Sie sind auf Seite 1von 8

Feste Verbindungen (isim-fiil kalıpları)

an Höhe verlieren irtifa kaybetmek


Anerkennung finden kabul görmek, kabul edilmek
Anforderung stellen talep etmek
Angst haben vor+D korkmak
Anklage erheben gegen dava açmak
ans Licht bringen açığa çıkarmak, aydınlatmak
Ansprüche stellen Hak talep etmek
Anteil nehmen an +D iştirak etmek, katılmak
Antrag stellen dilekte vermek
Anzeige erstatten şikâyette bulunmak
Atem berauben Nefesini kesmek
Attentat verüben Suikast yapmak
auf die Spur kommen İzine rastlamak
auf die Suche gehen Aramaya çıkmak
auf eine Idee kommen fikir sahibi olmak, akla gelmek
auf freien Fuß setzen serbest birakmak
auf Raten kaufen taksitle almak
aufs Spiel setzen riske etmek, riske atmak
Aufsehen erregen, finden Dikkat, ilgi uyandırmak
aus dem Gleichgewicht geraten Dengesi bozulmak
aus der Hand geben Elden çıkarmak
Ausgang nehmen çıkmak
Ausschau halten nach Gözleriyle araştırmak, tetkik etmek
außer acht lassen Dikkat etmemek, ihmal etmek
außer Betrieb setzen İşletmeyi kapatmak
Auswahl treffen seçim yapmak
Bankrott machen İflas etmek
Beachtung finden saygı görmek, dikkat edilmek
Beachtung schenken saygı göstermek, dikkat etmek
Bedarf (ab)decken ihtiyacı karşılamak
Bedeutung beimessen Önem vermek
Befehl erteilen Emir vermek
Beichte ablegen, abnehmen Günah çıkartmak, tövbe etmek
Beifall ernten, finden alkışlanmak, alkış toplamak
Beifall spenden Alkışlamak
Beistand leisten yardım etmek
Beitrag leisten zu katkıda bulunmak
Beweise liefern,vorlegen,beibringen kanıtları sunmak
Berücksichtigung finden Dikkate alınmak
Beschwerde erheben.einlegen şikayette bulunmak
Bewerbung einreichen/abgeben başvuru yapmak
Bilanz ziehen bilanço çıkarmak
Dank aussprechen teşekkür etmek
das Protokoll führen.aufnehmen zabit tutmak
das Wort ergreifen söz almak (konuşmak işin)
das/ein Gespräch führen Konuşma yapmak, konuşmak
den Ausschlag geben Önemli olmak
den Durst löschen susuzluğu gidermek
den Mut besitzen ' Cesur olmak
den Schaden ersetzen . zararı karşılamak

telegram: @AlmancaDokuman | instagram: 1almancakelime


den Tod finden öldürülmek
den Vertrag kündigen sözleşmeyi feshetmek
den/einen Antrag stellen auf+A dilekge vermek
den/einen Auftrag geben erteilen görev vermek; sipariş vermek
den/einen Beweis führen İspatlamak, kanıtlamak
den/einen Kontakt aufnehmen mit/zu ilişki kurmak
den/einen Versuch unternehmen denemek, deney yapmak
der Vorstellung entsprechen beklentilere cevap yermek
die Annahme verweigern bir kabulü reddetmek
die Flucht ergreifen kaçmak
die Hoffnung haben ummak, ümit etmek
die Initiative ergreifen inisiyatif almak
die Konsequenzen tragen , ziehen sonuçlarina katlanmak
die Rede sein söz konusu olmak
die Reise antreten seyahate çıkmak
die/eine Antwort geben cevap vermek
die/eine Auswirkung haben etkilemek
die/eine Erklärung finden açıklanmak
die/eine Forderung stellen talep etmek, istemek
die/eine Reise unternehmen gezi yapmak
die/eine Verabredung treffen sözleşmek
die/eine Vereinbarung treffen sözleşmek
die/eine Wahl treffen seçim yapmak, seçmek
ein Abkommen schließen, treffen anlaşma yapmak.
ein Alibi vorweisen Kanıt sunmak
ein Amt bekleiden mevki işgal etmek
ein Argument widerlegen bir delili gürütmek
ein Bad nehmen banyo yapmak
ein Formular ausfüllen form doldurmak
ein Geschäft eröffnen bir iş yeri açmak
Einhalt gebieten ein Interview geben durdurmak, önüne geçmek mülakat vermek
ein Konto eröffnen hesap aç(tır)mak
ein Leben führen hayat sürmek
ein Telegramm/einen Brief aufgeben bir telgrafı/mektubu postaya atmak
ein Tor schießen gol atmak
ein Ziel erreichen bir hedefe ulaşmak
eine Ahnung haben von haberi, bilgisi olmak
eine Andeutung machen ima etmek
eine Arbeit bewältigen.leisfen bir işi yerine getirmek, yapmak
eine Behauptung aufstellen bir iddiada bulunmak
eine Bewerbung eirveichen,abgeben bir başvuru yapmak
eine Beziehung haben zu ilişkisi olmak
eine Erklärung abgeben bir açıklama yapmak
eine Frage stellen bir soru sormak, yöneltmek
eine Lektion erteilen ders vermek
eine Meinung/Auffassung vertreten bir görüşü,fikri savunmak
eine Niederlage erleiden yenilmek, mağlup olmak
eine Rede halten bir konuşmak yapmak
eine Reise unternehmen bir yolculuk yapmak
eine Richtung einschlagen bir yöne gitmek
eine Rolle spielen bir rol oynamak
eine Tablette nehmen,einnehmen bir hap almak, kullanmak
eine Vermutung äußern tahmin yürütmek, tahmini dile getirmek
eine Versicherung abschließen sigorta yap(tır)mak
einem Zweck dienen bir amaca hizmet etmek
einen (guten/schlechten) Ruf haben (iyi/kötü) bir adı, ünü olmak
einen Auftrag ausführen/erledigen bir görevi (siparişi) yerine getirmek
einen Beruf aufgeben İşini bırakmak
einen Beruf ausüben bir mesleği icra etmek
einen Beschluss fassen Karar almak
einen Blick werfen Göz atmak
einen Druck ausüben auf+A birine baskı yapmak
einen Eid leisten,abgeben,ablegen auf+A Yemin etmek, ant içmek
einen Einfluss ausüben Etkilemek
einen Empfang geben resepsiyon vermek
einen Plan aufstellen, machen bir plan yapmak
einen- Prozess anstrengen dava açmak
einen Scheck ausstellen çek tanzim etmek, çek yazmak
einen Scheck einlösen çeki tahsil etmek
einen Schluss ziehen sonuç çıkarmak
einen Schrei ausstoßen bağırmak, haykırmak
einen Schuss abgeben Ateş etmek
einen Termin vereinbaren, festlegen sözleşmek
einen Unterschied machen ayırt etmek
einen Verlust erleiden bir kayip yaşamak, kaybetmek
einen Vertrag schließen bir sözleşme yapmak
einen Vorschlag machen bir öneride bulunmak, bir öneri yapmak
einen Wunsch äußern bir arzuyu, dileği dile getirmek
einen Wunsch erfüllen bir arzuyu, dileği gerçekleştirmek
einer Aufgabe gewachsen sein bir vazife için uygun olmak
einer Partei angehören bir tarafa ait olmak
Einigung erzielen mutabık olmak, mutabakata varmak, uzlaşmak
Einkäufe tätigen, machen alış veriş yapmak
Einwand erheben itiraz etmek
Erlaubnis bekommen izin almak
Entscheidung treffen karar almak
Fazit ziehen Netice, sonuç çıkarmak
Fehler begehen, machen Hata yapmak
Freude bereiten sevindirmek
Freundschaft schließen arkadaşlık kurmak
Gebrauch machen von kullanmak
Geld abheben para çekmek
Geld anlegen Yatırım yapmak
Geld einzahlen ödemek; para yatırmak
Geschäft machen iş yapmak
Gesetz verabschieden,erlassen kanun çıkarmak
Gespräch führen Konuşma yapmak
Grüße ausrichten,bestellen,übermitteln selam göndermek, söylemek
Handel treiben mit ticaret yapmak
Hilfe leisten yardımda bulunmak, yardım etmek
Hoffnung aufgeben ümidi kesmek
Hoffnung machen ümit vermek
im Begriff sein İdrakinde olmak, ... üzere olmak
im Gang sein İşlemekte olmak, ilerlemekte olmak
im Gegensatz stehen zu Zıtlık teşkil etmek (oluşturmak)
im Zusammenhang stehen ilişkili olarak , baglantili olmak
in Acht nehmen ihtiyatlı davranmak, dikkatli olmak
İn Angriff nehmen Girişmek, koyulmak
İn Ängst geraten korkmak
in Aufregung geraten Heyecanlanmak, sinirlenmek
in Aussicht stehen beklenti iginde olmak
in Aussicht stellen (boş sözlerle) vaatte bulunmak
in Begeisterung geraten ateşlenmek, coşkuya kapılmak
in Berührung bleiben temas halinde kalmak
in Berührung kommen temas etmek
in Betracht kommen dikkate alınmak
in Betracht ziehen dikkate almak
in Betrieb nehmen işletmeye açmak; (makine) çalıştırmak
in Bewegung kommen hareket etmek, harekete geçmek
in Bewegung setzen hareket ettirmek
in Beziehung stehen zu/mit ilişkide olmak
in Blüte stehen gelişmek, inkişaf etmek
in den Hungerstreik treten açlık grevi yapmak
in den Ruhestand treten Emekliye ayrılmak, emekli olmak
in die Tat umsetzen gerçekleştirmek
in eine Notlage geraten zor bir duruma düşmek
in Einklang bringen bağdaştırmak, uyumlu hale getirmek
in Empfang nehmen karşılamak
in Erfahrung bringen tecrübe etmek
in Erfüllung kommen gerçekleşmek
in Erinnerung rufen hatırlamak
in Erregung geraten heyecana gelmek, ateş basmak
in Erregung versetzen heyecan vermek, heyecana düşürmek
in Erstaunen versetzen şaşırtmak
in Erwägung ziehen enine boyuna düşünmek, tartmak
in Frage kommen söz konusu olmak
in Frage stehen söz konusu olmak
in Frage stellen şüpheli görmek
in Gang setzen bringen harekete geçirmek, işletmek, yürütmek
in Gefahr bringen tehlikeye düşürmek
in Gefahr kommen tehlikeye düşmek
in Kauf nehmen göze almak
in Kenntnis setzen bilgilendirmek
in Konflikt geraten anlaşmazlığa düşmek
in Konkurs gehen iflas etmek
in Kontakt stehen mit ile ilişkide bulunmak
in Kraft treten yürürlüğe girmek
in Notlage bringen zor duruma sokmak
in Ohnmacht fallen bayılmak, kendinden geçmek
in Ordnung bringen tamir etmek, düzeltmek
in Raten bezahlen taksitle ödemek
in Schach halten baskı altında tutmak
in Schutz nehmen korumak
in Schweiß baden terden sırılsıklam olmak
in Schwung bringen harekete geçirmek, tahrik etmek
in Schwung kommen harekete gelmek, alıp yürümek
in Verdacht geraten kuşkulanmak
in Vergessenheit geraten unutulmak
in Verlegenheit bringen mahcup etmek
in Verlegenheit geraten mahcup olmak
in Versuchung führen günah işlemeye sevk etmek
in Wut geraten Kızmak, öfkelenmek
in Zweifel ziehen kuşkulanmak, şüphelenmek
instand setzen tamir etmek
ins Gerede geraten dile düşmek, dedikodu yapılmak
ins Gleichgewicht kommen dengeye kavuşmak,ulaşmak
ins Schwitzen kommen terlemek
ins Verhör nehmen sorguya çekmek
ins Vertrauen ziehen Güvenmek, güven duymak
Interesse schenken alaka göstermek
Interessen vertreten çıkarları temsil etmek, korumak
jdm. eine Falle stellen birine tuzak kurmak
jdm. einen Besuch abstatten birine ziyaret gerçekleştirmek
jdm. einen Verweis erteilen birini azarlamak
jdm. einen Vorwurf machen birine sitem etmek; birini suçlamak
jdm. einen Orden verleihen birine nişan (ödül) vermek
jdn. aus der Ruhe bringen birinin huzurunu kaçirmak, bozmak
jemandem Besuch abstatten birini ziyaret etmek
jemandem einen Vorwurf machen birini suçlamak
jemandem im Weg stehen birine engel olmak, yolunda durmak
jemanden in Ruhe lassen birini rahat bırakmak
jdm. İns Wort fallen birisinin sözünü kesmek
jdn. unter Druck setzen birini baskı altına almak
Kenntnis haben tanımak, bilgisi olmak
Kind bekommen çocuk sahibi olmak
Kopf zerbrechen kafa yormak
Kredit aufnehmen kredi almak
Krieg erklären savaş ilan etmek
Kritik üben eleştiri yapmak
Leben führen hayat sürmek
Lehre ziehen aus ders çıkarmak
Lust haben zu hevesi olmak, istemek
Maßnahme ergreifen, treffen tedbir almak
Medikament verschreiben ilaç yazmak
Medikamente verordnen ilaç yazmak
Mitleid haben mit Acımak, merhamet etmek, göstermek
Mitteilung machen bildirmek
Mord begehen cinayet işlemek
Mut machen Cesaretlendirmek, cesaret vermek
Nutzen ziehen aus yararlanmak
per Anhalter fahren otostop yapmak
Preis erhöhen/sinken fiyati yükseltmek/düşürmek
Preis verleihen ödül vermek
Prüfung ablegen sınava girmek
Prüfung bestehen sınavı kazanmak
Rabatt gewähren indirim yapmak
Rache nehmen intikam almak
Rechnung tragen dikkate almak, nazari itibara alma
Recht haben auf+A üzerinde hakkı olmak
Respekt haben vor+D saygı duymak
Rücksicht nehmen auf+A dikkate almak
Rücktritt einreichen istifa etmek
Schritt halten mit bir şeye ayak uydurmak
Schwierigkeiten bereiten zorluk çıkarmak
Selbstmord begehen intihar etmek
sich auf den Weg machen yola çıkmak
sich auf die Lauer legen pusuya yatmak
sich auf die Reise machen yolculuga çıkmak
sich das Leben nehmen canına kıymak, intihar etmek
sigh die/eine Verletzung zuziehen yaralanmak
sicfi eine Erkältung zuziehen üşütmek
sich einer Sache widmen kendini bir şeye adamak
sich in Gefahr befinden tehlike içinde bulunmak
sich in jds. Lage versetzen kendini başka birinin yerine koymak
sich Mühe geben çaba göstermek, zahmet etmek
sich strafbar machen suç işlemek
sich zur Wehr setzen kendini korumak
sich (D) Gedanken machen über+A düşünmek
Sorge bereiten kaygı , üzüntü vermek,
Spaß machen zevk vermek
Sport treiben spor yapmak
Stellung nehmen zu görüş beyan etmek
Stress abbauen stresi yenmek
Studien betreiben, treiben tetkikler yapmak
ums Leben kommen ölmek
Unruhe stiften ortalığı karıştırmak
unter Beweis stellen İspatlamak
unter dem Einfluss stehen Etkilenmek, etki altında bulunmak
unter Druck sein baskı altında olmak
unter Druck stehen baskı altında bulunmak
unter Kontrolle bringen kontrol altına almak
unter Kontrolle halten kontrol altında tutmak
Urteil fällen, abgeben hüküm vermek
Überlegungen anstellen düşünmek
Verantwortung tragen Sorumluluk taşmak
Verbindung aufnehmen mit/zu bağlantı kurmak
Verdienste schmälern değerini, kıymetini düşürmek
Vergleich ziehen zu Mukayese etmek, karşılaştırma yapmak
Vergnügen bereiten zevk vermek
Versammlung veranstalten toplantı düzenlemek
Versprechen halten sözünü tutmak
Verständnis haben für anlayiş göstermek
Vertrauen setzen güvenmek
Verwendung finden uygulanmak, kullanılmak
Verwünschungen/Flüche ausstoßen beddua etmek
vor dem Konkurs stehen iflasın eşiğinde olmak
vor einem Rätsel stehen bir muammayla karşı karşıya bulunmak
vor Freude strahlen çok sevinmek
vor Gericht stellen mahkeme önüne çıkarmak
Vorbereitungen treffen Hazırlık yapmak
Vortrag halten Konferans, ders vermek
Vorurteile abbauen önyargıları yıkmak, ortadan kaldırmak
Wehrdienst leisten, ableisten Askerlik hizmetini yapmak
Wert legen auf değer vermek
Widerspruch erheben itiraz etmek
Widerstand leisten karşı koymak, mukavemet etmek
Wiederholung finden tekrar edilmek
zu Ende führen, bringen bitirmek
zu Protokoll nehmen, geben zapta geçirmek
zu Rate ziehen birisinden akıl almak, tavsiye almak
zugrunde gehen mahvolmak, yok olmak
zu Grunde richten tahrip etmek, yok etmek
zum Abschluss bringen sonuçlandırmak, bitirmek
zum Ausdruck bringen ifade etmek
zum Ausdruck kommen ifade edilmek
zum Einsatz kommen görevlendirilmek
zum Lachen bringen güldürmek
zum Stillstand kommen dinmek, sükunete kavuşmak
zum Vorschein kommen ortaya çıkmak
zur Ablehnung kommen reddedilmek
zur Blüte kommen gelişmek, inkişaf etmek
zur Darstellung bringen göstermek, tasvir etmek
zur Debatte / zur Diskussion stehen tartışılmak
zur Diskussion stellen tartişma konusu haline getirmek
zur Durchführung bringen yapmak, ifa etmek
zur Einigung kommen in/auf+A birşey hakkında mutabakata uzlaşmaya varılmak
zur Einsicht gelangen gözden geçirmek, kavramak
zur Entfaltung kommen gelişmek, inkişaf etmek
zur Geltung bringen geçerli kılmak
zur Geltung kommen geçerli olmak
zur Katastrophe führen felakete yol açmak, neden olmak
zur Kenntnis nehmen tanımak, bilgi sahibi olmak
zur Macht gelangen güce kavuşmak, iktidara gelmek
zur Schau stellen göstermek
zur Sprache bringen müzakereye koymak, dile getirmek
zur Sprache kommen müzakere edilmek, ele alinmak
zur Überzeugung gelangen ikna olmak
zur Verantwortung ziehen für bir şeyden dolayı hesap sormak, sorgulamak
zur Verfügung stehen Hazır olmak, mevcut olmak, emrine hazır olmak
zur Verfügung stellen tahsis etmek, emrine vermek
zur Vernunft kommen akıllı olmak, aklını başına toplamak
zur Welt bringen dünyaya getirmek, doğurmak
zur Welt kommen dünyaya gelmek
zu Wort kommen söz almak, konuşmak