini ierir. Erkekteki X kromozomu kadinlarin yumurtalarindaki X
kromozomuyla birlesirse ocuk kiz, erkeklerdeki Y kromozomu kadinlarin yumurtalarindaki
X kromozomuyla birlesirse ocuk erkek olur. Bylelikle ocugun erkek veya kiz olmasi
tamamen spermden gelen X veya Y kromozomuna baglidir.

Bu yzden, Kuran'in insanlarin cinsiyetlerini sadece erkekten gelen meninin bir
spermiyle iliskilendiren bu ayetlerinin isareti mucizev niteliktedir. nk Kuran'in asirlar
nce isaret ettigi bu bilgi ok yakin bir dneme kadar bilinmemekteydi.

4. Ayet:

sizin emek ve gayretiniz kesinlikle dagnk ve para paradr.
Bundan nceki ayetlerde Rabbimiz yemin ederek konuya dikkatimizi ekmisti.
Bunlar .,' gece/cehalet, -' gndz/vahiy isigi ve erkek ile disiyi yaratan
sey/genetik idi.
Kasemlerin cevabi olan bu ayet, insanin farkli emek ve gayretlerinin, bir baska
ifadeyle, sosyal ve biyolojik faktrlerin ortaya ikardigi insan davranislarinin dikkat ekilen
bu seyden [cehalet, iman, genetik] kaynaklandigini anlatmaktadir.

5-7. Ayetler:


5-7
Bu nedenle kim maln/ kazancn verir, Allah'n korumas altna
girer ve en gzeli dogrularsa, Biz ona, o en kolay olan iin kolaylk
saglayacagz.


Yani; Gndzden/vahyin isigindan yararlanarak kim kazancindan verir,
ktlklerden sakinir, en gzeli dogrularsa, Biz ona kolay olani, yani mutlulugu
kolaylastiracagiz.
Bu durum ancak gndzn parildadigi, vahyin isiginin her tarafi sardigi, yani vahye
uyulup iman edildigi zaman gereklesebilir.
Ayette dikkatlerden kairilmamasi gereken bir husus da kazancindan verir ifadesiyle
gelir paylasimi konusunun gndeme getirilmis olmasidir. agdas sosyal devlet anlayisinin en
nemli ilkelerinden birisi de gelir dagiliminda adaletin saglanmasi konusudur. Ayette geen
kazancindan verir ifadesi, gelir dagilimindaki dengesizliklerin giderilmesi alismalarinda
nerilen arelerin en kestirme ve en gereki yolunu gstermektedir. Rabbimizin mminlere
ykledigi bu ekonomik ve ahlak sorumluluk, bugnk ekonomi terminolojisinde yeniden
gelir dagilimi demektir.
Bu konu, daha nce grdgmz Mddessir suresinin 43. ve A'l suresinin 15.
ayetlerinde salla [sosyal destek saglama] szcg ile ima edilmisti. Bu ayette kazantan
115
vermek ifadesi ile sosyal destek saglama konusuna bir aiklama ve detay getirilmektedir.
Fecr suresinde ise konunun daha fazla detaylandirildigi ve nemsendigi grlecektir.
Ayetteki ,-,'' el ysra/o en kolay olan sey ile ilgili aiklama Al suresinin 8.
ayetinin tahlilinde yapilmisti.

8-11. Ayetler:


8-11
Kim de cimrilik ederse ve kendisini tm ihtiyalarn stnde
grrse ve en gzeli yalanlarsa, Biz ona en zor olan iin kolaylk verecegiz.
Ayag yuvarlanp degiyime, ykma ugradgnda/ldgnde mal onu
kurtaramayacaktr.

Gecenin karanligindan [cehaletleri nedeniyle] zarar grerek vahye kulagini kapatip
iman etmeyenler ise cimrilik ederler, kendilerini tm ihtiyalarin stnde tutarlar ve kimseye
bir sey vermezler. Aksine srekli mal ve zenginlik isterler, biriktirdike biriktirirler. Byleleri
sonuta hem kendilerinin hem de toplumlarinin felketini hazirlamis olurlar.
Ayetteki ,-'' el-usra [o en zor olan sey] ifadesi ile ilgili olarak ser, mutsuzluk,
sikinti oldugu seklinde yorumlar yapilmistir. Ysr [o en kolay olan sey] gibi, bu szck
de yapisi itibariyle ondan daha zoru bulunmayan, en zor sey anlamina gelmektedir. Zor
sifatinin en anlamiyla siddetlendirilmesi, bu byk zorlugun ancak cehennem olabilecegini
dsndrmektedir. Buna gre ayetin anlami Biz ona cehennem iin her kolayligi verecegiz
demektir.
Cehennem iin kolaylik verilmesi ifadesi, ahireti tekzip edenlerle alay iindir. Bu
slupla edeb bir sanat yapilmaktadir. Ayni sanat l-i Imran suresinin 21, Nisa suresinin 138,
Tevbe suresinin 3 ve 34, Lokman suresinin 7 Casiye suresinin 8 ve Insikak suresinin 24.
ayetlerinde de mevcuttur.
On birinci ayette yuvarlanip helk olmak anlamiyla evirdigimiz , -- teredd
szcgnn harfli kk mastari ,- redy szcgdr. Szcgn temel anlami helk
olmaktir. Tefe'ul babina sokulduktan sonra dagdan asagiya dserek helk olmak, kuyuya,
ukura dserek helk olmak gibi anlamlar kazanmaktadir.
38
Ayetten o kisinin lmesi, mezar
ukuruna yuvarlanmasi anlasilabilecegi gibi, cehenneme yuvarlanip toptan helk olmasi da
anlasilabilir.

12, 13. Ayetler:


12
Dogruya ve gzele klavuzlamak sadece Bizim zerimizedir.
13
Sonras da ncesi de sadece Bizimdir.

Ayette sonrasi ile kast edilen sey ahiret, ncesi ile kast edilen sey de dnyadir.
Bununla mlkn ve her trl tasarrufun sadece Allaha ait oldugu, Onun kimseye hesap
vermeyecek olmasina ragmen insana hidayet etmeyi, onu iyiye, dogruya ve gzele
yneltmeyi, kisaca cennete yol gstermeyi kendi zerine aldigi kast edilmektedir.
Hidayetin iyiye ve gzele nderlik etmek, dogru ve yanlisi ayirmaya yarayan bilgi
ve belgeler vermek, peygamber yollamak, kitap indirmek gibi eylemleri kapsadigini, kt
yolu gstermenin hidayet olmadigini daha nce Fatiha suresinde grmstk. Yine grmstk
ki, peygamberler de dhil olmak zere Allah'tan baska hi kimsenin hidayet yetkisi ve gc
yoktur.


38
(Lisan l Arab; cilt 4; S. 124)
116


14 - 20. Ayetler:

14-16
yte bu nedenle, yalanlayan, yz eviren, en ok mutsuz olacak olan
kiyiden baykasnn girmedigi, alevlendike alevlenen bir ateye kary Ben sizi
uyardm.
17-21
Kimseden karylk beklemeden, sadece Yce Rabbinin rzasn
umarak, arnmak iin maln veren oka Allah'n korumas altna girmiy kiyi
ondan uzak tutulacaktr. Ve yaknda o kiyi, kesinlikle hoynut olacaktr.

Kur'an'i Kur'an'la anlama ilkesine uygun olarak, bu ayetlerin en uygun ailiminin
Ibrahim suresinin 47-52. ayetlerinde yapildigi kanaatindeyiz:

47
O hlde sakin Allah'in, elilerine olan vaadinden cayacagini sanma! Sphesiz Allah, en
stn, en gl, en serefli, maglp edilmesi mmkn olmayan/mutlak galip olandir, suluyu
yakalayip cezalandirarak adaleti saglama ilkesi sahibidir.
48-51
O gn, Allah'in, her nefsi kazandigi ile karsiliklandirmasi iin, yeryz bir baska
yeryzyle degistirilecek, gkler de. Ve onlar, Bir ve gcne karsi durulmaz olan Allah iin ortaya
ikacaklardir. O gn, sululari zincire vurulmus olarak grrsn. Onlarin gmlekleri katrandandir,
yzlerini de ates kaplayacaktir. Sphesiz Allah, hesabi ok abuk grendir.
(Ibrahim 47-51)

Yukarida yer alan Allah gldr, intikam sahibidir buyurulmustur.
Intikam szcg dilimize kinden kaynaklanan seklinde yanlis bir anlamla
gemistir. '---' Intikam, suluyu cezalandirmak suretiyle beraberligi ve ayni zamanda
adaleti saglamak, altta kalmamak
39
demektir. Toplum hayatinda intikam sahipligi yargi
gc olarak tanimlanmistir ve bu gc temsil eden mahkemeler tarafindan uygulanmaktadir.
Ilh dzende intikam sahibi olan sadece Allah'tir. Rabbimiz, diledigini affederek, diledigini
de isledigi sua denk bir ceza ile cezalandirarak ilh adaleti uygulamaktadir. Btn bilgilere
sahip, btn noksanliklardan arinmis, hem bu dnyanin hem de ahiret hayatinin tek hkimi
oldugu iin gerek adaleti saglamaya gc yetebilen sadece O'dur. Yani Allah, intikam
sahiplerinin [cezalandirmak suretiyle adalet saglayicilarin] en glsdr.

Ve yaknda o kiyi, kesinlikle hoynut olacaktr

Allah'in kendisine ikram ettigi nimetleri karsilik beklemeden, sadece Allah'in rizasini
kazanmak iin ihtiya sahipleriyle paylasanlar amalarina ulasacaklar ve byle gzel bir
davranisi yapabilme imkni verdigi iin Allah'tan razi olacaklardir. Bu konuya Fecr suresinin
27-30. ayetlerinde daha detayli olarak deginilecektir.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir

10 FECR SURESI

[TANYERI]

SURESI



39
(Lisanl Arab, ngm mad. )

117


FECR SURESINE GIRIS

Mekkede inen ve 30 ayetten olusan Fecr suresi, nzul sirasina gre Kuranin 10.
suresidir. Surenin genel temasi ana konuyla ilgilidir:
- Yce Allah'in dnya hayatinda insanlari hayir, ser, zenginlik ve fakirlik ile imtihan
etmesi hususundaki ilah kanununun aiklanmasi.
- Ad, Semud, Firavun ve yandaslari gibi, peygamberleri yalanlayan bazi milletlerin
helk edilmelerine yol aan sebeplerin aiklanmasi suretiyle insanlarin uyarilmasi
- Dnyada iken Hakk'a teslim olmuslarin ve olmamislarin kiyametle beraber ahirette
karsilasacaklari sahnelerin canlandirilmasi.
Vahiy sreci devam etmektedir. Her vahiyde peygamberimiz ve dolayisiyla da insanlik
ilah mesajlari almakta, uyarilmakta, uyanmakta ve yavas yavas aydinlanmaktadir. Fecr suresi
bir bakima onuncu derstir. Artik safak skmekte, insanlik kfr ve sirk karanligindan kurtulup
tevhit inancinin aydinligina kavusmaya baslamaktadir. Dolayisiyla bu surenin beser kalbine
iman, takva, uyaniklik ve dogru dsnebilme perspektifi telkin eden etkileyici bir zelligi
vardir.




10 / FECR [TANYERI AGARMASI] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:

1-4
Geregi rtbas etmenin, Allah'a ortak kabul etmenin, cahilligin
paralanyn, on gece Peygamber'in bilgilendiriliyini, Allah-kul iliykisini ve
geregi rtbas etmenin, Allah'a ortak kabul etmenin, cahilligin gitmeye yz
tutuyunu kant gsteririm ki yphesiz ki
14
Rabbin gzetlemektedir.
5
yte
bunlarda, akl sahibi iin gl-ikna edici, inandrc bir anlatm vardr.
6-13
d toplumuna, stunlarn sahibi rem'e ki, beldeler iinde bir benzeri
oluyturulmamiyti, vadilerde kayalar kesen Semd toplumuna, o kazklarn
sahibi Firavun'a Rabbinin ne yaptgn grmedin mi/dynmedin mi? Onlar ki,
o lkelerde aztmylard. Dolaysyla da oralarda bozgunculugu ogaltmylard.
Onun iin de Rabbin zerlerine azap kams yagdrd.
15-16
nsana gelince, Rabbi onu her ne zaman snayp da kendisini stn
klar ve nimetler verirse: Rabbim beni stn kld der. Ama her ne zaman da
snayp rzkn daraltrsa: Rabbim beni ayaglad der.
17-20
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Dogrusu siz, yetimi, stn-
saygn bir yekilde yetiytirmiyorsunuz. Yoksulun yiyecegi zerine birbirinizi
zendirmiyorsunuz. Oysa miras yagmalarcasna yle bir yiyiyle yiyorsunuz ki!
Mal yle bir seviyle seviyorsunuz ki, ygmacasna!
21-23
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Yer st ste sarsntlarla
dmdz edildigi zaman, Rabbinin hesaba ektigi, gnderdigi vahiyler tank
olarak saf saf dizildigi zaman, o gn cehennem de getirilmiytir; o insann, o gn
akl bayna gelecektir, artk aklnn bayna gelmesinin kendisine ne yarar var
ki!
118
24
Der ki: Keyke ben bu hiret hayatm iin hazrlk yapmy olsaydm!
25,26
Artk o gn Allah'n ettigi azab kimse edemez ve O'nun vurdugu bag
kimse vuramaz.
27-30
Ey zihnindeki tm soru iyaretlerini gidererek rahata kavuymuy kiyi!
Dn Rabbine, sen Rabbinden O da senden hoynut olarak! Hemen gir
kullarmn iine! Ve gir cennetime!





Ayetlerin Tahlili

1-5, 14. Ayet:


1-4
Geregi rtbas etmenin, Allah'a ortak kabul etmenin, cahilligin
paralanyn, on gece Peygamber'in bilgilendiriliyini, Allah-kul iliykisini ve
geregi rtbas etmenin, Allah'a ortak kabul etmenin, cahilligin gitmeye yz
tutuyunu kant gsteririm ki yphesiz ki
14
Rabbin gzetlemektedir.
5
yte
bunlarda, akl sahibi iin gl-ikna edici, inandrc bir anlatm vardr.


Sure kasem cmlesi ile baslamaktadir. 1-4. ayetler kasem cmlesinin kasem
blmn, 14. ayet de kasemin cevap blmn olusturmaktadir. Kalem suresi tahlil
edilirken Kasem Cmlesi basligi altinda yapilan ayrintili aiklamada da belirtildigi gibi,
kasem cmlesinin geleri arasina baska bir cmlenin girmemesi gerekir. Ancak biz, Mushafi
tertip eden sahabenin bu konuda yeterince titizlik gsteremedigi kanisindayiz. On drdnc
ayetin teknik yapisi ve anlami, kasemin cevabi oldugunun kesin kanitidir. Buna benzer tertip
hatalari ilerideki surelerde de karsimiza ikacaktir.
Bahusus, surenin saglikli anlasilmasi iin ayetlerin bizim yaptigimiz
siralamaya gre degerlendirilmesi gerekmektedir


yetlerin szck anlami, Su safagi, on geceyi, ifti ve teki, geip gidecegi
sirada su geceyi kanit gsteririm ki sphesiz Rabbin gzetlemektedir seklinde olup biz
mecz anlamlarini tercih ettik


'Safak skmesi ya da tanyeri agarmasi olarak ifade edilen = fecir szcg,
gecenin karanliginin atlayarak dnyanin aydinlanmaya baslamasini, sabahin ilk beyazini,
insanin mutluluk duydugu ve mitlendigi o degerli anlari ifade etmektedir.
Ancak burada mecaz bir anlatimla, ilk gelen vahiyden bu sonuncusuna kadar, btn
vahiylerle yapilan uyarilarin, verilen gtlerin meyvesini vermeye basladigi ve insanlik
zerindeki kfr, sirk, azginlik karanliginin vahyin isigi sayesinde yirtildigi ifade
edilmektedir. Aslinda bu tasvir bir topyekn aydinlanma srecini simgelemektedir. Daha nce
Mddessir suresinin 32-37 ve Tekvir suresinin 17-18. ayetlerinde fecrin yaklastigina isaret
edilerek basladigi iln edilen bu sre, bu surede fecrin/safagin skmesi ile belirginlesmekte,
bundan sonraki _=- Duha [kusluk vakti] suresinde ise iyice ortaya ikmaktadir.


119
on gece

Buradaki on gecenin hangi on gece olduguna dair birok rivayet vardir.
-Zilhicce ayindaki on gece,
-Ramazan ayindaki son on gece,
-Muharrem ayinin ilk gecesi ile asure gn arasindaki on gece,
-Musa peygamberin Tur'daki 30 gecelik vaatlesmesine eklenen on gece oldugu ileri
srlen grsler arasindadir. Ancak bunlarin hi biri itibar edilebilir nitelikte degildir. nk
Zilhicce ayindaki Hacc, Ramazan ayindaki oru, Muharrem ayinin ilk on gn ve Musa
peygamber ile ilgili bilgiler henz bu sure indiginde peygamberimize bildirilmis degildi.
Dolayisiyla, bilgisinin olmadigi konularda peygamberimizin dikkatinin ekilmis olmasi
mantikli degildir. Buradaki on gece, peygamberimizin ve evresindeki o gnk insanlarin
yakinen bildikleri bir on gece olmalidir ki, herkese kanit olarak gsterilsin, referans olarak
verilsin.
Bu aidan bakilir ve daha nce inen dokuz surenin ierikleri dikkate alinirsa, ayette
geen on gecenin vahyin basladigi ilk gece ile 10. sure olan bu surenin indigi gece
arasindaki on gece oldugu sylenebilir. Bu durumda; Alak suresinin indigi gece [Kadir
Gecesi] ilk gece, Fecr suresinin indigi gece de onuncu gecedir.
Sure veya ayetlerin hangi yil, ay, hafta ve gnde indikleri tam olarak bilinemedigi iin
grsmz kesinlik ifade etmemekte, sadece akil yolu ile yapilmis bir ngr niteligi
tasimaktadir.


ift ve tek

ift ve tek olmak btn varliklari kapsayan bir durumdur. nk varliklar kesinlikle
ya ift ya da tektir. Bu nedenle ayete ok olana ve tek olana seklinde de anlam verilebilir.
ift kavrami, herhangi bir nesnenin ayni trden olan bir diger bireyinin varligina isaret
eder. Baska bir deyisle ift, karsiti veya karsitlari olan ve bu nedenle de baska seylerle belirli
bir iliski ierisinde bulunan her seyi kapsar. Buna karsilik, -, vetr terimi, tek veya bir
olan seyi ifade eder. Bu anlamindan dolayi Allah'a verilen adlardan biri olarak kullanilmistir.
nk hibir sey O'na denk tutulamaz.
zetle bu ayet Yaratici'nin tekligi ve benzersizligine karsilik, yaratilanlarin oklugunu
ifade eder.


geip gitmekte olan gece

Gece ayni zamanda karanlik demek oldugundan, ayetin karanligin yok oldugu veya
yok olmaya yz tuttugu fecir vaktine isaret ettigi anlasilmaktadir. .,' Leyl szcgnn
muarrefligi [belirginligi] ve ayetteki sanatsal anlatim dikkate alindiginda ise, buradaki
gemekte, bitmekte olan gecenin; kfrn, sirkin, tugyanin ve bunlarin verdigi sikintilarla
olusan ruhsal karanligin gemekte oldugu anlasilmaktadir.
Artik safak sktgne gre gecenin mr bitmistir. Artik vahyin isigi sayesinde
insanlik sahte ilh ve rablerden, tagutlardan, yalanlayicilardan, fesat ikaricilardan, gamdan,
kederden ve bunalimdan, tm ruhsal karanliklardan kurtulacaktir.
Bu konuya daha nce, Mddessir suresinin 33. ayetinde ve Tekvir suresinin 17.
ayetinde kisaca isaret edilmisti.

5. Ayet:
120


5
yte bunlarda, akl sahibi iin gl-ikna edici, inandrc bir anlatm vardr.

Ayette geen == hicr szcg, men etmek, alikoymak anlamindadir.
40
Men
edilen, alikonulan seyden kasit ise akildir. nk Arapada kisiyi ktlkten men etmesi
itibariyle akila nuha dendigi gibi, mnasebetsizlikten alikoymasi itibariyle de hicr
denmektedir. Dolayisiyla ayetteki == ,- zi hicr ifadesi tam akil sahibi anlamina
gelmektedir.
Bu durumda ayet, ilk drt ayette yemin edilerek dikkat ekilen konularin tam akil
sahipleri iin Allah'in varligina ve tek olusuna dair ikna edici, saglam kanitlar olusturduguna
isaret etmektedir.
Ayetteki hel edati ile yapilmis soru sekline muhatabi ikrar ettirmek zere
sorulan soru anlaminda Istifham-i Takriri denir. Burada da hakkinda yemin
edilen varliklarin nemini ikrar ettirmek iin sorulmustur. Sanki Rabbimiz syle
demektedir: Sphesiz bu, akil sahipleri nezdinde byk bir yemindir. Akil ve idrak
sahibi olanlar, Allah'in yemin ettigi seylerde hayret verici zellikler, Onun ilhlik
ve birligini gsteren deliller grrler. Akilli insanlar iinde bunun aksini syleyecek
bulunur mu, aksi sylenemez. Biz mealde edeb anlami gsterdik.



6-13. Ayetler:

6-13
d toplumuna, stunlarn sahibi rem'e ki, beldeler iinde bir benzeri
oluyturulmamiyti, vadilerde kayalar kesen Semd toplumuna, o kazklarn
sahibi Firavun'a Rabbinin ne yaptgn grmedin mi/dynmedin mi? Onlar ki,
o lkelerde aztmylard. Dolaysyla da oralarda bozgunculugu ogaltmylard.
Onun iin de Rabbin zerlerine azap kams yagdrd.


Bir uyarici ve gt olan Kur'an'in insanlara gerekleri gstermek iin kullandigi
yntemlerden biri de, gemis kavimlerin kulaktan kulaga dolasan hikyelerini, vermek
istedigi mesaja rnek teskil etmek zere anlatmasidir. Bu yntemiyle Kuran, gerek gemis
dnem kissalarindan ibret alip hisse ikarmalari ve gerekse eski toplumlarin hayatinda
cereyan eden olaylar zerinden Allahin degismez snnetini anlamalari ynnde gt almak
isteyenlere rehberlik etmektedir.
Bu durum Kur'an'da syle aiklanir:

111
Andolsun ki Ysuf, babasi, kardesleri kissalarinda kavrama yetenegi olanlar iin bir ibret
vardir.
(Yusuf/ 111)


Kur'an'da eski dnemlerde yasamis birok kavimden sz edilmektedir. Sz edilen ilk
kavimler Ad ve Semud kavimleridir. Politik ve ekonomik glerine gvenerek sirk ve zulm
zerine kurulu dzenlerini srdrmek iin gayret sarf eden bu kavimlerin sonlari, insanliga
byk bir ibret olmak zere birok ayette hatirlatilmistir.
nemlerinden dolayi bu kavimlerin yakinen taninmasi gerekir.

40
(Lisanl Arab, hcr mad. )

121

KURN'DAK KISSALARIN YARARLARI:
Kurn'da yer alan kissalarin slubundan aika anlasilmaktadir ki, bu kissalar tarih bilgisi
vermek amaciyla degil, gt verme amaciyla anlatilmistir. Kurn'daki kissalar, bizim
tespitlerimize gre, gdn kendisine fayda verecegi insanlara su yararlari saglamaktadir:
Kurn'daki kissalar, eskiden de peygamberlerin gelip getigi bilgisini vermek
sretiyle peygamberlerin tredi olmadigini gsterir.
Kurn'daki kissalar, gelmis gemis btn peygamberlerin grevlerinin "teblig etmek"
ve"gtte bulunmatan" ibaret oldugunu gretir.
Kurn'daki kissalar, Allah'in elilerine daima gnderildikleri toplumun ileri gelenleri
[mele] tarafindan karsi ikildigi bilgisini verir.
Kurn'daki kissalar, Peygamberimizin tebligine karsi ikip o'nu engellemek
isteyenlere, bu tavirlarinin bedelini nasil deyecekleri konusunda gemisten
"bazilarini kendilerinin de bildikleri" rnekler vermek sretiyle hatirlatma yapar,
uyarida bulunur.
Kurn'daki kissalar, Peygamberimize ve o'nun yandaslarina, karsi karsiya
bulunduklari durumun daha nceki peygamberler ve toplumlari arasinda meydana
gelenlere benzedigini, hatta byk lde ayni oldugunu bildirmek sretiyle onlara
gven telkin eder, ayrica Allah'in elilerinin daima galip geldiklerini bildirmek
sretiyle onlara azim kazandirir ve onlarin manevyatini kuvvetlendirir.

d Kavmi

Arap tarih bilgilerine gre d kavmi, Yemen'deki Hidramevt ile Umman arasinda
Ahkf diye bilinen genis ve byk bir beldenin halkidir.
Bu kavim, gerek siyas, gerek ekonomik aidan byk bir gt. "Bag-i Irem" diye
anilan, muhtesem saraylarin ssledigi byk sehirleri dillere destan olmustu. Putlara tapan d
kavmi, zorbalikta ve zulmde de shret sahibiydi. Yeryznde kendilerinden daha gl
hibir seyin bulunmadigina inanmislardi. Kendi ilerinden Hd'a peygamberlik grevi
verildiginde byk bir mcadele basladi. Kur'an'da Arf suresinin 50-60, Suara suresinin
123-140, Ahkf suresinin 21-28, Kamer suresinin 18-22 ve Fussilet suresinin 13-16. ayetleri
d kavmi ile ilgili bilgiler verir. Tekrarlanmis olanlari ihmal edilerek bir pasaj
olusturuldugunda, d kavminin Kurandaki portresi ortaya ikar:

50-52
d'a da kardesleri Hd'u eli gnderdik. O, dedi ki: Ey toplumum! Allah'a kulluk edin.
Sizin iin O'ndan baska ilh yok. Siz uydurmacilardan baska bir sey degilsiniz. Ey toplumum! Buna
karsilik ben sizden bir cret istemiyorum. Benim ecrim ancak beni yoktan yaratan zerinedir. Hl
akillanmayacak misiniz? Ey toplumum! Rabbinizden bagislanma isteyin, sonra O'na tevbe edin ki,
122
zerinize gkten bol bol gndersin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak ogaltsin. Ve gnahkrlar
olarak sirt evirmeyin.
53-57
Onlar dediler ki: Ey Hd! Bize bir aik kanit ile gelmedin. Ve biz, senin sznle
ilhlarimizi terk edecek degiliz. Biz, sana inananlar da degiliz. Ancak Tanrilarimizdan bazisi seni
fena arpmis diyebiliriz. Hd dedi ki: Sphesiz ben Allah'i shit tutuyorum, siz de shit olun ki,
ben, Allah'in astlarindan O'na ortak kostugunuz seylerden uzagim. Hadi yleyse hepiniz bana tuzak
kurun, sonra beni hi bekletmeyin. Sphesiz ben gerekten, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan
Allah'a isin sonucunu havale ettim. Onun, pereminden yakalayip denetlemedigi hibir irili-ufakli
hareket eden canli yoktur. Sphesiz ki benim Rabbim dosdogru bir yol zerinedir. Buna ragmen yine
de sirt evirirseniz, ben size ne ile gnderilmis isem, iste onu teblig ettim. Ve benim Rabbim, baska
bir toplumu sizin yerinize getirir. Ve siz O'na hibir sekil ve yolla zarar veremezsiniz. Hi sphesiz
Rabbim, her seyi koruyup gzetendir.
58
Ve ne zaman ki emrimiz geldi, Hd'u ve o'nunla birlikte iman etmis olan kisileri tarafimizdan
bir rahmet ile kurtardik, Biz onlari ok agir bir azaptan da kurtardik.
59,60
Ve iste bu, Rablerinin yetlerine kafa tutan, O'nun elilerine isyan eden ve her inati
zorbanin emrine uyan d toplumudur. Bu dnyada ve kiymet gn arkalarina dislanma takildi.
Haberiniz olsun! d toplumu, Rablerine inanmadilar. Haberiniz olsun! Hd'un toplumu olan d
toplumuna kahrolmak/tarihten silinmek verildi.
(Hd/ 50- 60)

123
d, gnderilmisleri [elileri, mesajlari] yalanladi.
124-135
Hani kardesleri Hd onlara demisti ki: Siz Allah'in korumasi altina girmez misiniz?
Sphesiz ki ben, sizin iin gvenilir bir eliyim. Artik Allah'in korumasi altina girin ve bana itaat
edin. Ve buna karsilik ben sizden hibir cret istemiyorum. Benim cretim lemlerin Rabbi
zerinedir. Her yksek tepeye, almet bir bina kurarak mi egleniyorsunuz? Sonsuzlasmaniz iin/sanki
sonsuzlasacakmissiniz gibi sanayi reten yerler [fabrikalar/kaleler] mi edinirsiniz? Yakaladiginiz
vakit de zorbaca mi yakaladiniz? Artik Allah'in korumasi altina girin ve bana itaat edin. Size o
bildiginiz seyleri verenin [davarlar, ogullar, baglar, baheler, pinarlar verenin] korumasi altina girin.
Sphesiz ki ben, sizin hakkinizda byk bir gnn azabindan korkuyorum.
136-138
Onlar dediler ki: Sen, gt versen de yahut gt verenlerden olmasan da bizim iin
degismez. Bu, sadece ncekilerin hayat tarzlaridir. Ve biz azaba ugratilacaklar degiliz.
139
Bunun zerine o'nu yalanladilar da Biz kendilerini degisime/yikima ugrattik. Sphesiz ki
bunda kesinlikle mutlak bir almet/gsterge vardir, ama onlarin ogu iman ediciler degillerdi.
140
Ve sphesiz ki Rabbin, kesinlikle en stn, en gl, en serefli, maglp edilmesi mmkn
olmayan/mutlak galip olanin, engin merhamet sahibinin ta kendisidir.
(Suara/ 123-140)

65
Andolsun ki d'a da kardesleri Hd'u eli gnderdik. O, Ey toplumum! Allah'a kulluk edin,
sizin iin O'ndan baska bir ilh yoktur. Hl Allah'in korumasi altina girmez misiniz? dedi.
66
Toplumundan, ileri gelen kfirler; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden kimseler,
Biz seni akil hafifligi/chillik iinde gryoruz ve gerekten seni yalancilardan saniyoruz dediler.
67-69
Hd, Ey toplumum! Bende akil hafifligi/ chillik yok, velkin ben lemlerin Rabbi
tarafindan gnderilmis bir eliyim. Size Rabbimin gnderilerini teblig ediyorum ve ben sizin iin
gvenilir bir gtym. Sizi uyarmasi iin iinizden bir adam zerine Rabbinizden, size bir
gt/kitap gelmesine sastiniz mi? Dsnn ki O sizi, Nh toplumundan sonra, halfeler, sonradan
gelen nesiller yapti ve olusturulusta boy-pos itibariyle sizi arttirdi. Kurtulmaniz iin Allah'in
nimetlerini hatirlayin dedi.
70
Onlar dediler ki: Demek sen Allah'a; baskasini karistirmadan kulluk edelim ve atalarimizin
kulluk ettiklerini birakalim diye mi bize geldin? Eger dogrulardan isen, bizi tehdit ettigin seyi bize
getir!
71
Hd dedi ki: Artik size Rabbinizden bir azap ve bir hisim inmistir. Haklarinda Allah'in
hibir delil indirmedigi, sadece sizin ve atalarinizin taktigi isimler hakkinda mi benimle
tartisiyorsunuz? Bekleyin yleyse, sphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!
72
Bunun zerine Hd'u ve o'nunla beraber olan kimseleri tarafimizdan bir rahmetle kurtardik
ve yetlerimizi yalanlayan ve iman etmemis olan kimselerin kkn kestik.
(A'rf/ 65 -72)


123
21
d'in kardesi Hd'u da an! Hani o, Ahkf'ta toplumunu uyarmisti. Kesinlikle o'nun nnde
ve ardinda [her yaninda], Allah'tan bakasina kulluk etmeyin. Sphesiz ben sizin iin byk bir
gnn azabindan korkuyorum diyen uyaricilar gemiti.
22
Onlar: Sen bizi ilhlarimizdan evirmek iin mi geldin? Eger dogrulardan isen, hadi o bizi
tehdit edip durdugun azabi hemen getir dediler.
23
d'in kardesi; Hd: Sphesiz o azabin ne zaman gelecegine dair bilgi Allah katindadir. Ben
ise size benimle gnderileni teblig ediyorum. Velkin ben sizi cahillik edip duran bir toplum olarak
gryorum dedi.
24,25
Sonunda onu, vadilerine dogru gelen genis bir bulut hlinde grdklerinde: Ha iste! Bu,
bize yagmur getirecek bir bulut! dediler, Hayir, aksine o, abuklastirmaya alistiginiz seyin ta
kendisi; Rabbinin emriyle her seyi yerle bir eden, iinde acikli bir azap olan rzgr... Sonunda o hle
geldiler ki, konutlarindan baska hibir sey grnmyordu. Biz, gnahkrlar toplulugunu iste byle
cezalandiririz.
26
Ve andolsun ki Biz, sizi gl kilmadigimiz seylerde onlari gl kilmistik; size
vermedigimiz imknlari onlara vermistik. Onlara da kulaklar, gzler ve duygular vermistik. Buna
ragmen kulaklari, gzleri ve duygulari onlara hibir yarar saglamadi/ kendilerinden hibir seyi
uzaklastiramadi. nk onlar, Allah'in yetlerini bile bile inkr ediyorlardi. Alay etmekte olduklari
sey de onlari sarip kusativerdi.
27,28
Kesinlikle, Biz kendi komsulariniz olan memleketleri degisime/ yikima ugrattik. yetleri,
onlar dnsnler diye tekrar tekrar aikladik. yleyse Allah'in astlarindan gya O'na yakinliga vesile
edindikleri dzme tanrilar, onlarin azabini savmaya yardim etmeli degil miydi? Tersine o dzme
tanrilar kendilerinden ayrilip kayboldular. Bu, onlarin yalanlaridir/ uydurmakta olduklari seydir.
(Ahkf 21-28)


Semud Kavmi

Arapa dilbilimcilerin ogunun grsne gre "Semud" szcg Arapa degildir ve
dolayisiyla da ekimli degildir. Bazilarina gre ise Arapadir ve "smd" kknden tremistir.
"Smd" szcg "maddesi [ktlesi] bulunmayan su" demektir ki, bununla "az su" anlami
kastedilir ve "kiragi, iy" sulari iin kullanilir. Su sarnilari, az su bulunan ukurlar, ukur
kazilip suyun bulunamamasi durumu "semd" szcgyle ifade edilir.
41

Eger szcgn bu kkten geldigi varsayilirsa "Semud" ismi "suyu kit olan" anlamina
gelir.
Semud kavmi, kiragi ve iy sularina muhta, sarnica veya suyu az olan su ukurlarina
mahkm bes bedeviden ibaret grlmemelidir. Kur'an'in diger ayetlerinden anlasildigina
gre Semud, kalabalik bir halki olan medeniyet sahibi bir kavimdir. Eski aglarda tarim ve
hayvancilikla geinen bir halkin en verimli agindaki gen bir deveyi kendi ocuklarindan
bile stn tuttugu/tutabilecegi akildan ikarilmamalidir. Bu sebeple szcgn hakikat
manasindan ok mecaz anlamina ynelmek zarureti vardir. Semud kissasinda zerinde
durulmasi gereken deve degil, bu devenin "Allah'in devesi [kamuya ait]" olusudur.
Arap tarih bilgilerine gre Semud kavmi Hicaz ile Suriye arasinda, Vadiil-Kura'da
yasamis eski bir Arap kabilesidir. Kur'an'da bu kabilenin ismi yirmi alti yerde gemektedir.
Ayrica Salih peygamberden bahseden ayetler de onun kavmi olan Semud ile ilgilidir. Semud
kavmi, Semud b. Casir b. Irem b. Sam b. Nuh'un [Nuh oglu Sam oglu Irem oglu Casir oglu
Semudun] neslidir.
42

Arap kaynakli olmayan tarihi belgelerde de Semud kavminden bahsedilmektedir:
M.. 715 tarihli Sargon kitabesinde Semud kavmi, Asurlularin hkimiyet altina aldiklari
Sark ve Merkez Arabistan kavimleri arasinda zikredilmektedir. Aristo, Batlamyus ve Plinus,
Semud kavminden Thamudaei olarak belirtilen isim ile bahsetmislerdir. Plinus'un Semud

41
(Tacl-Arus, 4/373, 374 ve Lisanl-Arab, 1/698)

42
(Taber, Tarih, Beyrut t.y I, 226).
124
kavminin oturdugu yer olarak zikrettigi Domatha ve Hegra'nin, Islm kaynaklarda bu kavmin
oturdugu yer olarak kaydedilen Hicr ile ayni yer oldugu kabul edilebilir.
43

Bu kavme peygamber olarak Salih gnderilmistir. Semud kavmi de d kavmi gibi
Kur'an'da ibret tablosu olarak sunulmustur. Gerek Semud kavmi ve gerekse bu kavim ile Salih
peygamber arasindaki mcadele hakkinda Taber', Ibnl-Esir ve Ibn-i Kesirin eserlerinde
rivayetlere dayali detayli bilgi bulunmaktadir. Ancak dogru olan, bizi ilgilendirecek bilgilerin
dogrudan Kur'an'dan ikarilmasidir. Kur'an'da A'rf suresinin 73-79; Suara suresinin 141-159;
Neml suresinin 45-53; Hud suresinin 61-68; Kamer suresinin 23-32; Sems suresinin 11-15;
Fussilet suresinin 17,18 ve Hakka suresinin 4-8. ayetleri Semud kavmi ile ilgili bilgiler
vermektedir. Ad kavmi konusunda yaptigimiz gibi, bu ayetlerden tekrarlanmis olanlarini
ihmal ederek Semud kavmi ile ilgili bir pasaj olusturalim:

61,62
Semd'a da kardesleri Slih'i eli gnderdik. O, dedi ki: Ey halkim! Allah'a kulluk edin.
Sizin iin O'ndan baska ilh yok. O, sizi yeryznden olusturan ve size orada mr geirtendir. Artik
O'ndan bagislanma isteyin. Sonra O'na tevbe edin. Sphesiz Rabbimok yakindir, yakarislara cevap
verendir. Dediler ki: Ey Slih! Sen, bundan nce, aramizda, aranan/mit beslenen bir kisiydin.
Simdi kalkmis, atalarimizin kulluk ettiklerine kulluk etmemizi mi yasakliyorsun? Ve hi sphesiz biz,
bizi agirdigin sey hakkinda kafalari karistiran bir kusku iindeyiz.
63,64
Slih dedi ki: Ey toplumum! Eger ben Rabbimden apaik bir delil zerinde isem ve O bana
Kendinden bir rahmet vermisse Bu durum karsisinda O'na asi olursam beni Allah'tan kim korur?
O zaman sizin de bana zarardan baska katkiniz olmaz. Ve ey toplumum! Iste size almet/gsterge
olarak salt [ml ynden ve zihinsel aidan destek olma; toplumu aydinlatma] grevi. Artik onu
birakin, Allah'in yeryznde uygulansin. Ve ona ktlk dokundurmayin; sonra sizi yakin bir azap
yakalayiverir.
65
Derken onlar, yasam kaynaklarini kurutarak ldrdler. Bunun zerine Slih dedi ki:
Yurdunuzda gn daha yararlanin. Iste bu, yalanlanmayacak bir vaattir.
66
Artik ne zaman ki emrimiz geldi, Slih'i ve o'nunla birlikte iman etmis olan kisileri
tarafimizdan bir rahmetle kurtardik. O gnn perisanligindan da kurtardik. Hi sphesiz ki senin
Rabbin, o gl, mutlak stn olandir.
67
Ve sirk kosarak yanlis; kendi zararlarina is yapan o kimseleri korkun bir grlt
yakalayiverdi de yurtlarinda diz st kp kaldilar.
68
Sanki orada hi zengince yasamamislardi. Haberiniz olsun! Hi sphesiz Semd toplumu
gerekten Rablerine inanmadilar. Haberiniz olsun! Semd iin uzaklik verildi.
(Hd/ 61-68)

45
Andolsun ki Allah'a kulluk edin diye Semd'a da kardesleri Slih'i eli gnderdik. Hemen
birbirleriyle ekisen iki gurup oluverdiler.
46
Slih dedi ki: Ey toplumum! Iyilikten nce niin ktlg abuklastirmak istiyorsunuz?
Merhamet olunmaniz iin Allah'tan bagislanma dileseniz ne olur!
47
Onlar, Senin sebebinle ve seninle beraber olan kisiler sebebiyle basimiza ugursuzluk
geldi/seni ve beraberindekileri ugursuzluk belirtisi sayiyoruz dediler. Slih, Ugursuzlugunuz Allah
katindadir. Daha dogrusu siz, kendini atese atan/imtihana ekilen bir topluluksunuz dedi.
48
Ve o sehirde yeryznde bozgunculuk yapan, iyilestirme yapmayan, Dokuz kisilik bir grup
vardi.
49
Allah'a yeminleserek, Gece o'na ve ailesine baskin yapacagiz, sonra da velsine/haklarini
koruyacak yakinlarina, Biz, o ailenin yok edilisine shit olmadik/olay sirasinda orada degildik ve biz
kesinlikle dogru olanlariz diyecegiz dediler.
50
Ve onlar, byle bir tuzak kurdular, sphesiz Biz de
onlarin farkinda olmadigi bir ceza ile cezalandirdik.
51
Iste bak! Onlarin tuzaklarinin kibeti nice oldu, sphesiz Biz onlari ve toplumlarini toptan
yerle bir ettik.
52
Iste, onlarin, sirk kosmak sretiyle isledikleri yanlislar yznden atilari kp
ipissiz kalmis evleri. Hi sphesiz ki bunda, bilen bir toplum iin bir almet/gsterge vardir.
53
Iman eden ve Allah'in korumasi altina girmis olan kisileri de kurtardik.
(Neml/ 45 53)


43
(H. N. Brau, Islam Ans, Semud mad.)

125
23
Semd da o uyarilari yalanladi:
24,25
Bizden bir tek insana mi, o'na mi uyacagiz? yle
yaparsak kesinlikle bir sapiklik ve ilginlik iinde oluruz, gt; Kitap, aramizdan o'na mi birakildi?
Hayir, aksine o, ok yalanci, kstahtir dediler.
26
Yarin onlar, ok yalancinin, kstahin kim oldugunu bileceklerdir.
27,28
Sphesiz Biz onlara,
kendilerine grev olmak zere sosyal destek kurumlari kurmalarini ve onlari ayakta tutmalarini
emredecegiz.
Onun iin sen onlari gzetle ve sabret. Ve onlara bu kurumlari ayakta tutacak zekt; vergi ve
harcamada bulunma grevlerinin, kendi aralarinda pay edilmis oldugunu haber ver; herkesin kamuya
ne miktarda katkida bulunacagi da belirlenmistir.
29
Bunun zerine arkadaslarina/ idarecilerine seslendiler. O da alacagini alip sosyal kurumlari
ayakta tutan gelir kaynaklarini kurutarak sistemi kertiverdi.
30
Peki, azabim ve uyarilar nasilmis?
31
Sphesiz Biz onlarin zerine korkun tek bir ses gnderdik; agilcinin topladigi ali-irpi gibi
oluverdiler.
(Kamer/ 23-31)

73
Andolsun ki Biz, Semd'a da kardesleri Slih'i eli olarak gnderdik. O dedi ki: Ey
toplumum! Allah'a kulluk edin, sizin iin O'ndan baska bir ilh yoktur. Size Rabbinizden aik bir
kanit geldi. Iste su, Allah'in devesi/sosyal yardim ve destek ilkesi, sizin iin bir yettir; birakin onu
Allah'in yeryznde yesin, sakin ona ktlkle dokunmayin, yoksa sizi acikli bir azap yakalayiverir.
74
Ve dsnn ki d'dan sonra sizi halfeler yapti. Ve yeryznde sizi yerlestirdi: Onun
dzlklerinden saraylar yapiyorsunuz, daglarini evler hlinde yontuyorsunuz. yleyse Allah'in
nimetlerini hatirlayin ve yeryznde kargasa ikaranlar olarak taskinlik yapmayin.
75
Toplumundan byklk taslayan ileri gelenler, ilerinden zayif grnen inanmis kimselere
dediler ki: Siz, Slih'in, gerekten Rabbi tarafindan gnderilmis bir eli oldugunu biliyor musunuz?
Onlar, Kesinlikle biz o'nunla gnderilene inaniyoruz! dediler.
76
Byklk taslayan o kimseler, Biz, sizin inandiginizi kesinlikle bilerek reddeden
kimseleriz! dediler.
77
Hemencecik de o sosyal yardim ve destek kurumlarini ayakta tutan gelir
kaynaklarini kuruttular ve byklenerek Rablerinin buyrugundan disari iktilar ve Ey Slih! Eger
gerekten gnderilen elilerden isen, bizi tehdit ettigini getir bize! dediler.
78
Bunun zerine hemen onlari, siddetli sarsinti yakaladi da yurtlarinda diz st ke kaldilar.
79
Slih, o zaman onlara sirt evirdi ve Ey toplumum! Andolsun ki ben size Rabbimin
gnderilerini teblig ettim ve size gt verdim, fakat siz gt verenleri sevmiyorsunuz dedi.
(A'rf/ 73 - 79)




Eldeki bilgilere gre, bahsi geen kavimler hakkinda Mekke toplumunun az ya da ok
bilgisi vardi. d'in, Semud'un, Iremin tam olarak ne ve nerede olduklarina dair [sehir mi,
lke mi, topluluk mu?] bir ok rivayet ve tartisma vardir. Ne var ki, Kuranin konuyla ilgili
mesajinin alinabilmesi iin bu rivayetlerin pek bir nemi yoktur. Kur'an, olaylarla ilgili
zaman, mekn ve sahislar gibi tarihsel detaylardan ziyade karakterler, tavirlar, olaylarin sebep
ve sonulari zerinde durarak dikkatleri dagitmadan meselenin zyle ilgilenmis ve o
zamanki muhataplarin hasyetle andigi, takdir ettigi ve gl grdg kavimlerin akibetini
haber vererek bu akibete yol aan temel nedenleri siralamistir. Kuranin simdiki
muhataplarinin da ayni mesaji almalari gerektigi izahtan varestedir.
Hd'un mensup oldugu d kavmi, Ahkf adiyla bilinen ve Umman ile Yemen'deki
Hadramevt arasinda yer alan genis l blgesinde yasamis ve byk nfuz ve iktidariyla
taninmis bir kavimdir. Bu kavim, Islm'in ortaya ikisindan asirlarca nce tarih sahnesinden
ekilmis olmasina ragmen, geride biraktigi iz ve hatiralariyla Arap geleneginde her zaman
canli kalmaya devam etmisti. Irem'in ve Semud'un kalintilari Mekkelilerin ticaret yaptiklari
kervan yolu zerindeydi. Surenin 9. ayetinde geen vadi, Medine'nin kuzeyinde,
Arabistan'dan Suriye'ye giden eski kervan yolu zerinde bulunan Vadiil-Kura'dir. Irem, bir
ok rivayetin yani sira, bu gn Ahkf lnn kumlari ile rtlms bulunan d kavminin
126
efsanev baskentinin ismi olarak bilinmektedir. Kaziklar sahibi olmak, klsik Arapada eski
bir bedev terimidir. Deyimsel olarak gl bir otorite yahut sarsilmaz, yikilmaz bir
gten mecaz olarak kullanilmaktaydi. Bir bedev adirini ayakta tutan kaziklarin sayisi, o
adirin byklgne bagliydi. adirin byklg, her zaman adir sahibinin statsne ve
gcne gre degismekteydi. Bundan dolayi gl bir kabile reisi iin ogu zaman sayisiz
direkler stnde duran adirin sahibi tanimlamasi yapilirdi.
Fecr suresinde bu kavme kisaca deginilmis, detay baska surelerde verilmistir.


Bu ayetlerde, glerinden o kadar dem vurulduktan sonra tagutlarin kainilmaz
akibetlerinin nedeni aiklanmaktadir. Bu tagutlar tugyan etmisler, hak ve adalet sinirlarini
asmislar, byk bir yozlasmaya ve rmeye neden olmuslardi. Zulm, israf, zevk ve
eglenceye asiri dsknlkle Rabbi unutmuslar; fesat ikarmislar, dzeni [ilh dengeyi],
ahlki ve fikri yozlastirmislardi. Bu yaptiklarina karsilik olarak, her seyi gren, her seyi bilen,
her seyi kontrol eden, hibir seyin ilminden ve grmesinden kaamadigi, grnen ve
grnmeyen her seye, ggslerde gizli olana bile sahit olan Allah, onlarin zerine azap
gnderdi, onlari sonsuz gcyle helk ederek cezalandirdi. Onun iin yeryznde fitne ve
fesat ikaranlar, tagutluk edenler, azginlik, taskinlik ve bozgunculuk yapanlar Allah'in
grmedigini, bilmedigini, yaptiklarindan gafil oldugunu, dolayisiyla da Allah'in azabindan
kaip kurtulacaklarini sanmamalidirlar.
Sra suresinin 40. ayetindeki Bir ktlgn cezasi, tipkisi bir ktlktr. ifadesi,
Allahin cezalandirmasiyla ilgili ilahi ilkeyi bildirmektedir. Bu ilke, sulularin dnya ve
ahirette grecekleri azabin, isledikleri ameller ile uyumlu olacagini gstermektedir.
Sulularin zerine yagdirildigi bildirilen azap kamisi, bu bakis aisiyla, kendilerini
Rabb yerine koyan tagutlarin, hkmettikleri klelerini, reayalarini, szde kullarini tipki sr
gder gibi kirbala iskence ederek cezalandirdiklarina ve byle bir suun cezasinin da ayni
sekilde tipkisi ile verildigine isaret etmektedir.
Kaminin tek bir paradan degil de birbirine sarilmis ya da rlms paralardan
olustugu hatirlanacak olursa, Azap kamisi deyiminden yola ikarak dnya ve ahiretteki
cezanin da deta bir azap yumagi gibi degisik azaplarin bir btn hlinde uygulanmasiyla
gereklestigi/gereklesecegi dsnlebilir. (Nebe suresi ayet 20-26'a bakiniz.)



15, 16. Ayetler:


15-16
nsana gelince, Rabbi onu her ne zaman snayp da kendisini
stn klar ve nimetler verirse: Rabbim beni stn kld der. Ama her ne
zaman da snayp rzkn daraltrsa: Rabbim beni ayaglad der.


Hatirlayacaginiz gibi A'l suresinden itibaren vahylerde (A'l suresi 14 ve Leyl suresi
5-21 ayetler) yeni bir konuya deginilmeye baslanmisti. Bu konu sosyal adaleti saglayan
infak yani Allah rizasi iin vermek idi. Bu mesele Fecr suresinin 15-30. ayetlerinde daha da
detaylandirilmaktadir.
Ayetteki insan ile kast edilenin Mekke'nin ileri gelenlerinden Utbe b. Rebia,
Huzeyfe b. Mugre, Ubeyy b. Halef ve Umeyy b. Halef gibi kimselerden biri oldugu ileri
srlmekte ise de, biz o insanin egitilmemis ham ruhlu kisilerin genel karakterini simgeledigi,
bu nedenle de o karakterdeki her bir insanin kastedildigi kanisindayiz.
127
Ayetlerin bildirdigine gre insan, sahip oldugu nimetler sayesinde iinde yasadigi
bollugu Rabbi tarafindan kendisine yapilan hak edilmis bir ikram olarak degerlendirir. Oysa
yapilan ikram, kendisinin imtihan edilmesine yneliktir ve sonunda hesabi grlecek bir
sorumlulugu da beraberinde getirmektedir. Asil ikramin ahirette oldugunu dsnemeyen
insan, dnyada yapilan ikramdan haz duyar, sevinir ve bu ikramin imknlariyla lkse ynelir.
Bununla da kalmaz, zevke, eglenceye ve fesada dalar, taskinlik yapmaya baslar.
Kendisine ikramda bulunulmus bir insanin bu davranisi nasil nankrlkse, rizkinin
kisilmasi ve kendisine verilen nimetlerin azligiyla sabri llen bir insanin Rabbinin kendisini
horladigini dsnmesi de ayni sekilde nankrlktr. Birbirine zit her iki davranis modelinin
de sonu hsrandir. nk ilki elindeki bollugu kazanilmis hak telakki ederek simarip azar ve
o nimetlerin skr eda edilmesi gereken bir imtihan oldugunu dsnmez; ikincisi de elindeki
dnya nimetlerinin baskalarina kiyasla az olusunun aslinda ahirette kendisine yapilacak
ikramin bir habercisi oldugunu ve rizk bollugu yolu ile yapilacak bir imtihandan kendisini
korudugunu dsnmez, bunu adaletsizlik olarak grr, hatta Allah'i inkra kadar srklenir.
Rizkina skretmeyi bilmeyen insan karakteri, ileride Hacc suresinin 11. ayetinde
detaylandirilacaktir.



17-20. Ayetler:


17-20
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Dogrusu siz, yetimi,
stn-saygn bir yekilde yetiytirmiyorsunuz. Yoksulun yiyecegi zerine
birbirinizi zendirmiyorsunuz. Oysa miras yagmalarcasna yle bir yiyiyle
yiyorsunuz ki! Mal yle bir seviyle seviyorsunuz ki, ygmacasna!

Yani Rabbinizden kendiniz iin bol ikram isterken, Ondan saygin ve stn olmaya
ynelik seyler beklerken, yetimlerin saygin ve stn olmalari iin hi aba sarf etmiyorsunuz;
onlari a, susuz, egitimsiz birakiyorsunuz.
Hareket imkni bulunmayan muhtalarin karinlarini doyurmalarini saglayacak bir is
sahibi olmalarini temin etmeye yanasmiyor, buna karsi iinizde bir istek duymuyor, bu
konuda birbirinizi tesvik etmiyorsunuz.
Bu hususta yarismaniz gerekirken aksine bundan kaiyorsunuz. Hatta baskalarinin
[zayiflarin] mirasina [toplumun onlar iin harcayacagi birikime, onlarin toplum zenginligi
iindeki paylarina] el koyuyor, onu byk bir oburluk, dsncesizlik ve a gzllkle
yiyorsunuz.
Mali da sinirsiz bir sevgiyle yle ok seviyorsunuz ki, akliniza ne hesap vereceginiz
geliyor, ne de Rabbiniz.
Hemen hemen btn Trke meallerde yer alan yetime ikram etmiyorsunuz evirisi,
ayetin gerek manasini ifade etmekten uzaktir. Ayette geen ikram, ay, kahve ve benzeri
seyler ikram etmek anlamina gelmez. Buradaki '' ikram, stn kilma, saygin hle
getirme demektir. Bu da egitim vermekle, firsat vermekle, is imkni vermekle mmkn
olabilir. Bir baska ifade ile ikram, a, susuz, gretimsiz, egitimsiz, becerisiz birakma,
toplumda seviyesiz hle getirme demek olan + kahr etmenin tam tersidir.
Ayette geen ,-- miskin szcg fikih literatrnde Fakirden daha yoksul olan
kimse olarak tanimlanmistir.
Gerekte miskn szcg sakin olmak, hareketsiz durmak anlamindaki -
sekene szcgnn trevlerindendir. Lisanl-Arab adli eserde sekene szcgnn esas
128
anlaminin _-', egilen/boynunu bken, tevazu gsteren demek oldugu belirtilmektedir.
44

Sekene maddesi) Bu iki anlam bir arada dsnlrse, misknin gerek fakirlik yznden
gerekse baska bir etken nedeniyle hareketsiz kalmis, serbest hareket imkanini kaybetmis,
boynu bklms kimse oldugu anlamina ulasilir. Bu ikinci nedenle miskinlesmenin rnegi
Kehf suresi 79. ayette grlr. Miskin bazi hallerde fakirden stn olabilecegi gibi, bazen
de fakirden daha yoksul olabilir. Bunun Kur'an'da birok rnegi mevcuttur.
zetle bu ayetlerde deginilen hususlar, Islm'in sosyal adalet ilkesinin temelini
olusturmaktadir. Gnmzdeki ekonomik sistemlerin bu ilkelerle taban tabana zit olusu gz
ardi edilmemeli ve Islm'in istedigi sosyal adalet dzeni ile bu sistemler arasindaki uurum
topluma bir tez-antitez, yani Hakk ile batil sunumu ile anlatilmalidir. Bylelikle
insanlarin en gzel sistemi tercih etmelerine yardim edilmis olunur.







21, 22. Ayetler:


21-23
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Yer st ste
sarsntlarla dmdz edildigi zaman, Rabbinin hesaba ektigi, gnderdigi
vahiyler tank olarak saf saf dizildigi zaman, o gn cehennem de getirilmiytir; o
insann, o gn akl bayna gelecektir, artk aklnn bayna gelmesinin kendisine
ne yarar var ki!

Tekvir suresinin ilk ayetlerindeki kiyamet sahneleri bu iki ayette de kisaca aiklanarak
uyarilara devam edilmektedir.

22. ayetin orijinalindeki Rabbin geldigi zaman ifadesi mtesabih bir ifadedir. Bu
nedenle tevili yapilir. Zira Yce Allah'in gelmesi, gitmesi, inmesi, ikmasi sz konusu
olamaz. Rabbin geldigi ifadesindeki tamlamaya bir anlam takdir edilerek aiklama yapilir.
Rabbimizin fizik olarak gelmesi ve bizim de O'nu grmemiz sz konusu olmadigina gre,
takdir edilecek anlamlar syle olabilir: Rabbinin hesaba ekmeye dair emri geldigi vakit,
Rabbinin nne geilemez gc, hasmeti, kahri geldigi zaman, Rabbinin yce ayetleri
geldigi zaman .
Mtesabih szcg ile ilgili olarak ileride genis bilgi ve rnekler verilecektir.

Meleklerin saf saf dizilmesi

Rabbimizin insanlari sinamasi, gretmek iin degil, dnya ve ahirete tanik
olusturmak iindir. Kimmse hakkindaki karara itiraz edemesin. Tipki okullardaki
gretmenlerin grencilerini sivav yapma amacinin, grencilerden grenmek
olmayip sinava giren grencilerin durumunun belirlenmesi, sahitlendirilmesi
oldugu gibi.
Kiyamet gnnde insanlar iin, kendi nefsi, yakinlari, toplumu, eliler ve vahyler taniklik
edecektir.


44
Lisan(Cilt 4, Sh. 630-635
129

Bu konuyla ilgili su ayetlere de bakilabilir.
Bakara/ 143, Hacc 78, Fecr/21-23, , Nisa/ 41, 159, Nahl /84, 89, Kaf/ 21,
Mmin /51, Hud/18, 19, Kasas/ 75, Fussilet /20-22, Nur/ 24, Ya Sin/ 65,
Furkan/30, Maide/116-118.

Meleklerin (vahyin tanklgn Nebe suresinde grmekteyiz.
38-40
Indirilmis yetler ve vahiy, tanik olarak saf saf dikildikleri gn, Rahmn'in
[yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden Allah'in] izin verdikleri
disinda hi kimse konusamaz. Ve o izin verilen, dogruyu syler: Ite bu, hak
gndr. Artik dileyen Rabbine bir siginak edinir. Sphesiz Biz sizi yakin bir azap ile
uyardik. O gn, kisi iki gcnn/mal ve evresinin ne takdim ettigine
bakar/yaptiklariyla yz yze gelir ve kfir; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek
reddeden kisi: Ah ne olaydi, ben bir toprak olsaydim der.
(Nebe738-40)


Bu paragrafta mahser sahnesi canlandirilmaktadir. Benzer sahneler Tekvir suresinin
12-14. ayetlerinde de ortaya konmustu.

24. Ayet:


24
Der ki: Keyke ben bu hiret hayatm iin hazrlk yapmy
olsaydm!


Surenin bu kisminda zimnen su uyari yapilmaktadir:
Maliniza, makaminiza gereginden fazla deger veriyor, onlari muhafaza etmek iin
deta kendinizden geiyorsunuz. Degerlerinizi, dininizi, sahsiyetinizi, ilkelerinizi hie
sayiyorsunuz. Peki, ama bakalim o gn ne yapacaksiniz? Gelecegini sanmadiginiz, ya da
unuttugunuz, unutmak istediginiz, bilmezden geldiginiz o gn gelince ne yapacaksiniz? O gn
ne ok sevdiginiz, yigdiginiz maldan, ne de ykseldiginiz makamdan size fayda vardir. Ancak
Rabbinizin hasmeti, azabi, meleklerin lneti ve cehennem vardir. Ge kalmis bir anlamanin
ardindan daha da yakici bir pismanlik vardir: Keske bu hayatim iin nceden hazirlik
yapsaydim! Ama ok ge.

25, 26. Ayetler:


25,26
Artk o gn Allah'n ettigi azab kimse edemez ve O'nun
vurdugu bag kimse vuramaz.

Bu ayetlerde Yce Allah, sululari lyik olduklari azaba baglayan, o azaptan
kamalarini imknsiz kilan baglar oldugunu bildirerek kiyametteki azabi vurgulamaktadir.

27, 28. Ayetler


27-30
Ey zihnindeki tm soru iyaretlerini gidererek rahata kavuymuy
kiyi! Dn Rabbine, sen Rabbinden O da senden hoynut olarak! Hemen gir
kullarmn iine! Ve gir cennetime!

130
Kur'an bu noktada Iltifat Sanati yaparak gaipten muhataba [nc sahistan ikinci
sahisa] dnmekte ve o ana kadar inmis olan [Alak ile Fecr sureleri arasindaki] vahiylerle
mutmain olan kisiye seslenmektedir: Ey mutmain olmus kisi, artik sen Allah'tan, Allah da
senden razi olarak lebilirsin, Rabbine dnebilirsin.
Bir kimsenin mutmain olmasi, o kimsenin gerege ulasmasi, iinde en ufak bir sphe
kalmamasi demektir. Bu noktaya ulasmis kimseler, hi bir seyden korku ve znt duymazlar.
Tam olarak huzur ve gven iindedirler.
Bunu basarabilmek ise sadece Allah'i anmak, akilda tutmak ve unutmamakla
mmkndr (Ra'd 28). Zaten ilk vahiyden itibaren Fecr suresine kadar btn vahiylerin z
de Allah'i unutmama ilkesine dayanmaktadir.



Rabbimizin kastettigi kullar, Sad suresinin 83. ayetinde Iblis'in aldatamayacagindan
bahsedilen insanlarin iinden ihlslariyla seilmis has kullardir. Rahman'in kullari ya da
Allah'in seilmis kullari olarak da adlandirilan bu kullarin nitelikleri ve akibetleri Furkan
suresinin 63-74, Saffat suresinin 39-49. ayetlerinde aiklanmistir.
Bu kullar asagidaki zelliklere sahiptirler:

- Yeryznde alak gnlllkle yrrler ve cahiller onlara hitap edince Selm
derler.
- Geceleri Rableri huzurunda secde ederek, ayakta durarak geirirler.
- Ve syle yakarirlar: Rabbimiz, cehennem azabini bizden sav. Dogrusu onun azabi
denecek bir bortur. Sphesiz o, kt bir durak yeri ve kt bir dinlenme yeridir!
- Onlar harcadiklari zaman ne savurganliga saparlar ne de cimrilik ederler.
- Onlar Allah ile beraber baska bir ilha yakarmazlar. Allah'in saygiya lyik kildigi
cana haksiz yere kiymazlar. Zina etmezler.
- Onlar yalana taniklik etmezler. Bos lkirdiya rastladiklarinda soylu bir tavirla geip
giderler.
- Rablerinin ayetleri kendilerine hatirlatildiginda, krler ve sagirlar gibi davranmazlar.
- Onlar syle yakarirlar: Rabbimiz, eslerimizden ve ocuklarimizdan bize gz
aydinligi bagisla. Bizi takvaya sarilanlara nder kil.

Bu kullarin akibetleri de syle olacaktir:
- Iste bunlar, sabretmis olmalarina karsilik yksek konaklarla dllendirilirler. Ve o
konaklarda saglik dilegiyle ve selmla karsilanirlar.
Orada srekli kalacaklardir. Ne gzel konak yeri, ne gzel dinlenme yeri!
- Onlar iin belirlenmis bir rizk vardir.
- esit esit meyveler vardir. Ikramla karsilanan kisilerdir onlar.
- Nimetlerle dolu cennetlerdedirler.
- Karsilikli koltuklar zerindedirler.
- Kaynaktan doldurulmus kadehler dolandirilir evrelerinde.
- Bembeyaz, ienlere lezzet sunan kadehler.
- Sersemletme/bas agrisi yok onda. Sarhos da olmazlar ondan.
- Yanlarinda, gzlerini onlara dikmis, iri gzller vardir.
- Korunmus yumurtalar gibidir onlar.

Allahin kendilerinden razi oldugu, kendileri de Allahtan razi olan kimseler su
ayetlerde aika belirtilmislerdir:

131
Beyyine/7, 8:
7
Sphesiz inanan ve slihti isleyen kimseler, yaratilanlarin en hayirlilarinin ta kendileridir.
8
Onlarin, Rableri katindaki dlleri, iinde srekli kalanlar olarak altlarindan irmaklar akan Adn
cennetleridir. Allah, onlardan razi olmus, onlar da O'ndan razi olmuslardir. Iste bu mkfat, Rabbine
bilgiyle, sevgiyle, saygiyla rperti duyan kimseler iindir.


Fetih/18, 19:
18,19
Andolsun o agacin altinda sana baglilik yemini ederlerken Allah, mminlerden razi
olmustur. Iste kalplerinde olani bilmis, onlara kalbi teskin eden, gven ve yatisma duygusu/ moral
indirmis ve onlari pek yakin bir fetih ve alacaklari birok ganimetler ile dllendirmistir. Ve Allah,
en stn, en gl, en serefli, maglp edilmesi mmkn olmayan/ mutlak galip olandir, en iyi yasa
koyan, bozulmayi iyi engelleyen/saglam yapandir.


Maide/109-120:
109
Allah, elileri toplayacagi gn syle diyecek: Size verilen cevap nedir? Onlar: Bizim
hibir bilgimiz yoktur; sphesiz ki Sen, grlmeyeni, duyulmayani, sezilmeyeni, gemisi, gelecegi en
iyi bilenin ta kendisisin dediler.
110
Hani Allah demisti ki: Ey Meryem oglu s! Senin zerinde ve annenin zerinde olan
nimetimi hatirla! Hani Ben, seni Allah'in vahyi ile glendirmistim. Yksek mevkide olan biri
olarak ve yetiskin biri olarak insanlara konusuyordun. Hani sana Kitabi, haksizlik, bozgunculuk ve
kargasayi engellemek iin konulmus kanun, dstur ve ilkeleri, Tevrt'i ve Incl'i gretmistim.
Hani Benim iznimle/ bilgimle amurdan; kilden (seramikten) kus sekli gibi bir sey (Buhurdan)
yapiyordun. Sonra da onun iine flyordun; aerosol olusturuyordun, onlar da (hastalik yayan;
asilayan hasereler) Benim iznimle kus oluveriyordu/abucak gidiyorlardi. Anadan dogma kr olani
ve alaca hastaligina yakalanmis kimseyi iznimle/ bilgimle iyilestiriyordun. Yine Benim iznimle/
bilgimle sosyal lleri ikariyordun/ canlandiriyordun. Ve hani Isrlogullari'na apaik kanitlarla
gelip de onlardan Allah'in ilhligina ve rabligine inanmayanlarin: Bu, ancak apaik bir sihirdir
dedikleri zaman seni onlardan korumustum.
111
Ve hani havarilere: Bana ve Elime inanin diye vahyetmistim. Onlar, Inandik! ve Bizim
gerekten Mslmanlar oldugumuza tanik ol demislerdi.
112
Hani havariler: Ey Meryem oglu s! Rabbin bize gkten bir sofra indirebilir mi?
demislerdi. s: Eger iman edenler iseniz Allah'in korumasi altina girin demisti.
113
Havriler: Biz istiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz iyice yatissin, senin bize dogru
syledigini bilelim ve biz de buna taniklardan olalim dediler.
114
Meryem oglu s: Allah'im, Rabbmiz! Bizim zerimize, bizim iin, ncekilerimiz ve
sonrakilerimiz iin bir bayram ve Senden bir almet/gsterge olarak gkten bir sofra indir. Ve bizi
riziklandir. Ve Sen, rizik verenlerin en hayirlisisin! dedi.
115
Allah dedi ki: Sphesiz Ben, onun size indiricisiyim. Artik bundan sonra sizden kim
inanmazsa, Ben onu lemlerden hi kimseye yapmayacagim bir azapla azaplandiracagim.
116-118
Ve hani Allah demisti ki: Ey Meryem oglu s! Sen mi insanlara: Beni ve annemi,
Allah'in astlarindan iki tanri edinin dedin? s: Sen ariniksin, benim iin gerek olmayan bir seyi
sylemem bana yakismaz. Eger ben onu demis olsam, Sen, bunu kesinlikle bilmistin. Sen, benim
iimde/zmde olani bilirsin, ben ise Senin zatinda olani bilmem. Sphesiz Sen; grlmeyeni,
duyulmayani, sezilmeyeni, gemisi, gelecegi en iyi bilenin ta kendisisin! Ben, onlara sadece, Senin
bana emrettiklerini; Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin dedim. Ve ben, ilerinde
oldugum mddete onlar zerine taniktim. Ne zaman ki Sen, beni vefat ettirdin; gemiste
yaptiklarimi ve yapmamgerekirken yapmadiklarimi bir bir hatirlattirdin/ beni ldrdn, Sen, onlari
gzetleyenin ta kendisi oldun. Ve sphesiz Sen, her seye en iyi tanik olansin. Eger onlara azap
132
edersen, sphesiz onlar, senin kullarindir ve eger onlari bagislarsan, sphesiz Sen, en stn, en gl,
en serefli, maglp edilmesi mmkn olmayan/ mutlak galip olanin, en iyi yasa koyan, bozulmayi iyi
engelleyen/saglam yapanin ta kendisisin dedi.
119
Allah dedi ki: Bu, dogru kimselere dogruluklarinin yarar sagladigi gndr. Onlar iin, iinde
sonsuz kalicilar olarak altlarindan irmaklar akan cennetler vardir. Allah, onlardan razi olmus, onlar
da O'ndan razi olmuslardir. Iste bu, en byk kurtulustur.
120
Gklerin, yeryznn ve bunlarin iinde bulunan seyin sahipligi, ynetimi yalnizca
Allah'indir. Ve O, her seye en iyi g yetirendir.


Tevbe/ 100:


100
Muhacir ve Ensar'dan ilk nce ne geenler ve iyilestirme-gzellestirme ile onlari izleyen
kimseler; Allah onlardan razi oldu, onlar da O'ndan razi oldular. Ve Allah onlara, ilerinde temelli
kalicilar olarak altlarindan irmaklar akan cennetler hazirladi. Iste bu, byk bir kurtulustur.

Dikkat edilirse, surenin 15-26. ayetlerinde nankr insan ve onunla ilgili kiyamet sahnesi, 27-
30. ayetlerinde ise teslim olan insan ve onun kiyamet sahnesi canlandirilmistir.
Sure safaga dikkat ekerek baslamis, son ayetlerle de safagin sonundaki aydinligin
cennet oldugu vurgulanarak zimnen syle denilmistir: Ey drst, erdemli kulum! Iman ve
samimiyet ile Rabbine gzel seyler takdim ederek kalp huzurunu bulmus, huzura ermis insan!
Hak etmis, mkfatlandirilmis, razi olmus ve olunmus olarak kullarimin arasina ve cennetime
gir!

Fecr suresinin 27-30. ayetlerini Fussilet suresinin 30-32. ayetleri ile de ortaya koymak
mmkndr:

30-32
Sphesiz, Rabbimiz Allah'tir deyip sonra dosdogru olanlar; onlarin zerine, haberci
yetler srekli iner; Korkmayin, zlmeyin. Size vaat edilen cennetle sevinin. Biz, dnya hayatinda
ve hirette sizin yol gsterenleriniz, yardimcilariniz, koruyanlariniziz. Cennette, kullarinin
gnahlarini ok rten, onlari cezalandirmayan ve bagisi bol olan, engin merhamet sahibinden bir
ikram olarak sizin iin nefislerinizin arzuladigi her sey var. Orada istediginiz seyler de sizin iindir.
(Fussilet/30-32)


Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir


11 DUHA SURESI

[KUSLUK VAKTI]

SURESI




DUHA SURESINE GIRIS


133
Duha suresi, Mekke'de inmistir. Inis sirasina gre 11. suredir.
Peygamberimizin ve vahyin Allah'in teminati altinda oldugu bu sure ile aiklanmistir.
Ayrica Fecr suresinde deginilen ikram, yetim, nankrlk gibi kavramlar, bu surede
peygamberimizin hayatindan rnekler verilerek pekistirilmis ve detaylandirilmistir.


Klasik kaynaklarda Fecr suresinin inisinden sonra uzun bir -- fetret dneminin
yasandigi ve daha sonra Duha suresinin inisiyle bu dnemin sona erdigi iddia edilmistir.
Baska bir ifadeyle, Allah'in Fecr suresinden sonra uzun bir sre peygamberine vahyi kestigi
iddia edilmektedir.
Fetretin sebepleri hakkindaki rivayetlerden bazilarini Alak suresinin tahlilinde
anlatmis, Kur'an'dan ve tarih bilgilerden yararlanarak bu rivayetlerin uydurma olduklarini
ortaya koymustuk. Konu tekrar gndeme geldigi iin bu kez de Ibn-i Kesir'den iki rivayet ele
alinarak bunlar incelenecektir:

'Ibn-i Cerir Taberi'nin rivayetine gelince, o der ki: Bize ibn-i Ebu Sevarib .. Abdullah Ibn
Seddad'dan nakletti ki; Ayse Allah'in Elisine; 'Ne oluyor, Rabbim sana darildi mi?' demis. Bunun
zerine '_= -'', Andolsun kusluk vaktine' suresi nazil olmus.

Taberi'nin Ebu Kurayb'den rivayetine gre ise Hadice Durumundan anladigima gre
Rabbinin sana darildigini saniyorum demis. Bunun zerine bu sure nazil olmus.

Ilk rivayet incelendiginde grlr ki, Peygamberimize bu ilk vahiyler geldigi tarihlerde Ayse
henz bir ocuktu ve peygamberimiz ile bir yakinligi bulunmamaktaydi. Bu tarihi durum, bu
rivayetin esitli gerekelerle uydurulmus birok yalandan biri oldugunu gstermektedir.
Ikinci rivayete gelince: Hadice'nin peygamberimizle bu sekilde konusabilmesi iin
Allah'in bildirdigi bir vahiy inis takviminin bulunmasi ve Hadice'nin de bunu biliyor olmasi
gerekir. Oysa Kur'an'in inisinin belli bir takvime baglanmadigi herkesin malmudur.
zetle, vahyin inisi sirasinda bir fetret dneminin yasandigina dair ileri srlen
iddialar tamamen dayanaksizdir. Furkan suresinin 32. ve 33. ayetlerinde Kur'an'in toptan
degil, para para, azar azar, yeri geldigi zaman indirilecegi aika bildirilmektedir.
Dolayisiyla iki vahiy arasindaki bosluk dnemini fetret olarak degerlendirmek Kur'an'a ters
dsmektedir.





11 / DUHA [KUSLUK VAKTI] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1-3
Aydnlanmann baylayy ve Allah'n ilhlgn, rabligini bilerek
reddediyin, Allah'a ortak kabul ediyin, cehaletin toplumu sarmylg kanttr
ki Rabbin seni terk etmeyecek ve sana darlmayacak.
4,5
Sonras senin iin ncesinden elbette daha hayrl olacak. Ve Rabbin
sana verecek, sen de hoynut olacaksn.
134
6-8
O seni yetim olarak bulup barnaga kavuyturmad m? Seni dosdogru
yol dynda biri olarak bulup da dosdogru yola klavuzluk etmedi mi? Seni aile
geindirme zorlugu iinde bulup da zengin etmedi mi?

9,10
O hlde yetimi periyan etme/ daha da ktleytirme! steyeni/ soran
azarlama.
11
Ve Rabbinin nimetini sz ve fiillerinle ortaya koy!




Ayetlerin Tahlili


Ayetin orijinalindeki Su kuyluk vakti

Kusluk vakti, gnn ilk aydinlik saatleridir. Burada, artik karanlik dnemlerin
bittigine, fecrden/safaktan sonra aydinligin basladigina dikkat ekilmektedir. Artik ruh
bunalimlar bitmis, isler yoluna girmis, insanlar mminlesmeye baslamislardir. Ileride daha iyi
gnler de gelecektir.

karanlg bsbtn bastrdg zamanki gece

Burada, kfr, sirk ve ruhi bunalimlari simgeleyen karanligin tam bastirdigi ortamlara
dikkat ekilmektedir. Bir tarafta zifri karanlik btn agirligiyla kendini gsterirken diger
tarafta da kusluk vaktinin yasanmasi kanittir ki,

Rabbin seni terk etmeyecek ve sana darlmayacak.

Alak suresinin tahlilinde de belirttigimiz gibi, ayetin lfz/szel anlami Rabbin sana
darilmadi ve seni birakmadi da seklindedir. Ne var ki, bu ifade tarzi Kur'an'da bir olayin, bir
durumun ileride gerekleseceginin kesin oldugunu vurgulamak iin kullanilmaktadir. Leheb
suresinin ilk ayetinde oldugu gibi, Kur'an'da yzlerce rnegi bulunan bu ifade teknigi dikkate
alindiginda, ayet Rabbin sana darilmayacak ve seni birakmayacak da anlamina gelir. Bu
ayetle peygamberimize yalniz birakilmayacagi ve vahiylerin devam edecegi ynnde gvence
verilmistir.

4 - 5. Ayetler:


4,5
Sonras senin iin ncesinden elbette daha hayrl olacak. Ve
Rabbin sana verecek, sen de hoynut olacaksn.

Yani; Bundan sonraki hayatin, gemis hayatindan daha iyi olacak. Rabbin sana ok
seyler verecek, sen de ok memnun olacaksin.
Nitekim peygamberimizin elilik grevi aldiktan sonraki hayati, grevi almadan
nceki hayatina gre her aidan kat kat stnlklerle dolu gemistir.
Bu iki ayet peygamberimize ahirette sefaat yetkisi verilmek suretiyle kendisinin
memnun edilecegi ve dolayisiyla onun ahiret hayatinin dnya hayatindan daha iyi olacagi
seklinde yorumlanmistir. Peygamberi veyim derken Mslmanlari gevseklige ve asilsiz
beklentilere srkleyen bu tr yorumlarin ciddi hibir dayanagi yoktur. Her seyden nce bu
135
yorum, ahirette sefaatin sadece Allah'a ait oldugunu bildiren onlarca ayete ters dsmektedir.
Sefaat konusu, ileride Necm suresinde detayli olarak incelenecektir.

6- 8. Ayetler:


6-8
O seni yetim olarak bulup barnaga kavuyturmad m? Seni
dosdogru yol dynda biri olarak bulup da dosdogru yola klavuzluk etmedi mi?
Seni aile geindirme zorlugu iinde bulup da zengin etmedi mi?


Bu ayetler peygamberimizin gemisi hatirlatilmaktadir. Gerekten de peygamberimiz yetim
olarak dnyaya gelmis, nce dedesi Abdlmuttalib'in, onun lmnden sonra da amcasi Ebu
Talib'in himayesi altinda yasamistir.



Ayette geen dllen (dosdogru yol dynda biri) szcg peygamberimiz iin
kullanildigindan, birok meal ve tefsirde yumusatilmis anlamlarla yer almis, buna bagli olarak
da peygamberimizin gece evine giderken yolunu kaybettigi veya buna benzer anlamlar
verildigi tam 22 adet zorlama yorum ortaya ikmistir.
Oysa dallet szcgnn ayette zit anlamli '- hidayet szcg ile birlikte
kullanildigi gzden kairilmamalidir. Bu nedenledir ki, dallet szcgnn anlaminin
yumusatilmasi ayetin ruhuna aykiri olur. nk Fatiha ve Leyl surelerinde de deginildigi gibi,
hidayet szcg Allah yolunu gstermek demektir. Evin yolunu ya da kyn yolunu
gstermek anlamina gelmez ve bu anlamda kullanilamaz. Dolayisiyla ayetteki dallet
szcg tam olarak hidayet disinda olmak, Allah yolunun disinda olmak anlamina gelir.
Dllen szcgnn gerek anlamini peygamberimize yakistiramayanlar bu szcg
zoraki yorumlarla asil anlaminin disinda kullanmislardir. Szcgn asil anlaminin ne oldugu,
Necm suresinin 2. ayetinde geen arkadasiniz sapmadi ve azmadi ifadesinden de
anlasilmaktadir. Peygamberimizin vahiy aldigi dnemdeki halinin belirtildigi bu ayette onun
hidayet zere bulundugu, Allah yolunun disina ikmadigi belirtilmektedir.
Konumuz olan Duha 7. ayette ise peygamberimizin de herkes gibi bir insan olduguna,
onun da kusur isleyebilecegine isaret vardir. Konuyla ilgili olarak asagidaki ayetler de tetkik
edilmelidir:

52,53
Iste bylece Biz, sana da Kendi emrimizden/Kendi isimizden olan ruhu/ Kurn'i vahyettik.
Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat Biz onu, kullarimizdan diledigimizi kendisiyle
kilavuzladigimiz bir nr/isik yaptik. Hi kuskusuz sen de dosdogru bir yola; gklerde ve yerde
bulunanlar Kendisi iin olan Allah'in yoluna kilavuzluk etmektesin. Gznz ain, btn isler yalniz
Allah'a dner.
(Sra/ 52, 53)

3
Sana bu Kurn'i vahyetmekle Biz, sana kissalarin en gzelini anlatiyoruz. Hlbuki sen,
bundan nce, kesinlikle bu konu hakkinda duyarsiz/ bilgisizlerdendin.
(Yusuf/ 3)

65,66
Ve andolsun ki sana ve senden ncekilere syle vahyedildi: Andolsun ki eger ortak
kosarsan amelin kesinlikle bosa gidecek ve kesinlikle kaybedenlerden olacaksin. Onun iin, tam
aksine, yalniz Allah'a kulluk et ve sahip oldugu nimetlerin karsiligini deyenlerden ol.
(Zmer/ 65)
136
19
yleyse, sphesiz Allah'tan baska ilh diye bir seyin olmadigini bil! Kendi gnahin iin,
mmin erkekler ve mmin kadinlar iin bagislanma dile. Ve Allah, sizin gezip dolastiginiz yeri ve
durdugunuz yeri bilir.
(Muhammed/ 19)
50
De ki: Eger ben sapmissam, artik yalnizca kendi zararima saparim. Ve eger kilavuzlandigim
dogru yolu bulmussam, bilinmeli ki Rabbimin bana vahiy vermesiyledir. Sphesiz O, En Iyi Isiten'dir,
ok Yakin Olandir.
(Sebe/ 50)

48
yleyse Rabbinin karari iin sabret, bunalan kisi gibi olma. Hani o, bir kez asiri bunaldiginda
Rabbine seslenmisti.
49
Eger Rabbinden o'na bir iyilik ulasmasaydi, kinanmis bir durumda, bos bir
yere atilacakti.
50
Ancak, Rabbi o'nu seti, sonra da iyilerden biri yapti.
(Kalem/ 48- 50)



zetle bu ayette, Mekke'de Mekkeliler gibi yasamakta olan Muhammed (as)'e Allah'in
hidayeti ile Islm'in yolunun gsterildigi ve bu dnyada nimetlerin en byg ile
nimetlendirildigi anlatilmaktadir.
Bu paragrafta konu edilen Seni aile geindirme zorlugu iinde bulup da zengin etmedi mi?
ifadesini, iki farkli sekilde yorumlamak mmkndr:

1. Szcklerin gerek anlamlarina gre:
- Yetim dogan Muhammed (as)'in, kendi dedesinin ve amcasinin himayesinde, sikinti
ekmeden ama bir aile geindirmeye de gc olmadan .-'= il [ihtiya sahibi] olarak
yasamini srdrdg bir sirada Hadice ile evlenerek zengin bir aile reisi konumuna
ykselmesi;
- Ya da; peygamberimizin elilik grevini aldiktan sonra Ebu Bekir, Osman ve diger
zenginlerin mal varliklarini emrine vermeleri sonucunda zenginlesmesi.

2. Szcklerin mecaz anlamlarina gre ise;
- Mekkeli Muhammed (as)'in vahiy sayesinde bilgilenmesi ve kanit sahibi olmasi,
- Ya da; kendi halinde biri iken bir lider haline gelmesi kast edilmis olabilir.

9.10. Ayetler:


9,10
O hlde yetimi periyan etme/ daha da ktleytirme! steyeni/
soran azarlama.
O halde yetimi kahretme!

Yani; Yetimi heder etme, yetimi ezme!
+ Kahr, bir seyi normal konumundan daha kt bir duruma sokmaktir. Bir insani
olmasi gereken konumdan daha asagi bir duruma getirmek, o insani kahretmektir. Kahr,
ikramin, yani stn kilmanin, saygin hle getirmenin ziddidir. rnek olarak Araplar etin
tencerede brtmesine, prsmesine + kahr derler.
45
Yetimin stn kilinmasi gerektigi,
bir nceki sure olan Fecr de bildirilmisti. Bu surede ise konu zit anlami ile vurgulanarak
pekistirilmistir. Yetimlik Kuranin nemle zerinde durdugu bir konudur. yle ki, yetimi

45
(Lisanl Arab, g h r mad. )

137
koruyup gzetmek dinimizin ana ilkelerinden biridir. Konu sadece bu iki surede islenmekle
kalmamis, Bakara suresinin 220. ayetinde ve Nisa suresinin ilk on ayetindeki su hkmlerle
detaylandirilmistir:
- Yetimler, akraba grubu iine alinarak vey evlt konumuna getirilmelidir.
- Bir arada yasanilan yetimlere kardes muamelesi yapilmalidir.
- Yetimlerin mallari kendilerine verilmelidir.
- Yetimlerin mallari korunmali ve idaresinde haksizlik yapilmamalidir.
- Yetimler ise yarar hle getirilmelidir, is g sahibi yapilmalidir.
- Miras paylasiminda yetimler iin de pay ayrilmalidir.



Bazi meallerde yer alan yetime kahretme seklindeki eviri, ayetin gerek mesajini
yansitmamaktadir. nk Trkede yetime kahretme ile yetimi kahretme ifadeleri ayni
anlama gelmez. evirilerin ogunda kullanilmis olan yetime kahretme ifadesi, yetime
darilma, yetime gcenme gibi bir anlam iermektedir. Oysa ayet, yetimin kahrolmasinin,
mahvolmasinin nne geilmesi gerektigini anlatmaktadir. Dolayisiyla buradaki evirinin
yetimi kahretme seklinde olmasi gerekmektedir. Bu da bize ayetin su mesajini iletmektedir:
Yetimler a-aik, evsiz-barksiz, egitimsiz- gretimsiz, issiz-gsz birakilarak heder
edilmemeli, gereken yapilarak anali-babali gibi bytlmeleri saglanmali, onlara en iyi egitim
ve gretim verilmeli, saygin ve degerli kisiler olarak topluma kazandirilmalidir.
Kur'an'in yetimler iin verdigi emirler hem bireysel hem de toplumsal boyutlar tasiyan
emirlerdir. Onlar iin yapilmasi emredilen islerin bireylerce yapilabilir olanlari bireyler
tarafindan; toplumca yapilabilir olanlari ise toplum adina kamu otoritesini kullananlar
tarafindan yerine getirilmelidir. Bir iman toplumu, stlenilmesi gereken maddi ve manevi
ykler konusunda en az bireyleri kadar sorumludur. Nitekim Fecr suresinin 17-20. ayetlerinde
yetimin kerimlestirilmesi ve yoksulun yiyecegi zerine tesviklesilmesi grevleri dogrudan
topluma verilmistir.


Onuncu ayetteki steyeni azarlama ifadesi

.-'- Sail szcg isteyen demektir, ancak soran anlamina da gelmektedir.
nk soru sormak, bilgi istemek demektir. Ayette tmlece yer verilmeyerek isteyenin ne
istedigi belirtilmemistir. Bu durum, isteyen szcgnn anlam alanini genisletmektedir.
Dolayisiyla isteyen szcg iin yiyecek-iecek gibi maddi ihtiyalari isteyen, ya da din
ve imanla ilgili manevi ihtiyalarini giderecek bilgi isteyen, soru soran gibi anlamlarin
gelistirilmesi mmkndr.

11. Ayet:


11
Ve Rabbinin nimetini sz ve fiillerinle ortaya koy!

Surede aiklanan konular dikkate alindiginda Rabbinin nimeti ifadesinden
peygamberimize verilen her trl nimet anlasilmaktaysa da, ona verilen asil nimet Islm
Dinidir. Zira basta Maide suresinin 3. ayeti olmak zere Kur'an'da bahsedilen nimet Islm
dinidir. Peygamberimizden istenen de, bu nimeti [Islm Dinini] hem yasamasi hem de
anlatmasidir.

Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir
138


12 INSIRAH suresi

[AILMA]

SURESI



INSIRAH SURESINE GIRIS

Insirah suresi olarak adlandirilan ayetler, Duha suresinin devamidir. Kuran ilimleri
konusunda taninmis uzmanlardan olan Tavus ve mer b. Abdlaziz, Duha ve Insirah
surelerini tek sure olarak kabul etmislerdir.
46
Biz de bu surelerin tek Necm oldugu
kanaatindeyiz.
Duha suresinde peygamberimizin gemisteki hayati ve kendisine verilen nimetler
hatirlatilmis, ayrica bundan sonra kendisinden beklenen davranislarin bir kismi aiklanmisti.
Bu surede de peygamberimize verilmis olan nimetlerin hatirlatilmasi srdrlmekte ve
kendisinden beklenen davranislarin aiklanmasina devam edilmektedir.
Surenin tahliline baslamadan nce, Mslmanlar arasina sokulmus bir hurafe olan
- -'' _- Serh-i Sadr [Ggsn Yarilmasi] mucizesinden bahsetmekte yarar gryoruz.
nk bu tr asilsiz anlatimlarin bugne kadar Mslmanlara nelere mal oldugu herkesin
malmudur.
Peygamberimizin kalbinin ameliyatla ailarak iindeki madd ve manev pisliklerin
ikarildigini ve bunlarin yerine yksek faziletlerin kondugunu dile getiren uydurma
rivayetlerin, olayin farkli zaman ve yerlerde gereklestigini ifade eden drt ayri varyasyonu
vardir:
Birinci ameliyat, peygamberimiz henz bebekken stannesi Halime'nin yaninda
yapilmistir. Rivayete gre peygamberimiz o sirada bir st ocugu olmasina ragmen seneler
sonra bu ameliyati hatirlamis ve syle anlatmistir:
ocuktum, arkadaslarimla bir derede oynuyorduk. kisi geldi, yanlarinda bir altin
legen vardi. Ii karla doluydu. Beni arkadaslarimin arasindan aldilar. Birisi beni yanim stne
yatirdi. Karnimi yardi. Ben bakip duruyordum. Hi aci duymadim. Karnimdan bagirsaklarimi
ikarip legende yikadi. Yine karnima koydu. teki gelip kalbimi disari ikardi. Kalbimin
iinden pihtilasmis bir kara kan parasini ikarip atti. Sonra nurdan bir mhr ikarip kalbimi
mhrledi. Sonra kalbim peygamberlik ve hikmet nuruyla doldu. Sonra kalbimi yerine koydu.
ncs ise karnimin yarilan yerini sivazlayip yarami iyilestirdi.
47

Ikinci ameliyat, peygamberimiz on yasindayken yapilmistir. Bu ameliyat hakkindaki
rivayet, peygamberimiz hakkinda uydurdugu yalan hadisler ile shret yapmis olan Ebu
Hreyre kaynaklidir. Buna gre peygamberimiz on yasindan birka ay almisken yolu le
dsms. Basinin stnde (gkte) iki adam konusuyorlarmis. Birisi digerine Bu, o mu? diye
kendisini gstermis. br: Evet, bu o demis. Sonra peygamberimizi yatirip kansiz ve
acisiz ameliyati gereklestirmisler. Kalbinden kin ve kiskanligi ikarip merhamet ve
'sefkati koymuslar.
nc ameliyatin Hira magarasinda yapilmis oldugu rivayet edilmisse de nedense
senaryolastirilmamis ve esitli kitaplarda ayrintisiz bir sekilde yer almistir.

46
RAZI
47
(Mevahibl-Lednniyye kitabi)

139
Drdnc ameliyat ise, Mira sreci iinde yapilmis ve Mevahibl-Lednniyye,
Ibn-i Kesir gibi daha birok hadis kitabinda genis ayrintilarla yer almistir. Mirala ilgili
rivayetlerde detaylariyla anlatilan bu ameliyatin zeti syledir:
Peygamberimiz Kbe'nin yaninda yan st yatmakta iken kisi gelmis, kimlik tespiti
yaptiktan sonra ameliyata baslamislardir. Ameliyatta ggs ve kalp zemzem ile yikanmis,
ailan kalbin iine altin legendeki tastan iman ve hikmet doldurulmustur. Sonra ggs
kapatilmis ve peygamberimiz cennet binegi oldugu iddia edilen Burak marifetiyle yce
makamlara gnderilmistir.
Gerek bu yalanlari uyduranlar, gerekse uydurulan bu yalanlari eserlerine koyanlar,
farkinda olarak ya da olmayarak hem agir bir gnah islemisler, hem de daha st ocugu iken
kalbi zemzem ile yikanip nur ile mhrlenen peygamberimizi, her seferinde yeniden
temizlenmeyi gerektirecek kadar kalbinde ktlk olusan, uslanmaz, hasari bir insan olarak
gstermislerdir. Bylece ilk gnahlarina bir de iftira suunu eklemislerdir.
Ancak; bu yalanlarin sadece uyduranlar aisindan degil, ayni zamanda bu yalanlara
inanan muhataplar aisindan da olumsuz neticeler doguracagi kesindir. Bu olumsuz
neticelerle karsilasmak istemeyen bir Mslman'in yapmasi gereken tek sey, aklini
kullanmaktir. Aslinda her akilli Mslman, kalbin ameliyat esnasinda yikanarak
ktlklerden arindirilmasi ve bosalan yere aklin ve idrakin rn olan erdemlerin ve imanin
doldurulmasi gibi mantiksiz bir yalani derhal anlayabilir ve reddedebilir. Aklini kullanmayip
bu yalanlara inananlar ise bilmelidirler ki, Allah, pisligi aklini kullanmayanlarin zerine
kilacaktir [yagdiracaktir, birakacaktir]. (Yunus 100)


12/ INSIRAH [AILMA] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1-4
Biz, senin iin, senin ggsn amadk m? Senden agr ykn
indirmedik mi? Ki o, senin belini atirdatmiyti. Senin yann da senin iin
yceltmedik mi?
5,6
Demek ki zorlugun yannda kesinlikle bir kolaylk var. Zorlugun
yannda bir kolaylk, kesinlikle var.
7
O hlde boy kalr kalmaz hemen yeni bir yeye bayla.
8
Ve arzularn
yalnzca Rabbine ynelt.



Ayetlerin Tahlili

1-4. Ayetler:


1-4
Biz, senin iin, senin ggsn amadk m? Senden agr ykn
indirmedik mi? Ki o, senin belini atirdatmiyti. Senin yann da senin iin
yceltmedik mi?


[- -'' _- ] Serh-i Sadr

140
Deyimi olusturan szcklerden biri olan _- serh szcg aslen et ve benzeri
seyleri amak, yaymak, aip yayarak genisletmek anlamindadir. Deyimin ikinci szcg
-- sadr ise, her seyin n ve bas tarafi, insan vcudunun kalp ve cigerleri de iine alan bas
ile bel arasindaki blmnn n kismi, yani sine, ggs, bagir denilen blgesidir. Ayrica
sadr szcg, kinaye olarak -' kalp ve -- nefs szckleri iin de kullanilir.
Yukarida aikladigimiz serh ve sadr szcklerinden olusan - -'' _- serh-i
sadr tamlamasinin szck anlami ggsn ailmasi demektir. Deyim olarak ise ggs ve
kalp ferahligi demektir. Bu deyim ayni zamanda ruhsal sevin, sevk, bilgi ve tahamml
genisligi anlamlarina da gelir. Nitekim Arap dilinin ve Kur'an kavramlarinin byk
otoritelerinden olan Ragib, Mfredat adli eserinde serh-i sadr deyimi iin ilh nurla
ggsn genislemesi, Allah tarafindan bir huzur ve rahatlatmadir aiklamasini yapmistir.
48


Bu deyimin karsit anlamlisi olarak - -'' ,- dg-i sadr [ggs darligi] deyimi
kullanilir. Trkeye tazyik [sikistirmak] olarak geen ,- dg szcg, ok sikistirmak,
deta presle sikistirmak demektir. Ggsn sikismasi sebebiyle olusan sikintidan dolayi deyim
ggs darligi anlamini kazanir. Bu nedenle - -'' ,- Dg-i sadr deyimi, manev aidan
i sikintisi, mitsizlik, karamsarlik, manev knt anlamlarinda kullanilir. Nitekim Hicr
suresinin 97. ayetindeki Ve hi kuskusuz, gerekte onlarin syledikleri sebebiyle gnlnn
daraldigini biliyoruz ifadesi de peygamberimizin ektigi byle bir manev sikintiyi dile
getirmektedir.

- -'' _- Serh-i sadr deyimi, Kur'an'da drt yerde daha gemektedir:

125
Ve sonra, Allah, kimi dogru yola iletmek isterse, Islm iin onun ggsn aar. Kimi de
saptirmak isterse ggsn yle sikar ki, o, gge ykseliyormus gibi olur. Iste byle, Allah, pisligi
[zarar, azap veren seyleri] iman etmeyenlerin zerine birakir/atar.
( Enam/ 125)



22
Peki, Allah kimin ggsn Islm'a aarsa, o zaman o, Rabbinden bir isik zerinde olmaz mi?
yleyse Allah'i anmaya karsi kalpleri katilasmis olanlara yaziklar olsun! Iste onlar, apaik bir sapiklik
iindedirler.
(Zmer/ 22)


106
Her kim imanindan sonra kfreder; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeder, kalbi
iman ile yatimi hlde iken, baskiyla zorlanan hari olmak zere ve de kfre; inanmamaya
ggsn aarsa, artik kendilerinin zerine Allah'tan bir gazap vardir. Bunlar iin byk bir azap da
vardir.
(Nahl/ 106)



25
Ms: Rabbim!
33
Seni tm noksanliklardan ok arindirmamiz
34
ve Seni ok ok anmamiz
iin
25
ggsm a,
26
isimi bana kolaylastir.
27
Dilimden de dgm z
28
ki szm iyi anlasinlar.
29
Ve ehlimden;
30
kardesim Hrn'u
29
benim iin bir vezir kil,
31
o'nunla arkami kuvvetlendir.
32
Isimde
o'nu bana ortak et.
35
Sphe yok ki Sen bizi grp duruyorsun
20
dedi.

48
(el Isfehani; el Mfredat)


141
(Ta Ha/ 25-35)


Grldg gibi, bu deyim ayetlerin hepsinde ferahlik, rahatlik, metanet gibi
anlamlarda kullanilmis, ima ile de olsa kesinlikle kalp ameliyati anlaminda kullanilmamistir.
Meallerin ogu ayeti Biz senin ggsn amadik mi? seklinde evirmisler ve ayette
geen =' leke [senin iin] szcgn ihmal etmislerdir. Oysa eviride bu szcgn de
kullanilarak ayetin Biz senin iin, senin ggsn aip genisletmedik mi? seklinde
evrilmesi gerekmektedir. Buradaki =' leke [senin iin] szcg, peygamberimize yapilan
zel bir iltifati simgelemesi aisindan bir incelik iermektedir. Bu incelik, Allahin
peygamberimizin yregini, Ta Ha suresinin 25. ayetinde belirtildigi zere, Musa peygamberin
yakardigi gibi yakarmasina gerek kalmadan ferahlatmasidir. Bu ferahlatmanin
peygamberimize yapilan bir iltifat oldugu =' leke [senin iin] szcg kullanilmak
suretiyle vurgulanmistir.

Beli bken agr yk

Yukarida bahsettigimiz - -'' _- serh-i sadr deyimi iin ameliyat senaryolari
yazanlar, neyse ki bu ayette geen sirtindaki yk ve belini bkme deyimleri iin
peygamberimizin agir ykler altinda kemikleri atirdayan bir hamal oldugu yolunda hikyeler
uydurmamislardir. Fakat tefsirciler sirta agir gelen ykn ne oldugu hakkinda asagidaki gibi
degisik yorumlar yapmislardir:
- Bu yk, byk gnah anlamindadir. Peygamberimizin de gemisinde gnahlari
vardi.
- Bu yk mmetinin gnahlaridir ki, mmetine sefaat yetkisi alarak bu ykten
kurtulmustur.
- Bu yk, gittigi bir dgnde seyrettigi kt seylerin gnahiydi. Ama Allah onu orada
uyuttu ve daha ok gnaha girmesini engelledi.
- Bu yk Cebrail korkusuydu, ona alistirildi.
- Bu yk toplumun tepkisiydi, dayanikli kilinarak alistirildi.
- Bu yk tam hidayet zerinde olmadigi peygamberlik hayatindan nceki tm hayati
idi.
- Ebu Talib ve Hadice lnce agir yk altina girmis oldu.

Biz, bu agir ykn peygamber olmanin getirdigi agir sorumluluk oldugu grsndeyiz.
Nitekim Dogrusu Biz senin zerine agir bir sz birakacagiz anlamindaki Mzzemmil
suresinin 5. ayeti hatirlandiginda, peygamberimize tevdi edilen agir szden peygamberlik
grevinin agir bir grev oldugu kolayca anlasilir.
Gerekten de bu grev ok agirdi ve tek basina altindan kalkilmasi zordu.
Peygamberimiz aldigi grev geregi hem tebligine devam edecek, hem de Kalem suresinin 48.
ayetindeki yleyse Rabbinin kararina karsi sabret, balik arkadasi gibi olma ve Mddessir
suresinin 7. ayetindeki Ve yalniz Rabbin iin sabret talimatlarina uyarak tepkiler karsisinda
asla geri ekilmeyecek, karsilastigi zorluklarla, azginliklarla, karanliklarla tek basina
mcadele edecekti. Peygamberimize -- sabr szcg ile verilmis olan mcadele grevi,
bundan sonraki Asr suresinde grlecegi gibi tm Mslmanlara da verilmistir.
Peygamberimizin grevi gerekten ok agirdi ama ayette bu ykn hafifletildiginden
bahsedilmektedir. Bu ifadeden anlasilmaktadir ki, ilk tebligden itibaren peygamberimizin
tebligine uyanlar ogalmaya baslamis, bu yeni mminler ortaya koyduklari madd-manev
destekleriyle peygamberimizin ykn kismen de olsa hafifletmislerdir.

142
Raslllahn yannn kendisi iin yceltilmesi

Bu ayet hakkinda da birok yakistirma yapilmis ve zikrin yceltilmesinden
maksadin, peygamberimizin adinin Ars-i a'lya yazilmasi oldugu sylenmis ve buna bagli
olarak peygamberimizin adi kelime-i sehadette ve tahiyyatta Allah ile beraber anilmaya,
ezanlarda, hutbelerde, vaazlarda, kitaplarda Hamdele ve Salvele ile yer almaya
baslamistir. Ancak peygamberimize verilen bu sifat ve rtbelerin hepsi de ona insanlar
tarafindan verilmis sifat ve rtbelerdir. Oysa ayette bizzat Rabbimiz tarafindan verilen
rtbelerden bahsedilmektedir. Su halde Allah'in peygamberimize verdigi rtbelerin ve
terfilerin neler oldugunu grenmek, dolayisiyla zikrin yceltilmesinin ne oldugunu anlamak
iin sadece Kur'an'a bakmak gerekmektedir.
Kur'an'a bakildiginda grlmektedir ki, Alak ve Isra surelerinin 1. ayetlerinde siradan
bir kul olarak zikredilen peygamberimiz;
- Fetih suresinin 29 ve Ahzab suresinin 40. ayetlerinde

- .,- Allah'in elisi,


- A'rf suresinin 157. ayetinde _ -`' _-

-'' Nebiyy-i mm [Anakentli peygamber],


- Enfal suresinin 64, 65, 70; Ahzab suresinin 1, 28, 45, 50, 59; Mmtehine suresinin
12; Talk ve Tahrim surelerinin de 1. ayetlerinde _-

-'' Nebiyy [peygamber],


- Ahzab suresinin 40. ayetinde de _-

-'' -'= Hatemun-Nebiyyn [Peygamberlerin


mhr, sonuncusu, zirvesi] rtbeleriyle zikredilerek terfi ettirilmistir.
- Zikr szcgnn ilk anlami hatirlama ve hatirlatma, ikinci anlami ise hatirlatan
sey demektir. Bu anlamiyla zikr, kisiyi hatirlatan nami, sani, rtbesi demektir. Szck
mecazen de itibar, onur manasina gelir. Buna gre ayetin anlami Senin namini, sanini,
rtbeni, itibarini, onurunu seni memnun etmek iin yceltmedik mi? Sen siradan bir kul iken
sana 'Allah'in elisi', 'peygamber', 'Hatemun-Nebiyyn' rtbelerini vermedik mi? Bylece seni
toplumda yksek rtbeli, yksek itibarli, ok onurlu bir duruma getirmedik mi? olmaktadir.
Birinci ayette geen =' leke [senin iin] szcg bu ayette de kullanilarak zikrin
yceltilmesi yolu ile yine peygamberimize zg bir iltifat yapildigi vurgulanmistir.
4. ayetin gemis zaman kipiyle ifade edilmis olmasi, yine tahakkuk-u vukuna
[gereklesmesinin kesinligine] binaendir. Zira ayet indiginde yukarida anilan rtbeler henz
peygamberimize verilmemisti.

5, 6. Ayetler:


5,6
Demek ki zorlugun yannda kesinlikle bir kolaylk var. Zorlugun
yannda bir kolaylk, kesinlikle var.


Zorluk ve kolaylik gibi iki zit olgunun bir arada olamayacagi dsncesi ile bu iki
ayetteki _- maa [beraber] edatina genellikle -- bade [sonra] anlami verilmis ve Talk
suresinin Allah bir zorluktan sonra bir kolaylik kilacaktir anlamindaki 7. ayetinin de
delletiyle ayetler her zorluktan sonra mutlaka bir kolayligin gelecegi seklinde anlasilmistir.
Oysa bize gre bu ayetler, Bakara suresinin 179. ayetindeki kisasta [lme lm,
gze gz, dise dis...] sizin iin hayat vardir ve yine Bakara suresinin 216. ayetindeki
olur ki hosunuza gitmeyen bir sey sizin iin hayirlidir ve olur ki sevdiginiz sey de sizin iin
serdir ifadelerinde oldugu gibi, zit anlamli kavramlarin bir arada olabilecegi gz nne
alinarak yorumlanmalidir. Bu aidan bakilinca her iki ayet de Leyl suresinin 5-7.
ayetlerindeki Bu nedenle kim malini/kazancini verir, takvali davranir ve en gzeli dogrularsa
Biz ona en kolay olani kolaylastiracagiz szleriyle vaat edilenlerin gereklesmesi durumuna
isaret etmektedir. Peygamberlerin ve salih amel sahibi mminlerin hayatlarina bakildiginda,
karsilastiklari zor gibi grnen her durumda Allah'in onlara mutlaka bir kolaylik yaratmis
143
oldugu grlmektedir. nk Allah, _'

- Fettah sifati ile her trl zorlugu amakta,


kolaylastirmaktadir. Dolayisiyla bu ayetle Allah, dnya hayatinda insanlari denerken, sonsuz
rahmetinin bir sonucu olarak her zorlukla beraber mutlaka bir kolaylik yaratacagini
mjdelemistir.
Nitekim Allah bu vaadini peygamberimiz dneminde yasayan mminler zerinde
aika gstermis ve bunu da Kur'an'da belirtmistir:

100
Kim de Allah yolunda yurdundan g ederse, yeryznde barinacak ok yer ve genislik bulur.
Kim Allah'a ve Elisi'ne katilmak zere evinden ikar, sonra kendisine lm gelirse, o kisinin
ecri/dl sphesiz Allah'a dsmstr. Allah ok bagislayicidir, ok merhamet edendir.
(Nisa/ 100)

26
Ve hatirlayin; hani sizler sayica azdiniz, yeryznde zayif birakilmistiniz, insanlarin sizi kapip
yakalamasindan korkuyordunuz da Allah, kendinize verilen nimetlerin karsiligini dersiniz diye barindirmisti,
sizi yardimiyla glendirmisti ve size temiz-hos seylerden riziklar vermisti.
(Enfal/ 26)

Allah'in ayni vaadini peygamberimizle ilgili olarak yerine getirdigini gsteren bir
baska rnek de Tvbe suresinin 40. ayetinde yer almaktadir. Bu ayette, msriklerce izlenen
peygamberimizin bir arkadasi ile birlikte bir magaraya siginisi ve o kt durumdan Allah'in
yardimiyla kurtulusu anlatilmaktadir:

40
Eger siz, Eli'ye yardim etmezseniz, bilin ki Allah O'na kesinlikle yardim etmistir. Hani o
kfirler; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddetmis kisiler, o'nu ikinin ikincisi olarak
ikarmislardi. Hani ikisi magarada idiler. Hani O, arkadasina zlme, sphesiz Allah bizimle
beraberdir diyordu. Bunun zerine Allah, O'nun zerine kalbi teskin eden gven ve yatisma
duygularini/morallerini ilerine koymus, O'nu sizin grmediginiz askerlerle glendirmis ve
kfirlerin; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden kisilerin szn en alak yapmisti.
Allah'in kelimesi de en ycenin ta kendisidir. Ve Allah, en stn, en gl, en serefli, maglp
edilmesi mmkn olmayan/mutlak galip olandir, en iyi yasa koyan, bozulmayi iyi
engelleyen/saglam yapandir.
(
Tvbe/ 40)


Allah'in mminlere sagladigi kolayliklara diger peygamberlerin Kur'an'da anlatilan
hayatlarindan da rnekler verilebilir:
Mesel Yusuf peygamber, kendisini kiskanan kardesleri tarafindan kuyuya atilmis,
ama kuyunun yanindan geen bir kervan tarafindan kuyudan ikarilmistir. Daha sonra kle
olarak satilmis ve bir iftiraya ugrayarak hapse dsms, buna karsilik gzel ahlki ve Rabbine
olan gveni sayesinde Allah onu hem bu zorluklardan kurtarmis hem de ailesine kavusturmak
ve nemli bir ynetici yapmak suretiyle dllendirmistir.
Keza Musa peygamber de, tarihin en azgin insanlarindan biri olan Firavun ile olan
mcadelesinden Allah'in kendisine yaptigi mucizev yardimlar sayesinde stn ikmistir.
yle ki, Rabbinin ltuf ve ihsaniyla Firavun'un son derece bilginlerinii alt etmis, asasi;
elindeki Tevrat ve deneyimleri ile kavmini Misir diyarindan kurtarmistir.
Sonu olarak Allah, ayetinde de bildirdigi gibi, koydugu hkmlere samimiyetle bagli
olanlar iin mutlaka bir kolaylik yaratmaktadir. Bakmasini bilen her insan, Allah'in kendisi
iin yarattigi kolayliklari grebilir ve hibir zaman zorluklar karsisinda gevseklik gstermez.
Ne var ki, bu geregi grebilmek ancak Allah'a hasyet duymakla, Allah'a gvenip siginmakla,
144
tek dost ve velinin sadece Allah olduguna iman etmekle mmkndr. Yce Allah, bu
zellikteki kullarini ummadiklari yerlerden riziklandiracagini ve onlarin islerini
kolaylastiracagini su ayetlerle iln etmistir:

2,3
Artik srelerinin sonuna vardiklarinda onlari rfe uygun/ herkese kabul gren bir sekilde
tutun yahut rfe uygun/herkese kabul gren bir sekilde onlardan ayrilin. Ve sizden adalet sahibi
iki kisiyi shit tutun. Shitligi de Allah iin ayakta tutun. Iste bu, Allah'a ve son gne inanan
kimseye gtlenendir. Ve kim Allah'in korumasi altina girerse, Allah ona bir ikis yolu saglar ve
onu hesaba katmadigi bir ynden riziklandirir. Kim de Allah'a isin sonucunu havale ederse, O ona
yeter. Sphesiz Allah, Kendi emrini yerine getirip gereklestirendir. Allah, kesinlikle her sey iin
bir l koymustur, belirlemistir.
(Talk/ 2-3)


7
Genis imknlari olanlar, genis imknlarina gre harcasinlar/ nafaka versinler. Rizki kisitli
tutulan da, artik Allah'in kendisine verdiginden versin. Allah, hibir kisiye ona verdiginden
baskasiyla ykmllk koymaz. Allah, bir glgn ardindan bir kolaylik saglayacaktir.
(Talk/7)

7. Ayet:


7
O hlde boy kalr kalmaz hemen yeni bir yeye bayla.

Bu ayet peygambere grevini tatil etme veya ara verme yetkisi verilmedigini, teblige
ara vermeksizin devam edilmesi gerektigini ifade etmektedir.
Ancak buradaki mesaj sadece peygamberin ana grevi olan teblig ile sinirli degildir.
Bilakis peygamberlik sreciyle ilgili her olayi kusatacak bir genellige sahip olan mesaj, her
trl olayda karsilasilan sorunlarin zerine gitmemek ya da sorunlardan kamak yerine,
sorunlarla bikmadan, yilmadan ve ara vermeden mcadele etme gerekliligine isaret
etmektedir. Dikkat edilecek olursa, ayette bosalir bosalmaz diye evirdigimiz ifade, bir
acelecilik ve sreklilik iermektedir. Bu acelenin sebebi, bundan sonraki Asr suresinde
aiklanacagi gibi zamanin azalmasidir.

8. Ayet:


8
Ve arzularn yalnzca Rabbine ynelt.

nk Allah'tan baska yol gsterecek ve yardim edecek yoktur.
Ragbet, bir seyi ok zlemle istemek demektir.
49
Ne istiyorsan, neye zeniyorsan
bunlari sadece Rabbine ynelt, onlari sadece Rabbinden iste!
Ayetteki -=' fergab szcg -

= feraggib olarak da okunmustur.


50
Buna gre
ayetin anlami ve baskalarini yalnizca Rabbine zendir demek olur.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir.


49
(Lisanl Arab, r g b mad. )

50
(Razi; el Mefatihul Gayb)

145

13 ASR SURESI

[AG]

SURESI



ASR SURESINE GIRIS

Asr suresi Mekke'de 13. sirada inmistir. Sure ayetten olusmasina ragmen Kur'an'in
vermek istedigi mesajin bir anlamda zetini iermektedir. Kisilerin ve toplumlarin her agda
mutlu olmalarini saglayacak temel ilkeleri en zl biimde anlatan Asr suresi, deyim yerinde
ise, kisisel ve toplumsal bunalimlardan kurtulus reetesi mahiyetindedir.



13 / ASR[AG] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:

1-3
Yayadgnz agn insanlk hli kanttr ki iman eden, dzeltmeye
ynelik iyler yapan, hakk tavsiyeleyen; birbirinin olmazsa olmaz sayan/
gtleyen ve sabr tavsiyeleyenlerin; birbirinin olmazsa olmaz sayanlarn /
gtleyenlerin dyndaki tm insanlar, kesinlikle tam bir kayp, zarar, bunalm,
ac iindedir.



Ayetlerin Tahlili


Asr

Daha nce tahlil edilen Fecr suresinde, Allah'in zerine yemin ettigi seylerde akil ve
idrak sahipleri iin hayret verici zellikler bulundugu ve edilen yeminle dikkatlerin bu
zelliklere ekildigi ifade edilmisti. Asr suresinde Allah'in yemin ederek dikkatleri zerine
ektigi konu, referans verdigi, -= asrdir.
-= Asr szcg, hem isim hem de mastar olarak kullanilabilmekte ve kullanildigi
sekle gre farkli anlamlara gelebilmektedir.
Isim olarak kullanildiginda zaman, ag, yzyil, dehr [uzun zaman], gndz ve gece,
gndzn 'gadd' ve 'asiy' denilen zevalden nceki ve sonraki iki tarafi, gleden sonra gnesin
kizarmasina kadar olan ikindi vakti, kabile-asiret, yagmur
51
gibi esitli anlamlara
gelmektedir.

51
(Lisanl Arab, a s r mad. )

146
Mastar olarak kullanildiginda ise hapsetmek, menetmek, vergi vermek, sikip suyunu
ikarmak
52
anlamlarina gelmektedir.
Kuran zerine zihin yoran uzmanlar, asr szcg iin bu saydigimiz manalarin
hepsini ieren pek ok degisik yorumlar yapmislardir.
Biz Asr szcgne ikindi vakti veya yzyil anlamlarinin verilmesinin daha
uygun olacagi kanisindayiz. Ayeti anlamaya alisirken ikindi vakti anlaminin tercih
edilerek bunun bir gretmenin sinavin sonuna dogru grencilerine kalan kisa sreyi
hatirlatmasi gibi, olgunluk agindan sonraki insan mrnn kalan son dnemini isaret eden
bir kinaye olarak dsnlmesi gerekir. Ama, ikindinin, insanin hsranda olusuna kanit
gsterilmesi uygun degildir. O edenle tercih birinci anlam zerine olmalidir.

Asr szcgnn bu i anlami esas alinip szcgn nndeki .' el belirlilik takisi da
ahd [iinde bulunulan zaman] anlamiyla ele alinirsa, ayet su sekilde yorumlanabilir:
'Su yasadiginiz asra/aga kasem olsun ki... veya
'Su yasadiginiz asra bir bakin, dikkat edin, greceksiniz ki...


2. Ayet:

Tm insanlar kesinlikle tam bir hsran/kayp-zarar iindedir.

Birinci ayette -= asr szcgnn nnde bulunan .' el belirlilik takisi, bu
ayette insan szcgnn nnde yer almaktadir. Ancak yukarida ahd anlamiyla ele
aldigimiz edat, cmlenin sonundaki istisna sebebiyle burada istigrak anlamiyla kabul
edilmis ve ayette tekil hliyle geen insan szcg tm insanlar olarak evrilmistir.
Ayette geen -= husr szcg ise kazanacak yerde zarar etmek, sermayeyi
kaybetmek, hasret ve mahrumiyete dsmek
53
anlamlarinda oldugu iin hsran/kayip-zarar
seklinde evrilmis ve bylece szcgn her iki anlami da vurgulanmistir. Szck .' el
belirlilik takisi almadan kullanildigi iin ugranilan hsranin/kaybin-zararin sadece bir tek
konuya zg olmayip birden fazla konuda gereklestigi/gereklesecegi ve boyutlarinin da ok
byk oldugu/olacagi dsnlerek anlasilmalidir.

3. Ayet:

iman eden, salihat iyleyen, hakk tavsiyeleyen ve sabr tavsiyeleyen
insanlar hari.

Bu ayette, insanlarin hsran iinde kalmamasini saglayacak zelliklerin neler oldugu
aiklanmis ve bu zelliklere sahip olan insanlarin ikinci ayette belirtilen felketten istisna
edilecekleri bildirilmistir. Bu zellikler sirasiyla sunlardir:

Iman Etmek

Ayetin beyanina gre hsrandan, kayiptan-zarardan kurtulacaklarin basinda iman
edenler gelmektedir. Iman Allah'a ve O'nun vahyettiklerinin dogruluguna inanmak

52
(Lisanl Arab, a s r mad. )

53
(Lisanl Arab, h s r mad. )

147
olduguna gre, bu ayetteki iman kavraminin izahi iin ok genis bir ailima gerek olmadigi,
ilk sureden bu sureye kadar verilmis olan ilkelerin izdigi sinirlarin yeterli olacagi
kanisindayiz. Kisaca zetlemek gerekirse, iman edenler kategorisiyle o ana kadar
vahyedilmis olan ayetlerle ortaya konan ilkelere, verilen bilgi ve haberlere olan iman ve bu
imana sahip olanlar kastedilmektedir.
Bilindigi gibi Kur'an'in temel tezi, Islm'in da z olan tevhit ilkesidir. Bu ilke dinin
tamamina inanmayi ve dine ait btn ilkeleri hayata geirmeyi gerektirir. Dolayisiyla tevhit
inanci, insan davranislarina anlam kazandiran en stn deger olup saglam karakterin ve temiz
bir hayatin temelidir. Bu nedenle; iman kavrami Kur'an'in btn ayetleri isiginda enine
boyuna incelenip grenilmeli ve en nemlisi de sirkten arindirilarak hayata geirilmelidir.
Imanin tanimi sadece Allah tarafindan ve sadece Kur'an'da yapildigi iin biz de bu ayetteki
imanin sinirlarini bu ayetin vahyolundugu zamana kadar inmis olan Kur'an ayetleri ile
belirlemeyi uygun grmekteyiz.

Salihati Islemek

-'=' -'' ','-= Salihati isleyenler olarak evirdigimiz ifade kalibi Kur'an'da toplam 62
ayette yer almistir. Bu kalibin pek ok meal ve tefsirde oldugu gibi amel-i salih isleyenler
seklinde evrilmesi yanlistir.
_`-' Islah szcgnden tremis olan salihat dzeltmek demektir. Salihati
islemek ise bozuk olan seyi dzeltmek, dzelticilik yapmak, dzeltmeye ynelik isler
yapmak anlamlarina gelir.
Kur'an, bozukluklari dzeltme faaliyetinde bulunanlari tek kelime ile ifade etmis ve bu
kimseleri muslih olarak isimlendirmistir. (Bakara 11, 220; A'rf 56, 85, 170; Hud 117 ve
Kasas 19)
Diger taraftan da Kur'an, bu ayette geen hakki ve sabri tavsiyelesmeyi, Bakara
suresinin 277. ayetinde geen Salat ikame etmeyi ve zekt vermeyi, Hud suresinin 23.
ayetinde geen edep ve gnlden Allah'a boyun egmeyi belirtilen ayetler iinde ayri ayri
zikretmek suretiyle salihattan ayirmistir. Yani hakki ve sabri tavsiyelesme, Salati ikame
etme ve zekt verme, edep ve gnlden Allah'a boyun egme gibi hasenat, Kur'an'a gre
salihattan sayilmamaktadir.
Kur'an'daki bu hususlar dikkate alinarak salihat konusunda sunlari sylemek
mmkndr: salat ikame etmek, namaz kilmak, oru tutmak, zekt vermek salihati islemek
degildir. Ama gt verme yolu ile salati ikame ettirmek, namaz kilmayani namaz kilar hale
getirmek, zekt vermeyeni zekt verir hale getirmek, oru tutmayani da oru tutar hale
getirmek, salihati islemektir. Bu kavrami toplumsal boyuta tasidigimizda, bulundugumuz
zaman ve zeminde adl, idar, siyas, iktisad ve benzeri alanlarda her trl bozuklugun
dzeltilmesi iin gsterilecek aba, yapilacak uygulama, salihati islemektir.
Bu konuda, disa yansimayan isler demek olan hasenat ile salihat arasindaki fark iyi
anlasilmalidir. Rabbimiz de bu iki konu arasindaki farki, her bir haseneye on karsilik verirken
(En'm 160) salihat karsiliginda cenneti vaat etmek suretiyle ok aik bir sekilde belirlemistir.
(Bakara 25, 82; Nisa 57, 122, 124; Hud 23, Ibrahim 23, Kehf 107 ve daha birok ayet)

Hakki Tavsiyelesmek

Isim, mastar ve sifat olarak kullanildiginda degisik manalar alan ve Kur'an'da toplam
285 kez yer alan = Hakk szcgnn asil manasi uygunluk ve denk gelme demektir.
Hakk, aklin inkr edemeyecegi derecede gerek ve degismez olandir; dogrudur,
isabetlidir, maksada uygundur, arzu edilene denk dsendir.
148
Her an ve her yerde gerek ve degismez olarak bulunan Allah, gerek Hakk'dir.
O'ndan gelen vahyler de hakktir. O'nun gnderdigi peygamberler de hakktir. O'nun
gnderdigi din [Islm], dinin btn hkmleri [Kur'an] ve dinin haberleri [Kur'an'daki
haberler, lm, kiyamet, mahser, cennet, cehennem] de hakktir.
Hakk kavraminin, Allah'in hakki, insanlarin hakki, veya Allah'in ve insanlarin
msterek hakki gibi bizzat Rabbimiz tarafindan belirlenmis degisik sekilleri de vardir. Ancak
bu ayette geen hakk, kavramin iman boyutu ile alkalidir.
Hakkin tavsiyelesilmesi deyimi, kavramin toplumsal boyutta da ele alinmasi
gerektigini, yani kisileri ilgilendirdigi kadar toplumu da ilgilendirdigini ifade etmektedir.
Toplumsal aidan ele alindiginda ise mminlerden olusan toplumun srekli bir duyarlilikla,
hakka karsi batilin yayilmasina seyirci kalmamasi anlamina gelir. Batil, hakka gre temelsiz,
bos, gerek olmayan, uymayan, geersiz demektir. Yani toplumdaki her fert, hakki,
dogrulugu, adaleti sadece kendisi yerine getirmekle kalmamali, ayni zamanda bunu
baskalarina da tavsiye etmelidir. Bu tavsiye bir zorunluluktur. nk hakka sarilmak zordur;
nefsin arzulari, menfaatler, azginlarin zulm, zalimlerin adaletsizligi, kendisine batili rnek
almis insanlarin baskisi, cehalet gibi birok husus hakka sarilmaya engel teskil etmektedir.
Allah'in emirlerini yerine getirmek ve koydugu yasaklardan kainmakla birinci
derecede kendi nefsinden sorumlu olan Mslman, bu ayetle neme lzimcilik ruhunu, bana
dokunmayan yilan bin yil yasasin zihniyetini terk etmeye agirilmaktadir.
Mslman, basta aile fertleri olmak zere evresindeki diger insanlar arasinda da
hakkin uygulanmasi ve batilin engellenmesi iin var gc ile alisacaktir. Insanlar hakki
birbirlerine tavsiye edecekler, hatirlatacaklar ve birbirlerini bu yolda tesvik edeceklerdir.
Bylece gaye ve hedef birligi saglanacak, bireylerin akillarina, her trl kosulda sorumlulukta
ortak olundugu bilinci yerlesecektir. Bu davranislarin yayginlasmasi sonucunda kisisel
gayretler birlesip toplumsal gayrete dnsecek, bu davranislarda bulunan bireylerden olusan
toplum da her alanda gl hle gelecektir. Zaten hakkin kendisi olan dinimiz de bizlerden
birbirine bagli, birbirini destekleyen, birbiriyle yardimlasan ve birbirine dogru tavsiyelerde
bulunan bir toplum olmamizi istemektedir. Eger bir toplumda bu ruh yoksa o toplum
hsrandan/zarardan kurtulamaz. nk bir toplumu ahlk dss ve ksten korumak ancak
bu sekilde mmkndr.
Mslmanlarin birbirlerine hakki tavsiye etmeleri bir zarurettir. Hakki tavsiye etmek
demek, hakki her zaman baskalarina hatirlatmak, baskalarini hakka uygun davranmalari iin
tesvik etmek, hakka uygunlugu toplumda ortak ama hline getirmek demektir. Hakki
birbirine tavsiye eden bireylerden olusmus bir toplum, ortak sorumluluk bilinci gelismis bir
toplum oldugundan, pek ok sorununu bu sayede asmis bir toplumdur. nk toplumdaki her
birey bilir ve grr ki, hakkin bekisi sadece kendisi degildir. Byle bir toplumda kisisel
amalar birleserek hakki yasamak ve yasatmak hedefine ynelmistir. Bireyler, byle bir
toplumun mensubu olduklari iin asla mahcup olmazlar, aksine kivan duyarlar. Zaten hakkin
kendisi olan bu din de ancak birbirine bagli, birbirini destekleyen, birbiriyle yardimlasan ve
birbirine tavsiyelerde bulunan bireylerin bekiligi altinda yasanabilir.
Bu ayetler aslinda dehsetli bir tehdidi isaret etmektedir. Bu, eger nerilenler
yapilmazsa tm insanligin hsrana [kayba-zarara] ugrayacagi tehdididir. Ne var ki, dogru yolu
greten Rabbimiz bizi tehdit ettigi felketten nasil kurtulabilecegimizi de gstermis ve bize
hakki tavsiyelesmemizi nermistir.
Son olarak, bu konuda su husus asla akillardan ikarilmamalidir: Kisisel olarak hakk
zerinde bulunanlar, toplumun bozulmasina seyirci kalmalari hlinde kendileri de hakk
zerinde kalamazlar. Bunun dogal sonucu olarak da hsrandan [kayiptan-zarardan]
kurtulamazlar.

Sabri Tavsiyelesmek
149

Hatirlanacagi zere, -- sabr konusuna Kalem suresinin tahlilinde deginilmis ve
bu kavramin en genis anlamiyla aklin ve dinin gsterdigi yolda azimle yapilan mcadele
demek oldugu, katlanmak, ses ikarmamak gibi pasif eylemlerle herhangi bir ilgisinin
olmadigi ifade edilmisti.
Bu konuda gzden kairilmamasi gereken en nemli nokta, sabrin kesinlikle atalet
degil, bir hareketlilik ierdigidir. Miskin ve uyusuk bir halde eylemsiz kalarak payina dsen
rezillikleri kader byle imis, tahamml etmeli mantigiyla kabullenmek, sabir degildir.
Sabrin ne oldugunu Rabbimiz su ayetinde zetlemistir.

146
Nice peygamberler de vardi ki kendileriyle beraber birok Allah erleri savastilar; Allah
yolunda kendilerine isabet eden seylerden gevsemediler, zaafa dsmediler ve boyun egmediler. Ve
Allah, sabredenleri sever.
147
Onlarin szleri de sadece: Rabbimiz! Bizim gnahlarimizi ve islerimizdeki asiriliklarimizi
bagisla ve ayaklarimizi sabitle, kfirler; Senin ilhligini, rabligini bilerek reddedenler toplumuna
karsi bize yardim et! idi.
148
Bu yzden Allah, onlara dnya karsiligini ve hiret karsiliginin gzelligini verdi. Ve Allah,
gzellestirenleri-iyilestirenleri sever.
(Al-i Imran/ 146-148)

Gerekten de Kur'an sabr szcg ile katlanmayi degil, ggs germeyi
kastetmektedir. Ggs germek ise, iinde bulunulan zorluklarin verdigi acilara katlanmak ama
ayni zamanda o zorlugu yenmek iin onunla mcadele etmek demektir. Dolayisiyla sabr
szcg, tam bir aktivite, tam bir canlilik ihtiva etmektedir.
Bu bakis aisiyla sabrin tavsiyelesilmesi; azginliklarla, haksizliklarla, karanliklarla
karsilasan herkesin bu olumsuzluklarla mcadele edebilmesini saglamak iin desteklenmesi,
yreklendirilmesi anlamindadir. Hakkin tavsiyelesilmesi bahsinde syledigimiz gibi, insanin
hsrandan/zarardan kurtulabilmesi iin kisisel abasi yeterli olmamakta, toplum olarak
birlikte hareket edilmesi, yardimlasilmasi gerekmektedir. Kuran, bu birlikteligin saglanmasi
iin tesviklesme tabirini kullanmistir. Kur'an'da bu tabirin kullanilmasi, ayrica dikkate deger
bir noktadir. nk tarih gerekler ve toplum bilimi bize gstermistir ki, toplumsal birliktelik
emir ve yasaklarla saglanamaz. Bunun yerine, toplumsal dinamikleri harekete geiren tavsiye,
hatirlatma ve tesvik gibi yntemlerin kullanilmasiyla daha verimli sonular elde edilir.
Kurandaki tavsiye, hatirlatma ve tesvik ifadelerinin hem toplumu ayni amalara ynelten,
hem de ortak sorumluluklarin paylasilmasi gerektigini greten bir islevi vardir. Kendisini
haksizliklar karsisinda aciz hisseden bir kisi, yapilan tesvik sayesinde baskalarinin da kendi
ugradigi haksizliklari grdgn ve onunla mcadelede yalniz kalmayacagini grr ve g
kazanir. Kisilerin glenmesi ayni zamanda toplumun da glenmesi demektir. Gerek hakka
uygunlugu ortak ama hline getirerek ve gerekse haksizliklara ve zorluklara karsi ortak
mcadele vererek glenen bir toplum, hsrandan/kayiptan-zarardan kurtulma bakimindan
ok daha avantajli bir yapiya kavusmus olacaktir.
Surede mminlere isaret suretiyle emredilen ilkeler, ahiret saadetleri kadar dnyada
varlikli ve refah iinde yasamalarini da saglayacak ilkelerdir. Yirmi birinci asrin ilk yillarinda
zenginlik ve refahin ana ilkeleri su maddeler halinde zetlenmistir: Temel ahlk kurallara
uyma, drstlk, sorumluluk, kanun ve kurallara saygi, baskalarinin haklarina saygi,
aliskanlik, tasarruf ve yatirima inan, irade ve dakiklik. Bin bir zahmetle arastirilip tespit
edilen bu ilkeler, Kur'an'in asirlar nce ortaya koydugu ilkelerden baska bir sey degildir.
Asr suresindeki bu ilkeleri uygulayanlar ve uygulamayanlar ile ilgili somut rnekler,
ilerideki surelerde detaylari ile grlecektir.
150
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir.
14 ADIYAT SURESI

[SOLUK SOLUGA KOSANLAR]

SURESI



ADIYAT SURESINE GIRIS

Adiyat suresi Mekke'de inmistir. Inis sirasina gre 14. suredir. Adiyat suresinin dogru
anlasilabilmesi iin ncelikle sureyi meydana getiren cmlelerin yapilari ve anlamlari
arasindaki uyum dikkate alinmalidir. Surenin ilk sekiz ayeti bir kasem cmlesi olusturmustur.
15. ayetler bu cmlenin kasem [yemin] blmn, 68. ayetler ise kasemin cevap blmn
teskil etmektedir. 911. ayetlerde ise uyarilar yer almaktadir.
Bu yapi dikkate alinarak okundugunda surenin mesaji daha iyi anlasilir:
Gz dnms inansiz ikarcilarin haram-helal demeden, hesaba ekileceklerini
dsnmeden nasil mal edindikleri anlatilir. Ayrica bu inansizlarin Rabblerine karsi nankr
olduklari vurgulanarak yaptiklarinin Allah tarafindan mahser gnnde yzlerine vurulacagi ve
cezalandirilacaklari bildirilir.



14 / ADIYAT [SOLUK SOLUGA KOSANLAR] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1-5
Soluk soluga koyanlar, sonra atey saanlar, sonra sabahtan
baskn yapanlar, derken orada tozu dumana katanlar, sonra bir toplulugun en
degerli kaynaklarna, varlklarna kadar dalanlar kanttr ki
6
kesinlikle insan,
Rabbine kary ok nankrdr,
7
kendisi de buna kesinlikle tanktr.
8
Sphesiz o,
mal sevgisinden dolay da kesinlikle ok katdr.
9-11
Peki, o vurguncu insanlar, kabirlerde olanlarn diriltilip dya atldg,
ggslerde olanlarn derlenip toparlandg zaman, hi yphesiz o gn,
Rablerinin kendilerine gerekten haber verici oldugunu bilmezler mi?




Ayetlerin Tahlili

1 - 5. Ayetler:


1-5
Soluk soluga koyanlar, sonra atey saanlar, sonra sabahtan
baskn yapanlar, derken orada tozu dumana katanlar, sonra bir toplulugun en
degerli kaynaklarna, varlklarna kadar dalanlar kanttr ki
151
Klsik meal ve tefsirlerde ayetlere parantez iinde ilveler yapilmis ve sure giris
blmnde aiklanan uyum gzetilmeden, daha ok Ibn-i Abbas'tan yapilan nakiller dikkate
alinarak yorumlanmistir.
Bu yorumlara su rnekler verilebilir: Soluk soluga kosanlar ayeti ile develerin
kosmalarinin kastedildigini syleyenler oldugu gibi, bu kosanlarin Allah yolunda baskin
yapanlarin atlari oldugunu syleyenler de olmustur. Bazilari da Islm'in ilk savasi olan Bedir
savasinda Mslmanlarin sadece iki atinin oldugu yolundaki rivayete dayanarak bu ayette
atlarin kastedilmis olamayacagini; soluk soluga kosanlarin, hacc gnlerinde Arafat'tan
Mzdelife'ye, oradan da Mina'ya kosan hacilar oldugunu ileri srmslerdir. Keza, tozu
dumana katanlar deyimini hacc veya savas esnasinda binek hayvanlarinin ayak bastigi
yerden ikan toz ve duman olarak anlayanlar oldugu gibi, Allah yolunda savasanlarin
yaptiklari baskinlar sirasinda tozu dumana katarak inkrcilarin aralarina dalmalari seklinde
anlayanlar da olmustur.
Nakillere dayanan bu yorumlarda hemen gze arpan bazi bilgi yanlisliklari ve
mantiksizliklar vardir. Mesel bu surenin indigi dnemde hacc vazifesi henz
emredilmemisti, ortada ne Arafat vakfesi, ne Mzdelife, ne de Mina vardi. Medine dnemine
ait bu hkmlerin ilgili ayetlere aiklama olarak getirilmesi tarihsel olarak yanlistir. _--
Dabh szcg sadece ve sadece kosan atin ikardigi nefes sesi demek iken, -',-''',
'=-- Vel-diyti dabhan ifadesinden devenin anlasilmasi da ok belirgin bir dil bilgisi
yanlisidir. Bu yanlislarin yani sira '=- -',,-'' fel-mriyti kadhan [kivilcim saan]
ifadesi nallarin taslara arpmasi sonucu olusan kivilcim anlamina gelirken, kosanlarin
develer oldugunun sylenmesi de nal ile deveyi yan yana getiren bir mantiksizlik
rnegidir.
Bize gre, sureyi tahlile baslamadan nce su tespitlerin yapilmasinda yarar vardir:
Ilk olarak, 1. ayette geen _-- dabh szcg, kosanlarin kesinlikle at oldugunu
gstermektedir. 2 il 5. ayetlerde anlatilanlar da 1. ayette soluk soluga kostuklari ifade edilen
atlarin sebebiyet verdigi sonulardir. Nitekim 2 il 5. ayetlerde - fe baglaci kullanilmistir
ki, bu bagla hem cmlenin devam ettigini, hem de ifadeler arasinda sebep-sonu
[nedensellik] iliskisi oldugunu gsterir.
Ikinci olarak, kasem cmlesinin cevap blmn olusturan 6 il 8. ayetler ile kasem
blmn olusturan 1 il 5. ayetler arasinda anlam bakimindan herhangi bir eliskinin
olmamasi gerekir. Cmlenin cevap blm olan 6 il 8. ayetlerde Kesinlikle insan Rabbine
karsi ok nankrdr denildigine gre, 1 il 5. ayetlerde sz edilen kosan atlarin Allah
yolundaki savaslarda kosan atlar olmasi mmkn degildir. nk bu takdirde, 1 il 5.
ayetlerde Allah yolundaki savaslarda kosan atlara ve bu savaslarda ortaya ikan grntlere
dikkat ekildikten sonra, 6 il 8. ayetlerde insanin nankrlg dile getirilmis olmakta, bu da
cmlenin yemin blm ile cevap blm arasinda bir anlam uyusmazligi, bir mantiksizlik
ortaya ikarmaktadir. Bu durum aynen senin dindarligina, drstlgne, aliskanligina
bakilirsa sen ok kt bir insansin ifadesindeki mantiksizliga benzemektedir. Oysa dogru
mantik, bu cmlenin sonunun sen iyi bir insansin seklinde olmasini gerektirir. Sureye
dnecek olursak, 6 il 8. ayetlerde nankrlk vurgulandigina gre, 1 il 5. ayetler kt
insanlarin davranislarini anlatiyor olmalidir. Baska bir ifade ile; cmlenin cevap blmnde
Rablerine karsi nankr olduklari aiklanan insanlarin nankrlklerinin kaniti, cmlenin kasem
blmnde gsterilmekte ve kanit olarak bu insanlarin menfaat hirsiyla, gzleri dnmsesine
yaptiklari talan, kapka, vurgun, soygun gibi kt davranislari siralanmaktadir.
Bu tespitlerin isigi altinda 1 il 5. ayetlerde bize gre; ikar saglamak, vurgun vurmak,
talan etmek, kapka yapmak, apulculuk yapmak iin gz dnms insanlarin, henz gnn
baslangicinda, iyi kosan ve nal vuruslariyla kivilcim ikartan atlarla baskinlar yapmalari ve
baskin yaptiklari toplulugun ortasina/ en hayirli, en degerli yerlerine tozu dumana katarak
dalmalari anlatilmaktadir. Iman etmemis insanlarin genel karakteri olan bu davranislar, her
152
zaman ve zeminde ayni zellikleri gsterir. Bu davranislar eski aglarda ayette canlandirildigi
sekilde, atlarla ve kk topluluklara ynelik olmustur. Gnmzde ise ates ve lm saan
jetlerle, fzelerle, tanklarla, uak gemileriyle olmakta ve bir lkenin isgal ve talan edilmesi,
bir milletin esitli kargasalar [toz-duman] iine itilmesi biiminde tezahr etmektedir.

Iste, insanlar tarafindan olusturulan bu grntlere 1 il 5. ayetlerde dikkat
ekilmekte ve bu gerekler kasem cmlesinin cevap blmnde sylenenlere kanit
gsterilmektedir: Insanlarin ortaya koydugu bu grntler kanittir ki




6-8. Ayetler:


6
kesinlikle insan, Rabbine kary ok nankrdr,
7
kendisi de buna
kesinlikle tanktr.
8
Sphesiz o, mal sevgisinden dolay da kesinlikle ok katdr.

Suredeki genel ifade akisi insan karakterini anlatmaya ynelik olup bu ayetlerde de
yine insanoglunun genel karakteri gzler nne serilmektedir. Insanin genel karakter tanimina
Fecr suresinin 15-20. ayetlerinde de yer verilmis ve sunlar sylenmisti:

15-16
Insana gelince, Rabbi onu her ne zaman sinayip da kendisini stn kilar ve nimetler
verirse: Rabbim beni stn kildi der. Ama her ne zaman da sinayip rizkini daraltirsa: Rabbim
beni aagiladi der.
17-20
Kesinlikle sizin dndgnz gibi degil! Dogrusu siz, yetimi, stn-saygin bir ekilde
yetitirmiyorsunuz. Yoksulun yiyecegi zerine birbirinizi zendirmiyorsunuz. Oysa mirasi
yagmalarcasina yle bir yiyile yiyorsunuz ki! Mali yle bir sevile seviyorsunuz ki, yigmacasina!
(Fecr; 15-20)

Adiyat suresi bu ifadeleri hem pekistirmis, hem ftursuzca biriktirilen ve ftursuzca
yenilen mallarin hangi yollardan elde edildigini aiklamis, hem de bu yollarda sergilenen
gz dnms insan davranislarini insanin nankrlgnn kaniti olarak iln etmistir.
Szlk anlami, haktan ve hayirdan men etmek, baskalarini uzaklastirmak olan -,-
knud szcg ile ayni kkten tremis olan ve Trkeye nankr olarak evirdigimiz -,-
kenud szcg, kisaca zerinde bulundugu seyi engelleyen demektir. Bu szck cimri,
baskalariyla paylasmayan, tek basina yiyen, basina gelen sikintilari durmadan sayip dken,
Rabbine saygisizlik eden ve Rabbinin verdigi nimetleri ve rahatligi unutan kimseler iin
kullanilir. Ayni szckle yapilan -,- ' arz-i kenud seklindeki tamlama da stnde
hibir sey bitmeyen toprak anlamina gelir.
54
Ancak szcgn 6. ayetteki kullanimi,
yukaridaki anlamlara ilveten, 9 il 11. ayetlerden anladigimiza gre, gereklerin zerini
rtmek anlamina gelen kfr boyutunu da iermektedir. nk 7. ayette nankrlk kaniti
olan davranislarinin bilincinde oldugu bildirilen insanin, 11. ayette sylendigi gibi, kendisinin
de farkinda oldugu bu gerekleri Allah'tan gizleyebilecegini dsnerek bilmezden gelmesi,
tam bir kfr rnegidir.

9-11. Ayetler:


54
(Lisanl Arab, k n d mad. )

153

9-11
Peki, o vurguncu insanlar, kabirlerde olanlarn diriltilip dya
atldg, ggslerde olanlarn derlenip toparlandg zaman, hi yphesiz o gn,
Rablerinin kendilerine gerekten haber verici oldugunu bilmezler mi?

Bu ayetlerde, Allah'a dns ve mahserde hesap verme konusuna dnlms ve
insanlara hatirlatmada bulunulmustur.
Bu ayetler rnek alinarak insanlarin tugyandan, haksiz yolla mal kazanmaktan ve bu
mali kazanirken baskalarini smrmekten uzak kalmalarini saglamak iin her insana bir
Yaratan'i ve Rabbi oldugu ve mutlaka O'na dnp hesap verecegi gretilmelidir. Insanligi
hsrandan [kayiptan-zarardan] kurtaracak yegne yol ve uyari budur.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir


15 KEVSER SURESI

[BOL NIMET]

SURESI




KEVSER SURESINE GIRIS

Kevser suresi Mekke'de 15. sirada inmistir. ayetten olusmasina ve Kur'an'daki en
kisa sure olmasina ragmen, isaret ettigi anlamlar bakimindan zengin bir ierige sahiptir.
Surenin iyi anlasilabilmesi iin Duha ve Insirah surelerinin de iyi anlasilmasi gerekir. nk
Duha, Insirah ve Kevser sureleri, msriklerin kt davranislarina maruz kalan
peygamberimizi teskin ve teselli etmek, onu destekleyip glendirmek iin indirilmis
surelerdir ve kendi aralarinda bir btnlk arz ederler. Bu sure de ibare [szck] anlamiyla
zata mahsus [kisiye zel] olup isaret anlamiyla da peygamber misyonu stlenenlerin
nimetlere kavusturulacagini, dsmanlarin faaliyetlerinin neticesiz kalacagini ve sonlarinin
olmayacagini, tebligcilerin olumsuzluklara nem vermeden, Allah iin gayret etmeleri
gerektigini iln eder.

Inis Sebebi

Bize gre surenin inis sebebi; peygamberimizi desteklemek, ona metanet kazandirmak
ve onu ilerideki grevlerine hazirlamaktir.
Fatiha suresi diye adlandirilan yedi ayet ile teblige baslayan peygamberimiz, din ve
tarih kaynaklarda belirtildigi gibi, ilk gnden itibaren msriklerin kendisini hafife ve alaya
almalariyla, hazirladiklari hile ve tuzaklarla karsi karsiya kalmistir. Peygamberimizin maruz
kaldigi bu tr davranislardan biri de soyunu devam ettiremeyecegi ynndeki alayci
hafifsemelerdi. Gnmzde bazi ilkel aileler tarafindan da hl srdrldg gibi, o zamanin
Arap kltrnde de kiz ocuklari evlttan sayilmaz, ailenin erkek ocuk tarafindan devam
ettirildigi kabul edilir ve erkek ocugu olmayanlar horlanirdi. Peygamberimizin Hadice'den
dogma ogullari Kasim ile Abdullah lnce, basta As b. Vil es-Sehm, Ebucehil, Ebuleheb,
Ukbe b. Ebi Mu'ayt gibi Kureys'in ileri gelen msrikleri olmak zere peygamberimizin
hasimlari bu olayi malzeme yaparak onu horlamaya yeltenmislerdi. Peygamberimiz tarafindan
ortaya atilan davanin onun lm ile bitecegini, nk ogullari ldgne gre davanin
154
takipisi kalmadigini dsnerek peygamberimiz hakkinda Birakin onu, onun soyu kesik,
zrriyetsiz, lnce adi unutulur gider, biz de ondan kurtuluruz diyor ve temennilerini haber
yapiyorlardi. Bu durum peygamberimizi ok zyordu.
Yce Allah bu sure ile hem peygamberimizi `, kevser ile mjdelemis, hem de
kkszlk ve soyu kesiklik kavramlarini peygamberinin dsmanlari iin takdir ettigini
bildirmistir.
Peygamberimizin erkek evltlarinin ocuk yaslarda lmeleri konusunda, Allah'in
Cebrail'i yollayarak peygamberimizi teselli ettigini ileri sren bazi rivayetler uyduruldugu
gibi, bu lmlere bir takim hikmetler yakistiran yorumlar da yapilmistir. Kudsi Hadis
olarak meshur olan ve Levlke... Levlke... [Sen olmasaydin... Sen olmasaydin]
ifadeleriyle kinatin yaratilisini peygamberimizin varligina baglayan uydurma rivayet disinda,
peygamberimizin erkek evlatlarinin lmlerini aiklamaya alisan baslica yorumlar sunlardir:
Bylesine sanli bir peygamberin evltlari yasasaydi, babalarinin son peygamber
olmasi sebebiyle kendilerine peygamberlik grevi verilmeyecek ve bu evltlarin sanlarinda
bir eksiklik olusacakti.
Peygamberin evltlari yasasaydi, onlar da peygamber yapilacaklar ve bylece
Muhammed 'peygamberlerin mhr/sonuncusu' olamayacakti.
Peygamberin evltlari yasasaydi, en azindan ashap tarafindan 'imam' yapilacaklar,
bylece 'imamlik' ve 'velilik' de veraset yolu ile intikal eden bir makam hline dnsecekti.
Bu yorumlarin hepsinde de peygamberimizin evltlarinin lmemesi hlinde ortaya
ikacagi sanilan sakincalar ne srlms, dolayisiyla btn yorumcular lmlerde bir
hikmet oldugu zerinde birlesmistir.
Ancak gerek Allah'in Cebrail araciligi ile peygamberimizi teselli ettigini ileri sren
hadis uyduruculari, gerekse lmlerde hikmet gren yorumcular, her seye gc yeten
Allah'in, bu lmlerle ortaya koydugu hikmeti peygamberimize hi evlt vermeyerek de
ortaya koyabilecegini, bylece teselliye de gerek kalmayacagini dsnememislerdir.

15 / KEVSER[BOL NIMET] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1
Sphesiz Biz sana bol nimet verdik.
2
yleyse Rabbin iin salt et
[ml ynden ve zihinsel adan destek ol; toplumu aydnlatmaya aly] ve
karylayacagn zorluklar ggsle!
3
Sphesiz seni horlayan, sonu olmayann;
yaptklar, iye yaramayann ta kendisidir!



Ayetlerin Tahlili

1. Ayet:


1
Sphesiz Biz sana bol nimet verdik.


Bazi sapkin zihniyet sahipleri, Kur'an'daki '

-', =- Biz ifadelerinden yola ikarak


Allah'in bu ifadeyi kullanarak yaptigini syledigi isleri velleri, dostlari ile birlikte yaptigini
155
ileri srmsler, bylece sadece Allah'a ait sifat ve tasarruflarin kendi uydurduklari evliya
takimina da yakistirilmasi iin aba gstermislerdir.
Oysa Kur'an'daki '

-',=- Biz szcgyle azamet/ululuk kast edilmektedir. Bu ifade


biimi birok dilde uygulanmaktadir. Nitekim krallar ve gl yneticiler de tarih
fermanlarinda kendilerinden biz diye sz etmektedirler. Modern bir ifade biimi olarak
karsimizdaki insana siz diye hitap etmek de buna benzer bir durumdur.

Kevser

`, Kevser szcg Arapa'da .=, fev'al kalibinda bir kelime olup -`
kesret [okluk] kknden tremistir. Anlami alabildigine, asiri derecede ok demektir.
Araplara gre sayisi, degeri, nemi ok olan her sey kevserdir. Mesel, iktigi geziden
yakinlarina aldigi hediyelerle dnen bir kisinin getirdigi hediyelerin oklugunu belirtmek iin
kevser getirdi tabiri kullanilir. Kevser szcg Arapada somut seylerin oklugu iin
kullanildigi gibi, soyut kavramlarin oklugu iin de kullanilir. Bunun rnegi byk edip el-
Kumeyt'in bir siirinde grlmektedir:
-,= ',- -' ', ,` --', Ve ente kesirun ya ibne Mervane tayyibu! [Ey Mervan oglu,
sen ne ok ve hossun!]
'`, .-'- -' =,-' ', Ve kne ebke ibnu Fedili kevsera [Baban Ibnu
Fedail ise daha oktu].
55

Peygamberimize kevseri veren Allah olduguna gre, ayette geen kevser szcg ile
dnyada ve ahirette ok, pek ok hayir ve gzel seyler kastedildigi sylenebilir. Ancak
surede geen ok, pek ok hayir ve gzel seylerin neler olduguna gelince, bu konuda birok
farkli grs ileri srlmstr. Rivayet tefsirlerinde yer alan bu grslerden bazilari syledir:
Kevser
- Islm dinidir.
- Ilimdir.
- Gzel ahlktir.
- Bu suredeki mucizev zelliktir.
- Sefaat makamidir.
- Cennette bir irmagin adidir.
- Cennette bir havuzdur.
- Peygamberliktir
- Peygamberlik serefidir.
- Peygambere verilen btn nimetlerdir.
- Peygamberin meziyetleridir.
- Peygamberin ndr.
- Peygamberin evltlarinin oklugudur.
- Peygamberin mmetinin oklugudur.
- Peygamberin mmetinin limleridir.

Kevserin ne oldugu hakkinda ileri srlen grsler bunlarla sinirlanamayacak kadar
oktur. Konu hakkindaki ifrat bu grslerin oklugunda degil, her bir grs iin yapilmis olan
yzlerce aiklamanin ierigindedir. Bu aiklamalar peygamberimizi btn diger
peygamberlerin zelliklerini kendisinde toplayan ve hepsinin gsterdigi mucizeleri tek basina
gsterebilen bir konuma getirmekte, deta ilhlastirmaktadir.

55
(Lisanl Arab, k s r mad. )

156
Bize gre peygamberimize verilen Kevser, Duha ve Insirah sureleri ile Hicr
suresinin 87. ayetinde bahsedilen ltuflardir:

6-8
O seni yetimolarak bulup barinaga kavusturmadi mi? Seni dosdogru yol disinda biri olarak
bulup da dosdogru yola kilavuzluk etmedi mi? Seni aile geindirme zorlugu iinde bulup da zengin
etmedi mi?
(Duha/ 6 8)

Biz, senin iin, senin ggsn amadik mi? Senden agir ykn indirmedik mi? Ki o, senin
belini atirdatmiti. Senin sanini da senin iin yceltmedik mi?
(Insirah/ 1 4)


87
Andolsun ki Biz sana katmerli katmerli nice nimetleri ve byk Kurn'i verdik.
(Hicr/ 87)
Hicr suresinin 87. ayetindeki _-'`-'' - '-- ikililerden yediyi ifadesi iin pek
ok grs ileri srlmstr. Bu ifade bize peygamberimizin hayatindaki yedi kkl degisikligi
hatirlatmaktadir. Bu degisiklikler, peygamberimizin iradesi ve gayreti disinda, grnr bir
sebep olmadan, Allah tarafindan yapilan degisikliklerdir. Ikililer ifadesinin bize
dsndrdg ise; bu degisikliklerin meydana geldigi konularin olumlu ve olumsuz hllerinin
birlikteligi, yani varlik alanindaki zitliklardan olusan ikililerdir. Bu ikililerden olusan
degisiklikleri peygamberimizin hayatindaki eksiler ve artilar olarak isimlendirip
listelersek karsimiza asagidaki tablo ikmakta, bu da bize ikililerden yedi ifadesi hakkinda
isik tutmaktadir:

Eksiler Artilar :

Siradan birisi idi Seilip peygamber yapildi
Yetim idi Barinaga kavusturuldu
Sasirmis idi Dogruya iletildi
Dar gelirli idi Zenginlestirildi
Sikintiliydi Ggs aildi, ferahlatildi
Yk agirdi Agir yk hafifletildi
Adi unutulacakti Adi, sani ve sani yceltildi

I't [Vermek]

Arapa'da vermek szcg -'==' i't veya -'-,' t szckleriyle ifade edilir.
'I't szcg, bir seyi emanet veya geici olarak degil, temlik veya devir yoluyla temelli
olarak verme anlamindadir. Bu anlam ayni zamanda bir ltuf olarak vermeyi de ieren bir
anlamdir. t ise i'tyi da kapsayacak sekilde, daha genis anlamda (yol aarak, engelleri
aarak; getirerek- gtrerek vermek) kullanilir. Yani t hem temlik ve ltuf olarak
vermeyi, hem de bir grev olarak sreli, emanet vermeyi ifade etmektedir. Kevser suresinde
i't ifadesi kullanildigi iin peygamberimize verilenlerin ilah bir ltuf oldugu, bir seye
karsilik verilmedigi ve emanet olmadigi anlasilmaktadir. Keza Sad suresinin 39. ayetinde,
Sleyman peygambere verilenlerin de ayni zellikte oldugu bu szcgn bir baska kullanim
sekli olan -'== At ile ifade edilmesinden anlasilmaktadir. Hicr suresinin 87. ayetinde
peygamberimize verildigi belirtilenler ise hem ltuf hem de peygamberlik greviyle baglantili
oldugundan t kelimesi ile ifade edilmistir.

2. Ayet:
157


2
yleyse Rabbin iin salt et [ml ynden ve zihinsel adan destek ol; toplumu
aydnlatmaya aly] ve karylayacagn zorluklar ggsle!


Arap edebiyatinin nemli sanatlarindan biri olan ve daha nce Fatiha suresinde
grdgmz Iltifat sanati bu ayette de hemen dikkati ekmektedir. Birinci ayette '

-' Biz
zamiri kullanilmis ve ikinci ayette bu akisa uygun olarak '-' Bizim iin denmesi
gerekiyorken nc tekil kisiye dnlerek =-' Rabbin iin denilmistir.
Biz zamirinden Rabb ismine dnlmek suretiyle yapilan Iltifat sayesinde hem
ikinci ayet hkmnn etkinligi arttirilmis, hem de Alak suresinden bu yana hep n plnda
tutulmus olan Allah'in Rabb olma zelligi bu surede de n plna ikarilmistir. nk
dnyadaki ve ahiretteki yasamimizin her ani, Allah'in Rabbligi, programciligi ile tasarladigi
zere gereklesmekte ve insanlarin da bunu akillarindan hibir zaman ikarmamalari
gerekmektedir.



Ayette geen .- salli szcgnn kk ve trevlerinden Salat ile ilgili ayrintili
bilgi Alak suresinde verilmistir.

nahr

=- Nahr szcg bir ka kelime ile Trkeye evrilemeyecegi iin aynen
birakilmis, aiklamasi burada yapilmistir.
Belirtmek gerekir ki, nahr szcg klsik eserlerde iyice irdelenmeden Trkeye en
uzak anlami olan kurban kes seklinde evrilmistir. Bu durum, Galt-i meshur, fasih lisana
yegdir [meshur olmus hatali szck, orijinaline tercih edilir] kuralina tami tamina denk
dsen bir uygulamadir. Ne var ki, yapilan galtin/ hatanin srdrlmesi edebiyat alaninda
nemli bir sakinca dogurmayabilir ama dinin temel ilkelerinin galat bir anlamla yozlasmasi,
gze alinamayacak kadar byk bir sakincadir.
Isim olarak kullanildiginda ggs, gerdan anlamina gelen nahr szcg, mastar
olarak kullanildiginda eli ggse degdirmek, ggslemek, devenin ggsne biak saplayip
kesmek
56
anlamlarina gelir. Trkedeki intihar szcgnn asli da buradan gelmektedir.
Szck ayette =-', ve-nhar emir kipiyle yer aldigina gre szcgn mastar hlinin tasidigi
degisik anlamin da incelenmesi gerekir.
Szcgn mastar olarak kullanilmasi hlindeki birinci anlami elini ggsne degdir
emridir. Imam-i Safii ve-nhar emrini kurban kes ya da deve kes olarak degil, ellerini
ggsne degdir olarak anlamis ve namaz kilarken alinan ara tekbirlerde ellerin ggse
degdirilmesine itihat etmistir. Bu nedenle Safii mezhebine mensup olanlar namaz kilarken bu
itihada uyarlar.
Sii mfessir ve fakihler de, Ali ve ehlibeyt kaynakli rivayetleri dikkate alarak bu emri
namazda kiyamda iken ellerin ggse kaldirilmasi ve namazda tekbir getirirken ellerin bogaz
ukurlugunun hizasina kadar kaldirilmasi olarak anlamis ve bu sekilde uygulamislardir.
Kimileri de ayni emri namazda ggsn kibleye dndrlmesi, kesinlikle baska ynlere
yalpalanilmamasi gerektigi seklinde anlamislardir.

56
(Lisanl Arab, n h r mad. )

158
Ebu Hanife'nin bu ayeti nasil anladigina gelince; o gnk siyasal iktidarin sylemine
aykiriliklar tasimasi sebebiyle olsa gerek, eserleri zamanin idarecileri tarafindan yok edilmis,
bu nedenle de konu hakkindaki yorumu bize kadar intikal edememistir.
Ancak btn bu anlayislarin namaz esnasindaki bedensel hareketlere ynelik olarak
ortaya kondugu dikkatlerden kairilmamalidir. Oysa ayette bu hareketin namazda olacagina
dair hibir isaret, dellet ya da karine [ipucu] yoktur.
Bize gre, namaza baslama tekbirinde ya da namazlardaki ara tekbirlerde dilimizle
Allahu Ekber [Allah her seyden daha byktr] derken ellerimizi ggsmze kaldirmamiz,
ayni anda beden dilimizle de bu inan ve anlayisimizi pekistirdigimiz anlamini tasimaktadir.
Yaptigimiz bu hareket, Allah'tan baska her seyi arkaya attigimizi ifade eden sembolik bir
davranistir. Sure peygamberimize hitap ettigine gre, Yce Allahin bu emirle
peygamberimizden istedigi, hakkinda ikarilan kin dolu sylentileri, kendisine yapilan kt
davranislari, dsmanliklari, hileleri ve tuzaklari arkaya atmasi, dikkate almamasi, bos
vermesi, elini sallayip geivermesidir.
Szcgn mastar olarak kullanilmasi hlindeki ikinci anlami ggslemek, ggs
ggse gelmek demektir. Szcgn en fazla kullanilan anlamlarindan biri olan bu anlam,
Arap sairleri tarafindan bogaz bogaza gelmeyi, ggs ggse dvsmeyi ifade etmek iin
kullanilmistir. Ayrica evleri ggs ggse [karsi karsiya] deyiminde de bu anlamda
kullanilmistir.
57

Szcgn mastar olarak kullanilmasi hlindeki nc anlami ise deveyi ggsnden
hanerle kesmek demektir. Dikkat edilirse bu anlam iinde kurban szcg yer
almamaktadir. Bu anlam esas alindiginda, ayetten kurban kes veya deveyi kurban kes gibi
anlamlar ikmaz, sadece deve kes anlami ikar. Bu takdirde ayetin anlami Seni zyorlar,
sana dsmanlik ediyorlar, sen de uyluklarini hareket ettir, ayaga kalk, yr, abala, sirke ve
taguta karsi ik, ok alis, ok gayret et, destek ol, sosyal yardim yap ve deve kes! olur. O
gnk sartlar altinda peygamberimize kasaplik yapmasinin emredilmis olmasi anlamsizdir.
nk bu sure indiginde peygamberimiz hl insanlara tebligde zorlanmaktadir, yeterince
taraftar edinememistir. Isler henz teori/iman boyutundadir. Tebligin disinda herhangi bir
eylem sz konusu degildir.

Kurban ile ilgili olarak Ktb- Sitte'de [Alti Byk Hadis Kitabinda] 26 rivayet
mevcuttur. Ama bunlarin ogu ayni rivayetin farkli kisiler tarafindan nakledilmis
varyasyonlaridir. Bu rivayetlerin hepsinde konu edilen kurban ve kurban ile ilgili bilgiler,
hacda hacilarin mkellef tutuldugu ,- Hedy kurbanina [Hacilarin hediye olarak kestigi
kurbana] yneliktir, yoksa bayram gnlerinde hayvan kesmeye ynelik degildir. Rivayetlerin
ve tarih belgelerin hibirinde, ne Mekke'de bu surenin indigi dnemlerde, ne de Medinede
hacc farz oluncaya kadar herhangi bir kurban olayi anlatimi sz konusu degildir. zetlemek
gerekirse, bu ayetler indigi zaman Mekke'de ne peygamberimiz ne de o gnk Mslmanlar
kurban kesme seklinde bir ibadet yapmistir.
Ragib el Isfehn de Mfredat adli eserinde nahri hacc esnasinda Mina'da kesilmesi
gereken hediye olarak aiklar. Ancak Hedy'den bahseden Bakara suresinin 196. ayeti, Maide
suresinin 2, 95 ve 97. ayetleri ve Feth suresinin 25. ayeti henz inmemistir, nk bu ayetler
Meden'dir. Dolayisiyla Kevser suresi indigi sirada hacc ile ilgili bir hkm henz ortada
yoktur. Byle olmasina ragmen Ragib'a gre de nahr hacda kesilen hediyenin disinda bir
sey degildir, kurban adi altinda gnmzde yapilan kesimle bir ilgisi yoktur.
Bazilari kurban konusunu Ibrahim peygambere baglarlar ve onun oglunu kurban
edisini konu alan birok Kur'an disi kltr kendilerine kaynak kabul ederek detaylara

57
(Lisanl Arab, n h r mad. )

159
girerler. Oysa Saffat suresinin 83-113. ayetlerine baktigimizda, bu olaylarin kurbanla herhangi
bir ilgisinin olmadigi grlmektedir. Bazilari da Maide suresinin 27-31. ayetlerindeki iki
demoglu kissasindan yola ikarak kurbana kaynak aramaya alismislardir. Ne var ki, ilgili
pasajin da hayvan kurban etme gibi bir anlami bulunmamaktadir.


Yukaridaki aiklamalarin isigi altinda Kevser suresinin 2. ayeti; Madem Rabbin sana
kevseri [bu kadar bol nimeti] verdi, yleyse sen de Rabbin iin ok alis, ok gayret et,
uyluklarini hareket ettir, ayaga kalk, yr, abala, sirke ve taguta karsi ik, destek ol, sosyal
yardim yap, gerisini bos ver, dsnme, nne gelecek her zorlugu ggsle, sabret!
anlamindadir.

3. Ayet:


3
Sphesiz seni horlayan, sonu olmayann; yaptklar, iye
yaramayann ta kendisidir!


--' Ebter szcg -- beter szcgnden tremistir. Ilk anlami kuyrugu
kkne kadar kesmek demektir.
58
Kuyrugu olmayan esege --' '-= himarun ebter
denilirdi. Daha sonralari hayir hasenat yapmayan kimselere, zrriyeti olmayanlara, zellikle
de erkek ocugu olmayanlara denilir oldu. Bilindigi gibi, kiz ocugu sark kltrnde evlttan
sayilmazdi.
Bu szck Trkeye de gemistir. Birisine beddua ederken beter ol! denir. Bunun
anlami senin sonun olmasin, perisan ol! demektir.
Ilk andan itibaren btn kfirler peygamberimizi degisik sifat ve yakistirmalarla
ktlemeye alismislardir. Kfirligi bir nitelik olarak aldigimizda, dnyada inkrcilar var
olduka peygamberimizi ktleme ve gzden dsrme eylemlerinin de devam edecegi aiktir.
Ne var ki, peygamberimize ve dolayisiyla Islm'a o gnlerde satasanlarin eli bos kaldigi gibi,
bundan sonra da bos kalacaktir. O gnklerin hem emekleri bosa ikmis; dzenleri, inanlari
bitmis, hem de nesepleri, soy ve soplari dnya sahnesinden silinip gitmistir. Bu ayetlerden
anliyoruz ki, bu gn de yarin da yine ayni sekilde olacaktir.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir.


16 TEKASR SURESI

[OGALTMA YARISI]

SURESI


TEKASR SURESINE GIRIS

Tekasr suresi Mekke'de 16. sirada inmistir. Toplam sekiz ayetten ibaret olmasina
ragmen, bazi Islm bilginlerinin de dedigi gibi, Kur'an'daki konularin yaklasik altida birini
zet hlinde iermektedir.

58
(Lisanl Arab, b t r mad. )

160
Tekasr suresi, insanoglunun nankrlgnden, ikari ugruna yaptiklarindan ve daha
baska karakter zelliklerinden bahseden Adiyat suresinin devami niteligindedir. Adiyat ve
Tekasr surelerinin arasinda bulunan Kevser suresi ise, peygamberimizin manev ynden
glendirilmesi iin ailmis bir parantez niteligindedir. Tekasr suresinde, insanlarin
dnyadaki madd varlik ve servetlerini [mal, mlk, evlt, makam, mevki, shret] zevk ve
eglence amaciyla arttirmak iin yaptiklari girisimlerin dnyayi cehenneme evirecegi
aiklanmakta, bu yanlis tutumlarin ve verilen tm nimetlerin hesabinin insana mutlaka
sorulacagi bildirilmektedir. Kevser suresi ile ailan parantezden sonra yeniden insanliga
hitabina devam eden evrensel mesaj, tekasr [ogaltma yarisi] yznden insanin Allah'a
kulluktan geri kalma tavrini kinamakta, bu tavri gsterenlerin karsilasacagi mutlak akibeti
haber vererek tm insanligi hesap gn iin uyarmaktadir.


16 / TEKASR [OGALTMA YARISI] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1,2
ogaltma yary, mezarlara girinceye kadar sizi eglendirip
oyalad.
3,4
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Yaknda bileceksiniz. Yine;
kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Yaknda bileceksiniz.
5,6
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Eger ki kesin bilgi ile
bilirseniz lgnca yanan ateyi kesinlikle grrsnz.
7
Bir sre sonra, onu, gzle
grrcesine, gerek olarak kesinlikle greceksiniz.
8
Sonra, o gn siz, nimetten kesinlikle sorulacaksnz.



Ayetlerin Tahlili

1, 2. Ayet:


1,2
ogaltma yary, mezarlara girinceye kadar sizi eglendirip
oyalad.

`'- Tekasr szcg ogaltma yarisi, ok gsterme abasi anlamina gelmekle
beraber, bu yarisa ve bu aba iine giren insanlarin ayni zamanda a gzl, gz doymaz,
hirsli, ihtirasli, lkse ve gsterise merakli olduklari anlamlarini da ierir. Baska bir ifade ile
tekasr, insanlarin Ben ondan daha zengin olacagim, Ben ondan daha gl olacagim,
Ben ondan daha ileri olacagim, Bu bana yetmez, dahasini isterim zihniyetiyle ortaya
koyduklari davranislarin psikolojik formatidir. Bu olumsuz psikolojik format, vn ve
stnlk elde etmek gibi nefsani drtlerden kaynaklanan lzumsuz, yararsiz ve erdemsiz tm
yaris ve rekabetlerin gereklesme zeminidir.
Ayette geen _+'' elh fiili, eglendirerek oyalamak suretiyle gaflete dsrmek, asil
yapilmasi lzim gelen seylerden alikoymak
59
anlamina gelir. Dikkat edilirse, insani gaflete

59
(Lisanl Arab, lhy mad. )

161
dsren bu oyalama, zevke ve hazza dayali bir oyalamadir. Bu oyalanma iindeki insan
ylesine zevklenir ki, deta zevkten drt kse olur, gaflete dstgnn farkina varmaz, asil
yapmasi gereken islerden uzaklastigini bile anlayamaz. Hatta bu zevk ugruna diger insanlari
bile baski altina almaya ynelir.
Elh fiilinin degisik trevleri basta Nur 37, Mnafikun 9 ve Hicr 3. ayetleri olmak
zere Kur'an'in daha birok ayetinde grlmektedir. (Abese 10, En'm 32, 70, Ankebut 64,
Lokman 6, Muhammed 36, Hadid 20, Cuma 11, A'rf 51, Enbiya 3, 17)
Tekasr ve elh szcklerinin yukarida aiklanan anlamlari esas alindiginda ayet
su sekilde aiklanabilir: ogaltma yarisi, ok gsterme abasi, gsteris yapmak size ylesine
zevk verdi ki, esas yapmaniz gereken iyi seylerden [Allah'a kulluktan] sizi alikoydu.
Bu noktada, bir yanlis anlasilma ihtimalini ortadan kaldirmak iin hemen belirtmek
gerekir ki, burada ok mal sahibi olmak, ok kazanmak, yksek makam mevki sahibi olmak,
mesru rekabet veya hizmet yarisi kinanmamaktadir. Pek tabidir ki, Allah'a kulluk yapmak
iin ok alismak, ok kazanmak, nitelikli insan olup yksek makam ve mevkilere ulasmak, o
makamlardan insanlara hizmet etmek, bol nimet kazanip skretmek, o nimetlerden Allah
yolunda harcamak gibi etkinlikler Allah'in emrettigi ve insanlarin benimsemesi gereken
grevlerdir. Burada kinanan davranis, bu amalara ulasmak iin her yolun mubah sayilmasi
ve bu sonulari elde etmek iin dnyanin cehenneme evrilmesidir.




kabirleri ziyaret

Bu ayette geen kabir ziyareti deyimi, bazilari tarafindan szlk anlamiyla ele
alinmis ve ayetle ilgili bir takim inis sebepleri ortaya atilmistir. Iki ailenin nfus yarisina
girdigi ve dirilerin sayilari ile yetinilmeyip kabirlerdeki llerin sayisinin da yarisa dahil
edildigi yolundaki bu iddialar, Mekke iin Sehmogullari ile Abd-i Menafogullari'ni, Medine
iin de Ensardan Hriseogullari ile Harisogullari'ni konu etmislerdir. Medine iin olan
rivayeti uyduranlar, bu surenin Mekke dneminde, stelik de bu dnemin baslarinda indigini
hi dikkate almamislardir.
Ayette geen kabirleri ziyaret deyimi lp kabre girmekten kinaye oldugu iin bu
anlama gelmeyen rivayetleri dikkate almiyoruz.
Ayette konu edilen sey, ogaltma yarisinin bir esit hazla, zevkle ama edinilmesi ve
bu amacin gereklesmesi yolunda pek ok seyin mahvedilmesi, ortaligin cehenneme
dndrlmesidir, yoksa kisilerin sayisal oklugu degildir.
Bize gre ayetin anlami sudur: Bu tutumunuz [tekasr ile oyalanisiniz], kabirleri
ziyarete yani lmnze kadar srmektedir.

3. ve 4. Ayetler:


3,4
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Yaknda bileceksiniz.
Yine; kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Yaknda bileceksiniz.

1. Ayette bahsedilen ogaltma yarisi, yanlis ve kabul edilemez bir inanis ve davranis
oldugu iin kell edati kullanilmak suretiyle kesin bir dille reddedilmis ve bu yanlisin kisa
bir zamanda ortaya ikacagi, dogrunun anlasilacagi vurgulanmistir.
4. Ayette kell ve sevfe edatlarinin birlikte kullanilmasi, yanlisin ortaya ikmasi
ve dogrunun anlasilmasi srecinin bazilari iin daha uzun olabilecegini, ama mutlaka onlarin
da geregi greneceklerini gstermektedir.
162

5. ve 6. Ayetler:


5,6
Kesinlikle sizin dyndgnz gibi degil! Eger ki kesin bilgi ile bilirseniz
lgnca yanan ateyi kesinlikle grrsnz.


Dilbilgisi kurallarina gre bu iki ayet bir sart cmlesi olusturmakta iken, eski
mfessirlerin birogu, ,== cahim szcgn ahiretteki cehennem olarak anladiklarindan,
bu dnyada cehennemin grlemeyecegini ileri srerek 5. ve 6. ayetleri birbirinden ayirma
yoluna gitmislerdir. Bunun sonucu olarak da, cmlenin sart ve ceza blmlerini birbirinden
ayirarak 5. ayetin [sart blmnn] cezasini mahzuf [saklanmis] saymislar ve 6. ayeti de
bagimsiz bir ayet olarak kabul etmislerdir.
6. ayetin ierigi ile ,== cahimin, ahiretteki cehennem oldugu ve ahiretteki
cehennemin bu dnyada grlemeyecegi mantigi uyusmamaktadir. Syle ki:
Birinci olarak; 6. ayette, cehennemin grlmesi kesin bilgiyle bilebilme sartina
baglanmistir. Oysa mahserde cennetin veya cehennemin grlmesi iin her hangi bir sart
yoktur, herkes zorunlu olarak ikisini de grecektir. Dolayisiyla, mahserde herkes tarafindan
zorunlu olarak grlecek olan cehennem ile ayette sz edilen [grlmesi kesin bilgi sartina
bagli olan] cehennem ayni sey degildir.
Ikinci olarak; 6. ayetteki cehennemin ahiretteki cehennem oldugu kabul edilirse,
ortaya syle bir siralama problemi ikmaktadir: 8. ayette Sonra o gn siz nimetten
sorgulanacaksiniz dendigine gre, surede nce cehennemin grlecegi, sonra da sorgulama
isleminin yapilacagi bildirilmis olmaktadir. Bu ise nce sorgu isleminin yapilacagi, sonra
cennet ve cehennemin grlecegi yolundaki Kur'an ayetleri ile elismektedir. Kur'an'da
herhangi bir eliskinin olmasi mmkn olmadigina gre, 6. ayetteki cehennem ahiretteki
cehennem degildir.
Biz ayette bahsedilen cahimin ahiretteki cehennem degil, dnyadaki cehennem
oldugu kanisindayiz. Syle ki: Bu dnyevi cehennem, tekasr ile eglenmenin ve
zevklenmenin sonucunda ortaya ikan perisanliktir, istiraptir, sikintidir, bunalimdir; yanan
atestir. Kur'an'da cahim szcgnn dnyadaki alevli ates iin de kullanildigini gsteren bir
baska rnek de Saffat suresinin 97. ayetidir.

97
Onlar: Sunun iin bir duvar yapin/ ambargo uygulayin da bunu (CAHIMIN) ilginca yanan
atesin/asiri sikintinin iine atin! dediler.
(Saffat/ 97)

Ibrahim peygamberin, karsitlari tarafindan atese atilmasinin (sikintilara sokulmasinin)
anlatildigi bu ayette geen ve ilginca yanan ates olarak evirdigimiz szcgn orijinali de
cahimdir.
Yukaridaki bilgiler ve vardigimiz sonular esas alindiginda, insanliga sunulan evrensel
mesaj su sekilde aiklanabilir:
Eger okluk yarisi yapmanin, gsterisin, lksn ve bunlardan zevk almanin, bunlarla
eglenerek oyalanmanin ne demek oldugunu, bunlarin nelere mal oldugunu bilimsel bir
gerekle bilseydiniz, o zaman karsinizda cahimi, cehennemi, perisanligi, acilari, feryatlari,
sikintilari grrdnz; bu davranislarinizla kendiniz iin, evreniz iin, lkeniz iin, dnya
iin bir cehennem hazirladiginizi fark ederdiniz.
Dnyadaki cehennemleri grmek ve insanlara cehennem sikintisi veren bu facialarin
olusma sebeplerini belirlemek iin gerek kendi hayatimizda ve gerekse evremizdeki
163
insanlarin veya toplumlarin hayatlarinda grlen bazi trajik olaylari iyi analiz etmek, neden
diye sorarak problemin ana kaynagini dogru teshis etmek gerekmektedir:
- Mtevazi bir hayat srmekte olan bazi insanlarin zaman iinde bor batagina
saplanip sikintilara dsmelerinde, psikolojilerinin bozularak hayatlarini intiharla
sonlandirmalarinda asil sebep acaba nedir?
- Dnyada her gn 25000 kisinin aliktan lmesi ve milyarlarca insanin kitlik iinde
yasamasi, insanlarin bu dnyada olusturdugu cehennemin en gzel rnegi degil midir?
- Baslangita iyi niyetlerle kurulmus mutlu bir yuvanin, daha sonra eslere azap
ektiren bir cehenneme dnsmesine yol aan asil sebep acaba nedir?
- Dnyanin akcigerleri olarak adlandirilan cennet misali Yagmur Ormanlarinin
insanligin ilerlemesi adina katledilerek atmosferin dengesinin nemli lde tahrip edilmesi
olgusunun altinda acaba hangi gerek yatmaktadir?
- J aponya'da iki atom bombasi ile, Vietnam'da, Afganistan'da, Irak'ta daha baska
korkun lm makineleri ile yaratilan cehennemler, acaba hangi gerek sebeple
yaratilmislardir?
- Bu dnya iki padisaha ok geliyor diyerek susuz, kusursuz lkelere seferler
dzenleyip on binlerce insani ldren ve bu katliamlari bir zafer olarak tarihe yazdiranlar
gerekte hangi zihniyetle hareket etmekteydiler?
Bu sorulari arttirarak dnyadaki cehennemlerle ilgili daha birok kompozisyon
izilebilir. Ne var ki, dnyadaki bu tr cehennemlerin sayica artirilmasi, onlari ortaya ikaran
sebeplerin sayisini artirmaz. Bilinmelidir ki, btn bu cehennemlerin tek bir sebebi vardir:
ogaltma yarisi ve okluktan zevk almak, oklukla oyalanmak, oklukla eglenmek, ok, daha
ok yapabilme istek ve gayretleri... Burada diyat suresini hatirlamakta yarar var:

1-5
Soluk soluga kosanlar, sonra ates saanlar, sonra sabahtan baskin yapanlar,
derken orada tozu dumana katanlar, sonra bir toplulugun en degerli kaynaklarina,
varliklarina kadar dalanlar kanittir ki
6
kesinlikle insan, Rabbine karsi ok nankrdr,
7
kendisi de buna kesinlikle taniktir.
8
Sphesiz o, mal sevgisinden dolayi da
kesinlikle ok katidir.
9-11
Peki, o vurguncu insanlar, kabirlerde olanlarin diriltilip disa atildigi,
ggslerde olanlarin derlenip toparlandigi zaman, hi sphesiz o gn, Rablerinin
kendilerine gerekten haber verici oldugunu bilmezler mi? (14/100, diyt/1-11)

Tekasr hastaligina yakalanarak tekasr atesini yakmis olanlar, bir taraftan bu atesi
sndrmemek ve daha da bytmek iin ellerinin uzandigi her yerden hakli haksiz toplayip
smrr ve semirirlerken, diger taraftan da topladiklarini kaptirmamak iin ayni kaynaktan
beslenmek isteyen rakiplerini sabote ederler, yalan ve iftiralar ortaya atarak onlarla mcadele
ederler. Sonunda durum yle bir hl alir ki, hem tekasr atesini yakmis olanlar hem de
bunlarin beslendigi, smrdg susuz gnahsiz insanlar atesin iinde kalirlar. Kaldiklari o
sey bir dnya cehennemidir. Susuz ve gnahsiz insanlarin cehennemi ezilmek, smrlmek,
aresiz birakilmak seklinde gereklesirken, bizzat atesi yakanlarin cehennemi ise
topladiklarini baska tekasr hastalarina kaptirmamak, korumak ve daha da arttirmak iin
kaygi ve hasret duyarak huzursuzluk ekmeleridir. Bu zellikteki birey ve toplumlar srekli
kendilerine dsman yaratarak geceleri uyuyamaz hle gelirler ve bylece iinde yasadiklari
ortami bizzat kendi elleriyle cehenneme evirirler. Kendi cehennemini yaratanlarin bir rnegi,
Kur'an'da Mmin suresinde verilmistir:

45,46
Sonra Allah o mmini onlarin kurduklari tuzaklarin ktlklerinden korudu. Firavun'un
yakinlarini ise, azabin kts; ates kusatti. Onlar srekli olarak atese arz olunurlar. Kiymet kopacagi
gn ise: Firavun'un yakinlarini azabin en siddetlisine sokun!
(Mmin/ 45, 46)
164

Burada Firavun ailesinin yakalandigi tekasr hastaligi, dnya saltanatidir. Ayete gre,
saltanat hastaligi atese dnsms, Firavun ailesi sarayinda hi rahat edemez hle gelmis,
srekli korku iinde kalarak adeta her gn ateste yanmislardir.
Gemiste Firavun ve Karun tr azginlarin yarattigi cehennem, gnmzde tekasr
hastaligina yakalanmis acimasiz ve bencil kisi veya kurumlar tarafindan degisik sahnelerle
tekrar ortaya konmaktadir. Televizyon ekranlari ve gazete sayfalari agdas cehennem
atesleyicilerinin haberleriyle doludur. Eger insanlik Rabbimiz tarafindan bu sure ile yapilan
uyarilara kulak vermemeyi srdrrse, gelecekte de daha pek ok cehennemler yasanmaya
devam edecektir.
Dikkate deger bir nokta da, tekasr hastaliginin yol aacagi sonularin bilimsel
arastirmalar ile de bilinebileceginin Rabbimizce haber veriliyor olmasidir. Insanlik sadece
vahye kulak vermekle degil, bilimle de bu hastaligin kt sonularini grebilir, bu hastaliga
karsi nlem alabilir ve bu hastaliktan kurtulabilir.

7. Ayet:


7
Bir sre sonra, onu, gzle grrcesine, gerek olarak kesinlikle
greceksiniz.

Bir nceki ayette bildirilen bu dnyadaki cehennemin gereklesecegi bu ayetle tekrar
vurgulamaktadir. Yani: Sayet bilimsel bir arastirma yaparsaniz bu sonucu cehennem ortaya
ikmadan da bilebilirsiniz. Buna ragmen tekasr ile eglenme, mutlu olma devam ederse, iste o
zaman yarattiginiz ve iine dstgnz cehennemi bizzat kendi gzlerinizle kesinkes
grrsnz.

8. Ayet:


8
Sonra, o gn siz, nimetten kesinlikle sorulacaksnz.

Yani; Dnyada yasadiginiz cehennem yetmeyecek, ahirette de tm nimetlerden
sorgulanacaksiniz.
Bir btn olarak dsnldgnde, surenin ahirete ynelik uyarisi syle zetlenebilir:
oklukla eglenmek, oklukla mutlu olmak, her trl oklugu ama edinmek yanlis bir
davranistir. Tekasr ile eglenmek sosyal ortami cehenneme evirir. Tekasr psikolojisiyle
islenen davranislarin yol aacagi sosyolojik ortam bilimsel olarak arastirilirsa, bu ortamin
cehennem bir huzursuzluga benzer komplikasyonlar doguracagi nceden grlebilir. Konu
arastirilmaz ve bu konudaki yanlista israr edilirse, ortaya ikacak cehennem inkr
edilemeyecek sekilde gzlerle grlr, yasanir. Mahserde, hesap mahallinde sorguya
ekilecek ve sahip oldugunuz nimetlerin hesabini vereceksiniz. Aklinizi basiniza toplayin!
Insanlar basibos birakilmis degildir. Bu dnyadan sonra diriltilecekler, mahserde
toplanacaklar ve kendilerine verilen nimetlerin hesabini mutlaka vereceklerdir. Insan, hayatini
ona gre dzenlemeli ve bu bilinle yasamalidir. Oyun, eglence ve degersiz seyleri ama
edinmemeli, daha hayirli, daha ok ve daha gzel olan cennet ve Allah'in rizasi tercih
edilmelidir. (l-i Imran; 15) Keske diye hasret ekmenin yarin fayda vermeyecegi asla
unutulmamali, ill basa geldikten sonra ayikmak gerekmedigi iyi bilinmelidir. Kabirler ziyaret
edildikten [lp kabirlere atildiktan] sonra geriye dns yoktur.
Tekasr suresinin mesajini teyit eden en gzel aiklamalardan biri de ileride gelecek
olan su ayettir:

165

20
Bilin ki igreti dnya yasami, ancak bir oyun, tutkulu bir oyalama, bir ss, kendi aranizda bir
vns, mal ve ocuklar konusunda bir ogaltma yarisidir. Bir yagmur rnegi gibi; onun bitirdigi
ekin ekicilerin houna gitmitir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsin ki sapsari kesilmi, sonra o, bir
er-p oluvermitir. hirette ise siddetli bir azap; Allah'tan bir bagislama ve bir hosnutluk vardir.
Dnyadaki igreti yasam, aldanis malindan, malzemesinden baska bir sey degildir.
(Hadid/ 20)


Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir

17 MN SURESI

[BASIT EV ESYALARI]

SURESI



MN SURESINE GIRIS

Mn suresi Mekke'de 17. sirada inmistir. Surenin tamaminin Medine'de indigini iddia
edenler oldugu gibi, 1-3. ayetlerinin Mekke'de, 4-7. ayetlerinin Medine'de indigini iddia
edenler de vardir. Ancak hem surenin slp ve ierigi, hem de Izzet Derveze gibi
arastirmacilarin Ibn-i Abbas ve Ibn Zbeyr kaynakli tespitleri, surenin kesin olarak Mekk
oldugunu gstermektedir. Surenin yarisinin Medine'de indigi iddiasi ise, 4. ayetin takip
veya sebep - fasi ile baslamasi nedeniyle dikkate alinacak bir grs degildir. nk
suredeki konu btnlg, ayetlerin birbirinden ayrilmasina engeldir. Surenin Mekk oldugunu
gsteren bir baska husus da, surede zellikleri anlatilan insan gurubunun Medineli mnafiklar
olmayip adi sani belli olan bazi Mekkeli azginlardan olusmus olmasidir. Sure szel olarak
Mekke msriklerini teshir etmekle birlikte, onlarin sahsinda tm dnyadaki ve tm
zamanlardaki msrik ve din karsitlarinin ilkelerini ortaya dkmekte, onlara karsi alinmasi
gereken tavirlari belirlemektedir.



17 / MN [BASIT EV ESYALARI] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1
hirette herkesin iyi veya kt, yaptg iylerin karylgn
grmesini/ Allah'n sosyal dzeni belirleyen ilkelerini yalanlayan yu kimseyi
grdn m/ hi dyndn m?
2,3
yte odur, yetimi itip kakan ve yoksulun
yiyecegi zerine teyvik etmeyen kimse.
4-7
Artk, saltlarnda ilgisiz, duyarsz, gsteriy olsun diye salt eden [ml
ynden ve zihinsel adan destek olan; toplumu aydnlatmaya alyr gzken]
ve basit bir yeylerin bile bir ihtiyalya ulaymasn engelleyen kiyilerin vay
haline!

166



Surenin Inis Sebebi

Mverdi, surenin Ebucehil hakkinda indigini ileri srms ve iddiasini su rivayete
dayandirmistir:
Ebucehil, vasisi [velisi] oldugu bir yetimin ihtiya sebebiyle kendi malindan bir sey
istemesi zerine, onu iterek istegine kulak vermez. Kureys'in ileri gelenleri, alay etmek
maksadiyla ocugu peygamberimize gnderirler. ocuk da peygamberimizden yardim ister.
Hibir ihtiya sahibini geri gndermek deti olmayan peygamberimiz, ocugu dinledikten
sonra onunla beraber Ebucehile gider. Ebucehil peygamberimizin istegine uyarak ocuga
malini verir. Bunun zerine Kureysliler Ebucehil'e sen de sapittin diye tarizde bulunurlar.
Ebucehil ise onlara Hayir sapitmadim. Fakat onun szleri bende yle dehset uyandirdi ki,
vermezsem helk olacagimdan korktum'' diye cevap verir.
Ayetin inis sebebi hakkinda, Ebucehil'in yani sira, cimrilikleri ile taninan, yoksullara
ve dsknlere eziyet ederek onlari hor gren, itip kakan Velid b. iz, Ebusfyan, As b. Vil
es-Sehm, Velid b. Mugire gibi isimlerin getigi baska rivayetler de vardir.
60

Aslinda surenin kimin iin indigi nemli degildir. nk Kur'anin hkm sadece bu
sahislarla sinirli olmayip her zaman ve her yerde, bu kisilere benzeyen, ayni davranislarda
bulunan tm insanlari kapsayacak bir evrensellige sahiptir.

Ayetlerin Tahlili

1. Ayet:


1
hirette herkesin iyi veya kt, yaptg iylerin karylgn grmesini/ Allah'n
sosyal dzeni belirleyen ilkelerini yalanlayan yu kimseyi grdn m/ hi dyndn m?


, -'' Din szcg zerinde hem Arap-Islm limleri hem de Mac Donald, A.
J effery, L. Gadret gibi oryantalistler cidd arastirmalar yapmislar, Ibranice'de ve Eski
Farsa'da bu szcge yazilis ve okunus olarak benzeyen szckler bulmuslardir. Ibni
Menzur'un Lisanl-Arab ve Zebid'nin Tacl-Arus adli eserlerinde, rnekleriyle
aikladiklarina gre; ,- din szcg - dal, , ye ve nn harflerinden meydana
gelmistir. ,- Deyn szcgn olusturan harfler de ayni harflerdir. stelik Deyn
szcgnde , y harfi, cezim hliyle bir mastar veznini korurken ,- din szcgndeki
, y harfi harekesini kaybederek harf-i med [uzatma harfi] durumuna dnsms ve bylece
,- din szcg isimlesmistir. Bu durum din szcgnn deyn szcgnden
tredigini gstermektedir.
Deyn szcgnn ilk anlami bor demektir. Aslinda din szcg de baslangita
bor anlaminda kullanilmaktaydi. Fakat zaman ierisinde insanlar arasindaki alma-verme
islemleri kapsam olarak genisleyince, buna bagli olarak bu iliskileri ifade eden szcgn de
anlami genislemis ve ceza [her seye bir karsilik verilmesi], hak-hukuk, nizam-intizam, sosyal
dzen gibi kavramlar da din szcgyle ifade edilir olmustur.
Din szcg, konumuz olan ayette ceza anlamindadir. Kisaca karsilik demek
olan ceza szcg, Trkede sadece ktlgn karsiligi olarak anlasilmaktadir. Oysa -'=
ceza, iyi ya da kt, her trl davranisin karsiligidir. Bu ayette konu edilen ve ceza

60
Vhid; Esbabnnzul, RAZI
167
anlamina gelen din szcg, ahirette herkesin iyi veya kt, yaptigi islerin karsiligini
grecegi anlamini ifade etmektedir.
Din szcgnn Kur'an'da ceza/karsilik anlaminda kullanildigina Nur/25, Zariyat/6,
Infitar/9 ve Tin/7 gibi bir ok ayet rnek olarak gsterilebilir. Saffat suresinin 53. ayetinde ise
szck yine ayni anlamda ama ,-,-- mednn seklinde kullanilmistir. Ayrica Kur'an'da
geen tm , -'' ,, yevmddin [din gn] tamlamalarinin anlami da Infitar suresinde detayi
verildigi gibi, Karsilik gndr.
Ayni kkten gelen ve Yce Allah'in sifati ya da ismi olarak kullanilan ', -'' ed-
Deyyn da Yapilan islerin karsiligini veren, hesaba eken, hibir ameli karsiliksiz
birakmayip hayra da serre de karsilik veren demektir.
Din szcg daha sonra da istiare yoluyla ve mutlak olarak toplumsal alis-veris,
toplumsal iliskiler, seriat [sosyal nizami belirleyen ilkeler] anlaminda kullanilir olmustur.
'Seriat anlaminda kullanilan din terimi, Kfirun suresinin tahlilinde aiklanacaktir.
Ayetteki Sen grdn m? hitabi, grnste peygamberimizedir. Ancak; Kur'an
slbu geregi, bu hitap her agda ve her cografyada geerli olup yasayan her akil sahibi
insanadir. Ayrica duydun mu? degil de grdn m? ifadesinin kullanmasinin nedeni, dini
yalanlayarak icraatta bulunanlarin bu yalanlayici tavirlarini fikir dzeyinde degil, toplumda
eylem olarak ortaya koyduklarini belirtmek iindir. Ancak bu soru, evet grdm ya da
hayir grmedim diye cevabi beklenen bir soru degildir. Tam tersine, ortaya ikan bir
durum karsisinda teaccb [hayret etme] hislerini ifade eden bir soru tipidir. Byle hayret
ifade eden bir soruyla baslanmasi, dini yani iyi-kt her amelin mutlaka karsiliginin
alinacagini yalanlamanin saskinlik uyandiran, hayret verici, tuhaf ve enteresan bir tavir
oldugunu ifade eder. Bu slp, muhatabini ahireti inkr eden insanda ne gibi bir karakter
meydana gelecegini dsnmeye davet etmektedir. Hatirlanacak olursa, ayni soru tipi Alak
suresinde de kullanilmisti:

11,12
Hi dsndn m, eger o salt eden kul, dogru yol zerinde idiyse ya da takvyi [Allah'in
korumasi altinda olmayi] emrettiyse!...
13
Hi dsndn m, eger salt edeni engelleyen o kisi,
yalanlamis ve yz evirmis ise!...
14
Salta engel olan o kisi, bilmedi mi, Allah'in kesinlikle grmekte
oldugunu?
(Alak 11-14)


2 - 3. Ayetler:


2,3
yte odur, yetimi itip kakan ve yoksulun yiyecegi zerine teyvik
etmeyen kimse.

Mn suresinin bu ayetleri bize Fecr suresinin 17-20. ayetlerini hatirlatmaktadir.

17-20
Kesinlikle sizin dsndgnz gibi degil! Dogrusu siz, yetimi, stn-saygin bir sekilde
yetistirmiyorsunuz. Yoksulun yiyecegi zerine birbirinizi zendirmiyorsunuz. Oysa mirasi
yagmalarcasina yle bir yiyisle yiyorsunuz ki! Mali yle bir sevisle seviyorsunuz ki, yigmacasina!
(Fecr/ 17- 20)


Fecr suresindeki bu tenkitlerin muhatabi belirgin degildi, Bir bakima, itham ve
tenkitler ortaya yapilmisti. Mn suresinde ise stratejinin degistigi, hitaplarin sertlestigi,
saflarin belirginlestigi, kimliklerin aiklandigi grlmektedir.
Ayette geen ,-,'' _-, yedu'ul yetim deyimi birden ok anlama gelmektedir:
168
- Yedu'ul yetim; babasinin yetime biraktigi mirasa el koymak suretiyle onun hakkini
yemek ve onu kovmak demektir.
- Yedi'ul yetim; yardim talebiyle kendisine gelen bir yetime merhamet etmemek,
yanindan kovmak, kovuldugu halde aresizlik nedeniyle yanindan gitmeyeni iterek
uzaklastirmak demektir.
- Yedu'ul yetim; vesayet ya da velyet yoluyla yaninda bulunan yetime, ev halkinin
hizmetini grdrmek ve kahrini ektirmek suretiyle ona zulmetmek demektir.
Ancak yedu'ul yetim, yukaridaki davranislari ara sira degil devamli yapmak, bunlari
det haline getirmek demektir. Bu fiili isleyenler yetimin yalniz oldugunu, yardim edeninin
bulunmayacagini zannederek onun hakkini yemekten sakinmaz. Ya da elinden tutar gibi
grnr ama zulmeder, yardim istediginde kovar veya iter. Bu yaptiklarinin ok kt seyler
oldugunu dsnmeden, hibir sey hissetmeden, Allah'in her seyi grdgn bilmeden bu
tavirlarina devam eder.
Baslarini oksayacak, sahip ikacak, ilgilenecek bir velileri olmayan, dolayisiyla
haklari yagmaya aik ve korunmaya muhta yetimler, insanlarin yumusaklik ve duyarliligina
muhtatirlar. Ne var ki, bu agriyi duymayan yedu'ul yetim vicdani yetimi iter, asagilar,
magdur eder. Yukaridaki ayette dini yalanlayanlar diye nitelenen kimseler iste bu tr
kimselerdir.
Ayette ,--'' '= tamul-miskin ifadesi kullanilmistir. Bu ifade, miskinlere
yemek yedirmeyi/yedirmeye tesvik etmek anlamina gelen ,--'' '=' it'mul-
miskinden farkli bir ifadedir. Tamul-miskin ifadesi, miskinin kendi hakki olan yemek
demektir. Bu nedenle, yoksulu doyurmayi tesvik etmemekle itham edilen sorumsuz ve
ahlaksiz kimseler kendilerine ait bir yemegi esirgemekle degil, bizzat yoksula ait olan
yiyecekleri vermemekle sulanmaktadirlar. Burada ok ince bir anlatim vardir. Verilmeyen o
yemekler vermeyen o kimselerin mlkiyetinde grnyor olsa bile, aslinda dogrudan o
yoksullara aittir. Bu su anlama gelmektedir: O yemek, verenlerin zerine bor olan, yoksulun
hakki olan yemektir. Yemegi veren, onu bir bahsis veya ltuf olarak degil, tersine, yoksulun
hakki oldugu iin ve zorunlu olarak verecektir, vermelidir. Yoksulun bu hakki, Zariyat
suresinin 19. ayetinde Onlarin mallarinda sil ve mahrumlarin hakki vardir denilmek
suretiyle belirtilmistir.
Daha nce Fecr suresinde de aiklandigi gibi, miskin szcgnn gerek fakirlik
sebebiyle, gerekse fiziksel-zihinsel yetersizlik, yaslilik, egemen glerin baskisi altinda olmak
gibi ok degisik nedenlerle hareketsiz kalmis, serbest hareket imknini kaybetmis, boynu
bklms kimse anlamlarina geldigi tekrar hatirlanmalidir.
Ayetteki l yehuddu ifadesi, haklari olan yemegi miskinlere vermeyen kisilerin,
kendileri yapmadigi gibi baskalarini da bu isi yapmaya tesvik etmedikleri anlamina gelir.
Bylesi kisiler, fakir ve muhtalarin alisarak veya is yeri aarak kendi ekmeklerini
kazanmalari ynnde herhangi bir girisimde bulunmazlar, onlara haklarini vermezler. Bu
kisiler daima efendi/lord olmak isterler; kleleri olsun isterler; herkesin ekmegini asini
kendileri versin isterler; klenin soyu kle, isinin soyu isi, iftinin soyu ifti olsun
isterler.
Allah'in burada iki bariz misalle anlattigi konu, ahireti inkr edenlerin ne kt meziyet
sahibi olduklarini gstermektedir. Tabii ki, dini yalanlayan kimselere ait yegne gsterge
bununla sinirli degildir. Simdilik dini yalanlayanin sadece bu zelligi ne ikarilmistir.
Burada asil vurgulanan, ahireti yalanlayanlarda bulunan yetimi itip-kakma, onlari
saygin bir hale getirmeme, ihtiyalilarin yemeklerini vermeme gibi ahlaki bozukluklar degil,
bu veya buna benzeyen sayisiz ktlgn dogrudan ahireti yalanlamanin bir sonucu olarak
ortaya iktigidir.
Iman gnle dsnce orada rikkat, hassasiyet ve sevgi olusturur. Oysa dini
yalanlayan kimselerde vicdanin sermayesi olan bu hasletler bulunmaz.
169

4. Ayet:


4-7
Artk, saltlarnda ilgisiz, duyarsz, gsteriy olsun diye salt eden
[ml ynden ve zihinsel adan destek olan; toplumu aydnlatmaya alyr
gzken] ve basit bir yeylerin bile bir ihtiyalya ulaymasn engelleyen kiyilerin
vay haline!
!

Ayetin basindaki bu nedenle/ artik diye evrilmis olan - fa edatindan, bu ve
bundan sonraki ayetlerde sayilan kt niteliklerin ortaya ikis gerekesinin dini yalanlamaya
dayandirildigi anlasilmaktadir.
Bu ayetteki ,

'--'' el-musallin, Salat edenler demektir. Salat ile ilgili ayrintili bilgi
Alak suresinde verilmistir.



Salatlarndaki gaflet/ eglence

Bu ayette geen ,'- shn szcg, Abdullah b. Mes'ud'un mushafinda
lhn olarak yer almistir. Bu durumda ayetin anlami Onlar salati, eglence olarak
yapmaktadirlar olur ki, Enfal suresinin 35. ayeti de Ve onlarin Beyt'in/Kabe'nin yanindaki destek
vermeleri, sadece, islik almak ve el irpmaktir, bir gsteritir. diyerek msriklerin Salati zevk,
eglence, tatmin araci olarak kildiklarini dogrulamaktadir.
Bu noktada, msriklerin Kur'an'da net bir sekilde tarif edilen bu davranislari ile
gnmzde dindar geinen bazi kimselerin dgn-dernek ve esitli merasimlerde anlamini
bilmeden gzel sesli sanatilara Kur'an okutmalari veya bazi kesimlerin din ibadet
[ritel/ayin] olarak sema, zikir ya da sazli szl semah yapmalari arasindaki benzerlik gzden
kairilmamalidir.
Szcgn gerek anlami esas alinirsa, ayetin anlami da Onlar desteklerinden
gafildirler, verdikleri destegi eglence olarak yapmaktadirlar seklinde olur.

Riya

Ayette gsteris yapmak diye evirdigimiz -', riya szcgnn kk, grmek
anlamina gelen ,- r'yettir. Szck riya kalibina girdiginde anlami da gsteris
olmaktadir. Gsteris, bir kimsenin sirf grsnler diye bir davranis ierisine girmesi
anlamindadir. Gsterisle amalanan sey, iyi grnerek insanlarin kalbinde yer etme istegidir.
Bu bir karakter bozuklugu ve alaka bir davranistir. Bu sekilde gsteris yapanlara riyakr
veya mrai denir.
Riya samimiyetsizligin ve kisiliksizligin bir sonucudur. Bu ikiyzl kimseler, ya bir
dnyalik elde etmek, ya bir makama ikmak, ya da shrete ulasmak iin iten gelmeyen sahte
davranislarda bulunurlar. Bulunduklari ortama gre, ikar saglamayi dsndkleri insanlarin
hosuna gidecek veya onlara sirin grnecek hareketler yaparlar. Oysa onlari gren, izleyen
birileri yoksa bu hareketleri yapmazlar. Zira amalari dogru olani yapmak degil, ikar
saglamayi umduklari kisilerin gzlerini boyamaktir. Bu hareketleri ile beklenti iinde
olduklari insanlari kandirmaya alisirlar. Bylece hem kendilerini hem de biriktirdikleri
servetlerini korumus olurlar.
Bu tr insanlar aslinda inansiz kimselerdir. Bunlar komsularindan en ufak bir yardimi
bile esirgedikleri halde, yardim ediyor gibi grnmek istediklerinde de neredeyse televizyon
170
kameralarini ve gazetecileri agirip ne kadar yardimsever olduklarini cmle leme
gstermeye alisirlar. Aslinda bu szde sosyal destekiliklerini, satislarini ve prestijlerini
artirmak iin bir halkla iliskiler metodu olarak kullanirlar. Bu da yaptiklari sosyal
destekiligin toplumda kendilerine karsi olusmus karsitligi ortadan kaldirma amaciyla
gereklestirildigi anlamina gelmektedir. Ayrica bunun onlar iin bir eglence oldugu da
meselenin bir diger yndr. Tipki memleketi soyup sogana evirenlerin birka okul, kltr
merkezi, saglik ocagi yapmalari gibi... Tipki bazi sosyetik kulp ve derneklerin bayramlarda
kimsesiz ocuklarin kaldigi yuvalari ziyaret etmeleri gibi... Tipki bazi sper marketlerin
reklm brosrlerinde, ulusal ya da uluslararasi yardim kuruluslarina yaptiklari yardimlari iln
etmeleri gibi. Tipki Hiristiyan misyonerlerin asl isleri olan Hiristiyanlik propagandasini
perdelemek iin sergiledikleri yoksullara yardim ve is bulma abalari gibi

Riya, Kur'an'da en ok yerilen kavramlardan birisidir:

14
Onlar, inanmis kimselere rastladiklari zaman da, Inandik dediler. Kt niyetli elebaslariyla
basbasa kaldiklarinda ise, Sphesiz biz sizinle beraberiz, biz sadece alay edenleriz dediler.
(Bakara/ 14)

264
Ey iman etmis kimseler! Allah'a ve son gne inanmadigi hlde malini insanlara gsteris iin
bagislayan kimse gibi, sadakalarinizi basa kakarak ve eziyet ederek bosa ikarmayin. Iste onun
durumu, zerinde biraz toprak bulunup da zerine bir sagnak isbet ettigi zaman, saganagin cascavlak
olarak biraktigi kayanin durumu gibidir. Onlar, kazandiklarindan hibir sey elde edemezler. Ve Allah,
kfirler toplumuna; Kendisinin ilhligini, rabligini bilerek reddedenler topluluguna kilavuzluk etmez.
(Bakara/ 264)

36-38
Ve Allah'a kulluk edin ve O'na hibir seyi ortak kosmayin. Ve de anaya-babaya, akrabaya,
yetimlere, yoksullara, akraba olan komsulara, uzaktan komsulara, yaninda bulunan arkadasa, yolda
kalanlara, yasalar erevesinde himayenize verilmis kimselere iyilik edin. Sphesiz Allah,
kibirlenen ve vnen; cimrilik eden, insanlara cimriligi emreden ve Allah'in kendilerine
armaganlarindan verdiklerini gizleyen kimseleri ve Allah'a ve hiret gnne iman etmedikleri hlde
mallarini, insanlara gsteris yapmak iin harcayan kimseleri sevmez. Ve Biz, kfirlere; Allah'in
ilhligini ve rabligini bilerek reddedenlere alaltici bir azabi hazirladik. Ve seytan kimin iin
akran/yakin arkadas olursa, o ne kt bir arkadastir!
(Nisa/ 36- 38)

142,143
Sphesiz ki mnfiklar, Allah'i aldatmaya alisirlar. Hlbuki O, onlarin aldaticisidir. Ve
onlar, salta [ml ynden ve zihinsel aidan destek olmaya; toplumu aydinlatmaya]
kalktiklari/toplum iine iktiklari zaman, ikisi arasinda gidip gelen kararsizlar olarak, tembel
tembel kalkarlar, mminlerle ve kfirlerle olmazlar, insanlara gsteris yaparlar. Ve Allah'i ancak,
pek az olarak anarlar. Ve Allah, kimi saptirirsa, sen artik ona bir yol bulamazsin.
(Nisa/ 142)


Surede dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de, ilk ayetlerde tekil ifade
kullanilmisken 4. ayetten itibaren ,

'--'' el musalln, ,-

'' ellezne, hm gibi ogul


ifadeler kullanilmis olmasidir. Bu da bize, Mekke msriklerinin ve sonra gelecek
gnldaslarinin yaptiklari salati; verdikleri maddi destekleri, az da olsa bilgilendirmeyi
evlerinde, bahelerinde, kimsenin olmadigi, grmedigi yerlerde tek baslarina degil, Enfal
suresinin 35. ayetinde belirtildigi gibi, Kbe'nin yaninda ve kalabalik iinde
gereklestirdikleri; bol bol reklam ettikleri, kendilerini yceltip garibanlari rencide ettiklerini
gstermektedir.

Mn.

171
,='- Mn, kendisinde insanlar iin fayda bulunan kk ve az bir seye denir.
Bol szcg ile zit anlamdadir. Mfessirlerin oguna gre mn, komsularin birbirlerine
dn verdigi ufak tefek esyalara denir.
61
Bunlar igne- iplik, kap-kacak, keser-balta, kazma-
krek, eki-keser, su kabi gibi, ivir zivir denen basit esyalardir. Bu anlamda pek kiymeti
olmayan seyler iin kullanilir. Son ayet, dini yalanlayanlarin aslinda ok basit seyleri bile
vermediklerini, garibanlarin bu basit seylerle bile kendi ekmeklerini kazanmalarina firsat
vermediklerini, toplumsal yarar iin ellerini ceplerine atmadiklarini, yarali parmaga bile
flemedikleri; hep kendi ltuf ve sadakalarina bagimli tutarak kul, kle yarattiklari, ama is
reklama geldi mi bundan ekinmedikleri mesajini vermektedir.
Mn szcgnn bazi tefsirlerde zekt seklinde evrildigi grlmektedir. Bu
yorum, ayetin dellet manasina dayanilarak kk, basit ve siradan bir seyi bile vermeyen bir
insanin zekt gibi malinin belli bir oranini hi veremeyecegi mantigi ile yapilmistir. Gerek
bu ayetin Mekk, zekt emirlerinin ise Meden olmasi ve gerekse Kuranda aika zekt
kavraminin bulunmasi gibi nedenlerle mn szcgne zekt anlami vermek isabetli degildir.
Mn suresi, dikkat edilirse, bundan evvelki surelerde zerinde durulmus olan sosyal
adalet ve sosyal paylasim ilkelerine ait gretileri zetleyerek yine n plna ikarmaktadir.
Gerek Mn suresini iyi anlamak ve gerekse mmin ile mkezzibin [yalanlayicinin]
bir karsilastirilmasini yapabilmek iin yalanlayicilarin bu suredeki negatif tavirlarina karsilik
mminlerin hangi pozitif tavirlara sahip oldugunun anlatildigi Bakara suresinin 3-5. ayetlerine
bakmak yerinde olur.
Mn suresi, peygamberimizin misyonunu srdren bugnk mminlere hl su
mesaji vermeye devam etmektedir:
Tm insanlari uyararak onlara greteceginiz, teblig edeceginiz ilk ilke, onlari yapilan
iyilik ve ktlgn karsiliginin mutlaka ahirette grlecegine inandirmak olmalidir. Ahirete
inanmayanlar kesinlikle sosyal paylasimda bulunmazlar. Yapar gzkseler de dostlar alis
veriste grsn diye yaparlar. Onlar kesinlikle yarali parmaga flemezler, kimseye zirnik
koklatmazlar. Onlardan hibir kimseye ve hibir topluma yarar gelmez.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir.




18 KFIRUN SURESI

[KFIRLER]

SURESI

KFIRN SURESINE GIRIS

Kfirn suresi Mekke'de 18. sirada inmistir. Sure adini ilk ayetinden almistir. Ilk ayet
,''' '+,' ', . Kul ya eyyhel kfirn olmasina ragmen, bu cmle uzun oldugu iin sureye
kisaca Kfirn suresi denilmistir. Ayrica Ibadet ve Ihls suresi olarak da
isimlendirilmistir.
Bu sure ile iman-kfr, hak-batil arasindaki sinir belirlenmekte, bu sinirdan kesinlikle
taviz verilmeyecegi ve bu sinirin ayirdigi iki alan arasinda asla sentez yapilamayacagi iln
edilmektedir. Bylece mminler ile kfirlerin, davet edenler ile davet edilenlerin, davete

61
(Lisanl Arab, m a n mad. )

172
uyanlar ile uymayanlarin saflari kesin bir ayirimla netlestirilmektedir. nk dikkatli
olunmadigi takdirde, dogru inanca baglananlarin imani ile cahiliye dzeninde kalanlarin
sapkin dsnceleri arasinda bir etkilesme olabilir. Mminlerin inancina zarar verebilecek
byle bir etkilesmenin meydana gelmemesi iin iki inan ve iki gurup arasinda bir saflasma
sarttir. Bu nedenle cahiliye sisteminin insanlari ile Mslmanlarin birbirlerinden kesin
izgilerle ayrilmasi zorunludur.
Kategorik olarak daha nceki surelerde kendi hallerine [Allah'a] birakilmasi ve
kendilerinden nezaketle uzaklasilmasi istenilenler, Mn suresinde Iste odur! ifadesi ile
peygamberimize hedef gsterilmis, bu surede ise ilk kez kendilerine dogrudan Ey kfirler!
diye seslenilmesi emredilmistir. Yapilan ayirimin suredeki en sert beyani ise Sizin dininiz
sadece size, benim dinim de sadece banadir diyen son ayeti olmustur.

Surenin Inis Sebebi

Peygamberimize ilk vahyin gelis tarihi ile bu surenin inisi arasinda yaklasik bes-alti
yillik bir zaman farki vardir. Baslangita peygamberimizi hafife alan, onu sair, sihirbaz,
mecnun gibi yakistirmalarla yipratip hakkindan geleceklerini zanneden Mekke ileri gelenleri
[Dar-n Nedve yeleri], geen bu bes-alti yilin sonunda Mslmanlarin ogalip Islm'in
gelismesi karsisinda strateji degistirmisler, aresizlikten peygamberimizle uzlasma yolunu
denemeye karar vermislerdir. Peygamberimizin ibadet ettigi Allah'i kendilerinin de ilh olarak
kabul ediyor olmalarini ortak nokta grerek, gerekirse lkeyi ikiye blmek veya ona bazi
kisisel tavizler vermek yollarinin da denenebilecegi bir anlasma saglanmasi onlara mmkn
grnmstr.
Bu dsncelerle, peygamberimizden kendi ilhlarini ve onlara ibadet edilmesini
kinamaktan vazgemesini, peygamberimizin kendi ilhlarina secde etmesi karsiliginda ona
istedigi mal, mlk, makam ve mevkileri verebileceklerini, hatta onu istedigi kadinla
evlendirebileceklerini vaat etmislerdir. Bu vaatlerle yetinmeyen msrikler, ikinci bir teklif
olarak da peygamberimizin Lt ve Uzza'ya bir sene boyunca ibadet etmesi karsiliginda
kendilerinin de ayni sre iinde Allah'a ibadet edeceklerine sz verecekleri nerisinde
bulunmuslardir.
Ibn-i Cerir, Ibn-i Ebi Hatim ve Ibn-i Enbari gibi tarihilerin Mekke msriklerince
peygamberimize yapildigini belirttikleri bu teklifler, yine ayni kaynaklara gre
peygamberimizin Bir elime Gnes'i, bir elime de Ay'i verseniz, yine de davamdan
vazgemem szleriyle reddedilmistir. Msriklerin bu nerilerinin kabul edilemez yapisi,
Kfirn suresinde btn netligiyle gzler nne serilmektedir.


18 / KFIRUN [KFIRLER] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1
De ki: Ey kfirler; Allah'n ilhlgn, rabligini kabul etmeyen
kiyiler!
2
Ben sizin taptklarnza tapmam/ ben sizin yaptgnz kullugu yapmam.
3
Siz de benim taptgma tapc degilsiniz/ siz de benim yaptgm kullugu
yapmazsnz.
4
Ve ben asla sizin taptklarnza tapacak degilim/ ben asla sizin
yapmy oldugunuz kullugu yapc degilim.
5
Siz de benim taptgma tapacak
degilsiniz/ siz de benim yapmakta oldugum kullugu yapc degilsiniz.
6
Sizin
173
dininiz/inan ve yayam ilkeleriniz sadece sizin iin, benim dinim/inan ve yayam
ilkelerim de sadece benim iindir.


Ayetlerin Tahlili

1. ayet


1
De ki: Ey kfirler; Allah'n ilhlgn, rabligini kabul etmeyen kiyiler!



Surenin neden . Qul [De ki] emriyle baslamis olabilecegi hakkinda basta Rz
olmak zere, tefsircilerin hepsi de gzel ve makul pek ok sebep ve hikmet ileri srmslerdir.
Bize gre tek sebep, peygamberimizin ancak Allah'tan aldigi emir dogrultusunda
konusabilecegini, yaptigini Allah adina yaptigini, syleyeceklerinin kendi sz olmadigini
bildirmek iindir. Kisaca emir byk yerden gelmektedir ve szlerin ierigindeki sertligin
sorumlusu da sadece Allah'tir.
Kfirn suresi Hakk'i teblig mahiyetinde olmayip muhatabi mminler olan ve kfirlere
karsi hangi ller iinde olmalari konusunda onlari egiten bir suredir. Bu ynyle kfirlerin
statlerini belirleyen bir mahiyet tasimaktadir. nk Rabbimiz Hakki teblig srecinde byle
bir sertlik nermemektedir:

125
Rabbinin yoluna, haksizlik, bozgunculuk ve kargasayi engellemek iin konulmus kanun,
dstur ve ilkelerle ve gzel gtle agir! Ve onlarla en gzel sekilde mcdele et. Sphesiz Rabbin
Kendi yolundan sapanlari en iyi bilendir ve O, kilavuzlandiklari dogru yolda olanlari da en iyi
bilendir.
(Nahl/ 125)

43
Her ikiniz gidin Firavun'a. Sphesiz o azdi.
44
Sonra ona gt almasi ve saygiyla, sevgiyle,
bilgiyle rpermesi iin yumusak sz syleyin.
(Ta Ha/ 43-44)

159
Iste sen, sirf Allah'in rahmeti sebebiyle onlara karsi yumusak davrandin. Eger kaba, kati
yrekli olsaydin, onlar senin etrafindan dagilip giderlerdi. Artik onlari bagisla, onlar iin bagislanma
dile. Islerde onlara da danis, bir kere de azmettin mi, artik Allah'a isin sonucunu havale et. Sphesiz
Allah, isin sonucunu Kendisine havale edenleri sever.
(l-i Imran/ 159)

Ayette geen ' kfir szcg Kuranin anahtar kavramlarindan biri oldugu iin
zellikle incelenmesi yararli olacaktir. Gerek ' kfir ve gerekse ayni kkten treyen
- kfr szcklerinin szlk ve terim anlamlari syledir:
- Kfr szcgnn szlkteki birincil anlami rtmek demektir. Karanligi ile
her seyi rttg iin geceye ' kfir [rten] dendigi gibi erisilen nimetlere tesekkr
etmeyerek yapilan nankrlge de kfr denir.
62


62
(Lisanl Arab, kfr mad. )


174
- Kfr szcgnn terim anlami ise, Allah'in varligini, Rabbligini ve birligini,
peygamberlik kurumunu ve peygamberleri, din gnn ve ahireti inkr etmektir. Bu
anlamiyla imanin ziddi olan inansizligi ifade etmektedir.
' Kfir szcg, - Kefere fiilinin ism-i faili olup szlk anlami olarak
nimeti rten, inkr eden; nimete nankrlk eden, uzak kalan; nimetten kainan kimse
demektir.
Kfir szcgnn terim olarak anlami ise imani olmayan, inkr eden kimse
demektir
Kisaca ve zetle ' kfir; kfr denen zihinsel eylemin
faili/yapicisi/isleyicisidir. Bu durumda asil zerinde durulmasi gereken szck -
kfrdr.
Kur'an'da - kfr ve trevleri pek ok ayette gemektedir. Ancak hemen
belirtmek gerekir ki, Islm'da iman konulari bir btn teskil ettiginden, kfr isleyip kfir
olmak iin Kur'an'da verilen rneklerden herhangi birine benzeyerek iman konularindan birini
bile inkr etmek yeterlidir:

150,151
Allah'a ve elilerine inanmayarak kfreden; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek
reddeden, Biz, bir kismina inaniriz, bir kismina inanmayiz diyerek Allah ve Elisi'nin arasini
ayirmayi isteyen ve bylece imanla kfr; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddetmearasinda
bir yol tutmaya alisan kimseler; iste onlar, kfirlerin; gerek Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek
reddedenlerin ta kendileridir. Ve Biz, kfirlere; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden o
kimselere alaltici bir azap hazirlamisizdir.
(Nisa/ 150, 151)

84,85
Ve hani Biz, sizin kesin sznz almistik: Kanlarinizi dkmeyeceksiniz, kendilerinizi
yurtlarinizdan ikarmayacaksiniz. Sonra siz, taniklik ederek ikrar verdiniz. Sonra, siz, iste o
kimselersiniz; kendi kendinizi ldryorsunuz ve sizden bir grubu yurtlarindan ikariyorsunuz.
Onlarin aleyhinde gnah ve dsmanlikta yardimlasiyorsunuz. Eger onlar size esir olarak gelirlerse de
onlar iin fidye/kurtarmalik almaya alisirsiniz. Hlbuki o; onlarin ikarilmalari, size
harmlastirilmistir. Peki, siz Kitab'in bir blmne inanip da bir blmne inanmiyor musunuz? Su
hlde iinizden byle yapanlarin alacagi karsilik dnya hayatinda bir rsvliktan baska nedir?
Kiymet gn de azabin en siddetlisine ugratilirlar. Allah, yaptiklarinizdan bilgisiz, duyarsiz degildir.
(Bakara/ 84, 85)

Kisiyi dinin sinirlari disina atan kfrlerin en kts, tartismasiz olarak Allah
hakkindaki kfrlerdir. Allah'i yceligine uygun olmayan bir sekilde nitelemek; isim, sifat ve
emirlerinin birisini bile hafife almak; Allah'a noksanlik isnat etmek seklindeki kfrlerden en
byk olani ve bagislanmayacagi bildirileni, Allah'a ortak tanimaktir:

55
Onlar da Allah'in astlarindan kendisine yarar saglamayan ve zarar vermeyen seylere
tapiyorlar. Ve o kfir; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden o kisi, Rabbinin aleyhine
arka ikandir/kullarini saptirmak iin alisandir.
(Furkan/ 55)

17
Andolsun ki Sphesiz Allah, Meryem oglu Mesih'in ta kendisidir diyen kimseler kfir;
Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddedenkimseler olmuslardir. De ki: Peki, Allah, Meryem
oglu Mesih'i, anasini ve btn yeryzndeki kimseleri degisime/ yikima ugratmak istese, O'na karsi
kimbir sey yapabilir. Gklerin, yeryznn ve ikisi arasindakilerin mlkiyeti de sadece Allah'a
aittir. O, diledigini olusturandir. Ve Allah, her seye en iyi g yetirendir.
(Maide/ 17)

175

72
Andolsun, Allah, Meryem oglu Mesih'in kendisidir diyen kimseler kesinlikle kfir;
Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden birileri olmuslardir. Hlbuki Mesih, Ey
Isrlogullari! BenimRabbimve sizin Rabbiniz Allah'a kulluk edin. Sphesiz kimAllah'a ortak
kosarsa kesinlikle Allah ona cenneti haram eder, onun barinagi da Ates'tir. Ve sirk kosarak,
kfrederek yanlis; kendi zararlarina is yapanlar iin yardimcilardan kimse yoktur demisti.
73
Andolsun, Allah n ncsdr diyen kimseler kesinlikle kfir; Allah'in ilhligini ve
rabligini bilerek reddeden birileri olmuslardir. Oysa tek ilh'tan baska ilh yoktur. Eger
sylediklerinden vazgemezlerse, kesinlikle onlardan kfirlere; Allah'in ilhligini ve rabligini
bilerek reddetmis olan kimselere aci veren bir azap dokunacaktir.
(Maide/ 72, 73)



30
Ve Yahudiler; Uzeyr Allah'in ogludur dediler. Hristiyanlar da, Mesih Allah'in ogludur
dediler. Bu, onlarin agizlariyla geveledikleri szler olup, gya bununla, daha nce yasayan
kfirlerin; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden kimselerin szlerini taklit ediyorlar.
Allah, onlarla savasmistir. Nasil da dndrlyorlar!
(Tvbe/ 30)

48
Sphesiz Allah, Kendisine ortak kabul edilmesini asla bagislamaz. Bunun altindaki gnahlari
diledigi kimseler iin bagislar. Kim Allah'a ortak tanirsa, sphesiz pek byk bir gnah islemis olur.
(Nisa/ 48)

Hemen belirtilmelidir ki, sirki terk ederek tvbe eden ve af dileyenler artik mmin
sifati kazanacaklarindan, Rabbimiz bu gidisatlarini bozmamalari kaydi ile onlari gemisteki
sirklerinden dolayi affedecegini bildirmistir:

3,4
Ve en byk hac gn, ortak kosanlardan antlasma yaptiginiz, size hibir eksiklik
yapmamis ve sizin aleyhinize hibir kimseyle yardimlasmamis kimseler hari, sphesiz Allah'in ve
O'nun Elisi'nin ortak kosan kimselerden ilisiksiz olduguna dair Allah'tan ve Elisi'nden insanlara
bir bildiri: Artik eger hatadan dnerseniz, bu sizin iin hayirlidir. Ve eger sirt evirirseniz o zaman
sphesiz kendinizin, Allah'i cizlestiren olmadigini biliniz. Kfirlere; Allah'in ilhligini ve
rabligini bilerek reddeden su kisilere de acikli bir azabi mjdele! Artik siz de mddetlerine kadar
kendilerine verdiginiz szlerinizi tamamlayin. Sphesiz Allah, Kendisinin korumasi altina girmis
kisileri sever.
(Tvbe/ 3, 4)

Bir baska kfr de peygamberlik messesesini kabul etmemek veya herhangi bir
peygamberin peygamberligini [eliligini] inkr etmektir:

136
Deyin ki: Biz Allah'a, bize indirilene, Ibrhm'e ve Isml'e ve Ishk'a ve Ya'kb'a ve
torunlarina indirilene, Ms'ya ve s'ya verilene ve peygamberlere Rablerinden verilene iman ettik;
onlardan hi birini digerinden ayirmayiz ve biz ancak O'nun iin islmlastiranlariz [saglamlastiran/
esenlik-mutluluk kazandiran birileriyiz].
(Bakara/ 136)

Kfr ve kfir kavramlarinin rneklerini daha da ogaltmak mmkndr. Ancak daha
fazla teferruata girmenin ama disina ikmak olacagini dsnerek simdilik bu zet bilgiyle
yetiniyoruz.

2 - 5. Ayetler:
176


2
Ben sizin taptklarnza tapmam/ ben sizin yaptgnz kullugu yapmam.
3
Siz de
benim taptgma tapc degilsiniz/ siz de benim yaptgm kullugu yapmazsnz.
4
Ve ben
asla sizin taptklarnza tapacak degilim/ ben asla sizin yapmy oldugunuz kullugu yapc
degilim.
5
Siz de benim taptgma tapacak degilsiniz/ siz de benim yapmakta oldugum
kullugu yapc degilsiniz.


Bilindigi gibi, cahiliye dnemi Araplari Allah'i inkr etmiyorlar, ancak O'nu -=' Bir
ve --- Samed olarak tanimiyorlardi. Onlar Allah ile beraber putlara, gemisteki nemli
zatlara, heykellere ibadet ediyor ve bunlarin Allah yolunda sadece birer vesile oldugu
iddiasinda bulunuyorlardi. Biz onlara sirf bizi Allah'a yaklastirsinlar diye ibadet ediyoruz
(Zmer 3) diyorlardi. Gkleri ve yeri yaratip gnesi ve ayi buyrugu altina alanin elbette
Allah oldugunu syleyen bu msriklere Kuran, Allah'tan baska ibadet ettikleri seylerin
kendilerini Allah'a yaklastiramayacagini bildirmistir:

16,17
Ibrhm'i de eli gnderdik/kurtardik. Hani o, toplumuna: Allah'a kulluk edin ve O'nun
korumasi altina girin. Eger bilirseniz bu sizin iin daha hayirlidir. Sphesiz siz Allah'in astlarindan
birtakim putlara tapiyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Haberiniz olsun ki sizin Allah'in astlarindan
mabut diye o taptiklariniz, sizin iin bir rizik vermeye g yetiremezler. Onun iin rizki Allah
yaninda arayin ve O'na kulluk edin ve O'na sahip oldugunuz nimetlerin karsiligini deyin. Yalnizca
O'na dndrleceksiniz demisti.
(Ankebut/ 16, 17)


Bu ifade, kfirlerin ibadet ettigi ve halen de ibadet etmekte olduklari btn mabutlari
iine alir. Bunlar melekler, cinler, nebiler, veliler, lms insanlarin ruhlari, gnes, ay,
yildizlar, hayvanlar, agalar, hayal tanrilar, tanrialar, putlar, trbeler de olabilir. Ilhlara
topluca ibadet etmenin iine Allah'a ibadet de giriyor olsa bile, bu gerek anlamda Allah'a
ibadet degildir. nk Kur'an'da aika Allah'a ibadetin O'nunla birlikte bir baska seye ibadet
etmemek demek oldugu bildirilmis ve sadece Allah'a ihlsla ynelmek emredilmistir: Oysa
kendilerine dini yalniz Allah'a halis kilarak, Allah'i birleyenler olarak O'na kulluk etmeleri
emredilmisti. (Beyyine 5)

Ayetlerde Geen M

Bu ayetlerde geen '- mlarin, bugnk Arapa'daki ism-i mevsul m, masdariyye
msi mi, yoksa sifat bildiren m mi olduklari hakkinda esitli grsler vardir.
Ayetlerin cmle yapisina bakildiginda, 2 ve 3. ayetler bir cmle, 4 ve 5. ayetler de bir
cmle olmak zere, 2-5. ayetlerin iki cmleden olustugu grlmektedir. Bu iki cmle de ayni
tr cmlelerden olup, 2. ve 4. ayetler cmlelerin birinci blmlerini, 3. ve 5. ayetler de
cmlelerin ikinci blmlerini teskil etmektedir.
Ayetlerdeki mlar ile ilgili bilgi Leyl suresinde verilmistir.

Manin Akillilarin sifati iin kullanildigi dikkate alindiginda, 2 ve 3. ayetlerdeki birinci cmle
Sizin taptiginiz seylere/ sizin Rabblerinize ben tapmam, benim taptigim Rabbime de siz
tapmazsiniz anlamina gelir.
Mlar masdariyye olarak kabul edildiginde ayetlerin anlami; Ben sizin simdi
yapmakta oldugunuz ibadeti yapmam. Siz de benim yapmakta oldugum ibadeti yapmazsiniz.
Ben sizin eskiden yapmis oldugunuz ibadeti yapici degilim. Siz de benim simdi yapmakta
oldugum ibadeti yapici degilsiniz olur.
177
Mlar sifat olarak kabul edildiginde ise ayetlerin anlami; Artik ben sizin yaptiginiz
ibadet gibi ibadet yapmam, siz de benim yapmakta oldugum ibadet gibi ibadet yapmazsiniz.
Ne ben sizin eskiden yapmis oldugunuz ibadeti yaparim, ne de siz benim simdi yapmakta
oldugum ibadet gibi ibadet yaparsiniz olur.


Bu ayetlerde Allah'a yapilacak ibadet ile msriklerin yaptiklari ibadetlerin
karsilastirilmasi yapilmakta ve Islm'da ibadet edilecek olanin sadece Allah oldugu
anlatilmaktadir. Bu noktada, bazi yanlis anlama ve uygulamalari belirtmek aisindan --'-=
ibadet kavrami zerinde de biraz durmak gerekmektedir.

Ibadet

--'-= Ibadet kavrami ile ilgili ayrinti Fatiha suresinde verilmistir.


6. Ayet:


6
Sizin dininiz/inan ve yayam ilkeleriniz sadece sizin iin, benim dinim/inan ve
yayam ilkelerim de sadece benim iindir.


Bu ayette ,- din szcg, Mn suresinde grdgmz ceza/karsilik
anlamindan ayri olarak, toplum nizami, yasam kurallarinin btn, yani seriat anlaminda
kullanilmistir. Ancak bu szck ile kastedilen dzen, sadece Allah'in koydugu ilkeleri
kapsayan Hakk Dzen'den ibaret olmayip insanlar tarafindan kurulan beseri dzenleri de
kapsamaktadir. Bu anlamda din, ister Hakk ister batil olsun, ister Allah ister insanlar
tarafindan kurulmus olsun, her trl toplum nizami, yasam kurallarinin btn demektir.
Insanlarin kurduklari dzenlere de din denmesinin Kur'an'daki diger rnekleri
sunlardir: l-i Imran 73, En'm 70, A'rf 51, Yusuf 76, Mmin 26.
Bu durumda gerek Mekkelilerin ve Misirlilarin olusturduklari dzenler, gerekse
bugnk toplumlarda olusmus bulunan kapitalizm, sosyalizm, liberalizm, komnizm gibi
ekonomik dzenler de birer din sayilmalidir.
Kurallarini Allah'in koydugu Hakk Din ise Kur'an'da Allah'a ait din, Ed-Dinl-
Hanif, Ed-Dinl-Kayyim, Muhlisine lehd-Din, Ed-Dinl-Halis ve Islm
adlariyla yer almistir. Dinle ilgili bu tanimlamalarin kullanildigi ayetler sunlardir:

Bakara 132, 193, 217, 256 Ankebut 65
l-i Imran 19, 83 Rum 30, 43
Nisa 46, 146 Lokman 32
Maide 3, 54, 57 Ahzab 5
En'm 161 Zmer 2, 3, 11, 14
A'rf 29 Mmin 14, 65
Enfal 39, 49, 72 Sra 13, 21
Tvbe 11, 12, 29, 33, 36, 122 Fetih 28
Yunus 22, 104, 105 Mmtehine 8, 9
Yusuf 40 Saff 9
Nahl 52 Beyyine 5
Mn 1 Hacc 78
Kfirun 6 Nur 2
178
Nasr 2

Bu ayetlere dayanarak Kelm bilginleri Hakk Dini syle tarif etmislerdir: Hakk
Din, Yce Allah'in kullarini hakka ulastirmak zere peygamberleri araciligi ile akil sahibi
insanlara teblig ettigi, onlari dnya ve ahiret mutluluguna kavusturan sistem, Allah'in
koydugu hkmlerdir.
Hakk Din ile diger dinler arasindaki su ok nemli farka mutlaka dikkat edilmelidir:
Hakk Din disindaki dinlerde kurallara inanmadan uymak veya kurallar karsisinda
pasif/edilgen kalmak mmkn iken, Hakk Din, konulmus kurallara hem samimiyetle
inanmayi hem de bu kurallari btn gnlyle uygulamayi emretmektedir. Bylece iman
olmadan yapilan tm ameller Hakk Din'de taklit ve bosa ikmis olarak nitelenip
kinanmakta, amele dklmemis iman ise Inandik deyince birakilacaklarini mi sandilar?
szleriyle amel olmadan degerlendirmeye alinmaya layik grlmemektedir. Dolayisiyla Hakk
Din'de iman ile amelin birbirini tamamlayan geler oldugu unutulmamali ve su ayetler
yardimiyla bu konu sik sik hatirlanmalidir: Mminun 1-11, Enfal 2-4, Tvbe 16, 111, Saff 10,
11, Ibrahim 23-25, Furkan 63-77, Bakara 103, 214, 'l-i Imran 142, Yunus 62, 63, A'rf 156,
Maide 93, Ankebut 1-7, Hucurat 14-16, Ahzab 35, 36.
Hakk Din ile diger dinler arasindaki bir diger fark ise diger dinlerde konulan
hkmlere uymakla zorunlu kilinan insanin Hakk Din'de tamamen zgr birakilmasidir:

29
Ve de ki: O gerek, Rabbinizdendir. O nedenle dileyen iman etsin, dileyen bilerek reddetsin
/ inanmasin. Sphesiz Biz, sirk kosarak yanlis, kendi zararlarina is yapanlar iin duvarlari, epeevre
onlari iine almis bir ates hazirladik. Ve eger yagmur yagsin isterlerse, erimis maden gibi yzleri
haslayan bir su yagdirilir. O, ne kt bir iecektir! Dayanma/ siginma yeri olarak da ne kadar ktdr!
(Kehf/ 29)

Ancak, Hakk Din'de zgr birakilan insanlarin, eksilterek veya arttirarak Hakk Din'in
btnlgn bozma ya da tamamen degistirme gibi bir yetkileri olmamasina karsilik, diger
dinleri istedikleri gibi degistirmeleri mmkndr. Hakk Din'de dinin birazina inanip birazina
inanmamak veya baska dinlerle sentez yapmak suretiyle Hakk Din'i yozlastirmak, Hakk
Din'in disina ikmak demektir. Byle bir durumda, Hakk Din kendisini bozmak isteyenlerle
savasilmasini emretmistir (Bakara 193, Maide 33, Enfal 39)
Hakk Din ile diger beseri dinler, yasama ve yrtme aisindan birbirlerinden
farklidirlar, ayriktirlar; birlesemezler, kesisemezler. Zaten birlesmemeli ve kesismemelidirler.
Hakk Din'in Allah tarafindan belirlenmis, siyas, iktisad, hukuk ana ilkeleri vardir.
Dogal olarak beser dinlerin de bu konularda ilkeleri vardir. Bu noktada Mslman kendi
dinini, Mslman olmayan da kendi dinini/dzenini yasamalidir. Kimse bir digerininkine
karismamalidir. Fitne olmadigi srece Mslman, Mslman olmayana zor kullanmamalidir.
Mslman da Islamin ilkelerinin tamamini kabullenmeli, saf dinine yapay dinlerin
ilkelerinden karistirmamalidir. Hak Dindeki herhangi bir ilkenin yerine yapay dinlerden bir
ilke benimsenmesi, Rabbimizin Bakara suresinin 85. ayetindeki beyani geregi, kafirliktir.
Herkesin merte, sonucuna katlanmak kaydiyla mmin veya kfir olma zgrlg vardir.
Bu surede kimliklerin netlesmesi, ayrismasi, vurgu zerine vurgu yapilarak
emredilmektedir.
Kur'an'in din anlayisiyla ilgili olarak birok arastirma ve alisma yapilmistir. Bu
konuda daha fazla detay iin bu tr eserlere basvurulabilir.

Bize Verilen Mesaj

Kfirun suresi, son ayetindeki Sizin dininiz sadece sizin iin, benim dinim de sadece
benim iindir ifadesiyle mminler ile kfirlerin yollarinin ayrildigini net bir sekilde ortaya
179
koymaktadir. Bu ifade ayni zamanda kfirlerin din konusunda Allah'a iman eden
Mslmanlar ile hibir zaman uzlasamayacaklarini, bu nedenle bu konudan mit kesilmesi
gerektigini de anlatmaktadir. Bu tavir Kur'an'da bir ok yerde zikredilmistir (Yunus 104,
Suara 216, Sebe 25-26, Zmer 14,15, Mmtehine 4).
Dolayisiyla mmin ve mslman kesinlikle tevhid inanis ve yasayistan taviz
vermemeli, hibir batil dinle senteze girmemelidir. Bu iki seyi yapmadigi gibi, Islm'in
benzeri olarak ileri srlen grslere de itibar etmemelidir. Tm sistemler daima benzerleri ile
yozlastirilmistir. Bu akildan ikarilmamalidir. Allah'in dini ana st gibi halis olmalidir.
Mslmanlar her kosul altinda bu saf ve halis dini yasamalidir.
Bu sureleri daha iyi anlamak iin tarih ve siyer kitaplarindan peygamberimizin Mekke
dnemi teblig yasamiyla ilgili blmlere basvurulabilir.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir

19 FIL SURESI

[FIL]

SURESI



EIL SURESINE GIRIS

Fil suresi Mekke'de 19. sirada inmistir. Surenin inis tarihinin M.S. 615 oldugu tahmin
edilmektedir. Bu sureden nce inen Kfirun suresi ile arasinda fazla bir zaman araligi
bulunmadigi bilinmektedir. O dnemde Mslmanlarin sayisi daha 40'i bile bulmamis, mer
ile Hamza henz Mslman olmamislardir. [mer ve Hamza, iki Habesistan hicreti
arasindaki dnemde, M.S. 616 yilinda Mslman olmuslardir.]
Bu dnem, Mslmanlarla kfirler arasindaki dengenin kfirler lehine oldugu,
kfirlerin varlikli, gl ve stn olduklari bir dnemdir. nk Islm'a girenler arasinda
temiz vicdanli zenginler azinlikta olup Mslman olanlarin ogu dnya malina sahip olmayan
varliksiz kimselerdir. Byle bir ortamda Kfirun suresi inmis ve Mslman olmayanlara
Eyyhel-kfirn diye hitap edilerek mminlere saflarini onlardan ayirma vaktinin geldigi,
herkesin kendi dinini/dzenini yasamasi gerektigi bildirilmistir.

Surenin Inis Sebebi

Kfirun suresi ile yapilan bu bildiriden sonra, kfirler artik peygamberimizle yapmayi
dsndkleri uzlasmadan/anlasmadan tamamen mitlerini kesmisler ve yeni bir strateji
belirlemeye karar vermislerdir. Maddeci, ahiret inkrcisi ve ahlksiz kfirler [Kureys'in ileri
gelenleri], ikarlari geregi putulugu devam ettirmek azminde olduklari iin tm putlari
reddeden Mslmanligi kendi ikarlari aisindan tehlikeli bulmuslar, Islamin ilerlemesine
engel olmayi yeni stratejileri olarak benimsemislerdir.
Ilk zamanlar Hasimlerden ekindikleri iin Ebutalib'in himayesinde peygamberimizin
hayatina mdahale edemeyen Kureysliler, artik sadece mecnun, khin, sair gibi ifadelerle
yetinmeyip fiziksel saldirilara da baslamislardi. Bu saldirilarini Ukbe'nin Kbe'de yaptigi gibi,
peygamberimizi bogma girisiminde bulunacak kadar ileri gtrmslerdi.
Yeni stratejileri geregi, herkesin gzn korkutarak Mslmanligin ilerlemesine engel
olmayi ama edinen Kureysliler, kabilesi gl olan Mslmanlara dokunamamalarina
karsilik, kimsesizlere, zellikle kle ve cariyelere, sonu lmlerle biten iskenceler
180
uygulamislardir. Giderek artan bu iskenceler karsisinda, Mslmanlarin bir kismi dinlerini
gizlemek zorunda kalmislardir. Bu dnemde peygamberimiz ve beraberindekilerin iinde
bulunduklari korku ve aresizlik, daha sonra Bakara suresinin 214. ayetinde baskalarina rnek
olarak anlatilmistir.
Iste, peygamberimiz ve Mslmanlar bu sikintilar iindeyken gerekli manev destek
onlara bu sure ile verilmis; Allah'a inanip buyruklarini yerine getirenlerin, hakka inanmalarina
ragmen gsz olduklari iin zalimlere karsi ikamayanlarin korkmamalari gerektigi, Allah'in
onlari koruyacagi ve onlara yardim edecegi bildirilmistir. Ayrica bu surede, Allah'in
buyruklarina karsi gelenlerin, inananlara ve zayiflara saldirida bulunarak zulmedenlerin,
gleri ne olursa olsun Allah'in cezalandirmasi karsisinda yok olup gidecekleri de
vurgulanmistir. Peygamberimiz ve evresindeki Mslmanlari rahatlatan, Allah ve elileri
tarafinda olanlarin mutlaka galip gelecegini bildiren bu ifadeler, daha sonra inen degisik
surelerde syle tekrarlanmistir:
67
Ey Rasl! Rabbinden sana indirileni teblig et. Ve eger bunu yapmazsan, o
zaman O'nun verdigi elilik grevini yerine getirmemis olursun. Allah da seni
insanlardan koruyacaktir. Sphesiz Allah, kfirler; Kendisinin ilhligini ve
rabligini bilerek reddedenler toplumuna kilavuzluk etmez. (Mide/67)


20
Allah'a ve Elisi'ne siniri asmaya ugrasanlar; onlar, en asagilik kisiler arasindadirlar.
21
Allah: Elbette, Ben ve elilerim galip gelecegiz diye yazmistir. Sphesiz Allah, her seye
gc yetendir, en stn, en gl, en serefli, maglp edilmesi mmkn olmayan/mutlak galip olandir.
(Mcadele/ 20, 21)

171-173
Ve andolsun ki gnderilen kullarimiz/ elilerimiz hakkinda bizim szmz gemistir:
'Sphesiz onlar, kesinlikle galip olanlarin ta kendisidir. Sphesiz Bizim ordularimiz kesinlikle galip
gelenlerin ta kendisidir.
(Saffat/ 171-173)

51
Sphesiz Biz, elilerimize ve iman etmis kisilere su basit dnya yasaminda ve shitlerin
kalktigi/shitlik edecekleri gnde kesinlikle yardim ederiz.
52
O gn sirk kosarak yanlis, kendi zararlarina is yapan kimselere zr dilemeleri yarar saglamaz.
Ve onlara dislanarak mahrum birakilma vardir, yurdun en kts de onlar iindir.
(Mmin/ 51) 52





19/ FIL [FIL] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1,2
Rabbin, filli orduya nasl etti grmedin mi/ hi dynmedin mi?
Onlarn kt plnlarn boya karmad m?
3-5
Ve onlarn zerlerine, onlara piymiy taylar ile birlikte iri taneli yagmur
yagdran bek bek bulutlar; boran gnderdi de onlar bir yenik bitki yaprag
gibi yapverdi./ Rabbin, ahmaklar, geri zekallar gruhuna nasl etti grmedin
mi? Onlarn zerine necm necm ayetler/ bela stne belalar gnderdi de onlar
hem vicdanen rahatsz etti hem de kklerini kazyp yok etti.
181






Ayetlerin Tahlili

1. Ayet:


1
Rabbin, filli orduya/ ahmaklar, geri zekllar gruhuna nasl etti
grmedin mi/ hi dynmedin mi?





Ashab-i Fil

a) Tamlamadaki Fl szcgn hekesin bildigi, hortumlular takimindan karada
yasayan memelilerin en irisi olan hayvanin adi olarak ele alirsak, Ashab-i fil
tamlamasinin szck anlami fil arkadaslaridir.

b) Fl szcgnn z anlami olan kit grs, feraseti (ngrs) zayif, ahmak, geri
zekali
63
anlamini ele alirsak, ashab-i fil tamlamasinin anlami, ahmaklar, geri
zekalilar, duyarsizlar gruhu demek olur. (Fil, mkemmel hafizasi olmasina
ragmen, bazi aletleri kullanmasini becerebilmesine ragmen, yetilerinin hakkini
vermediginden Araplar bu hayvani Fil diye isimlendirmis olmalilar.)
Kuranda bu tamlamaya benzer, Ashabunnar (Cehennem Ashabi), Ashabulcahiym
(Kizgin atesin asahabi), Ashabisair, Ashabulcennet (cennetin ashabi),
Ashabulyemin, Ashabulmeymene (sagin/ugurun ashabi), Ashabussimal,
Ashabulmeseme (solun/ugursuzlugun), Ashabularaf (Arafin, yani Kuran
beklerinin ashabi), Ashabussebt (Ibadet gn/cumartesi ashabi), Ashabumedyen,
Ashabulhicr, Ashabulkehf, Ashaburrakim, Ashabissiratisseviy (Dz yolun ashabi),
Ashaburress, Ashabussefine, Ashabulkubur, Ashabuluhdud gibi birtakim
tamlamalar vardir.


Allahin izniyle biz, sureyi her iki anlami da dikkate alarak takdim ediyoruz.
Birinci sikka gre izahimiz:

Tarihi kaynaklara gre Fil olayi, bu surenin inisinden 45 veya 46 yil nce
meydana gelmistir. Byle olmasina ragmen sure, sanki olay yeni meydana gelmis ve herkes
de grms gibi - ''grmedin mi? ifadesi ile baslamistir. Bunun sebebi, fil olayini
gren, yasayan insanlarin sayisinin ok olmasidir. Rivayetlere gre, surenin inis yillarinda
yaslari 50'nin zerinde olup bu olayi hatirlayanlar oldugu gibi, Ashab-i File mensup olup
bizzat olayi yasamis ve sakatligi sebebiyle lkesine geri dnememis kimseler de vardir.

63
(Lisanl Arab, Tacl Arus; fyl mad.)

182
Bir olayi ne kadar ok insan grms ve yasamissa, o olayin meydana
gelisi hakkindaki rivayetlerin yalan olma ihtimali o kadar zayiftir. Tevatren sabit ve
kanitlanmis olaylar iin duymadin mi yerine grmedin mi, grmyor musun? gibi
ifadeler, Arapada oldugu gibi pek ok dilde de kullanilmaktadir. Bu soru tipki Mn
suresindeki gibi cevabi beklenen bir soru olmayip teaccp [hayret] uyandiran bir soru seklidir.
Bir bakima ayet Onlardan korkman, ekinmen sasilacak sey! Korkma, bak Rabbin Fil
Ashabini ne hle getirdi! Gerekirse onlari da, senin dsmanlarini da yok ediverir anlaminda
bir uyari ifade etmektedir.
Bu ifade tarzinin ayrica gelecege ynelik mucize bir mesaj olma ihtimali de
mevcuttur. Belki de ilerideki bir tarihte yapilacak arkeolojik arastirmalar sirasinda Ashab-i
Filin yeraltindaki kalintilari bulunacak, bu kalintilar firavunun cesedi gibi mzelerde
sergilenecek, bu olayin gerekligi bir baska yolla daha gn isigina ikacaktir.


Fil Ashabi, Kur'an'a gre, kt plnlari sebebiyle Allah tarafindan helk
edilmis bir topluluktur. Arap ve Islm kaynaklarindan olan Ibn Ishak'in es-Siret; Ibn Hisam'in
es-Siret; Taberi'nin Tarihl-mem vel-Mlk gibi eserlerine gre Ashab-i Fil,
Habesistan'in Yemen valisi Ebrehe'nin komuta ettigi, heybetini arttirmak iin nnde
Habesistan'dan getirilmis bir filin yrtldg orduya verilen isimdir.
Tarih kaynaklara gre VI. yzyilin ortalarinda Habesistan'in Yemen valisi olan
Ebrehe, Araplarin Kbe'ye olan saygilarini grms, din, siyas ve ekonomik amalarla San'
sehrinde el-Kulleys adinda gsterisli bir kilise yaptirmis ve yayinladigi bir bildiri ile
Araplari bu kiliseyi ziyarete agirmistir. Bu davet Araplar tarafindan kabul grmedigi gibi
Ebrehe'nin kilisesi de bir Arap tarafindan hakaret maksadiyla kirletilmistir. Buna ok
fkelenen Ebrehe, Kbe'yi yikmak amaciyla ordusuyla birlikte Mekke zerine yrmstr.
Ordunun basinda yryen fil dolayisiyla bu olaya Fil Olayi, olayin vuku buldugu seneye de
Fil Senesi denmistir.
Bakara suresinin 127. ayetinden grendigimize gre, oglu Ismail ile birlikte Ibrahim
peygamber tarafindan insa edilen tavansiz, kk ve drt kse oldugu iin Kbe diye
adlandirilan Beytullah; tevhid okulu, yine Kur'an'dan grendigimize gre Allah'in Ibrahim
peygambere vahyi dogrultusunda, insanlarin ziyaret yeri olarak iln edilmistir (Hacc; 27).
Kur'an'da _-,-Beyt [Evim], Beytullah [Allahin Evi], (Bakara 125, Hacc 26), ,-'' -,-
Beyt'l-Atik [Eski Ev] gibi isimler verilen Kbe, iinde bulundugu kent olan Mekke'ye de '
-'-''mm'l-Kur [Kentlerin Anasi, Anakent], (En'm 92), Beled'l-Emin [Gvenli
Kent] (Tin 3) gibi nitelikler kazandirmistir.
Yaptirdigi kilisenin bir Arap tarafindan kirletilmesine son derece fkelenen Ebrehe,
karsilik olarak Araplar arasinda Allah'in evi denilen ve emin bir yer oldugu inanci yaygin
olan Kbe'yi yikmaya karar vermistir. Saldiri ncesinde Abdlmuttalib'in o gne kadar
Kbe'ye hi kimsenin saldirmadigi ve kendisinin de saldirmamasi gerektigi yolundaki
uyarilarina karsi, Kbe'yi yikarak onun emin ev olma zelligini de yikacagini syleyen
Ebrehe, Kbe'yi Allah'in bile elinden alamayacagini da szlerine ekleyerek byklenmistir.
O tarihte Arabistan yarimadasinin ortasinda, kendi aralarinda bitmek bilmeyen
savaslar sren bedevi Arap kabileleri yasamaktaydi. Birbirlerine bile stnlk saglayamamis
bu kabileler, kutsal saydiklari evlerinin yikilmasini nlemek iin mnferit karsi koyma
hareketlerine girismislerse de, Ebrehe'nin gl ordusu karsisinda yenilip dagilmislardir.
Bylece, ancak kk direnislerle karsilasan ve onlari kolaylikla bertaraf eden Ebrehe, Mekke
yakinlarina gelmistir. Kbe'nin yikilmasina halkin direnis gstermemesi hlinde kimseye
dokunmayacagini vadeden, aksi takdirde btn sehri yikacagi ihtarinda bulunan Ebrehe,
ikazina uyan halkin sehri bosaltmasina izin vermistir.
183
Ertesi sabah Mekke'ye girmek zere hareket eden Ebrehe'nin ordusu, Mzdelife ile
Mina arasindaki Mahasab vadisi yakininda, Muassib denilen yerde iken, ayetlerde anlatildigi
gibi mthis bir afet ile helk olmustur. Ebrehe ve ordusunun helk olmasi her yerde
duyulmus, bu olay nedeniyle Kureys itibar kazanmis ve Kureys'in kervanlari gittikleri her
yerde deta dokunulmazlik elde etmistir.
Tarihi kaynaklara gre M.S. 571 yilinda cereyan eden bu olay zerine, msrik
Mekkeliler on yil kadar sadece Tek Allah'a iman edip putlarini Kbe'den kaldirmislar fakat
daha sonra yine eski detlerine dnmslerdir.

2. Ayet:

Onlarn kt plnlarn boya karmad m?

Yani; Tipki yolunu sasirip aradigina ulasamayan insan gibi, onlarin dzenlerinin
ynn sasirtmadi mi? Hedefinden ve amacindan saptirmadi mi?
Burada Kureys'e, gl olan Ashab-i File karsi ciz kaldiklari bir sirada Kbe'yi
koruyup himaye eden Allah'in bu nimeti hatirlatilmaktadir. Baska bir ifade ile; daha nce
kendi evine saldirmak isteyenleri ezip geen Allah'in, elisine ve inanmis azinliga karsi kendi
gleri ile gururlananlari da ezip geecegi ihtar edilmektedir.

3-5. Ayetler:


3-5
Ve onlarn zerlerine, onlara piymiy taylar ile birlikte iri taneli
yagmur yagdran bek bek bulutlar; boran gnderdi de onlar bir yenik bitki
yaprag gibi yapverdi.

Ayette geen ,=tayr, -'=tir szcgnn oguludur. -'=Tir, szlklerde
havada kanatla uan varlik olarak bildirilmistir. Yani szcgn vazi' [ilk] anlaminda
kanatla umak sz konusu olup kanatsiz uma anlami iermiyor demektir. Eski mfessirler
bu anlama itibar ederek ayete zerlerine sr halinde kuslar gndermedi mi? manasi
vermislerdir. Buna bagli olarak da sure ile ilgili yzeysel yorumlar yapilmistir:
Kimileri Bu sure mucez [az z ifadeli] bir suredir, olayla ilgili fazla detay yoktur,
nk surenin ana temasi olaydaki detay degil olayin sonucudur, yani o gnn sper dev
gcnn hakka zarar verme tesebbsnn sonusuz birakilmasi ve yok olmasidir demisler ve
ayetlerin tamamini anlamayi gereksiz grerek Ayetlerin bu kadarini anlayip tamamini
anlamasak da olur deyip isin iinden ikmislardir.
Kimileri de Allah'in Ashab-i Kehf kissasinda magara arkadaslarinin sayisini kapali
biraktigi gibi bu konuyu da kapali biraktigini, konu hakkinda fikir yrtmenin
gayba/karanliga tas atma anlamina gelecegini [bos, kanitsiz szlerden baska bir sey
olmayacagini] ileri srmsler ve her iki konunun kapali birakilmasinda hikmetler olacagini
beyan edip ayetleri anlamaya gayret gstermemislerdir.
Muhammed Abduh ve arkadaslari ise, 3. ayetteki ,=tayr [uanlar] szcgnn,
mikrop tasiyan sivrisinekler oldugunu ve bu kk canlilarin Habesli askerler zerine mikrop
samis olabileceklerini ileri srmslerdir. Bu kanaatlerine sag kalan askerler arasinda iek ve
veba gibi hastaliklarin bas gstermis oldugunu kaydeden tarihi belgeleri delil olarak
gstermislerdir. [Ibn Hisam, bu olaydan sonra ilk defa bu blgede iek ve kizamik
hastaliklarinin grldgn nakleder.
64


64
(Ibn Hisam, es-Srat'n-Nebeviyye, Kahire 1955, I-II, 43-62]

184
Hamidddin Ferahi ise, 4. ayetteki termhim fiilinin failinin grdn m" ifadesi ile
muhatap alinan Mekkeliler ve diger Araplar oldugunu sylemis, kuslar hakkinda da onlarin
tas atmadiklarini, aslinda Fil Ashabinin cesetlerini yemek iin geldiklerini belirtmistir. Ona
gre Abdulmuttalib'in Ebrehe'nin yanina giderek Kbe hakkinda konusmak yerine develerini
talep etmesi ve Kureysliler ile hacc iin gelmis diger Araplarin Ebrehe'nin hcumuna karsi
koymayarak Kbe'yi Allah'in takdirine birakip daglara ekilmeleri hakkindaki rivayetler
kabule sayan degildir. Bu olayin gerek seyri ona gre syledir: Araplar Ebrehe'nin
askerlerini taslamislar, Allah da tufan gndererek taslar yagdirmis ve Ebrehe'nin askerlerini
helk etmistir. Allah daha sonra da askerlerin cesetlerini yemeleri iin kuslar gndermistir.
Hemen fark edilecegi gibi bu aiklamayi kabul etmek mmkn degildir. Zira bu
aiklamaya gre surenin ayet diziminin syle olmasi gerekirdi: Onlara pisirilmis taslar
atmistiniz. Sonra Allah onlari yenilmis ekin gibi yapmisti ve zerlerine kus srleri
gndermisti. Ama grlmektedir ki, Allah nce kus srlerini zikretmis, hemen sonra
zerlerine pisirilmis tas yagdirildigini belirtmis, daha sonra da onlarin yenilmis ekin haline
dndklerini aiklamistir.
Kimilerine gre de Ebrehe'nin ordusunun yani basinda yanardag patlamasi olmustur.
Yanardagdan zerlerine lvlar yagmis, bu lavlar onlari yakip yok etmistir.
Bizim bu sure hakkindaki grsmz sudur: Yakin gemiste cereyan etmis bir olayi
anlatan bu sure mtesabih ayet iermemekte ve herhangi bir tevile ihtiya gstermemektedir.
nk o gn iin Mekke'de gerek Fil Ashabina mensup olanlardan ve gerekse Mekkelilerden
olayin canli tanigi olan kimseler vardir. Dolayisiyla bu ayetlerin mtesabihligi sz konusu
degildir. Sure, peygamberimiz, arkadaslari ve o gnn tm insanlari tarafindan gayet iyi ve
net bir sekilde anlasilmistir.
Bu ayetin mtesabih kabul edilerek zerinde fazla durulmamasi veya yapilan
aiklamalarin tutarsiz ve yanlis olusu, ,=tayr szcgnn kuslar olarak anlasilmasindan
kaynaklanmaktadir. Buna benzer bir yanlis da ileride Neml suresinde hdhd szcgnn
kus olarak degerlendirilmesi seklinde karsimiza ikacaktir.
,=Tayr szcgne iki kanatla umak anlaminin verilmesi aslinda Kur'an'a
uymamaktadir. nk En'm suresinin 38. ayetinde Yeryznde debelenen hibir canli, iki
kanadiyla uan hibir kus istisna olmamak zere hepsi de sizin gibi birer mmettir
denilmektedir. Bu ayette geen ,=,Yetiru fiili sadece uar anlaminda olup
kanatlariyla/iki kanadiyla utugu anlami verilmek iin ayrica ,='-=-bi cenahayni
szcg ilave edilmistir. Eger ,=tayr szcg kanatlariyla uar anlaminda olsaydi,
,='-=-bi cenahayni szcgne gerek kalmaz, iki kanadiyla ifadesi ayette zikredilmezdi.
Bu durumda ,=tayr szcgnden iki kanatla uan kuslar anlami ikarmak yanlistir.
Arapa'da bazi szckler zel anlamlar ifade eder. rnek olarak isra szcg, gece
yrys demektir, sadece yrmek anlamina gelmez. Tayr szcg de iddia edildigi
gibi iki kanatla umak anlamina gelmez, En'm suresinin 38. ayetinin gsterdigi gibi sadece
umak anlamina gelir.
Szcgn Kur'an'a uygun olan bu anlami esas alindiginda, Nahl suresinin 79. ayetinde
de geen tayr szcgn kuslar anlaminda degil, bulutlar anlaminda kabul etmek daha
isabetli olacaktir.

79
Gk boslugunda, bir emre boyun egdirilmis olan kuslara/bulutlara bakmadilar mi? Onlari
Allah'tan baskasi tutmuyor. Bunda, inanan bir toplum iin elbette ki almetler/gstergeler vardir.
(Nahl/ 79)

Yine Mlk suresinin 19. ayetindeki -'

--saffat ve ---,yagbidne szcklerine


gerek anlamlari verilirse bu konu daha iyi anlasilacaktir. Bugne kadar tefsirciler ve
dilbilimciler tarafindan srler, topluluklar, bek bek, gruplar seklinde evrilen ebabil
szcg iin de bu anlam kabul edilebilir.
185


piymiy taylar ile birlikte byk taneli yagmurun yagdrlmas

Tefsirlerin tmnde +,-- termhim fiili, _-remyn mastarindan tretilen fiili
mzari, mfred, mennes bir kalip olarak alinmistir. Fiilin kk anlami atmaktir. Tas
atmak, ok atmak gibi isler remy ile ifade edildigi gibi, _--mermi szcg de bu kkten
tretilmistir. Remy ayrica istiare yoluyla svmek ve iftira atmak anlamlarinda da
kullanilmaktadir (Nur 4, 6, 23).

+,--Termhim fiilinin kk _-remyn olarak kabul edilince, dogal olarak
ayet Ki bunlar onlara ateste pismis taslar atiyorlardi seklinde aiklanmakta, bu aiklama da
atilan seylerin ne oldugu hakkinda yorumculara atmak fiili ile ilgili hayal agrisimlar
yaptirmaktadir.
Mukatil'e gre; Her kus, biri gagasinda, ikisi ayaklarinda olmak zere tas atiyordu.
ldrecekleri kisinin isimleri zerinde yazili olan bu taslar o adami ldryordu. Taslar
dstg yeri delip te taraftan ikiyordu. Mesela; eger bir kimsenin basina dsmsse, onun
makatindan ikiyordu.
65

Ikrime, Ibn Abbas'tan: O taslar herhangi birinin zerine dstgnde orada bir
kabarcik meydana geliyor ve bu sebeple iek hastaligina benzer bir hastalik meydana
geliyordu. Bu taslarin en kg mercimek, en byg ise nohut kadardi
66

Biz bu olayin tefsirlerdeki bildik aiklamalardan farkli cereyan ettigi grsndeyiz.
Bunu izah etmeden nce ayetteki su hususun ncelikle incelenmesi gerekir:
Birinci husus +,--termhim fiilinin hangi kkten tredigidir. Arapa lgat
kitaplarina gre termhim fiilinin yine , r-m-y harflerinden olusan fakat mim harfi
esre olarak okunan remiyn szcgnden de tremis olmasi mmkndr. Isim olarak
yagmuru iri ve yere sert inen bulut anlamina gelen bu szck fillestirilirse, bulut iri ve yere
sert inen yagmuru yagdiriyor demek olur. Ayrica rmy szcgn atmak anlaminda alip
bulutlarin tas atmalarini mecaz olarak Tas yagdirmak anlamiyla anlamanin da herhangi bir
sakincasi yoktur.
Ikinci husus, -'==-bi hicaretin ifadesinin basindaki -be harf-i cerrinin,
cmleye kattigi anlamdir. Nahv ilminde harf-i cer denilen be edati [baglandigi szckte
bi olarak okunur], cmleye ilsak, teaddiye, sebebiyye, istiane, musahabe, bedel, mkabele,
kasem, tefdiye anlamlari katar. Bu ayeti yorumlayanlar ve evirenler bugne kadar be
edatinin cmleye ilsak [mecazi] anlam kattigini kabul etmisler ve ifadeyi pismis taslari
olarak manalandirmislardir. Bize gre ise bu edat cmleye -='--musahabe [yoldaslik,
birliktelik] anlami katmakta olup pismis taslar ile birlikte seklinde manalandirilmalidir.
nc husus ., =-siccil szcgnn Kur'an'daki kullanimlaridir. Biz, Siccil
szcgnn eski Farsa'dan [Pehlevce] Arapa'ya gemis bir szck oldugu ve aslinin da
seng-i gil [kilden, topraktan yapilmis pismis tas] anlamina geldigi hakkinda bir itirazda
bulunmuyoruz. Sadece bu szcgn Kur'an'in baska ayetlerindeki kullanimina da dikkat
ekmek istiyoruz. Siccil szcg, konumuz olan bu ayet disinda Kur'an'da iki yerde daha
gemektedir:


65
(Mukatil)

66
(Razi; el Mefatihul Gayb)


186
82,83
Sonunda emrimiz gelince, oranin stn altina getirdik. Ve zerlerine, istif edilmis pismis
amurdan Rabbinin katinda isaretlenmis taslar yagdirdik. Ve bunlar, sirk kosarak yanlis, kendi
zararlarina is yapanlardan uzak degildir.
(Hud/ 82, 83)

74
Bylece Biz, onlarin stn alti yaptik ve zerlerine baliktan pisirilmis taslar yagdirdik.
(Hicr/ 74)


Yerin stnn altina getirildigini anlatan bu ifadelerin, Hicr suresinin 73. ayetinde
geen Sonra, safakla birlikte iglik/ugultu onlari yakalayiverdi ifadesi ile birlikte
dsnlmesi hlinde, ayetlerde anlatilanin bir volkan patlamasi ve onunla eszamanli bir
deprem oldugu kanaati olusmaktadir. Nitekim Hud suresinin 82. ayetinde -,---mendudin
[istiflenmis] szcg ile nitelenen pismis amurdan yapilan taslar ifadesi, deta bir
yanardagin pskrttg lvlarin [cruf] yiginlar olusturdugunu anlatmaktadir. Su hlde,
Kur'an'in yukaridaki ayetlerde siccilden taslar ifadesini lv [cruf] anlaminda
kullanmasindan yola ikarak siccilden taslarin bu ayette de ayni anlamda kullanildigini
ikarsamak mmkndr. Bu durumda, bir yanardag ifrazati olan siccil taslarinin rzgr
yardimi ile tasinip siddetli bir yagmur ile birlikte Fil Ashabinin zerine yagmis olmasi
ihtimal dhiline girmektedir.
Yukaridaki hususlar dikkate alinarak 3. ve 4. ayetleri su sekilde ifade etmemiz
mmkn olmaktadir:

Ki [gnderilen bek bek bulutlar] onlara lvlar [cruf, piymiy
taylar] ile birlikte byk taneli, sert yagmur yagdryorlard.

zetle, bu iki ayetten su anlasilmaktadir: Rabbimiz Fil Ashabinin zerine iri taneli,
sert yagmur yagdiran bulutlar yollamistir. Bu bulut, borandir. Kurandaki aiklamalara
gre, yagmur ve firtina Allah'in ordularindandir. Mminler birok savasta bu ordularin
yardimi ile zafer kazanmislardir. Boran, olay yerine ulasirken yol boyunca volkanik daglardan
toparladigi siccilden taslari [pismis taslari, cruflari] olay mahallinde yagmuruyla,
dolusuyla birlikte Fil Ashabinin zerine yagdirmistir.
Boran denen afet, yildirim, akim, gk grlts, kuvvetli rzgr, saganak hlinde
yagmur veya dolu ile birlikte beliren siddetli bir atmosfer olayidir. Genellikle de sicak
lkelerde grlmektedir.
Grldg gibi, szckler bizim verdigimiz gibi manalandirilirsa, kesinlikle zorlama
yorumlara ve tutarsiz sylentilere gerek kalmamaktadir. Ayetler ve sure gayet net olarak
anlasilmaktadir.
Eski kaynaklarda yer alan bazi aiklamalar ve cograf belgeler de bizim verdigimiz
anlamlari desteklemektedir. Syle ki: Gerek Hicaz blgesinin kk lekli haritalarinda ve
gerekse uzaydan ekilen uydu haritalarinda, olayin vuku buldugu blgede krater ukurlari
grlmektedir. Ayrica olay mahalline yakin yerlerde olusmus bu volkanik daglar ve tepeler
bugn de mevcut bulunmaktadir.
Ibn-i Ishak'in Siret Ibn Ishak adli eserinde belirttigine gre, Fil Olayinin meydana
geldigi yerde bir sre ot bile yetismemistir. Daha sonra da yrenin bitki rts degismistir.
Sair Eslet oglu Ebu Kays, bir siirinde onlarin stne tas yagdigini ve bu taslarin onlari
cceler gibi ezdigini anlatir.
Yine Emviler devrinin sairlerinden olan Ferezdak, Fil Olayina deginmis ve Allah,
Kbe'yi korumak iin yagdirdigi taslari Haccac b. Yusuf'un zerine de yagdirsin. Bu taslar fili
sren Habesli askerlere degdi ve onlari helk etti [Siret-n Nebeviyye, 1, 63] seklinde bir
187
ifade kullanmistir. Dikkat edilirse, Ferezdak tas attiklari seklinde bir ifade kullanmamis,
tas yagmasindan bahsetmistir.
Yine Siretn-Nebeviyye'de yer aldigina gre, bazi sairler ve yazarlar Fil Olayi gn
simsiyah bir bulutun ykseldigini ve bu bulutun Habeslileri helk ettigini yazmislardir.
Bazi rivayetlerde de, olayin vuku buldugu yrede o sirada siddetli bir firtina ve rzgr
meydana gelmis oldugu bildirilmektedir.

5. Ayet:

yenik bitki yaprag gibi yapvermek


Ayette geen --=asf kelimesi, agacin kuru yapragidir. Asf kelimesi, Rahman
suresinin 12. ayetinde de kullanilmistir; =, '', --'' ,- ' zl-asfi ver-reyhan [yaprakli
taneler ve hos kokulu bitkiler]. Yapragin yenik diye nitelendirilmesi, onun rdgn,
gtldgn ifade eder. Yenik ifadesiyle bceklerin onu yiyip paraladigi ya da
hayvanlarin onu yiyip igneyip gttg andaki hali anlatilmaktadir. Bu ifade, boranla yagan
taslarin onlarin bedenlerini nasil parampara ettiklerini somut bir sekilde ortaya koymaktadir.
Bizce bu anlatimin Fil Ashabinin iek veya kizamik hastaliklari ile helk edilirkenki
hllerinin tasviridir seklinde yorumlanmasina, ayet dizimlerinin farklilastirilmasina,
anlatilanlarin mtesabihligine hkmedilmesine, kisacasi bu surenin bu gn iin
anlasilamayacagi grsnn ileri srlmesine hibir gerek yoktur. 1. ayette yer alan
keyfiyet/nasillik belirgin bir sekilde ortaya ikmakta ve sure en gzel sekilde
anlasilmaktadir.

Surede Bahsedilen Olayin Genel Bir Degerlendirmesi

Saldirganlarin yok edilisi bir mucize olaydir, siradan ve tesadfen meydana gelmis
bir hadise degildir.
Olay o gnk sekliyle anlasilmak istendiginde, Yce Allah'in _-,-beyt/evim dedigi
Kbe'nin himayesini msriklere birakmadigi, evini savunmak iin olaya bizzat el koydugu
grlr. Bylece Allah, sonsuz g ve kudretiyle hem Kbe'yi hem de kisa bir sre sonra
lemlere rahmet olarak gnderecegi ahir zaman peygamberinin dogacagi sehri dsman
taarruzundan korumustur.
Yine bu olay gstermistir ki, Yce Allah, ehlikitap [Ebrehe ve ordusu] iin Allah'in
kutsal evini yikmayi ve kutsal yurda hkim olmayi takdir etmemistir.
Fil suresinde anlatilan bu kissayi ibretle dsnmek gerekir. Tarihte ve gnmzde
birok Islm dsmani Allah'in dinine tuzak kurmak iin alisip durmaktadir. Ne var ki, Yce
Allah gemiste mmin kullarinin bu tuzaklari bozmakta aciz kalmalari hlinde nasil o
zalimleri kendi tuzaklari iinde bozguna ugrattiysa, her zaman da ugratabilir. Bu hibir zaman
unutulmamalidir.

knci ykka gre surenin izah:

Yukarida aikladigimiz gibi Fl szcgnn z anlami kit grs, feraset (ngr) zayifligi;
ahmaklik, geri zekalilik demektir. Bu durumda Ashab-i fil tamlamasinin anlami
ahmaklar, geri zekalilar gruhu demek olur. Kurana gre de Kurana karsi koyan,
Raslllaha husumet besleyen, ahireti yalanlayan Mekke ileri gelenleri bu nitelikteki
insanlardir:

188
Ya-Sin/1-6
2-6
Atalari uyarilmamis, bu yzden de kendileri duyarsz bir toplumu
kendisiyle uyarasin diye en stn, en gl, en serefli, yenilmesi mmkn olmayan/
mutlak galip olanin, engin merhamet sahibinin indirdigi yasalar ieren/ bozulmasi
engellenmis Kurn kanittir ki sen, o elilerdensin, hi sphesiz sen dosdogru bir yol
zerinesin.

Necm/59-61

59
Peki, simdi siz bu szden mi hayrete dsyorsunuz?
60
Ve glyorsunuz,
aglamiyorsunuz.
61
Ve siz, akln geregi gibi kullanmayan kimselersiniz.

Bakara/ 171
171
Ve kfirlerin; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddetmis olan kisilerin
hli, sadece bir agirma veya bagirmadan baskasini isitmeyen seylere oban
haykirisi/ karga haykirisi yapan kimsenin hli gibidir; sagirdirlar, dilsizdirler,
krdrler. Bu yzden onlar akl da etmezler.

Mide/ 58
58
Ve siz, onlari salta [ml ynden ve zihinsel aidan destek olmaya; toplumu
aydinlatmaya] agirdiginiz zaman, onlar, onu alay ve eglence edinirler. Bu,
onlarin, akllarn kullanmayan bir toplum olmalarndandr.

Hasr 14-16
14-16
Onlar, toplu olarak sizinle savasamazlar, ancak, mstahkem sehirlerde
yahut duvarlarin ardindan savasirlar. Kendi aralarindaki ekismeleri, kendilerinden
az nce, islerinin gnahini tatmis olan, hirette de kendileri iin aci bir azap
bulunan kimselerin durumu gibi pek etindir. Sen onlari toplu sanirsin, oysa
onlarin kalpleri, tipki, hani insana Kfret; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek
reddet deyip de kfredince; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddedince de
Kesinlikle ben, senden uzagim; sphesiz ben, lemlerin Rabbi olan Allah'tan
korkarim diyen o seytanin rneginde oldugu gibi darmadaginiktir. Byledir,
nk onlar, akln kullanmayan bir topluluktur.


Bu durumda bu surede konu edilen Ashab-i fil aklini, fikrini yeterince kullanip Kurani
kabullenmeyen Mekkenin ileri gelenleridir. Burada Rabbimiz TEVRIYE
67
sanatini
gstermistir.

Ebabl= URF

Mrselat suresinde Kuran ayetleri bek bek gnderilmis olanlar seklinde nitelenmektedir.
Bu ifade burada Onlarin zerine bek bek uanlar gnderdi seklinde yer almistir.

Mrselat/1-7
1-7
Kme kme/necm necm gnderilip de nne gelenleri devirdike deviren,
toplumlari canlandirdika canlandiran, canlandirdika da hakki btili ayiran, zr

67
Tevriye, edebiyat sanatinda Iki anlami olan bir szcgn yakin anlamini syleyerek uzak anlamini
kastetmedir. Tevriyede bu szcgn her iki anlami da gerektir.
189
veya uyari olarak gt birakan Kurn yetleri kanittir ki kesinlikle tehdit
olundugunuz, korkutuldugunuz sey, kesinlikle meydana gelecektir.



Ayrica Kuran su zelliklerle de nitelenmistir:

Naziat/
1-5
Evrendeki ekim kuvveti, evrendeki itme kuvveti,
yildizlar; galaksiler; gnes, ay ve bunlarin kendi eksenlerinde ve bagli oldugu
yildiz evresindeki yrngelerde yzmesi, bu sayede gece, gndz ve diger yasam
kosullarinin, med-cezirin, gece-gndzn, mevsimlerin olusmasi,
tm canli trlerinin ve bitkilerin yasam kosullarinin ayarlanmasi kanittir ki
Allah'n ilhlgn ve rabligini bilerek reddedenler iin srekli sknt,
bunalm ve vicdan azab vesilesi olan,
mminlere hem kolay, hem de kolaylastiran, onlara mjdeler veren, onlarin
mutlu olmalarini saglayan,
elden ele, dilden dile, gnlden gnle dolasip duran, hep ne geen, nemseten ve kisisel ve
sosyal tm isleri ayarlayan, her ise ait emirlerinin, yasaklarinin olmasi; ilkeler koyan Kurn
yetleri kanittir ki



Bu gruhun Kuran ile perisan edilisini de grmekteyiz.

Hicr/1-6
1
Elif/1, Lm/20, R/200. Bunlar, Kitab'in ve apaik/aiklayici bir Kurn'in
yetleridir.
2
Zaman zaman kfirler; Allah'n ilhlgn ve rabligini bilerek reddetmiy
olan kiyiler, Keyke Mslman olsaydk! temennisinde bulunacaklar.
12
Bylece Biz Kurn', sulularn kalplerine sokarz.
3
Birak onlari yesinler, yararlansinlar ve bos umut onlari oyalasin. Ama onlar
yakinda bileceklerdir.
4
Ve Biz hibir memleketi bilinen bir kitabi olmaksizin degisime/ yikima
ugratmadik.
5
Hibir mmet, sre sonunun nne geemez ve geciktiremez.

Suara/200, 201
200,201
Bylece onu gnahkrlarn kalplerine soktuk. Onlar acikli azabi
grnceye kadar ona iman etmezler.


Ayetteki grmedin mi, tayr, ebabil, hicaratin min siicil, basi yenilmis ekin ifadeleri dikkate
alindiginda bunlari VIZYONlardaki semboller olarak grmek gerekir. Bilindigi gibi
vizyonlar, snnetllahta sembollerle gsterilmektedir. (nl Vizyoner Notradamusun
vizyonlari da hep semboller ile olup, isin geregi vizyonlar; grntler gereklestikten sonra
anlasilmistir.)
Yusuf/ 4
190
4
Hani bir zaman Ysuf, babasina: Babacigim! Sphesiz ben onbir yildiz,
gnes ve ay'i grdm; onlari bana boyun egip teslimiyet gsterirlerken grdm
demisti.


Yusuf/ 43

43
Ve hkmdar dedi ki: Sphesiz ben yedi ciliz inegin yedi semiz inegi
yedigini ve yedi yesil basakla yedi kuru basak gryorum. Ey ileri gelenler! Siz
grnt/ vizyon tabir ediyorsaniz beni bu grnt hakkinda ikna edip aydinlatin.

Yusuf/ 36
36
Ve zindana o'nunla birlikte iki delikanli girdi. Onlardan birisi: Sphesiz ben,
kendimi sarap sikarken grdm dedi. teki de: Sphesiz ben basimin stnde
ekmek tasidigimi, kuslarin da ondan yedigini grdm. Bize bunun tevlini haber
ver. Sphesiz biz seni iyilik/gzellik retenlerden gryoruz dedi.

Fetih/27
27
Andolsun ki Allah, Elisi'ne o grnty; Siz, Allah dilerse kesinlikle,
gven iinde baslarinizi tiras etmis ve kisaltmis kisiler olarak, korkmadan Mescid-i
Haram'a gireceksiniz vizyonunu hak ile dogru ikardi. yleyse Allah, sizin
bilmediginizi bilir. Sonra da size bundan ast/yakin bir fetih kildi.



Bu durumda Raslllah, bu geri zekali toplumun perisan olacagini vizyon halinde; bu
sembollerle grmstr.

Bu sikka gre surenin meali, bize gre syledir:

Rabbin, ahmaklar, geri zekllar gruhuna nasl etti grmedin mi?
Onlarn zerine necm necm ayetler/ bela stne belalar gnderdi de onlar hem
vicdanen rahatsz etti hem de kklerini kazyp yok etti.


Surenin Bu Gne Mesaji

Islm'in ve mcahitlerinin karsisindaki gler hangi seviyede olursa olsunlar,
kesinlikle Islm'a zarar veremezler, perisan olur giderler. Ister sper g olsunlar, ister hiper
g... Hatta ultra sper glere de sahip olsalar, Allahin dini karsisinda hibir sey ifade
etmezler.
Mminler bunun byle oldugunu bilip rahat olmalidirlar. Onlar, Allah'in ayetlerinin
Kbe gibi korunacagindan emin olmali ve sadece kendilerini kurtarmayi dsnmelidirler.
Kfirler de bu mucize olayi unutmamali, Fil Ashabinin basina gelen felketin benzerlerinin
kendi baslarina da gelmesinin uzak bir ihtimal olmadigini asla akillarindan ikarmamalidirlar.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir



20 FELK SURESI
191

[ATLAMA]

SURESI



FELK SURESINE GIRIS

Felk suresi, Mekke'de 20. sirada inmistir. Surenin Meden oldugunu ileri srenler de
vardir. Ancak surenin Mekke'de inen diger surelerle ayni sluba sahip oldugu aika
grlmektedir.
Felk ile 21. sirada inen Ns surelerine, ieriklerinden dolayi ,-- ,- muavvizeteyn
[iki sigindirici] sureler adi verilir. Bu szck kesinlikle koruyucu anlamina gelmez.
Bu iki surenin dertlere deva, hastaliklara sifa, sihir ve byye karsi kalkan oldugunu
ileri sren birok rivayet mevcuttur. Bize gre, her iki sure de, mminler ile kfirlerin
saflarinin Kfirun suresi ile kesin olarak ayrilmasindan sonra, tecrit [izole] edilen
Mslmanlarin maruz birakildiklari iskenceler karsisinda Allah'a siginmalarini bildiren ve
Allah'tan hangi konularda yardim istenmesi gerektigini greten birer aiklamadir.


20/ FELK [ATLAMA] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali [Tek cmle halinde]:


1-5
Oluyturdugu yeylerin ktlgnden ve ktg zaman
karanlgn ktlgnden ve dgmlere tkrp fleyenlerin/szleymelere
uymayanlarn ktlgnden ve kskandg zaman kskanann ktlgnden
atlamalarn Rabbine; skntlar ortadan kaldran Allah'a sgnrm de!



Ayetlerin Tahlili


Felkn Rabbi

Felk ve Ns sureleri, . De ki! emriyle baslamakta olup surelerin bu sekilde
baslamasinin sebebi hakkinda esitli grsler ortaya atilmistir. Bunlar arasindan Razi'nin
beyan ettigi gereke syledir:
Birincisi: Allah Teal kendini zatinda ve sifatlarinda uygun olmayan seylerden tenzih
olmak zere, Ihls suresinin okunmasini emredip de bu tenzih en byk taatlardan biri olunca,
sanki kul Ya Rabbi, bu taat [grev] gerekten ok byk ve onu hakkiyla yapma hususunda
kendime gvenemiyorum dedi. Bunun zerine Hak Teal da ona Felkin Rabbine siginirim,
de! dedi; yani Allah'a sigin ve iltica et ki, o seni en gzel bir sekilde bu grevde muvaffak
kilsin diye cevap verdi.
Ikincisi: Kfirler, peygamberimizden Allah'in nesebini [soyunu sopunu] ve sifatlarini
sorunca, sanki Peygamberimiz, Allah'im, senin hakkinda sana lyik olmayan seyleri syleme
192
cesaretini gsteren bu cahillerden nasil kurtulacagim demis de, bunun zerine Rabbimiz, De
ki: Felkin Rabbine siginirim; yani Bana sigin ki seni onlarin serlerinden koruyayim
cevabini vermistir.
ncs: Rabbimiz sanki Kim benim evime siginirsa ona seref veririm ve onu
gvenlikte kilarim. nk ben, kim oraya girerse emin olur buyurdum. Binaenaleyh sen de
bana iltica et ve Felkin Rabbine siginirim de ki, seni de emin kilayim demistir.
68


Razinin birinci gerekesinde, Ihls suresinin okunmasi sz konusu edilerek bu surenin Felk
suresinden nce indigi ileri srlmektedir. Hlbuki Ihls suresi Felk ve Ns surelerinden
sonra inmistir. Dolayisiyla Felk suresinin resm mushaftaki siraya gre indigi grsne
dayandirilan bu gerekelerin kabul mmkn degildir.
Biz, Felk ve Nass surelerinin . qul [de ki] ifadesi ile baslamasinin sebep ve
hikmetinin bu surelerin inisi sirasindaki ortamda aranmasi gerektigi kanaatindeyiz. Fil
suresinin tahlilinde aikladigimiz gibi, bu dnem sayica az, varlika yoksul olan
Mslmanlarin Mekkeli msriklerin iskencelerine maruz kaldiklari bir dnemdir. Yce Allah
Fil suresi ile bir taraftan Mslmanlara korkmayin mesaji verirken, diger taraftan da Fil
Ashabinin akibetini gstererek msriklere tehdit mesaji vermistir.
Byle bir dnemde inen ve . qul [de ki] ifadesiyle baslayan Felk ve Nass
surelerinde, hangi konularin Allah'a havale edilmesi gerektigi sayilmistir. Artik bundan sonra
Mminler her iki surede belirtilen konularda Allah'a siginmali, o surelerde yer almayan
konularda ise kendi g ve dirayetlerini gstermelidirler. Gemis peygamberlerin Allah'a
siginmalari da sadece bu erevede gereklestigi gibi, Kur'an'daki Allah'a siginma ayetleri de
tamamen bu prensip dogrultusundadir. Insanlar kendi glerini asan zorluklar iin Allah'a
siginmali, kendi gleri ile halledebilecekleri konularda ise isin stesinden kendileri gelmeye
alismalidirlar. Hi aba gstermeden her isi Allah'a havale edip pasif ve uyusuk olmamali,
hayir/iyilik dilencisi durumuna dslmemelidir.
Surede geen siginma kavrami, bir baskasina iltica etmek, siginmak anlamina
gelen -,=' euzu szcg ile ifade edilmistir. Bu szck -,= avz kknden tremistir.
Kuranda bu kkten tremis --= uzt, ,-,, yeizune, ---' festeiz szckleri de
ayni anlama gelmektedir. Bu szckle ifade edilen siginma konularinin neler oldugu ve her
bir konunun Kur'an'daki rnekleri bir sonraki sure olan Ns suresinin sonunda verilmistir.
Ayette birinci tekil sahis kullanilarak -,=' euzu [ben siginirim] denilmesi,
peygamberimizin tm insanliga nc ve rehber oldugunu belirtmek iindir. Bir bakima
peygamberimiz Ben bu karsi konulmaz dsmanlardan ve zararlilardan Allah'a siginip
yoluma devam ediyorum. Bana inanan, Allah'a gvenen benimle gelir, korkan geri dner
gider mesajini verecek, insanlar da tercihlerini aika yapacaklardir. Peygamberimizin
verecegi bu mesaj, ayni zamanda msriklere Biz sizi ve su ser gleri Allah'a havale
ediyoruz. Allah'in verecegi ceza bizim size verecegimiz zarardan ok daha etindir
anlaminda bir ihtar mahiyetindedir.
Yce Allah kendisini '-'' - Rabbl-Felk diye niteleyerek bize bir sifatini daha
gretmektedir. Su halde sureyi anlamak iin nce Rabbimizin Rabbl-Felk olusunu
anlamak lzimdir. Bir tamlama olan bu ifadeyi anlamak iin de nce tamlamayi olusturan -
Rabb ve ' Felk szcklerini, sonra da her iki szcgn tamlama hlindeki anlamini
incelemek gerekir.
Rabb, ifadesi ile ilgili Alak suresinde ayrintili bilgi verilmisti. zet olarak, Terbiye
edip egiten, yarattiklarini belirli bir programa uygun olarak bir takim hedeflere gtren,
tekml [gelisimi] programlayip yneten demektir.

68
(Razi; el Mefatihul Gayb)

193
Felk szcgnn anlami ise yarip ikarmak demektir. En'm suresinin 95 ve 96.
ayetleri Rabbimizin '' Falik [Yarip ikaran] oldugunu gstermektedir:

olmus ve yanlis inandiginiz seyler kaybolmustur.
95
Sphesiz ki Allah, taneyi ve ekirdegi yarip ikarandir: lden diriyi ikarir, diriden de
ly ikarir. Iste Allah! Nasil da dndrlyorsunuz?
96
Tan yerini yarip ikarandir. Geceyi dinlenme zamani, gnes ve ay'i hesap ile yapmistir. Bu,
en stn, en gl, en serefli, maglp edilmesi mmkn olmayan/ mutlak galip olanin, ok iyi bilenin
belirlemesidir, ayarlamasidir.
(En'm/ 95, 96)


Yukaridaki bilgilere gre Rabbl-Felk tamlamasi; Yarilislari belirli bir program
erevesinde belirli hedeflere gtren, yneten Allah demektir.
Bu ayetten sadece Safakin Rabbi [tan yerini agartan] anlamini ikarmak yanlis olur.
Gecenin atlatilip iinden sabahin ikarilmasi anlami da dhil, ayetten bitki tohumlarinin
yarilip topraga kk salmasindan, topragin yarilip filizlerin u vermesinden, hcrenin gelisip
ikiye blnmesinden tutun da, atomun yarilip nkleer enerjinin ortaya ikmasina, ilk
atlamaya [Big Bang] kadar her trl yarilmanin Allah tarafindan belirli bir l, gaye ve bir
programa uygun olarak yapilmakta oldugu da anlasilmalidir.
Peygamberimize ve Mslmanlara sikintilarinin srekli olmayacagi, bir program
erevesinde bu sikintilarin atlatilip iinden Islm'in bir filiz gibi yeryzne ikip yayilacagi
mesaji verilmektedir. O program bilinmedigi iin O atlamanin/yarilmanin Rabbine dua
edilmeli, gerisi O'na birakilmalidir. Neyi, ne zaman, nasil atlatacagini, sadece bu atlamanin
rabbi [programcisi] bilmektedir.


Yarattg yeylerin yerrinden

Zararindan Allah'a siginilacaklar iin ayette '- m edati kullanilmis olup anlami
'sey, seyler demektir. Surenin Fil suresinden sonra indigi gz nne alindiginda, serlerinden
Rabbl-Felka siginilmasi gereken varliklarin basta Fil Ashabini perisan eden boran olmak
zere, firtina, kasirga, deprem, sel, yangin gibi dogal afetler ve daha sonra da mikroplar,
salgin hastaliklar, zararli ve zehirli hasereler gibi tm yaratiklar oldugu anlasilir.


ve ktg zaman karanlgn yerrinden,

Ayeti yukaridaki gibi evirmek, ayetin orijinal ifadesini tam olarak yansitmaz. nk
ktg zaman karanligin serrinden seklinde evirdigimiz ifade, Rabbimizin setigi
szcklerin zenginligi sayesinde asagidaki anlamlara da gelmektedir:
- Gelip attigi zaman gz perdelenmesinin serrinden,
- Tutuldugu zaman ayin serrinden,
- Battigi zaman gnesin serrinden,
- Tastigi zaman sehvetin serrinden,
- Soktugu zaman yilanin serrinden,
- mitsizlige dsldgnde mitsizligin serrinden
- lmn yaklasmasiyla olusan korkunun serrinden.

Bu anlamlarin birogu 3. ayetin kapsamina girmesine ragmen, ayetteki mananin
yukaridakilerin hi birisi olmadigi kanaatindeyiz. Serrinden/zararindan Allah'a siginilmasi
194
gerektigi bildirilen ken, bastiran karanlik, bundan nceki surelerde Gece szcgyle
ifade edilmis olan cehalettir, bilgisizliktir, yobazliktir, atalar dinine ve geleneklere kr
krne baglanip kalmaktir. nk aydinlatma ara-gereleri sayesinde fizik karanligin
serrinden/zararindan kurtulmak mmkndr. Bunun iin Allah'a siginmak anlamsizdir. Ama
cehaletin, bilgisizligin serrinden kurtulmak iin insanlarin abalari yeterli olmayip Allah'in
rahmeti gereklidir.
Trke'de bilgisizlik dedigimiz szcgn Arapa'si .+= cehl, cehalettir. Cehl
szcgnn szlk anlami bilmemek, kaba davranmak, gcendirmek, fikir fikir kaynamak
demektir.
69

Kur'an'daki kavramlar zerine byk bir otorite olarak kabul edilen Ragib el-Isfehan,
cehl szcgne, Kur'an'a dayanarak anlam vermistir:
1- Nefsin bilgiden bos olmasidir.
2- Geregin disinda bir seye inanmaktir.
3- Bir konuda yapilmasi gerekenin veya hakkin tersini yapmaktir.
70


Bu szck farkli biimleriyle Kur'an'da 24 kez yer almistir.
Islm'in zerinde durdugu cahillik [bilmezlik], kisinin fizik, kimya, tarih, cografya
bilmemesi veya okur yazar olmamasi degildir. Islm'in zerinde durdugu cahillik, geregin
disinda bir seye inanmak, hakkin tersini yapmaktir. Nitekim Kur'an kendinden nceki
dnemin inan ve davranislarina [atalar dinine saplanip kalmaya] cehalet/bilgisizlik demistir.
Peygamberimiz de insanliga fizik, kimya ve benzeri bilimleri degil, geregi, gerege inanmayi
ve geregi yasamayi greterek insanligi cehaletten kurtarmistir. Kur'an, cehaleti asagidaki
ayetlerle tanitmaktadir:
A'rf 138, 199, Hud 29, 46, Neml 55, Ahkf 23, En'm 35, 54, 111, Bakara 67, 273,
Yusuf 33, 89, Furkan 63, Zmer 64, Kasas 55, Ahzab 33, 72, Nisa 17, Nahl 119, Hucurat 6,
l-i Imran 154, Maide 50, Fetih 26.

4. Ayet:

ve dgmlere tkrp fleyenlerin serrinden,

ogu tefsirciler bu ifadelerle birinin talihini baglamak iin iplere dgm atarak
fleyen byclerin kastedildigini sylemisler ve bu baglamda birok rivayet ileri
srmslerdir. Bylece, dolayli olarak [yorumlarini rivayetlere dayandirdiklari iin]
frklgn, muskaciligin mesruluguna [dinde yerinin var olduguna] hkmetmislerdir.
Burada o rivayetlere ve o rivayetlerin sonucunda olusmus kanaatlere yer verilmeyecektir. Zira
saf insanlari kandirarak birka kurusunu ellerinden almalarinin disinda, kisilere ve toplumlara
her hangi bir zararlari olmayan frk ve muskacilarin bu zararlari Allah'a siginmaya gerek
kalmadan, basit kisisel girisimlerle ortadan kaldirilabilecek niteliktedir. Ayrica ok eski
dnemlerden beri her toplumda var olan bu byc ve frkler zmresinin bugne kadar
serlerinden korkulacak bir g ve etkilerinin oldugu grlmemistir. Yaptiklari sarlatanliktan
te bir sey degildir. Netice olarak ayette bunlar kastedilmis olamaz. Bu yzden ayetteki -'`'

--
neffasat ve --= ukad szcklerinin ifade ettigi diger anlamlara da itibar etmek gerekir.
-'`'

-- Neffasat szcgnn kk olan --- nefs szcg, nefes etmek denilen


flemektir. Bu da biraz tkrkle veya tkrksz olarak frr gibi yapmak anlamindadir.
Nefs szcgnn manasi hakkinda eski yorumculardan Kessaf sahibi Zemahser tkrkle

69
(Lisanl Arab, mad. )

70
(el Isfehani; el Mfredat)

195
flemek, Ragib da Nefs, tkrk firlatmaktir, bu ise thlemekten daha azdir. frklerin
ve sihirbazin nefsi de dgmler iine frmesidir demistir.
71
--=Ukad szcg ukde
szcgnn oguludur. Ukde, dgm baglamak, dgmlemek anlamina gelen akd
kknden tretilmis bir isim olup dgm demektir.
Ukde [dgm] szcg, esas anlami erevesinde su kavramlar iin de
kullanilmaktadir:
- dgm yeri
- beldeler zerindeki velyet
- idarecilere biat
- sahibinin kendi mali olduguna inandigi tasinmaz mallar
- agaci ok sik olan yer
- develer iin yeterli otlagi olan yer
- bir kimsenin yeterli derecedeki geiminin bagli oldugu sey
- bolluk yer
- aga yemeye mecbur kalmis koyun srs
- kesin gerekiyor olan seyler [nikh akdi, alis-veris szlesmesi gibi]
- kin, fke
- kamis

Ragib, akd szcgnn ncelikle ipin baglanmasi, binanin baglanmasi gibi kati
cisimlerin baglanmasi anlaminda, sonra da istiare yoluyla alisveris akdi, ahid gibi diger
anlamlarda kullanildigini bildirmistir.
72

Grldg gibi, ayeti olusturan szckler gerek hakikat gerekse mecaz olarak birok
anlama gelmektedir. Bu anlamlarin hepsi de birbiriyle elismedikleri iin geerlidir. Bu
szckler mtesabih szcgnn anlamina iyi birer rnektir.
Bize gre ayetin akitlere [szlesmelere] fleyip-tkrenlerin [bozanlarin] serrinden
olarak evrilmesi daha isabetlidir. nk sonucunda Allah'a siginilacak bir ser/zarar ortaya
ikaracak davranis, bir anlasmanin karsi tarafin haberi olmadan tek tarafli olarak
bozulmasidir. rnek olarak; nikh akdine aykiri davranan bir esin, is anlasmasina aykiri
davranan bir ortagin, baris anlasmasina aykiri davranan bir lkenin, verdigi sz tutmayan bir
mteahhidin muhatabina verecegi zarar karsisinda, anlasmanin bozuldugundan haberi
olmayan diger tarafin herhangi bir nlem almasi sz konusu olmadigindan, Allah'a
siginmaktan baska aresi yoktur.


ve kskandg zaman kskanann yerrinden.

Haset, kiskanmak, ekememek, baskasinda olan saglik, zenginlik ve benzeri
nimetlerden dolayi rahatsiz olarak o kisiden o nimetin gitmesini istemek demektir. Haset
kalpte bulunan ve insani ktlklere srkleyen en nemli ve gayriahlk zelliklerden,
hastaliklardan birisidir. Bilgisizlik ve tamahkrligin birlesmesinden, kaynasmasindan dogan
haset en ok da tanidik ve akrabalar arasinda kendisini gsterir.
Haset, ogu kez kiskanlik olarak ifade edilir. Ancak bu kiskanligi namus kiskanligi
ile karistirmamak gerekir.

71
(el Isfehani; el Mfredat, Ze Mahseri; el Kessaf)



72
(el Isfehani; el Mfredat)

196
Haset, irkin huylarin en zararlilarindandir. Herkeste bulunmakla birlikte dereceleri
farklidir. Kimi insanda haset duygusu bir an iin gelip gider; kiminde ise iyice yerlesir, btn
benlige hkim olur ve gittike artar. Iste, asil zerinde durulmasi gereken ve tehlikeli olan
haset de bu hasettir.
Bir insanda bulunan ilim, ibadet ve hayir yapma gibi nimetlerin kendisinde de
bulunmasini istemek haset degildir. Buna gipta denir.
Hasedin ortaya ikmasina yol aan birok sebep vardir. Bunlarin baslicalari sunlardir:
1. Dsmanlik: Hasedin en nemli sebeplerinden birisidir. Kin ve dsmanlik sebebiyle
ortaya ikan haset sonucu, hileli yollarla nimet ortadan kaldirilir, insanin serefi ile oynanir ve
gizli islerinin aiga ikarilmasi iin aba harcanir. Bu tarz haset, ok kere ekisme ve
kavgalara da yol aar ve hayat boyunca devam eder,
2. Teazzuz: Mevki, servet veya ilim sahibi olan bir kisinin bu zellikleriyle
karsisindakilere stnlk taslamasi, bu davranisi hos grmeyen o kisilerde bir kiskanlik
duygusu olusturur.
3. Kibir: evresindeki insanlari kk gren ve onlari kendi emrinde grmek isteyen
kibirli insanlar, baskalarinin sahip olduklari her trl olumlu durum karsisinda o insanlara
kiskanlik duyarlar.
4. Saskinlik ve hayranlik.
5. Amacina ulasamama korkusu: Kisilerin belli bir amaca ulasmak konusunda
birbirine stnlk saglama arzularindan kaynaklanir. Birisinin amacina ulasmasina yardimci
olan her nimet, digeri iin bir haset kaynagidir.
6. Makam ve mevki sevgisi, nderlik istegi: rnek olarak, bir kimsenin bir ilim
dalinda parmakla gsterilen tek adam olmayi istemesi, bu konuda kendisine rakip olabilecek
kimselere veya gz diktigi yere ulasmis olanlara haset etmesinin baslica nedenidir. Srekli
vlmek ve stn gelmek isteginde olan bir kimse, Su adam kendi alaninda zamanin en
bygdr, esi ve benzeri yoktur denildiginde nasil sevinirse, baska bir kimsenin kendisine
ortak gsterilmesi veya shretini ona kaptirmasi halinde de o kadar kiskanlik duyar.
7. Kt huyluluk ve Allah'in kullarina verdigi nimetlere karsi cimrilik: Bazi kimseler,
hibir dertleri, eksikleri olmamasina ragmen, asiri mal sevgisi, nderlik tutkusu, tekasr
hastaligi gibi sebeplerle Allahin nimetler verdigi, iyi huylarla donattigi baska kimselerden
sz edildiginde bundan rahatsiz olur, haset atesiyle yanarlar. Buna karsilik birisinin iinde
bulundugu zorluk ve ektigi sikintilardan sz edildiginde de sevin duyarlar. Byle kimseler,
baskalarinin kt durumda olmalarindan hoslanirlar, Allah'in ltuflarina karsilik cimrilik
gsterirler.
Haset disa vurulmadigi srece kisinin kendisinden baskasina zarari olmaz. Haset eden
kimsenin iinde srekli bir ates yanar. Bu ates onu yakar, yavas yavas eritir. nk birisinin
nimetinin artmasi, hasetinin hasedini, dolayisiyla rahatsizlik ve sikintisini ogaltir.
Hasetinin ggs daralir, uykusu kaar. Amansiz bir hastaliga dser. Bu ise ancak kisinin
dsmanlarinin isteyebilecegi bir durumdur. Haset edilenin perisanligi istenirken, aslinda
haseti perisan olur. Buna karsilik haset edilen kimsenin durumunda bir bozulma, bir
ktlesme olmaz.
Ama hasetinin iindeki haset cosar da disa vurursa, haset edilene karsi kin, garaz
gder, dsmanlik yapmaya baslar. Karsisindakinin yok olmasi iin ugrasir. Bunun iin de
iftira atar, komplo kurar, kundakilik yapar hatta suikast bile dzenler.
Ayette bahsedilen haset, bu asamaya ulasmis ve disa vurulmus kiskanligin serridir,
ktlkleri ve zararlaridir.
Haset bir duygu oldugundan disa vurulmadan bilinme imkni yoktur. Kulun buna bir
are aramasi sz konusu olamaz. Gc asan bu tip konularda Almun bi zatis-sudr olan
[akillardan geenleri bilen] Allah'a siginip geregini O'na havale etmekten baska yapacak bir
sey yoktur.
197
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir


21 NS SURESI

[BILINENLER]

SURESI




NS SURESINE GIRIS

Ns suresi Mekke'de 21. sirada inmistir. Felk suresi ile birlikte bir btnlk arz
etmektedir. nk bu surede de insanlarin Allah'a siginmalari gereken serlerin [zararlilarin]
sayilmasina devam edilmistir.



21 / NS [BILINENLER] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali [Tek cmle hlinde]:


1-6
Gzkmeyen varlklardan, bilinen varlklardan; hepsinden,
insanlarn akllarnda ktlk fsldayan sinsi dymann kt fsltlarnn
ktlgnden, insanlarn ilhna, insanlarn hkmdarna ve insanlarn
Rabbine sgnrm de!



Ayetlerin Tahlili


nsanlarn Rabbi!

nsanlarn hkmdar.

nsanlarn ilh.

Surenin ikinci ve nc ayetleri, birinci ayetin Atf-u beyan'i [aiklayani] olup bu
ayete aiklik getirmektedir. Bu ayetin daha iyi anlasilmasi iin ayetlerde geen szckler
zerinde teker teker durmakta yarar gryoruz:

Melik

Allah'in gzel isimlerinden biri olan Melik, hkmdar, kral demektir. Melik
szcg, Me-Le-Ke fiilinden tremistir. Me-le-ke, malik ve sahip olmak [ynetim
198
gc] demektir. Kelime, hem bir seye sahip olmayi, hem de kuvvetli olmayi agristirir.
Sahip ve malik anlaminda melik, malik, melk kelimeleri kullanilir. Mastari olan mlk
veya milk, sahip olunan ve zerinde tasarrufta bulunulan seyi ifade ettigi gibi, tasarrufta
bulunmayi da ifade eder. Bu tasarruf ncelikle insanlar, daha sonra da mallar zerindeki
tasarruftur. Nitekim Yce Allah iin Insanlarin Meliki denilirken, O'nun insanlar zerinde
mutlak tasarruf sahibi oldugu anlatilmak istenir.
Melik ya da malik olma, malik olunan sey zerinde istenildigi gibi tasarrufta
bulunmayi gerektirir. Bu anlamda, mutlak melik ancak ve ancak Allah'tir; nk Kur'an'da
mlkn yalnizca Allah'a ait oldugu defalarca tekrarlanmaktadir. Btn kinat Allah'in
mlkdr ve Allah mlknde diledigi gibi tasarruf sahibidir. Ne var ki, Allah adil, hak ve tek
ilh oldugu iin kinatta hibir dengesizlik ve haksizlik olmaz.
Insan mkerrem kilinarak yeryz ve yeryzndeki varliklar kendisinin hizmetine
verilmis, Allah'in indirdigi ile yeryznde tasarrufta bulunacagi iin yeryz mlk zerinde
kendisine izaf bir meliklik yetkisi taninmistir. Bu yetki mutlak anlamda bir yetki olmadigi
gibi, insanin keyfine de birakilmamistir. Allah'in yeryzndeki hayatin geregi olarak esitli
biimlerde, renklerde, yeteneklerde ve esitli mesleklere sahip olacak sekilde yarattigi
insanlar bu meliklik yetkisine hep birlikte sahiptirler. Dolayisiyla herkesin belli bir tasarruf
sahasi vardir. Fakat bu tasarruf hi bir zaman mutlak olmayip Allah'in insana tanidigi alanla
sinirlidir. Bir anlamda sadece bir emanettir. te yandan, tek tek insanlarin nasil mlk sahibi
olacaklarini ve mlklerinde nasil tasarruf edeceklerini belirten kurallari da Allah her insana
ayri ayri degil, insanlar arasindan setigi eliler vasitasiyla tm insanliga bildirmis ve genel
anlamda yeryzndeki mlkiyetinin bu eliler araciligiyla bildirdigi kurallar dogrultusunda
yrtlmesini emretmistir.
Bylece gerek Melik olan Allah, yeryzndeki melikligini kendi belirledigi sinirlar
iinde ve kendi setigi eliler araciligiyla bildirdigi kurallara uygun olmak zere, insanlar
vasitasi ile kullanir. Allah'in melikligini yine Onun belirledigi sinirlar iinde ve emaneten
kullanan insanlarin grevi, kismen de olsa kendi tasarruflarina verilen yeryznde [Allah'in
mlknde], Allah'in iradesinin hkim olmasini saglayacak sistemler kurmak, yneticiler
semektir. Eger insanlar bu grevi lyikiyla yerine getiremezlerse, Yce Allah, insanlarin hak
ettikleri zelliklere sahip kisilerin melik/ynetici olmalarina izin vermek suretiyle, yanlis
yapan insanlari bu dnyada da cezalandirmis olur. Nitekim Musa peygamber ile ugrasan
Firavun ve Ibrahim peygamber ile ugrasan Nemrut, bu tip cezalandirmanin iki tipik rnegini
teskil etmektedirler.
Melik szcgnn hkmdar veya devlet baskani anlaminda kullanilmasina
Islmiyet'in ortaya ikisindan nce de rastlanmakla birlikte, Islmiyet'i kabul eden
devletlerdeki hkmdarlar bu unvani Islmiyet'ten nceki dnemlerde genellikle
kullanmamislardir. O zamanlar bu szck, yabanci lkelerin hkmdarlarini ifade etmek iin
kullaniliyordu. Melik szcg Islm tarihinde ilk olarak Emev devletinin kurucusu
Muaviye tarafindan kullanilmistir. Ancak bu szck, peygamberimiz ynetimindeki
dnemden [Asr-i saadetten], Drt Halife [Hulefa-i rsidin] Dneminin sonuna kadar olan
zaman iinde, icra edilen ynetim ilkelerine aykiri bir idareyi akillara getirdigi iin,
Muaviye'nin melik unvanini almasi iyi karsilanmamis, hatta bazi limler tarafindan siddetle
kinanmistir.

Ilh

Szlk anlami rtnmek, gizlenmek, alismak ve kulluk demek olan ilh szcg,
genelde ibadet edilen, tapinilan, ululanan nesnelerin ortak adi olmustur. Ilh szcgnn
ibadet edilen varlik anlaminda kullanilmasinin sebebi olarak; bu szcge ihtiyalari
gideren, islenen amelin karsiligini veren, sknet bahseden [huzur, rahatlik veren], ycelik,
199
hkm altina alip koruyan, musibet aninda koruyan anlamlarinin yklenmis olmasi
gsterilebilir.
Islmiyet'in saf tevhit akidesi, tapilacak, ibadet edilecek ve ululanacak olanin; kinati
ve esyayi yaratanin, yoktan var edenin sadece Allah oldugunu kabul eder.
Grldg gibi Islmiyet'teki Allah kavrami ile diger dinlerdeki ilh kavrami
arasinda tartismaya yer birakmayacak nitelikte byk farklar vardir. Diger dinlerdeki ilhlar,
bu dinlere mensup olan insanlarin korkularinin, ihtiyalarinin rn olup insanlarin isteklerine
gre sekillenmislerdir. Hkm koyma zellikleri olmayan ve insanlarin korkularinin,
ihtiyalarinin ortadan kalkmasi hlinde fonksiyonlarini kaybedecek olan bu ilhlar, insanlarla
birlikte var olup insanlarla birlikte yok olurlar.
Oysa Islm'da kisi, ilhini kendi ihtiyalari dogrultusunda edinemez. Zira Islm, ibadet
edilecek ilhin tek, mutlak yaratici [her seyi yaratan] ve tek hkm koyucu oldugu esasi
zerine oturtulmustur. Islm, insanlari iste bu ilha, yani Allah'a iman ve ibadet etmeye
agirmaktadir. Islm'daki ilh olan Allah, mutlak yaratici oldugundan her seyden nce de
vardir. Varligi zati ile kaimdir. Varligini ayakta tutmak iin kendisinden baska hibir destege
ihtiya duymaz ve ebed oldugu iin de insanla birlikte yok olmaz.
'Ilh szcg Kur'an'da hem Hak olsun batil olsun, ayirim yapilmaksizin, insanlarin
tapindigi varlik anlaminda, hem de Gerekten ibadete lyik olan Hakk mabut anlaminda
kullanilmistir.

Ilh Edinmek

Yeryznde bilgilendirilen ilk insan ve ilk peygamber olan dem'le baslayan tevhit
inanci, gnderilen her peygamberle birlikte devam etmis ve peygamberimiz ile kemale
ermistir.
Btn peygamberler kendilerinden nceki peygamberleri tasdik edici zellikte olan
tevhit yolunda mcadelelerini srdrmsler, gnderildikleri kavimleri Allah'tan baska ilhlar
edinmemeleri hususunda uyararak onlari Allah'a kulluk etmeye agirmislardir. Ancak
peygamberler bu mcadeleleri sirasinda kendilerinin yaninda yer alan pek az mmin
bulabilmislerdir. Hatta bazilari iinde bulunduklari toplumun srekli hakaret ve alaylarina
maruz kalmislar, yasadiklari yerden uzaklastirilmislar veya ldrlmslerdir.
Peygamberlerin uyarilarini dikkate almayan toplumlar kendi inanlarinda israr
etmisler, kendileri iin ilh olabilecegine inandiklari seylerin korkulu ve sikintili anlarda
kendilerini koruyabilecegini zannederek Allah'tan baska ilhlar edinmisler ve onlara
tapinmaya devam etmislerdir. Kur'an, bu insanlari bize su sekilde tanitmaktadir:

81
Ve onlar, kendileri iin bir g, san, seref olsun diye Allah'in astlarindan ilhlar edindiler.
(Meryem/ 81)


74
Bir de onlar, kendileri yardim olunmalari iin Allah'in astlarindan ilhlar/ tanrilar edindiler.
(Ya Sin/ 74)


101
Ve onlara Biz haksizlik etmedik; fakat onlar kendilerine haksizlik ettiler, yanlis; kendi
zararlarina is yaptilar. Onun iin Rabbinin emri geldiginde, Allah'in astlarindan taptiklari tanrilari,
onlara hibir sey saglamadi ve onlara ziyandan baska bir sey arttirmadilar.
(Hud/ 101)


200
20,21
Ve onlarin Allah'in astlarindan yakardiklari seyler herhangi bir sey olusturamazlar,
kendileri olusturulmuslardir, llerdir, diri degildirler. Ne zaman dirileceklerini de tam bilemezler.
22
Sizin ilhiniz tek bir ilhtir. Artik hirete inanmayan su kimseler; onlarin kalpleri,
tanitmamaya alismaktadir ve onlar, kendilerinin byk olduguna inanan kimselerdir.
(Nahl/ 20, 22)

66
Gznz ain! Gklerde olan kimseler ve yeryznde olan kimseler kesinlikle Allah'indir.
Ve Allah'in astlarindan istekte bulunan kimseler, es tuttuklarina tbi olmuyorlar. Onlar sadece zanna
uyuyorlar ve onlar sadece yalan sylyorlar.
(Yunus/ 66)


88
Ve Allah ile beraber baska bir tanriya yalvarma. O'ndan baska hibir ilh yoktur. O'nun Zatindan baska her sey
yok olacaktir. Yasa-ilke, yalnizca O'nundur. Siz de ancak O'na dndrleceksiniz.
(Kasas/ 88)


Bu ayetlerden su neticeleri ikarmak mmkndr:
- Cahiliye devri insanlari kendilerine korkulu ve sikintili anlarinda dua edip yardima
agirdiklari ilhlar ediniyorlardi.
- Bu ilhlar sadece cinler, melekler ve putlardan ibaret degildi. Daha nce yasayip
lms olan sahislar da tapinilan ilhlar arasinda idi. Nitekim Onlar diriler degil, llerdir. Ne
zaman dirileceklerini de bilmezler (Nahl 21) ayeti bunu ispatlamaktadir.
- Msrikler, ilh edindikleri putlarin kendilerinin dua ve yakarislarini isittiklerini ve
kendilerine yardim edebilecek glere sahip olduklarina inaniyorlardi.
Bu neticelerden yola ikilarak ilh edinmenin dua ve yakarislari isitebilecek ve
geregini yapabilecek bir gcn varligina inanmak ve o gc benimsemek oldugu sylenebilir.
Bu tarife gre, insan bu gcn sadece Allah'ta olduguna inaniyor ve buna gre davraniyorsa
Allah'i ilh edinmis olmaktadir. Eger bu gce sahip baska seylerin de varligina inaniyor ve
buna gre davraniyorsa, Allah'tan baska seyleri de ilh edinmis sayilmaktadir.
Ancak, hayatin iindeki sebep-sonu yasalari geregince insanlarin birbirlerinden
aldiklari yardimlarin bu anlama gelmeyecegi tabidir. Mesel bir insanin a karnini doyurmak
zere baska birinden talepte bulunmasi ya da hastaligini iyilestirecegini umdugu bir doktordan
yardim istemesi, yardim istedigi bu kisileri ilh edindigi anlamina gelmez. nk bu sartlarda
istenen yardimlar, hayatin dogal akisi iinde, bazi insanlarin sahip olduklari imknlar ve
bilgiler sayesinde baskalarina yapabilecekleri yardimlardir. Zaten Yce Allah bu durumu,
islerini birbirlerine grdrmek iin insanlari farkli yarattigini sylemek suretiyle Kur'an'da
aika belirtmistir. Ama yukaridaki rnege gre, karni acikan veya hasta olan insan,
ihtiyalarini gidermek zere bir lden, bir nesneden [puttan] veya bu ihtiyalari karsilayacak
imkn ve bilgisi bulunmayan herhangi birisinden dogast yollarla yardim umarsa, o seyi
ilh edinmis olur.
Gnmzde pek sik rastlanan sekli ile; bir lden veya bir diriden ihtiyalarinin
karsilanmasi [para, ev, araba, is], bozuk sagliginin iyilestirilmesi veya iyi olan sagliginin
bozulmamasi gibi konularda talepte bulunmak, talepte bulunulanin ilh edinilmesinden baska
bir sey degildir. Keza, yeni evlenen iftlerin kendilerine mutluluk getirecegine inanarak esitli
sahislarin mezarlarini ziyaret etmeleri ve adaklar adamalari da Allah'tan baska ilhlar
edinmenin ve Allah'a ortak kosmanin en belirgin rneklerindendir.
Aslinda insanin ilh edindigi nesnelere dua etmesine ve onlardan yardim dilemesine
sebep olan dsnce, o nesnelerin tabiat kanunlari zerinde hkmn geirmeye ve tabiat
kanunlarinin nfuzu disinda bir kuvvete sahip oldugunu zimnen kabul etmesidir.
Yce Allah, kendisinden baska ilh edinenlerin durumlarini Kur'an'da su sekilde
aiklamaktadir:
201

27,28
Kesinlikle, Biz kendi komsulariniz olan memleketleri degisime/ yikima ugrattik. yetleri,
onlar dnsnler diye tekrar tekrar aikladik. yleyse Allah'in astlarindan gya O'na yakinliga vesile
edindikleri dzme tanrilar, onlarin azabini savmaya yardim etmeli degil miydi? Tersine o dzme
tanrilar kendilerinden ayrilip kayboldular. Bu, onlarin yalanlaridir/ uydurmakta olduklari seydir.
(Ahkf/ 27, 28)

Insanlarin gerek yaraticiyi birakip kendi elleriyle yaptiklari putlari ilh edinmelerinin
baslangici ise Kur'an'da syle bildirilmistir:

21-24
Nh: Rabbim! Sphesiz toplumum bana isyan etti. Mali ve evladi kendisine zarardan
baska bir sey vermeyen kimseye uydular. Ve onlar byk tuzaklar kurdular. Ve Sakin ilhlarinizi
birakmayin. Ve sakin Vedd, Suv, Yags, Yek ve Nesr'i birakmayin dediler. Kesinlikle biroklarini
da saptirdilar. Sen de o sirk kosarak yanlis; kendi zararlarina is yapanlara sadece sapikligi arttir dedi.
(Nuh/ 21-24)


Ayette bahsi geen bu putlar, tarih belgelerden grendigimize gre, daha sonralari
Arabistan yarimadasinin degisik yerlerinde yeniden dikilmistir.
Eski aglarda yasamis, tevhit inancindan habersiz kavimler de insan davranislari
gsteren pek ok ilh edinmislerdir. Mesel; Eski Misir'in mitolojik dinlerinde, bir kaynaga
gre zaman, bir baska kaynaga gre yeryz ilhi Keb [veya Geb] ile gkyz tanriasi
Nut'un [Neuth, Nuit] evlenmesinden meydana gelen Osiris, kiskanlik yznden Seth [Set]
tarafindan ldrlerek on iki [ya da on drt] paraya blnmst. Eski in dini olan Sinizm'e
gre tanri ang-Ti'nin soyundan gelen in hkmdarlari, ggn ogullari idi. Hint dinlerindeki
ilhlar da, her trl beser eksikliklerden uzak degillerdi. Mesel, gk grlts, yagmur,
Iirtina gibi olaylarin ilhi olan ve yildirim ile simsegi silh olarak kullanan Indra, ok zalim
ve gaddar bir ilhti. Keza Smerlerin ilhi olan Marduk, ulhiyyeti diger tanrilarla savasarak
tipki insanlar arasindaki krallar gibi elde etmisti. Iran dini Mecuslik'te ise bir kaynaga gre
iyilik tanrisi olan Hrmz ile ktlk tanrisi Ehrimen, baska bir kaynaga gre Bilge Tanri
Ahura Mazda'nin kendi iradesi ile yarattigi ve sonradan iyilik ve ktlk ilkelerine dnsen
iki ruh Ormazd [Hrmz] ile Ehrimen, devamli savasirlardi. Hangisi galip gelirse ona bagli
olarak yeryznde iyilik veya ktlk galip gelmekte idi. Bugnk Avrupalilarin atalari olan
Keltlerin dininde, insanlar vahsce ilhlara kurban edilirdi. Azteklerin, bir kaynaga gre harp
tanrisi olarak kabul ettikleri ili-Puli, baska bir kaynaga gre ise Savas ve Gnes Tanrisi
Huitzilopochtli, insan yregi yemekten hoslanan zalim ve savasi bir ilhti. Yahudilerin mill
ilhi olan Yehova [YHVH, YAHVE, YeHoVah], kendi kavmi olan Israilogullarinin disinda
kalan kavimlere karsi son derece zalim ve gaddardi. Bunlarin yaninda Eski Yunan'in mitolojik
Olimpos tanrilarini da unutmamak gerekir. Ayrica orta Asya Trklerinin esitli nesneleri,
zellikle kendilerini kurtardigina inandiklari bir kurdu nasil ilhlastirdiklari bilinmektedir.
73

Bugnk Bati dnyasi, Yunan ve Roma oktanriciligini, ismi disinda her seyi ile
aynen almistir. Bati dillerinde ilh karsiligi olarak kullanilan kelimeler [Ingilizce God,
Almanca Gott, Fransizca Dieu, Italyanca Dio], temelde Yunanca Theos ve Ltince
Deivo kelimelerine, bu kelimeler de Yunan mitolojisinin insan seklindeki tanri anlayisina
dayanmaktadir. Eski Yunan'dan kaynaklanan ve genellikle beser zaaf ve eksiklik tasiyan bu
ilh anlayisi, nce Roma'ya, oradan da Hiristiyanliga gemis ve Isa ile Meryem heykelleri,
mabetlerin vazgeilmez putlari hline getirilmistir.
Grldg gibi Islm ile diger dinlerin ilh anlayisi birbirinden ok farkli olup Islm
disindaki dinler, saf tevhide ve tevhitte var olan her seyden arindirilmis Allah anlayisina bir

73
|Islm Ansiklopedisi ve Ana Britannica]

202
trl yaklasamamislardir. Bu dinler Islmiyet'in ilh anlayisina kavram olarak
yaklasamadiklari gibi isim olarak da yaklasamamislar, ilhlarina Tanri, Rab, Ilh,
Huda, alap gibi isimler vermisler ama Allah ismini hi vermemisler, belki de
verememislerdir.
Islmiyet'teki ilh inanci, 3. ayetin bildirdigi gibi, O'nun sadece Mslmanlarin degil,
tm insanlarin ilhi oldugu geregine dayanmaktadir.

Rabbnns [Insanlarin Rabbi]

Rabb szcgnn Terbiye edip egiten, yarattiklarini belirli bir programa uygun
olarak bir takim hedeflere gtren, tekml programlayip yneten anlamina geldigi ve
Yaratici, ilh gibi kavramlarla karistirilmamasi gerektigi daha nce ifade edilmisti. Yce
Allah da bu surenin 1. ayetinde insanlarin Rabbine, 3. ayetinde de insanlarin Ilhina
ibarelerini ayni cmle iinde kullanmak suretiyle Rabb ve Ilh szcklerinin farkli
anlamlar tasidigini gstermistir.
Hi sphesiz Allah btn varliklarin Rabbidir. Fakat grldg gibi, ayette
Rabbnnas/insanlarin Rabbi denilmistir. Bunun nedenleri hakkinda sunlar sylenebilir:
- Evrende yaratiklarin stn insanlardir.
- Burada siginmasi emredilen, insanlardir. Insan bu suredeki ifadeler ile siginma
yaptigi vakit Ey Rabbim, Ey Ilhim, Ey Melikim sana siginiyorum demis olur.
- Buradaki siginma, insanlarin ggslerindeki [kalplerindeki, zihinlerindeki] vesvese
veren hannasin serrinden siginmadir. Insanlara vesvese veren hannasin serrinden,
insanlarin islerine hkim olan Rablerine siginirim. O Rabb, insanlarin ilhidir, mabududur
denilerek yapilan bir siginmadir. Bu siginma, tipki bir klenin, tehlikeye maruz kaldiginda
hizmetinde bulundugu velisine ynelip yardim istemesi gibidir.
Dikkat edilirse, Rabbimiz Felk suresinde siginilmasi gereken drt sey iin tek bir
sifatini zikretmisti. Burada isin ciddiyetine binaen siginilmasi gereken tek bir sey iin
sifatini zikretmektedir. Buradan da hannasin insanlara ne derece zarar verebilecegi
anlasilmaktadir.


Hannasn kt fsltlarnn yerrinden,

Ki o, insanlarn ggslerinde vesvese verir.

Gerek cinlerden gerekse insanlardan.

Allah'a siginilmasi gereken haric [dis] dsmanlar, Felk suresinde tanitilmisti. Bu
surede ise iimizdeki dsman tanitilmaktadir. Bu dsman geri plnda gizlenmis olarak
durmakta, ktlge srklemek iin srekli vesvese vermekte, sinsi telkinlerde bulunarak
zarar vermek istemektedir.
1 - 3. ayetler grubunda oldugu gibi, bu ayetler grubunda da bazi szcklerin anlamlari
zerinde teker teker durmakta yarar gryoruz:

Vesvs

Vesvese alak bir sesle, fisilti ile gizli bir dsnce asilamak, bir ise, eyleme
yneltmek demektir. Kur'an'da bu sureden baska A'rf suresinin 20. ayetinde, Kaf suresinin
16. ayetinde ve Ta Ha suresinin 120. ayetinde gemektedir.

203
Hanns

Hannas szcg, hunus kknden tremis mbalga ism-i faili olup, ok sinsi,
gizlenen, gizlilik siyaseti gden anlamindadir. Bu szcgn farkli bir kalibi olan hunnes
szcgn Tekvir suresinin 15. ayetinde grmstk.
Hannas szcgn gizli dsman, derin dsman olarak da ele alabilir ve buradan
yola ikarak bu gizli dsmani iki grupta inceleyebiliriz:
- Birinci grup gizli dsman, iimizdeki gizli dsmandir. Bu bizim iimizdeki
seytanimizdir; ham dsncemiz, Iblistir. Yani hevamizdir, kt huylarimizdir, egomuzdur,
nefsimizdir. Nitekim Rabbimiz bunu bize syle bildirmistir:

16
Ve andolsun insani Biz olusturduk. Nefsinin kendisine neler fisildadigini da biliriz. Ve Biz ona sah damarindan
daha yakiniz.
(Kaf/ 16)

Gizli dsmanin disarida degil de insanin iinde oldugunun vurgusu 5. ayette fi
sudurin-ns [insanlarin ggslerinde; kalplerinde, akillarinda, zihinlerinde] denilmek
suretiyle yapilmistir. Bu ayeti bilgisizce ggslerine/kalplerine, akillarina, zihinlerine
seklinde evirenler kesinlikle byk bir yanlis iindedirler. nk ayetin bu sekilde
evrilmesi iin orijinalinin il sudurinnas olmasi gerekmektedir. Hlbuki ayet fi sudurin-
ns seklindedir. Yani 4. ayette sz edilen hannas, islevini disarida degil, ggslerde
[kalplerde, akillarda, zihinlerde] yapmaktadir. Dolayisiyla gizli dsman kendi iimizde
faaliyet gstermektedir.
- Ikinci grup gizli dsman ise toplum iindeki hannastir. Bunlar, toplumun beyni
konumundaki kurumlara yerlesip oradan toplumun fesadi iin vesvese verirler, toplumun
zararina neden olurlar. Yine bunlar, evremizdeki seytanlasmis kisiler, gler ve kurumlardir.
Toplumda kendilerini dogrudan hi gstermezler, srekli piyon kullanirlar. Ya da degisik
etkileme yollariyla [siir, resim, mzik, sinema, tiyatro, televizyon, kitap, okul gibi aralarla]
zehirlerini zerk ederler, akil ve fikirleri elerek kisileri ve kuruluslari ynlendirir, trl
fenaliklara dsrrler. Bunlar insanlari Allah yoluna gitmekten alikoyar, hatta din ve imandan
ikarir, ya da din ve imana gelmelerine engel olur, onlari ebed felkete srklerler. Bu ikinci
grup hannas, En'm suresinde bize syle aiklanmistir:

121
Ve zerine Allah'in adi anilmayan seylerden yemeyin. Ve sphesiz o, tam bir yoldan ikistir.
Ve sphesiz seytanlar kendi yakin kimselerine sizinle mcdele etmeleri iin gizlice telkinde
bulunurlar. Ve eger onlara boyun egerseniz sphesiz siz ortak kosan kimseler oldunuz demektir.
(En'm/ 121)

112,113
Bylece Biz, her peygamber iin gizli-aik seytanlarini dsman yaptik: Ki dnya malina
aldanmaktan dolayi, hirete inanmayan kimselerin kalpleri ona kansin, ondan hosnut olsun ve
yapmakta olduklarini yapsinlar diye bunlarin bazisi bazisina szn sslsn gizlice telkinde
bulunur/fisildar. Ve yet Rabbin dileseydi onu yapmazlardi. yleyse onlari ve uydurduklari eyleri
birak!

( En'm/ 112, 113)

Ayette geen vahyeder szcg, gizli gizli, sinsi sinsi telkinde bulunur, bilgi verir
demektir. Tam karsiligi olmasa da fisildar diye de aiklanabilir. Ayni szcg 121. ayette
de grmek mmkndr.
Enm suresinin 112. ayetinden anlasilmaktadir ki, peygamberlerin aik ve gizli
dsmanlari vardir. Bunlar birbirleriyle gizli gizli is birligi yapmaktadirlar. Birbirlerine
cazibeli szler gretmektedirler. Bu sinsi plnlarinin gerekeleri ise sunlardir:
204
- Dnya malina, menfaatine aldanmak: nk onlar toplumun asalaklari olup dnya
malina her seyin stnde deger vermektedirler. Peygamberler ise onlarin dzenlerini
bozmakta, ikarlarina engel olmaktadirlar.
- Ahirete inanmayanlarin [henz Mslman olmamislarin] kalplerini Kur'an'a
alternatif olarak rettikleri ssl szlere yneltmek.
- Bu szlerle ahirete inanmayanlari [henz Mslman olmamislari] memnun etmek.
- Bylece islemekte olduklari suu islemeye devam ederek dmenlerini dndrmek,
gemilerini yzdrmek, saltanatlarini srdrmek, smr dzenini devam ettirmek. Kisaca
ikarlarini devam ettirmek.
Bu sinsi ser yntemlerinden biri de agimizda icat edilmis olan Subliminal
Advertising yntemidir. Bu deyim Trke'ye Bilinaltina Gmlen/Islenen Reklmlar diye
evrilmektedir.
Bu tip reklmlara ve imgelere maruz kalanlar, gerekte bilinli algi seviyesinin ok
altindaki uyaricilara maruz kalmaktadirlar. Bu tip uyaricilarin insanlar tarafindan algilandigini
kanitlayan en nemli deney 1957 yilinda J ames M. Vicari tarafindan yapilmistir. Kisaca
anlatilacak olursa; bir filmi izleyen deneklere kola iin ve patlamis misir yiyin yazilari her 5
saniyede bir ve saniyenin 1/3000'i gibi kisacik srelerde gsterilmis ve sonu olarak kola
satislarinin %18.1, misir satislarinin ise %57.5 oraninda arttigi gzlenmistir.
Bir arastirmaya gre bu tip mesajlar kisilerin ilgi alanina girmeyen konularda
uygulaninca sonusuz kalmakta, mesel koladan nefret eden kisiler bu sekilde
gdlenememektedir.
Sigarayi biraktirma, evreyi koruma kampanyalari gibi olumlu amalar iin
kullanilabilen bu yntem, olumsuz amalar iin de kullanilabilmektedir. Mesel bu yntemle
annenize saldirin mesaji alan deneklerde depresif hller olustugu gzlenmistir. Etkilerinin
kisa sreli oldugu deneylerle anlasilmis olan bu yntemle yapilan reklmlar, bazi lkelerde
ahlk gerekelerle yasaklanmistir.

Cinn

Bu sure vasitasi ile Kur'an'da yeni tanistigimiz bir diger kavram da cinn kavramidir.
Ancak cinn kavraminin iyi anlasilabilmesi iin, bu kavramla birlikte, aralarindaki yakin bag
dolayisiyla, ins kavramina, ins ve cinn ifadesinin ne anlama geldigine, daha sonra da
kisaca seytan ve Iblis kavramlarina deginmek gerekmektedir.
Cinn, halk kltrnde Insan gibi yiyip ien, reyen, inanan, bazen ehil insanlarca
isi gibi alistirilan, olaganst g ve bilgilere sahip, insanlari arpan, istediklerine zarar
veren, erdirici, yksek degerler ilham eden gizli desteki g, grnmeyen yaratik olarak
bilinmektedir.
Cinn szcg cenn kknden tremis bir szck olup szcgn asil anlami bir
seyi duyulardan saklamaktir. Arapa'da Cennehlleyl [gece onu rtt], ecenneh [onu
rttrd], cenne aleyhi [zerine rtt] sekillerinde kullanilir.
74
Nitekim Kur'an'da, Ibrahim
peygamberi konu alan bir pasajda felemma cenne aleyhilleyl [ne zaman ki gece kendisini
sakladi, yani iyice karanlik kt] seklinde yer almistir (En'm; 76).
Asagidaki szckler de cenn kknden tremistir:
Cennet: Topragi aga yapraklariyla saklanmis yer demektir.
Cinnet: Akli, fikri saklanmak, delirmek demektir.
Cenin: Ana karninda saklandigi iin bu adi almistir.
Cnnet: Savasta kullanilan kalkan; kisiyi oktan mizraktan sakladigi iin bu ad
verilmistir.

74
(Lisanl Arab, c n n mad. )
205
Netice olarak btn eski ve yeni szlklerde Insanin bes duyusuyla kavrayamadigi,
algilamaya kapali, mevcudiyeti kesin olan varliklara veya glere cinn dendigi yer alir.
Kur'an bu szcg mikrop, elektrik, miknatis, isin, radyasyon, ajan [casus], yabanci,
kimligi belirsiz kimse anlamlarinda kullanmistir. Bu kullanimlarin detayi Cinn suresinin
tahlilinde karsimiza ikacaktir.

Ins, Insan

'Insan szcg, fi'liyan kalibinda olup ens szcgnden tremistir ve asli
insiyandir.
Szck anlami bes duyu ile hissedilebilen, bilinen, grnen, tanidik, iliski
kurulabilen, kaybolmayan, srekli ortada duran demektir.
75

Szcgn anlami bu olmasina ve evrendeki tm grnebilen varliklari kapsamasina
ragmen bu szcgn sirf insana isim olarak verilmesinin nedeni, insanin yaratilisi itibariyle
karsilikli nsiyete muhta olusudur. Yani insanin sosyal bir varlik olmasi, baska varliklar ile
ve zellikle de insanlar ile iliski kurmadan yapamamasidir.
Ibni Abbas gibi bazi tefsirciler insan szcgnn nisyan szcgnden tremis
oldugunu ve insan verdigi szleri unuttugu iin bu isimle isimlenmis oldugunu sylemis
olsalar da, bu grs hem dil bilimciler tarafindan itibar grmemistir, hem de Kur'an'daki
kullanimina terstir.

'Ins ve Cinn

Cinn konusu kapsami ierisinde, hassas ve Kur'an'i dogru anlamak iin ok nemli
buldugumuz bir noktayi aiklamak zorundayiz. Bu mesele ins ve cinn szcklerinin ins
ve cinn seklinde bir arada ve bir takim hlinde kullanilmasidir. Bu birlesik ifade genellikle
'Insanlar ve Cinler olarak evrilmektedir. Hlbuki bu birlesik ifadelerde szcklerin anlami
farklilasmakta, baskalasmakta ve zenginlesmektedir.
Bu durumu, Kur'an'dan rnek vererek aiklamakta yarar vardir:
- Magrib [bati] ve mesrik [dogu] szckleri, bati-dogu seklinde sylendiginde
anlam, sadece iki yn kapsamaz, btn ynleri kapsar. rnek olarak Mzzemmil suresinin 9.
ayetinde Rabbul-Mesriki vel-Magribi [Dogunun, Batinin Rabbi] ifadesi, sadece dogu ile
batiyi anlatmayip tm ynleri ve meknlari ifade etmektedir. Bu da Allah her yerin
Rabbidir demektir. Bu iki szckl birlesik ifade ile ilgili diger rnekler sunlardir: Nur 35,
Bakara 115, 142, 177, Suara 28, Rahman 17.
- Dnya ve ahiret szckleri beraber sylendikleri zaman her yer ve her zaman
anlamini ifade eder. Bu szckler ile ilgili Kur'an ayetleri sunlardir: Bakara 217, 220, l-i
Imran 22, 45, 56, Nisa 134, Tvbe 69, 74, Yunus 64, Yusuf 101, Hacc 15, Nur 14, 19, 23 ve
Ahzab 57.
- Yas, kuru szckleri beraberce kullanildiklari zaman her sey, her ne varsa
anlamini ierir. rnegin En'm suresinin 59. ayetindeki Yas ve kuru hibir sey yok ki,
apaik bir kitapta bulunmasin ifadesi sadece yasi ve kuruyu degil, canli veya cansiz her seyi
ifade etmektedir.
- Sabah, aksam szckleri de Kur'an'da farkli ifadeler iinde sika yer almakta ve
daima, her zaman anlamina gelmektedir. Bu szckler ile ilgili ayetler de sunlardir: A'rf
205, Ra'd 15, Nur 36, Mmin 46, 55, En'm 52, Kehf 28, Meryem 11, 62, Fetih 9, Furkan 5,
Ahzab 42, Insan 25, l-i Imran 41.

75
(Lisanl Arab, e n s mad. )
206
Grldg gibi, birbirinin zit anlamlisi olan szckler birlikte bir kalip hlinde
kullanildiginda, kalibin anlami szcklerin zel anlamlarindan farklilasmakta,
zenginlesmektedir.
Konumuz olan ins ve cinn kalibinda da durum aynidir. Kalibi olusturan szcklerin
anlamlarina bakildiginda, cinnin algilanamayan varlik, insin ise algilanabilen varlik
olmasi dolayisiyla, cinn ve ins szcklerinin birbirlerinin karsiti olan szckler oldugu
grlmektedir.
Bu karsitlik, insan ve cinin yaratilislari konusunda bizi bilgilendiren Kur'an
ayetlerinde de grlmektedir:

14,15
O, grnen, bilinen varliklari pismis amur gibi kuru baliktan/degisken bir maddeden
olusturdu. Grnmez varliklari, gleri de atesin dumansizindan/enerjiden olusturdu.
(Rahman/ 14, 15)

26,27
Ve andolsun ki Biz, insani; grnen, bilinen varliklari inlayan kilden, islenebilen
amurdan/hlden hle giren bir maddeden olusturduk. Ve cnni; grnmez varliklari da daha nce, en
ince delikten bile geebilen yakici bir esintinin atesinden/engel tanimayan enerjiden olusturmustuk.
(Hicr/ 26, 27)

yleyse ayetlerdeki cann atesten yaratilmistir ifadesinin anlami, elektrik, manyetik
dalgalar, sua gibi gzkmez gler enerjiden yaratilmistir demektir. Insan topraktan
yaratilmistir demenin anlami da bes duyuyla hissedilebilen, bilinen, grnen, tanidik, iliski
kurulabilen, kaybolmayan, srekli ortada duran varliklar maddeden yaratilmistir demektir.
Anlamlarinin birbirlerine zit oldugunu grdgmz ins ve cinn szckleri, birlikte
bir kalip hlinde kullanildiklarinda, grdgnz-grmediginiz, bildiginiz-bilmediginiz,
tanidiginiz-tanimadiginiz, yani herkes ve her sey anlamina gelmektedir. Bunun Kurandaki
rnekleri ise sunlardir:

56,57
Ben, bilmediginiz ve bildiginiz, gelmis gemis herkesi yalnizca, Bana kulluk etsinler diye
olusturdum. Ben, onlardan herhangi bir rizik istemiyorum. Ben, onlarin Beni yedirmelerini de
istemiyorum.
(Zariyat/ 56)


88
De ki: Andolsun ki bugnn, yarinin tm insanlari, bu Kurn'in bir benzerini getirmek
zere bir araya gelseler, birbirlerine yardimci da olsalar, onun benzerini kesinlikle getiremezler.
(Isra/ 88)

5
Dogrusu biz, bildik-bilmedik her kiinin Allah'a kari asla yalan sylemeyecegine
inaniyorduk.
(Cinn/ 5)

33
Ey cin ve ins topluluklari! Eger gklerin ve yerin kenarlarindan asip gemeye g
yetirebilirseniz, hemen asin, ancak stn bir g olmadan asamazsiniz.
(Rahman/ 33)

56
Oralarda, daha nce bildik, bilmedik, gemis, gelecek hi kimse tarafindan dokunulmamis; el
ve gz degmemis, bakislarini dikenler vardir.
(Rahman/ 56)

Bu konudaki diger rnekler sunlardir: En'm 112, 130, A'rf 38, 179, Fussilet 25, 29,
Ahkf 18, Neml 17, Rahman 39, 74, Nass 6, Hud 119 ve Secde 13.

207
Seytan

Seytan Kur'an'da ktlgn sembol olup ktlk ve ser telkin eden her sey seytan
olarak isimlendirilir. Ktlk telkin eden bir insana seytan dendigi gibi, kiskanlik, fke
gibi kt duygulara da seytan denilmistir. Dolayisiyla seytan grnmez ve mstakil bir
varlik degildir. Kur'an'dan uzak kalmis halk kltr seytani bagimsiz, grnmez, insanlarin
basina musallat edilmis bir dsman varlik olarak benimsemistir. Aslinda Kur'an ile yakin olan
bir kimsenin seytani byle bir varlik olarak anlamasi ve kabul etmesi mmkn degildir.
nk Kur'an, asagidaki ayette grldg gibi insanlara da seytan demistir:

48,49
Hani o mnfiklar ve kalplerinde hastalik bulunan; zihniyeti bozuk kimseler, Su adamlari
dinleri aldatti dedikleri sirada, o kt niyetli komutan, onlara amellerini ekici gstermis ve onlara,
Bugn sizi insanlardan bozguna ugratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardimcinizim demisti.
Sonra da, ne zaman ki iki topluluk birbirini grr oldu, o, iki topugu stnde geri dnd ve:
'Sphesiz ben sizden uzagim. Sphesiz ben, sizin grmediginizi grmekteyim, sphesiz ben,
Allah'tan korkmaktayim dedi. Ve Allah, sonulandirmasi/ cezalandirmasi pek siddetli olandir. Ve
her kim Allah'a isin sonucunu havale ederse bilsin ki sphesiz Allah, en stn, en gl, en serefli,
maglp edilmesi mmkn olmayan/mutlak galip olandir, en iyi yasa koyan, bozulmayi iyi
engelleyen/saglam yapandir.

(Enfal/ 48, 49)

Grldg gibi Kur'an, insanlarla ilerinden biri olarak konusan bir insandan seytan
olarak bahsetmistir. Bu ayette seytan olarak nitelenen kisinin kimligi hakkinda tarih bilgiler
ve tm rivayetler ayni bilgiyi vermektedir. Ne var ki, seytani mutlaka bagimsiz ve grnmez
olarak grmek isteyen bazi eski tefsirciler, ayette seytan olarak nitelenen kisinin aslinda o
kisinin kiligina girmis seytan oldugunu ileri srmslerdir. Ittifakla seytanin, kiligina girdigi
sylenen kisi Ben-i Kenne kabilesi, Mdlic ogullarindan Srka b. Mlik b. Cu'sum'dur.
Mekkelilerin Bedir yenilgisini, Srka'nin ayette belirtilen davranisina baglamalari karsisinda,
eski tefsirciler, Srka'nin savasa gitmedigini hatta savastan haberi dahi olmadigini, ayette
sz edilenin ise Srka kiligina girmis seytan oldugunu syleyerek yukaridaki ayette
geen seytani kafalarindaki seytan anlayisina uydurmaya alismislardir. Oysa iddialarini
dayandirdiklari ihtimal [Srka'nin savastan habersiz olma ihtimali], inanilmasi mmkn
olmayan ve mantiksiz bir ihtimaldir. nk birka bin hanelik bir kentte yasayan ve asker
otorite oldugu sylenen birisinin savastan habersiz kalmasi sz konusu olamaz.
Kur'an'da insanlar iin seytan nitelemesinin yapildigi bir diger rnek Bakara
suresindedir:

14
Onlar, inanmis kimselere rastladiklari zaman da, Inandik dediler. Kt niyetli elebaslariyla
basbasa kaldiklarinda ise, Sphesiz biz sizinle beraberiz, biz sadece alay edenleriz dediler.
(Bakara/ 14):

14-16
Onlar, toplu olarak sizinle savasamazlar, ancak, mstahkem sehirlerde yahut duvarlarin
ardindan savasirlar. Kendi aralarindaki ekismeleri, kendilerinden az nce, islerinin gnahini tatmis
olan, hirette de kendileri iin aci bir azap bulunan kimselerin durumu gibi pek etindir. Sen onlari
toplu sanirsin, oysa onlarin kalpleri, tipki, hani insana Kfret; Allah'in ilhligini ve rabligini
bilerek reddet deyip de kfredince; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddedince de
Kesinlikle ben, senden uzagim; sphesiz ben, lemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarim diyen o
seytanin rneginde oldugu gibi darmadaginiktir. Byledir, nk onlar, aklini kullanmayan bir
topluluktur.
(Hasr/ 14-16)

175
Sphesiz ki o seytan/kt niyetli insan, kendi yakinlarini korkutur. Onlardan korkmayin,
eger mmin iseniz Benden korkun.
(Al-i imran/ 175)
208

Bu ayette seytan olarak nitelenenler, grnmez varlik seytan degil, mnafiklari
ayartan ve onlar gibi insan olan akil hocalaridir.

Kur'an'da seytandan bahseden tm ayetler dikkate alindiginda:
- Haramin yenmesini, haksiz kazan elde edilmesini emreden ve neren,
- Ktlk, haysizlik ve Allah'a karsi bilmedigimiz seyleri sylememizi emreden,
- Bizi fakirlikle korkutan,
- Bizi kuruntulara dsren,
- Allah'in yarattiklarini degistirmeyi emreden,
- Bizleri kandirmak iin yaldizli szler fisildayan,
- Bize vesvese verip zihin bulandiran,
- Yaptigimiz amellerimizle bizi simartan,
- Bizi azdiran,
- Iki, uyusturucu ve kumarla aramiza dsmanlik ve kin sokmak isteyen,
- Allah'i anmaktan ve salattan geri birakmak isteyen
kisilerin, glerin ve huylarin hepsi birer seytandir.

'Seytan basligi altinda ok kisa olarak deginilmesi gereken bir husus da seytan-i
racim kavramidir. Bu konuda da ne yazik ki Kur'an gretilerinin disinda bir kabul
yayginlasmis ve seytan ile seytan-i racim [kovulmus, lnetlenmis seytan] arasinda fark
gzetilmeden her iki kavram da ayni olarak kabul edilmistir. Hlbuki Esseytanirracim
[Kovulmus Seytan], genel seytandan farkli zel bir seytandir. Kovulmus, lnetlenmis seytan
'Iblistir. Konunun detayli incelemesi Iblis basligi altinda Tekvir suresinde verilmistir.
Surenin 6. ayeti dilbilgisi teknigi aisindan incelendiginde, ayetin basindaki min
edatinin degerlendirilmesine gre ayetin anlaminin degistigi grlr. Min edatinin beyan
iin kullanildiginin kabul edilmesi hlinde, ayetten hannasin cinnlerden ve insten
[tanimadiklarimizdan ve iyi tanidiklarimizdan] istisnasiz her insanin iine vesvese verdigi
anlasilir. Min edatinin iptida-i gaye iin kullanildiginin kabul edilmesi hlinde ise
hannasin cinnler ve ins [tanimadigimiz ve iyi tanidigimiz herkes] hakkinda vesvese
verdigi anlasilir. Min edatinin iki sekilde de degerlendirilmesi mmkn olup ayete verilen
her iki anlam da dogru ve uygundur. Her iki anlama gre de zerinde durulmasi gereken
nokta, ins ve cinn seklinde kullanilan bilesik kavramin iki ayri yaratik grubunu degil,
insanlarin taninanini-taninmayanini, bilinenini-bilinmeyenini, kisaca herkesi ifade ettigidir.
Surenin 6. ayeti iin verilen bir baska anlam da eski tefsircilerden Kessaf sahibinin
verdigi anlamdir. Ona gre sudurin-nas ifadesindeki nas szcg, bizim insan olarak
evirdigimiz szck degildir. Bu szck, unutan kisi anlamindaki en-ns szcg olup
szn akisi geregi sonundaki ye harfi dsmstr. Bu takdirde ayetin anlami O vesveseci
unutanlarin ggslerine vesvese verir ki, unutanlar cinn ve instendir demek olur. Bylece
bildik bilmedik herkesin Allah'i unutabilecegi, Allahi unutanlarin da vesvesecilerin
vesvesesiyle yoldan ikarilacagi vurgulanmis olur.
Felk ve Nass surelerinden olusan iki siginma suresi [Muavvezeteyn] birlikte
degerlendirildiginde, toplam bes grubun serrinden [zararlarindan] Rabbimize siginilmasinin
emredildigi grlmektedir. Allaha siginilmalidir, nk bu bes grupta belirtilen seylere karsi
tedbir alma imkni yoktur. Bunlar grnmez ve bilinmez dsmanlardir. Bu dsmanlar Allah'a
havale edilmeli ve zararlarinin Rabbimiz tarafindan giderilmesi istenmelidir. Kur'an'da bize
bildirilmis olan gemis mmetlerin siginma rnekleri de bu bes grupta belirtilenler
kapsamindadir.
Siginilmasi gereken bes ser/ktlk gurubu ve bu ktlklerle ilgili ayetler sunlardir:

209
1- Yaratilanlarin [afetler] serri:
Felk 2;

2- Karanligin [cehaletin] serri:
Bakara 67, Hud 47, Mmin 56, Meryem 18, Cinn 6, Duhan 20;

3- Szlesmelerini bozanlarin [hainlerin] serri:
Yusuf 23, 79;

4- Hasetinin serri:
Mmin 27, Duhan 19-21;

5- Hannas'in serri:
Mminun 97, 98, Meryem 18, l-i Imran 36, Fussilet 36, Nahl 98,
A'rf 200, Mmin 56 ve Ns suresi.

Bu ayetler bize, Rabbimize hangi konularda siginmamiz gerektigini rnekleriyle
gretmektedir. Rabbimize siginmamiz gereken hususlara bakarak kendimiz iin bir dua adabi
gelistirebilir, talepte bulunurken de Onun o anki talebimize uygun olan isim ve sifatlarini
kullanabiliriz.
Mesela; gnahlarimizin affini isteyecek isek: Ya Gaffaraz-znb! [ey gnahlari
Bagislayan] Bizi bagisla!
Rizik isteyecek isek: Ya Rezzk [Ey Rizik veren]! Bize bol rizk ihsan eyle!
Ayiplarimizin rtlmesini isteyecek isek: Ya Settral-uyp! [Ey ayiplari rten]
Ayiplarimizi rt! diyebiliriz.
Felk ve Nass sureleri bize Rabbimize siginacagimiz konulari bildirdigine gre,
baslarindaki qul [de ki] szcgn kaldirmak suretiyle bu sureleri de birer dua olarak dile
getirebiliriz.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir


22 IHLS SURESI

|ITENLIK]

SURESI




IHLS SURESINE GIRIS

Ihls suresi Mekke'de 22. sirada inmistir. Sure sadece Allah'in sifatlarindan bahsettigi
iin O'na tahsis edilmis olarak algilanmis ve sureye Allah'in birligini halis kilmak
anlaminda Ihls adi verilmistir. Bu ismin yaninda sure, - marifet [bilgi], -,=,- tevhd
[birleme], ess [temel], nect [kurtulus], ,

-' nr [aydinlik, isik], -,=- tecrd [soyutlama],


velyet [Allah ile yakinlik], .'-= ceml, --

-'' nisbe [kimlik belirtme], -- -'' samed, -- ,-''


muavvize [sigindiran], ----'' mukaskis [tedavi eden],-=-'' muhzir [melek toplayan], -'-
mnia [engel], -'- bere [uzaklastirma], -

-- mzekkire [hatirlatan] ve emn [gvence] gibi


isimlerle de anilir.
210
Ihls suresi, Allah hakkinda tam anlamiyla efradini cami agyarina mani bir
tanimlama iermektedir. Surede, gerek ilh ve Rabbda olmasi gereken nitelikler belirtilmis,
olmamasi gerekenlere ise yer verilmemistir.
Ihls suresi hakkinda, surenin bas-dis agrilarina iyi geldigi, belli sayida okundugunda
okuyana sevap sagladigi gibi birok rivayet uydurulmustur. Rabbimizin anlasilmak ve sonra
da hayata geirilmek zere agir agir okunmasini bildirdigi Kur'an'in belli sure veya ayetlerinin
belli sayida okunmasinin insana sevap kazandirdigina ya da fiziksel rahatsizliklardan kurtaran
bir sihirli kitap islevi grdgne inanilmasi bize gre byk gnahtir. nk Kuran
hakkindaki byle bir algi, Rabbimizin Kur'an'in indirilis amaci olarak aikladigi temel ilkelere
terstir. Zaten aklini alistirabilen her insan, manasi anlasilip gt alinarak hayata geirilmesi
gereken bir kitabin ya da bu kitaba ait bir ibarenin, manasi anlasilmadan okunmasindan
kendisine bir yarar gelmeyecegini bilir ve bu yollara basvurmaz.

Surenin Inis Sebebi

Kuranla ilgili klsik eserlerde surenin inisi ile ilgili degisik grsler ileri
srlmstr. Bu grslerin hepsi de bir takim rivayetlere dayandirilmistir. Bu rivayetlerdeki
ilk ortak nokta, peygamberimize Allah'in neye benzedigi yolunda bir soru soruluyor
olmasidir. Gerek bu sorudan nceki ayrintilarda ve gerekse soruyu soranlarin Yahudiler mi,
Hiristiyanlar mi, yoksa msrikler mi oldugu konusunda hikyeler birbirinden ayrilmaktadir.
Hikyelerdeki ikinci ortak nokta ise Ihls suresinin Mushaftaki sirada, yani Nasr ve Tebbet
surelerinden sonra 112. sirada indiginin kabul edilmesi ve bu kabule gre inis gerekeleri
uydurulmasidir. Hlbuki Ihls suresi 22. sirada inmis olup Mushafta 112. siraya konmasi
sahabenin itihadina gre olmustur.
Bize gre bu surenin inis sebebi, ister gerek bir olaya dayansin ister takdir olsun, ilk
inen ayetten bu yana herkesin kafasinda olusmus meraklari gidermek iindir. Bunu tam olarak
anlayabilmek iin, ilk vahiy olan Alak suresinden bu sureye kadar tm vahiyleri gz nne
getirmemiz gerekir. Bu vahiylerde Yce Rabbimiz kendisini bizlere Senin Rabbin,
Yaratan Rabb, Kalemle greten Rabb, En stn olan Rabb, Rabbllemin,
Rabblmesriki velmagrib [dogunun batinin Rabbi], Rabblfelk, Rabbnnas,
Melikinnas, Ilhinnas ifadeleriyle, genelde Rabb olarak tanitmistir. Basta
peygamberimiz olmak zere, sahabe, msrikler, Yahudiler, Hiristiyanlar, herkes bu Rabbi
merak etmekte ve tanimak istemektedir. Bize gre Ihls suresi, kafalardaki Kimdir bu
Rabb? sorusuna yanit vermek iin indirilmistir.



22/ IHLS [ITENLIK] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1
De ki: O Rabb, bir tek olan Allah'tr,
2
Samed olan Allah'tr,
3
dogurmamy ve dogurulmamytr.
4
Ve hibir yey O'na denk olmamytr.


Ayetlerin Tahlili

211
1. Ayet:


1
De ki: O Rabb, bir tek olan Allah'tr,

- Allah ismi Rabbimizin zel ismi olup yalniz Onun iin kullanilir. Baska bir
kelime bu ismin yerini tutamaz ve baska dillere de bu ismin disinda tercme edilemez.
Arastirmacilarin ve nahivcilerin [dilbilimcilerin] ogunlugunun grsne gre Allah
ismi trememis, kksz bir isimdir. Bazilarinin iddia ettigi gibi, Lhe-yelih-leh fiilinden
ya da lilheden tremis degildir. Yine bazilarinin iddia ettigi gibi, Sryanice oldugu ileri
srlen "Lhe" isminden Arapalasmis bir isim de degildir. Tesniye ve ogulu olmadigi gibi,
mennes eki de almaz. Nitekim Arapa'da Allah isminin ogulu oldugu veya bir baska sey
iin kullanildigi hi bir rnek yoktur.

Ehad

Surede yer alan szcklerin hepsi de ok zel szcklerdir.
Ayette geen ve bizim de bir tek olan anlamiyla evirdigimiz -='ehad szcg,
zerinde titizlikle durulmasi gereken bir szcktr. Bu ayetteki bir tek, matematikteki bir
ve tek denen ve toplama-ikarma gibi islemlerde kullanilan sayilar degildir. Bu, mantiktaki
bir tektir. Bir tek olmak mantiga gre essizlik demektir. Essizlik ise ekleme veya
eksiltme yoluyla essizligi bozulamayan demektir.

2. Ayet:

Samed olan Allah'tr,

'-- -' Samed birok anlami olan bir szck olup bunlarin tek bir kelime ile
evrilebilmesi mmkn degildir. Rabbimiz bu szcg zellikle semistir. Bu anlamlar syle
siralanabilir:
- Btn ihtiyalar konusunda, kendisine ynelinen, basvurulan efendi, byk,
- Iinde boslugu olmayan [iine hibir sey konamayan, hibir seye muhta olmayan],
- Btn her seyi bilen,
- Halim,
- San ve serefi zirvede olan,
- Her seyi yaratan,
- Arzu edilen isler hususunda kendisine ynelinen, yalvarilan, sikintili anlarda
kendisinden yardim istenilen,
- Diledigini yapan, istedigi hkm veren, verdigi hkm hususunda kendisine hesap
soracak ve hkmn reddedecek hi kimse bulunmayan,
- Yegne serefli zat,
- Gani [zengin],
- Kullari zerinde kahir, kendisinden yukarida hi kimse bulunmayan, asagisindakilere
saygi gsterme durumunda olmayan, btn ihtiyalar kendisine arz edilen,
- Yemeyen, imeyen, doyuran ama doyurulmayan, yarattiklari yok olduktan sonra baki
kalan,
- Ebed ve ezel olan,
- lmeyen, kendisine vris olunmayan,
- Uyumayan ve uyarilmayan,
- Hi kimsenin niteligi ile nitelenmeyen,
- Ayibi, eksigi, kusuru bulunmayan,
212
- Basina bel gelemeyen,
- Niteliklerinde ve islerinde en mkemmel olan,
- Daima galip gelen, asla maglp olmayan,
-Yaratiklarin, keyfiyetine muttali olamayacagi [nasil bir sey oldugunu bilemeyecegi],
- Gzlerin idrak edemeyecegi,
- Eksiklikleri ve fazlaliklari bulunmayan.
Bu ifadeleri matematikilerin ifadesiyle zetlersek: Varligi ile ilgili olarak hibir sayi
sistemiyle [dogal sayilardan sanal sayilara kadar] islem yapilamayan mkemmel, kmil
varlik.
Bu kadar zengin anlami olan bu szcgn, Kur'an'da Allah iin kullanilmadan nce
tarihte baska bir ilh iin kullanilmamis olmasi dikkate deger bir husustur. Bu durum, Ns
suresinin tahlilinde diger dinlerdeki ilh kavrami hakkinda verdigimiz aiklama ile
rtsmektedir. nk diger dinlerdeki ilhlarin o dinlere mensup olan insanlarin korkularinin,
ihtiyalarinin bir rn olmalari ve samed szcgnn anlami iine giren zellikleri
tasimamalari, samed szcgnn Allah'tan nce isim veya sifat olarak hibir ilha
verilememesini izah etmektedir.

3. Ayet:

dogurmamy ve dogurulmamytr.

Burada Allah'in yce sifatlarina aykiri yakistirmalarda bulunan Yahudilere,
Hiristiyanlara ve msriklere cevap olarak Allah'in dogurmadigi ve dogurulmadigi beyan
edilmektedir.
Bu ayetle; Yahudiler tarafindan zeyire, Hiristiyanlar tarafindan da Isa'ya verilen
Allah'in oglu sifati reddedilmekte, msriklerin Allah'in dogurdugu ve meleklerin Allah'in
kizlari oldugu yolundaki szlerine kesin bir cevap verilmektedir. Ayet bu sapik inanlari kesin
bir sekilde reddetmektedir. Bu reddedise paralel olarak O, ocuk kabul etmemistir
seklindeki bir aiklama da ileride Furkan suresinde karsimiza ikacaktir.
Ayette geen dogurma ve dogurulma szckleri sadece eseyli remeyi degil, eseysiz
remeyi de kapsamaktadir. Yani bu szcklerden Allah'in bilinen bir cisim, bir madde, bir
organizma olmadigi, blnme veya paralanma yoluyla kisimlara ayrilmadigi, Onun baska
bir seyden kopmus bir para olmadigi da anlasilmalidir. Bu anlamiyla ayet, ayni zamanda
Rabbimizin kadimligini de dile getirmis olmaktadir.

4. Ayet:

Ve hibir yey O'na, sadece O'na denk olmamytr.

Allah Ehad, Samed, Dogurmamis ve Dogurulmamis olunca, hibir varlik, kimlik,
kisilik O'na nitelik ve islerinde denk olamaz.
Nitekim Kur'an'da seksenden fazla ayette geen

- ,- - min dunillahi ifadesi de


hep bu denk olmamayi vurgulamaktadir. Meal ve tefsirlerin birogunda Allah'tan baska
seklinde evrilen bu ifadenin gerek anlami Allah'a denk olmayanlardan, Allah'in
astlarindan demektir. Yani kimlik, nitelik ve amel ynnden rtbece Allah'tan asagi olanlar,
O'na denk olmayanlar demektir. Bu ifade Kur'an'da ogunlukla msriklerin ilh edindikleri
kimseler ve nesneler iin kullanilmistir:

107
Gklerin ve yerin egemenliginin sphesiz yalniz Allah'a ait oldugunu ve sizin iin Allah'in
astlarindan bir yakin ve bir yardimci olmadigini bilmedin mi?
213
(Bakara/ 107)


165,166
Insanlardan kimi de Allah'in astlarindan birtakim esler tutan kimselerdir. Onlari, Allah'i
sever gibi seviyorlar. Oysa iman etmis kimseler, Allah'a sevgi ynnden daha kuvvetlidir. Ve sirk
kosarak yanlis; kendi zararlarina is yapan o kimseler, azabi grecekleri zaman; kendilerine uyulan
kimseler, azabi grerek kendilerine uyanlardan kaip uzaklastiklari ve azabi grdkleri ve
kendileriyle baglar kesildigi zaman, btn kuvvetin Allah'a ait oldugunu ve Allah'in azabinin
gerekten ok siddetli bulundugunu keske grselerdi.
(Bakara/ 165, 166)


Ihlas suresinin son ayetinde dikkat edilmesi gereken bir husus da, denk olmamanin
sadece O'na mahsus oldugunu anlatmak iin yapilan vurgudur [Kasr]. Bu vurgu, normal
gramer kurallarina gre cmlenin sonunda olmasi gereken zarf tmlecinin [' leh] ne
alinmasi suretiyle yapilmistir. Yani gramer kurallarina gre ' ',- -=' , ', ve lem
yekn ehadn kfven leh seklinde olmasi gereken ayet, zarf tmleci ne alinmasi ile
velem yekn leh kfven ehad sekline girmis ve vurgulu olarak sadece O'na anlamini
kazanmistir.



Surenin Genel Bir Degerlendirmesi ve Tevhit Ilkesi

Tevhit inanci Allah'in varligini, birligini [tekligini], tm yetkin niteliklerin kendisinde
toplandigini, esi ve benzeri bulunmadigini bilmek ve buna inanmaktir. Bu bilgi ve inan, en
zl biimde Kur'an'da l ilhe ill Allah [Allah'tan baska ilh yoktur] cmlesiyle ifade
edilmistir. Bu nedenle bu cmleye kelime-i tevhit [tevhit kelimesi] denir. Tevhit szcg
Kur'an'da hi gememesine ragmen, tevhit inanci esitli ynleriyle pek ok ayette dile
getirilmistir. nk bu inan Hakk Din'in temel gesidir. Nitekim Allah, gnderdigi btn
peygamberleri, tevhit gereginin ilke olarak yerlesmesini saglamak ve sadece kendisine kul
olunmasini gtlemek ile grevlendirmistir:

25
Ve Biz senden nce hibir eli gndermedik ki ona: Gerek su ki, Benden baska ilh diye
bir sey yoktur. Onun iin Bana kulluk edin diye vahyetmis olmayalim.
(Enbiya/ 25)


59
Andolsun ki Biz, Nh'u toplumuna eli gnderdik de o, Ey toplumum! Allah'a kulluk edin,
sizin iin O'ndan baska bir ilh yoktur. Cidden ben, zarariniza olan stnze gelecek byk bir gnn
azabindan korkuyorum dedi.
(A'rf/ 59)

73
Andolsun ki Biz, Semd'a da kardesleri Slih'i eli olarak gnderdik. O dedi ki: Ey toplumum! Allah'a kulluk
edin, sizin iin O'ndan baska bir ilh yoktur. Size Rabbinizden aik bir kanit geldi. Iste su, Allah'in devesi/sosyal
yardim ve destek ilkesi, sizin iin bir yettir; birakin onu Allah'in yeryznde yesin, sakin ona ktlkle
dokunmayin, yoksa sizi acikli bir azap yakalayiverir.
(A'rf/ 73)

5
Rahmn [yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden Allah], en byk taht
zerine egemenlik kurmustur.
6
Gklerde olan seyler, yeryznde olan seyler, bu ikisinin arasinda
olan seyler ve nemli topragin altinda bulunan seyler yalnizca Rahmn'indir.
214
7
Sen sesini ykseltirsen, Rahmn sphesiz gizliyi ve gizlinin gizlisini bilir.
8
Allah, kendisinden
baska hibir ilh olmayandir. En gzel isimler sadece O'nundur.
9
Ms ile ilgili bilgiler kesinlikle sana ulasti.
10
Hani o bir ates grmst de ehline [ailesine, yakinlarina]: Kesinlikle ben bir ates grdm.
Ondan size bir kor parasi getirmemyahut ates zerinde bir kilavuz bulmamiin siz bekleyin!
demisti.
11
Sonra onun yanina geldiginde seslenildi: Ms!
12
Ben, senin Rabbin olan Benim. Hemen
yakinlarini ve mallarini burada birak, phesiz sen temizlenmi vadide, Tuva'dasin/iki kere
temizlenmi bir vadidesin.
13
Ve Ben seni setim; O hlde vahyedilecek olan eye;
14
Hi phesiz ki
Ben, Allah'in ta kendisiyim. Ilh diye bir ey yoktur Benden baka. O hlde Bana kulluk et ve Beni
anmak iin salti ikame et [ml ynden ve zihinsel aidan destek olma; toplumu aydinlatma
kurumlari olutur-ayakta tut].
15
Sphesiz ki o saat/kiymet gelecektir. Onu Ben herkes emeginin
kariligini alsin diye neredeyse gizleyecegim.
16
O nedenle kiymete inanmayan ve kendi bo igreti
arzusuna uyan kimse seni, kiymete iman etmekten alikoymasin; sonra degiime/yikima ugrarsin
14
uyarisina kulak ver.
(Ta Ha/ 5-14)


116-118
Ve hani Allah demisti ki: Ey Meryem oglu s! Sen mi insanlara: Beni ve annemi,
Allah'in astlarindan iki tanri edinin dedin? s: Sen ariniksin, benim iin gerek olmayan bir seyi
sylemem bana yakismaz. Eger ben onu demis olsam, Sen, bunu kesinlikle bilmistin. Sen, benim
iimde/zmde olani bilirsin, ben ise Senin zatinda olani bilmem. Sphesiz Sen; grlmeyeni,
duyulmayani, sezilmeyeni, gemisi, gelecegi en iyi bilenin ta kendisisin! Ben, onlara sadece, Senin
bana emrettiklerini; Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin dedim. Ve ben, ilerinde
oldugum mddete onlar zerine taniktim. Ne zaman ki Sen, beni vefat ettirdin; gemiste
yaptiklarimi ve yapmamgerekirken yapmadiklarimi bir bir hatirlattirdin/ beni ldrdn, Sen, onlari
gzetleyenin ta kendisi oldun. Ve sphesiz Sen, her seye en iyi tanik olansin. Eger onlara azap
edersen, sphesiz onlar, senin kullarindir ve eger onlari bagislarsan, sphesiz Sen, en stn, en gl,
en serefli, maglp edilmesi mmkn olmayan/ mutlak galip olanin, en iyi yasa koyan, bozulmayi iyi
engelleyen/saglam yapanin ta kendisisin dedi.
(Maide/ 116-118)

130
Ve Ibrhm'in dininden/yasam tarzindan, kendini akilsizlastiran kimseden baska kim yz
evirir? Ve Biz o'nu dnyada semistik. Hi sphesiz o, hirette de iyilerden biridir.
131
Rabbi o'na, Saglamlastiran [esenlik, mutluluk kazandiran] biri ol! dedigi zaman Ibrhm,
Ben lemlerin Rabbi iin saglamlastiran [esenlik, mutluluk kazandiran, insanlarin Islm dinine
girmesini saglayan] biri oldum dedi.
132
Ibrhm de mslim olmayi, kendi ogullarina ve Ya'kb'a, Ey ogullarim! Sphesiz ki bu dini
size Allah seti. Onun iin yalnizca Saglamlastiran [esenlik, mutluluk kazandiran, insanlarin Islm
dinine girmesini saglayan] kisiler olarak ln! diye vasiyet etti.
133
Yoksa siz Ya'kb'a lm hli gelip attigi zaman, ogullarina, Benden sonra neye kulluk
edeceksiniz? dedigi zaman, onlarin; Biz, bir tek ilh olarak senin ilhina ve atalarin Ibrhm, Isml
ve Ishk'in ilhina kulluk edecegiz. Ve biz, sadece O'nun iin islmlastiranlariz dediklerine taniklar
mi idiniz?!
(Bakara/ 130-133)


Ne var ki peygamberler tarafindan insanlara aktarilan tevhit inanci, zaman iinde hep
tahrifata ugramis ve degisik inanlarla yozlasmistir. En son olarak Kur'an, insanlari bu
yozlasmalardan arindirmak iin saf ve yegne tevhidi tekrar ortaya koymustur:

11
Iste O, gklerin ve yerin yoktan yaraticisidir/paralayicisidir. O sizin iin kendinizden esler ve hayvanlardan
iftler yaratmistir. O, sizi bu dzenin ierisinde tretip retiyor. O'nun benzeri hibir sey yoktur. Ve O, en iyi
isitendir, en iyi grendir.
(Sra/ 11)

215
102
Iste Rabbiniz Allah! O'ndan baska ilh yoktur. Her seyin olusturucusudur. yleyse, O'na
kulluk edin. O, hersey zerine belirli bir programa gre ayarlayan ve bu programi koruyarak,
destekleyerek uygulayandir.
(En'm/ 102)

2
Furkn'i indiren, gklerin ve yerin hkmranligi Kendisinin olan, hi ocuk edinmeyen,
hkmranlikta ortagi olmayan ve her seyi olusturup sonra da onlari bir lye gre ayarlama
yapandir.
(Furkan/ 2)

3
Ey insanlar! Size gkten ve yerden rizik veren Allah'in zerinizdeki nimetini hatirlayin.
Allah'tan baska bir olusturucu mu var? O'ndan baska ilh diye bir sey yoktur. Buna ragmen nasil
dndrlyorsunuz?!
(Fatir/ 3)

44
Tm gkler/ uzay, yeryz ve bunlarin iinde bulunanlar, Allah'i noksan sifatlardan
arindirirlar. O'nun vgs ile birlikte noksan sifatlardan arindirmayan hibir sey yoktur. Fakat siz,
onlarin Allah'i noksan sifatlardan arindirmalarini iyi kavramiyorsunuz. Sphesiz ki O, yumusak
davranandir, ok bagislayandir.
(Isra/ 44)

Ihls suresi de, Islm'in temel ilkesi olan tevhit inancini zl bir sekilde ve herkesin
anlayabilecegi sadelikte aiklamistir. Bu suredeki anlatim o kadar zl bir anlatimdir ki, basta
Ayetl-Krsi diye adlandirdigimiz Bakara suresinin 255. ayeti ve Hasr suresinin son
ayeti olmak zere, Kur'an'da yer alan tevhit inancina ynelik pek ok ayet, bu suredeki
anlatimin detaylandirilmasi mahiyetindedir:

255
Allah, Kendisinden baska ilh diye bir sey olmayandir, her zaman diridir, her seyi ayakta
tutan, koruyan, diri ve btn kinatin idaresini bizzat yrtendir. Kendisini uyuklama ve uyku
yakalamaz. Gklerde olan seyler ve yeryznde olan seyler yalnizca O'nun iindir. Kendisinin izni/
bilgisi olmadan yaninda yardim, kayirma yapacak olan kimmis? O, onlarin nlerinde ve arkalarinda
olan seyleri bilir. Onlar ise, O'nun dilediginden baska bilgisinden hibir seyi kavrayamazlar. O'nun
krss, gkleri ve yeryzn kucaklamistir. Onlarin ikisinin de korunmasi O'na zor gelmez. Ve O,
ok ycedir, ycelticidir, sonsuz byktr.
(Bakara/ 255)


22
O, kendisinden baska ilh diye bir sey olmayan Allah'tir. Grlmeyeni ve grleni bilendir.
O, yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet edendir, engin merhamet sahibidir.
23
O, Kendisinden baska ilh diye bir sey olmayan Allah'tir. O, btn kinatin hkmdri,
tertemiz, her trl ktlk ve eksiklikten uzak, her trl kusurdan uzak; sapasaglam, gven veren,
gzetici, koruyucu, dogrulayici ve gvenilir, en stn, en gl, en serefli, maglp edilmesi mmkn
olmayan/mutlak galip olan, diledigini zorla yaptiran, ulasilmaz, azametli, ihtiyalari gideren, isleri
dzelten, derman veren, byklk ve ululukta tek olan; her seyde ve her hdisede byklgn
gsterendir. Allah, onlarin ortak kostuklari seylerden ariniktir.
24
O, olusturan, kusursuz yaratan, her seye sekil ve sret veren Allah'tir. En gzel isimler O'nun
iindir. Gklerde ve yeryznde olanlar O'nu noksan sifatlardan arindirirlar. Ve O, en stn, en
gl, en serefli, maglp edilmesi mmkn olmayan/mutlak galip olandir, en iyi yasa koyan,
bozulmayi iyi engelleyen/saglamyapandir.
(Hasr/ 22-24):



Gerek Imam Maturidi gibi kelamcilar ve gerekse tasavvuf ekolnden gelen birok zat
bu ayetlerle ortaya konan tevhit inanci zerinde degisik yorumlar yapmislardir. Ancak biz, bu
zatlarin konu hakkindaki uzun grslerini aktarmak yerine, tevhit inancinin daha iyi
216
anlasilmasini saglamak iin Allahin Zt Sifatlarini hatirlatmayi ve bylelikle de Rabbimizi
dogru olarak tanitmayi daha dogru bir yntem olarak gryoruz.
Allahin Zt Sifatlari sunlardir:

Vcd

Bu sifat Yce Allah'in var oldugunu ifade eder. Yce Allah'in varligi baska bir varliga
bagli olmayip zatinin geregidir. Bu, Allahin varliginin zatiyla kaim olmasi demektir. Var
olmak Allahin zatinin vacip bir sifatidir. Bu sebeple Yce Allah'a Vacib'l-Vcud
denilmistir. Vcudun ziddi ademdir. Yok olma demek olan adem Yce Allah
hakkinda sz konusu degildir. Allah'in yok oldugunu iddia etmek, kinati ve iindeki
varliklari inkr etmeyi gerektirir. nk her seyi yaratan ve var eden O'dur.

Kdem

Kidem, Yce Allah'in varliginin baslangici olmamasi demektir. Yce Allah kadimdir,
ezeldir. Yani nce yok iken sonradan var olmus degildir. Gemise dogru ne kadar gidilirse
gidilsin, Yce Allah'in var olmadigi bir zaman tasavvur edilemez. Aslinda zaman ve mekni
yaratan da O'dur. Yce Allah zaman ve mekn kayitlarindan mnezzeh, ezel ve kadim Zt-i
Zlcelldir. Kidemin ziddi olan huds [sonradan olma, belli bir zamanda yaratilma],
Yce Allah hakkinda sz konusu edilemez.

Beka

Beka, Yce Allah'in varliginin sonu olmamasi, daima var olmasi demektir. Yce
Allah'in varliginin baslangici olmadigi gibi, sonu da yoktur. O hem kadim ve ezel, hem de
baki ve ebeddir. Zaten kidemi sabit olan bir varligin, bekasi da vacip [zorunlu] olur.
Bekanin ziddi fena [sonu olmak]tir. Bu ise Yce Allah hakkinda dsnlemez.

Muhalefetn lil-Havadis:

Allah'in sonradan var olan varliklara benzememesi demektir. Yce Allah ne zatinda,
ne de sifatlarinda kendi yarattigi varliklara benzemez. Biz Allah'i nasil dsnrsek dsnelim,
O, hatir ve hayalimize gelenlerin hepsinden baskadir. nk hatira gelenlerin hepsi hdis
[sonradan yaratilmis]tir. Allahtan baska tm varliklar yok iken sonradan var edilmis
varliklardir. Insan akli sonradan olusmus bu boyutlu varliklari algilayabilmekle sinirlidir.
Yce Allah ise her bakimdan sinirsiz; vcudu vacip, kadim ve baki, her seyden mstagni, her
trl noksandan uzak, btn kemal sifatlara sahip ilh ve mukaddes bir varliktir. Sphe yok
ki, byle yce bir varlik, nce yok iken sonra var olan, daha sonra da yine yok olan varliklara
benzemez. Nitekim Yce Allah kendi zatini Kur'an'da O'nun benzeri hibir sey yoktur. Ve
O, en iyi isitendir, en iyi grendir. (Sra; 11) diye tanitmistir.

Kyam Binefsih

Yce Allah'in baska bir varliga ve hibir mekna muhta olmadan zati ile kaim olmasi
demektir. Mevcudatin hepsi sonradan vcuda gelmistir. Bu sebeple de bir yaratana ve bir
mekna muhtatirlar. Buna karsilik her seyin yaraticisi olan Yce Allah'in varligi, zatinin
geregidir ve varligi hibir seye muhta degildir. Sayet Allah da var olabilmek iin baska bir
varliga muhta olsa idi O da mahlk olur, her seyin Haliki ve baslangici olmazdi. Hlbuki
217
O her seyin yaraticisidir. O'ndan baska her sey mahlktur. Halik [Yaratici] ise mahlkuna
[yarattigina] asla muhta olmaz.

Vahdaniyet

Vahdaniyet Allah'in bir [tek] olmasi demektir. Vahdaniyet Yce
Allah'in kemal sifatlarinin en nemlisidir. nk bu sifat, Yce Allah'in zatinda,
sifatlarinda ve fiillerinde bir [tek] oldugunu; saltanat ve icraatinda ortaksiz
bulundugunu ifade etmektedir. Kur'an'da syle buyrulur:
22
Eger yer ile gkte Allah'tan
baska ilhlar olsaydi, bunlarin ikisi de kesinlikle kargasa iinde olurdu/dzenleri bozulurdu. O hlde
en byk tahtin Rabbi olan Allah, onlarin nitelemekte olduklari seylerden ariniktir. (Enbiya; 22).


Hayat

Yce Allah'in hayat sahibi olmasi demektir. Yce Allahin bu sifati mahlkattaki gibi
geici ve madd bir hayat olmayip ezel ve ebeddir. Btn hayatlarin kaynagi olan hakik
hayattir. Hayat sifati, Allah'in Ilim, Irade, Kudret gibi kemal sifatlariyla yakindan ilgilidir. Bu
sifatlarin sahibi bir varligin hayat sahibi olmasi zarurdir. nk l bir varligin ilim, irade ve
kudret gibi kemaltin sahibi olacagi dsnlemez. Bunun iindir ki, hayat sifati bilginlerce
Yce Allah'in ilim, irade ve kudret gibi sifatlarla vasiflanmasini saglayan ezel bir sifattir
diye trif edilmistir. Hayat sifatinin ziddi memat [l olmak]tir. Bu ise Allah hakkinda
dsnlemez.

lim

Yce Allah'in her seyi bilmesi, ilmi ile her seyi kusatmasi demektir. Bu lemi en gzel
sekilde ve en mkemmel bir nizam zere yaratip idare eden yce gcn, yarattigi varligi en
ince teferruatina kadar bilmesi gerekir. Zira hakikati, faydasi, lzum ve hikmeti bilinmeyen
bir sey nasil yaratilabilir? O halde yaraticinin bir seyi yaratabilmesi iin evvel ilim sahibi
olmasi, sonra o ilmin icaplarina gre yaratmasi sarttir. Ayrica gerek iman ve salih amel
sahiplerini dllendirmek, gerekse isyan eden ve kt yolda olanlari cezalandirmak ancak bu
kimselerin yaptiklarini btn ayrintisi ile bilmekle mmkndr. Ilmin ziddi olan cehil, gaflet
ve unutkanlik gibi zaaflar Allah hakkinda sz konusu edilemez.

rade

Allah'in bir sey hakkinda syle olup da byle olmamasini dilemesi; her seyi diledigi
gibi tayin ve tespit etmesi demektir. Yce Allah kmil bir irade sahibidir. Bu kinati ezel olan
iradesine uygun olarak yaratmistir. Kinatta olmus ve olacak her sey Allah'in dilemesi ile
olmus veya olacaktir. O'nun her diledigi mutlaka olur, dilemedigi de asla olmaz. Bu hususta
Kur'an'da syle buyrulur: Allah diledigini yaratir. Bir ise hkmederse [onu dilerse] ona
ancak 'ol' der, o da oluverir. (Bakara 117, l-i Imran 47, Nahl 40, Meryem 35, Ya Sin 82,
Mmin 68)

Kudret

Kudret, Yce Allah'in irade ve ilmine uygun olarak varliklar zerinde tasarruf etmesi,
her seyi yapmaya ve yaratmaya gc yetmesi demektir. Kainattaki sasmaz dzen ve gz
kamastirici gzellikler, Allah'in sonsuz kudret sahibi olduguna en byk delildir.
218




Tekvin

Tekvin, icat ve yaratma; bir baska ifadeyle de, madum [yok] olan bir seyi yokluktan
ikarmak demektir. Tekvin, ilim, irade ve kudret sifatindan ayri bir sifattir. Allah'in yaratmak,
rizk ve nimet vermek, azap etmek, diriltmek ve ldrmek gibi btn fiilleri tekvin sifatinin
tecellileridir. Bunlara fiil sifatlar da denilir. Kudret ve Tekvin Allahin kemal sifatlarindan
olup zitlari olan acz, Allah hakkinda ileri srlemez.

Sem' ve Basar

Allah'in her seyi isitip her seyi grmesi demektir. Sem' ve Basar sifatlari da Allah'in
ezel ve ebed kemal sifatlarindandir. Uzaklik-yakinlik, aiklik-gizlilik, aydinlik-karanlik gibi
fiziksel durumlar Allah'in isitip grmesine herhangi bir engel teskil edemezler. O, iimizdeki
Iisiltilari, kalpten ve gnlden yaptigimiz dualari isitir ve bu dualara hikmetine uygun sekilde
karsilik verir. Yce Allah'in Semi' ve Basr [her seyi en iyi isitici ve en iyi grc] oldugu
Kur'an'da defalarca zikredilmistir. Sem' ve Basar sifatlari birer kemal sifat oldugundan, zitlari
olan mlik [grmemek] ve sagirlik [isitmemek], Allah hakkinda sz konusu edilemez.

Kelm

Yce Allah'in harfe ve sese muhta olmadan konusmasi demektir. Allah'in kelm
[konusma] sifati ezel ve ebeddir. Bu sebeple Allah'a Mtekellim denilir. Kur'an'a da
Kelmullah tabir edilir. Allah'in peygamberlerine bildirdigi vahiyler, onlara verdigi ilh
kitaplar hep Kelm sifatinin bir tecellisidir.

Islmiyet'in Allah inanci ile diger dinlerdeki ilh anlayisi arasinda tartismaya yer
birakmayacak nitelikte byk farklar vardir. Batil ilhlar insanlarin kendi ihtiyalari
dogrultusunda edindikleri ilahlardir. Bu ilhlarin hkm koymak gibi bir zellikleri de yoktur.
Insanlarin ihtiyalari karsilandiginda bu ilhlarin fonksiyonlari da ortadan kalkmaktadir.
Islm ise mutlak bir yaraticinin, hkm koyucunun ve ibadet edilecek bir tek ilhin var
oldugu, onun da hi bir ortagi bulunmadigi esasi zerine kurulmustur. Islm, insanlari bu
ilha [Allah'a] iman ve ibadet etmeye agirir. Vahiy kaynakli olmayan diger dinlerin ilah
anlayislari insanlarin kendi telakkileri ile olusmustur. Insan yok oldugunda bu ilhlar da yok
olurlar. Oysa Allah insani yaratandir. Varligi kendi zati ile kaim oldugu gibi, insan
yaratilmadan nce de vardir. Bu nedenle; yaratilis kodlarina uygun davranan insan gerek ilah
olarak ancak Allaha inanabilir. Ihtiyalarini gidermeye gc yeten, sikintilara karsi ona
yardim elini uzatan, onu koruyup gzeten, sikintili ve korkulu anlarinda onu emniyete
ulastiran bu tek gerek ilah, ayni zamanda ibadet edilmeye de layik tek varliktir.
Allah'in varligini, birligini [tekligini], tm yetkin niteliklerin kendisinde toplandigini,
esi ve benzeri bulunmadigini bilmek ve buna inanmak olarak tanimlanan tevhit inanci, Kur'an
tarafindan esitli ynleri ve boyutlari ile ortaya konmaktadir. Btn bunlar syle zetlenebilir:
Allah birdir, O'ndan baska ilh yoktur. O hibir seye muhta degildir; her sey O'na
muhtatir. O'na benzer bir sey yoktur. O, bir ortagi olmaktan ariniktir. Eger O'nun yani sira
baska tanrilar olmus olsaydi, onlardan kimileri digerleri zerinde egemenlik kurmak
isteyeceklerdi. O birdir, ama Hiristiyanlarin sandigi gibi iinde bir degildir. O'na ogullari,
kizlari isnat edenler, Isa'nin O'nun oglu ya da kendisi oldugunu syleyenler, Allah'a iftira
219
etmis olurlar. O'nun ne ogullari, ne de kizlari vardir. O, dogurmamistir, dogurulmamistir.
Ancak kfirler, hibir sey yaratmayan ve kendisi yaratilmis olan seyleri O'na ortak
kosmaktadirlar. Oysa Ona ortak kosulan szde tanrilar ne ktlk, ne de iyilik yapmaya g
yetirebilir. Bu sahte tanrilar ne lm, ne hayati, ne de yeniden dirilmeyi kontrol edebilirler.
Bu nedenle, Allah'la iliskili olabilecek bir tanri yoktur. Insanlarin uydurdugu tanrilar, zanna
dayali isimlerden ve uyduranlarin nefislerinin hevasindan baska bir sey degildir.
Allah, mutlak g sahibidir. Her seyin dns O'nadir. O, yaraticidir, yaratma srecini
baslatan ve diledigi gibi yaratandir. Baslangita gkleri ve yeri yaratmis, onlari duman ya da
neblz halindeki cevher olarak bir araya getirmis ve daha sonra birbirinden ayirmistir. O'nun
emri kesindir, kimse onu degistiremez. Gkler ve yer, zerindeki tm varliklarla birlikte
yarattigi Gnes, Ay ve yildizlarin tm O'nun kanunlariyla ve O'nun buyruguyla hareket
ederler. Gkte ve yerde bulunan her yaratik O'nun emirlerine boyun eger. O, her seyi yaratan,
var eden ve onlara sekil verendir.
Allah lemlerin Rabbidir, gizlilerin de Rabbidir. O'nun gc her seye yeter; gklerin
ve yerin tm gleri O'na aittir. O, kerim olan Ars'in, yce Ars'in Rabbidir. Tm ykselme
derecelerinin sahibidir. Bir besik gibi arzi uzatir, gkten, uygun llerde su indirir. O, btn
varliklari iftler halinde yaratmistir. Gk kubbeye dzen ve mkemmellik vermistir. Gklerin,
yerin ve ikisi arasindaki her seyin hkimiyeti Allah'indir. Dogu ve bati O'nundur. Ne yana
dnerseniz dnn, O oradadir. nk her seyi kusatmistir. Krss gkleri ve yeri kaplar.
Yarattiklarini koruyup gzetir ve bunda hibir glkle karsilasmaz. O, azizdir, hikmet
sahibidir.
Allah yalniz yaratici degil, ayni zamanda rahmdir, rizk verendir, koruyandir,
yardimcidir, hidayet verendir ve tm yaratiklarin darda kalmislarina yardim ulastirandir.
Allah dnyayi oyun ve eglence olsun diye yaratmamistir. Dnya, belirlenmis bir sreye gre,
bir amala ve bir pln dogrultusunda yaratilmistir. O kanunlar koyar, rehberlik eder, her seyi
bir l ve takdire gre dzenler, yaratir, yol gsterir. O, her seyi bilendir, her seyi grendir.
Allah, hkm verenlerin en iyisidir. Hi kimseye zerre kadar zulmetmez; hkm
gnnde adalet tartilari kurulacak, en kk bir amel bile hesaplanacaktir. O abuk ceza
verendir ve aci azapla cezalandirir. Insanlara adil olmalarini buyurur ve adil olanlari sever.
Gnahtan sakinip sevap isleyenlere byk dller verir. Insanlarin iyi amellerini, en gzel
sekilde dllendirmek iin yazdirmistir. Allah tm iyilikleri kendisinde toplamistir, tm
iyiliklerin kaynagidir. Her trl ktlkten de uzaktir.
Allah, insani hibir sey degilken var etmis, bir tek nefisten tm insanligi yaratmistir.
Ilk insanla esini yaratip ikisinden birok erkek ve kadinin remesini saglamistir. Insanin
yeryzne halife olmasini istemis, onu lml bir varlik yapmis, lmnden sonra kiyamet
gn dirilmesine hkmetmistir. Insani yaratilmislarin stn yapmistir. nk Allah onu en
gzel bir suretle yaratmistir.
Allah, en gzel bir suretle yarattigi insanin mkemmellesmesinden baska bir sey
istemez. Allah insanligi kusatmistir. O, insanin daima yanindadir, ona sahdamarindan bile
daha yakindir.
Allah'in birliginden sz etmek, O'nun zatinda, sifatlarinda ve fiillerinde bir oldugunu
sylemektir. Zatinin bir oldugunu sylemek, O'nun kisminin, parasinin, blmnn
olmadigini sylemektir. nk birlesik olmamasi Allah'in zorunlu niteliklerindendir.
Sifatlarinin bir oldugunu sylemek, esinin, benzerinin olmadigini kabul etmektir. nk
yaratilmis varliklara benzememek de O'nun temel nitelikleri arasindadir. Fiillerinde bir
oldugunu sylemek ortagi bulunmadigini sylemektir. nk ortaklik aczi gerektirir.
Allah'a ibadet belirli amellerle sinirli degildir. Allah'a ibadet etmek, insanin her
adiminda, her hareketinde, her sznde O'nun koydugu kurallara uymasi, O'nun hkmlerini
yerine getirmesi, elileri vasitasiyla gsterdigi yoldan yrmesi demektir. Yalnizca O'ndan
yardim dilemek, korkmak, O'na gvenmek, dayanmak, tevekkl etmek, siginmak, O'ndan
220
baskasini veli edinmemek, sorunlarin zmn O'na havale etmek, O'ndan baska koruyucu,
kollayici kabul etmemek tevhit inancinin zorunlu gereklerindendir. Btn bunlar bir ve tek
olan Allah'a ibadetin farkli boyutlarini olusturan ilkelerdir.
Dogrusunu en iyi bilen Allah'tir.


23 NECM SURESI

[PARA PARA INEN AYETLER]

SURESI


NECM SURESINE GIRIS

Necm suresi Mekke'de 23. sirada inmistir. Surenin indigi dnemde, atalarinin dininden
ve ahireti yalanlamaktan vazgemeyen msriklerin, kendilerini uyaran peygambere ve ona
inanan bir avu insana yaptiklari dayanilmasi zor iskenceler halen devam etmekte idi. Bu
nedenle peygamberimiz, tarihi kaynaklara gre 16 kisilik bir Mslman gurubunu
Habesistan'a gndermisti [Birinci Habesistan hicreti]. Mekke'deki Mslmanlarin sayisi da 20
kisi kadardi.
Peygamberimiz byle etin sartlar iinde iken inen Necm suresini cani pahasina
Kbe'de tm insanlara karsi hutbe okur gibi okumustur. Sureden ok etkilenen msrikler,
birkai hari, topluca secde etmistir. Bu olay neticesinde Mekke halkinin topluca Mslman
olduklari ynnde sylenti ikmis, bu sylenti Habesistan'a ulasmis ve oraya gnderilmis olan
muhacir Mslmanlar sevinerek anayurtlarina dnmslerdir.
Necm suresi, bazi iddialarin aksine Mirai anlatmaz. Tarihiyle, cografyasiyla [bir
nevi koordinatlariyla] vahyin ilk gelis seklini Mekkelileri tanik tutarak anlatir. Gerek ilh ile
putlarin mukayese edildigi surede salihler vlr, yalanlayanlar kinanir ve herkesin yaptiginin
karsiligini grecegi bildirilir. Akilli insanlar Allah'a secde etmeye ve O'na kul olmaya
agirilir. Kisaca ilk sureden bu sureye kadar gelen vahiylerin zeti Necm suresinde veciz bir
sekilde yeniden vurgulanir.

Surenin Inis Sebebi

Ayetlerin inis sebepleri irdelenirken vahiy srecinin ve bu sreteki gelismelerin
daima gz nnde bulundurulmasi gerekir. Bu yaklasim surelerin mesajlari hakkinda mantikli
sonulara ulasmak bakimindan olduka nemlidir. Bu yaklasima bagli kalinarak Necm
suresinin inis sebebi de ayni sekilde daha nceki vahiy sreci gz nnde tutularak
incelenecektir.
Btn Mekkeliler gibi siradan bir hayat yasayan Muhammed (as), bir gn halkin
karsisinda ikarak kendisine vahiy geldigini [peygamber oldugunu] iln etmis, buna karsilik
Mekkeliler de onun delirdigini, cinlendigini, sapittigini ileri srmslerdir. Mekkeliler bununla
da kalmamis, Muhammed (as)in vahiy ile aldigini syledigi szleri kendisinin uydurdugunu,
bunu da kendi hevasina, kuruntularina ve ikar beklentilerine kapilarak yaptigini iddia
etmislerdir.
Necm suresi, bu erevede zetlenebilecek sosyal ve din olaylarin devam ettigi bir
sirada inmistir. Sure Muhammed (as)'in vahyi nasil, nerede ve ne zaman almaya basladigini
Araplarin anlatim tarziyla aiklamis, msriklerin ileri srdkleri inkara dayali ithamlara
kanitlar gstererek cevap vermistir.
221




23 / NECM [PARA PARA INEN AYETLER] SURESI

Rahman ve Rahm Allah adina.

Ayetlerin meali:


1
Gurup gurup inmiy yetlerin her bir iniyini kant gsteririm ki
2
arkadaynz sapmamytr, azmamytr.
3
O, boy igreti arzusundan da
konuymuyor.
4
Onun size syledikleri; inen o ayet guruplar, kendisine
vahyedilen vahiyden bayka bir yey degildir.
5
Arkadaynza o konuytuklarn
mthiy kuvvetleri olan, stn akl sahibi, egemenlik kurmuy olan gretti.
6,7
Ve mthiy kuvvetleri olan, stn akl sahibi olan ve egemenlik kurmuy
olan, en yksek ufukta idi.
8,9
Sonra yaklayt ve hemen sarkt. Birinde iki yay
uzunlugu kadar, digerinde de daha yakn olmuytu.
10
Hemen de kuluna,
14
son
kiraz agacnn yannda
15
ki yaninda oturmaya deger konaklama yeri vardir
vahyettigini vahyetti.
16
O zaman kiraz agacn kaplayan kaplyordu.
11
Gnl,
grdgn yalanlamad.
12
Onun grdg yeyden kuyku mu
duyuyorsunuz?/Onun grdg yey hakknda o'nunla mcdele mi
ediyorsunuz?
13
Andolsun onu, bayka bir iniyte daha grd.
17
Gz yaymad ve azmad.
18
Andolsun, Rabbinin almetlerinin/gstergelerinin en bygn grd.
19,20
Buna ragmen, hi dyndnz m Lt ve Uzz'y, diger nc
Ment'?
21
Erkek sizin iin, diyi Allah iin mi?
22
yte bu, bu yekilde olursa, eksik/
haksz bir blytrmedir.
23
Bunlar, Allah, haklarnda bir kant indirmedigi
hlde sizin ve atalarnzn taktg isimlerden bayka yeyler degildir. Andolsun,
onlara, Rablerinden dogru yolun klavuzlugu geldigi hlde onlar, sadece zanna,
bir de nefislerinin hoylandg yeylere uyuyorlar.
24
Yoksa insan iin, her zleyip hayal ettigi mi var?
25
hiret de, dnya da
Allah'ndr.
26
Ve gklerde nice melekler var ki, Allah'n, diledigi ve hoynut
oldugu kimse iin izin vermesinden sonraki durum dynda, yardmlar,
kayrmalar hibir iye yaramaz.
27
O hirete inanmayanlar, melekleri kesinlikle
diyilerin isimlendirilmesiyle isimlendiriyorlar.
28
Oysaki onlarn bu konuda
hibir bilgisi yoktur. Onlar yalnzca zanna uyuyorlar. Zan ise Haktan hibir
yey kazandrmaz.
29
Bizim gdmzden/ Kurn'dan geri duran ve igreti dnya hayatndan
bayka bir yey istemeyen kimseden hemen yz evir.
30
Onlarn bilgiden
ulayacaklar yey iyte budur. Kuykusuz senin Rabbin, yolundan sapmy olan
baykalarndan daha iyi bilendir, klavuzlandg dogru yolda olan da
baykalarndan daha iyi bilendir.
31,32
Gklerde ne var, yerde ne varsa; yaptklaryla ktlk sergileyenleri
cezalandrmas, iyileytiren-gzelleytiren kimseleri; bazi kk srmeler
diyinda gnahn byklerinden ve igrenliklerden ekinip kanan kimseleri
de En gzel ile dllendirmesi iin Allah'ndr. Hi kuykusuz, senin Rabbin
bagylamas geniy olandr. Sizi, hem topraktan oluyturdugu zaman, hem de
annelerinizin karnnda ceninler hlinde bulundugunuz zaman, en iyi bilen
222
O'dur. O hlde nefislerinizi temize karmayn. Allah'n korumas altna
girmiy kimseyi O daha iyi bilir.
33
Peki, o yz eviren kiyiyi grdn m/ hi dyndn m?
34
O, azck
verdi ve inatla skca tuttu.
35
Gemiyin gelecegin bilgisi onun yannda m da, o
da onu gryor?
36
Ya da bilgilenmedi mi Ms'nn sayfalarndakiler ile?
37
Ve
de, o ok vefal brhm'in sayfalarndakiler ile;
38
Gerek yu ki, hibir
gnahkr bir bayka gnahkrin gnahini ekmez.
39
Gerek yu ki, insan iin
aliyip didindiginden bayka yey yoktur.
40
Ve onun aliyip didinmesi yakinda
grlecektir.
41
Sonra karyiligi kendisine hi eksiksiz verilecektir.
42
Hi kuykusuz,
son variy yalnizca Rabbinedir.
43
Hi kuykusuz, gldren de O'dur, aglatan da
44
Hi kuykusuz, ldren de O'dur, dirilten de
45,46
Hi kuykusuz, Allah yaratmayi
plna koydugu zaman iki ifti; erkegi ve diyiyi bir nutfeden/spermden oluyturan
da O'dur.
47
Hi kuykusuz, teki yaratiliy da sadece O'nun iyidir.
48
Hi kuykusuz,
zenginlik veren de O'dur, nimete bogan da
49
Hi kuykusuz, Siranin/bilginin,
bilincin Rabbi de O'dur.
50
Hi kuykusuz, senin Rabbin daha nceden gelmiy olan d' degiyime,
ykma ugratt.
51
Semd'u da. Bylece geriye bir yey brakmad.
52
Daha nce de
Nh'un toplumunu. Sphesiz onlar, evet onlar, Allah'n ortaklarnn oldugunu
kabullenerek, baykalarndan daha ok yanly yapan, daha azgn kimselerdi.
53
Alt stne gelmiy kentleri de yere O geirdi.
54
Oray kaplayan kaplayverdi.
55
Peki, Rabbinin g yetirdiklerinin; eysiz gcnn, eysiz nimetlerinin
hangisinden kuykuya dyyorsun?
56
yte Kurn'da aklananlar, ilk uyarclar gibi bir uyarcdr.
57
Yaklayacak olan; kymet, lm yaklayt.
58
Onu Allah'n astlarndan
kaldracak/ buna engel olacak kimse yoktur.
59
Peki, yimdi siz bu szden mi hayrete dyyorsunuz?
60
Ve glyorsunuz,
aglamyorsunuz.
61
Ve siz, akln geregi gibi kullanmayan kimselersiniz.
62
Haydiyin, boyun egip teslimiyet gsterin Allah'a ve kulluk edin!

Ayetlerin Tahlili

1. Ayet:


1
Gurup gurup inmiy yetlerin her bir iniyini kant gsteririm ki


Sure kasemle [yeminle] baslamistir. Fecr suresinin 5. ayetinden grendigimize gre
Yce Allah akilli, bilgili kimselerin dikkatini ekmek, onlara kanit gstermek iin yemin
etmektedir. Allah'in yemin etmesi Dikkat edin, dikkat ektigim bu olay ya da nesneyi iyi
arastirin. Bunlar sunlarin kanitidir anlamina gelmektedir:

5
Iste bunlarda, akil sahibi iin gl-ikna edici, inandirici bir anlatimvardir.
(Fecr/ 5)

Kasem cmlesi ile ilgili detay 2. surede [Kalem Suresinde] verilmistir.
Birinci ayette Muhammed'in sapmadigina, azmadigina, keyfine gre konusmadigina,
teblig ettigi mesajlarin kendisine vahyedildigine kanit olarak gsterilen olgu, bu sureye kadar
olan para para inmis ayet kmeleridir. nk bu ayetler yapi ve anlam itibariyle
Muhammed'in veya herhangi bir insanin ortaya koyamayacagi, hatta tm insanlarin birlesseler
dahi bir benzerini getiremeyecekleri ilah nitelikli szlerdir.
223
Kuran ayetlerinin insanlara kanit olarak gsterilmesinin baska rnekleri de vardir.
Mesela Ya Sin suresinin 2 ve 3. ayetlerinde, Muhammed'in peygamberlerden bir peygamber
oldugunun kaniti olarak yine Hikmet sahibi Kur'an gsterilmektedir. Bu ayetlerden
anlasildigina gre, Kurandan hareketle Anakentli; Mekkeli Muhammedin eliligi
kabullendirilecektir. Raslllahtan hareketle Kuranin vahy oldugu degil.
Para para inen diye evirdigimiz ifadenin orijinali =

-'' necm szcgdr.


Necm sestes bir szck olup ilk olarak ilkbaharda topraktan yeni ikan filiz veya
hayvanlarda yeni ikan boynuz anlamlarinda kullanilmistir. Sonralari zaman iinde otlara,
ayir-imen gibi gvdesiz bitkilere, yildizlarin dogusuna, yildizlarin tmne, zel isim olarak
Sreyya yildizina ve toplum iinde sivrilmis nderlere de necm denmistir.
76

Kur'an'da ve arap dilinde birka farkli anlamda kullanilan necm szcg, Rahman suresinin
'-=-, =

-'', =

-'', Otlar ve aga ikisi de secde eder anlamindaki 6. ayetinde otlari; Tarik
suresinin 3. ayeti [ -'

`'' =

-'' en-Necms-Skib], Nahl suresinin 16. ayeti [,--+, =

-''-, Ve
bin-necmi hm yehtedn] ve Saffat suresinin 88. ayetinde de [,=

-'' _ -=- =- Fe nazara


nazraten fin-ncum] yildizlari ifade etmektedir.
Karanligi yarip kendini gsteren ve baskalarinin yol bulmasini saglayan yildiza
Kur'an'da necm dendigi gibi, her biri bir yildiz gibi isik saan, insanlari aydinlatan ve
onlarin yollarini bulmalarini saglayan Kur'an ayetlerine de necm denmistir. Bunun rnegi,
konumuz olan Necm suresinin 1. ayetinden baska, Vakia suresinin 75. ayetidir:

75
Artik hayir. Necmleri/her indirilmede gelen yetlerin yerlerini/zamanlarini; inisini kanit gsteririm ki
76
ve
eger bilirseniz bu byk bir kanit gsterimidir,
77
hi kuskusuz o, serefli Kurn'dir.
78
Saklanmis/korunmus bir
kitaptadir.
79
Ona zihinsel olarak temizlenmislerden baskasi temas edemez.
80
O, lemlerin Rabbinden
indirilmedir.
(Vakia/ 75- 80)

Mesel bu surenin 1-18. ayetleri bir necmdir. Ileride greceginiz gibi, Abese suresinin
1-10. ayetleri de bir necmdir.
Surenin birinci ayetindeki =

-'' necm szcg para para inmis Kur'an ayetleri


olarak evrilirse, heva szcgnn de nzul [inis] olarak evrilmesi gerekir. Heva da
necm gibi sestes bir szck olup birden ok anlami vardir. Buna bagli olarak Kur'an'da da
degisik anlamlarda kullanilmistir. Mesel bu surenin 1. ve 53. ayetlerinde yukaridan asagiya
dsmek, inmek anlaminda, 3. ve 23. ayetlerinde ise tutku anlaminda kullanilmistir. Keza
Naziat suresinin 40. ve Ta Ha suresinin 16. ayetlerinde yine tutku anlaminda kullanilmis
olan heva szcg, Ibrahim suresinin 43. ayetinde bir seyin havada kalmasi, Hacc
suresinin 31. ayetinde ise rzgrin savurmasi anlaminda kullanilmistir.
Yukaridaki bilgiler isiginda necm szcgnn degisik anlamlari kullanilarak 1.
ayete su anlamlar verilebilir:
- Kayan yildiz kanittir ki,
- Kayan ayir imen kanittir ki,
- Kayan Sreyya yildizi kanittir ki,
- Simdiye kadar para para inmis olan ayetler kanittir ki,

Ne var ki, ayetin evirisi olacak cmlenin ayni zamanda Muhammed (as)'in
sasmadigina, azmadigina, hevasindan konusmayip sadece vahiyleri aktardigina kanit teskil
etmesi gerekmektedir. Bu gereklilik gz nnde tutuldugunda, Simdiye kadar para para
inmis olan ayetler kanittir ki, cmlesinin en uygun tevil oldugu grlmektedir.

76
(Lisanl Arab, n cm mad. )

224
Ancak Kayan yildiz kanittir ki cmlesinin 2. ayete kanit teskil edecek bir ayet
oldugu da ileri srlebilir. nk gerekten o dnemde Mekke'de yildiz kaymasi veya gk
tasi dsmesi gibi bir olay vuku bulmus ve bu olay da Mekkelilere kanit olarak gsterilmis
olabilir. Bu grse gre; Musa (as)in dagda bir ates grp yanina gitmesi ve oradaki agatan
kendisine vahyedilmesi olayina benzer bir sekilde, Muhammed (as) de yildiz kaymasini veya
gk tasi dsmesini merak edip isiga dogru gitmis ve son sidre agacinin yaninda kendisine
sidre agacindan vahyedilmistir. Bu yildiz kaymasi veya gk tasi dsmesi olayi ile Musa
peygamberin servenini nceden bilen Mekkelilere Musa (as)ya vahyedildigi gibi
Muhammed (as)e de vahyedildigi aiklanmakta ve peygamberimizin sylemlerinin vahiy
kaynakli olduguna kanit olarak gsterilmektedir. Bu grs, Isra suresinin 1, Tekvir suresinin
23 ve bu surenin 7-18. ayetleri tarafindan da desteklenmektedir.




2 - 4. Ayetler:


2
arkadaynz sapmamytr, azmamytr.
3
O, boy igreti arzusundan da konuymuyor.
4
Onun size syledikleri; inen o ayet guruplar, kendisine vahyedilen vahiyden bayka bir
yey degildir.


Mekkeliler arasinda yillarca onlardan birisi olarak saygin bir hayat sren Muhammed
(as), Allah tarafindan peygamberlikle grevlendirildikten sonra farkli davranmaya baslamistir.
Bir mddet iine kapanan [Mzzemmil] Muhammed (as), o dnemde gelen vahiylerle egitilip
yetistirilmis, daha sonra da hazir oldugu bildirilerek toplumun karsisina geip onlari aika
uyarmakla emrolunmustur [Mddessir]. Fatiha suresiyle toplumu uyarmaya, onlari hakka
ynlendirmeye baslayan Muhammed (as), ayni zamanda toplumsal faaliyetlere de girismistir.
Muhammed'in bu davranislarina tanik olan Mekke ileri gelenleri ise bir taraftan onun bu
sosyal girisimlerine engel olmaya alismislar, diger taraftan da onun hakkinda Muhammed
sapitti, azdi, delirdi seklinde, hatta daha da ileri giderek Muhammed kendi hevasina uyuyor,
bizden ikar saglamak iin peygamberlik rollerine brnyor, sylediklerini aslinda kendisi
uyduruyor seklinde irkin ve asilsiz sylentiler ikarmislardir.
Yukaridaki ayetlerde Muhammed (as) hakkinda ikarilan bu iddialari reddedilmekte,
onun deli olmadigi, sapitmadigi, ikari iin konusmadigi, o ana kadar inen ayetlerde onun
ikarina, kuruntularina ynelik hibir ayet bulunmadigi ve sylediklerinin Allah tarafindan
vahyedilmis oldugu vurgulamaktadir.
Kfirler bu tr iddialarina ondan sonraki dnemlerde de devam etmisler, Rabbimiz de
Kur'an boyunca meydan okuyarak onlara btn ediplerini bir araya getirmelerini ve
Muhammed (as)in uydurdugunu iddia ettiklerinin bir benzerini meydana getirmelerini teklif
etmistir.

33,34
Yahut vahyedilenleri, Kendi uydurup syledi mi diyorlar? Aslinda onlar inanmiyorlar.
Peki, onun gibi bir sz onlar getirsinler, eger dogru kimseler iseler.
(Tur/ 33, 34)

13
Aslinda onlar, Onu kendisi uydurdu diyorlar. De ki: yleyse, eger dogrulardan iseniz,
uydurma olarak da olsa, benzeri on sre getirin, Allah'in astlarindan gcnzn yettigi kisileri de
agirin.
(Hud/ 13)

225
38
Yahut Onu kendisi uydurdu diyorlar. De ki: yleyse siz benzeri bir sre meydana getirin,
Allah'in astlarindan agirabileceklerinizi de agirin. Eger dogru kimseler iseniz.
(Yunus/ 38)

88
De ki: Andolsun ki bugnn, yarinin tm insanlari, bu Kurn'in bir benzerini getirmek
zere bir araya gelseler, birbirlerine yardimci da olsalar, onun benzerini kesinlikle getiremezler.
(Isra/ 88)

23
Ve eger kulumuza indirdigimizden kusku iinde iseniz, haydi onun mislinden bir sre siz
getirin, Allah'in astlarindan tm taniklarinizi da agirin. Eger dogru kimseler iseniz.
(Bakara/ 23)


Rabbimizin bu konudaki meydan okuyusu elbette Kur'an'in indigi dnem ile sinirli
degildir. Mddessir suresinin tahlilinde verdigimiz aiklamalar muvacehesinde, bugne kadar
Kur'an'in bir benzerini olusturamayan insanligin bundan sonra da buna muvaffak olamayacagi
ortadadir.
Peygamberimizin teblig ettigi ayetlerin kendi hevasinin rn olmayip vahiy
oldugunun bir diger kaniti da, kfirlerin en gizli plnlarinin, hatta kalplerinden, akillarindan
geenlerin bile inen ayetlerde desifre edilmesidir. Bylesine gizli plnlarin ve sinsi
dsncelerin peygamberimiz tarafindan bilinmesi mmkn degildir. Keza, Cinn suresinde
konu edilen olaylar da gayb haberleri olup ancak Allah'in bildirmesi ile grenilebilecek
olaylardir.

5. Ayetler:


5
Arkadaynza o konuytuklarn mthiy kuvvetleri olan, stn akl
sahibi, egemenlik kurmuy olan gretti.


Peygamberimizi gge, Allah'in yanina ikarmayi marifet bilen zihniyet bu ayetleri de
arpitmis ve Allah'a ait olan nitelikleri maalesef Cebrail'e yakistirmistir. Grldg gibi,
surenin 5 ve 6. ayetlerinde Kur'an'i kimin grettigi herhangi bir isimle degil, sifatlarla
aiklanmistir. Ne var ki, rivayetiler bu sifatlari Cebrail'e vermisler fakat byle yapinca da 10.
ayette Muhammed'in Cebrail'e kul olmasi anlami ortaya ikmistir. Bu kez de sirf bunu izale
etmek iin yiginlarca safsata uydurmuslar, yorum yapacagiz derken isin iinden ikamayarak
daha da batmislardir.
Peygamberimize Kur'an'i gretenin kim oldugu konusunda hibir sphe ve tereddde
yer yoktur. Kur'an'i ona greten Cebrail degil, kesin olarak Rahman [Allah]'dir:

1-4
Rahmn [yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden Allah], Kurn'i/ grenip
gretmeyi gretti, insani olusturdu, ona hayir ve serri, iyiyi, kty ayirmayi gretti.
(Rahman/ 1, 2)

Bu ayet de aiklikla ifade etmektedir ki, Kur'an'i greten Allahtir. Dolayisiyla onu
gretenin Cebrail oldugu anlayisi Kur'an'a tamamen terstir.


Yukaridaki ayetlerde geen sifatlari aiklamakta yarar vardir:
- Ayette geen ,,-'' -,-- sedidl-quv [kuvvetleri ok gl olan] ifadesi, ,-
qadir szcgnn baska trl ifadesidir; yani ok gl olan anlamindadir. Bu anlami
Kuvvet kknden gelen bir szckle ifade etmek gerekirse, mbalaga ism-i fail kalibiyla
226
,, Kaviyyn szcgn kullanmak gerekir. Zaten Kaviyyn szcg de Allah'in
sifatlarindan birisidir. Kur'an'da dokuz kez yer alir:

52
Tipki Firavun'un yakinlari ve onlardan ncekilerin gidisi gibi onlar da Allah'in yetlerini/
almetlerini/ gstergelerini tanimadilar da Allah, kendilerini gnahlari yznden yakalayiverdi.
Sphesiz ki Allah, ok gldr, cezasi/ sonulandirmasi ok siddetli olandir.
(Enfal/ 52)

Diger ayetler ise sunlardir: Hud 66, Hacc 40, 74, Mmin 22, Sra 19, Hadid 25, Mcadele
21, Ahzab 25.

6,7
Ve mthiy kuvvetleri olan, stn akl sahibi olan ve egemenlik kurmuy
olan, en yksek ufukta idi.
8,9
Sonra yaklayt ve hemen sarkt. Birinde iki yay
uzunlugu kadar, digerinde de daha yakn olmuytu.
10
Hemen de kuluna,
14
son
kiraz agacnn yannda
15
ki yaninda oturmaya deger konaklama yeri vardir
vahyettigini vahyetti.
16
O zaman kiraz agacn kaplayan kaplyordu.
11
Gnl,
grdgn yalanlamad.
12
Onun grdg yeyden kuyku mu
duyuyorsunuz?/Onun grdg yey hakknda o'nunla mcdele mi
ediyorsunuz?
13
Andolsun onu, bayka bir iniyte daha grd.
17
Gz yaymad ve azmad.
18
Andolsun, Rabbinin almetlerinin/gstergelerinin en bygn grd.



- 6. ayetteki - - ,- z mirra [stn akil sahibi] ifadesi de Allah'in Rabb ve mukaddir
[her seyin en inceden inceye hesabini yapan] oldugunu beyan eder. Bu szck baska hi bir
ayette yer almaz.
- Yine 6. ayetteki ,,--' istiva eden ifadesi ile kastedilen de Allah'tir. nk
'Istiva Allah'in sifatlarindandir, melegin veya kullarin sifati degildir. Istiva mecazen
egemenlik kurdu, kontrol altina aldi demektir. Mtesabih olan bu kavram ayette mecaz
olarak kullanilmistir. Istiva szcg, asagidaki ayetlerden baska, Yunus suresinin 3., Ra'd
suresinin 2., Furkan suresinin 59. ve Secde suresinin de 4. ayetinde bu sekilde gemektedir.

5
Rahmn [yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden Allah], en byk taht zerine egemenlik
kurmustur.
(Ta Ha/ 5)

54
Sphesiz ki sizin Rabbiniz, gkleri ve yeri alti evrede olusturan, sonra en byk taht zerinde
egemenlik kuran, gndz, durmadan kovalayan gece ile bryen ve gnes, ay ve yildizlari emrine
boyun egmis olarak yaratan Allah'tir. Iyi biliniz ki olusturma ve sistemler kurup yrtme sadece O'na
zgdr. lemlerin Rabbi olan Allah, ne cmerttir!
(A'rf/ 54)

29
O, yeryznde ne varsa hepsini sizin iin olusturandir. Sonra da O, semaya egemenlik kurdu;
onlari yedi gk olarak dzenledi. O, her seyi en iyi bilendir.
(Bakara/ 29)

Grldg gibi, ayetlerdeki ,,--' istiva szcg, mtesabih bir anlatimla Allah'in
gcn ve kuvvetini ifade etmektedir. Istiva etti ifadesinden baska, Gkte olan, Tahtta
oturan, gibi ifadeler mecazi anlamli olup Kur'an'da Allah'in gcn ve kuvvetini anlatmak
iin kullanilmistir. Bu mtesabih ifadelerin ogu o gnk Araplar arasinda dolanimda olan
227
ifade kaliplaridir. Bu nedenle Yce Allah da kendi muradini Araplarin o gnk konusma ve
anlamalarina uygun olan bu deyim ve kaliplarla ifade etmistir.
Kur'an'da mtesabih ayetlerin varligini bildiren l-i Imran suresinin 7. ve Zmer
suresinin 23. ayetleri gz ardi edilip mtesabih ayetlerdeki her ifade zahir, lfz ve hakikat
anlamlariyla dikkate alinirsa, bu, Kur'an'in ruhuna aykiri bir davranis olur. Mesel Allah'in
gelmesi, inmesi, yaklasmasi, Ars zerine istiva etmesi, gkte olmasi, eli olmasi, yksek-aik
ufukta olmasi, dem ve Iblis ile bire bir diyalog kurmasi, grmesi, isitmesi mtesabih ifadeler
olup bunlar ehil kisilerce tevil edilirler.
Mtesabih ifadelerin anlasilmasini zamana ve ehline birakmak daha dogru bir
davranistir. Zaman iinde mutlaka her ilimde rasih olanlar ikar ve bu donanimli uzmanlar o
ayetleri geregi gibi tevil ederler.

7-10. ayetlerde Allah'in Muhammed'e ilk kez nasil vahyettigi [Alak suresinin inisi]
tasvir edilerek heyecanli bir sahne sergilenmistir. Mtesabih ayetleri ve mecazlari anlamayan
zihniyet, bu ayetlerdeki mtesabih ifadeleri arpitarak fiillerin znelerini Cebrail olarak
yorumlamistir. Bu zihniyet sahiplerine gre, peygamberimiz orada Cebrail ile karsilasmis,
birbirlerine yaklasmislar, peygamberimiz Cebrail'e [hs] kul olmus, Cebrail de ona
vahyedecegini vahyetmistir.
Meselenin iyi kavranabilmesi iin vahiy ile ilgili kisa bir aiklama yapmakta yarar
vardir:

Vahiy

Szlk anlami olarak _=, vahy szcgnn vaz'i [ilk konus, tretilis] anlami
gizlice bilgilendirmek demektir.
77
Zamanla bu anlam erevesine uygun olarak Gizli
konusma, isaret etme, emretme, ilham etme, ima etme, fisildama, mektup yazma, eli
gnderme anlamlarinda da kullanilir olmustur.
Vahyin terim anlami ise Yce Allah'in vasitasiz olarak veya degisik vasitalarla
emirlerini, hkmlerini gizlice ve sratlice peygamberlerine bildirmesi demektir. Vahiy
szcg -'-'' ilka szcg ile anlamdas olarak kullanilir. (Bakara 37, Neml 6 ve Mmin
15'e bakilabilir.)
Vahiy kelimesinin Kur'an'da szck anlamiyla kullanildigi ayetler Allah ile ilgili
olan ve Allah ile ilgili olmayan olmak zere iki grupta toplanabilir.
1- Allah ile ilgili olarak kullanildigi ayetlerde vahy szcg, z anlami ekseninde su
anlamlari ifade etmistir:
a- Emir ve bir is yaptirma; Fusilet 12, Zilzal 4 5, Nahl 68, Enfal 12.

b- Ima etme, ilham; Maide 111.

c- Ilham ve rya; Kasas 7.

2 - Allah ile ilgili olmadan kullanildigi ayetlerde de vahy szcg yine z anlami
ekseninde su anlamlari ifade eder:

a- Ima etmek, isaret etmek; Meryem 11.

b- Fisildama, gizli konusma; En'm 112.

77
(Lisanl Arab, v h y mad. )

228

c- Tesvik etme, telkin etme, syleme; En'm 121.


Vahy szcg terim anlamiyla Kur'an'da 68 yerde gemekte olup bu ayetlerin
hepsinde de sadece Allah'a zglenmistir. Bunun anlami, terim anlamindaki vahyin sadece
Allah'in isi oldugu, ne melek, ne peygamber ve ne de herhangi bir insanin bu anlamda
vahyetmesinin mmkn olmadigidir.
Sonu olarak 10. ayette geen vahiy szcg de terim anlaminda kullanildigina
gre, burada kuluna vahyeden Allah'tir, Cebrail'in vahyi getirmesi sz konusu olamaz.

9. Ayette geen yay boyu, o zamanlarda kullanilan ve o gnk insanlarin bildigi bir
uzunluk lsdr. O dnemlerde metre gibi kabul grms uluslararasi ller henz icat
edilmedigi iin yresel ller kullanilmaktaydi. Yay boyu da, o zamanlarda kullanilan
rumh [mizrak], sevt [deynek], arsin, kula, boy, isbi' [parmak], hatve [adim], sibr [karis], zira
[kol], ok atimi gibi bir l birimiydi. Bu l anlayisi o gnk Bati lkelerinde de geerliydi.
Mesela insan ayaginin uzunlugunu temel alan feet, insan elinin basparmaginin tirnak
dibindeki genisligini temel alan inch gibi ller Batinin o eski dnemlerdeki l
birimleriydi. Dolayisiyla Yce Allah mesajinda muhatap aldigi toplumun anlayabilecegi bir
l kullanmistir.
Ayetteki birinde iki yay uzunlugu kadar, digerinde de daha yakn olmuytu ifadesindeki
ev (ya da) edati, olayi esitlendirmektedir; onnc ayette
13
Andolsun onu, bayka
bir iniyte daha grd buyrulmaktadir. Bu demektir ki ilk vahy, de olay iki kerre yasanmis,
birinde iki yay boyu, digerinde dahada fazla yaklasilmistir. Bunun rneklerini Bakara/74, 135,
Yunus/24 ve Saffat/147de de grebiliriz.
Allah'in peygamberimize nasil vahyettiginin anlatildigi sahneye geri dnecek olursak,
bu kompozisyonun izildigi 7-10. ayetlerle beraber Tekvir suresinin 19-25. ayetlerindeki
aiklamalari da hatirlamak ve yapilacak degerlendirmelerde gerek Musa (as)ya ve gerekse
Muhammed (as)e gelen ilk vahiyleri anlatan ayetlerdeki aga gesini dikkate almak
gerektigini dsnyoruz.

15-21
Kurn'i dinlememek iin saklananlarin, kaanlarin durumunu, geregi rtbas etmenin-
cehaletin gidisini, aydinligin- resitligin gelisini kanit gsteririm ki kuskusuz bu, gl, Ars'in/en
byk tahtin sahibi'nin yaninda ok deger verilen, itaat edilen, gvenilen degerli bir eli szdr.
22
Arkadasiniz delirmis/ gizli gler tarafindan desteklenen biri degildir.
23
Andolsun O, O'nu aik
ufukta grd.
24
O kimsenin grmedigi, duymadigi, sezmedigi, kendisine verilen vahiyler hakkinda
cimri de degildir.
25
Bu, kendi dsnce yetisinin rn olan sz de degildir.
(Tekvir/ 15-25)

7-10. ayetlerde, vahiy aninda neler oldugu hakkinda bize aik bir bilgi verilmemistir.
Ama sanki bir cismin [helikopter gibi] gkten asagiya dogru inisini agristiran bir ifade
kullanilmistir. Bu konuyu arastiranlar, Allah izin verdigi takdirde, o gn olanlarin izahini
tartisma seklinde yapacaklar ve en byk mucizelerden birini veya bir kaini daha aiklayarak
insanliga byk bir hizmet yapmis olacaklardir.



Bu ayetler, ilk vahiy aninda olanlarin bir zann [sani], bir rya, bir hayal, bir
halsinasyon olmadigini, sagduyunun kesinlikle yanilmadigini vurgulamakta ve bu sahnenin
iki kere yasandigini aiklamaktadir. Ilk vahiy olan Alak suresinin akisindan anladigimiza gre
229
bu inislerin birincisi '' ikra ile baslayan 1. ve 2. ayetlerin gelisinde, ikincisi de yine
ikra ile baslayan 3. ve 5. ayetlerin gelisinde olmustur.


Bu ayetlerde vahiy mahalli aiklanarak deta adres belirtilmektedir. Bu ayetlere gre, 7-10.
ayetlerde anlatilan kompozisyon [Allah'in sarkmasi, yaklasmasi ve kuluna vahyetmesi],
yaninda oturmaya deger bir bahe olan son sidre agacinin yaninda vuku bulmustur.
Eski tefsirciler Kurana kendi anlayislarina gre noktalama isaretleri [keyfiyyeti
secavent] koyarak pasajin anlamini bozmuslardir. Bilindigi gibi, Kur'an'daki duraklara
konulmus olan _ cim, mim, = ti ve lmelif gibi isaretler Kur'an'dan degildir. Bu gibi
isaretleri sonradan Kur'an'a koyan kurralar [uzman okuyucular] ve tefsirciler, 13. ayetin
sonuna lmelif koymak suretiyle ayetin anlaminin burada bitmedigini, ayetin 14. ayette
tamamlandigini kabul etmisler ve 14. ayetin basindaki --= inde mekn zarfini da 13.
ayetteki baska bir iniste daha grd ifadesine baglamislardir. Hlbuki --= inde mekn
zarfinin pasajdaki tm olaylara baglanmasi, en dogru olanidir. Buna gramer aisindan hibir
sakinca yoktur.
Sidretl-mnteha, cennetl-me'va [Vadide bir mesire]: Ayette bahsedilen sidre agaci
o vadide yetisen bir aga tr olup sedr agaci veya Arabistan kirazi olarak da bilinir.
Genellikle sinir aralarinda sinirlari belirlemek iin bytlen bu aga, kirsalda yasayan
obanlar, iftiler, dagcilar iin tas, kaya, aga, pinar gibi bir nirengi noktasi olarak kabul
edilirdi.
Ayette geen cennetin nerede olduguna gelince; bununla ilgili olarak da birok
rivayet ileri srlmstr. yle ki, bu rivayetleri esas alan tefsirciler, sz edilen meva
cennetinin yedi kat gkten birinde olduguna kail olmuslar, duruma gre onu farkli farkli
katlara yerlestirmislerdir. Bu olay nedeniyle peygamberimizin Allah'in katina iktigini ileri
sren bazilari ise Kur'an'in btnn dikkate almadan onun ahiretteki cennet oldugunu
sylemislerdir.
Cennet szcg, cinn szcg gibi cenn kknden tremis bir isim olup esas
anlami gizlenmek, karanlikta kaybolmak demektir. Bitkilerin dal ve yapraklariyla rttkleri
toprak paralarina cennet/bostan denir ve ogul hli olan cennt ve cinn sekilleriyle
kullanilir.
Din terim olarak cennet ise peygamberlerin davetine uyarak Allah'tan gelen Hakk
Din'e inanan, salih ameller isleyen, Allah'tan sakinan kullar iin ahirette hazirlanmis olan
mutluluk ve mkfat yurdunu ifade eder. Bu anlamdaki cennet, iinden nehirlerin aktigi, bal
ve stten irmaklarin bulundugu, iinde gnln hoslandigi hos kokulu pek ok yiyecegin
oldugu, kisiye zel hizmetilerin emre amade bekledigi, atlas ipekten giysilerin giyilecegi,
altin ve gmsten kaplarin kullanilacagi, tam bir huzur ve mutluluk ortami olarak Kuranda
uzun uzadiya tasvir edilir. Bu nitelikleriyle byle muhtesem bir mkfati kimlerin hak ettigi
Kur'an'in en ok zerinde durdugu temalardan biridir. Ancak yukarida sayilan niteliklerin
birer sembol, rnek oldugu vurgulanir ve asillarinin daha muhtesem oldugu ima edilir [Ra'd/
35, Muhammed/ 15, Insan/ 12-22]. Ahiretteki mutluluk yurduna cennet adi verilmesi,
agalarinin ve glgelerinin oklugundan tr olsa gerektir.
Cennet kavrami Arapanin disindaki dillerde de mevcut oldugu gibi, Cennet
inanci da Islmin disindaki diger dinlerde de yeri olan bir inantir. Ne var ki, biz konuyu
Kur'an'dan grenerek aikliga kavusturmak durumundayiz.
Cennet szcg Kur'an'da sadece din terim olarak degil, szck anlamiyla da
kullanilmistir. Mesel dem peygamberin kissasindaki cennet, szck anlamindaki cennettir.
Yani dem peygamber bu dnyadaki yesili, bitkisi, agaci bol bir yerde yaratilmis, orada iken
Allah'in emrine aykiri davranmis ve oradan ikartilarak le indirilmistir. nk Kur'an'dan
230
grendigimize gre ahiretteki cennet bir ikram ve ltuf yurdudur, orada yasak olan ve gnaha
sokacak bir sey yoktur, o cennet sreklidir, ebeddir:

25
Orada bos sz, samalama ve gnaha sokan seyleri isitmezler.
(Vakia/ 25)

27-34
Ve sagin yarani, nedir o sagin yarani! Onlar, dikensiz kirazlar, meyve dizili
muzlar/akasyalar, uzamis glgeler, fiskiran su, kesilmeyen; tkenmeyen ve yasaklanmayan birok
meyveler ve ykseltilmis dsekler iindedirler.
35
Sphesiz Biz, kirazi, muzu, glgeleri, fiskiran suyu yle bir yaratisla yarattik.
36-38
Ki onlari,
sagin ashbi iin albenili ve hepsi bir ayarda hi dokunulmamislar yaptik.
(Vakia/ 27, 38)

71-73
-Allah'in korumasi altina girmi kiilerin evrelerinde altin tepsiler, kadehler dolatirilir.
Orada nefislerin arzu duyacagi, gzlerin zevklenecegi her ey vardir. Ve siz, orada srekli
kalacaksiniz. Ve iste bu, yapagelmis oldugunuz seyler sebebiyle, kendisine son sahip edildiginiz
cennettir. Orada sizin iin birok meyveler vardir. Onlardan yiyeceksiniz.
(Zhruf/ 71- 73)

51-57
Sphesiz ki Allah'in korumasi altina girmis kisiler, Rabbinden bir armagan olarak gvenli
bir makamdadirlar; bahelerde ve pinarlardadirlar. Onlar, karsilikli oturarak ince ipekten ve parlak
atlastan elbiseler giyerler. Iste byle! Biz, onlari iri siyah gzllerle/ en ideal tiplerle eslestirdik. Onlar,
orada gven iinde her esit meyveyi isteyebilirler. Onlar orada ilk lmden baska bir lm tatmazlar.
Ve Allah onlari cehennem azabindan korumustur. Iste bu, byk kurtulusun ta kendisidir.
(Duhan/ 51- 57)

Hlbuki dem peygamber ve esinin yasadigi cennette hem yasak aga, hem de
ktlk eden ve vesvese veren seytan [Iblis] vardir. stelik bu cennet ebed de degildir.
Nitekim Iblis, yasak agaca yaklasma konusundaki vesveseyi lmszlk vaadiyle vermistir.
Kur'an'da cennet szck anlamiyla sadece dem peygamber ile ilgili ayetlerde degil,
baska ayetlerde de kullanilmistir.

265
Allah'in rizasini kazanmak ve kendilerini saglamlastirmak iin harcamada bulunanlarin
durumu da kendisine bol yagmur isbet edip de rnn iki kat veren, verimli topraklardaki bir
bahenin durumuna benzer. Byle bir baheye bol yagmur dsmese de bir isinti Allah, yapmakta
olduklarinizi en iyi grendir.
(Bakara/ 265)

17-24
Sphesiz Biz, o iftlik sahiplerine bel verdigimiz gibi onlara bel verecegiz: Hani onlar,
sabah olunca kesinlikle iftligin rnlerini devsireceklerine yemin etmislerdi. Bir istisna da
yapmiyorlardi. Ama onlar uyurken Rabbin tarafindan bir tayfun iftligin zerinden dolasiverdi.
Sabaha, iftlik, biilmis/devsirilmis gibi oluverdi. Sabahladiklari vakit birbirlerine seslendiler:
Haydi, devsirecekseniz sabahleyin erkence gidin! dediler. Hemen yola koyuldular, aralarinda
Iisildasiyorlardi: Sakin bugn araniza bir yoksul sokulmasin!
(Kalem/ 17)

Konumuz olan Mev Cennetine dnecek olursak: Ayetin siyak ve sibakindan
bahe konak anlamindaki ,,'-''

-= cennetl-me'vnin ahirette vaat edilen cennet


olmadigi, yeryzndeki belli bir cograf nokta oldugu anlasilmaktadir. Cennet szcg burada
din terim anlamiyla degil, szck anlamiyla kullanilmistir. Rivayetilerin etkisinde kalmis
olan eski bilginler cesaret gsterip de isin geregini haykiramamislar, bu ayetteki cenneti
ahirete, ggn katlarina, hatta Allah'in yanina yerlestiren bu rivayetlerin karanlik glgesinde
kalmislardir. Meselenin syle zetlenmesi mmkndr: Necm 7 ila 10. ayetlerde anlatilan
olaylar [Allah'in yeryzne inmesi, yaklasmasi ve kuluna vahyetmesi], yaninda bahe
231
konagin [cennetl-me'vanin] bulundugu son sidre agacinin yaninda gereklesmistir. 14 ve 15.
ayetlerde bu ilk vahyin vuku buldugu mahallin adresi verilmektedir.
O gnn Mekkelileri gerek oradaki sidre agalarini, gerekse en sondaki sidre agacini
ve onun yanindaki bahe konagi biliyor olmalilar ki, ilerinden hibiri bu yerin neresi
olduguna dair herhangi bir soru sormamis ve bu olayin peygamberimizin gge ikip Allah
veya Cebrail ile sohbet ettigini anlatan bir olay olduguna dair hibir iddia ileri srmemislerdir.
Peygamberimizin gge iktigi yolundaki arpik anlayis, peygamberimizden 90-100 yil sonra
yasayan rivayetilerin o gnk iktidara yaranmak iin gsterdikleri art niyetli yaklasimlardan
kaynaklanmistir.


O zaman sidreyi kaplayan kaplyordu.

Mevcut meal ve tefsirlerin byk ogunlugunda, ayetin basindaki iz zaman edati
ihmal edilmis, ekleme ve parantezlerle yazarlarin kendi inan ve kabulleri dogrultusunda
eviriler yapilmistir. Oysa bu edat, ayette ok nemli bir islev grerek vahiy anini
belirtmektedir: O zaman sidreyi kaplayan kapliyordu. Yani, 14 ve 15. ayetlerde ilk vahyin
indigi yeri belirten Yce Allah, 16. ayette de, vahyin sidreyi kaplayanin kapladigi zaman
indirildigini bildirmektedir.
Sidre agacinda nelerin oldugu bize ayrintili olarak aktarilmamistir. Belki de
havsalamizin almayacagi, dilimizle ifade edemeyecegimiz tecelliler gereklesmistir. Bu gibi
durumlarda bizlere dsen, hakkinda bilgi verilmeyen seylerin arkasina dsmemek ve
Allah'im, senin verdigin bilginin disinda bir bilgimiz yoktur demektir. Rivayet kitaplarinda
yer alan ve sidreyi [kiraz agacini] ates, nur, altin-gms-mcevher, kelebek, ari, melek gibi
seylerin kapladigi ve agacin yapraklarinin fil kulagi, meyvelerinin kp gibi oldugu, agacin da
Ars-i A'l'da, cennette bulundugu yolundaki iddialar, Kur'an disi, hayal, ciddiyetten uzak ve
art niyetli sylentilerdir. Bu konuda bizim gz nnde bulunduracagimiz tek husus, Allah'in
kullari ile nasil konusacagini bildiren Kur'an ayetidir:

51
Ve bir beser iin, bir vahiy ile veya perde arkasindan yahut bir eli gnderip de izniyle/
bilgisiyle diledigini vahyetmesi disinda Allah'in kendisine sz sylemesi olmaz. Sphesiz O, ok
yce ve ycelticidir, en iyi yasa koyan, bozulmayi iyi engelleyen/ saglam yapandir.

(Sra/ 51)

Bu ayetin isiginda, sidre agacini kaplayan kapliyordu ifadesinden, bir perde
olustugunu ve Allah'in o perdenin arkasindan konustugunu/vahyettigini anlamak mmkndr.
Ancak Musa peygamberin ilk vahyinde aga ve ates olarak belirtilen bu perdenin
mahiyeti Muhammed peygamberin vahyinde aika belirtilmemis, sey anlamini veren ism-i
mevsul masi ile yetinilmistir.
Peygamberimize ilk vahyin gelisini anlatan Necm suresindeki ayetler ile Musa
peygambere ilk vahyin nasil geldigini anlatan ayetler birlikte incelendiginde, iki peygambere
gelen ilk vahiylerin gelis sekillerinin de birbirine benzedigi grlr:

30-32
Sonra oraya vardiginda o bereketli toprak parasindaki vdinin sag tarafindan, bir agatan
seslenildi: Ey Ms! Hi sphesiz ki Ben, lemlerin Rabbi Allah'in ta kendisiyim! Ve birikimini
ortaya at! Birikimini sanki grnmeyen bir varlik gibi, hareket ettirir grnce de dnp arkasina
bakmadan kati. Ey Ms! Beri gel, korkma. Kesinlikle sen emniyette olanlardansin. Koynundaki
gcn devreye sok, kusursuz, mkemmelce ikacaksin. Korkudan kanadini kendine ek. Iste bu
ikisi Firavun ve onun adamlarina karsi Rabbin tarafindan iki kesin delildir. Sphesiz ki onlar, yoldan
ikan bir toplum olmuslardir.
(Kasas/ 30 -32)

232
9
Ms ile ilgili bilgiler kesinlikle sana ulasti.
10
Hani o bir ates grmst de ehline [ailesine, yakinlarina]: Kesinlikle ben bir ates grdm.
Ondan size bir kor parasi getirmemyahut ates zerinde bir kilavuz bulmamiin siz bekleyin!
demisti.
11
Sonra onun yanina geldiginde seslenildi: Ms!
12
Ben, senin Rabbin olan Benim. Hemen
yakinlarini ve mallarini burada birak, phesiz sen temizlenmi vadide, Tuva'dasin/iki kere
temizlenmi bir vadidesin.
13
Ve Ben seni setim; O hlde vahyedilecek olan eye;
14
Hi phesiz ki
Ben, Allah'in ta kendisiyim. Ilh diye bir ey yoktur Benden baka. O hlde Bana kulluk et ve Beni
anmak iin salti ikame et [ml ynden ve zihinsel aidan destek olma; toplumu aydinlatma
kurumlari olutur-ayakta tut].
15
Sphesiz ki o saat/kiymet gelecektir. Onu Ben herkes emeginin
kariligini alsin diye neredeyse gizleyecegim.
16
O nedenle kiymete inanmayan ve kendi bo igreti
arzusuna uyan kimse seni, kiymete iman etmekten alikoymasin; sonra degiime/yikima ugrarsin
14
uyarisina kulak ver.
(Ta Ha/ 9-15)

Bu sahneler Kitab-i Mukaddes'te syle yer alir:

Ve Musa, kaynatasi Midyan khini Yetro'nun srsn gdyordu ve Allah'in dagina,
Horebe geldi. Ve Rabbin melegi bir ali ortasinda ate alevinde ona grnd ve grd ve ite ali
atele yaniyor ve ali tkenmiyordu. Ve Musa dedi: Simdi dneyim, ve bu byk manzarayi greyim,
ali niin yanip tkenmiyor. Ve grmek iin dndgn Rab grnce, Allah ona alinin ortasindan
agirip dedi: Musa, Musa! Ve O: Ite ben, dedi. Ve dedi: Buraya yaklama; ariklarini ayaklarindan
ikar, nk zerinde durdugun yer mukaddes topraktir. Ve dedi: Ben babanin Allah'i, Ibrahim'in
Allah'i, Ishak'in Allah'i ve Yakup'un Allah'ivim. Ve Musa yzn rtt; nk Allah'a bakmaya
korkuyordu.
78



Gz sasmadi ve azmadi.

Gz sasmadi ve azmadi ifadesiyle, fiziksel ve psikolojik olarak bir yanilgi olmadigi,
peygamberimizin her seyi saglikli bir biimde algiladigi anlatilmaktadir.
.

ayetlerinin en byg

Ayetin ifadesine gre, Isra suresinin 1. ayetinde gece yrys olarak adlandirilan
yolculuk, peygamberimize ayet gsterilmek iin yaptirilmis ve amalanan gereklestirilmistir.
Bu ayet, pek ok meal ve tefsirde, ,-'' el-Kbr ismi tafdilinin anlamini dogru
bir sekilde vermeyen bir eviri ile Ant olsun Rabbinin en byk ayetlerinden bir kismini
grd veya Ant olsun Rabbinin en byk ayetlerinden grd seklinde yer almaktadir. Oysa
bizim yaptigimiz eviri, Allah'in izniyle ayetin cmle yapisini tami tamina ifade etmektedir.
Ancak ayetlerin en bygnn ne oldugu hakkinda bize bilgi verilmemistir Biz bunu
peygamberimizin sahsina mnhasir [kisiligine zel] bir gsteri oldugunu dsnyoruz ve ne
oldugu ile ilgilenmiyoruz. Ama rivayet kitaplari, ne yazik ki bu konuda da itibar edilmemesi
gereken ve tamamen uydurulmus hikyelerle doldurulmustur.

19, 20. Ayetler:


19,20
Buna ragmen, hi dyndnz m Lt ve Uzz'y, diger nc
Ment'?


78
ikis, 3. Bab, 1-6. cmleler:
233
Ihls suresinde Rabbimiz bir ilhta bulunmasi gereken zellikleri bildirerek bize
kendini tanitmis ve tevhit konusunda ilk dersini vermis idi. Necm suresinin ilk on sekiz
ayetinde [yeni bir necmde] ise tevhit konusuna bir parantez ailmis ve msriklerin Kur'an'i
Muhammed uyduruyor, hevasindan konusuyor, o sapti, sasti seklindeki iddialari, inmis ve
inmekte olan Kur'an ayetleri kanit gsterilerek reddedilmistir.
19. ayetten itibaren ise Ihlas suresinde belirtilmis olan nitelikler kapsaminda, Allah'i
tanima [tevhit] konusuna devam edilmis, Mekke msriklerinin inanlari masaya yatirilmis,
ilh ve melek anlayislari tahlil edilmis ve sahip olunmasi gereken dogru inan sekli
belirlenmistir.
19 ve 20. ayetlerde zimnen denmektedir ki; Gerek Rabb; Ehad, Samed, dogurmamis
ve dogurulmamis, kendisine hibir seyin denk olmadigi Allah iken, su sizin ilhlariniz Lt,
Uzza ve diger ncs olan Menat'i grdnz m? Hi onlari dsndnz m? Bir dsnn,
onlardan ilh olur mu? Siz bu basit seyleri nasil olur da Ehad, Samed, dogurmamis ve
dogurulmamis, kendisine hibir seyin benzemedigi Allah'a ortak tutarsiniz?
Lt, Uzza ve Menat isimlerinin yapilari ve anlamlariyla ilgili genis aiklamalar
yapilabilecekken biz de disil birer szck olan bu isimler hakkinda ansiklopedik dzeyde
bilgi verip detaya girmeyecegiz. Bu isimlerin disil olmalarinin nedeni, Araplarin bunlari birer
melek, melekleri de Allah'in kizlari olarak kabul etmelerinden ileri gelmektedir.

Lt

Taif'te, kapisinda nbeti ve bakicilari bulunan bir bina iindeki beyaz, islenmis, st
rtl bir kaya idi. Taif halki [Sakif kabilesi], Kbe'den sonra en stn tapinagin Lt olduguna
inanir ve onunla Kureys disindaki kabilelere karsi vnrd.
el-Lt szcg disildir. Szcgn sonundaki - T harfi menneslik [disillik]
isaretidir. Cmle iindeki vakif [durus] hllerinde mennes taki olan - t harfi, kural olarak
h harfine dnstgnden, el Lt szcgnn durus hllerinde Allah olarak
okunmamasi iin - t harfi, byk harf olarak - T seklinde yazilmaktadir.

Uzza

Mekke ile Taif arasindaki Nahle denilen yerde, bir bina iinde bulunan bir aga idi.
Tas oldugu da sylenmektedir. Kureys kabilesinin saygi gsterdigi bu nesnenin zeri rtl
idi. Gnmzde Kbe'nin zerine rt rtlmesi, bize bu cahil gelenegin devam ettigini
dsndrmektedir.

Menat

Mekke ile Medine arasinda Msellel denen bir yerde bulunuyordu. Bu bir kaya
[heykel] idi. Huzaa, Evs ve Hazre kabileleri bu kaya-heykele saygi gsterir, hacca buradan
baslarlar ve nnde yagmur dilerlerdi.

Msrikler kutsal saydiklari bu putlar adina yemin ederler, ocuklarina Abdullt [Lt'in
kulu], Abduluzza [Uzza'nin kulu] ve Abdmenat [Menat'in kulu] gibi isimler takarlardi.
Bunlardan baska esitli kabilelerin kendilerine zg, kapicilari ve bakicilari olan
birok putlari ve tapinaklari vardi. Kbe'ye yaptiklari gibi bunlara da kurban keserlerdi.
Ayette zellikle bu putun adinin anilmasi, Hicaz yresinde ok kimse tarafindan ortak
tapinilan birer tanri olmalarindandir.

21, 22. Ayetler:
234


21
Erkek sizin iin, diyi Allah iin mi?
22
yte bu, bu yekilde olursa, eksik/ haksz bir
blytrmedir.

Bu ayetlerde putperestlere inanlarinin yanlisligi bildirilmektedir: Siz kizlarin
noksan, erkeklerin tam varliklar olduguna inaniyorsunuz. O halde noksan olan seyleri nasil
oluyor da noksanliklardan arinik olan Allah'a yakistiriyorsunuz? Siz ok akilsiz birilerisiniz
ki, tasi-topragi, basit nesneleri kendinize ilh ediniyorsunuz, sonra da kendinizi
mkemmellige daha uygun grp mkemmel saydiginiz erkek ocuklari kendinize uygun
buluyorsunuz. Hlbuki sizin anlayisiniza gre mkemmel, mkemmel olana; degersiz de ciz
ve hakir olana olmali degil midir?
O gnn msriklerinin bu tarz yanlis inanlari Kur'an'in baska yerlerinde de
aiklanmistir:

39
Ya da kizlar O'na, ogullar size mi?
(Tur/ 39)

57
Ve onlar, Allah'a kizlar isnat ediyorlar. Allah, bundan ariniktir. Kendileri iin de
istahlandiklari oglan ocuklari vardir.
58
Ve onlardan biri kiz dogum haberi ile mjdelendigi zaman ii fkeyle dolarak yz kapkara
kesilir.
59
Kendisine verilen haberin ktlg dolayisiyla toplumundan gizlenir; asagilik ve horluga
ragmen kizi yaninda mi tutsun yoksa topraga mi gmsn! Dikkat edin, onlarin verdikleri
hkm/treleri ne ktdr!
62
Ve begenmediklerini Allah iin ayirirlar. Ve dilleri, en gzelin kendilerine ait oldugunu,
yalan yere syler durur. Hi sphesiz onlar iin ancak ates vardir ve onlar, nden itileceklerdir.
(Nahl/ 57-59, 62)


23. Ayet:


23
Bunlar, Allah, haklarnda bir kant indirmedigi hlde sizin ve
atalarnzn taktg isimlerden bayka yeyler degildir. Andolsun, onlara,
Rablerinden dogru yolun klavuzlugu geldigi hlde onlar, sadece zanna, bir de
nefislerinin hoylandg yeylere uyuyorlar.


= Zann; yakinin [kesin bilginin] karsiti olan, bilimsel olmayan, sonu ve sonucu
bilinmeyen demektir. Mesel Araplar, iinde su olup olmadigini bilmedikleri kuyuya bi'ri
zanun derler.
79
Zann szcgnn en gzel aiklamasi, zit anlamlisi olan yakin szcg ile
birlikte yer aldigi Casiye suresinin 32. ayetinde verilmistir:

31,32
Su kfirler; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddetmis olan su kimselere gelince de,
Peki size yetlerimokunmadi mi da siz byklk tasladiniz ve gnah isleyen bir toplumoldunuz?
Ve Allah'in sz kesinlikle gerektir; ve kiymet anina gelince, onda kusku yoktur denildiginde,
Kiymet aninin ne oldugunu bilmiyoruz, yalnizca biz, sadece zannediyoruz, kesin bir bilgi
edinmis degiliz dediniz.
(Casiye/ 31, 32)


79
(Lisanl Arab, z n n mad. )

235
Zann szcgnn kulanimina dair genel bir aiklama Sad suresinin sonuna
konulmustur.
Msriklerin zanndan sonraki ikinci yanlislari, canlarinin istedigi seye, yani islerine
gelene inanmaktir. Degisken, bugn baska trl, yarin baska trl olan bu inanis, gnmzde
'Inandigin gibi yasamazsan yasadigin gibi inanmaya baslarsin zdeyisi ile ifade
edilmektedir.
Dolayisiyla bu ayet, putlarin ilh edinilmesinin sebebinin zanna ve nefislerin
arzularina tbi olmaktan kaynaklandigini bildirmektedir.
Ayetin sonunda yer alan Ant olsun, onlara Rablerinden hidayet geldi ifadesindeki
hidayet bize gre insanlari zandan kurtarip gerege ulastiracak olan indirilen mesajlar,
gnderilen peygamberler ve bahsedilen sagduyudur.

24. Ayet:


24
Yoksa insan iin, her zleyip hayal ettigi mi var?

Cevabi istenmeyen soru seklindeki ifadelerle ilgili gerekli aiklama daha nce
yapilmisti. Burada da ayni kural geerlidir. Soru seklindeki bu ifade ile herkesin caninin
istedigi gibi inanip yasayamayacagi, yasamin mutlaka Allah'in koydugu kurallara gre
dzenlenmesi gerektigi, aksinin sz konusu olmadigi, kimsenin kendi ikari iin kural
retemeyecegi ve kendi tercihlerini mubah gremeyecegi anlatilmaktadir.

25. Ayet:.


25
hiret de, dnya da Allah'ndr.

Bu ayette deta denilmektedir ki; Dnya da ahiret de Allah'indir. Bu putlar ne
dnyada ne ahirette hibir seye sahip degillerdir. O halde bunlar nasil olur da Allah'a ortak
kabul edilebilir!

26. Ayet:


26
Ve gklerde nice melekler var ki, Allah'n, diledigi ve hoynut oldugu kimse iin
izin vermesinden sonraki durum dynda, yardmlar, kayrmalar hibir iye yaramaz.


Ayette geen melek ve sefaat kavramlari hakkinda ne yazik ki bugn de yanlis
anlayislar ve inanislar sz konusudur. Bunun sebebi, bu kavramlarin anlamlarinin Kur'an'dan
degil de rivayetlerden grenilmeye kalkisilmasidir. ncelikle Mslmanlarin Fatiha suresinde
bildirilen iyyake na'bd ve iyyake nestain [yalnizca sana kulluk eder ve yalnizca senden
yardim isteriz] ilkesini hi unutmamalari, bir takim kisi ve glere kul olarak onlardan
yardim ummamalari gerekmektedir. Fakat znt ile grlmektedir ki, gnmzde bazi
insanlar, tipki bu ayetlerin indigi gnlerde yasamis olan msriklerin Lttan, Uzzadan,
Menattan, meleklerden sefaat [yardim] umduklari gibi, peygamberler de dhil olmak zere
l veya diri binlerce insandan, trbe ve heykel gibi sayisiz nesneden sefaat istemektedirler.
Sadece o gnlerdeki Lt, Uzza, Menat isim degistirmis, gnmzde filanca hazretlerine
dnstrlmstr.
ok nemli ve kt sonulari ortada olan bu inanislarin terk edilmesi ya da tekrar
olusmamasi iin nce bu kavramlari Kur'an ile aiklamaya alisacak, sonra da ayetin
aiklamasi hakkindaki dsncelerimizi ortaya koyacagiz.
236

Melek Kavrami

Arap dilbilim uzmanlari, ='- melek szcgnn kkeni ile ilgili olarak alti farkli
tespitte bulunmuslardir. Bu tespitlerin hepsinin burada aktarilmasi sayfalar dolusu aiklama
gerektireceginden, biz bunlarin en isabetlileri olarak grdgmz iki tanesini dikkate almis
bulunuyoruz. Konuyu ayrintili olarak incelemek isteyenler iin su kaynaklari nermekle
yetiniyoruz: Kitabul-Ayn, Tehzib, Cam, Kessaf, Mecma', Garaib, Lbb, Rh, El-Bahrl-
Muht, Mfredat.
Birinci grse gre; melike ve bunun tekili olan melek szckleri, eli
gndermek anlamina gelen =,', ulk kknden tremistir. Asli =''- me'lek olan
szck, ism-i zaman, ism-i mekn ve mastardir. Dolayisiyla basindaki m [mim] ektir.
Sonralari ' hemze ile . lm harfleri yer degistirmis ve szck =-'- mel'ek hline
getirilmistir. Szck, Allah'tan eli anlaminda isim olarak kullanilmaya baslaninca da
hemze terk veya tahfif yoluyla kaldirilmis ve melek seklini almistir.
Ikinci grse gre; kuvvet, ynetim gc anlamindaki ='- melk kknden
tremis olan szcgn basindaki m [mim] ek olmayip szcgn aslindandir. Mlk, milk,
malik ve melik szckleri de bu kkten tremisler ve anlamlarini da bu kkten almislardir.
Eski tefsirciler genellikle birinci grs benimsemislerdir. Bizim tespitlerimize gre
ise szck her iki kkten de tremis ve tredigi kkn anlamina gre farkli manalarda
kullanilmistir. Yani melike szcg bazen birinci grsteki anlamda, bazen de ikinci
grsteki anlamda kullanilmistir. Szcgn Kuranda hangi anlamda kullanildigi ise yer
aldigi pasajin sz akisindan ayirt edilmektedir.
Yukaridaki aiklamalar dogrultusunda szlk anlami olarak Kuvvet, ynetim gc,
eli, haber verici demek olan melek szcg, terim olarak da Allah'in btn emirlerine
uyan, O'na hi isyan etmeyen varliklari ifade etmektedir. Kur'an'dan grendigimize gre, diri
ve akilli olan, her sekle girebilen, srekli Allah'i zikir ve tesbih eden meleklerde cinsiyet,
sehvet, yeme-ime ihtiyaci, insanlardaki ktlk isleme yetenegi gibi zellikler yoktur. Tm
dinlerde var olan melek kavrami, bu tanimlamaya uygun olarak zihinlerde masum
[gnahsiz], kanatli gzel bir ocuk grnmyle tasavvur edilmistir. Bu tasavvur, genel
anlamda melek kavraminin ifade etmekten uzaktir. Buna ragmen bu tasavvur literatre
genel anlamda melek szcgnn karsiligi olarak girmis ve sonuta her melek szcg
bu tasavvura gre anlasilmis ve dinimizde birok yanlis inanis ve kabullere yol amistir. Iste
bu sebeple, melek szcgnn Kur'an'daki kullanim sekillerini tahlil etmek mecburiyeti
dogmustur.
Cinn kavraminda inceledigimiz anlama uygun olarak; kapali, yani bes duyu ile
algilanmasi mmkn olmayan ama yararli olan cisim, g ve enerji diye
tanimlayabilecegimiz meleklerin hangi seyden yaratildigi Kur'an'da konu edilmemistir.
Fakat Ktb- Sitte'den Sahih-i Mslim ve Msned-i Ahmed b. Hanbel'de yer alan bir
rivayet, meleklerin nurdan yani isindan/enerjiden yaratildigini iddia etmektedir. Kur'an'da
verilmeyen bir bilgi peygamberimize isnat edilmektedir.
Kur'an'da iki ayette tesniye [ikil] olarak; on iki ayette tekil olarak; getigi diger
ayetlerde de ogul olarak melike seklinde kullanilan szck, tek bir varligi ifade etmeyip
kuran ayetleri ve degisik varliklar; zihinsel ve dogal gler iin de bu szck kullanilmistir.
Yani akil, hafiza, refleks, vicdan, dikkat, algilama, merak, tercih, korku, mit, zek gibi
zihinsel fonksiyonlar ile dogadaki iradesiz canlilardan rzgr, yagmur, isi gibi gler de
Kur'an'da bu szck kapsaminda ifade edilmistir.
Melek szcgnn zihinsel ve dogal gler iin kullanildigi ayetlerden rnekler:

237
- Hafiza [bellek] iin kullanildigi ayetler: Zhruf 80, Infitar 11, Tarik 4, Kaf 17, 18,
Kehf 49, Casiye 28, 29, Isra 13, 14.

- Dikkat [koruyucu melek] iin kullanildigi ayetler: Infitar 10, Kaf 17, 18, Ra'd 11,
En'm 61.

- Maneviyat, itidal, cesaret ve romatizmal agrilar iin kullanildigi ayetler: l-i Imran
123-127, Enfal 9-12, 50, Tevbe; 25, 26, Ahzab; 9, 26, 56.

- Dogal afetlere yol aan rzgr, kasirga vb. iin kullanildigi ayetler: Kamer 34, A'rf
84, Hud 82, Hicr 8, 73, 74, Suara 173, Bakara 210.

- Yk tasiyan hayvanlar [sigir, katir, esek ] iin kullanildigi ayet: Bakara 248.

- Zorba, diktatrler iin kullanildigi ayet: l-i Imran: 80.

~Sefaat kavram

_-- Sef'i kknden tremis olan ='-- sefaat szcgnn szlk anlami Bir
seyi benzeri olan baska bir seye eklemek, onu desteklemek, bir seyi iftlemek ve
esirgemektir. Szck zaman ierisinde Yksek mevkide bulunan birinin dskn birine
yardim etmesi, onu korumasi, onun korunmasina aracilik etmesi, onu yalniz birakmayip ona
destek olmasi anlaminda kullanilir olmustur.
Szcgn terim anlami ise Bir kimsenin bagislanmasini istemek, bir kimseden baska
biri iin iyilik yapmasini, onun zararina olan davranislardan vazgemesini rica etmek, baskasi
hesabina yalvarmak, rica etmek, birinin nne dsp isinin grlmesi iin dua ve niyazda
bulunmak demektir.
Kisaca sefaat araci olmak, yardim etmek ve nclk etmek anlamlarina gelir.
Arapa'da baskasi lehine talepte bulunana [sefaat edene] _'

-'' es-safi veya _,-

-'' es-
sefi denir.
'Sefaat kavraminin dogru anlasilabilmesi iin konunun asagidaki basliklar altinda
incelenmesinde yarar grmekteyiz.
- Allah'tan baska sefaati yoktur: Sefaat sadece Allah'a aittir. Bu konuda ilk
grenilmesi gereken husus, sefaat yetkisinin sadece Allah'a ait oldugudur.

44
De ki: Btn yardim, destek, kayirma Allah'indir. Gklerin ve yerin mlk yalnizca
O'nundur. Sonra yalnizca O'na dndrlrsnz.
(Zmer/ 44)

4
Allah, gkleri, yeri ve ikisi arasindakileri alti evrede olusturan ve de en byk taht zerinde
egemenlik kurandir. O'nun astlarindan size bir yardimci, yol gsterici, koruyucu yakin ve bir
desteki, iltimasi yoktur. Hl dsnp ibret almayacak misiniz?
(Secde/ 4)

- Yce Allah, kendilerinden razi oldugu kullari iin, diledigine sefaat/yardim izni
verebilir: Allah'in izni ve emri olmadan kimsenin kimseye sefaat/yardim etmesi sz konusu
degildir. Allah'in izni ile sefaat/yardim edecekler de ancak Allah'in kendilerinden razi oldugu
kullari iin sefaat edebilirler.

3
Sphesiz sizin Rabbiniz, gkleri ve yeri alti evrede olusturan, sonra en byk taht zerinde
egemenlik kuran, isi ynetip duran Allah'tir. Dnyada yardim edecek, destek olacak kisi ancak O'nun
238
izninden/ bilgisinden sonra yardim edebilir. Iste Bu, Rabbiniz Allah'tir. O hlde O'na kulluk ediniz!
Hl dsnp ibret almaz misiniz?
(Yunus/ 3)

26-28
Ve onlar: Rahmn [yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden Allah], ocuk
edindi dediler. Rahmn, bundan ariniktir. Aksine onlar armaganlar verilmis kullardir. Onlar, O'nun
sznn nne geemezler; onlar, yalniz O'nun emriyle is yaparlar. O, Rahmn'in ocuklari
saydiklari seylerin nlerinde olani ve arkalarinda olani bilir. Ve onlar, O'nun hosnut oldugu
kimselerden baskasina yardimda/destekte bulunmazlar. Bununla birlikte onlar O'na duyduklari derin
saygi ve sevgiden dolayi ondan uzaklasma korkusundan tir tir titrerler.
(Enbiya/ 26-28)


Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta sudur: Allah'in kendilerinden razi oldugu
kimseler sefaat [yardim] edemezler, ancak sefaat [yardim] edilirler.
- Yce Allah, gzel bir sefaatle sefaat edene izin verdigi gibi, kt bir sefaatle sefaat
edene de izin verebilir:

85
Kimhayir ve iyiliklere araci olmakla yardimci olursa, bundan kendisine bir pay vardir. Kim
de ktlge delil olmak ve yardim etmekle veya ktlk igirini amakla yardimda bulunursa, ondan
kendisine bir gnah payi vardir. Allah her seye g yetirendir.
(Nisa/ 85)

Iyi ve gzele aracilik ve yardim etme anlamindaki sefaat-i hasene, iman edip
Allah'in ve kullarinin haklarina riayet ederek mminlerin iyiligi ve yarari iin ugrasmak,
onlari ktlklerden ve ugrayabilecekleri zararlardan korumaya alismak demektir. Kt ve
zararliya aracilik ve nclk etmek anlamina gelen sefaat-i seyyie ise mminlerin ve
insanlarin zarara ugramalari ve ktlklere dsmeleri iin alismak ve ktlk igirlari amak
demektir. Kur'an, gerek seffat-i hasanede ve gerekse seffat-i seyyiede bulunanlarin
dnyada ve ahirette bu davranislarinin sonularindan pay alacaklarini bildirmektedir.
- O gn sefaat yoktur, kimseden sefaat kabul edilmeyecektir:

48
Ve hibir kimsenin baska bir kimseye herhangi bir sey iin karsilik demedigi, hibir
kimseden yardimin, adam kayirmanin kabul edilmedigi, kimseden fidyenin/kurtulmaligin alinmadigi
ve hibir kimsenin yardimolunmadigi gne karsi Allah'in korumasi altina girin.
(Bakara/ 48)

123
Kimsenin kimse yerine bir sey demeyecegi, kimseden kurtulmalik kabul edilmeyecegi,
yardimin, iltimasin hi kimseye yarar saglamayacagi ve sulularin yardim olunmadigi gne karsi
Allah'in korumasi altina girin.
(Bakara/ 123)

Grldg gibi ahirette kimseye sefaat ettirilmeyecektir. O gn sadece Allah'in izin
verdikleri, bildikleri gerege taniklik edebilirler:

86
Ve onlarin, O'nun astlarindan yalvarip durduklari kimseler yardima, destege, iltimasa mlik
olamazlar. Ancak hakka shit olan Zat bunun disindadir. Onlar da biliyorlar.
(Zhruf/ 86)

Yukaridaki Kur'an ayetleri isiginda anliyoruz ki, konumuz olan 26. ayette geen
meleklerin sefaati, bu dnyaya ynelik sefaattir ve bu sefaat, msriklerin sans tanrisi,
bereket tanrisi, yagmur ve rahmet tanrisi, onlarin melek sefaatisi, insanlarin Allah'a
yaklastiricisi gibi inanlari ile asla bagdasmaz. Ayette sz edilen yefaat, Yce Allah'n
239
kendilerinden raz oldugu ve haklarnda yardm takdir ettigi kullar iin dogadaki
melekleri/gleri harekete geirerek bu kullara yardm ettirmesidir. Bunun rneklerini
bir kismini Melek kavrami basligi altinda da verdigimiz su ayetlerde grmek mmkndr:
l-i Imran 123-126, Enfal 9-12, 50, Tvbe 25, 26, Ahzab 9, 26, Sra 5, Zmer 43, 44,
Mddessir 48, Bakara 255, En'm 51, Yunus 3, 18, Secde 4, Sebe 23.
Halk arasinda yaygin olarak mmetinden gnahkr olanlarin gnahlarinin affedilmesi
iin peygamberimizin Allah katinda aracilik etmesi seklinde tanimlanan sefaat anlayisinin
Kur'an'a ters oldugu zellikle belirtilmelidir. Peygamberimizin gnahkrlara destek olup
hatirini kullanarak gnahkrlarin kurtulusunu saglamasi, tabir yerinde ise Allah nezdinde
torpil yapmasi anlamina gelen bu anlayis, Sen atestekini kurtarabilir misin? diyen
Zmer suresinin 19. ayetine terstir. Bu anlayis sahipleri bilmelidirler ki, bu anlayislarini
degistirmedikleri takdirde peygamberimizin sefaat degil, sikyet ettigi mmetine dhil
olacaklardir:

30
Eli de: Ey Rabbim! Hi sphesiz benim toplumum su Kurn'i mehcur/ terk edilmis bir sey
edindiler dedi.
(Furkan/ 30)


27. Ayet:


27
O hirete inanmayanlar, melekleri kesinlikle diyilerin isimlendirilmesiyle
isimlendiriyorlar.

Mekkeli msrikler hem kendilerini Allah'a yakinlastirdigini sandiklari ilhlarina Lt,
Uzza, Menat rneginde oldugu gibi disil isimler koymuslardi, hem de meleklerin Allah'in
kizlari olduguna inaniyorlardi. Bu durum daha sonra Zhruf suresinde vurgulanacaktir:

19
Onlar Rahmn'in [yarattigi btn canlilara dnyada oka merhamet eden Allah'in] kullarinin
ta kendisi olan melekleri de disi saydilar. Onlar, onlarin olusturulusuna tanik mi oldular? Onlarin
tanikliklari yazilacak ve onlar sorguya ekileceklerdir.
(Zhruf/ 19)

Msriklerin bir baska sapkinliklari da, toptan inkr etmeseler bile ahireti
peygamberlerin bildirdigi muhteva iinde kabul etmeyisleri ve hasr [dirilme, toplanma,
karsilik grme] diye bir sey yoktur, olsa bile orada bizim sefaatilerimiz var, onlar
sorunlarimizi halledecek demeleridir. Bu sapkinliklari da Fussilet suresinde belirtilmektedir:

50
Ve eger kendisine dokunan sikintidan sonra, kendisine tarafimizdan bir rahmet tattirsak, hi
kuskusuz Bu benim hakkimdir. Ve kiymetin kopus aninin gelecegini sanmiyorum. Ve eger
Rabbime dndrlrsem, O'nun katinda hi sphesiz, benim iin en gzeli vardir der. Bu nedenle
kfirlere; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden kimselere, yaptiklarini kesin bildirecegiz
ve onlara, kesinlikle kaba bir cezadan tattiracagiz.
(Fussilet/ 50)

28. Ayet:


28
Oysaki onlarn bu konuda hibir bilgisi yoktur. Onlar yalnzca
zanna uyuyorlar. Zan ise Haktan hibir yey kazandrmaz.


Yce Allah zann konusunda mminleri asagidaki su ayetlerde de uyarmaktadir:
240

148
Allah'a ortak kosan kimseler diyecekler ki: Allah dileseydi biz ortak kosmazdik, atalarimiz
da ortak kosmazlardi, hibir seyi de haram kilmazdik. Onlardan nce yalanlayanlar da azabimizi
tadincaya kadar iste byleydi. De ki: Yaninizda bize ikarabileceginiz bir bilgi mi var? Siz, sadece
zanna uyuyorsunuz ve siz sadece samaliyorsunuz.
(En'm/ 148)

66
Gznz ain! Gklerde olan kimseler ve yeryznde olan kimseler kesinlikle Allah'indir.
Ve Allah'in astlarindan istekte bulunan kimseler, es tuttuklarina tbi olmuyorlar. Onlar sadece zanna
uyuyorlar ve onlar sadece yalan sylyorlar.
(Yunus/ 66)

12
Ey iman etmis kimseler! Zannin birogundan sakinin. Sphesiz zannin bir kismi gnahtir.
Birbirinizin kusurunu arastirmayin. Bir blmnz bir blmnzn giybetini yapmasin/ onun
yoklugunda ileri-geri konusmasin. Sizden biriniz lms kardesinin etini yemeyi sever mi? Iste, bunu
irkin buldunuz. Ve Allah'in korumasi altina girin. Sphesiz Allah, tevbeleri oka kabul eden, ok
tevbe firsati verendir, ok merhamet sahibidir.
(Hucurat/ 12)

36
Ve onlarin ogu, ancak bir zanna uyarlar. Sphesiz ki zan, haktan hibir sey kazandirmaz.
Sphesiz Allah, onlarin yaptiklarini ok iyi bilir.
(Yunus/ 36)

Bu ayetler isiginda diyebiliriz ki, Allah, ahiret, melek gibi cidd konular zann ile
neticeye baglanamaz. Zann ile amel edilebilir ama iman edilemez.
Ayette geen ='' Hakk szcgnn esas anlami uygunluk ve denklik demektir.
Ayni zamanda Allah'in bir sifati olan Hakk szcg, esas anlamindan hareket edilerek
batil olmayan, yerine getirilen hkm, adalet, varligi sabit olan, dogruluk, gereklik, Islm,
mal-mlk, pay, vacip, sadik, yarasir, kesin sey anlamlarinda da kullanilmistir.
Bu ikincil anlamlar bir ana eksen etrafinda toplanacak olursa, Hakk kavrami su
sekilde tanimlanabilir: Sabit ve aklin inkr edemeyecegi derecede gerek olan sey. Bu sey
ayni zamanda dogrudur, isabetlidir, maksada uygundur, arzu edilene denk dsendir.
Anlam sahasi genis olan bu sestes szck Kur'an'da ='' el-Hakk olarak 227, '

-=
Hakkan olarak 17,

-= Hakkahu olarak da 3 olmak zere toplam 247 kez yer almistir.


Bu ayette isaret edilen Hakk, bize gre, gerek imandir. Zann ile iman
edilemeyecegi iin, insanlar Rabblerinden gelen hidayet ile zanndan yakine [hakka, kesin
bilgiye] ulasmalidirlar. Rabbimizin hidayeti ise peygamberine indirdigi Kur'an ve bizlere
bahsettigi akliselimden [sagduyudan] baska bir sey degildir. Fakat ne acidir ki, bugn
Mslmanlarin kabir azabi, mehdinin zuhuru, Isa'nin inisi, ahirete ait sefaat anlayisi gibi pek
ok inanci hep zanna dayalidir. Bu inanlarin maalesef ayette belirtilen zanna dayali
inanislardan hibir farki yoktur.

29, 30. Ayetler:


29
Bizim gdmzden/ Kurn'dan geri duran ve igreti dnya
hayatndan bayka bir yey istemeyen kimseden hemen mesafelen.
30
Onlarn
bilgiden ulayacaklar yey iyte budur. Kuykusuz senin Rabbin, yolundan sapmy
olan baykalarndan daha iyi bilendir, klavuzlandg dogru yolda olan da
baykalarndan daha iyi bilendir.

241
Ayetteki Dnya hayatindan baska bir sey arzu etmeyen ifadesi, onlarin hasri
[ahirette toplanmayi] inkr ettiklerine bir isarettir. nk onlar dnya hayatinin tesinde,
kendileri iin alisip abalayacaklari bir baska deger ve sonu kabul etmemekte ve Mminun
suresinin 37. ayetinde belirtildigi gibi Bu ancak bizim dnya hayatimizdir demektedirler.
29. ayette bu zihniyettekilerle fazla mesgul olunmamasi istenmektedir. Ayetteki
'=' i'raz szcg, onlarla mcadele etmek, onlari zorlamak anlaminda degil, onlara fazla
zaman harcamamak, geici bir sre onlari ihmal etmek, onlardan biraz mesafeli durmak
anlamindadir.
30. ayette ise, hidayet [Kur'an] zerinde olmayanlarin ilimde ulasabilecekleri dzey
kmsenmekte ve Kur'an'dan geri duranlar ile hidayet zerinde olanlarin ayirt edilmesinin
Allah'a birakilmasi istenmektedir.

31, 32. Ayetler:


31,32
Gklerde ne var, yerde ne varsa; yaptklaryla ktlk
sergileyenleri cezalandrmas, iyileytiren-gzelleytiren kimseleri; bazi kk
srmeler diyinda gnahn byklerinden ve igrenliklerden ekinip kanan
kimseleri de En gzel ile dllendirmesi iin Allah'ndr. Hi kuykusuz,
senin Rabbin bagylamas geniy olandr. Sizi, hem topraktan oluyturdugu
zaman, hem de annelerinizin karnnda ceninler hlinde bulundugunuz
zaman, en iyi bilen O'dur. O hlde nefislerinizi temize karmayn. Allah'n
korumas altna girmiy kimseyi O daha iyi bilir.

31. ayette bahsedilen gzel davranip gzel dsnenlerin zellikleri 32. ayette
aiklanmistir. Bu aiklamanin iyi anlasilabilmesi iin ayette geen gnah-i kebair, fevahis
ve lemen kavramlarinin aiklanmasi gerekir.

Gnah-i Kebair [Byk Gnahlar]

Byk gnahlarin neler oldugu bazi rivayetlere dayanilarak yapilan itihatlar
dogrultusunda asagidaki gibi belirlenmistir:
- Haksiz yere adam ldrmek
- Zina etmek
- Iffetli bir bayana ktlk isnat etmek
- Savasta, hcum aninda cepheden kamak
- Sihirbazlik yapmak
- Yetim malini yemek
- Mslman ana-babaya asi olmak
- Faiz yemek
- Hirsizlik yapmak
- Alkolik olmak, akli ise yaramaz hale getirmek
- Emredileni yapmamak, yasaklari yapmakla aileye karsi istikameti terk etmek
- Kk sayilmasina ragmen israrla, devamli yapilan her trl kk gnah
- Sirk

Yukaridaki siralamanin sonunda yer alan sirk bir gnah degil, kfirligin ta
kendisidir. Gnah, imanli insanlarin yaptiklari hatalardir. Bu nedenle sirkin gnahlar
arasinda sayilmasi yanlistir.
Bize gre byk gnah, Rabbimizin Kur'an'da, nne byk sifati ekledigi
sulardir. Bu sular tespitlerimize gre sunlardir:
242

- Haram Ay'da savasmak.

217
Sana dokunulmaz olan aydan ve o dokunulmaz olan ayda savasmaktan soruyorlar. De ki:
Onda savasmak, byk sutur. Ve Allah yolundan alikoymak, O'nu ve Mescid-i Harm'i/ilhyat
egitim merkezini bilerek reddetmek/ grmezlikten gelmek ve Mescid-i Harm'in halkini; orada
egitim-gretim yapanlari ve kisa sreli egitime katilanlari oradan ikarmak, Allah yaninda daha
byktr. Ve insanlari dinden ikarmak; ortak kosmaya, Allah'in ilhligini ve rabligini rtmeye
srklemek, ldrmekten daha byktr. Onlar, eger g yetirirlerse, sizi dininizden dndrmek
iin sizinle savasmaktan hibir zaman geri durmazlar. Sizden de her kim dininden dner ve kfir;
Allah'in ilhligini, rabligini bilerek reddeden biri olarak can verirse, artik onlarin btn amelleri,
dnyada ve hirette bosa gitmistir. Ve iste onlar, atesin ashbidir. Onlar orada srekli kalanlardir.
(Bakara/ 217)


Haram aylar, Hacc; uluslar arasi ilahiyat grenimi yapilan ve Arap gelenegine gre
savasin yasak oldugu aylardir. Bu ayeti isaret, dellet ve iktiza anlamlarini dikkate
alarak gnmze uyarlarsak byk gnahin uluslararasi egitimin, gretimin, bilim alis
verisinin ve ticaretin yollarini gvensiz hle getirmek ve engellemek oldugu sylenebilir.

- Yetim mali yemek

2
Ve yetimlerinize mallarini verin. Temizi pise degismeyin. Onlarin mallarini kendi mallariniza
katarak yemeyin. Bunu yapmak kesinlikle byk bir sutur.
(Nisa/ 2)

Bu ayetin gnmz sartlarindaki direktiflerinden birisi de Kamu mallarinin talan
edilmemesi ve kamu geliri olan verginin kairilmamasidir. nk bugn yetimin velisi ve
hamisi kamudur.

- Rizik endisesiyle ocuklarin ldrlmesi.

31
Ve yoksulluk kaygisiyla ocuklarinizi ldrmeyin. Onlari ve sizi Biz riziklandiririz/besleriz.
Onlari ldrmek gerekten byk bir gnahtir.
(Isra/ 31)

Bu ayet, bugne kadar, Araplarin kiz ocuklarini diri diri topraga gmmeleri ve erkek
ocuklarini putlara kurban etmeleri seklinde aiklanmistir. Halbuki ne kiz ocuklarinin diri
diri topraga gmlmesi, ne de erkek ocuklarinin putlara kurban edilmesi, ayetin vurguladigi
yoksulluk kaygisi ile yapilmis eylemler degildir. Bu ayetin yoksulluk kaygisi vurgusu gz
nne alindiginda, gnmz iin isaret ettigi byk gnah, bize gre yoksulluk bahanesiyle
ge dnemde yaptirilan krtajlar ve yine yoksulluk bahanesiyle erkek veya kiz ocuklarin
egitim ve gretimden mahrum birakilmalari suretiyle geleceklerinin karartilmasidir.

- Kisinin yapmayacagi seyi yapacagim demesi.

2,3
Ey iman etmis kimseler! Yapmayacaginiz seyleri niin sylyorsunuz? Yapmayacaginiz
seyleri sylemeniz, Allah katinda cezayi gerektiren byk bir su/ gnah olarak belirlendi.
(Saff/ 2 3)

Bu ayetteki direktifler, her ne kadar ayetlerin inis sebebi olarak gsterilen Uhud
savasinda cepheden kaanlari muhatap alir gzkse de, tm yalan taahhtte bulunanlari,
yapmayacagi halde yapacagim diyerek kendilerine inanan ve gvenen insanlari
243
kandiranlari, szlerini yerine getirmeyerek insanlari hayal kirikligina ugratanlari muhatap
almaktadir. Bu tipler, hatirlanacagi zere Nass suresinde Neffasati fil-ukad [szlesmelerine
tkrenler] olarak nitelenmisti.

Fevahis

=', Fevahis, irkin is, yz kizartici sz veya davranis, olmasi gereken siniri
asmak, sz ve cevapta taskinlik etmek anlamina gelen -'-= fahsa szcgnn
oguludur.
Fuhs, fahsa ve fahise kelimeleri, Ragib el-Isfehan tarafindan el-Mfredatta
son derece irkin sz ve fiiller olarak tanimlanmistir.
80

Gerege ve normal llere uymayan her sey demek olan fahise szcg, Ibnu'l-
Cinni'ye gre cehaletin bir esidi olup ilim szcgnn ziddidir (Ibn Menzur, Lisanul-Arab).
l-i Imran suresinin 135. ayetinde fena is olarak nitelenen fahise szcg Kur'an'da on
yerde, ogulu olan fevahis szcg ise drt yerde gemektedir. Fahsa szcg Kur'an'da
birden fazla asirilik iin kullanilmistir:
- Nisa suresinin 19. ayetinde zinadan kinaye olarak kullanilmistir. Imam Fahrddin
Rzi'ye gre ise bu ayette geen fahise kelimesi, kadinin kocasina ve onun yakinlarina
eziyette bulunmasi anlamina gelir
81

- Nisa suresinin 22. ve Bakara suresinin 169. ayetlerinde seytanin emrettigi kt
davranis ve haysizlik anlaminda kullanilmistir:

22
Ve kadinlardan babalarinizin nikhladiklarini nikhlamayin. Ancak geen gemistir.
Sphesiz bu, irkin bir haysizliktir ve fke duyulan bir igrenliktir. Ne kt bir yoldu o!
(Nisa/ 22)

- Nisa suresinin 25. ayetinde evlilikten sonra zina yapmak anlaminda kullanilmistir.

25
Ve sizden her kim hr mmin kadinlari nikh edecek bir zenginlige gc yetmiyorsa, ona
da, yasal erevede himayenize verilen, mmin gen kizlarinizdan/hizmetilerinizden nikhlamak
var. Ve Allah, sizin imaninizi daha iyi bilir. Sizin baziniz, bazinizdandir. O hlde fuhusta
bulunmayan, gizli dost edinmeyen sahiplenilmis kadinlar olmak zere yakinlarinin izniyle/ bilgileri
ile yasal erevede himayenize verilen kadinlari nikhlayin ve rfe uygun/herkese kabul gren bir
sekilde mehirlerini verin. Sahiplenildiklerinde fahise islerlerse, o zaman onlara hr kadinlara verilen
azabin yarisi verilir. Ite bu sizden gnah ilemekten rperen kimseleredir. Ve eger sabrederseniz
sizin iin daha hayirlidir. Ve Allah, kullarinin gnahlarini ok rten, onlari cezalandirmayan ve bagisi
bol olandir, engin merhamet sahibidir.
(Nisa/ 25)

- A'rf suresinin 28. ayetinde iplak olarak Kbe'yi tavaf etmek ve sirk kosmak
anlaminda kullanilmistir.

- A'rf suresinin 80, 81. ve Ankebut suresinin 28. ayetlerinde Lt Kavmi'nin yaptigi
irkin fiil [homoseksellik] anlaminda kullanilmistir.

80,81
Andolsun ki Biz Lt'u da eli olarak gnderdik. Hani o, toplumuna demisti ki: Siz, sizden
nce lemlerden hi birinin yapmadigi igrenligi mi yapiyorsunuz? Gerekten ve kesinlikle siz,
cinsellikte kadinlardan asagi olan erkeklere sehvetle gidiyorsunuz. Aslinda siz siniri asan bir
toplumsunuz.

80
(Mfredat; Fahsa mad.)

81
(Rz; Meftihu'l-Gayb).
244
(A'rf/ 80, 81)

- Isra suresinin 32. ayetinde zina fiili fahise olarak nitelenmistir.

32
Zinaya da yaklasmayin/ zinaya yol aacak yollardan uzak olun. Sphesiz ki o, igrenliktir ve
kt bir yoldur.
(Isra/ 32)

- Nur suresinin 19. ayetinde insanlar arasinda yayilan ktlk ve fuhsiyat anlaminda
kullanilmistir.

19
Sphesiz, inanan kimseler iinde asiriligin, iffetsizligin yayilmasini seven kimseler, dnyada
ve hirette aci veren bir azap onlar iindir. Ve Allah bilir, siz bilmezsiniz.
(Nur/ 19)

Fahise szcgnn ogulu olan fevahis szcg ise Kur'an'da had cezasini [agir
cezayi] gerektiren haller iin kullanilmistir. (En'm 151, A'rf 33, Sra 37, Necm 32)
Mminler bu sulardan uzak durmali ve kendi aralarinda bu ahlaksizliklarin yayilmasina firsat
vermemelidirler. Zira dsmanlari bu konuda sinsice alismaktadirlar.

Lemem

Kur'an'da sadece Necm Suresinde ve bir kez geen -''' lemem szcg lemme
fiilinden tremistir. Lemme fiili toplamak, biriktirmek, bir seyi israrli ve devamli olmamak
sartiyla yapmak ve dzeltmek
82
anlamlarina gelir. Mesel daginik salari dzeltmek
lemme fiiliyle ifade edilir. Ayni kkten gelen '' eleme szcg de az miktarda, hafif
tesir ve bir seyin yaninda az bir zaman durma demektir.
Dolayisiyla lemem szcg, bir kisinin bir isi yapmamakla birlikte yapacak noktaya
kadar gelmesini ve yaparsa da az bir sey yapmasini ifade eder.
Szcgn konumuzla ilgili olarak tasidigi anlam, Allah'in yasakladigini yapmaya
yaklasmak, gnah islere yakin olmak ama yapmamak veya yapip hemen geri dnmektir. Bu
szcgn kapsamina giren davranislar; kebair ve fevahis derecesinde olmayan ve
zellikle de kisinin kendine ynelik isledigi kusurlardir. Rabbimiz bu tr kusurlardan baska
kusur islemeyenleri gzel davranip gzel dsnenler olarak nitelemis ve onlardan vgyle
bahsetmistir.
32. ayette ayrica Rabbimizin bagislamasinin genis oldugu vurgulanmaktadir. Dikkat
ekici noktalardan biri de mminlere ve onlarin kusurlarina ilk kez bu ayetler ile deginilmis
olmasidir. Bu ayetlerde z olarak verilen mesajlar, ilerideki surelerde daha da
detaylandirilacaktir. Ancak biz burada sadece bir ka ayeti rnek vermekle yetiniyoruz:

53
De ki: Ey nefislerine karsi siniri asmis olan kullar! Allah'in rahmetinden mit kesmeyin.
Sphesiz Allah, gnahlari tmden bagislar. Sphesiz O, ok bagislayicidir, ok merhamet edicidir.
(Zmer/ 53)



82
(Lisanl Arab, l m m mad. )

245
16
Sizlerden cinsel sapiklik eden iki er kisi, hemen her ikisine de eziyet edin. Eger tevbe ederler
de dzeltirlerse artik onlardan mesafeli durun. Sphesiz Allah, tevbeleri oka kabul eden, ok tevbe
Iirsati verendir, ok merhamet edendir.
17
Allah'in zerine aldigi tevbe, ancak cehalet nedeniyle ktlk yapanlarin, sonra hemencecik
tevbe edenlerinkidir. Iste bunlar, Allah'in tevbelerini kabul ettikleridir. Allah, en iyi bilendir, en iyi
hkm koyandir.
18
Ve tevbe, ktlkleri yapip edip de onlardan birine lm atinca: Ben, simdi gerekten
tevbe ettim diyenler ve de kfirler; Allah'in ilhligini ve rabligini bilerek reddeden birileri olarak
lenler iin degildir. Iste bunlar, Bizim, kendileri iin aci bir azap hazirladiklarimizdir.
(Nisa/ 16-18)


31
Eger siz, yasaklandiginiz seylerin byklerinden sakinirsaniz, ktlklerinizi sizden rteriz.
Ve sizi saygin giris yerine girdiririz.
(Nisa/ 31)

48
Sphesiz Allah, Kendisine ortak kabul edilmesini asla bagislamaz. Bunun altindaki gnahlari
diledigi kimseler iin bagislar. Kim Allah'a ortak tanirsa, sphesiz pek byk bir gnah islemis olur.
(Nis/ 48)

116
Hi sphesiz, Allah, Kendisine ortak kabul edenleri bagislamaz. Bunun asagisinda kalanlari
ise, onlardan diledigini bagislar. Kim, Allah'a ortak kabul ederse elbette o uzak bir sapiklikla sapmistir.
(Nisa/ 116)

133-135
Ve Rabbinizden bagislanmaya, bollukta ve darlikta Allah yolunda harcama yapan,
fkelerini yutan, i