You are on page 1of 101

Peygamberimizin rnek Ahlak

Takdim En yce ahlka sahip olduunda; yzyllar boyunca, dost ve dman, herkesin zerinde birletii tek bir insan vardr: Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhissalt Vesselam. Zaten o, yeryznde bulunu maksadn, "gzel ahlk tamamlamak" olarak ifade ediyordu. Onu en son elisi olarak insanla gnderen Yce Allah da, Peygamberimizde bizim iin "en gzel" rnein bulunduunu haber veriyor. Eitimde gzel rneklerin ne kadar nemli olduunu hepimiz biliyoruz. Bykler kendi yaaylarnda ne kadar iyi rnek olurlarsa, kklerin iyiye ve gzele ynelmesi o kadar kolay ve rahat olur. Gzel rnek olmak ve gzel rnekleri tantmak, genlie yaplabilecek en byk hizmetlerden biridir. ocuklarmzn ve genlerimizin rnek alabilecekleri en mkemmel insan

Peygamberimizdir. Peygamberimizin ahlkn rahatlkla kendimize rnek alabiliriz, taklit edebilir, ahlkmz gzelletirebiliriz. Peygamberimizin ahlkn ne kadar renirsek hayatta o kadar baanl olur ve mkemmele ulaabiliriz.

te, Peygamberimizin rnek Ahlk, Mehmet PAKSU

Ahlakta Mkemmel rnek


Baz gzel hasletler vardr ki, her insan onlara sahip olmak, onlar kendi haytnda yaamak ister: Sabr, kanaat, cmertlik, tevazu, fedakrlk, cesaret gibi . nk bunlar ve benzeri gzel vasflar, insana gerekten "insan" olma zellii kazandrr. "Gzel ahlk" ad altnda toplanan bu gzel vasflar "rnek insan" olarak en mkemmel ekilde yaayan insan, Peygamber Efendimizdir (a.s.m). Onun ahlk o kadar ycedir ki, Cenab- Hak, ona hitap ederek yle buyurur: "Hi phesiz senin iin bitmez tkenmez bir mkfat vardr. Ve hi phesiz sen pek byk bir ahlk zerindesin." (Kalem Sresi, 3-4) Yine Kur'n'da Peygamberimiz iin "Allah'n Resulnde sizin iin gzel bir rnek vardr" (Ahzb Sresi, 21) buyurularak, m'minlerin, haytlarnn btn safhalarnda onu rnek almalar tavsiye ve emredilir. nk onun ahlk bizler iin en gzel rnek, onun yaay, halleri, szleri ve hareketleri en mkemmel modeldir.

Peygamberimiz de, "Ben ancak gzel ahlk tamamlamak iin gnderildim" buyurur ve bu zelliini, dnyadaki greviyle balantl olarak dikkat ekip bizlere anlatmaktadr. Onun ahlk, Allah'n vd ve Kur'n'n rettii temiz ahlktr. Yce Allah, slm insanln imdadna gnderip Kur'n' indirirken, lah prensiplerin uygulamaya geiini hayatyla gsterecek bir insan olarak Peygamberimizi semitir. Kur'n'da anlatlan gzelliklerin tamamn Peygamberimizin ahsnda grmek mmkndr. Sahablerin, Peygamberimizin ahlk hakknda bilgi almak istemeleri zerine, Efendimizin hanm Hz. ie u cevab vermiti: "Siz Kur'n' okumuyor musunuz? Onun ahlk Kur'n'd." Peygamberimizin haytnda ve ahlknda, her meslek ve seviyeden insan, rnek alacak ynler bulabilir. nsan olarak onun haytndan alaca saysz fazilet ve gzellik yannda, kendi mesleini ve toplumdaki yerini ilgilendirecek yzlerce dersi de alabilir. nk Peygamberimizin hayt her ynyle hepimize rnektir. Mesel, zengin bir insan, hicretten birka sene sonra btn Arabistan'a hakim olup ok byk servetlere sahip olan ve hepsini ihtiya sahiplerine datan Peygamberimizi kendisine rnek alabilir. Sahipsiz, aresiz ve kimsesiz insanlar; Mekke hayt boyunca akla hayle gelmeyen ikence ve basklara maruz kalp, stelik btn yaknlar tarafndan yalnz braklan, ama hibir biimde dvasndan ve inancndan taviz vermeyen bir Peygamberi kendine rehber alabilir. Bir renci; Allah tarafndan Kur'n yetlerini vahiy yoluyla indiren Hz. Cebrail karsnda oturup Kur'n' renen Peygamberimizi haytna rnek alabilir. Baarl bir kumandan; Bedir ve Huneyn Savalarnda dman malp edip, az saydaki mcahitleriyle beraber ok saydaki dman karsnda byk zaferler kazanan; Mekke'nin fethi srasnda muhteem ordusuyla ehre girerken, mtevaz halinden, bam devesinin semerine eecek kadar engin gnll ve vakar sahibi bir Peygambere balanabilir. iftlik sahibi bir insan; fetihlerin hemen sonunda Hayber, Beni Nadir ve Fedek topraklarna sahip olduktan sonra o araziyi slah edip, en iyi ekilde rn alacak kimseleri i bana

getiren, bir avu topra olmayan Sahablerine araziyi paylatran zeki ve dil bir Peygamberden ders karabilir. Bir tccar; hanm Hz. Hatice'nin ticaretini ileten, ticarette alp satarken doruluktan ve drstlkten ayrlmayan, Suriye'ye, Basra'ya giden kafilenin en ycesi olan Peygamberimizin yaayn, ticar ahlkn rehber edinebilir. Kk yata yetim kalm bir ocuk; ana rahminde alt aylkken babasn kaybeden, alt yanda annesinin lmn gren, btn hayt anasz babasz geen, fakat daha sonra insanln vnd, Allah'n en ok sevdii insan, "inci gibi bir yetim" olarak saylp sevilen Sevgili Peygamberimizi rnek alabilir. Akl banda bir gen; genlik yllar boyunca iffet, doruluk, haya, edep timsali olan, amcas Eb Talib'in koyunlarn otlatarak haytn kazanan gen Muham-med'in (a.s.m) haytn kendisine rehber edinebilir. nk onun yirmi be yama kadarki hayt boyunca ve daha sonrasnda herhangi bir irkin hareketine, bir yalanna, hilesine rastlanmamtr. Halka nasihat eden bir vaiz; mescitte Sahabesine en gzel bir dille yol gsterici hakikatleri anlatan, tavsiye ettiklerini bizzat kendi ahsnda mkemmel manada yaayan, tek bir szyle kabilelerin hidayetine vesile olan mrid Peygamberi hatrlar, onu rnek alr. Ksaca, her insan hangi artlarda bulunursa bulunsun, hangi meslek ve sanatta alrsa alsn, sabah-akam, gece-gndz, her zaman ve her yerde Sevgili Peygamberimizi kendisi iin gzel bir rnek olarak alabilir. yle bir rehber ki, ona uyduumuz zaman haytmzn karanlklar kaybolup, onun nuru sayesinde yolumuz aydnlanr, ilerimiz yoluna girer, haytmza bir dzen ve disiplin gelir. Peygamberimizin hayt, insanlarn megul olduu ve karlatklar her ihtiyaca cevap verebilecek gzel ahlkn btn kurallaryla sslenmi nurlu bir zincir gibidir. Onun gzel ahlk, o nuru arayanlarn nne nur serper. Onun hidayeti doru yolu arayanlara bir klavuz olur. Onun takdim ettii ifal su, ssz ve kavurucu gaflet llerinde bocalayan akn ruhlara bir b- hayt yerine geer. Ondan gelen k huzmeleri isyan ve gnah bataklnda rpnan zavall insanlarn kurtulua ermelerine ve sahile kmalarna yardmc olacak bir deniz feneri hkmne geer.

PEYGAMBERMZN AHLAK ZELLKLER


Peygamberimizin ahlknn en nemli zellii, Allah vergisi oluudur. O btn gzel vasflar, alp, emek verip, bir aba sonucu kazanm deildir. Onun ahlk Allah tarafndan ihsan edilmi, ikram edilmitir. Yce Allah onu insanlarn rnek alaca kusursuz, eksiksiz ve sekin bir ekilde yaratmtr. O dnyaya gzn ap kapayncaya kadar hep ayn huy ve ahlk zerinde yaamtr. Ondaki gzel vasflar yaratlnda mevcuttu. Onu eiten, edep ve ahlkn en stn zellikleriyle ssleyen Yce Rabbidir. te bundan dolay, onu kendisine rnek kabul eden insan, onu ne kadar taklit edebilirse, o kadar istifadesi fazla olur, o nurdan ald feyiz, o nisbette oalr. Peygamberimizin ahlknn en belirgin zelliklerinden birisi de, insan yaratlnda var olan birbirine zt ve ters huylar en mkemmel ekilde badatrp, btn duygularn ideal noktasn bulmasdr. Hibir ekilde arla kamadan, orta yola, doruya ulamasdr. Peygamberimiz, herkesin arzu edip de bir trl ulaamad en stn deerleri ve olgunluu mkemmel bir ekilde hayt boyunca mmetine gstermi, btn insanln gzleri nne sermitir. Baz anlar olmu, en cesur bir fedai olarak, dmann kat kat stnlne hi aldrmadan, binlerce dmana tek bana meydan okumutur. Ama bu halinde bile yumuak kalpliliini, merhametini geri brakmamtr. Mesel bir sava sonras, ldrlm olarak grd dman ocuklarna o kadar acmt ki, dman da olsa ocuklarn ldrlmemesi gerektiini, nk onlarn susuz ve Cennetlik olduklarn haber vermiti. O, btn insanln kurtuluu ve slmn dnyaya yaylmas gibi yce bir gaye iin zihnini yorarken; bu arada binleri bulan ve Arabistan'n her tarafna dal budak salan mmetinin halini ve ilerini dnrken; evresinde bulunan yoksul ve fakir Mslmanlar hibir zaman unutmam; kendi oluk ocuunu, onlarn eitim ve ihtiyalarn da ihmal etmemitir.

Birincisini byk grrken, brn kmsememitir. Bu kadar ar ve sorumluluk isteyen bir grev zerinde bulunduu halde, o yine kendisini Rabbine vermi, gnn byk bir ksmn ibadet ve zikirle geirmitir. Kalbi her an Allah'a baldr. Bu haliyle dnya ile ilikisini kesmi gibi grnse de, yine o dnyann iindedir. Btn ilerinde Allah'n rzasn gzetmitir. Peygamber Efendimiz, dva arkadalarn gz gibi korumu, onlara ana-babalarndan grmedikleri efkat ve yaknl gstermi, kendi ahsna yaplan ktl affetmi, intikam almay dnmemitir. Kendisini ldrmek iin tuzak kuranlar yakaladnda serbest brakm, ama Allah dmanlarn asla balamam, onlarn yakasn brakmamtr. i bozuk, dtan Mslman gibi grnen mnafklarn kalbine devaml Cehennem korkusunu vermi, hiretteki ac hallerini hatrlatmtr. slm topraklar, gneyde Yemen'e kuzeyde ran ve Suriye snrna dayand srada Peygamberimiz, Araplarn sultan, Arabistan'n hakimi idi. Sava sonras dmann brakp gittii mallar ve ganimetler mescidin iini doldururken, en kymetli mallar Mslmanlarn eline getii halde, yine o kuru bir hasr zerinde yatacak kadar engin ruhlu; ii ot dolu bir yasta yaslanacak kadar mtevaz; her trl imkn mevcutken, alk sknts ekecek kadar kanaatkar ve tok gnll idi. Hz. mer'in "Bizans kral ve ran ah dnya nimetleri iinde yzerken, Resulullah kuru hasr stnde yayor" diyerek alamas zerine, Sahabsinin gnln ho tutan yce Peygamberimiz: "Y mer, varsn, Kisra ve Kayser dnya nimetlerinden zevklerini alsnlar, keyif srsnler. hiret nimeti bize yeter" diyerek tevekkl ve rzasn dile getiriyordu. Peygamberimizin ahlk bir meleke halindeydi, z olarak mevcuttu. Gne nasl k saar, iekler nasl rengi ve kokusuyla ortal Cennete evirip burcu burcu kokular saarsa; aalar nasl trl trl meyveler verir, yaratllarnda var olanlar ortaya karrsa; Resul-i Ekrem Efendimizin ahlk hayt da o ekilde normal bir seyir iinde cereyan ediyordu. yle ki, her gren, Peygamberimizin o faziletle birlikte yaratld kanaatine varrd. Hi kimse ondan o fazilete aykr bir eyin grleceine inanmazd. O her zaman muhtalara yardm eder; zayflar korur; tatl szl, gler yzl bulunur; izzet ve vakarn muhafaza eder; tevazu

ve hogrsn hi kimseden esirgemezdi. Gne nasl ki, Allah'a inanann da, inanmayann da zerine doarsa, Peygamberimizin dnyay kaplayan efkati de kk-byk, genihtiyar, mslim-gayr-i mslim herkese ayn ekilde yaylrd.

AHLAK SAHASINDA BYK NKILAP


Ahlk alannda en byk inklp ve deiiklii, Peygamber Efendimiz yapmtr. Cahiliye Araplar inan ve detlerine ylesine bal, kr krne ylesine tutulmulard ki, yzyllardr yapageldikleri alkanlklardan onlar hibir kuvvetin ayrmas mmkn deildi. Vahet, dehet ve zulmde o kadar ileri gitmilerdi ki, vahi hayvanlara dahi yaplmas ho grlmeyen ikence ve eziyetleri gz krpmadan savunmasz ve mazlum insanlara yapyorlard. Merhamet, efkat ve acma hisleri tamamen krelmi, z kzlarn canl canl topraa gmecek derecede canavar kesilmilerdi. Fuhun, ikencenin, her trl rezilliklerin hi ekinmeden yapld bir karanlk devir yaanyordu. Gl ve varlkl kimseler zayflar eziyor, kadnlar bir mal gibi alnp satlyor, faiz ve tefecilik btn eitleriyle kol geziyor, iki su gibi iiliyordu. Adalet, insaf, vefa, iffet gibi duygular unutulmutu. Kendi uydurduklar manasz eylere ve hurafelere yle balanmlard ki, onlar alkanlklarndan vazgeirecek, insanln tadn tattracak lah bir gten, bir Peygamber inklbndan bakas dzeltemezdi. te Peygamberimiz birka sene gibi ksa bir zamanda o geni yarmadada vahi, detlerine bal ve inat kavimleri, kt ahlk ve vahi alkanlklarndan kurtarp, onlar kknden kazyp temizledi, yerlerine gzel ahlk esaslarn yerletirdi. Onlar btn dnyaya rehber ve medeni milletlere nc birer ahsiyet haline getirdi. Daha Hicr birinci asrda yeryzne yaylan Sahabler ve iman erleri insanla gerek medeniyeti, fazilet ve ahlk dzenini rettiler. Fazilete dayal madd kalknma ve medeni

ykseli bu vesileyle gerekleti. Resul-i Ekrem Efendimizin rettii ahlk sayesinde yz milyonlarca insan maneviyat iklimlerinde ykselerek hem dnya, hem de hiret mutluluuna erdiler. Pekok muhta insann imdadna koarak hidayetlerine ve saadetlerine vesile oldular.

PEYGAMBERMZN GENL
Peygamberimizin ocukluu ve genlii temiz ve iffetli bir ekilde gemiti. Peygamberlikten sonra nasl bir ahlka sahipse, krk yandan nceki hayt da yle temiz ve nezihti. Halbuki genlik yllarn geirdii Mekke ehri, o zamanlar o kadar karkt ki, Mekkeliler arasnda yaayp da cahiliye irkinliklerine bulamamak deta mmkn deildi. slm ncesi Cahiliye dneminde dolandrclk, hile, aldatma, hak yeme, verdii szde durmama, hyanet eksik olmuyor, ok basit bir i gibi grlyordu. Peygamberimiz bu dikenli ve tehlikeli yollardan hi yara almadan aln ak, yz pak olarak kurtuldu. Bakalarna bulaan kt hallerden btnyle uzak kald. nk Cenab- Hak onu Cahiliye devrinin her trl mundarlklarndan, irkinliklerinden nefret duyacak bir kabiliyette yaratmt. Peygamberimizin genlii, amcas Eb Talib'in yannda ve onun himayesi altnda geti. Eb Talib yeeni iin o zaman pek revata olan ticareti, meslek olarak semiti. Zaten kendisi de mehur bir tccard. Peygamberimiz amcas ile birlikte ticar seyahatler yaparak tecrbesini arttrd. Doruluu, al veriindeki adaleti ve hakkaniyeti ksa zamanda evresinde duyuldu ve mehur oldu. O zamanlar Arabistan'da doru ve gvenilir kimselere sermaye verilir, ticaret yaplarak kr paylatrlrd. Peygamberimize de buna benzer iler verilmi, o da en doru bir ekilde iini baarmt. Verdii szde durmak ticar haytta en ok aranan bir vasft. Peygamberimiz, peygamberlikten nce de ahde vefal ve gven duyulan, itimat edilen bir insan olarak tannmt. Kendisi bu alanda rnek bir ahsiyet olarak biliniyordu. Abdullah bin Ebi'l-Hamsa, Peygamberimizle olan ticar bir hatrasn yle anlatmaktadr:

"Peygamberliinden nce Resulullah Aleyhisselmla birlikte bir al verite bulunmutuk. Bu al veriten kendisine biraz vereceim kalmt. Onu, 'Bulunacan falan yere getireceim' diye sz vermitim. Fakat verdiim bu sz iki gn unuttum. nc gn hatrlayp sabahleyin gittiim zaman onu yerinde buldum. Bana, 'Delikanl, sen beni skntda braktn. Ben urackta gndr seni bekliyorum' buyurdu." Peygamberimiz ticar ilerinde hesabn doru tutar, hakszlk etmezdi. Peygamberliinden nce kendisiyle al veri yapmaktan ok memnun kalrlard. Bir gn Sab adnda bir zt Peygamberimizin huzuruna gelerek Mslman oldu. Sab, Araplar arasnda tannm birisiydi. Sahabler, Resul-i Ekremin yannda onu vmeye baladlar. Bunun zerine Peygamberimiz, "Sab'i methetmeyin, onu ben hepinizden iyi tanrm" buyurunca, Sab de, "Sana canm feda, seninle ticar arkadalk etmitik. Hak hususunda hatr gnl tanmaz, zerre kadar riyakrlk gstermezdin" diye Peygamberimize olan hayranln ifade etti. Peygamberimize peygamberlik vazifesi verilince Mekkeliler ona kar tavrlarn deitirdiler. Ona inanmaya yanamadlar. Aleyhinde konumaya, insanlara kt gstermeye baladlar. Daha nce irkin bir halini grmedikleri iin sadece "air, bylenmi" gibi ifadeler kullanarak amur atmaya altlar. Zaten ona kt bir ey isnad edemezlerdi ki . nk snk ahsiyetli, tannmayan, bilinmeyen bir insan deildi. Araplar onu ok iyi tanyorlard. Mekke'de domu, aralarnda bym, gzlerinin nnde yetimiti. Bunun iin onu yakndan tanyorlar, ocukluunu, genliini ok iyi biliyorlard. Krk senelik hayt, aralarnda gemiti. Bu arada Peygamberimiz iman etmeleri iin onlara davette bulunurken, Kur'n diliyle onlara peygamberlikten nceki haytn hatrlatyor, imana gelmeleri iin ikaz ediyor, yle diyordu: "Bundan nce aranzda yllarca bulundum, bunu dnmez misiniz?" (Yunus Sresi, 16.) Peygamberimizin genlik yllarn siyer yazarlar bni Sa'd ile bni shak yle anlatyorlar: "Resulullah Aleyhisselm genlik dnemine girinceye kadar mertlik ve insanlk bakmndan iinde bulunduu toplumun en stn, ahlka en gzeli, soy sopa en ereflisi, komuluk haklarn en iyi gzeteni, yumuak huylu oluuyla en by, doru szllkte en ycesi, ktlkten ve insanlar alaltan huylardan uzak duruta en nde olanyd. Yce Allah onda

btn iyi haslet ve meziyetleri toplamt. Bunun iin o, kavmi arasnda 'el-Emin (gvenilir insan)' unvanyla anlrd." Ne gariptir ki, Mekke mrikleri Peygamberimize inanmadklar, onu ldrmek iin plnlar kurduklar srada bile mallarn emanet olarak onun yannda brakyorlard. Nitekim, hicretinden bir gn nce topladklar genlere, Peygamberimizi ldrmek iin grev verdiklerinde, Peygamberimiz evine Hz. Ali'yi brakarak yola kmt. O srada mriklerin bazlarnn mal Peygamberimizin yannda emanet olarak bulunuyordu. Peygamberimiz yola kmadan nce Hz. Ali'ye, sabahleyin emanetleri sahiplerine vermesini tenbih ediyordu. Dostun da, dmann da gvendii, emniyet ettii, takdir ettii tek insan; hi phesiz, Resuli Ekrem Efendimizdi.

YAKINLARININ DLNDEN PEYGAMBERMZN AHLKI


Peygamberimiz hibir halini insanlardan gizlememi ve saklamamtr. nk, onun her hali Sahabler iin bir rnek oluturuyordu. Bunun iin Sahabler, Peygamberimizin her halini, her hareketini ve szn takip ediyor, renerek zaptetmeye alyorlard. Bilemedikleri veya tereddt ettikleri hususlar da bizzat sorarak reniyorlard. Bundan dolay, Peygamberimizin btn hayt safhalar Sahablerce bilinmekteydi. Gnmz Mslman her hususta, en mahrem konulardan, toplumu, devleti ve btn dnyay ilgilendiren meselelere kadar Peygamberimizden bir rnek bulabilir, yol gsteren bir numune, aydnlatc bir k grebilir. Peygamberimizin gzel ahlkn, insanlarla olan ilikilerini, onun en yaknlarndan ve kendisini bir glge gibi takip eden Sahablerinden renmekteyiz. Peygamberimizi en iyi tanyan ve bilenler; hanmlar, hizmetinde bulunan kimseler ve yakn arkadalardr. Mesel, on be yl peygamberlikten nce olmak zere yirmi be yl Peygamberimizle birlikte geen onun vefakr ve fedakr hanm Hz. Hatice'den, zet olarak

Peygamberimizin ahsiyet ve karakterini renmekteyiz. Hazret-i Hatice, Peygamberimize ilk olarak vahiy gelir gelmez hi tereddt etmeden inanm, Peygamberimizin zerindeki tela grnce de teskin etmi, merak ve endiesini gidermiti. Hz. Hatice, Peygamberimizi yle teselli ediyordu: "Allah, seni kat'iyyen utandrmaz. nk sen akrabalarna iyi davranr, aresizlerin yardmna koar, yoksulu himaye eder, mazlumun elinden tutar, misafirlere ikram eder, hak yolunda musibete urayanlar gzetir bir insansn." Dokuz sene Peygamberimizle birlikte hayt geiren Hz. ie, Hz. Hatice'den sonra Peygamberimizin en ok sevdii hanmyd. Peygamberimizin aile haytn ve ahsi zelliklerinin pek ounu Hz. ie'den reniyoruz. Hz. ie ise, Peygamberimizin ahlkn yle anlatyor: "Resulullahn (a.s.m) ahlk Kur'n'd. Resulullah, ahs iin hibir zaman kin tutmaz ve intikam almazd. Bir eye kzarsa, ona, Kur'n kzd iin kzard. Bir eyi beenirse, Kur'n onu beendii iin beenirdi. "Resulullah iki eyden birisini tercih edecek olsa, muhakkak onlarn en kolay olann seerdi. ayet o kolay olan ey gnah bir ey ise, Resulullah ondan da insanlarn en uzak duran olurdu. "Ne kt sz syler, ne de kimseye ktlk etmek isterdi. Resulullah konuurken szleri birbirine ulamaz, uzatmazd. Sz ayra ayra syler, dinleyenlerin gnllerine sindirirdi. Bir ey anlatrken de kelimeleri tane tane sylerdi. O kadar ki, isteyen onlar sayabilir, ezberleyebilirdi." Kk yatan itibaren Peygamberimizin terbiyesi altnda bulunan, peygamberliinden sonra da her zaman ve her an onunla birlikte bulunan ve mbarek neslinin dev----- vesile olan Hz. Ali ise Sevgili Peygamberimizin ahlk gzelliklerini yle sralyor: "Peygamber Efendimiz her zaman gler yzl, yumuak huylu ve engin gnll idi. Asla ask suratl, kat kalpli, kavgac, arlatan, kusur bulucu, dalkavuk ve kskan deildi. "Holanmad eyleri grmezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayl krklna uratmaz ve onlar isteklerinden btnyle mahrum etmezdi. " eyden titizlikle uzak dururlard: Az kavgas, boboazlk ve faydasz eyler. u husustan da titizlikle saknrlard: Hi kimseyi ktlemezler, knamazlar ve hi kimsenin ayb

ve gizli yanlarn renmeye almazlard. "Sadece faydal olacaklarn mit ettikleri konularda konuurlard. Peygamberimiz konuurken meclisinde bulunan dinleyiciler, balarnn zerine ku konmuasna hi kmldamadan kulak kesilirlerdi. Kendileri susunca da, konuma ihtiyac duyanlar sz alrlard. "Sahabler Peygamberimizin huzurunda konuurlarken asla az dalanda bulunmazlard. lerinden birisi Peygamberimizin huzurunda konuurken o szn bitirinceye kadar hepsi de can kulayla konuulan dinlerlerdi. Peygamber Efendimizin katnda onlarn hepsinin sz, ilk nce konuann sz gibi ilgi grrd. "Sahablerinin gldklerine kendileri de gler, onlarn hayret ettikleri eylere kendileri de hayretlerini ifade ederlerdi. "Huzurlarna gelen gariplerin kaba saba konumalar ile yerli yersiz sorularnn yol at tatszlklara sabrederlerdi. Sahabler ise onlarn gelip soru sormalarn ok isterlerdi. "Peygamber Efendimiz, 'htiyacnn giderilmesini isteyen birisiyle karlatnz zaman ona yardmc olunuz' buyururlard. "Peygamberimiz ancak yaplan iyilie denk den ve fazla dalkavuklua kamayan vgleri kabul eder, haddi amad srece hi kimsenin szn kesmezdi. ayet huzurlarnda haddi aacak ekilde konuulursa o zaman ya konuan susturmak, ya da meclisten kalkp gitmekle ona engel olurlard." Hz. Hatice'nin ilk kocasndan olan olu Hind bin Ebi Hale-ki bu zat ayn zamanda Peygamberimizin vey oludurHz. Hasan'n istei zerine Peygamberimizin stn vasflarm ylece dile getirmektedir: "Resulullah daima dnceli idi. Onun susmas konumasndan uzun srerdi. Lzumsuz yere hi konumazd. Konumaya balarken de, sz bitirirken de, Allah'n adn anard. Szleri hak ve doru olup, birok manalar veciz bir ekilde az szle ifade ederdi. Konuurken ne fazla, ne de eksik sz kullanrd. Hi kimsenin gnln krmaz, kimseyi hor grmezdi. En ufak bir nimete bile sayg gsterir, hibir nimeti basit grmezdi. Bir nimeti ne houna gittii iin ver, ne de holanmad iin yererdi. "Dnya ileri iin kzmazd. Fakat bir hak inendii zaman yle bir kzard ki, o hak yerini buluncaya kadar fke ve gazabn hibir ey, hibir kimse nleyemezdi. Buna karlk, Resulullah, kendi ahslarna ait bir mesele hakknda kimseye kzmaz ve intikam almay

dnmez, aksine hilim ve kerem sahibi olarak, ktlk edene iyilikle mukabele ederdi. "Kzd zaman hemen kzgnlktan vazgeer ve kzdm belli etmezdi. Neelendii, ferahland zaman gzlerini yumard. En fazla glmesi tebessmd. Glmserken de mbarek dileri parlak inci taneleri gibi grnrd." Yine dokuz yl kadar hizmetinde bulunan Hz. Enes bin Malik de Peygamberimizin bir gzelliini yle aklamaktadr: "Resulullah, insanlarn en ltuflu olan idi. Souk bir gnn sabahnda bile bir klenin, bir cariyenin, bir ocuun getirdii su ile abdest alr, onlar geri evirmezdi. Kendisinden bir ey soran can kulayla dinler, soru soran ayrlp gitmedike Resulullah onu terk etmezdi. "Birisi Resulullahn elini musafaha etmek iin tutsa, tutan kimse Peygamberimizin elini brakmadka Resulullah onun elini brakmazd." Peygamberimizin vahiy katibi Zeyd bin Sabit'in yanna birka zat gelerek, "Ey Zeyd, Peygamberin (a.s.m) hal, hareket ve szlerinden bize haber verir misiniz?" diye sordular. Zeyd bin Sabit de yle anlatmaya balad: "O Yce Resulden size ne haber vereyim? Siz eer onun btn hal, tavr ve szlerinden sual ederseniz, o yle bir denizdir ki, sahili yoktur. Fakat baz hallerinden size bahsedeyim: "Ben Resul-i Ekremin komusu idim. Kendisine bir vahiy geldii zaman bana birisini gnderirdi. Ben de huzuruna gider, indirilen vahyi yazardm. Biz huzurlarnda dnya ilerinden bahsetsek, kendisi de bizimle beraber dnya ilerinden bahsederdi. Biz hiret ilerinden bahsetsek, bizimle beraber hiretle alkal meselelerden konuurdu. Biz yemee dair konumaya balasak, bizimle beraber yemek hususundaki bu szlere katlrd." te btn bunlar, Peygamberimizin (a.s.m) en yaknlar olan ahsiyetlerin onun hakkndaki dnceleri, mahedeleridir. Peygamberimizin her hareketine ve davranna dikkat ederek onu rehber almaya alan mmtaz zatlarn kalp ve gnllerinden doan ehadetleridir.

PEYGAMBERMZN TEVAZUU

Engin gnll olmak, hakka boyun eip kabul etmek gibi manalara gelen tevazuun en makbul olan, yaltaklanmadan ve zillete dmeden, ll ve itidalli bir ekilde bulunmaktr. Kibir ve gururun zdd olan tevazu ancak bu iki kt huyun yenilmesi sayesinde kazanlr. Herkesi kendi nefsinden stn grmek, d grnne bakarak kimseyi kmsememek, fazla lkse ve gsterie varmadan kolay ve basit bir yaay benimseyip devam ettirmek, yapt almadan, grd hizmetten dolay insanlarn iltifatn beklememek, tevazuun belli bal kaidelerinden birkadr. Sevgili Peygamberimiz (a.s.m) tevazuun her eidini ve en idealini haytnda gstermitir. Kimsenin yapamad ve istese de ulaamayaca bir ekilde, tevazu ve alakgnllln en makbuln yaamtr. Yaratlmlarn en stn, makam ve mertebece en ycesi olduu, Kur'n- Kerimde Rabbi tarafndan eitli defalar vld halde, hibir ekilde insanlar arasnda Peygamberlik imtiyazn kullanmam ve kendisini onlardan stn gstermeye almamtr. Bu stn ahlk vasfn kendi aile fertleri arasnda gsterdii gibi, Sahableri iinde ve henz slmiyeti kabul etmemi kimselere kar da belli etmekten asla ekinmemitir. Bylece pekok insann hidayetine vesile olmutur. Cenab- Hak kendisini kral bir peygamber olmakla, kul bir peygamber olmak arasnda serbest braktnda o, "kul bir peygamber" olmay tercih edip kabul etmitir. Bunun zerine srafil Aleyhisselm Peygamberimize, "phesiz, Allah, tevazu gsterdiin iin o hasleti de sana vermitir. Kyamet gnnde insanlarn efendisisin. Yeryz yarlp kabrinden kacak ve ilk efaat edecek olan da sensin" demitir. Bundan sonra Peygamberimiz uzanarak yemek yemedi. Ve "Bir kle nasl yemek yerse ben de yle yemek yerim. Kle nasl oturuyorsa ben de o biimde otururum" diyordu. Bir defasnda asasna dayanarak Sahablerin yanna geldi. Resulullahn geldiini gren Sahabler hemen ayaa kalktlar. Bu hareketlerini tasvip etmeyen Peygamber Efendimiz onlar ikaz etti: "Acemlerin (dier milletlerin) birbirlerini ta'zim ederek ayaa kalktklar gibi, siz de benim iin ayaa kalkmayn. nk ben kulun yedii gibi yiyen, kulun oturduu gibi oturan bir kulum."

Peygamberimiz ok defa elini pmek isteyenleri ve kendisine ar derecede hrmette bulunanlar da ho karlamazd. Bir al verii esnasnda Hz. Eb Hreyre (r.a.) de yanndayd. Eb Hreyre'nin (r.a.) anlattna gre, Peygamberimiz mal sahibine ald elbisenin deerinden fazla bir fiyat der. Daha sonra satc hemen Peygamberimizin eline sarlarak pmek ister. Peygamberimiz elini ekerek u ihtarda bulunur: "Bu senin yaptn Acemler krallarna yaparlar. Ben kral deilim. Ben sadece iinizden biriyim," Eb Hreyre anlatmaya devam ediyor "Sonra elbiseleri ald. Ben tamak istedim. Fakat bana yle hitapta bulundu: 'Kii, kendi eyasn tamaya daha lyktr. Ancak tayamazsa Mslman kardei ona yardm eder." Peygamberimiz kendi iini kendisi yapard. nsanlarn kendisine hizmet etmelerini istemezdi. mir bin Rebia anlatyor: "Peygamber Efendimiz ile birlikte camiye gidiyordum. Yolda Peygamberimizin ayakkabsnn ba zld. Ben hemen eilip balamak istedim. Fakat Peygamberimiz ayan nmden ekti ve yle buyurdu: "Bu hareketin, bakasna hizmet grdrmek demektir. Ben bakasna hizmet grdrmeyi sevmem." Peygamberimizin bu konudaki bir baka rnek davrann Abdullah bin Abbas anlatyor: "Peygamber Efendimiz, ne suyunun hazrlanmasn, ne de herhangi bir fakire sadaka vermeyi bakasna brakmazd. Abdest suyunu kendisi bizzat hazrlar ve bir fakire sadaka vermek istedii zaman bizzat kendi elleriyle verirlerdi." Abdullah bin Cbeyr'in anlattna gre, bir gn Peygamberimiz Ashabyla birlikte yryerek bir yere gidiyorlard. Hava ok scak olduundan, Ashabdan birisi, elbisesini Peygamberimizin bann zerine kaldrarak glgelemek istedi. Bunu gren Peygamberimiz, "Bundan vazge. Ben ancak bir insanm" buyurdu ve elbiseyi alp indirdi. Peygamberimiz kendisini grenlerin bir kral zannyla ekinip titremelerini uygun bulmaz, onlar teskin ederek rahatlatrd.

Bir gn bir zat Peygamberimizin huzuruna gelince, peygamberlik heybetinden titremeye balad. Bu Sahabsinin halini gren Peygamberimiz, "Kendine gel, ben bir hkmdar deilim. Ben ancak Kurey kabilesinden kurumu tuzlu ekmek yiyen bir kadnn oluyum" buyurdu. Gerekten de Peygamberimizi ilk defa gren, heyecanlanrd. Fakat daha sonra ondaki efkati, yzndeki tebessm grnce rahatlar, grp konuunca iindeki korku sevgiye dnrd. Sosyal durumu ne olursa olsun; ister zengin ister fakir, ister dul bir kadn veya bir hizmeti olsun, hangi halde bulunursa bulunsun, Peygamberimiz herkese eit davranr, basit yaayndan, fakir ve hizmeti oluundan dolay kimseyi aa grmezdi. Onlarn da dierleri gibi ihtiyalarn grr, hi gurura kaplmazd. Peygamberimizdeki stn tevazuu grdkten sonra Mslman olan Adiy bin Hatim, Peygamberimizle olan ilk anlarn yle anlatmaktadr: "Peygamber Aleyhisselmn yannda akraba, kadn ve ocuklarnn bulunduunu grdm zaman, anladm ki, onda ne Kisra'nn (ran hkmdar), ne de Kayser'in (Bizans kral) saltanat var. "Resulullah benimle birlikte evine giderken yolda zayf ve yal bir kadna rastlad. Kadnn yannda da kk bir ocuk bulunuyordu. Kadn onu karlad ve durdurdu. O da durup bekledi. "Bizim senden bir isteimiz var' dediler. Resulullah onlarn ihtiyalarn uzun uzun konutu. Kendileriyle birlikte gidip, ilerini grdkten sonra geldi. "imden kendi kendime, 'Vallahi, bu zat hkmdar deildir' dedim. Sonra beni evine gtrd. i hurma lifi dolu derinden bir minder alarak bana uzatt ve: "Buyur, buna otur' dedi. "Ben, 'Hayr, siz oturun' dedim. "O, 'Hayr, siz' diye tekrar ettiler. Oturdum. Kendisi de kuru yere oturdu." Peygamber Efendimiz herkesle ilgilenirdi. Hi kimseye stten bakmazd. yle ki ou insanlarn dnp bakmad, yz vermedii kiilerin dahi isteklerini yerine getirirdi. nk

Peygamberimizin gayesi insanlara faydal yollar gstermekti. Medine'de az bozuk, una buna atarak svp sayan, ar ve kaba lflar syleyen bir kadn vard. Bu kadn bir gn Peygamber Efendimizin yanndan geerken Resulullah bir seki zerinde oturmu halanm et yiyordu. Kadn: "u adama bakn. Bir kle gibi yere oturmu ve klelerin yemek yiyii gibi yemek yiyor" dedi. Peygamber Efendimiz: "Benden daha kle olan bir kle var m?" dedi. Kadn: "Kendisi yiyor da bana vermiyor" dedi. Peygamber Efendimiz: "Gel, sen de ye" buyurdu. Kadn: "Kendi elinle bana vermezsen yemem" dedi. Bunun zerine Peygamber Efendimiz kendi eliyle kadna verdiyse de kadn bu sefer: "Azndaki lokmay karp bana vermezsen yemem" diyerek diretti. Peygamber Efendimiz de'azndaki lokmay karp kadna uzatt. Kadn da hemen alp azna att. Kadn bu lokmay yedikten sonra ok hayl ve utanga oldu. Hi kimseye kt sz sylemedi. Medine'nin en namuslu ve iyi kadnlarndan birisi oldu. Adiy bin Hatim, cmertlikle mehur Hatim-i Tai'nin oludur. Yaknlarnn bir ksm slm ordusu tarafndan esir edilmi, kendisi de malup bir ekilde Peygamberimizin huzuruna gelmiti. Peygamberimiz onu mindere oturtuyor, kendisi de yere oturuyordu. Ayrca malup da olsa bir dman kumandanyla bulunduu bir zamanda zavall bir kadnn isteini ihmal etmiyor, onun ihtiyacn gideriyordu. Hak n-----, seviyece en basit insanlarla grt gibi, dostlaryla, dmanlaryla ve herkesle, gsteri ve merasime ihtiya duymadan gryor, konuuyordu. Bylece insanlarn ileriden beri grp alageldikleri det ve grenekleri fiilen deitiriyor, yerlerine dorusunu ve uygun olann koyuyordu. Araplarn, insandan saymayp hor grdkleri bir grup da klelerdi. Onlarla oturmaz, birlikte yrmez, beraber yemek yemezlerdi. Bu kt alkanl da Peygamberimiz bizzat ykt. Sahablerin anlattna gre, kleler arpa ekmeine bile davet etseler, Peygamberimiz davetlerine icabet eder, yemeklerini yerdi. nk onlarn kle olmalar basit grlmelerini,

horlanmalarn gerektiren bir durum deildi. Peygamberimiz, Sahableriyle birlikte bulunduu zamanlarda kendisini onlardan ayrt etmez, farkl grmezdi. Onlarla beraber hareket eder, kendisi iin ayr yer semez, aralarna oturur, yapacaklar ie itirak eder, onlara yardmc olur, katkda bulunurdu. Peygamberimizin amcas Hz. Abbas, Sahableri arasnda skk bir vaziyette bulunduunu, oturduu zamanlar gelip geenlerin kendisini rahatsz ettiini syleyip, ayr bir yerde oturmasn teklif ederek yle demiti: "Ya Resulallah, sizin iin glgesinde oturacanz bir ardak yapalm." Byle bir imtiyaz asla uygun bulmayan Peygamberimiz, "Allah'n ruhumu teslim alaca vakte kadar ben Sahablerimin keme basmalarna da, hrkam ekitirmelerine de katlanacam" buyurarak reddetti. Bir sefer srasnda Peygamberimiz Sahablerinden bir koyun kesip piirmelerini istedi. Ashabdan birisi ne kt: "Ya Resulallah, onu kesmek benim zerime olsun" dedi. Bir bakas ileri atld: "Ya Resulallah, piirmesi de benim zerime olsun" Baka bir sahab hizmete talip oldu: "Onu yzmesi de benim zerime olsun" diyerek kendi aralarnda vazife taksimi yaptlar. Peygamberimiz de, "Odun toplamak da benim zerime olsun" diyerek katlmak istedi. Sahabler buna raz olmak istemediler: "Ya Resulallah, biz sizin yapacanz ii de grmeye yeteriz. Sizin almanza ihtiya yoktur" dediler. Bunun zerine Peygamberimiz esiz tevazuunu gstererek yle buyurdu: "Sizin benim iimi de greceinizi ve kfi geleceinizi biliyorum, fakat ben size kar imtiyazl bir durumda bulunmaktan holanmam. nk Allah, kulunu Sahableri arasnda imtiyazl

durumda grmekten holanmaz." Hendek savandan nce Medine'nin etrafna hendek kazlrken btn Sahabler alyor, bir an nce bitirmeye gayret ediyorlard. Yiyecek bir ey bulamadklarndan, alklarn bastrmak iin karnlarna ta balyor, o ekilde kazma sallyorlard. En byk rnek olan Peygamberimiz de kendisini onlardan farkl grmeden eline kazmay alyor, alyor, o da alndan karnna ta balyordu. Kuba Mescidinin ve Medine'deki Mescid-i Nebevinin inaatnda da Peygamberimiz bir ii gibi alm, Sahablerle birlikte srtnda kerpi tamt. Peygamberimiz slmn btn dnyaya duyurulmasna alrken, fetih ve zafer gibi pekok nimete de mazhar olmutu. Fakat bu fetihlerden sonra fethedilen ehre ve topraklara girerken asla gurura kaplmyor, byk bir tevazu iinde yol alyordu. Hibir merasime ihtiya duymadan sade bir ekilde ehre giriyordu. Yahudilerin en byk kalesi ve yerleim blgesi olan Hayber'i fethettiinde Peygamberimiz, yular ipten olan bir merkebin zerinde olduu halde ehre girmiti. Halbuki o anda Arabistan'n en verimli topraklar eline gemi, hazineleri dolduran ganimete sahip olmutu. Yine Peygamberimiz Mekke'nin fethi zerine ehre girerken, muzaffer bir komutan olduu halde, yine hibir ekilde gurura kaplmamt. Devesinin zerinde Yce Allah'a kar ban nne o kadar emiti ki, tevazuundan sakalnn ular neredeyse devesinin semerine demekte idi. Bu halde iken syle dua ediyordu: "Allah'm, hayt ancak hiret haytdr." Veda Haccna giderken, srtnda sadece drt dirhem deerinde bir kadife paras, devesinin zerinde ise semer yerine yrtk bir ilte bulunuyordu. Bu durumda bile riyaya kaar endiesiyle yle dua ediyordu: "Allah'm, bu halimi riya ve gsteriten uzak kl." Halbuki o fakir de deildi. Koskoca ordular yenmi, birok yerler fethetmi, ok miktarda ganimetler elde etmiti. Hatta bu haccnda yz deve kurban etmiti.

Peygamberimiz kendi ailesi arasnda ve evi iinde de son derece mtevaz idi. Zaten ok sade bir hayt yaard. Zaman zaman ev ilerinde hanmlarna yardmda bulunurdu. Elbisesini yamar, ayakkablar yrtld zaman skklerini diker, kendi hizmetini kendisi grrd. Ev sprr; deveyi balar, yemler, koyunlar saar; al verii kendisi yapar ve aldklarn kendisi tard. Hizmetisiyle birlikte oturup yemek yer ve onunla beraber hamur yoururdu. Hz. ie validemiz, Hz. Hasan ve Eb Said el-Hudri, Peygamberimizin aile haytn byle anlatyorlard. "Peygamberimiz ne kilitli kaplar arkasna ekilir, ne perdeler arkasna dikilir, ne de nne tabaklarla yemek tanrd. Toprak zerine oturur, yemeini de yerde yerdi." O tevazu gsterdike ykseliyordu, yceliyordu. "Allah iin tevazu gsteren kimseyi Allah yceltir" buyuruyor, hem de bizzat en mkemmel ekilde yayordu. Hazret-i Hseyin, babas Hazret-i Ali'den dedesi Resulullahn darda nasl davrandn renmek ister. Hazret-i Ali de Efendimizi yle anlatr: "Peygamber Efendimiz nemli bir i olmadka konumazd. evresiyle hep gzel ilikiler kurar, onlar rktc bir davran olmazd. "Her toplumun ileri gelenine zel ilgi gsterir ve onlar bakan olarak greve getirirdi. nsanlar gz gibi saknr, hibirinden gleryzn ve tatl dilini esirgemez, onlarn stne titrerdi. "Sahablerini, yokluklarnda arayp sorar, durumlarn takip ederdi. Karlat insanlara 'Ne var, ne yok?' diye evrede olup bitenleri sorard. Gzel olan hereyi beendiini ifade eder, onu desteklerdi. Kt olan eye de tepkisini gsterir ve onu rtc bir tavr taknrd. "Peygamberimizin btn hareketleri uyumlu idi. Tutarsz hibir davran yoktu. Sahablerin kendi zel ilerini ihmal etmeleri veya bkknlk duymalar endiesiyle onlar adna kendisi hep tetikte dururdu. "O her durum karsnda tedarikli idi. Her problemin aresini bulurdu. Onun yannda insanlarn en faziletlisi, bakalarna iyilii en yaygn olanlard; mertebesi en yksek olanlar da, halkn dertlerine en iyi ekilde ortak olan ve onlara yardm elini uzatan kimselerdi." Hazret-i Hseyin babasna Peygamber Efendimizin toplantlardaki halini, sohbet eklini sorar,

Hazret-i Ali onu da yle anlatr: "Peygamberimizin kalkmas da, oturmas da zikir zere idi. Allah'n adn dilinden drmezdi. Toplant halinde olan bir toplulua varsa, ba keye gemez, meclisin hemen bir kysna oturuverirdi, evresinin de byle yapmasn isterdi. "Peygamberimizin bu husustaki tavsiyesi yleydi: 'Herhangi biriniz bir toplant yerine vardnda bir baksn, ayet oturacak yer gsterirlerse oraya otursun, deilse grd en uygun yere iliiversin.' "Peygamberimiz birlikte oturduu kimselerin seviyelerine gre herbirinin halini hatrn sorar, onlara iltifat ederdi. evresindekilere ylesine candan davranrd ki, orada hazr olanlarn hepsi de Resulullahn yannda en deerli kimsenin kendisi olduu kanaatine varrd. "Bir kimse Peygamberimizin huzurunda gereinden fazla oturursa veya bir ihtiyacn iletmek dncesiyle huzura gelse, o kii kendiliinden kalkp gidinceye kadar sabrederdi. Kendisinden bir istekte bulunan kimseyi, ya istediini yerine getirir veya tatl bir dille gnderir, fakat hi bo evirmezdi. "Onun cmertlilii, tatl dili, gzel ahlk insanlar arasnda yle yaylmt ki, deta halkn babas gibi olmutu. "Onun yannda btn insanlar da, hibiri arasnda hak ayrm yaplmayan ayn dzeydeki evlatlar gibiydi. "Peygamber Efendimizin toplantlar hep ilim, haya, emanet ve sabr gibi ahlk deerlerin retildii bir meclisti. Huzurunda kimse sesini ykseltmez, hi kimsenin gizli ve zel halleri konuulmaz, orada meydana gelen noksan taraflar ve hatalar dar szdrlmazd. "Onun meclisinde herkes eit durumdayd. Ancak bir dierine kar takva ile stnlk kazanabilirdi. Herkes tevazu zereydi. Orada yaa byk olanlara sayg gsterirler, kklere de sevgiyle davranrlard. "Toplantda ihtiya sahiplerine ncelik tanrlar, zellikle garip olanlara ayr bir ilgi gsterirlerdi." Peygamberimizin tevazu tleri: Peygambembirimizin mtevaz olmamz konusunda birok tleri vardr. Bunlardan bazlar

yle: Eb Said el-Hudri rivayet ediyor. Peygamberimiz yle buyurdu: "Allah iin bir derece mtevaz olan kimseyi Allah bir derece yseltir. Sonunda onu Firdevs Cennetinin en yksek yerine karr. Allah'a kar bir derece kibir gsteren kimseyi Allah alaltr. Sonunda onu Cehennemin en alak tabakasna indirir." Hz. mer minberde yle hitap ediyordu: "Ey insanlar! Mtevaz olunuz. nk ben Peygamberimizin yle buyurduunu iittim: "Allah iin mtevaz olan Allah ykseltir." Eb Hreyre'nin rivayetine gre Peygamberimiz yle buyurdu: "Mslman kardeine kar mtevaz olan kimseyi Allah yceltir. Mslman kardeine kar stnlk taslayan kimseyi de Allah alaltr." Abdullah bin Mes'ud'un rivayetine gre Peygamberimiz yle buyurdu: "Kim byklenir, vnrse Allah onu alaltr. Kim de Allah korkusundan dolay mtevaz olursa Allah da onu yceltir." Rekbu'l-Msr'nin rivayetine gre Peygamberimiz yle buyurdu: "Vakarn, arballn koruyarak tevazu eden, erefini drmeden alakgnll olan, gnaha girmeden kazancn doru yolda harcayan, dknlere ve yoksullara merhamet eden, ilim ve hikmet sahipleri ile kaynaan kimseye ne mutlu! "Kazanc temiz olan, ii d pak olan, insanlara errini bulatrmayan, bildiklerini yaayan, malnn fazlasn Allah yolunda sarfeden, verdii sz tutan kimseye ne mutlu!" Abdullah bin Abbas'n rivayetine gre Peygamberimiz yle buyurdu: "Her insann banda bir taraf melein elinde bulunan bir halka vardr. nsan tevazu

gsterince melee, 'Halkay kaldr' denir. Byklk tasladnda ise 'Halkasn brak' denir." Hz. Huzeyfe anlatyor: Peygamberimizle birlikte bir cenazede bulunduk. Buyurdular ki: "Size Allah'n kullarnn en erli olann bildireyim mi? Kaba ve kibirli olan . "Size Allah'n kullarnn en hayrl olann bildireyim mi? Zayf ve alakgnll, eski iki gmlei olan, kendisine nem verilmeyen kimsedir. Eer herhangi bir ey iin Allah'a yemin etse, Allah onu kendisine ihsan eder." Iyaz bin Himar'n rivayetine gre Peygamberimiz yle buyurmutur: "Allah bana mtevaz olmanz bildirdi. Sakn kimse kimseye kar vnmesin, kimse kimseye zulmetmesin." Harise bin Vehb'in rivayetine gre Peygamberimiz yle buyurmutur: "Size Cennetlik olanlar haber vereyim mi? Zayf ve mtevaz kimsedir. O Allah'a yemin ederse Allah ona ihsan eder. Size Cehennemlik olanlar da haber vereyim mi? nsanlara eziyet eden, kaba davranan ve kibirli olan kimsedir."

PEYGAMBERMZN HLM VE YUMUAK HUYLULUU


Hilm; yumuak huylu, yava, uslu, sessiz, sakin olmak, heyecana kaplmayp fkeyi yenmek, nefsine hakim olup kzmamak, gc yettii halde affetmek, hoa gitmeyen eyler karsnda sabredip tahamml gstermek, tahrik edici sebepler karsnda soukkanll korumak, vakarl ve arbal bulunmak, ac ve strap verici hareketlerle yzyze gelince kendini tutma gibi anlamlara gelen gzel bir ahlktr.

Peygamberimiz, peygamberliinden nce de, sonra da insanlarn en halmi, en yumuak huylusuydu. Hayt boyunca meziyetini devam ettirmitir. Cenab- Hak da kendisini korumu ve bu sfatndan dolay vmtr. l-i mran Sresinin 159. yetinde, "Allah'n bir rahmet eseridir ki, sen onlara kar yumuak davrandn. Eer huysuz ve kat kalpli birisi olsaydn muhakkak onlar senin etrafndan dalp giderlerdi" buyurmaktadr. Peygamberimiz ahsna yaplan ktlklerden dolay hibir ekilde intikam almay dnmemitir. Ayrca o, insanlarn en az kzan, en abuk raz olan ve balayan idi. Allah'n emirlerini insanlara anlatmaya alt srada, Kurey mrikleri ona her trl hakarette bulunuyordu. Onunla alay ediyor, lm tehdidinde bulunuyor, getii yollara alrp dikenler seriyor, zerine pislik atyor, boynuna kement atarak srklemeye alyorlard. Bununla da kalmayp, ona sihirbaz, byc, khin, air diyorlar; fkelendirip kzdrmak iin her trl yola bavuruyorlard. Fakat o, kendisine yaplan btn bu hakaretlere tahamml ediyor, kzmyordu. Aslnda kim olursa olsun, herkesin iinde hakarete urayan insan muhakkak kzar, fkelenir, tepki gsterir, karlk vermeye alr. Ancak bunlarn hibirini Peygamberimizde grmek mmkn deildi. O gayet sakin, engin ve sabrl ve tahammll idi. zerine ald grevi, lah daveti sa salim, salkl biimde yerine getirmeye alyordu. Kendisine yaplan eziyetlere karlk vermeyii de bundan dolay idi. Peygamberimiz Mekke'de kurulan Zlmecaz Panayrnda insanlara slm anlatrken o srada kendisini dinlemi olan birisi yle anlatyor: "Hz. Muhammed (a.s.m) Allah'n bir olduunu, Ona inananlarn kurtulacaklarn ilan ediyordu. Eb Cehil de onun zerine toprak atyor, 'Ey insanlar, bu adam dinlemeyin, sizi dininizden vazgeirmeye alyor. Sizi putlarmz olan Lt ve Uzza'dan uzak tutmak istiyor' diye yaygara yapyordu. Peygamberimiz ise bu tahriklere hi aldrmyor, bir kere olsun dnp Eb Cehil'-in yzne bile bakmyordu. O kendi grevini yapmaya alyordu." Yine bir gn Peygamberimiz, Sahablerden hasta olan Sa'd bin Ubade'yi ziyarete gidiyordu. Yolda mnafklarn elebalarndan Abdullah bin Ubey'in de bulunduu bir toplulua rast geldi. Orada bir mddet durdu. bni Ubey Peygamberimize satamaya balad. Ve kstaha, "Dikkat

etsene adam, hayvann yerden toz kaldryor, buradan uzakla, hayvann bizi rahatsz ediyor" diyerek ileri geri konumaya durdu. Peygamberimiz oradakilere selm verdikten sonra baz eyler anlatt. bni Ubey, halkn Peygamberimizi dinlediini grnce iyice rdan kt ve; "Bize Mslmanlktan bahsedip durma, sana gelen olursa ona istediini anlatrsn" diyerek, hakarete varan szler sarf etmeye balad. Fakat Peygamberimiz onun terbiyesizliine bir karlk vermiyor, anlatmaya devam ediyordu. Buna karlk byk air Abdullah bin Revaha ayaa kalkt: "Ya Resulallah" dedi, "buraya her zaman geliniz, bize konuma yapnz, sizi ok seviyoruz" diye sevincini dile getirdi. Bu srada Mslmanlarla mnafklar arasnda tartma balad. Kavga edecek duruma geldiler. ok sakin davranan ve hi fkelenmeyen Peygamberimiz, onlar yattrd ve daha sonra oradan ayrld ve yoluna devam etti. Yahudiler millet olarak Peygamberimizin amansz dmanyd. Kinci, kskan, agzl, dnya dkn bir karakter tayorlard. Ayrca Yahudiler Araplardan ayr olarak eitime, bilgiye ve okumaya nem veriyorlard. Bunun iin btn stnlklere kendileri sahip olmalyd. En zengin insan, en bilgili, en etkili insan kendi ilerinden kmt. hirzaman Peygamberinin aralarndan kmasn bekliyorlard. Ne zaman ki, Peygamberimiz, peygamber olarak sesini duyurmaya balad, Yahudilerdeki kskanlk ve dmanlk ayyuka kt. Peygamberimize en irkin tuza kuruyorlar, vcudunu ortadan kaldrma yollarn deniyorlard. Bir defasnda Yahudinin birisi Peygamberimize by yapt. Bunun zerine Peygamber Efendimiz hastalanp yataa dt. Rahatszl birka gn srd. Sonunda Cebrail Aleyhisselm geldi, durumu Peygamberimize haber verdi: "Y Muhammed, Yahudilerden biri seni bylemi ve frp dmledii iplii falanca kuyuya atm. Birini gnder de, onu kuyudan karsn." Peygamber Efendimiz Hazret-i Ali'yi gnderdi, o dml iplii kuyudan kartp getirtti. Dmler alr almaz Efendimiz sanki balar zlen bir kimse gibi oldu, rahatlad.

Bununla birlikte Peygamberimiz hirete gnceye kadar bildii halde bu durumu o Yahudinin yzne vurmad. Fakat ayn zamanda ilerinde hakperest, hakk ve doruyu arayanlar da vard. nk ellerindeki kitapta Peygamberimizin zelliklerini ve gzelliklerini anlatan epeyce iaretler ve bilgiler vard. Peygamberimizin Tevrat'ta anlatlan ve yer verilen en belli vasflarndan birisi de hilmidir. Yumuak huyluluuna, insanlar slama davet ederken gsterdii tahamml ve sabra Tevrat'ta iaret ediliyordu. Yahudi bilginleri, Peygamberimizin Tevrat'ta bulunan pekok sfatn bizzat gzleriyle grp tanmlard. Bazlar ise hl aratrmaya devam ediyordu. Peygamberimizin Tevrat'ta anlatlan btn sfatlarn grecekler, ondan sonra iman edeceklerdi. Bu Yahudi bilginlerinden birisi, "Onun Tevrat'ta, vlen sfatlarndan, kendisinde grmediim, denemediim, hilm sfatndan baka hibirisi kalmamt" diyerek, bunu da denemek ister ve sonrasn yle anlatr. "Ben kendisini al veri sonunda belli bir vade ile otuz dinar borlandrm, borcun tahsiline bir gn kala gidip, 'Ya Muhammed, hakkm de. Zaten siz Abdlmuttalip oullarnn deti borlarn zamannda demeyip, uzatp durmaktr' dedim. "Bunun zerine mer bana, 'Ey pis Yahudi, vallahi, Resulullahn evinde olmasaydn, gzn patlatrdm' dedi. "Resulullah (a.s.m) mer'e, Ey Hafs'n babas, Allah seni balasn. Biz senden, baka trl bir davran beklerdik. Bana, onun bende olan hakkn gzellikle dememi syleyecektin; ona da, alacan tahsil ederken yardmc olacaktn ve daha nazik davranmasn syleyecektin' buyurdu. "Benim Resulullaha kar cahilce, kaba ve sert davranm, Resulullahn yumuakln arttrmaktan baka bir ey yapmad. "Bana, 'Ey Yahudi, sana borcumu yarn sabah deyeceim' buyurduktan sonra mer'e, 'Ey Hafs'n babas, onu yarn sabahleyin istedii hurma bahesine gtr, beenirse kendisine u kadar ver. Verirken de sana u kadar fazla veriyorum de. Eer bu bahedekine raz olmazsa, falan baheden u kadar ver' buyurdu.

"Ertesi gn mer beni hurmasn beendiim baheye gtrd. Oradan Resulullahn dedii kadar hurma verdi. Emrettii fazlal da ekledi." Yahudi, Peygamberimizdeki alacan bu ekilde tahsil ettikten sonra kelime-i ehadet getirir ve Mslman olur. Niin Mslman olduunu da Hz. mer'e yle aklar: "Ey mer, biliyor musun, Resulullaha niin byle davrandm? nk Resulullahn Tevrat'ta yazl bulunan btn zelliklerini ve ahlkn btnyle onun zerinde grdm. Grmediim sadece hilmi ve yumuakl kalmt. Bugn de hilmini denedim, onu da aynen Tevrat'ta yazl olduu ekliyle buldum. Sen ahit ol, u hurmay ve servetimin yarsn fakir Mslmanlara balyorum." Daha sonra bu Yahudi ailesinden yal bir adamn dnda herkes Mslman oldu. Peygamberimizin sabrn ve yumuaklm sadece bir hadisede gstermesi dahi pekok insann iman etmesine sebep olmutu. Efendimiz kendisine kar kan, gereksiz szler eden insanlar da olgunlukla karlar, hogr gsterir ve yumuak davranrd. Herkesin yapamayaca, yapmas mmkn olmayan gzel ahlk rnekleri sergilerdi. Eb Said el-Hudr anlatyor. Peygamber Efendimiz, Huneyn Sava sonras dmandan kalan ganimet mallarm Sahablerine datyordu. Sahablerden bazlarna fazla ganimet veriyordu. Bu arada Akra bin Hbis'le Uyeyne bin Hns'a yzer deve verdi. Bunun zerine Temim oullarndan Zl-Huveysra adnda birisi geldi ve; "Y Resulallah adaletten ve hakkaniyetten ayrlma. Vallahi bu datmda Allah rzas aranmamtr" diye itiraz etti. Peygamberimiz zld ve yle cevap verdi: "Yazklar olsun sana, ben dil davranmazsam, kim davranr? Eer ben adaletli yrtmyorsam byk bir zarara uram olurum. Allah, Musa'ya rahmet eylesin. O bundan daha ar szlerle incitildii halde sabretmitir." Yeni Mslman olmu ve slmn yce ahlk esaslarn btn varl ile benimseyip olgunlama frsatn henz bulamam bedevilerin kaba ve sert davranlar olurdu. Eitimsiz bir milletti, stelik medeni imknlardan mahrum bir hayt yayorlard. Birtakm olumsuzluk sergilemelerinin temeli de buydu zaten .

Bir keresinde Peygamberimiz Mescitte Sahableri ile birlikte oturmu sohbet ediyorlard. Bedevinin biri ieri girdi ve iki rekt namaz kldktan sonra ellerini at ve yle dua etti: "Allah'm, bana ve Muhammed'e rahmet et. Baka da kimseye rahmet etme." Bedevinin bu duasn duyan Peygamberimiz, "ok geni olan Allah'n rahmetine snr ektin" buyurarak bedevinin hatasn dzeltti. Bedevi biraz sonra kalkt ve gitti Mescidin bir tarafna abdestini bozdu. Sahabler onu bu halde grr grmez adam lin etmek iin ayaa kalktlar ve bana tler. Peygamberimiz onlara mdahale etti ve yle buyurdu: "Onu braknz. ini grsn. Sonra oraya bir kova su dkersiniz. nk siz kolaylatrc olarak gnderildiniz, gletirici olarak deil." Sonra bedeviyi yanna ard, u dersi verdi: "Bu mescitler ne abdest bozmak iin, ne baka pislik yapmak iin deildir. Buralar Allah' anmak, namaz klmak ve Kur'n okumak iin yaplmtr." Aslnda bu olaya Sahablerden ok Peygamberimizin kzmas gerekirdi. nk kendi eliyle yaptrd ve sadece ibadet maksadyla kullanlan Mescide birisi geliyor, byk bir hakarette bulunuyordu. Fakat Peygamberimiz biliyordu ki, bedevi bu ii kasden yapmamt. Bilmeyerek yapmt. Bunun iin ona kzp barmak bir fayda vermezdi. Anlay gstermek, hogrl davranmak, yumuak davranmak, balayc olmak, tahammll olmak, olumsuz davranlarla muhatap olunca bir mana kazanr. Yoksa sradan olaylar karsnda herkes sakin ve sabrl olur. Peygamberimiz her konuda olduu gibi, hilmi ve yumuakl ile de bambakayd. Hatta bir taneydi. Onun stne bir dierini dnmek mmkn deildi. Peygamberimizin hilim ve yumuaklnn bir rneini de Enes bin Mliki anlatyor: "Peygamberimizle birlikte yryordum. zerinde Necran kumandan yaplm sert yakal ve kaba bir hrkas vard. Bedevinin biri koarak geldi, Peygamberimizin arkasndan yetiti ve cbbesini iddetli bir ekilde ekti. Peygamberimiz bedevinin gsne doru donuverdi birdenbire. Hrkas yrtld ve yakas boynunda kald. Peygamberimizin ensesine baktm,

kuvvetli ekiinden dolay sertlii orada iz brakt. Sonra bedevi: "Y Muhammed! Develerimi budayla ykle. nk sendeki mal ne senindir, ne de babanndr." Bedevinin yapt, ok kaba ve grgszce bir davrant. Peygamberimiz zld. Bedeviye dnd ve; "nce beni incittiin iin zr dile" dedi. Bedevi, "Hayr zr dilemiyorum" eklinde karlk verdi. Oysa Peygamberimiz bedeviye bir nezaket dersi vermek istiyordu. Fakat adam hi de oral deildi. Peygamberimiz, bedevinin kabalna bakmayarak Sahablerine dnd: "Bu adamn develerinin birine arpa, dierine hurma ykleyin" buyurdu. Adam sevinerek gitti. Sahabler de Peygamberimizin bu gzelliine hayran kaldlar. Peygamberimiz emri altnda bulunan ve hizmetini gren kimselere de son derece yumuak davranr, onlara kzmaz, kalplerini krmazd. Onlar dediini yapmasalar, ihmal de etseler, sadece yumuaka ve nazike sebebini sorard. Uzun yllar hizmetinde kalan Enes bin Malik, Peygamberimizin ahlkn yle anlatyor: "Resulullaha (a.s.m) on sene hizmet ettim. Bana ne 'f dedi, ne de yapmadm bir i iin 'Keke onu yapsaydn' ve yaptm bir i iin de 'Bunu niye yaptn?' dedi." Hz. Enes, bir ihmalinden dolay Peygamberimizin kendisini ikaz ediini yle anlatr: "Resulullah, bir gn beni bir i iin bir yere gnderdi. Ben 'Vallahi gitmem' dedim. Halbuki iimden Resulullahn beni gnderdii yere gitmek geliyordu. Dar ktm, ocuklarn yanna uradm, onlar sokakta oynuyorlard. Ben de aralarna kartm, oynamaya baladm. Derken Resulullah geldi, arkamdan bam tuttu. Yzne baktm, glyordu: "Enescik, seni gnderdiim yere gittin mi?' diye sordu. "Evet, gidiyorum y Resulallah' dedim."

Bir seferinde de Peygamberimiz Hz. ie'ye u tavsiyede bulunuyordu. "Ey ie, yumuak davran. Zira yumuaklk bir eyde bulunursa mutlaka onu ssler, bir eyden karsa onu da irkinletirir." Peygamberimiz gerek yiitliin ve kahramanln madd g ve kuvvette olmadn, esas yiitliin fke annda sakin bulunmakta ve fkesini yenip yumuak davranmakta olduunu bildiriyordu. Abdullah bin Mes'ud anlatyor: "Resulullah 'Siz aranzda kimi yiit sayarsnz?' diye sordu. "Biz de 'Kendisini pehlivanlarn ykamad, malup edemedii kimseyi' dedik. "Resulullah, 'Hayr, o pehlivan deildir, asl pehlivan fke annda kendisine hakim olabilen, kendisini tutabilendir' buyurdu." Bu ynyle de Peygamberimiz gerek bir yiit ve pehlivand. Onun bu ynn dmanlar bile ykamam, malup drememi, alt edip istediklerini yaptramamlard. Peygamberimiz yalnz ahsna yaplan, nefsine kar ilenen hatalar yumuaklkla karlard; Allah'a ve imana yaplan bir hcum olunca asla susmaz, gereken cevab verirdi. Onun yumuak huyluluundaki asl maksad, iman ve slmn gzelliini muhta gnllere sunmakt. Yumuak huyluluk hakknda hadisler: Amr bin uayb rivayet ediyor. Peygamberimiz yle buyurdu: "Allah Tel kyamet gnnde varlklar toplad vakit bir ses ykselir: "Fazilet sahipleri nerede?" Buyurdular ki: "Pek az kimseler kalkar ve bunlar sr'atle Cennete giderler, onlar melekler karlar ve derler ki: "Sizin sr'atle Cennete gittiinizi gryoruz. Sizler kimlersiniz?"

Onlar da derler ki: "Bizler fazilet sahibi kimseleriz." Melekler sorarlar: "Faziletiniz nedir?" Onlar da: "Zulme uradmz vakit sabrederdik; bize ktlk edilince de yumuak davranrdk." Bunun zerine onlara: "Cennete giriniz. yi i ileyenlerin mkfat ne gzeldir" denilir. Cerir bin Abdullah rivayet ediyor. Peygamberimiz yle buyurdu: "Muhakkak Allah Tel sertlik ve kabala vermedii eyleri (mkfat) rfk ve yumuakla verir. Allah bir kulu sevdii zaman da ona rfk ihsan eder. Rfktan mahrum olan bir ev halk her eyden mahrum olurlar." Hazret-i ie rivayet ediyor: Peygamberimizin yle buyurduunu iittim: "Kzdrld halde kzmayp yumuaklk gsteren ve sabreden kimse Allah'n sevgisine erer." Ubade bin Smit anlatyor: Peygamberimiz yle buyurmutur: "Allah Telnn erefleri nasl deerlendirdiini ve derecelerini nasl ykselttiini bildireyim mi?" Sahabler: "Evet, bildir y Resulallah!" Peygamberimiz yle buyurdu:

"Sana kar cahilce hareket edene yumuak ve sabrl olursun, sana zulmedeni balarsn, sana vermeyene sen verirsin ve senden ilgisini kesenle sen yine ilgilenirsin." bni Mes'ud rivayet ediyor: Peygamberimiz yle buyurmutur: "Cehenneme haram olan veya Cehennem kendisine haram olan kimseyi size haber vereyim mi? "Cehennem her yumuak huylu, sakin ve kolaylk gsterenlere haram klnr." Hazret-i ie rivayet ediyor: Peygamberimiz yle buyurdu: "Allah Tela rfk sahibidir ve her ite rfk ve yumuakl sever." Hazret-i Ali rivayet ediyor: Peygamberimiz yle buyurmutur: "Kul, hilim ile gndzleri oru tutan, geceleri ibadetle geirenlerin derecesine ykselir." Abdurrahman bin Avf anlatyor: Peygamberimize bir kii geldi ve yle dedi: "Y Resulallah! Bana birka kelime ret ki, onlarla huzur bulaym. ok uzun olmasn ki, unuturum." Peygamberimiz yle buyurdu: "fkelenme!" Atiyye es-Sa'diyy rivayet ediyor: Peygamberimiz yle buyurmutur: "fke eytandandr. eytan da ateten yaratlmtr. Ate ise ancak su ile sndrlr. Bundan dolay fkelendiiniz zaman abdest aln."

Eb Zerr rivayet ediyor: Peygamberimiz yle buyurmutur: "Biriniz fkelendii zaman ayakta ise hemen otursun. fkesi geerse iyi, fakat gemezse o zaman da yan tarafna yaslansn." Hazret-i Cbir rivayet ediyor: Peygamberimiz yle buyurdu: " ey kimde bulunursa Allah onu himayesine alr ve onu Cennetine koyar. Bunlar: "Zayflara yumuak davranmak. "Anne-babaya efkatli davranmak. "Emri altnda bulunan hizmetilere iyilik etmektir." Eb mme rivayet ediyor: Peygamberimiz yle buyurmutur: "Allah Tel yumuakl, gzel davran sever ve ondan holanr; sertlie, iddetli hale yapmad yardm ona yapar." Hazret-i ie anlatyor: Peygamberimiz yle buyurmutur: "Y ie rfk sahibi ol. nk Allah Tel bir ev halkna hayr diledii vakit onlar arasnda yumuaklk ve uysallk verir." Abdullah bin Mes'ud rivayet ediyor: "Rfk, bereket ve uurdur. Sertlik (ve cehalet, ahmaklk ve kabalk ise) uursuzluktur."

Hazret-i ie'ye kr gezisine kmaktan soruldu. O da yle dedi: "Peygamberimiz bu vadilere kard. Bir keresinde kr gezisine kmak istedi. Bana binek iin kullanlmayan sadaka develerinden hrn bir deve gnderdi ve yle buyurdu: "Y ie, sen yumuak davran. nk yumuaklk bir eyde bulunursa mutlaka onu ssler. Bir eyden karsa mutlaka onu irkinletirir."

PEYGAMBERMZN HAYASI

Haya, hoa gitmeyen yahut terk edilmesi yaplmasndan daha uygun olan, bir eyin yaplmas esnasnda yznde beliren ince kzarma hali olarak tanmlanr. Utanma, sklma manalarna da gelen haya, en geni ekliyle slm ahlknda yerini bulmutu. Bu ahlk en mkemmel haliyle yine Peygamberimizde grlmektedir. Peygamberimiz her trl temiz huyda olduu gibi, haya bakmndan da insanlarn en stn ve en utangac idi. Peygamberimiz son derece haya sahibiydi. Grlmesi ve almas ayp saylan eylere kar gz kapal, deta yumuktu. Bu hususta da insanlarn en edeplisiydi. Eb Said el-Hudri, Peygamberimizin fevkalde haya sahibi olduunu ifade ederek yle demektedir: "Peygamber (a.s.m) yle bir haya ve edep sahibiydi ki, kimseye holanmad eyle hitap etmezdi." Peygamberimizin haya ve edebinin stnl, o zamanlar Arabistan ve dier lkelerle kyas edilirse daha ak bir ekilde grlebilir. nk o devirde insanln haya ve edep adna hibir eyden haberi yoktu. Araplar herkesin gz nnde plak olarak ykanr. Hatta bazen Kabe'yi bile rlplak tavaf ederlerdi. Utanmak ve ayp diye bir ey bilmiyorlard. te Peygamberimiz, yaratl gerei Araplarn bu irkin halinden tiksinir, rahatszlk duyard. slm insanlara duyurmaya baladktan sonra Sahablerine her frsatta edep ve haya dersi veriyordu. Cahiliyeden kalma detleri temelinden kaldryor; yerine Allah'n raz olduu en gzel ahlk kurallarn yerletiriyordu. Abdullah bin Mes'ud'un rivayetine gre, bir gn Resul-i Ekrem Efendimiz, Sahablere u tavsiyede bulundu: "Yce Allah'tan hakkyla, gerek haya ile haya ediniz" buyurunca, Sahabler: "Ya Resulallah, Allah'a hamd olsun, biz Allah'tan haya edip utanyoruz" dediler. Bunun zerine Hz. Peygamber (a.s.m) u tavsiyede bulunur: "Haya etmek byle deildir. Allah'tan hakkyla haya etmek, ba ve ban tad organlar, karn ve karnnn iine doldurduu organlar, haramdan korumak, lm ve toprak altnda rmeyi hatrda tutmaktr. hireti isteyen kii de dnyann zinetini brakr. te, kim byle yaparsa, Allah'tan gerek manada haya etmi olur."

"Fuhu (ktlk) bir eyde bulunursa mutlaka onu irkinletirir; haya da bir eyde bulunursa mutlaka onu gzelletirir." bni mer'in rivayetine gre Peygamber Efendimiz yle buyurdu: "Haya ve iman birbirlerinin yaknlardr. Birarada bulunurlar. Bunun iin bunlardan biri kaldrld vakit, dieri de kaldrlr." bni mer anlatyor: Peygamber Efendimiz yle buyurmutur: "Allah bir kimseyi helak etmek istedii zaman ondan utanmay kaldrr. Utanmas kalknca hep ktlk ilediini grrsn. Kt kiiye kimse gvenmez. O zaman hep hainlik yapar ve hainlie urar. Bu defa da acma duygusundan mahrum olur ve lanetlenerek kovulur. Bylece o kii slmdan uzaklar."

PEYGAMBERMZN COKUN MERHAMET VE EFKAT

Merhamet, esirgemek, acmak, zayf ve fakir insanlarn haline acyarak yardmda bulunmak ve ince kalpliliktir. efkat, acyarak ve esirgeyerek sevmek, iten gelen ve karlksz bir sevgidir. Her iki duygu da, tariften ok yaanan ve hissedilen duygulardr. nk, her ikisi de kalple ilgilidir. Merhamet ve efkat, Peygamberimizin yce ahsiyetinin bir aynas gibidir. Onun kadar merhametli, onun kadar efkatli ve ince ruhlu bir insan yeryzne gelmemiti. Cenab- Hakkn Sevgili Resulne, kendi ismi olan "Rahim" ve "Rauf" sfatlarn vermesi, Peygamberimizin ne kadar merhametli ve efkatli bir kalbe sahip olduunu gsterir. Tevbe Sresinin 128. yetinde bu gerek yle ifade edilir: "And olsun ki, size iinizden bir Peygamber geldi ki, skntya uramanz ona ok ar ve g gelir. Size ok dkndr. Btn m'minlere merhametli ve esirgeyicidir." slmn ilk devirlerinde Mslmanlarn ounu fakir, kimsesiz ve kleler tekil ediyordu. Kureyliler onlar hor grp aalarken, Peygamberimiz onlar yanna alm, hak dini onlarn yardmyla duyurmaya balamt. Peygamberimizin kalbine ve engin rahmetine en yakn olanlar, fakir ve kimsesiz insanlard. Onlar devaml korur, dierleri ile eit davranrd. Bununla da kalmaz; fakirlere, fakirliin btn ezikliini ve zilletini unutturacak ekilde yaknlk gsterirdi. Zaten Peygamberimizin aile hayt ve ahsi yaay da onlardan farkl deildi. O hep sade ve basit yaamay tercih ederdi. Dualarnda da Allah'tan byle bir hayt isterdi. "Allah'm, beni fakir yaat. Hayttan fakir olarak ayrlaym. Beni maherde fakirler arasnda hasret" diye dua ediyordu. Hz. ie bunun sebebini sorunca yle aklad: "Onlar, Cennete herkesten nce girecekler. Ey ie, yarm lek hurma da olsa fakiri bo evirme. Fakirleri sev, onlara yakn ol ki, kyamet gnnde Allah da sana yakn olsun." Mriklerin "Allah'n ltfuna mazhar olanlar bunlar m?" diye hakir grd kimseleri Peygamberimiz destekler, ilgi gsterirdi. Onlar, dier insanlardan stn tuttuu olurdu. Bir gn Peygamberimiz otururken bir adam geti. Yanndakine sordu: "Bu adam nasl bilirsin?" yle cevap verdi:

PEYGAMBERMZN FAKR VE KMSESZLERE MERHAMET

Peygamberimiz hep fakir ve kimsesizlerle birlikte bulunmay tercih eder, gnllerini alrd. Bir yerde, toplumun farkl kesimlerinin toplanm olduklarn grnce, nce fakirlerin yanna gider, onlarla birlikte otururdu. Abdullah bin Amr bin As anlatyor: "Bir gn mescitte oturuyordum. Baz fakir kimseler bir keye toplanm sohbet ediyorlard. Resulullah ieri girdi. Baka bir tarafa ynelmeden doruca fakirlerin yanna gitti. Ve onlara, fakir muhacirlere zenginlerden nce Cenneti mjdeledi. Hepsinin de yz gld. Ben de onlardan birisi olmadm iin zldm." Peygamberimiz, kendisini, toplumun zayf ve kimsesizlerinden stn grme duygusuna kaplanlar da uyarr; her tabakann devaml birbirlerine muhta olduklarn sylerdi. Sa'd bin Ebi Vakkas'n kendisini fakirlerden stn grdn hissedince, onu yle ikaz etti: "Sizin elde ettiiniz baar ve bereket fakirlerin emeklerinin eseridir. Siz, varlnz bu fakir insanlara borlusunuz." Yine Peygamberimiz, toplum iinde, belli bir yeri bulunmayan biarelere zayflklarndan dolay nem verilmemesini asla ho karlamaz, onlarn da halini sorup renmek arzu eder, sonra da ihtiyalarn karlard. Peygamberimizin Mescidini temizleyen fakir, zenci bir kadn vard. Bir gn Resulullah onu gremeyince nerede olduunu sordu. ldn sylediler. Onun lmne kimse nem vermemiti. Resulullah, "Bana haber vermeniz gerekmez miydi?" dedi ve mezarna gitti, iki rekt namaz kld. Sonra yle dua etti: "Allah'm, bu mezarn iini nurla doldur, benim kldm namaz sebebiyle nurlandr." Peygamberimizin Mescidinin bir blmnde evi bark olmayan, fakir Sahabler kalrd. Bunlardan bazlar odun ve su satarak geimlerini salarlar, ok zaman da muhta durumda bulunurlard. Bu insanlar Peygamberimizin zel talebesiydiler. Gece-gndz slm renmek iin yaptklar ilmi almalarla doluydu. Eitim ve retimleriyle bizzat Peygamberimiz ilgilenir, okuma-yazma bilen Sahableri de onlara retmen olarak tayin ederdi. Suffe Ashab olarak tannan bu Mslmanlarn eitimleriyle birlikte geimleri de Peygamberimizin zerinde idi. Peygamberimiz, onlar gz gibi korur, ihtiyalarn grr,

PEYGAMBERMZN YETMLERE EFKAT


Peygamberimizin yetim ocuklara apayr bir efkati vard. Onlara ok mfik davranrd. Kendisi de yetim olarak byd iin, yetimliin ne kadar ac ve zor olduunu biliyordu. Yetimlere olan merhametinden dolay, devaml olarak onlar korur, hakszla uradklar zaman haklarn arard. Eb Cehil, bir yetimin vasisiydi. ocuun btn mal yanndayd, fakat ona koklatmyordu. Bir gn ocuk a ve plak olarak geldi, malndan bir-ey istedi. Eb Cehil, azarlayarak yanndan kovdu. Sonra da Kurey'in ileri gelenleri ocukla alay ederek, "Muhammed'e git de, sana yardmc olsun" dediler. Onlarn bu kt niyetini anlamayan saf ve masum ocuk doruca Peygamberimize gitti. Halini arz etti. Peygamberimiz ocuu yanna alarak Eb Cehil'in bulunduu yere geldi. Yetimin hakkn vermesini syledi. Peygamberimizi karsnda gren Eb Cehil hi itiraz etmeden yetimin malm iade etti. Eb Cehil'in bu uysalln gren mrikler, "Sen de sapttn, Muhammed gibi ocuklatn" diye onu kmsediler. Eb Cehil tuhaf bir haldeydi. Onlara yle dedi: "Hayr, siz de benim yerimde olsaydnz, ayn eyi yapardnz. nk onun sanda ve solunda birer mzrak grdm. Vermeyecek olsam bana saplanacakt." Peygamberimizin kendi evinden de yetim eksik olmazd. Hz. Hatice ile evlendiinde, Hatice validemizin len kocasndan Hind isminde bir erkek ocuu vard. Peygamberimiz o yetime kendi z ocuu gibi bakm, yetitirmiti. Yine Peygamberimiz Hz. mm Seleme ile evlendiinde, beraberinde be yetimi vard. Peygamberimiz ona, beraberinde yetim ocuklarn bulunmasnn evlenmesine bir engel olmayacan syledi ve ylece kabul etti. Bu ocuklarn babas Eb Seleme sekin Sahablerdendi. Bir savata ehit olmutu. Bu ocuklar Peygamberimizden, z babalarn

aratmayacak, hatta daha scak bir efkat grmlerdi. Yaplan savalar sonunda ehit den Sahablerin ocuklar yetim kalyordu. Peygamberimiz bu ocuklara ayr bir ilgi gsterir, onlar yalnz brakmaz, ihtiyalarn karlard. Bazlarn da bizzat kendi himayesine alrd. Peygamberimiz bir bayram namazndan sonra mescitten ktnda, ocuklarn nee ve sevin iinde oynadklarn grd. Bir duvarn dibinde de perian klkl ve mahzun bir ocuk alayp duruyordu. Dikkatim ekti. Doru onun yanna vard. "Yavrum, neyin var, niin byle zgn duruyorsun? Arkadalarnla birlikte niin oynamyorsun?" ocuk bir yetimdi. Babas Uhud'da ehit olmutu. Annesi de baka biriyle evlenince ocuk sahipsiz kalmt. Resul-i Ekrem Efendimiz ocuun elinden tuttu. Ban okad, gnln ald. Sevindirici bir haber verdi: "Neden alyorsun? Ben baban, ie annen, Fatma kardein olsun, istemez misin? ocuk sevincinden uacak gibiydi. Heyecanla, "Nasl raz olmam, Y Resulallah?" diyebildi. Peygamberimiz ismini sordu: "Buceyr" dedi. "Hayr. Senin ismin Beir olsun" buyurdu. Peygamberimiz ocuu ald, evine gtrd. Yedirip iirdi, stn ban giydirdi. Karn tok, srt pek olan ocuk bir sre sonra oynayan ocuklarn arasna karmak zere sokaa kt. Neden sevinmeyecekti? Babas Cennete gitmiti; ama imdi babasnn yerine geen insan, btn babalarn en hayrlsyd. Arkadalar Beir'in halindeki deiiklii grnce etrafna toplandlar. Merakla sordular: "Sen daha nce alayp duruyordun. imdi nasl oldun da bu hale geldin?" Beir cevap verdi: "Atm, doydum; plaktm, giyindim; yetimdim, Resulullah babam, ie annem oldu." Bunun zerine dier ocuklar Beir'e gpta ederek yle dediler:

"Ne olayd, keke bizim de babalarmz Uhud'da ehit olayd da, biz de yle bahtiyar bir babaya kavumu olaydk." Peygamberimizin vefatna kadar Beir bin Akra onun yannda kald. Peygamberimiz ebed leme gtkten sonra Beir iin asl yetimlik balam oldu. yle alyordu: "te imdi yetim kaldm, ite imdi garip oldum." Yetimin sadece ban okamak bile ok byk bir sevap ve Cennet mjdesidir. Efendimiz bu sevab yle ifade buyururlar: "Kim srf Allah rzas iin efkatle yetimin ban ok-arsa, elinin dedii salar saysnca ecir ve sevap kazanr. Yanndaki yetime iyilik yapan kimse ile ben u iki parmak gibi Cennette beraber olacaz." Daha sonra da orta parma ile iaret parmann aralarn aarak gsterdi. Kocas ld halde ocuklarnn banda bekleyen, onlar bytp yetitiren, hayta hazrlayan, edep ve ahlk reten, dul bir hanmn, Peygamberimizin gznde ok byk yeri vardr. yle buyuruyorlar: "Cennetin kapsn ilk nce ben aacam. Bununla birlikte bir kadnn Cennetin kapsn amak zere beni getiini grnce: "Ne oluyor, sen kimsin?" diye sorarm. O da: "Dnyada iken yetim kalan ocuklarmn ban bekleyen bir kadnm" diye cevap verir. Yetim ocuklara bakmak, ihtiyalarn karlamak, bakm ve eitimleri ile megul olmak insann ahsiyeti, karakteri ve ahlk zerinde de byk etki yapmaktadr. Ebu'd-Derd rivayet ediyor: "Peygamber Efendimize bir adam geldi, kalbinin katlndan dert yand. Resulullah (a.s.m) ona u tavsiyede bulundular: "Kalbinin yumuak olmasn, ihtiyacn olan eylere kavumay ister misin?

"yle ise yetime efkat gster, ban oka, yediinden ona yedir ki, kalbin yumuasn ve muhta olduun eylere kavuasn."

PEYGAMBERMZN KLELERE EFKAT


Peygamberimizin efkat ve merhametinden en ok istifade eden sahipsiz ve kimsesiz insanlarn banda kleler geliyordu. slm nurunun ilk doduu sralarda bata Bizans ve ran olmak zere, Arabistan'da cahiliye detleri arasnda klelik btn iddet ve dehetiyle devam ediyordu. Kabileler arasndaki arpmalar, yamalar dinmeden aralksz sryordu. Bunun neticesinde dman tarafn insanlarkadn, erkek, ocukesir almyor, klelik ve cariyelik tevik ediliyor, geniletiliyordu. Hatta her kabilenin nfusunun hemen yarsn kle ve cariyeler tekil ediyordu. Bunlar en zor ilerde altrlyor, hayvandan aa grlyorlard. Araplar kleleri hibir ekilde hrriyetlerine kavuturmazlar, azad etmezlerdi. Kleler mr boyu esir olarak braklrlard. te, Peygamberimizin insanla getirdii en byk deiikliklerden birisi de Allah'n hr olarak yaratt kimselerin kle olarak braklmalarn ho grmemesidir. Bylece bu zavall insanlar rahat bir nefes almaya baladlar. Zalim insanlarn klesi olmaktan kp, en byk hrriyet olan Allah'a kulluk mertebesine erme imkn buldular. Peygamberimiz, bu insanlarn hrriyetlerine kavumalar iin her trl abay sarf etmi, bu hususta Ashabn tevik etmi, bilhassa Mslman olan klelerin bir an nce azad edilmeleri iin bata Hz. Eb Bekir olmak zere zengin Sahableri tevik etmitir: "Bir kimse m'min bir kle azad ederse, Allah o klenin her azas karlnda kendisinin bir azasn cehennemden azad eder" buyurarak pein mkfat mjdelemitir.

Sahabler tarafndan bir emir olarak kabul edilen bu tevik, ksa zamanda gerek kendi ellerinde bulunan ve gerek mriklerin zulm altnda inleyen m'min klelerin azad edilmelerini netice vermiti. Hz. Eb Bekir'in, mrik efendilerinden satn alarak ikenceden kurtard Mslman klelerin says krk bulmutu. Hz. Bill-i Habe ve Suheyb bin Sinan gibi mehur Sahabler bunlardan sadece ikisiydi. Peygamberimiz klelikten kurtulmu insanlar kendi hallerine brakmaz, onlar himaye eder, ticaret yapmak isteyenlere sermaye temin eder, i kurmalarn salard. Bazlarn da nemli grevlere getirirdi. Bill-i Habe'ye mezzinlik vazifesi vermi, Zeyd bin Harise'yi ordu komutanlna getirmi, Eb Rafi ve Hz. Sevban' kendi yanna alarak bizzat himaye etmiti. Asrlardr devam eden bu kurumu bir anda tamamen kaldrmak o zamann toplum yaps iinde mmkn deildi. Her meselede olduu gibi, bu hususta da Peygamberimiz tedrici, yani yava yava benimseterek kabul ettirme prensibine dikkat etmi, hibir Sahab-sini, klesini azad etmesi iin zorlamamtr. nk onlarn bazs toprak sahibi idi, altrmak iin adama ihtiyac vard; bir ksm da yalnzd, hizmeti kullanmas gerekiyordu. te Peygamberimiz, bu ekilde klelerini azad etmeyip altrmak isteyenlere de sk skya tenbihte bulunuyor, kle ve cariyelerine kar efkatli davranmalarn sylyor, eziyet ve hakarette bulunmamalar iin ikaz ediyordu. En ksa zamanda da azad etmelerini tavsiye ediyordu: "htiyacnz bitene kadar onlar size hizmet etsin. htiyacnz kalmaynca da azad edin" buyuruyordu. Peygamberimiz klelerin hak ve hukuklarna dikkat edilmesi konusunda o kadar titiz davranyordu ki, Hz. Ali'nin rivayetine gre, "Resulullahn vefatndan nce en son sz 'Namaza dikkat edin namaza' ve 'Elinizin altnda bulunan klelerinize eziyet etmede Allah'tan korkun' idi." Sahablerden birisi gelerek "Ya Resulallah, bir klenin ka suunu balayaym?" diye sordu. Soru defa tekrarlandktan sonra Peygamberimiz yle cevap verdi: "Gnde yetmi defa affediniz." Peygamberimiz, klelere hibir ekilde eziyet edilmemesini, onlara hakarette

bulunulmamasn, zarur ihtiyalarnn ihmal edilmemesini tavsiye ederdi. Bir gn Hz. Eb Zer klesiyle birlikte yolda gidiyordu. Kendi srtndaki elbisesinin ayns klesinin srtnda da bulunuyordu. Bu durum dier Sahablerin dikkatini ekti. Eb Zer'e yle dediler: "Klenin srtndaki elbiseyi alsan, kendininkine eklesen ili dl gzel bir elbise olurdu, ona da baka bir giyecek verirdin." Bunun zerine Hz. Eb Zer onlara Resulullahtan iittii bir hadisi hatrlatt. Peygamberimiz yle buyuruyordu: "Onlar sizin kardelerinizdir. Allah onlar sizin hizmetinize vermitir. Kimin kardei elinin altnda ise, ona kendi yediinden yedirsin, kendi giydiinden giydirsin. "Gcnn yetmeyecei bir eyi ona yklemesin. Eer yklerse ona yardmc olsun." Daha nce kleler efendilerine "sahibim" manasnda "rabbi" veya "rabbeti" derler, efendiler de klelerine "klem ve cariyem" diye hitap ederlerdi. Bu durumu ho grmeyen Peygamberimiz yle buyurdu: "Sahipleri klelerine 'olum, kzm' desin, kleler de efendilerine 'seyyidi' (efendim) desin. Siz hepiniz kulsunuz, Rab ise ancak Allah'tr." Peygamberimizin bu gzel davranndan ve engin efkatinden dolay hrriyetlerine kavuan kleler kabile ve ailelerinin yanna gitmek istemez, Peygamberimizin hizmetinde bulunmay, onunla birlikte olmay tercih ederlerdi. Zeyd bin Harise, azad edildikten sonra Peygamberimizi, babasna ve amcasna tercih etmi, Resulullahla birlikte kalmay arzu etmiti. Yine bu cokun efkati gren mriklerin kleleri Peygamberimize gelir, onun merhametinden imdat isterlerdi. ok kere Peygamberimiz onlarn kurtulu bedellerini verir, hrriyetlerine kavutururdu. Peygamberimizin bu merhametinden dolay o zavall insanlar da insan olmann hazzn tadar, huzur ve rahat iinde yaarlard.

PEYGAMBERMZN KADINLARA EFKAT


slmn efkat gnei dnyay aydnlatmadan nce kadnlar ok perian haldeydiler. Bata Araplar olmak zere, insanlk kz ocuklarn ve kadnlarn ok hor grrd. Onlar bir insan olarak kabul etmez, bir eya gibi deer bier, alp satarlard. Araplarn yannda kadnn hibir sosyal hakk yoktu. Onlar efkat ve merhametten yoksun kldklar gibi, mal ve mirastan da uzak tutarlard. Peygamberimizin btn insanl kuatan efkat ve merhameti ksa zamanda kadnlar zerinde de grlmeye balad. Onlar insanlarn ayaklar altnda ezilmekten kurtararak o kadar yceltti ki, "Cennet analarn ayaklar altndadr" buyurarak, Cennete girmeyi annelerin rzalaryla e tuttu. Kadnlara iyilik yapmann, onlara efkatli davranmann, imann bir almeti olduunu beyan ederek bu meseleye byk nem verdi. "Kim Allah'a ve hiret gnne iman etmise, komusuna eziyet etmesin. Kadnlara da iyilii tavsiye ediniz. nk onlar kaburga kemiinden yaratlmtr. Kaburgann en eri taraf da st tarafdr. Onu dorultmak istersen krarsn. Olduu gibi braktn takdirde de daima eri kalr. Bunun iin, kadnlara her zaman iyilii tavsiye edin" mealindeki hadis-i erifle Peygamberimiz, kadnlarn hem madd yaplarn, hem de ruhsal durumlarn ifade ederek, onlara anlayl davranmay, kusur ve eriliklerine tahamml edip sabr gsterilmesini tavsiye etti. Peygamberimiz bizlere bu tavsiyeyi yaparken, kendisi de sylediklerini en gzel ekilde uyguluyordu. Bir ihtiyalar olur veya bir ey renmek isterlerse m'min kadnlar reddetmez, ihtiyalarn karlar, sorularna cevap verir, erkeklerle hibir ayrm gzetmezdi. Peygamberimizin etrafnda her zaman erkek Sahabler toplanyor, sohbetinde bulunuyorlard. Fakat m'min kadnlar bu nimetten mahrumdular. lerinden bir temsilci setiler, Peygamberimize gnderdiler ve bir gnn de kendilerine ayrmasn istediler. Peygamberimiz bu teklifi kabul etti ve hanmlarn dileklerini yerine getirerek, bir gnn de

onlarla sohbet iin ayrd. Peygamberimiz zellikle yal kadnlarn kalplerini krmaz, hatralarn ho tutard. Davet ettikleri zaman reddetmezdi. Bir seferinde Hz. Enes'in bykannesi Peygamberimizi yemee davet etti. Peygamberimiz de daveti kabul ederek evlerine gitti. Kadncaz sevindirmek iin de ona namazkldrmak istedi. Kendisi imamla geti, Hz. Enes, bykannesi ve klelerinin meydana getirdii bir cemaate iki rekt namaz kldrd. Yola kldnda kafilede kadnlar varsa Peygamberimiz onlarn rahat etmesi iin her trl tedbiri alrd. Bir sefer esnasnda Encee adnda Habeistanl gzel sesli bir kle, vezinli ve kafiyeli iirleri makamla sylyordu. Bylece develer daha hzl yryordu. Develerin hzl bir ekilde yrmesi zerine kadnlarn rahatsz olduunu fark eden Peygamber Efendimiz Encee'yi ikaz etti: "Ey Encee, cam ielerin hayvanlarn yava sr!" Kadnlar zayf ve nazik olduklar iin Peygamberimiz onlar cama benzetmiti. Onlarn incinmesine, ac duymalarna gnl raz olmuyordu. Peygamberimiz kendi hanmlarna da ok nazik davranr, hibir ekilde kalplerini krmazd. Bata Hz. ie validemiz olmak zere btn hanmlar, Peygamberimizin evde ok sakin, halim ve mtevaz olduunu syleyerek, onu her ynyle mkemmel bir aile reisi, merhametli bir koca, efkatli bir baba olarak anlatrlar. "Sizin en hayrlnz, kadnlarna kar hayrl olandr. Ben kadnlara iyi davranma bakmndan sizin en hayrlnzm" buyuran Peygamberimiz, kadnlara anlayl davranmay tavsiye etmektedir. Peygamberimiz ev ilerinde de hanmlarna yardmda bulunurdu. Koyunlar samas, ev sprmesi, elbisesini ve ayakkablarm tamir etmesi, deveyi yemlemesi, ocuklarla ilgilenip ihtiyalarn grmesi, hep onun bu merhamet ve efkatinin neticesi deil midir?

PEYGAMBERMZN OCUKLARA EFKAT VE SEVGS


Peygamberimizin efkatinin en canl rneini ocuklar zerinde gryoruz. Peygamberimizin ocuklara olan efkati ve sevgisi bambakayd. Bir ocuk grd zaman Peygamberimizin mbarek yzn nee ve sevin kaplard. Onu tutar, kollarnn arasna alr, kucaklar, okar, sever ve perdi. Grd ve karlat her ocua selm verir, halini hatrn sorard. Binekli bulunduu zaman ocuklar atn terkisine alr, gidecekleri yere kadar gtrrd. ocuklarla arkadaa konuur, onlarn yannda ocuklar, anlay seviyelerine gre sohbet eder, tler verirdi. ocuklarla o kadar iice olmutu ki, bir defasnda yar yapan ocuklar grmt de, onlarn neesine katlmak iin birlikte komutu. Peygamberimiz zellikle kendi ocuk ve torunlarna ok dknd. Onlar iin efkatli bir baba, merhametli bir dedeydi. Hz. Enes diyor ki: "oluk ocuuna Peygamberimizden daha efkatli bir kimseyi grmedim. Olu brahim'in Medine'nin Avali semtinde oturan bir st annesi vard. Beraberinde ben de bulunduum halde Resulullah sk sk olunu grmeye giderdi. Varnca, demircinin duman dolu evine girer, olunu kucaklar, koklar, per ve bir sre sonra da dnerdi." Peygamberimiz, kz Fatma'y ok severdi. Bir sefere kaca zaman en son ona urar, dnnde ise nce onun yanma giderdi. Hz. Fatma babasn ziyarete geldiinde ise, Peygamberimiz sevgili kzn karlamak iin ayaa kalkar, alnndan per ve yanna oturturdu. Hazret-i Fatma'nn iki olu vard: Hasan ve Hseyin. Peygamberimiz bu torunlarm ok severdi. Onlar kucana alr, omuzuna karr, okar, srtnda tar, oyun oynar, isteklerini yerine getirirdi.

Peygamberimiz dnyasn deitirdiinde Hz. Hasan 7, Hz. Hseyin 6 yandayd. Yani Peygamberimiz hayatta iken Hasan ve Hseyin ok kk yalarda idiler. te Peygamberimizin iki torununun ahsnda ocuklara gsterdii sevgi ve efkat rnekleri: Bir gn Peygamberimiz minberde hutbe okurken Hasan ve Hseyin'in de kalka mescide girdiklerini grr. Konumasn yarda keserek aa iner, onlar tutar, barna basar. "Cenab- Hak, 'Mallarnz ve ocuklarnz sizin iin birer imtihan vesilesidir' buyururken ne kadar doru sylemitir. Onlar grnce dayanamadm" dedikten sonra konumasna devam etti. Hz. Enes de kendi grdklerini yle dile getiriyor: "Peygamberimizi hutbe okurken grdm, Hasan dizinin stndeydi. Ne syleyecekse halka sylyor, sonra eilip ocuu pyor ve 'Ben bunu seviyorum' diyordu." Eb Said anlatyor: "Peygamber Efendimiz secdede iken torunu Hasan geldi, srtna kt. Peygamber Efendimiz de onun elinden tuttu ve ayaa kalkt. Tekrar rka varncaya kadar onu srtnda tuttu. Rkdan kalktktan sonra brakt ve ocuk gitti." Hz. Zbeyir anlatyor: "Bir gn gzmle grdm. Peygamber Efendimiz secdede iken Hasan geldi, srtna bindi. ocuk kendiliinden ininceye kadar Peygamber Efendimiz de onu indirmedi. Peygamber Efendimiz namazda iken bacaklarn aar, Hasan da bir taraftan girer, br taraftan kard." Abdullah bin Mes'ud anlatyor: "Peygamber Efendimiz namaz klarken secdeye varnca Hasan ve Hseyin geldiler, srtna bindiler. Oradakiler karmak isteyince, Peygamber Efendimiz onlara karmamalar iin iaret etti. Namaz bittikten sonra da kucana ald ve yle buyurdu: "Kim beni seviyorsa, bunlarn ikisini de sevsin." Enes bin Mlik anlatyor:

"Bir defasnda Peygamber Efendimiz secdede iken Hasan ve Hseyin geldiler, srtna ktlar. ninceye kadar Peygamberimiz secdeyi uzatt. "Oradakiler sordu: "Y Resulallah, secdeyi uzatm olmadnz m?" "Peygamber Efendimiz buyurdular ki: "Olum srtma knca acele etmekten ekindim." Katde anlatyor: "Bir defasnda Peygamberimiz, kz Zeynep'ten olan torunu Amame kucanda olduu halde yanmza geldi. O ekilde namaza durdu. Rka varrken ocuu yere brakyor, kalkt zaman da kaldryordu." Bu hususta bir baka Sahab de yle anlatyor: "Hz. Hasan ve Hseyin srtnda olduu halde Peygamber Efendimiz camiye geldi. ne geti, ocuu sa yanna brakt. Namaza durdu. Peygamberimiz secdeye vard. Secdeyi o kadar uzatt ki, cemaat arasndan bam kaldrdm, baktm. Bir de ne greyim? Peygamberimiz secdede, ocuk srtna km duruyor. Tekrar dndm, bam secdeye koydum. Namaz bitince halk sordu: "Y Resulallah, bu namazda yle uzun bir secde yaptnz ki, imdiye kadar sizden byle bir ey grmedik. Bu ekilde hareket etmeniz mi emredildi, yoksa bir vahiy mi aldnz?" "Hayr, bunlarn hibiri olmad. Ancak olum srtma kmt, kendiliinden ininceye kadar acele ettirmeyi uygun grmedim." Eb Hreyre anlatyor: "Peygamber Efendimiz bir gn bir omuzunda Hasan, dier omuzunda Hseyin olduu halde geldi. Yanmza varncaya kadar bir onu pyor, bir de dierim pyordu." "Y Resulallah, anlalan onlar ok seviyorsunuz" dedik. "Evet, severim. Kim onlar severse beni sevmi, kim onlara kin tutmusa, bana kin tutmu olur" buyurdular.

Peygamberimiz bir yere davet edilmiti. Yolda Hz. Hseyin'i grd. Hseyin kollarn ap koarak dedesine gelecei anda birdenbire yn deitirip bir tarafa kat. Bu hareketi birka defa tekrarlad. Peygamberimiz de peinden kouyordu. Sonunda yakalad, barna bast: "Hseyin bendendir, ben de Hseyin'denim" buyurdu. Bazen Hz. Hasan' da omuzuna alr ve "Allah'm bu ocuu seviyorum, Sen de onu sevenleri sev" buyururdu. Peygamberimiz ocuklar memnun etmek iin dediklerini yapar, onlarn kalbini kazanrd. Bir seferinde Hz. Hasan' omuzuna alm, gidiyordu. Bir adam kendisini bu halde grnce, Hasan'a; "Ey ocuk, bindiin binek ne gzeldir" dedi. Peygamberimiz de cevap verdi: "O da ne gzel binicidir." O bir peygamber olduu halde omuzunda ocuk tamaktan utan duymuyor, bununla iftihar ediyordu. Peygamberimiz ocuklara o kadar efkatli ve hogrl idi ki, bebekler ve kk yataki ocuklar kucan slatsalar dahi onlar anlayla karlar, ilerini bitirinceye kadar kendi hallerine brakrd. Peygamberimizin torunu Hseyin, stannesi mm-fadl'n yanndayd. Bir defasnda Peygamberimiz Hseyin'i grmeye gitti. mmfadl der ki: "Hseyin'i emziriyordum. Resulullah yanma geldi. ocuu istedi, verdim. ocuk hemen zerine aktt. Almak iin elimi uzattm. 'ocuun iemesini kesme'dedi. Sonra bir bardak su istedi ve ocuun slatt yere dkt." Peygamber Efendimiz ocuklarn alamalarna dayanamaz, onlarn susturulmasn, yorulmamasn isterdi. Sevgisi ve efkati ocuklarn alamasna dahi msaade etmezdi. Hanmlarn sk skya tembih eder, Hseyin'den sz ederek, "Bu ocuu alatmayn" der, alayan ocuun susturulmas konusunda da yle buyururdu:

"Kim alayan ocuunu susturuncaya kadar gnllerse, Cenab- Hak ona Cennette memnun olaca kadar nimet verir." yle ki, bazen alayan bir ocuk sesi duysa namazn bile ksaltr, annenin ocukla megul olmasna imkn verirdi. Peygamberimiz Mescitte namaz kldrrken cemaatte ocuklu anneler de bulunurdu. Sahablerin bu husustaki anlatm yle: "Resulullah bize sabah namazn kldrmt. Namazda iki ksa sre okudu. Namaz bitince Eb Said el-Hudr sordu: "Y Resulallah bugn daha nce yapmadnz bir ekilde namaz ksa kldrdnz ." "Peygamberimiz yle aklad: "Geride kadnlar safndaki ocuk sesini duymadn m? Annesinin onunla ilgilenmesini temin edeyim dedim." ocua en ok annesi efkat gsterir. Bir hadis-i erifte annenin ocuuna gsterdii efkatten dolay byk sevap kazanaca mjdelenir. Olay yle geliir: Bir gn fakir bir kadn iki kz ile Hz. ie'yi ziyarete gelmiti. Hz. ie de evde onlara ikram iin bir tek hurmadan baka verecek bir ey bulamamt. O hurmay anneye verdi. Anne de hurmay ikiye blerek ocuklarna yedirdi. Hz. ie bu durumu Peygamberimize anlatnca, Peygamberimiz o kadn iin u mjdeyi verdi: "ocuklar hakkyla sevmek ve onlar korumak, Cehennemden kurtulua vesiledir." Peygamberimiz, ocuklara olan efkatinde bir ayrm gzetmezdi. Kendi ocuklarna ve torunlarna gsterdii ayn sevgi ve merhameti, dier Sahab ocuklarna da gsterirdi. Peygamberimizin hizmetisi Hz. Zeyd'in olu same anlatyor: "Resulullah bir dizine beni, bir dizine de torunu Hasan' oturtur; sonra ikimizi birden barna basar ve 'Ya Rabbi, bunlara rahmet et. nk ben bunlara kar merhametliyim' diye dua ederdi."

Baz kimseler, Peygamberimizin Sahab ocuklarn okayp pmesini garip karlyorlard. Kendilerinde pek olmayan bu gzel huyun, en gzel bir ekilde Peygamberimizde grlmesini tam olarak anlayamyorlard. Bir defasnda Akra bin Habis, Peygamberimizi, Hz. Hasan' perken grd ve yle dedi: "Benim on ocuum var. imdiye kadar hibirini pmedim." Bunun zerine Peygamberimiz, "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz" buyurdu. Yine bir gn bedevinin birisi gelerek Peygamberimize, "Y Resulallah, siz ocuklar per misiniz? Biz onlar pmeyiz" dedi. Byle bir suale Peygamberimiz, "Allah senin kalbinden merhamet duygusunu almsa ben ne yapabilirim?" buyurdu. Peygamberimiz merhamet ve efkat duygusunun en ak grld yerin, bylece ocuk sevgisinde ve onlara gsterilen efkatte bulunduunu belirtiyordu. ocuu sevip pmenin ok byk bir sevap olduunu da Peygamberimizden reniyoruz: "ocuklarnz ok pn. nk her pck iin size Cennette bir derece verilir ki, iki derece arasnda beyz senelik mesafe vardr. Melekler pcklerinizi sayarlar ve sizin defterinize sevap yazarlar." Peygamberimiz ocuklara gsterdii efkatte din ayrm yapmazd. Bir Yahudinin ocuu hastalanmt. Bunu duyan Peygamberimiz ocuu ziyarete gitti. Ona Mslman olmas iin telkinde bulundu. ocuk, Mslman olmak iin babasndan izin istedi. Babas msaade etti ve ocuk Mslman oldu. Peygamberimizin bar zamanndaki bu gzel davran sava esnasnda da devam ederdi. Sava srasnda ocuklarn ldrlmemesini tler, onlara iyi davranlmasn tembih ederdi. Bir sava esnasnda birka ocuk iki tarafn arasnda kalm ve ldrlmlerdi. Peygamberimiz bu hadiseye ok zld. Sahabler, "Ya Resulallah, onlar mrik ocuklardr, niin zlyorsunuz?" diye sordular. Peygamberimiz, "Onlar doduklar gibi duruyorlar. Sakn ocuklar ldrmeyin, aman

ocuklar katletmeyin. Her can ilk yaratlta tertemizdir" buyurarak konuya dikkatlerini ekti. nk, ocuklarn babas gayr-i mslim de olsa, kendileri erginlik ana gelmedike mkellef saylmamaktadr. slm ftrat zere doduklar iin, o masumluklarn mahafaza etmektedirler. Peygamberimizin esiz efkatim kz ocuklar zerinde de grmekteyiz. slmdan nce kz ocuklarnn Araplarn gznde hibir deeri yoktu. Kz babas olmay bir ayp olarak grrlerdi. "Falan adamn damad demesinler" diye kzlarn evlendirmek istemez, diri diri topraa gmerlerdi. Bu vaheti de atadan, babadan kalma bir det olarak grr, uygularlard. te Peygamberimiz bu zavall masumlarn byle acmaszca ldrlmelerini byk bir cinayet olarak gryor, bu kt detin bir an nce kaldrlmas iin mcadele ediyordu. Kendisi kzlarn babas olmakla iftihar ettii gibi, , iki veya bir kz olup da onlar bytp yetitirenleri, slm bir eitim verenleri Cennetle mjdeliyordu. Peygamberimiz, huzuruna bir kz ocuu gelirse ona yakn ilgi gsterirdi. Halid bin Said, Peygamberimizi ziyarete geldiinde yannda kk kz da vard. Habeistan'da doduu iin, Peygamberimiz ona ayr bir yaknlk gsterirdi. ocuk kalkt, Peygamberimizin srtnda bulunan peygamberlik mhryle oynad. Babas yanna ekmek istedi, fakat Peygamberimiz ocuun kalbinin krlmamas iin babasna engel oldu. Bir seferinde Peygamberimizin eline ilemeli bir kuma paras gemiti. Hz. Halid'in kzn artt ve ona verdi, sevindirdi. Cemre o sralar kk bir ocuktu. Babas alr, onu Peygamberimizin huzuruna gtrr, der ki: "Y Resulallah, u kzm iin Allah'a bereketle dua eder misiniz?" Peygamber Efendimiz Cemre'yi kucana oturttu, elini bana koydu ve bereketle dua buyurdu.

ocuklarna sevgi ve efkat gsterenlerin mkfat daha dnyada iken veriliyordu. Onlar hem ocuk sevme gibi bir lezzeti tadyorlar, hem de Allah'n rahmet ve sevgisini kazanyorlar. Eb Hreyre anlatyor: "Adamn biri Peygamber Efendimizin huzuruna geldi. Yannda da bir erkek ocuu vard. Adam ikide bir ocuu kucana alyor ve seviyordu. Peygamber Efendimiz sordu: "Bu ocua efkat gsteriyor musun?" "Evet, y Resulallah." "Sen buna nasl efkat gsteriyorsan, Allah da senin efkatinden daha ok efkat eder." Erkek ve kz ocuklar arasnda ayrm yapanlar Peygamberimiz hi ho grmezdi. Bu ekilde bir davran sergileyenleri uyarr, hatalarn dzeltmelerini salard. Onun gznde ocuun erkei kz yoktu. kisi de efkate ve sevgiye muhtat. Enes bin Mlik anlatyor: "Peygamberimizin yannda bir adam oturuyordu. Bir ara adamn erkek ocuu geldi. Adam ocuu ald dizlerine oturttu. Az sonra bir de kz ocuu geldi. Onu da yanna oturttu. "Peygamber Efendimiz adama sordu: "Niin ikisini bir tutmadn?" Peygamberimiz ocuklar arasnda sevgide eit davranlmasn istedii gibi, ba, hediye, ikram ve hibe konularnda da eit davranlmasn isterdi. Numan bin Ber anlatyor: "Babam malndan bir eyler hibe etmiti. Annem, 'Bu hibeye Peygamberimizi ahit tutmazsan kabul etmem' dedi. "Bunun zerine bana yapt hibeye ahitlik yapmas iin babam beni alarak Peygamberimize gittik. Durumu renen Peygamberimiz:

"Baka ocuklarn var m?' diye sordu. "Babam, 'Evet, var' dedi. "Btn ocuklarna ayn ekilde hibede bulundun mu?" "Babam, 'hayr' dedi. "Allah'tan korkun, ocuklarnz arasnda eit davrann.' "Babam Peygamberimizin huzurundan ktktan sonra bana yapt hibeden vazgeti." Peygamberimizin kendi ahsnda bu eit davran daha ak gryoruz. lk anda basit gibi grlse dahi, nemli ve kalc bir l olmas bakmndan u olay ok dikkat ekici . Hazret-i Ali anlatyor: "Peygamber Efendimiz bize ziyarete gelmiti. O gece bizde kald. Hasan ve Hseyin de uyuyorlard. Bir ara Hasan su istedi. Peygamberimiz hemen kalkt ve su krbasndan bir bardak su ald, ocua vermek iin getirmiti ki, o srada Hseyin de uyand. Hseyin bardaa uzand ve su imek istedi. Peygamberimiz suyu Hseyin'e vermedi, nce Hasan'a verdi. "Bunun zerine Fatma dayanamad ve 'Hasan' Hseyin'den ok seviyorsunuz gibi .' dedi. "Peygamberimiz, 'Hayr, suyu nce Hasan istedi' buyurdular." Batan buraya kadar baktmzda Peygamberimizin ocuklara ayr bir nem ve deer verdiini anlyoruz, ocuk eitiminde en faydal ve pratik bilgileri ondan reniyoruz.

PEYGAMBERMZN HAYVANLARA MERHAMET


lemlere rahmet olarak gnderilen ve bir merhamet denizi olan Sevgili Peygamberimizin efkat ve merhameti sadece insanlara mahsus deildi. Hayvanlar da kapsyordu. nk, onlar da can ve ruh tayordu.

Peygamberimiz, Cahiliye Araplarnn bu konudaki irkin detlerini de kknden kazd. Hayvanlarn da merhamete muhta olduklarn retti. Araplar, hayvanlara ok kt ve merhametsizce hareket ederlerdi. Canl hayvanlar ok atlarnda hedef dikerler, kendi hayvanlarn dierlerinden ayrmak iin kulak ve kuyruklarn keserler, hatta dalarlard. lde acktklar zaman canl devenin hrgcn yarp bir para ya kararak piirip yerler, susadklar zaman da hayvann damarn keser, bir miktar kan alrlar, tekrar dikerlerdi. Peygamberimiz btn bu alkanlklardan onlar vazgeirdi. Hayvana bir iaret konulsa bile, en az acyacak yere konulmasn tavsiye etti. Peygamberimiz hayvanlara fazla yk vurulduunu, a ve susuz brakldklarn veya bnye ve yaratllarna aykr bir ite kullanldklarn grnce, bunu yapmamalarn sylerdi. Peygamberimiz insanlarla konutuu gibi, ayn ekilde hayvanlarn dilini de anlard. Onlarla konuur, dertlerini ve ikyetlerini dinlerdi. nk hayvanlar Peygamberimizi tanrlard. Temim ed-Dr anlatyor: "Peygamberimizle birlikte oturuyorduk. O srada bir deve koarak geldi. Peygamberimize yaklat. Ba ucunda durdu. Bunu gren Peygamberimiz: "Ey deve sakin ol. Doru syle, doru sylersen senin yararnadr, yalan sylersen zararna olur. Hem de Allah bize snan gvende kld, artk sen gven altndasn. Bize snan mahrum kalmaz' buyurdu. "Biz, 'Y Resulallah, bu deve ne diyor?' dedik. "Sahipleri onu kesip etini yemek istemiler. O da kam, Peygamberinize snd' buyurdu. "Biz bunlar konuurken devenin sahipleri koarak geldiler. Deve onlar grnce tekrar Peygamberimizin yanna sokuldu. Korunmasn istedi. Bunun zerine adamlar: "Y Resulallah, bu bizim devemizdir. gn nce kat. Onu aryorduk. Sonunda yannzda bulduk' dediler. "Peygamberimiz: 'Ama o sizden ok fena ikyet ediyor' deyince: "Ne diyor, y Resulallah?' diye sordular.

"O yannzda gven iinde bym, gelimi. zerinde yllar boyu yaz aylarnda otlu aal lkelere, k aylarnda scak memleketlere yk tamsnz. Bydkten sonra ondan yavru almak istemisiniz. Allah ondan size bir sr deve nasip etmi. Bolluk senesi gelince onu kesip etini yemek istediniz deil mi?' "Doru y Resulallah. Vallahi byle oldu' dediler. "Peygamberimiz: "Sahiplerine bu ekilde gzelce hizmet verenin mkfat bu mudur?' deyince; "Y Resulallah, onu gerekten kesmeyeceiz' dediler. "Peygamberimiz, 'Yalan sylediniz. O size snd, yardm istedi, kabul etmediniz. Ben ise sizden daha merhametliyim. Allah mnafklarn kalbinden merhameti karm, m'minlerin kalbine koymutur' buyurdu ve deveyi onlardan yz dirheme satn ald, sonra da deveye dnd: "Ey deve, haydi git, Allah rzas iin serbestsin, sana kimse dokunamaz' buyurdu. "Deve, Peygamberimizin bann zerine eildi ve dua eder gibi yapt. Peygamberimiz de; "mn' dedi. "Deve tekrar dua etti. Peygamberimiz yine: "mn' dedi. "Sonra tekrar dua etti. Peygamberimiz yine: "mn' dedi. "Drdnc kez dua edince Peygamberimiz alad. "Y Resulallah, bu deve ne diyor?' diye sorduk. "Peygamberimiz yle buyurdu: "Ey Peygamber, Allah slmdan ve Kur'n'dan size hayrlar versin' dedi. 'min' dedim. "Sonra 'Siz beni rahat ve huzura kavuturduunuz gibi, Allah da kyamet gnnde mmetini

korkudan kurtarsn, rahat ve huzura kavutursun' dedi. 'mn' dedim. "Daha sonra, 'Allah mmetinin kann dmanlarndan korusun' dedi, 'mn' dedim. "Daha sonra da, 'Allah mmetinin helak oluunu aralarnda fitne fesat kararak birbirine silah ekmede klmasn' deyince aladm. nk ilk isteklerini ben de Allah'tan istedim, Allah isteklerimi kabul etti, onlar bana verdi. Son istediini ise vermedi. Cebrail, Allah'tan mmetimin birbirlerine silh ekerek helak olaca haberini getirdi. Olacaklar kalem byle yazm. Allah'n takdiri deimez." Peygamberimiz, hayvanlarn a susuz braklmasna hi raz olmazd. Bir gn alktan karn srtna gemi bir deve grd. Sahibini bulup ikaz etti: "Hayvanlarnz hususunda Allah'n sizi azaba arptracandan korkunuz." Araplarn eskiden beri yaptklar bir detleri daha vard ki, hayvann srtn hitap krss olarak kullanrlard. Peygamberimiz bu deti de yasaklad ve yle buyurdu: "Allah bu hayvanlar, ancak glkle gidebileceiniz yere kolayca gidebilmeniz iin sizin emrinize verdi. Ayrca yeryzn de yaratt. Dier ihtiyalarnz onlarn stnde giderin." Keyfi olarak hayvanlara, bilhassa kulara yaplan eziyetleri Peygamberimiz hi ho karlamaz, onlarn hakkna dikkat edilmesini isterdi. Bir sefer esnasnda Sahabler bir kaya kuu grdler. Yannda iki de yavrusu bulunuyordu. Birisi gidip yavrularn ald. Anne ku gelip balarnn stnde rpnarak umaya balad. Peygamberimiz bunu grnce, "Yavrularn alarak bu hayvann cann kim actt? Yavrularn yerine koyun" buyurdu. Peygamberimizdeki efkat, anne kuun rpnmasna, ac duymasna bile raz olmuyordu. Hayvanlara acyp, efkat gsterildii takdirde sevapl bir i yaplm olduunu da belirten Peygamberimiz yle buyururlar: "Kesilecek hayvan bile olsa, merhamet edene, kyamet gnnde Allah rahmet eder." Canllara gsterilen efkat ve merhametin neticesinde Cenab- Hakkn balayacana dair

bir hadis-i erifi de Hz. Eb Hreyre'nin rivayetinden renmekteyiz: "Adamn biri yolculuk esnasnda iddetli bir ekilde susad. Sonunda bir kuyuya rastlad ve oraya vard. Su itikten sonra kuyudan kt. Bir de grd ki, susuzluktan dilini kararak soluyan bir kpek rutubetli toprak yiyor. Bunu gren adam, 'Beni kvrandran susuzluun ayns bu kpee de isabet etti' dedi. "Sonra kuyuya inip ayakkabsna su doldurdu, getirip kpee verdi. Bundan dolay Allah onun amelini kabul etti ve affetti buyurdu." Sahabler "Y Resulallah, hayvanlara iyilik etmekte bize bir mkfat var m?" diye sorduklarnda, Peygamberimiz yle cevap verdi:

"Canl bir hayvan iin size mkfat vardr." Peygamber Efendimiz zevk iin kular avlamay ho grmemi, varsa bu eit alkanlklardan uzak kalmamz tavsiye etmitir. Bu hususta yle buyururlar: "Kim srf elence olsun diye keyif iin bir sere ldrrse, kyamet gnnde o sere Allah'a u ekilde ikyette bulunur: "Y Rabbi, bu kii beni yemek ve benden yararlanmak iin deil, srf kendi zevki iin bou bouna ldrd." Etinden, stnden, yn ve derisinden istifade ettiimiz kesim hayvanlarna da eziyet etmemek gerekiyor. Allah'n bizim iin yaratt dilsiz azsz, kendini savunmaktan ciz hayvanlara iyi muamele yapmak hem insan, hem de slm bir grevdir. Koyun, kei ve sr bu snfa girer. Efendimiz bu hayvanlara eziyet edilmemesi konusunda bizi uyaryor. Bir kasap koyunlarndan birini kesecekti. Ancak aln kapsn aar amaz koyun elinden kaverdi. Resulullahn bulunduu yere kadar gitti. Kasap da yakalamak iin peinden kouyordu. Koyunu yakalad, ayandan tuttu, srkleyerek gtrmeye balad. Durumu gzetleyen Peygamberimiz koyuna: "Allah'n emrine raz ol, sabret" derken, kasab da uyard:

"Sen de ey kasap, koyunu incitmeden gtr."

PEYGAMBERMZN AFFI VE BAILAMASI


Peygamber Efendimizin gzel ahlkndan birisi de affedici ve balayc olmasdr. Peygamberimiz kendi yaknlarna ve Sahablerine devaml hogrl olduu gibi, dmanlarn da, zellikle onlar gsz bulunduklar ve teslim olduklar zaman balam, sularn affetmi, sonunda da pekounun iman etmesine vesile olmutur. Hz. Aie validemizin de buyurduu gibi, Peygamberimiz yaratl icab, kendisine ktlk edene ktlkle karlk vermez; affeder ve intikam almaya da yanamazd. Bu stn vasflardr ki, dmanlar tarafndan bile takdir edilmi, sevilmi ve sevgisini onlarn kalbine de ulatrarak, ebed kurtulularna vesile olmutur. Peygamberimiz sava dnda, dmanlarndan kendine snan, teslim olan ve balanmay dileyenleri yz st evirmemitir. Ricalarn kabul ederek affetmitir. Peygamberimiz kalabalk ordusuyla Mekke'nin fethi iin yola kt, Mekke'ye yaklat ve ehre girdii srada, dmanlarnn pekou aresiz kalarak eline dm, zelil bir vaziyette nne ylmlard. Fakat Peygamberimiz imkn olduu, gc yettii halde, rahmet Peygamberi olduunu bir sefer daha gstermi, dmanlarm affetme bykln ilan etmitir. Zaten Rabbi de kendisine byle tavsiye etmiyor muydu? "Kolaylk gster, affa sarl, iyilii tavsiye et, cahillerden de yz evir." (Araf Sresi, 199.) Peygamberimizin Mekke'yi fethe kan ordusunun ehre yaklatn renen Mekke mriklerinin iini bir korku sard. Mekke'nin eski reisi Eb Sfyan yanna iki kii daha alarak ordu hakknda bilgi edinmek istedi. Ancak yolda giderken Mslman askerleri tarafndan yakaland. Peygamberimizin amcas Hz. Abbas ellerinden alarak onu Peygamberimizin huzuruna getirdi.

Eb Sfyan, Hicretten nce Peygamberimize Mekke'de bulunduu sre iinde her trl ikence ve eziyeti yapmaktan geri kalmamt. Medine'ye hicretinden sonra da onu rahat brakmad. Peygamberimize kar yaplan btn dmanca hareketlerin banda o bulunuyordu. Kurey'in bana geerek mrikleri devaml Mslmanlarn aleyhine geiriyor, ordu kurarak savaa hazrlyordu. Uhud ve Hendek savalarnda mrik ordusunda bakumandand. Bu savalarda pekok Mslmann kann dkmt. te byle bir mrik reisi Peygamberimizin kararghna getirildi. Bir gece bekledikten sonra da slm kabul etti. Peygamberimiz kendisine yaraan bykl gsterdi. Onu affetti. Bununla da kalmayarak, ona baz imtiyazlar verdi. "Eb Sfyan'n evine kim girerse gvendedir" dedi. Peygamberimizin aff sayesinde ba dman, dostlar snfna geti. Peygamber ordusu Mekke'ye girince, slm safna giren pekok insan bulunuyordu. Eb Sfyan'n hanm Hind de Kurey kadnlaryla birlikte yz rtl olarak Peygamberimizin huzuruna geldi. Mslman olarak affn diledi. Peygamberimiz onu tanmt. Fakat belli etmedi. Yaptklarn hi yzne vurmadan affetti. O Hind ki, Uhud Savanda Kurey kadnlaryla birlikte def alp ark syleyerek mrikleri savaa kztranlarn banda geliyordu. Peygamberimizin sevgili amcas Hz. Hamza ehit dnce, onu para para etmi, kin ve ihtirasn yenemeyerek cierini karp dilemiti. Bu hali gren Peygamberimizin ii paralanmt. Fakat onun aff her zaman stn geldi. En azl can dmann bile, iman ettii iin affetti. Bu esnada nefreti sevgiye dnen Hind, "Bugn senin meclisinden daha sevimli bir meclis grmyorum" diyerek takdirini gizleyememiti. Hz. Hamza'nn katili Vahi de Mekke'den kaarak bir mddet kabileler arasnda gizlendi. Fakat emin bir yer bulamyordu. Sonunda birisi kendisine "Sen kendin iin en gvenli yeri ancak onun yannda bulabilirsin; git, Resulullahtan af dile" dedi.

Vahi ekinerek ve sklarak Resulullahn huzuruna girdi. Peygamberimiz Vahi'yi grr grmez ban yere edi. Ona bakamyordu. O anda amcasn hatrlamt. Hz. Hamza'nn al kanlar iinde bulunan ba gznn nne geldi. Mbarek gzlerinden yalar boand. Katil, karsndayd. Ksas yapabilirdi. Kimse de bir ey diyemezdi. Fakat o yine byklk gstererek Vahi'yi affetti. Fakat bir daha gzne grnmemesini syledi. nk her grdke gznn nne Hz. Hamza geliyor, ii yanyordu. Eb Cehil ve olu krime, Peygamberimizi her seferinde skntya sokan, ona eziyet vermek iin elinden geleni yapan iki din dmanyd. Eb Cehil, Peygamberimiz Kabe'de namazklarken zerine deve ikembesi atan, arkasna geip hcum ederek abasyla bomak isteyen, Peygamberimizi ldrmek iin tuzaklar kuran, Mslmanlardan gelen btn bar tekliflerini reddederek Bedir Savan krkleyen azl bir dmand. Olu krime de babasyla birlikte hareket ediyor, Peygamberimize dmanlkta nde gidiyordu. slm ordusu Mekke'ye girince krime korkusundan Yemen'e kat. Fakat hanm Mslman olmutu. Peygamberimizin bykln tanyor, balad insanlar yakndan gryordu. Klesini yanna alarak kocasnn peine dt. Yemen'de buldu. Peygamberimizden kendisini affedecei hususunda teminat aldn syledi. Medine'ye geldiler. Peygamberimiz krirne'nin geldiini duyunca onu karlamak iin kt. yle acele etti ki, srtndan hrkas bile yere dmt. Onu gleryzle karlad. "Merhaba ey svari muhacir" diyerek kucaklad ve iltifatta bulundu. man eden krime, Peygamberimize yaptklarndan dolay mahcuptu. Fakat rahmet Peygamberi, Mslman olan krime'ye yle dua etti: "Allah'm, krirne'nin bana yapt btn ktlkleri, Senin nurunu sndrmek iin att her adm affet. Yzme kar ve gyabmda syledii szleri de affet." Peygamberimizin aff en azl bir dmann bile kuatmt. Hebbar bin Esved, gz dnm bir Peygamber dmanyd. Her frsatta Mslmanlara eziyet etmekten zevk duyuyordu. Pekok Mslmann canna kymt. Bununla kalmam, hicret esnasnda Peygamberimizin kz Zeyneb'i devesinden iterek drmt. Hamile bulunan Hz. Zeynep ocuunu drd. Bir mddet sonra da bu hastalktan vefat etti. Bylece Peygamberimizin kan dman da olmutu. Mekke'nin fethi gn Peygamberimiz onun kann helal klmt. Grld yerde

ldrlecekti. Hebbar ok korkuyordu. ran'a kamay dnd. Fakat daha sonra bundan vazgeti. Akll davranarak Peygamberimizin huzuruna gitti. Ona iltica etti. "Ya Resulallah, nce ran'a kamay kararlatrdm. Fakat sizin byk affnz, benzersiz msamahanz dnerek ite huzurunuza geldim. Yaptm btn sularm itiraf ediyorum. Sizden af diliyorum" dedi. Peygamberimiz af kapsn ona da at. Samimi itiraflar zerine Hebbar' balad.

PEYGAMBERMZN AHDE VEFASI


Ahde vefa, verdii szde durmak, yapt anlamaya sadk kalmaktr. nsann nemli karakterlerinden, kiiliini oluturan deerlerden biri de vefal oluudur. Yaplan szlemeye dikkat etmek, ahde vefann bir baka eididir. Peygamberimiz verdii szde duran, yapt anlamaya bal kalan en byk insandr. Bu hususta dostunu da, dmann da ayrt etmemitir. Dostuna verdii bir szde durup, onu yerine getirdii gibi, dmanlaryla yapt anlamaya da sadk kalm, her ne pahasna olursa olsun, aykr hareket etmemitir. Peygamberliinden nce ticar hususta bir dostuna verdii sz tutmak iin gn bekledii mehurdur. O adam unutup gelmedii halde, "Nasl olsa artk gelmez" diyerek ekip gitmemitir. Verdii szde durmann en mstesna rneini vermitir. Peygamberimizin vefas aile iinde de aka yaanyordu. Hz. ie anlatyor: "Yal bir kadn Resulullahn ziyaretine gelmiti. yle konutular: "Sen kimsin?" "Mzeyne'den Csame."

"Sen Hasene misin? Naslsn, ne haldesin, bizi grmeyeli ne yapyorsun?" "Anam babam size feda olsun, iyiyiz." "Kadn knca sordum: "Ya Resulallah, bu kadna ok alka gsterdiniz, sebebi ne idi?" "Hatice haytta iken bize gelir, giderdi. Y ie, ahde vefa imandandr." Peygamberimiz en skk ve en zor artlar altnda bulunsa dahi, verilen szde durmay, netice kendisinin aleyhine de olsa hibir surette vefaszlk gstermemeyi tavsiye etmitir. Bedir Sava iin hazrlklar yaplp slm ordusu Medine'den ayrld srada Huzeyfe elYemni ile babas Huzeyl, Peygamberimizle birlikte arpmak zere yola kmlard. Mrikler, baba-oulu yolda grerek sorguya ektiler: "Siz herhalde Muhammed'in yanna gitmek istiyorsunuz." "Evet, bizim bundan baka bir niyetimiz yoktur" dediler. Bunun zerine mrikler, onlardan Medine'ye dnmek, Peygamberimizle birlikte savata bulunmamak zere sz aldlar. Bir mddet sonra Huzeyfe ile babas Bedir'de Peygamberimizin huzuruna gelerek mcahitlerle birlikte savamak istediklerini sylediler, mriklerle aralarnda geen hadiseyi de anlattlar. Peygamberimiz, onlarn mriklere verdikleri sz renince, insan gcne o anda ok fazla ihtiyac olmasna ramen onlara yle dedi: "Hayr, siz Medine'ye dnn. Onlara verdiiniz sz yerine getirin. Biz de mriklere kar Allah'tan yardm isteriz. Onun yardm bize kfidir." SMrik de olsa verilen szde durmay daha uygun grmek, ahdini bozmamak, yaplan anlamaya bal kalmak ancak bir Peygamberin gsterebilecei bir meziyettir.

PEYGAMBERMZN NEZAKET
Peygamberimiz, bir peygamber olmas dolaysyla her seviyeden insanla grp konuuyordu. Bunlar iinde devlet ve kabile reisleri, zengin ve soylu kimseler olduu gibi,

fakirler, zayf ve kimsesizler, yetimler, kadnlar ve ocuklar da yer alyordu. Btn bu sosyal yaplar, yaay tarzlar, yalar, balar, huylar birbirinden ayr olan insanlarla ilikisini, doru, salkl ve kalc bir biimde srdryordu. Bunun iin, onlarla her alanda iyi diyalog kuruyor, nazik ve geni kalpli davranyordu. Zaten lemlere rahmet olarak gnderilmesi bunu gerektirmiyor muydu? Hizmetinde bulunan yakn Sahablerinin anlattna gre, Peygamberimiz insanlarn en naziki, en nezihi, en zarifi, en latifi, en ince ruhlusu idi. Edep, terbiye ve grg kurallar onun haytnda en gzel ve en ideal biimde mevcuttu. Peygamberimiz nezaketini hi kimseden esirgemez, herkese tatl ve nazik davranrd. Kendisine hitap edildii veya soru sorulduu zaman en gzel ekilde cevap verirdi. Hz. ie validemiz, "Resulullahtan daha gzel ahlka sahip hi kimse yoktur. Ashabndan ve ailesinden birisi kendisine seslenince, 'Buyurun' diye karlk verirdi. Bu sebeple Allah, ona, 'Sen yksek bir ahlk zeresin' buyurmutur. Peygamberimiz insanlarla ilk defa karlatnda nasl davranrd? Selamlamas, hal hatr sormas nasld? oumuz merak ederiz. Eb seyd'in anlattna gre Peygamberimiz bir seferinde amcas Hazret-i Abbas'n evine gider. Hazret-i Abbas'a, "Esselm Aleykm" diye selm verir. Ev halk da, "Ve aleykmsselm ve rahmetullahi ve berekth" diyerek selmn alrlar. Sonra Peygamberimiz, "Naslsnz?" diye hal hatr sorar. Onlar, "Allah'a hamd olsun, iyiyiz. Anamz babamz feda olsun, siz naslsnz y Resulallah?" dediklerinde, Peygamberimiz, "Allah'a hamd olsun, ben de iyiyim" buyururlar. Hz. Enes, Peygamberimizin esiz nezaketini yle anlatyor: "Kendisine bir ey soran can kulayla dinler, soruyu soran yanndan ayrlmadka, onu terk etmezdi. Resulullah ile bir kimse tokalarsa veya bir kimse tokalamak iin elini uzattnda, karsndaki kii elini ekmeden Resulullah elini ekmezdi. Biriyle yz yze gelince de, karsndaki, yzn evirip ayrlmadka Resulullah o kimseden yzn evirmezdi. nne oturan kimseye hibir zaman ayaklarn uzatmazd. Karlat kimseye nce kendisi selm verirdi. Ashabyla tokalamaya nce kendisi balard.

"Kendisini ziyarete gelenlere ikramda bulunurdu. Oturmalar iin ok kere hrkasn sererdi. Bazen de altndaki minderi misafire verir, zerine oturmas iin iaret eder, kendisi ak yere otururdu. "Sahablerine gzel unvanlar verirdi. Hz. Ali'ye 'Eb Turab', bir baka Sahabsine 'Eb Hreyre' gibi lkaplar vermiti. Onlara eref kazandrmak iin, holarna giden isimle arrd. "Kimsenin szn kesmezdi. Konumasn yarda brakmazd. Konutuu kii szn bitirmeden yahut gitmek zere ayaa kalkmadan sohbetine devam ederdi. "Namaz klarken birisi gelip oturursa, namaz uzatmaz, ksa keserdi. Hemen namazn bitirip onun ne istediini sorard. htiyacn grdkten sonra tekrar namazna devam ederdi. "Medineli bir ocuk gelir, Resulullahn elinden tutar, istedii yere gtrrd. Resulullah, gitmem demezdi. "Resulullah birimize kzacak olsa, 'Bu kardeimiz kendisini niin lekeliyor?' derdi. "Resul-i Ekreme on sene hizmet ettim. Vallahi, bana 'f bile demedi. Yapmakta geciktiim veya yapmadm bir emrinden dolay beni azarlamad gibi, ailesinden azarlayan olursa, onlara da, 'Ona dokunmayn. Bu ii yapmas takdir edilmi olsayd yapard' buyururdu. "Senelerce Resulullaha hizmet ettim. Bana hibir zaman kt sz sylemedi. Fiske vurmad. Azarlamad, yzn bile asmad. "Birgn bir i iin bir yere gitmemi emir buyurdu. lk nce, 'Gitmem' dedimse de, Allah'n Peygamberi bana emrettii iin gitmeye karar verdim. Huzurlarndan ktktan sonra sokakta birka ocuun oynadn grdm ve onlar seyretmeye daldm. Derken arkadan birisi iki eliyle bam tuttu. Dndmde baktm ki, kendisi. Glyor. Bana: "Enesiim sana sylediim yere gittin mi?' dedi. "Hayr, daha gitmedim, gideceim' dedim. "Ben ona senelerce hizmet ettim. Vallahi bir defa olsun yaptm bir i iin 'Niin yaptn?' yapmadm bir i iin 'Niin yapmadn?' dediini hatrlamyorum." Peygamberimizin bir baka nezaketini ve gzelliini annemiz Hazret-i ie anlatyor:

"Peygamber Efendimiz kendi eliyle ne bir hizmetiye, ne de bir kadna vurmad gibiAllah yolunda savamaktan bakaelini serte herhangi bir eye vurduunu da grmedim. "Peygamber Efendimiz iki ey karsnda tercihte bulunaca zamangnah olmamak artylao iki eyden hangisi daha kolaysa o ey daha ok houna giderdi. Fakat gnah olduu zaman btn gc ile o eyden uzak dururdu. "Peygamber Efendimiz kendi ahs iin kimseden almazd. Ancak kendisine getirilen kimse Allah'n yasak ettii bir eyi ilemise o kimseden Allah iin alrd." Peygamberimiz davetlilere ve misafirlerine kar da nazik davranrd. Davet edilenler arasnda bazlar, kalkp gidilmesi gerektii halde kalkp gitmeseler dahi Peygamberimiz onlara dorudan gitmelerini hatrlatmaz, nazik davranarak dolayl bir biimde hissettirirdi. Byle bir durumu yine Enes bin Mlik rivayet ediyor: "Peygamberimizin kz Hz. Zeyneb'in dn esnasndayd. Resulullah halk ekmek ve etle doyurdu. Beni de cemaati armak iin gnderdi. Ziyafet bittikten sonra Peygamberimiz (a.s.m) kalkt, ben de kendisini takip ettim. "Davetlilerden iki kii muhabbete dalm, dar kmamlard. Resulullah hanmlarnn yanna uruyor, selm veriyor, hal ve hatrlarn soruyordu. Resulullah tekrar dnd, ben de onunla birlikte dndm. Kapya varnca baktk ki, o iki kii hl konuuyorlard. Onun dndn grnce kalkp gittiler. Resulullah tekrar evine dnnce ayam kapnn eiine koydu, benimle kendi arasna perde ekti. Allah u yeti indirdi: "Ey iman edenler! Yemek iin davet olunmadan Peygamberin evine girip de orada yemek vaktini beklemeyin. Davet edildiinizde de girin. Fakat yemeinizi yedikten sonra sohbete dalmadan daln. Bu hareketleriniz Peygambere eziyet verir, o da size bunu aklamaktan sklr. Allah ise hakk aklamaktan ekinmez." (Hucurat Sresi, 53.) Bundan sonra da bir bakasnn evine girip kmak belli kaidelere balanm oldu.

PEYGAMBERMZN ADALET

Hakka ynelmek, hakk lyk olana vermek, hakszlktan kanmak, herkese eit davranmak anlamlarna gelen adalet sfat Peygamberimizde en mkemmel ekilde mevcuttu. Peygamberimiz dnya ilerinden elini ekmi, hayattan uzak duran bir insan deildi. O, genlik yllarnda Mekke'de bulunan kabilelerle birlikte yayor, peygamber olduktan sonra da eitli kabile ve milletlerle i ie bulunuyordu. Bu kabileler zaman olmu, boaz boaza gelmiler, kan dkmler, arpmlar, savamlard. Bunlarn birini memnun eden bir hareket, brn rahatsz ediyordu. te Peygamberimiz birbirine dman kabileler arasnda hak dini yayarken onlarn kalplerini kazanyor, aralarnda hak, adalet, insaf ve kardelik filizleri yeertiyordu. Bu uurda pekok zorluklarla karlayordu. Fakat zerre kadar olsun, adalet ve insaftan ayrlmyordu. Araplarn nfuzlu ve zengin olanlar, toplum iinde kendilerine ayr bir yer ayrr, bakalarna, zellikle kimsesiz ve fakir kimselere yaptklar basklarn kendilerine yaplmasna dayanamazlard. Mahzumlerden bir kadn hrszlk etmiti. Kureyliler erefli bir kabileden olan bu kadnn cezalandrlmasn istemiyorlard. sme bin Zeyd'i Peygamberimiz ok seviyordu. Onu krmayacan biliyorlard. same'yi araya koyarak, Peygamberimizin bu kadna ceza vermemesini ricac iin gnderdiler. Peygamberimiz, Hz. same'ye yle buyurdu: "srailoullar bu gibi taraf tutmalar yznden helak oldular. Bunlar fakirlerine en iddetli ceza verirken, nfuzlu ve zengin olanlarna ceza vermezlerdi." Peygamberimiz, adaleti uygularken din fark gzetmezdi. Hak sahibi bir Yahudi de olsa, Mslmandan hakkn alr, ona verirdi. Sahablerden Eb Hadrad, bir Yahudiden bir miktar bor almt. Vade dolmu, Yahudi de srarla parasn istiyordu. Fakat Eb Hadrad'n srtndaki elbisesinden baka bir mal yoktu. O srada Peygamberimiz Hayber Sava iin hazrlkta bulunuyordu. Bu sefer Yahudilerin zerineydi. Mesele Peygamberimize iletildi. Eb Hadrad, Yahudiden biraz sre istediyse de, Yahudi buna raz olmamt. Sahabyi kolundan tutup Peygamberimizin huzuruna getirdi. Alacan tahsil etmesini istedi.

Eb Hadrad, verecek bir eyinin olmadn, Hayber'in fethinden sonra eline ganimet olarak bir ey geerse vereceini syledi, ancak Yahudi diretiyordu. Sonunda Peygamberimiz fakir Sahabsine srtndaki elbisenin bir ksmn satarak borcunu demesini syledi. Eb Hadrad da yle yapt. te Peygamberimiz Yahudilerin zerine bir sefer hazrl yapt srada, gz gibi koruduu, evlatlarndan daha fazla zerlerine dt Sahablerinden birine kar, hak sahibi olduu iin Yahu dinin hakkn aryordu. Peygamberimiz hak, hukuk ve adalet konusunda kendisini ayr tutmaz, kendisine farkl bir muamele yaplmasn da kabul etmezdi. Bunun rnekleri Peygamberimizin haytnda oka bulunmakta, bu alanda da en yksek seviyede bulunduunu gstermektedir. Eb Said el-Hudri'nin anlattna gre, Peygamberimiz bir seferinde savata ele geen mallar Sahableri arasnda paylatryordu. Mthi bir izdiham vard. ok kalabalktlar. yle ki, Sahablerden birisi Peygamberimizin srtna karcasna zerine abanmt. Peygamberimiz, elinde bulunan ince hurma ubuuyla o kiiye iaret ederek bir tarafa ekilmesini istedi. ubuun u ksm adamn yzne gelerek birazck izdi. Bunun farknda olan Peygamberimiz elindeki sopay o kiiye verdi ve, "te yzm, gel, sen de benden hakkn al" dedi. Fakat Resulullah canndan fazla seven Sahab, "Ya Resulallah, ben hakkm hell ediyorum, sizi balyorum" dedi ve vazgeti. mrnn son gnlerini yayordu. Dnyaya veda etme vakti gelip atmt. Sahableri ile vedalamak, helllemek istedi. br leme zerinde bir hak olarak gidemezdi. Sahabileri toplad ve onlara yle konutu: "ayet birinize kar bir hatada bulunmusam, madd veya manev olarak kimi incittiysem, malnza, cannza veya erefinize, herhangi bir biimde zararm dokunmusa gelsin, benden hakkn alsn, tazminatn vereyim." Son annda, ar hastalnda dahi adaletin yerini bulmasn istiyordu. zerinde, kimsenin bir hakknn kalmasn istemiyordu.

PEYGAMBERMZN VAKARl VE SKTU


Vakar; arballk, temkinli davranmak, ciddi, haysiyet sahibi olmak anl----- gelir ki, kibir, gurur ve bencillik gibi kt huylardan farkldr. Vakar, imandan gelen bir ciddiyet ve arballk iken, gurur, imandaki zaafn bir neticesi olarak grlr. Mesela bir idarecinin makamndaki ciddi olmas vakar saylrken, ayn ciddiyeti evinde srdrmesi efkata, merhamete, samimiyet ve itenlie aykr der. Peygamberimiz son derece vakarl, ciddi ve izzet sahibi idi. Onun peygamberlik vakar, grene nce bir rperti ve korku verir, fakat daha sonra onun ne kadar efkatli bir insan olduunun farkna varrd. Peygamberlik gibi yce bir grevi omuzlayan insann, etrafnda bulunan binlerce Mslmana hak ve hakikat dersi veren bir insann ciddi ve vakarl olmas kadar tabii bir ey yoktur. Zaten vakar, peygamberliin en nemli zelliklerinden birisi olarak belirtilmektedir. Peygamberimiz ciddiyete zarar veren hareketlerde bulunmazd. Onun konumas hikmetle doluydu. Bo ve lzumsuz szler sylemezdi. Dedikodu yapmaz; kimsenin aleyhinde bulunmad gibi, bakalarn o halde grrse de engel olurdu. Glmesi sadece tebessmd. Sadece glmserdi. Gzlerinin ii glerdi, yz l l olurdu, Tatl ve irin bir durum alrd. Sesli olarak glmez, kahkaha atmazd. Houna giden bir ey olur veya sevindirici bir haber duyarsa, sadece dileri grnr ve inci gibi parlard. Peygamberimizin oturuu da gayet vakarl idi. Oturduu zaman cbbesiyle ayaklarn ve dizlerini rter, elleriyle kendisine ekidzen verirdi. Bakalarn rahatsz edecek veya zecek hareketlerde hibir zaman bulunmazd. ounlukla bada kurarak veya dizst otururdu. Saa sola yaylmaz, ayaklarm uzatmazd. zellikle kbleye hi uzatmazd. Peygamberimizin yrmesi de vakurdu. Saa sola baklarn salmaz, karya bakarak sert, fakat mtevaz admlarla yrrd. Yry yksekten akan suyu andrrd. Ksaca, Peygamberimiz konumasnda, susmasnda, oturmasnda, yrmesinde, ibadetinde ve btn yaaynda vakur bir insand.

Peygamberimizin halinde skt, yani sessizlik hakimdi. Sktu ok sever, ihtiya olmadan konumazd. Gzel konumayan veya konuurken edep ve terbiyeye uymayan kiiden yzn evirirdi. Sahablere, "Resulullahla sohbet eder miydiniz?" diye sorduklarnda, onlar, "Evet, fakat o ok az konuurdu" eklinde cevap verirlerdi. Peygamberimiz konusa dahi az ve z konuur, lzumsuz lakrd yapmazd. Eb Mlik, babasndan Peygamberimizin konumas ve susmas ile ilgili grdklerini yle anlatyor: "Biz ocukken Resulullahn (a.s.m) meclisinde otururduk. Ben ondan daha az konuan hibir kimse grmedim. Baz Sahabler konuup da sz uzattklar zaman tebessm ederdi." Peygamberimizin vey evlad Hind ise, Peygamberimizin sktunu u ekilde anlatr: "Onun sktu drt ekilde olurdu: "Sylenenlere kar tahamml ve sabrederek, bakalarna satamaktan kanmak iin, bakalarndan houna giden bir hareket grrse takdir manasnda ve tefekkr iin susard." Sktu, bedene kolay ve hafif gelen bir ibadet olarak vasflandran Peygamberimiz, bir meselenin mahiyetini bilmeden pein fikirle konuan kimseleri de ikaz ederdi. Yine Peygamberimiz, Sahablerin sorusu zerine cihat, oru ve zekttan sonra en hayrl ibadetin skt olduunu bildirerek, yle buyuruyordu: "Susmak, konuunca da hayr konumak." Muaz bin Cebel'in, "Dilimizin sylediklerinden mes'ul olur muyuz?" demesi zerine Peygamberimiz yle buyurdu: "insanlar Cehenneme yzst drecek olan ey, dillerinden bakas deildir. Kim Allah'a ve hiret gnne inanyorsa, ya hayr sylesin, ya da sussun. Hayr konuun, faydalann, kt konumayn ki, selmette olasnz." Yerinde konumann, bo yere sz sylememenin nemini her frsatta Peygamberimiz bildirmektedir. Bazen de Sahablerin sorusu zerine bu meseleye dikkatimizi ekmektedir. Ubade bin Samit anlatyor:

Bir gn Peygamber Efendimiz bineine binerek Sahableri ile birlikte bir yolculua kt. Sahablerden hibiri onun nne gemiyor, hep sanda ve solunda yryorlard. Muaz bin Cebel sordu: "Y Resulallah! Allah'tan bizim gnmz sizin gnnzden nce getirmesini dilerim. Allah o gn bize gstermesin. ayet size bir ey olursa sizden sonra hangi amelleri yapmamz tavsiye edersiniz?" Peygamber Efendimiz: "Allah yolunda cihada devam ediniz." Muaz: "Anam babam size feda olsun." Peygamber Efendimiz: "Allah yolunda cihad ok iyi bir eydir. Fakat bugnk insanlar iin ondan daha nemli bir ey vardr." Muaz: "Ondan daha nemli ey herhalde oru tutmak ve sadaka vermektir." Peygamber Efendimiz: "Orula sadaka elbette iyi eylerdir. Fakat onlardan daha nemli bir ey vardr." Bunun zerine Muaz iyi bildii btn eyleri srasyla syledi. Peygamberimiz hepsine de: "Daha nemli bir ey vardr" diye cevap verdi. Sonunda Muaz: "yleyse y Resulallah aklayn bize. O nemli olan ey nedir?" Peygamber Efendimiz dilini gstererek: "Bununla, iyilikten baka hibir ey sylememektir" buyurdular.

PEYGAMBERMZN ECAAT VE CESARET


ecaat ve necdet kelimeleri Peygamberimizin cesaret ve kahramanln en gzel ifade eden kelimelerdir. ecaat: Din ve dnyev hukukunu korumak iin cann dah verecek derecede gsterilen bir yiitlik olarak tarif edilir. Necdet: Korku ve dehet veren bir hdise annda ve olaanst haller karsnda sabr ve sebat gstererek soukkanlln koruyup, endieye kaplmadan sakin bir ekilde hareket etmektir. Bu hasletlerden her ikisi de Peygamberimizde tam ve mkemmel manada bulunuyordu. O, insanlarn en cesuru, en yreklisi, en kahraman ve en yiidi idi. Genliinden itibaren haytnn btn devrelerinde ecaat manasndaki cesaret, Peygamberimizde ok ak bir ekilde grlyordu. Peygamberimiz mrnn genlik yllarnda da esiz cesaret ve kahramanlklar gstererek yiitlii ve gznn pekliiyle evresinin takdir ve hayranln kazanmt. ocuk denecek yatayd. Kavmi putlardan medet bekliyor, onlara tapyorlard. Peygamberimiz onlarn bu hareketini ok manasz buluyor, bazen putlar kk drc ifadeler kullanyordu. Onlara nefretini aka gsteriyordu. Kendisinden "Lt ve Uzza hakk iin" diyerek bir ey istedikleri zaman, byle bir yemin eklinden rahatsz oluyor ve yle diyordu: "Onlar adna benden bir ey istemeyin. Vallahi, onlardan nefret ettiim kadar hibir eyden nefret duymuyorum." On yedi yanda iken amcalaryla birlikte Yemen seferine kmt. Yollar bir vadiye dt. Azp kam, vahi bir deveyle karlatlar. Kimse cesaret edip de devenin yanna yaklamyordu.

Peygamberimiz ileri atld, devenin nne geti, yularndan tutarak yakalad, getirdi. Deve de zaten Peygamberimizi grnce uysallamt. Peygamberimizin cesaretinin derecesini biraz olsun anlayabilmek iin, onun tek bana insanlar hak dine davet edii esnasndaki halini ve gayretini hatrlamamz gerekir. yle bir dine davet ediyordu ki, bu dine uymalar halinde btn sosyal, siyasal, ekonomik ve ailev hayt tarzlarn deitirmeleri gerekiyordu. Asrlardan beri atalarndan grp yaayageldikleri esaslar brakp inkr etmeleri, kan ve damarlarna ilemis bulunan birok det ve alkanlklardan vazgemeleri gerekiyordu. Peygamberimiz onlar sadece Allah'n varlk ve birliine davetle kalmyor, hiret gibi ebed bir lemin geleceinden, tekrar dirileceklerinden, hesaba ekilip amellerinin mizanda tartlacandan bahsediyor, Cehennem gibi bir zindandan haber veriyordu. Hele bu, mrik Araplarn hi houna gitmiyordu. Kavmi ve en yakn akrabalar Peygamberimizin ve dininin getirdiklerini kabule yanamyor, alay ve hakaret ediyor, hatta vazgeirmek iin nne cazip teklifler sryorlard. z amcas Eb Leheb, "Bizi bunun iin mi ardn?" diyerek, onun kurtulua davet mesajyla alay ediyordu. bey bin Halef, eline ald rm bir kemii ufalayp toz haline getirdikten sonra Resul-i Ekremin yzne flyor, "Ey Muhammed, Allah buna m hayt verecek?" diye kstaha mukabelede bulunuyor; dierleri onu dvasndan caydrmak iin mal, mlk, eref ve makam gibi tekliflerde bulunuyordu. Ama davetiyle alay edenlere vahiyle cevap verirken, Eb Talib'e de, "Amca, Kurey'in elinden gelse, bir elime gnei, bir elime ay koysa, ben yine hakikati ilan etmekten asla vazgemem" diyerek cesaretle zerine gidiyordu. Peygamberimiz tebliinde ve insanlar hakka davetinde o derece metanet, sebat ve cesaret gsteriyordu ki, byk devletler, byk dinler, kavim ve kabilesi ve hatta amcas ona iddetli dmanlk ettikleri halde, zerre kadar bir tereddt eseri, bir tela, bir korkaklk gstermiyor; tek bana btn dnyaya meydan okuyor; slmiyeti anlatmaya devam ediyordu. Bu sebat ve azmin sonunda nihayet slmiyeti dnyaya hakim kld.

Peygamberimizin tebliine alt slmiyet, Kurey'in servet, zenginlik ve vnme kaynaklar olan iki, kumar, zina ve tefecilik gibi, ayrlmalar ok g gelen yollar yasaklyordu. Dier taraftan, Kurey'in kat faiz uygulamas bir bela eklinde btn kabilelerin zerine reklenmiti. Peygamberimiz, onlar bu tkenmez servet kaynaklarndan vazgeiriyordu. Buna sabredip tahamml gstermeleri ve kar kmamalar mmkn deildi: Fakat Peygamberimiz mriklerin direnmelerine hi aldrmyor, hak ve hakikati byk bir cesaret ve azimle anlatmaya alyordu. Kurey ok marur bir kavimdi. Kendilerini btn kabilelerden stn gryor, her hususta imtiyazl sayyor, aile erefi ve atalaryla vnmeyi byk bir meziyet biliyorlard. Dier kabilelerle eit tutulmaya, hele klelerle eit artlar altnda yaamaya yanamyorlard. Halbuki Peygamberimiz btn insanlar tarak dileri gibi eit gryor, kleleri hrriyete kavuturuyor, efendileriyle ayn haklara sahip klyordu. Kureyliler buna da raz olmayp Peygamberimize ellerinden gelen ikence, eziyet ve hakareti yapmaya ve bylece fikrinden caydrmaya alyor, fakat Peygamberimizdeki cesaret ve ecaat buna meydan vermiyordu. Peygamberimiz on senelik Mekke hayt boyunca hibir felakete, hakarete, ikence ve skntya aldrmadan byk bir cesaretle ve ecaatle, anlatmakla vazifeli olduu hak dini yaymaktan ekinmemiti. Peygamberimizin bu hali dier Mslmanlara gzel bir rnek oldu. Onunla birlikte yzlerce insan, dvalar uruna yurtlarn yuvalarn, mallarm mlklerini, oluk ocuklarn brakarak Medine yollarna dtler, muhacir olarak yaamay gze aldlar. Hicret esnasnda da gerek Peygamberimiz, gerekse Mslmanlar pekok engellemeyle karlatlar, ama hibirine nem vermediler.

PEYGAMBERMZN SABRl
Pekok hdise insann arzu ve istei dnda geliir. nsan skntya der, zlr, zulme urar, bana musibet ve felaketler gelebilir. Ancak baa gelen her ey Allah'tan olduuna gre, ilk

anda grlmese de, neticesi itibariyle o musibette insan iin bir fayda gzetilmitir. te, insan karlat bir hdisede onun iindeki hayrl neticeyi dnp iine sindirmelidir ki, tedirgin olmasn. Bunu anlaynca tahamml edip bekler; Allah'a tevekkl eder, kendisini olaylarn akna kaptrmaz. te bu davrann ad sabrdr. Dier taraftan, bazen olur, pekok nimetten istifade eder. Olaylar arzu ettii ekilde geliir. Birok nimete sahip olur, yahut kendisinde bulunup da bakasnda olmayan baz nimetleri hatrlar, bir ltuf olarak kendisine verildiini idrak eder. Bylece, verilen nimetleri, verenin emri yolunda kullanacan anlar, kreder. te olgun insan, zc olaylar karsnda annda sabr silhn kullanr. Bana daha byk bir musibet gelmedii iin Rabbine kreder. Peygamberimiz sabr kahraman olduu gibi, kr deryasdr da. nk en byk bela ve musibetler onun bana gelmi; bununla birlikte en byk nimet ve imknlar da kendisine verilmitir. Bir hadiste ifade buyurduu gibi, "En ok musibet ve meakkate urayanlar, insanlarn en hayrllar ve olgunlardr." Peygamberimiz de insanlarn en olgunu ve en hayrls olduundan, imtihan iin, Cenab- Hak en etin musibetleri ona vermitir. Efendimizin haytn gzden geirdiimizde, en ok onun bela ve musibetlere uradn grrz. Daha dnyaya gelmeden babasn kaybetmi; alt yanda annesinin, iki sene sonra dedesinin vefatn grmt. Peygamberliini mteakip dmanlarna kar kendisini koruyan amcas Eb Talib'in ve en ok desteini gren hanm Hz. Hatice'nin vefatna ahit olmutu. Hz. Fatma'dan baka btn ocuklar, ya kk yata veya gen yata vefat etmilerdir. Btn bu musibetler Peygamberimizin gzlerini yaartm, fakat onun azndan kaderi sulayc biimde tek bir sz duyulmam, bir feryat iitilmemitir. Bu felketler karsnda asla sarslmam, ylgnlk duymam, sadece sabretmitir. Peygamberliinden sonra ise, insanlar kurtulua ard iin kendi kavmi, kabilesi ve yakn akrabalar tarafndan lmle tehdit edilmi, ikence yaplm, hakarete maruz kalm, alaya alnmtr. Bununla kalnmam, varlna tahamml edemeyenler, onu ldrmek iin pln kurmulardr.

Bu kadar eziyetlere sabreden Peygamberimiz, sonunda doup byd, elli yl haytn geirdii vatann terk etme mecburiyetinde kalmtr. Mrikler, hicretine de engel olmak iin her trl yola bavurmular; fakat kurduklar btn tuzaklar sonusuz kalmtr. Aradan fazla bir zaman gemeden de ordular dzenleyerek zerine yrmlerdir. Peygamberimiz mriklerle yapt bu savalarda bir hayli zor anlar yaad, hayat tehlikeler atlatt. Medine'yi savunmak iin hendek kazd, gnlerce a kald. O halde dahi en kk bir bkknlk gstermeden sabr ve metanet gsterdi. nk o biliyordu ki, sabreden, zafere erecektir. nsan geici olan musibetlere dayanabilir, fakat pe pee, arka arkaya gelen zincirleme felketlere sabretmesi olduka gtr. te Peygamberimiz, hayt boyunca her eit musibete urad halde, sabr ve azminden, tevekkl ve itimadndan hibir ey kaybetmemitir. Felketler arttka onun da dayanma gc artmtr. Bu sabr sonunda dmanlar dize gelmi, ylmlar, bazlar da dman olduklar slm kabul ederek, sonunda Peygamber safnda yer almlardr.

PEYGAMBERMZN KR
Peygamberimiz, felket ve musibetlere kar sabrederken, bir ltuf ve nimete kavutuu zaman da krederdi. Zaten onun her hali kr zerineydi. Hibir meseleden dolay ikyet ettii, insanlara dert yand grlmemiti. ok ar hastalklara yakalandnda bile devaml kr iinde bulunurdu. Hz. ie anlatyor: "Resulullah bir gn hastaland. Yatann iinde dnmeye balad. Ben kendisine, 'Eer bu hastalk iimizden birisine gelseydi, ok ikyet ederdik' dedim. Bunun zerine Resul-i Ekrem yle buyurdu: "unu unutma ki, m'minler birtakm skntlarla kar karya gelirler. Ayana bir diken batan veya bedenine bir ar giren m'minin bana gelen bu sknt dolaysyla Allah bir gnahn

affeder ve hiretteki makamn bir derece ykseltir." Peygamberimiz en dayanlmaz musibetlere urad gibi, en byk ve ulvi nimetlere de kavumutu. Cenab- Hak kendisini lemlere rahmet olarak gndermi, kinatn efendisi yapm, btn peygamberlere sultan, evliyalara rehber, m'minlere esiz bir rnek klmtr. Kendisine muhatap seerek yce kelmn ona vahyetmi, ksa zamanda dvasnda baarl klarak dmanlarna galip getirmi, yaymaya alt hak dini dnyaya yaylm, kyamete kadar hkmn geerli klmtr. Bunun gibi daha sayamayacamz pekok nimete kavuturmutur. Cenab- Hak, Peygamberimizi btn gnah ve kusurlardan temiz ve uzak olarak yaratmtr. Gemi ve gelecek btn gnahlarn balamtr. Byle olduu halde, Peygamberimiz devaml kr iinde bulunurdu. Bir gece sabaha kadar namaz klm, gzya dkmt. Peygamberimizi bu halde gren aziz hanm Hz. ie: "Ya Resulallah, niin kendinizi bu kadar yoruyorsunuz? Gemi ve gelecek gnahlarnzyok yaaffedilmedi mi?" deyince, Peygamberimiz u karl verdi: "Y ie, Allah'a kredici bir kul olmayaym m?" Evet, o Allah'a gerek manada kreden yce bir insand. Sevinli bir haber duyduu zaman hemen kr secdesine varr, Rabbine olan minnetini bildirirdi. Dnyada iken Cennetle mjdelenen Hz. Abdurrahman bin Avf anlatyor: "Bir seferinde Resulullah odasna doru gitti ve ieri girer girmez kbleye kar dnp secdeye vard. Secdeyi o kadar uzatt ki, Allah secdede ruhunu ald sandm. Hemen yanna yaklap oturdum. Ban kaldrd. "Kimsin?" dedi. "Abdurrahman" dedim. "Ne var?" "Ey Allah'n Resul, yle bir secde yaptnz ki, Allah'n secdede ruhunuzu alm olmasndan korktum" dedim. "Resul-i Ekrem yle konutu:

"Cebrail bana gelerek Allah'n yle buyurduunu mjdeledi: 'Kim sana salt ve selm getirirse, Ben ona rahmet ederim.' Bunun zerine ben de Allah'a kr secdesinde bulundum." Peygamberimiz hasta veya sakat birisini grnce Allah'n kendisine ihsan etmi olduu salk iin krn dile getirmek zere yine secdeye varrd. Abdullah bin mer'in anlattna gre, Peygamberimiz bir gn yatalak bir hastaya urad. Onun hlini grnce hemen bineinden indi, Allah iin secde etti. Hz. Eb Bekir urad, o da inip secde etti; Hz. mer de ayn ekilde secdeye vard. Peygamberimizin mbarek dilinden "Elhamdlillah" zikri dmezdi. Bu kelime tam mansyla Allah'n ihsan ettii nimetlere krn bir ifadesiydi. Hz. Ali anlatyor: Resulullah yaknlarndan birisini orduya katarak savaa gnderdi. yle dua etti: "Allah'm eer onlar sa salim dndrrsen Sana lykyla kretmek bana bor olsun" buyurdu. ok gemeden sava bitti, onlar da sa olarak dndler. Resulullah, onlar grnce, "Allah'm, nimetlerini bollatrdn iin Sana hamd olsun" dedi. Bunun zerine ben, "Ya Resulallah, siz, eer onlar sa salim dndrrse Allah'a layk zere kretmek bana bor olsun, dememi miydiniz?" dedim. Peygamberimiz "Yapmadm m?" buyurdu. "Allah'a hamdolsun" anl----- gelen "Elhamdlillah" kelimesi Allah'a krn tam bir ifadesi saylyordu.

PEYGAMBERMZN TCAR AHLAKI

Peygamberimiz toplumdan uzak yaayan bir insan deildi. Herkes gibi o da al veri yapyor, bor alp veriyordu. Ticar hayt kontrol iin ara sra arya pazara kyor, insanlara adalet, insaf,, hak hukuk dersi veriyor, birbirlerini aldatmamalarn, yalan yere yemin etmemelerini sylyordu. Peygamberimiz, henz kendisine peygamberlik gelmeden nce ticaretle megul oluyordu. Onunla i yapanlar ok memnun kalyor, doruluk ve drstlne hayran oluyorlard. Mekkeliler en kymetli mallarn onun yanna emanet olarak brakyor, her alanda gven duyuyorlar; yalan, hile, aldatma gibi irkin huylarn zerresinin dahi bulunmadn ok iyi biliyorlard. Bir gn Peygamberimize Sab adnda bir Arap tccar takdim edildi. Onu, Peygamberimize doruluk ve drstle dikkat eden bir adam olarak tantyorlard. Peygamberimiz ise, "Ben onu sizden iyi tanyorum" deyince, Sab de Peygamberimiz hakknda yle bir iltifatta bulundu: "Evet, ticarette arkadalk etmitik. Btn hesaplar gayet mkemmeldi." Peygamberimizi tanmayanlar, ilk defa grenler bile onun yalan sylemeyen ve aldatmayan bir insan olduu kanaatine varyorlard. Bir defasnda Medine yaknlarnda bir kervan konaklamt. Peygamberimiz oradan geerken krmz bir deve grd. Fiyatn sordu. stenilen fiyat pazarlksz kabul etti ve deveyi alp gtrd. Fakat parasn vermemiti. Kervanda bulunanlardan bazlar sylenmeye baladlar. Parasn pein olarak almadklar iin, sattklarna piman olmulard. Fakat ilerinden bir kadn: "zlmeyin, biz bu civarda onun kadar gzel yzl, temiz ahlkl bir adam grmedik. Byle birisi yalan sylemez ve bizi aldatmaz" deyince, hazr bulunanlar sustular. Akam olmutu. Peygamberimiz devenin parasyla birlikte, kervan halknn yemeklerini de gnderdi. Peygamberimiz al veri esnasnda kendisini tanmayp da kaba davrananlar ho karlar, onlara kar peygamberlik imtiyazn kullanmazd. Bir gn bedevinin birisi et satyordu. Peygamberimiz de bir miktar hurma karlnda et almak istedi, fakat hurmay bir mddet sonra getirmek zere sz verdi. Eve geldi, hurmann kalmadn grd. Tekrar pazara gitti. Bedeviyi buldu. "Senden hurma karlnda et almtm, fakat hurma kalmam" demeye kalmad, bedevi barp armaya, yaygara koparmaya balad. Etraftan Peygamberimizi tanyanlar

PEYGAMBERMZN ANNE BABA SEVGS


Dnyaya geldikten sonra rendiimiz ilk kelimelerden biri anne ise dieri babadr. nk bizi onlar dnyaya getirdi. Canlarndan can, kanlarndan kan, sevgilerinden sevgi kattlar. Hayt onlarla tandk, onlardan rendik, onlarn sayesinde bugnlere geldik. Bizi onlar kadar iten, karlksz ve cretsiz seven bir baka insan yoktur. Onlarn varl, insana varlk katt gibi, yokluklar da hibir zaman doldurulamaz ve yerleri hep bo kalr. Peygamber Efendimiz henz dnyaya gelmeden nce babasn, drt yanda bir ocukken de annesini kaybetmiti. Hem yetim, hem de ksz bymt. Yce Allah onu annesiz babasz brakmt, ama kendi zel himayesine ve terbiyesi altna almt. "Beni Rabbim yetitirdi ve eitti" diyordu. Onun kadar annebabann hakkn ve deerini reten bir bakas yoktur. Kur'n'n ifadesiyle insan zerinde Allah ve Resulnden sonra en ok hakk olan annebaba olduu gibi, en ok saylmas ve sevilmesi gerekenler de onlardr. Rabbimiz, Peygamberimize hitaben annebaba hakknn nemini yle bildiriyor: "Rabbin unu da emretti: Ondan bakasna ibadet etmeyin. Anne ve babaya da iyilikte bulunun. Onlardan biri veya her ikisi senin yannda ihtiyarlk ana eriecek olurlarsa onlara sakn 'f!' bile deme. Onlar azarlama, onlara gzel sz syle. "Onlara merhamet ve tevazu kanadn ger ve de ki: 'Ey Rabbim, nasl onlar beni kkken besleyip byttlerse, sen de onlara ylece merhamet buyur." (sr Sresi, 22-23.) Anne-babann insan zerindeki hakk bu ekilde aka belli olmakla beraber daha geni ve kapsaml olarak Peygamberimizin ifadelerinde buluyoruz. Bu konudaki hadisleri birarada okuyunca meseleyi daha iyi kavram olacaz. Adamn biri Peygamber Efendimize geldi, yle dedi: "Allah'tan sevap ve manev karlk beklemek niyetiyle cihat etmek ve hicret etmek zerine sizinle biat etmeye geldim."

Peygamber Efendimiz: "Anne-babandan birisi sa m?" "Her ikisi de sadr." "Allah'tan sevap ister misin?" "Evet, y Resulallah." "yle ise anne-babann yanna dn, onlara hizmet et." Enes bin Mlik anlatyor: "Adamn biri Peygamber Efendimize geldi ve yle dedi: "Ben cihada kmak istiyorum, fakat gcm yetmiyor." "Anne babandan hayatta kalan var m?" "Evet, annem vardr." "Git annene hizmet et ve gnln al. Byle yaparsan hem hac, hem umre, hem de cihat sevabn kazanrsn. Abdullah bin Amr rivayet ediyor: Peygamber Efendimize bir adam geldi ve sordu: "Y Resulallah yurdumu terk ederek sizin emrinize girmeye geldim. Annemi-babam da alayarak braktm." Peygamber Efendimiz yle buyurdu: "yle ise onlara dn, alattn gibi onlar gldr." Abdullah bin Mes'ud anlatyor: Peygamber Efendimize sordum: "Allah katnda en iyi amel nedir?" "Vaktinde klnan namazdr." "Sonra hangisidir?" "Anne-babaya iyilik ve itaat etmektir." "Sonra hangisi?" "Allah yolunda cihattr." Hibir ekilde anne-baba ayrt edilmez, biri brne tercih edilmez, birinin sevgisi dierinin nne gemez. nk iki gzmzden hangisini tekinden stn tutarz? Ancak Efendimizin hadislerine baktmzda anne hakknn baba hakkndan misli fazla olduunu reniyoruz. yle ki: Eb Hreyre rivayet ediyor: Peygamber Efendimize bir kii geldi ve sordu:

"Y Resulallah, en ok kime iyilik ve ihsan etmeliyim?" "Annene." "Sonra kime?" "Annene." "Sonra kime?" "Annene." "Sonra kime?" "Sonra babana." Bu hadisten hibir ekilde babay nc plna atma anlam kmamal, ancak her zaman annenin ncelik tad gereini de gzard edemeyiz. nk bazen insan farknda olmadan annenin efkatini ve karlksz sevgisini anlayamyor, istismar edebiliyor. Ayrca babaya nazaran anne kalbinin daha nazik ve ince olduunu da unutmamaldr. Yine ounlukla babann arl insan mecburi saygya yneltiyor ve insan, ister istemez ondan ekiniyor, fakat anne yle mi? Onu hep kendimize daha yakn, daha scak ve daha samimi buluruz. Bazen olur, onun bu samimiyeti bizi saygszla srkleyebilir, ona sert davranma gibi bir yanlla debiliriz. Bunun iin Peygamberimiz bizi uyaryor, anne konusunda ok dikkat etmemizi tavsiye ediyor. nsan uzun sre annesiyle beraber kald iin zaman zaman aradaki insan ilikilerde dikkatsizlik gsterme ihtimali de vardr. Oysa insann, sayg gsterdii insanlarn haklarna da riayet etmesi gerekiyor. Bu konudaki ly Peygamberimiz yle hatrlatyor: Ata bin Yesar rivayet ediyor: Peygamber Efendimize bir kii yle sordu: "Y Resulallah, annemin yanna girmek iin kendisinden msaade isteyeyim mi?" "Evet, izin al, yle gir." "Fakat ayn evde oturuyoruz." "Olsun yine izin iste." "Ama y Resulallah hizmetini ben gryorum." "Olsun yine izin almadan yanna girme. Onu plak olarak grmek ister misin?" "Asla y Resulallah." "O halde izin alarak gir."

Dnyada hakk denemeyen bir insan varsa o da annedir. nk annenin ocuu zerinde o kadar deiik haklar var ki, bunlarn birisini demek bile mmkn deildir. Bu konuda gzel bir rnei Hz. Breyde'den reniyoruz. Adamn biri Peygamber Efendimize geldi, yle dedi: "Y Resulallah, ben annemi scak bir gnde omuzuma alp iki fersah yol yrdm. Hava o kadar scakt ki, eer bir et paras yere atlsa hemen pierdi. Acaba onun hakkn demi oldum mu?" Peygamber Efendimiz u cevab verdi: "Senin bu hizmetin, onun bir doum sancsn belki karlar." Hemen hemen oumuzun bildii bir hadis vardr. Cennetin, analarn aya altnda oluudur. Bu husustaki hadisin metni yledir: Bir adam Peygamberimize geldi ve; "Y Resulallah, savaa gitmek istiyorum, size danmaya geldim" dedi. Peygamber Efendimiz sordu: "Annen haytta m?" "Evet." "Ondan ayrlma, nk Cennet onun ayann altndadr." Bu ifade bir mecazdr. Yoksa hibir annenin ayann altnda Cennet olmaz ve bulunmaz. Burada anlalmas gereken mana udur: nsan annesine kar ok mtevaz ve engingnll olmal, onun kalbini kazanmal, hatrn ykmamak, ayann altndaki toprak gibi olmaldr. nk toprak tevazuun bir semboldr. Mevln Hazretleri, "Tevazuda toprak gibi ol" derken bu manay bize hatrlatyor. Annenin ardndan iyilik, sevgi, sayg, itaat ve ilgilenme asndan sray baba alr. Baba, hayt boyunca hibir karlk beklemeden ocuunu yetitirir, masrafa girer ve imknlarn sarf eder. Bu arada baba da ocuktan tek bir ey bekler: Sayg. Bu meseleyi yine Peygamberimizden reniyoruz: Hazret-i ie rivayet ediyor: "Bir gn Peygamber Efendimizin yanna bir adam geldi. Beraberinde yal birisi vard. Peygamber Efendimiz adama,

"Bu ihtiyar kim?" diye sordu. Adam, "Babamdr" dedi. Peygamber Efendimiz: "yle ise nne geme, o oturmadan sen oturma. Onu adyla arma ve ona kimseyi kfrettirme." Anne-baba insann hem dnyasn, hem de hiretini mutlu edecek veya alt st edecek birer sebeptir. Bu nemli yn hadisten u ekilde reniyoruz: Eb mame anlatyor: "Bir adam Peygamber Efendimize sordu: "Anne-babann ocuklar zerindeki hakk nedir?" "Onlar senin ya Cennetin ya da Cehennemindir." Yani anne-babaya gereken iyilik ve itaati gsteren insan, onlar seven, sayan ve ba zerinde tutan ocuk mesut, mutlu ve huzurlu olaca gibi; onlar zen, kran ve madur eden ocuk da kendi eliyle haytn zehir ettii gibi, hiretini de ykmakta ve tehlikeye atmaktadr. Zaten anne-babaya kar gelmek ve isyan etmek byk bir gnahtr. Hatta en byk gnahlar arasnda bulunmaktadr. Abdurrahman bin Eb Bekir'in rivayetine gre, Peygamber Efendimiz bu gnah yle bildiriyor: "Size en byk gnahlar bildireyim mi?" "Evet y Resulallah bildir." "Allah'a ortak komak, anne-babaya si olmaktr." Anne-babaya yaplan iyilik ve saygnn karln insan dnyada iken pein alabiliyor. Bu konuda Peygamberimizin mjdesi ok aktr: "Rzknn oalmasn ve mrnn uzamasn isteyen, anne-babasna iyilik ve ikramda bulunsun ve akrabalarn ziyaret etsin." Dier taraftan ocuk, gn gelince kendisi de anne baba olacak, ocuklarndan bir karlk bekleyecek, yaptnn karln grecek, anne-babasna ne yapmsa aynsn kendi ocuklarndan grecektir. Peygamber Efendimiz yle buyurdular: "Anne-babanza iyilik edin ve ihsanda bulunun ki, ocuklarnz da size itaat etsin ve sayg gstersin." Bu konuda okuyucamz iki hadis ve hdise anne-babaya isyann ve itaatin dnyada iken pein cezasn ve mkfatn gstermesi bakmndan hi gzmzn nnden gitmeyecek

derecede hayat nem tamaktadr: Abdullah bin Eb Evf anlatyor: Peygamberimizin huzurunda bulunuyorduk. Bu srada birisi geldi: "Y Resulallah lm deinde yatan bir gen var. Kendisine, 'La ilahe illallah' de, dendii halde bir trl bunu syleyemiyor" dedi. Peygamber Efendimiz sordu: "Namaz klar myd?" "Evet, klard." Bunun zerine Peygamberimiz kalkt. Biz de onunla birlikte kalktk. Peygamberimiz gencin yanma girdi ve ona: "La ilahe illallah de" buyurdu. Gen, "Bunu syleyemiyorum" dedi. "Niin syleyemiyorsun?" deyince, gelen adam: "Annesine si idi" dedi. Peygamber Efendimiz, "Annesi sa m?" diye sordu. "Evet, sadr" dediler. Peygamber Efendimiz, "arn, buraya kadar gelsin" buyurdu. Onlar da kadm ardlar. Kadn geldi. Peygamber Efendimiz kadna; "Bu hasta senin olun mudur?" diye sordu. Kadn, "Evet, olumdur" dedi. Peygamber Efendimiz: "Bak, urada bir ate hazr lansa ve, 'Oluna efaat edersen, onu bu atete yakmayz, fakat efaat etmezsen bu atete yakarz' deseler ne yapardn? efaat eder miydin?" diye sordu. Kadn, "Onun efaatisi ben olurdum" dedi. Peygamber Efendimiz, "O halde sana si olan bu olunu Cehennemden kurtarmak iin

hakkm ona hell edip ondan raz olduuna Allahu Tely ve beni ahit gster" buyurdu. Kadn, "Allah'm! Seni ve Resuln ahit tutuyorum, olumdan raz oldum, hakkm ona hell ettim" dedi. Bunun zerine Peygamberimiz hasta gence, "La ilahe illallah vahdeh la erike leh ve ehed enne Muhammeden abduh ve Reslh de" diye buyurdu. Hasta hemen ehadet getirdi. Bunun zerine Peygamber Efendimiz yle buyurdu: "Allah'a hamdolsun ki, benim vastamla bu genci Cehennem ateinden kurtard." Eb Hreyre rivayet ediyor: "Sizden nce geenlerden kii ocuklarnn geimini salamak iin yola koyuldular. O srada yamura tutuldular. Bunun zerine bir maaraya sndlar. Daha sonra bir kaya paras derek maarann azn kapatt. Aralarnda yle konutular: "Mahvolduk, ta dt. Bunun sebebini yalnz Allah bilir. Yaptmz en gzel davranlar dile getirerek Allah'a dua etmekten baka aremiz yoktur. lerinden biri anlatmaya balad: "Allah'm, houma giden bir kadn vard. Ona sahip olmak istedim. Fakat o kabul etmedi. Bunun zerine bir miktar para verdim. Kabul etti. Tam ona yaklaacam srada vazgetim. Bilirsin ki, bundan srf senin rahmetini kazanmak, azabna uramamak iin uzaklatm. u kayay bizden uzaklatr" deyince kaya parasnn te biri ald. Dieri yle anlatt: "Y Rabbi, bilirsin, benim ok yal anne-babam vard. Onlara akam stn iirmeden ne ocuklarma, ne de bakalarna bir ey iirmezdim. Bir gn odun toplamak iin uzaa gittim. Dndmde onlar uyumutu. Akam stlerini hazrladm, fakat onlar uykudayd. Onlar imeden nce ocuklarmla birlikte akam st imeyi uygun bulmadm. Onlar uyanncaya kadar st kab elimde olduu halde bekledim. Sonunda sabah oldu, uyandlar ve stlerini itiler. Allah'm, eer bunu srf Senin rzan kazanmak iin yapmsam su kayay buradan uzaklatr" dedi. Bunun zerine kaya paras biraz daha ald. Fakat klacak gibi deildi.

Sonra bir dieri yle anlatt: "Allah'm, bilirsin bir gn bir ii tutmutum. Yarm gn alt. cretini verdim. Kzarak cretini almad. ekip gitti. Ben de her eit maldan onun hesabna oalttm. Bir zaman sonra cretini almaya geldi. Ben de; "u grdklerinin hepsini al, tamam senindir, dedim. stesem yalnz nceki cretini verir, dierlerini vermezdim. Allah'm bilirsin ki, bunu srf senin rahmetini umduum, azabndan korktuum iin yaptm. u kayay buradan uzaklatr' dedi. Kaya paras btnyle kalkt. Onlar da kp yola koyuldular."

PEYGAMBERMZN AKRABALARlNA YL
Peygamberimiz herkese iyilik yapar, yardm ederdi. Fakat akrabalarna daha fazla ikram ve ihsanda bulunmaya alrd. Akrabaya iyiliin "sl-i rahm" adyla farz klnmas da daha ok nem verilmesine sebep oluyordu. Peygamberimizin baba tarafndan pekok akrabas vard. Amcas, halas, onlarn ocuklar ve torunlar bulunmaktayd. Ayrca st annesi, st babas ve st kardeleri de vard. Onlar da ayn ekilde akraba olarak gryordu. Peygamberimiz kk yalarda dedesinin ve uzun mddet de amcas Eb Talib'in himayesinde yetimiti. Amcasnn kendisine byk iyilii vard. Henz peygamberlik gelmeden nce Eb Talib byk bir madd skntya dmt. Zaten mthi bir ktlk hkm sryordu. Ona yardmda bulunmak ve biraz olsun desteklemek iin kalabalk nfusunun arln hafifletmek istedi. Amcasnn o zamanlar ocuk yata bulunan olu Hz. Ali'yi kendi yanna ald. Ona evlad gibi bakt, bytt, yetitirdi, daha sonra da en ok sevdii kz Hz. Fatma'y onunla evlendirdi. Peygamberimiz amcalar Hz. Abbas'la, Hz. Hamza'y ok severdi. Bilhassa Hz. Hamza Mekke'de bulunduu zamanlarda kendisine byk yardmda bulunmutu. Mriklerin eitli

hcumlarndan onun sayesinde kurtulmutu. Hz. Hamza Uhud'da ehit dnce, Peygamberimiz ok zld, kendini tutamad, gzlerinden yalar boand. Peygamberimiz dier amcas Hz. Abbas'a ayr bir sevgi duyard. Onun hatr iin can dman ve mriklerin ileri gelenlerinden Eb Sfyan' kabul etmi, eman vermi. Hz. mer'in ldrmeye davranmas zerine ona engel olmutu. Hz. Abbas'n olu Abdullah ok kk yatayd. Peygamberimiz onun yetimesi iin ayr bir zen gsterdi. Daha sonra Abdullah ibni Abbas, Sahablerin ilimde en nde gelenlerinin arasna girdi. Peygamberimiz akrabalarnn hibirisini dierinden stn tutmaz, farkl davranmaz, sk sk gider, hepsini ziyaret eder, hal ve hatrlarn sorar, ikramda bulunur, ihtiyalarn temin ederdi. Yaknuzak btn akrabalarn gzetir, haklarn korurdu. Bir seferinde "Falan adamn ocuklar benim dostum deil, ancak onlarla akrabalk balarm vardr. Bu akrabal ziyaret suyu ile yaatmak, tazelemek azmindeyim" buyurmutu. Peygamberimiz st annesine, st babasna ve st kardeine de iyilik ve ihsanda bulunurdu. Huneyn savandan sonra ele geen esirler arasnda Peygamberimizin st kardei eyma da vard. Sahabler eyma'y Peygamberimizin huzuruna getirdiler. Peygamberimiz hrkasn kard, st kardeinin altna serdi, oturmasna syledi. Bir anda ocukluk gnleri zihninde canland. Gzleri doldu. Daha sonra eyma'ya "stersen yanmda sevimli birisi olarak kalabilirsin. stersen faydalanacan baz mallar vererek kavim ve ailenin yanna gndereyim" teklifinde bulundu. eyma, ailesine dnmeyi tercih etti. O srada Mslman olan eyma'ya Peygamberimiz, Cir'ane'ye gidip beklemesini syledi. Taif dnnde ise ona ve aile halkndan haytta kalanlara deve, kei, koyun verdi. Bir rivayete gre, Peygamberimiz Cir'ane'ye vard zaman st babas, st annesi ve st kardeiyle ayr ayr grp hepsine ikramda bulundu.

Peygamberimiz Eb Leheb'in azad ettii cariyesi Sveybe'den de st emmiti. Zaman zaman ona da yardmda bulunur, yiyecek ve giyecek gnderirdi. ld zaman akrabasndan kimsenin kalp kalmadm sordu. Hi kimsenin olmadn sylediler. Yakn akrabalarla ilikiyi srdrmek, onlara iyilik ve yardmda bulunmak, varsa ihtiyalarn karlamak, grp gzetmek, ziyaret etmek, zaman zaman hal ve hatrlarn sormak, mektup, telefon ve benzeri yollarla arayp sormak hem slm bir grev, hem de insan bir grevdir. nsan bir grevdir; nk bir gn gelir aranmak, sorulmak istersiniz, ilgi alka beklersiniz; ama byle bir alkanlnz yoksa kimsenin aklna gelmezsiniz. Akrabalarla iliki kurmann insan haytna getirdii gzellikleri Efendimiz yle ifade buyururlar: "Akraba ve yaknlarnz tanyn. nk sl-i rahim (yaknlarla olan ilikiyi srdrmek) yaknlar arasnda sevgi dourur, rzk oaltr ve mrn uzamasna sebep olur." Yaknlarla ilgilenmek gzel bir lnn da habercisidir. Herkes en iyi, en hayrl, en gzel, en faydal insan olmak ister. te bunun iareti . Adamn biri Peygamberimize geldi ve sordu: "Y Resulallah, insanlarn en hayrls kimdir?" "Rabbinden en ok korkan. "Yaknlarna en ok ilgi gsteren. "yiliklere en ok tevik eden, ktlklerden en ok sakndrandr." Akrabaya iyilik yapmak ayn zamanda bir ibadet, Allah'n raz olaca bir kulluk grevi, ayn zamanda birinci derecede imann bir almeti, m'min olmann bir gereidir. Peygamberimizin bu konudaki szleri ok yerindedir: "Kim Allah'a ve hiret gnne iman etmise sl-i rahim etsin (yaknlar ile ilgilensin)." Peygamber Efendimiz akrabalarla ilgilenmeyi ok tavsiye eder, bu konunun zerinde ok dururdu. Sahabler de Peygamberimizden aldklar bu tavsiyeyi birer emir ve direktif olarak kabul ederler, bu konudaki ihmallerini telafi yoluna giderlerdi:

Abdullah bin Eb Evf anlatyor: "Peygamber Efendimizin huzurunda idik. yle buyurdular: "Akrabalar ile alkalarn kesenler, aramzda bulunmasnlar." "Bunun zerine teyzesi ile aralarnda ufak bir krgnlk gemi olan bir gen aramzdan kalkarak doru teyzesine gitti, onunla grp bartlar. Sonra tekrar meclisimize geldi. "Peygamber Efendimiz tekrar yle buyurdu: "Aralarnda akrabas ile ilgisini kesen kimselerin bulunduu topluma Allah'n rahmeti inmez." Akrabanzla ilgi kurarsnz, gider gelirsiniz, ararsnz sorarsnz, iyilik ve ikramda bulunursunuz, ama bazlarndan hi karlk grmezsiniz. Bir sre tek tarafl yrr ve sonunda usanr, siz de ilgiyi kesme yoluna gidersiniz. Bu doru bir hareket mi? Cevab Efendimizden alalm. Bir zat gelir, Peygamberimize sorar: "Y Resulallah, benim yaknlarm var. Ben onlar ziyaret ederim, fakat onlar bana gelmez. Ben onlara iyilik ederim, onlar bana ktlk ederler. Ben onlara yumuak davranrm, onlar bana kaba ve sert davranrlar." Peygamber Efendimiz yle buyurdular: "Eer dediin gibi isen onlara kzgn kl yediriyor gibisin. Yani (senin yaptn iyilie kar) onlarn ktl kendi aleyhlerinedir. Sen byle davrandn srece Allah Tel sana yardmc olur ve seni onlardan korur."

PEYGAMBERMZN MSAFR SEVGS

Peygamberimizin misafiri hi eksik olmazd. Uzaktan yakndan pekok misafiri gelirdi. Baz devlet ve kabilelerden zel ve resmi heyetler gelir, gnlerce kalrlard. Peygamberimiz bu misafirlerle bizzat ilgilenir, arlar, hizmetlerini grrd. Habeistan'dan gelen heyete bizzat Peygamberimiz hizmet etti. Sahabler, "Siz brakn, y Resulallah, hizmeti biz grrz" dediler. Peygamberimiz, "Onlar daha nce bizim arkadalarmza ikram etmilerdir. imdi ben de bu hizmetlerinin karln vermekten zevk duyuyorum" buyurdu. Taif'ten gelen Sakif heyetini, mescitte misafir etti, arlad. Yine hizmetlerini kendisi grd. Daha sonra onlar hep beraber Mslman olarak yurtlarna dndler. Peygamberimizin kendi evi misafiri kabule msait olmad zamanlar, Ensardan Remle ile mm erik'in evi misafirhane vazifesini gryordu. Bu kadnlar iyiliksever, cmert kimselerdi. Bazen gelen misafirler o kadar ok olurdu ki, hizmetlerini rahata grmek iin byle misafir evlerine taksim edilirdi. Peygamberimiz misafir konusunda din ayrm yapmazd. Herkese ayn yaknlk ve iyilii yapar, ayn nezaket ve anlay gsterirdi. Eb Basra Peygamberimizin bu tarafn yle anlatr: "Ben Mslman deildim. Resulullaha misafir oldum. Geceleyin kalktm, btn keileri sadm, stlerini itim. Bylece Resulullah ve ailesini a braktm. Fakat Resul-i Ekrem bana hibir ey demedi." Yine Eb Hreyre'nin anlattna gre, bir gn Peygamberimize bir mrik misafir oldu. Peygamberimiz st ikram etti, iti. Bir daha ikram etti, onu da iti. Resulullahn bu ikram karsnda duygulanan bu mrik sabahleyin Mslman oldu. Fakat Peygamberimizin devaml misafirleri, mescidin yan tarafnda ikamet eden, evi bark, oluk ocuu olmayan fakir Sahablerin oluturduu Suffe Ashab idi. Peygamberimiz onlar kendi aile fertleri gibi grrd. Onlarn eitim ve retimlerini zerine ald gibi, geimlerini de kendisi karlard. Peygamberimizin ancak drt kiinin tayabilecei byklkte bir kazan vard. le vakti olunca bu kazan getirilir, yemek yaplr, Suffe Ashab onun etrafna dizilir, Peygamberimizle birlikte ondan yerlerdi. Bazen o kadar kalabalk olurdu ki, Peygamberimiz oturmaya yer bulamaz, melirdi. Peygamberimiz bazen Suffe Ashabn kendi evinde de arlard. Bunlarn saylar, yzle drt yz arasnda deiirdi.

PEYGAMBERMZN AKALARI

Peygamber Efendimiz, Allah'n elisi olmas dolaysyla ciddi, vakarl, arbal, heybetli bir insand. Bu hali zaten normaldi. nk tad grev, stlendii vazife bunun gereiydi. Ancak her haliyle o da bir insand. Hem de ok cana yakn . Herkese samimi ve iten davranrd. Zaman olur, akalar, tatl ve gzel bir hava olutururdu. nk baka trl olsayd, insanlar Peygamberimize yanaamazlar, ona soru bile soramazlard. Zaten insan her zaman ciddi ve ar meseleleri konuamaz, bazen ortamn yumuatlmas, insanlarn rahatlatlmas gerekir. Herkes gibi Peygamberimiz de aka yapar, ltifeli konuur, ama hibir zaman yalan sylemezdi. nk aka yollu da olsa, yalan yalandr. Eb Hreyre'nin rivayetine gre Peygamberimiz yle buyurmulardr: "Kul aka ile de olsa yalan, doru bile olsa lzumsuz tartmay brakmadka tam inanm bir m'min olamaz." Peygamber Efendimiz bir yandan yeri geldike aka yaparken, dier yandan da Sahablerin yersiz aka yapmamalar konusunda uyarda bulunurlard. "Arkadalarnla az kavgas yapma, bir sz verip de tutmamazlk etme." Etrafndakiler sordular: "Y Resulallah, siz de aka yapyorsunuz." elikili gibi grnen bu durumu Peygamberimiz yle cevaplad: "Evet, ben de aka yaparm, fakat aka yaparken bile sadece hakikati sylerim." Bunun yannda, Peygamberimiz insanlarla alay etmez, hafife almaz, dalga gemez, kk drmez, mahcup etmez, zor durumda brakmaz, "iletme" gibi olumsuz tavrlar ho karlamazd. Peygamberimizin yapt akalar yerli yerinde ve mesaj doluydu. Lzumsuz ve yersiz deildi. Daha ok gnl alc ve sevindirici akalar yapard. ocuklarla, hanmlaryla, yal ve kimsesiz kiilerle akalamas bu trdendi. Peygamberimiz ocuklar ok severdi. Onlarla ilgilenir, sevindirirdi. ocuklar Peygamberimizden hi kamazlar, nerede grseler hemen yanna gelirler, evresini

"Gidin ona syleyin, 'Sen Cennete yal olarak giremezsin.' Cenab- Hak, 'Biz onlar yepyeni bir yaratlla yarattk da, elerine sevgi ile dkn hep ayn yata gen kzlar yaptk' buyurmuyor mu?" (Vaka Sresi, 36.) Peygamberimizin bir baka latifesini de Enes bin Mlik'ten dinleyelim: "l halkndan Zahir adnda bir adam vard. Zahir Peygamberimize her geliinde kendi yetitirdii rnlerden hediyeler getirirdi. ehirden le dnecei zaman da, Peygamber Efendimiz ihtiyac olan eylerle onun heybesini doldururdu. Gelen hediyelere bu ekilde karlk verdikten sonra da yle buyururdu: "Zahir bizim lmz, biz de onun ehriyiz." "Peygamberimiz Zahir'i ok severdi. Halbuki Zahir hi de gzel deildi. Fizik olarak son derece irkin bir adamd. "Bir gn pazarda lden getirdii mallar satmaya alt bir srada Peygamber Efendimiz gitti, sessizce yaklat, Zahir'i arkasndan kucaklad ve elleriyle gzlerini kapad. "Zahir tutann kim olduunu gremiyordu. Tutan kimse braksn' diye abalamaya balad. Bu arada gz ucuyla arkasndan tutann Efendimiz olduunu anlaynca srtn Peygamberimizin gsne iyice dayamaya balad. "Zahir'in bu neeli hareketinden holanan Peygamber Efendimiz yksek sesle: "Bu kleyi satyorum, var m alan?' diye seslenmeye balad. "Zahir boynu bkk, mahzun bir halde: "Y Resulallah, benim gibi deersiz bir kleye vallahi kuru veren olmaz' deyince Peygamber Efendimiz: "Hayr, y Zahir, sen Allah katnda hi de deersiz deilsin' buyurdu." Avf bin Mlik anlatyor: "Tebuk savanda Peygamberimizin huzuruna gittim. Deriden yaplm bir adrn yanndayd. Kapdan selm verdim. Selmm ald ve bana: "Buyur, gir' dedi.

PEYGAMBERMZN LTFATLARI
Peygamber Efendimiz sk sk insanlarn gnln alr, onlara iltifat ederdi. zellikle kabiliyetli, fedakr, akll ve slm hizmetlerde gayretli olan sahablere yapt deiik iltifat dolu szlerle onlar sevindirirdi. Onlar da bu iltifat sonucu ocuk gibi sevinir ve deta bayram ederlerdi. Hazret-i Ali Efendimiz anlatyor: "Bir gn ben, Cafer ve Zeyd Peygamber Efendimizin huzuruna gittiimizde Zeyd'e: "Sen bizim kardeimiz, dostumuz ve arkadamzsn' buyurdu. "Zeyd sevincinden yerinden srayarak oynaya oynaya gitti. "Kardeim Cafer'e de: "Sen hem huy, hem vcut yaps bakmndan bana benziyor sun' buyurdu. "Cafer de sevincinden Zeyd gibi srayp oynaya oynaya gitti. "Ondan sonra Peygamber Efendimiz bana da: "Sen bendensin, ben de sendenim' buyurdu. "Ben de Zeyd'in arkasndan srayp oynaya oynaya ktm." Peygamberimiz deiik biimlerde Sahablerine iltifatlar yapard. Onlara yaknlk gsterir, gnllerini ho eder, sevindirirdi. Bazen olur, kalkar bizzat evlerine gider, evlerini ereflendirirdi. Sahabler iin dnyada bundan daha byk bir mutluluk olmazd. Cbir bin Abdullah diyor ki: "Peygamber Efendimiz ne bir katra ve ne de bir at ve benzeri bir hayvana binmeksizin yaya olarak sadece hal ve hatrm sormak zere t evime kadar gelmilerdir." Peygamberimizin iltifat insanlarn haytlar boyu unutmadklar, unutamayacaklar, akllarndan karmalar mmkn olmayan bir ikramd. Byklere ayr, kklere ayr,

yetimlere ayr, yaknlarna ayr; hasl; herkese konumuna, durumuna, kiiliine gre iltifatlarda bulunurdu. leri yalarda olmasna ramen ocukluk yllarndaki bir peygamber iltifatn baknz, Yusuf bin Abdullah nasl anlatyor? "Peygamber Efendimiz bana 'Yusuf adn verdi ve beni kucana alp mbarek eliyle bam okad." Peygamberimiz zellikle kabile reislerine, bir kavmin byne, sz sohbeti yerinde, arl ve etkisi olan ahsiyetlere ayr bir deer verir, onun slama balanmas iin en tatl ilgiyi ve alkay eksik etmezdi. Mnzir, Bahreyn'de yaayan bir kabilenin reisiydi. Kabileden yirmi kii ile birlikte Medine'ye Peygamberimizi ziyarete geldiler. Peygamberimiz onlar Mescid-i Nebevide kabul etti. ok yaknlk gsterdi. Onlara slm anlatt ve hepsi de Mslman oldu. Mnzir, Peygamberimize bir hayli sorular sordu. Hepsinin de cevabn ald. Memnun oldu. Peygamberimiz Mnzir'i ok sevmiti. Kendisine yle iltifat etti: "Gerekten sende iki huy vardr ki, Allah onlar sever." "Y Resulallah, bunlar nelerdir?" "Bunlar yumuak huyluluk, hogrl olman ve hayadr." "Bunlar benim yaratlmda m var, yoksa yeni mi oldu?" "Hayr, senin yaratlnda var." "Beni bu iki huy zere yaratp da onlar seven Allah'a hamdolsun." Mnzir ok sevinmiti. Peygamberimizin yakn iltifatna ve vgsne ermiti. Kendisini Allah'n sevdiini Peygamberimiz ahitlik ediyor ve bu gzel mjdeyi veriyordu. Bundan sonra Mnzir slama ok hizmet etti.

DMANLARININ PEYGAMBERMZN AHLAKINI TRAFLARI


Peygamberimizin doruluunu, verdii szde duruunu, yanna braklan emanetlere riayet ediini, stn meziyetlerle ssl bulunuunu, canna kastedecek kadar ileri giden azl dmanlar bile itiraf etmiler, ona bir leke srememilerdir. Bir gn Eb Cehil, Peygamberimize, "Ya Muhammed, biz seni yalanlamyoruz, fakat senin getirdiklerini yalanlyoruz" demiti. Yine mriklerin ileri gelenlerinden Ahnes bin erik, Bedir yolunda kimsenin olmad bir srada Eb Cehil'e yaklaarak: "Ey Eb'lHakem, burada senden ve benden baka konumalarmz iitecek kimse yok. Muhammed hakknda kanaatini syler misin? O doru szl mdr; yoksa yalanc mdr?" diye sordu. Eb Cehil yemin ederek, "Vallahi, Muhammed muhakkak doru szldr. Hibir zaman yalan sylememitir" demekten kendisini alamamtr. Peygamberimize zaman zaman diliyle eziyet eden ve hakarette bulunanlardan Nadr bin Haris, bir seferinde mriklerin ileri gelenlerini toplam, onlara yle seslenmiti: "Ey Kurey, bamza gelen felaketi hl uzaklatramadnz. Muhammed gzlerinizin nnde byd. Hepinizin en dorusu, en iyi huylusu ve gvenilir kiisiydi. imdi salar krlat zaman size yeni bir ey getirdii iin, siz ona sihirbaz, air, deli, bylenmi demeye baladnz. Halbuki Muhammed ne air, ne sihirbaz, ne delidir, ne de bylenmitir." Buna benzer itiraflar Batllar tarafndan da dile getirilmitir. Onlar her ne kadar Peygamberimize inanmyor, slmiyeti kabul etmiyorlarsa da, onu methetmekten, stn vasflarn aklamaktan geri kalmyorlar. Mesel, Mahomed Und Sien Werk isimli eserinde Daumer yle der:

"Muhammed'in ahsnda birok asil ve byk meziyetler toplanmt. lah kla aydnlanan ve bklmez bir irade sahibi olduu gibi, merhamet ve rikkatle dolu, ecaat sahibi olan bu Zt, baarlmas son derece g bir vazifeyi ve ona bal olan mthi bir mcadeleyi gze alm ve gayesine ulancaya kadar, yani btn Arabistan halk imana gelinceye kadar, bir an olsun dinlenmemiti. Haytnda Sahableri iin bir rnek olduu gibi, vefatndan sonra da ylece kalmtr." Mehur Fransz tarihisi ve airi Lamartine ise, L'Histoire da la Turquie isimli tarih kitabnda u ekilde bir tespitte bulunmaktadr: "Yaay, dnceleri, blgenin batl inanlaryla kahramanca mcadele edii, putperestlie hcumu, Mekke'de yaad sre iinde mriklerin her trl eziyetine sabredii ve nihayet onun durmadan insanlar ikaz edii, imam; zaferler kazand halde insan stndeki talihsizliklerle karlan, zafer annda her ihtiras yenii, devlet kurmay asla dnmeyerek hedefe varmak ve bir tek dnceyi gerekletirmek iin uramas, sonsuz dua ve niyazlar, vefat ve vefatndan sonraki zaferi, samimi ve kuvvetli bir iman sahibi olduunu gsterir. "Muhammed (a.s.m) budur. nsann bykl hangi l ile llrse llsn, acaba ondan daha byk bir insan bulunur mu?"